İflas ve İflasın Sonuçları
18 Şubat 2026

İflas ve İflasın Sonuçları

İflas, borçlunun mali durumunun bozulması sonucu borçlarını ödeyemez hâle geldiği durumlarda mahkeme kararı ile ilan edilen özel bir icra takip rejimidir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) çerçevesinde düzenlenen iflas kurumu, borçlunun tüm mal varlığı üzerinden tüm alacaklıların topluca tatmin edilmesini amaçlar. Bu yazıda iflasın hukuki niteliği, kimlerin iflas isteyebileceği, iflas talebinin şartları, iflas kararının borçlu ve alacaklılara etkileri, tasfiye süreci, iflas erteleme ve konkordato ile ilişkisi ile iflasın sonuçlanması ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

1) İflasın Hukuki Niteliği ve Kanuni Dayanak

İflas, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 154. maddesi ve devamı hükümlerinde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. İflas, borçlunun mal varlığının borçlarını karşılayamayacak durumda olduğunun mahkeme kararı ile tespit edilmesi ve borçlunun tüm mal varlığı üzerinde tüm alacaklıların topluca tatmin edilmesi için ilan edilen özel bir tasfiye rejimidir. İflas kural olarak tacir sıfatını haiz kişilere karşı uygulanır; ancak İİK’da öngörülen bazı özel durumlarda tacir olmayanlar hakkında da iflas kararı verilebilir.

İflas kararı verildikten sonra borçlunun tüm mal varlığı üzerinde bir “iflas masası” oluşturulur. Bu masayı iflas idaresi yönetir ve masa altındaki mallar borçlunun tasarrufundan çıkar. Bütün alacaklılar borçluya karşı bireysel takip başlatamaz; sadece iflas masasına başvurabilir ve alacaklarını masaya kaydettirebilir. Bu düzenleme, alacaklıların eşitliği (paritas creditorum) ilkesine dayanır; alacakları öncelik sırasına göre sınıflandırılarak topluca tatmin edilir. Bu yapı, hem borçlunun mal varlığının etkin kullanımı hem de alacaklıların adaletli paylaşımı için önemlidir.

2) İflasın Talep Edilebilmesi

İflas talebi kural olarak alacaklı tarafından yapılır; ancak borçlu da kendi iflasını isteyebilir. İİK m.154 hükmü uyarınca alacaklının iflas talep edebilmesi için borçlunun tacir olması, borcun para alacağı niteliğinde olması ve borçlunun aciz hâlinde bulunması gerekir. Alacaklının iflas talebi ticaret mahkemesine yapılır ve iflas yargılamasında adaletin gerekleri gözetilir.

İki temel iflas yolu vardır. Doğrudan iflas yolu, alacaklının doğrudan iflas talebi ile ticaret mahkemesine başvurması durumudur. Bu yolda alacaklı borçlunun aciz hâlinde bulunduğunu iddia eder ve mahkemeye ispat etmek zorundadır. Takipli iflas yolu ise önce iflas yolu ile icra takibi yapılması ve takip sonuçsuz kaldıktan sonra iflas talebi ile devam edilmesi durumudur. Bu yol daha yaygın uygulanır çünkü borçlunun aciz hâli takip sürecinde daha net ortaya çıkar. Ayrıca borçlunun kendisi de İİK m.178 uyarınca kendi iflasını talep edebilir; bu durumda borçlu, mali durumunun bozulduğunu belirterek ticaret mahkemesine başvurur.

3) İflas Kararının Verilmesi

Ticaret mahkemesi iflas talebini incelerken hem borçlunun mali durumunu hem de talebin haklılığını değerlendirir. Borçlu, aciz hâlinde olmadığını ispat edebilir; ya borcun mevcut olmadığını ya da borcu ödeyebilecek durumda olduğunu göstermek suretiyle iflas talebini reddettirmeyi hedefleyebilir. Yargılama sırasında borçlunun mal varlığı, kayıtları, ticari faaliyeti incelenir; gerekirse bilirkişi raporu alınır.

Değerlendirme sonucunda mahkeme iflas kararı verebilir. İflas kararı verilen anda ilan edilir ve gazetelerde yayımlanır. Karar tarihi itibarıyla borçlu “müflis” statüsüne girer ve mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisi sona erer. Aynı anda iflas idaresi göreve başlar; iflas dairesi ve iflas hâkimliği süreci yönetir. İflas kararına karşı borçlu ve ilgili alacaklılar itiraz yoluna başvurabilir; ancak itiraz ilan tarihinden itibaren belirli süreler içinde yapılmalıdır. İflas kararı kesinleştiğinde tasfiye süreci başlar.

4) İflasın Borçluya Etkileri

İflas kararı verildiği anda borçlunun mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisi sona erer. Müflis, mal varlığını satamaz, devredemez, üzerinde ipotek kuramaz veya başka biçimde tasarruf edemez. Bu düzenlemenin amacı, alacaklıların haklarının korunması için borçlunun mal kaçırmasını önlemektir. Müflis’in tasarruf yetkisinin sona ermesi geçmişe etkili değildir; ancak iflas kararından sonra yapılan işlemler hükümsüzdür.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15 💬 WhatsApp

Müflis’in kişisel özgürlüğü de bazı sınırlamalara tabidir. Yurt dışına çıkışı belirli izinlere bağlanabilir; ticari faaliyeti kısıtlanabilir. Ayrıca müflis’in bazı meslekler icra etmesi de yasaklanabilir; örneğin bankacılık, sigortacılık gibi kamu güveni gerektiren alanlarda faaliyet kısıtlanır. Müflis’in yükümlülüğü açıklama yapma ve iş birliği sağlama yönündedir; iflas idaresine ve mahkemeye mal varlığı ve borç durumu ile ilgili tüm bilgileri vermek, bunlarla ilgili belgeleri sunmak zorundadır. Bu yükümlülüklere aykırılık, ceza sorumluluğu doğurabilir.

5) İflasın Alacaklılara Etkileri

İflas kararı ile birlikte alacaklıların borçluya karşı bireysel takip yolu kapanır. Bütün alacaklılar iflas masasına başvurmak zorundadır; alacaklarını masaya kaydettirir ve topluca tatmin edilmeyi bekler. Bu düzenleme, alacaklıların eşitliği ilkesine dayanır ve bireysel takiplerde öncelik alan alacaklıların diğer alacaklılara zarar vermesini önler.

Alacakların masaya kaydı belirli sürelerde yapılmalıdır. Alacaklılar, iflas ilanından sonra belirli süre içinde alacaklarını iflas dairesine bildirir; alacaklarının varlığı ve miktarı ile ilgili belgeler sunar. İflas idaresi alacakları inceler ve kabul veya ret kararı verir. Alacaklıların itiraz hakkı vardır; kabul edilmeyen alacaklar için icra mahkemesinde dava açılabilir. Alacaklıların öncelik sırası da önemlidir; kanunda öngörülen özel alacaklar (işçi alacakları, vergi alacakları, sosyal güvenlik alacakları vb.) diğer alacaklardan önce ödenir. Bu sıralama İİK’da ve ilgili özel kanunlarda düzenlenmiştir.

6) Tasfiye Süreci

İflas kararının kesinleşmesi sonrası tasfiye süreci başlar. İflas idaresi, borçlunun tüm mal varlığını tespit eder ve bir envanter hazırlar. Bu envanterde taşınmazlar, taşınırlar, ticari işletmeler, alacaklar, banka hesapları ve diğer varlıklar yer alır. Envanter tamamlandıktan sonra malların değerlemesi yapılır ve satış aşamasına geçilir. Satış kural olarak açık artırma yoluyla yapılır; elektronik satış (e-satış) sistemi de yaygın olarak kullanılır.

Satış gelirleri toplandıktan sonra alacaklılar arasında paylaşım yapılır. Öncelik sırasına göre önce imtiyazlı alacaklar (masraflar, işçi alacakları, vergi alacakları vb.) ödenir; sonra genel alacaklar sıraya göre paylaşılır. Genellikle satış gelirleri tüm alacakları karşılamaya yetmediğinden alacaklılar alacaklarının belirli bir yüzdesini alır. Tasfiye sürecinin tamamlanması genellikle 2-5 yıl arasında sürer; karmaşık iflaslarda daha uzun süre alabilir. Tasfiye tamamlandığında iflas kapatılır ve borçlu iflas statüsünden çıkar.

7) İflas Erteleme ve Konkordato ile İlişki

İflas erteleme ve konkordato, iflasa alternatif olarak sunulan iki önemli hukuki mekanizmadır. Konkordato, borçlunun mali durumunun bozulduğu ancak iyileşme umudu olan durumlarda alacaklılarla anlaşma yaparak borçların yeniden yapılandırılmasına imkân tanır. İİK’nın konkordato hükümleri (m.285 vd.) çerçevesinde borçlu, konkordato talebini ticaret mahkemesine sunar ve alacaklıların çoğunluğunun onayı ile borçların ödeme planını yeniden belirleyebilir. Konkordato başarılı olursa iflas önlenmiş olur.

Konkordato, iflasa göre borçlu açısından daha avantajlıdır. Konkordatoda borçlunun tasarruf yetkisi tam olarak kaybolmaz; ticari faaliyeti kısıtlı biçimde sürdürebilir. Alacaklıların çoğunluğu ile anlaşma sağlanır ve azınlık alacaklılar da bu anlaşmaya uymak zorunda kalır. Buna karşılık iflasta borçlunun tüm mal varlığı tasfiye edilir ve borçlunun ticari geleceği önemli ölçüde zedelenir. Bu nedenle mali güçlük yaşayan işletmelerin öncelikle konkordato imkânını değerlendirmesi genel bir stratejidir. Ancak konkordatonun başarısı için mahkemenin onayı ve alacaklıların yeterli çoğunluğunun rıza göstermesi şarttır; bu şartlar sağlanamazsa iflas kaçınılmaz olabilir.

İflasın Devam Eden Hukuk Davalarına Etkisi (İİK m.193)

İflasın açılması, müflisin taraf olduğu ve malvarlığını ilgilendiren hukuk davalarını kendiliğinden durdurur. Ancak bu kural mutlak değildir; kişiye sıkı sıkıya bağlı davalar ile acele hâller kapsam dışındadır.

İflasın hukuk davalarına etkisi (İİK m.193)
Dava türüDurur muGerekçe
Alacak davasıEvetMalvarlığını ilgilendirir
Tazminat davasıEvetAynı
Tapu iptali ve tescilEvetMasaya giren mal
İstihkak davasıEvetMasa ile ilgilidir
Boşanma davasıHayırŞahsa bağlı
Nafaka davasıHayırŞahsa bağlı
Soybağı davasıHayırŞahsa bağlı
Acele hâllerHayırGecikmede sakınca bulunan işler

Durma süresiz değildir: davalar, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra devam edebilir hâle gelir. Bu aşamada davayı iflas idaresi takip eder; idare takipten kaçınırsa alacaklılar davayı masa adına yürütme imkânı elde edebilir. Bu nedenle müflisle davası olan tarafın, ikinci alacaklılar toplantısının tarihini takip etmesi gerekir.

İflasın Devam Eden İcra Takiplerine Etkisi (İİK m.194)

İcra takipleri bakımından kural daha nettir ve iki aşamalı işler.

İflasın icra takiplerine etkisi (İİK m.194)
AşamaNe olurİstisna
İflasın açılmasıMüflis aleyhine yeni takip yapılamazRehnin paraya çevrilmesi yolu
İflasın açılmasıBaşlamış takipler dururRehinli takipler devam eder
İflas kararının kesinleşmesiDuran takipler düşer
HacizlerMasaya dâhil olurAlacaklıya özel öncelik sağlamaz
Alacaklının yoluMasaya alacak kaydıBireysel takip değil
Rehinli alacaklıRehin kapsamında takip sürerRüçhan hakkı korunur

Dördüncü satır alacaklıların en sık yanıldığı noktadır: iflastan önce konulmuş haciz, alacaklıya iflas tasfiyesinde özel bir öncelik sağlamaz. Haczedilen mal masaya girer ve alacak, sıra cetvelindeki yerine göre karşılanır. Tek istisna rehinli alacaklardır; rehin hakkı iflasta da korunur ve rehin bedelinden öncelikli olarak karşılanır.

Bu nedenle borçlusunun iflas ettiğini öğrenen alacaklının doğru hamlesi takibi zorlamak değil, süresinde masaya alacak kaydı yaptırmaktır. Sıralamanın nasıl işlediği için iflas masası ve alacakların sırası (İİK m.206) rehberimize bakabilirsiniz.

Müflisin Tasarruf Yetkisi ve Masaya Giren Mallar

İflasın açılmasıyla müflisin malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanır; masaya giren mallar üzerinde yapılan işlemler alacaklılara karşı hüküm doğurmaz.

İflas masasına giren ve girmeyen değerler
Malvarlığı unsuruMasaya girer miNot
Haczi kabil taşınır ve taşınmazlarEvetMasanın çekirdeği
Rehinli mallarEvetRehinlinin rüçhan hakkı saklıdır
Üçüncü kişilerdeki alacaklarEvetMasa tarafından tahsil edilir
Şirket paylarıEvetDeğeri masaya girer
İflastan sonra edinilen mallarKural olarak evetTasfiye sürerken
Haczedilemeyen mallarHayırİİK m.82 kapsamındakiler
Şahsa sıkı sıkıya bağlı haklarHayırDevredilemez nitelikte
Üçüncü kişiye ait mallarHayırİstihkak iddiasıyla çıkarılır

Beşinci satır müflisler için önemli bir sonuç doğurur: tasfiye sürerken edinilen mallar da kural olarak masaya dâhil olur. Bu nedenle iflasın kapanmasına kadar geçen dönem, müflis bakımından tam anlamıyla bir kısıtlılık dönemidir. Son satır ise üçüncü kişilerin korumasıdır; masaya alınan malın kendilerine ait olduğunu iddia edenler istihkak yoluna başvurabilir. Ayrıntı için iflasta adi ve basit tasfiye usulü ve itibarın iadesi: müflisin yasaklardan kurtulması rehberlerimize bakabilirsiniz.

İflasın Alacaklar Üzerindeki Sonuçları

İflas kararı, alacakların vadesini, faizini ve para birimini etkileyen sonuçlar doğurur.

Kanuni çerçeve
KonuKuralDayanak
Muacceliyetİflasın açılmasıyla borçlunun borçları muaccel hâle gelirİİK m.195
FaizFaize ilişkin durumun ayrı maddede düzenlenmesiİİK m.196
Para dışı alacakKonusu para olmayan alacakların para alacağına çevrilmesiİİK m.198
Takasİflasta takasın kural olarak mümkün olmasıİİK m.200
Takas yasağıBelirli hâllerde takasın caiz olmamasıİİK m.201
Müşterek borçluMüşterek borçlu ve kefalet hâllerine ilişkin özel hükümlerİİK m.202-203
SıraAlacakların kanuni sıraya göre karşılanmasıİİK m.206
Aciz vesikasıKarşılanamayan alacak için belge düzenlenmesiİİK m.143

Birinci satır, alacaklı bakımından en pratik sonuçtur: iflasın açılmasıyla borçlar muaccel hâle geldiğinden, vadesi henüz gelmemiş alacaklar da masaya kaydedilir. Vade beklenmesi hâlinde bildirim süresi kaçırılır.

Bireysel takip dosyası masaya kaydı sağlamaz. İflas kararıyla bireysel takipler düşer ve alacaklar masaya kaydolur. Mevcut bir icra dosyasının bulunması, alacağın masada kendiliğinden dikkate alınacağı anlamına gelmez. Bu nedenle ilan edilen süre içinde masaya kayıt başvurusunun ayrıca yapılması gerekir.

Tasfiye Sonrası Doğan İmkânlar

Tasfiyenin tamamlanması, alacaklı bakımından yeni yollar açar.

Sonraki imkânlar
KonuKuralDayanak
Aciz vesikasıKarşılanamayan alacak için belgeİİK m.143
Borç ikrarıBelgenin borç ikrarı niteliğinde olmasıİİK m.143
ZamanaşımıBu alacakta yirmi yıllık özel süreİİK m.143
FaizAciz vesikasına bağlı alacak için faiz istenememesiİİK m.143
Yeni takipBorçlunun sonradan mal edinmesi hâlinde takip
Tasarruf iptaliBelgeye dayalı iptal davasıİİK m.277
SüreBeş yıllık hak düşürücü süreİİK m.284
İtibarın iadesiMüflisin kısıtlamalardan kurtulmasıİİK m.312 vd.

Altıncı ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: aciz vesikası tasarrufun iptali davasının şartını sağlar; ancak tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıllık süre gözetilir. Bu süre içinde dava açılmazsa yol kapanır.

Sıra cetveli için iflas masası ve alacakların sırası rehberimize bakabilirsiniz.

İflas Kararının Doğurduğu Sonuçlar

Karardan sonra hem borçlu hem alacaklılar bakımından sonuçlar doğar.

Sonuçlar
KonuDeğerlendirme
Bireysel takiplerTakiplerin düşmesi ve alacakların masaya kaydolması
MasaHaczi kabil malvarlığının masayı oluşturması
Tasarruf yetkisiBorçlunun masaya dâhil mallar üzerindeki yetkisinin sona ermesi
YönetimTasfiye organlarının devreye girmesi
İstihkakÜçüncü kişi iddialarının ayrı usule tabi olması (İİK m.96 vd.)
Rehinli alacakRehnin paraya çevrilmesi rejiminin ayrıca uygulanması
SatışMalvarlığının paraya çevrilmesi
DağıtımSıra cetveline göre paylaştırma (İİK m.206)

Beşinci satır, tasfiyede sıkça karşılaşılan durumdur: masaya alınan mal üzerinde üçüncü kişinin mülkiyet iddiası bulunması hâlinde bu iddia kendi usulüne göre incelenir ve malın masaya dâhil olup olmadığı buna göre belirlenir.

Rehinli alacak ayrı rejime tabidir. Rehinli alacaklı önce rehnin paraya çevrilmesinden elde edilen bedelden karşılanır; rehin bedeli alacağı karşılamazsa aşan kısım bakımından adi alacaklı konumuna gelir ve sıra cetveline o sıfatla girer. Bu nedenle bildirimde rehinli ve adi kısım ayrı gösterilmelidir.

İflas ile Konkordatonun Karşılaştırması

İki yol da borç ödeme güçlüğüne cevap verir; sonuçları ise temelden ayrışır.

Karşılaştırma
ÖlçütİflasKonkordato
AmaçMalvarlığının tasfiyesiFaaliyetin sürmesi
YönetimTasfiye organları eliyleBorçlu, komiser nezaretinde
Takiplerİflasla düşerMühletle durur (İİK m.294)
FaizAyrı rejim uygulanırRehinsiz alacaklarda durur
KatılımMasaya kayıtAlacak kaydı ve oylama
SonuçSıra cetveline göre dağıtım (İİK m.206)Projeye göre ödeme
Kalan alacakAciz vesikası (İİK m.143)Projedeki oranla sınırlı
BaşvuranBorçlu veya alacaklıBorçlu veya alacaklı

Yedinci satır, alacaklı bakımından iki yol arasındaki en somut farktır: iflasta karşılanamayan alacak için aciz vesikası düzenlenirken, konkordatoda alacaklı projede öngörülen oranla yetinmek zorundadır.

İflasın ertelenmesi kaldırılmıştır. Eskiden borca batıklık hâlinde başvurulan iflasın ertelenmesi kurumu yürürlükten kaldırılmış, yerine konkordato yolu öne çıkarılmıştır. Faaliyetin sürdürülmesi hedefleniyorsa izlenecek yol konkordato başvurusudur ve bu başvurunun kendi belge seti hazırlanmalıdır (İİK m.286).

Konkordato için konkordato şartları ve süreci rehberimize bakabilirsiniz.

Alacaklı Bakımından Yol Haritası

İflas sürecinde alacaklının izleyeceği adımlar sıralıdır.

Adım listesi
Adımİçerik
İlanİflas ilanının takip edilmesi
KayıtAlacağın süresinde masaya bildirilmesi
BelgeAlacağın dayanaklarının sunulması
NitelikRehinli, imtiyazlı veya adi ayrımının gösterilmesi
MuacceliyetVadesi gelmemiş alacakların da bildirilmesi (İİK m.195)
CetvelSıra cetvelinin ilanının izlenmesi (İİK m.206)
İtirazSıraya veya tutara itirazın süresinde yapılması
VesikaKarşılanmayan alacak için belge (İİK m.143)

Yedinci satır, sürecin geri dönülemez eşiğidir: süresinde itiraz edilmeyen sıra cetveli kesinleşir ve alacağın sırası ile tutarı sonradan düzeltilemez.

Alacağın niteliği baştan doğru gösterilmelidir. Bildirimde alacağın rehinli, imtiyazlı veya adi olduğunun ve dayanağının açıkça belirtilmemesi hâlinde sınıflandırma tasfiye organının değerlendirmesine kalır. Bu değerlendirme beklenenden farklı çıktığında düzeltme ancak sıra cetveline itiraz yoluyla ve süresinde mümkün olur.

İflasın Borçluya Etkileri

İflas kararı, borçlunun hukuki durumunda köklü değişiklik doğurur.

Borçlu bakımından
KonuDeğerlendirme
Tasarruf yetkisiMasaya dâhil mallar üzerindeki yetkinin sona ermesi
YönetimMalvarlığının tasfiye organlarınca yönetilmesi
SıfatMüflis sıfatının doğması
SicilTicaret sicilindeki kayıtlar
FaaliyetTicari faaliyete ilişkin sınırlamalar
SorumlulukYönetici sorumluluğunun ayrıca yürümesi
KapanmaTasfiyenin tamamlanması (İİK m.182)
İtibarın iadesiKısıtlamaların kaldırılması (İİK m.312 vd.)

Yedinci ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: tasfiyenin tamamlanması ve iflasın kapanması, müflis sıfatına bağlı sonuçların kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez. Bunun için ayrı bir talep gerekir.

Aciz vesikası uzun süre etkisini sürdürür. Tasfiye sonunda karşılanamayan alacaklar için düzenlenen belge, yirmi yıllık özel zamanaşımına tabidir ve borçlunun sonradan mal edinmesi hâlinde yeni takip dayanağı oluşturur (İİK m.143). Bu nedenle iflasın kapanması borçlar bakımından tam bir kurtuluş sağlamaz.

Tasfiye Sürecinin Aşamaları

İflas kararından kapanmaya kadar geçen süreç belirli aşamalarla ilerler.

Aşamalar
Aşamaİçerik
İlanİflas kararının ilan edilmesi
KayıtAlacaklıların alacaklarını bildirmesi
TespitMasaya dâhil malvarlığının belirlenmesi
İstihkakÜçüncü kişi iddiaları (İİK m.96 vd.)
Paraya çevirmeMalvarlığının satışı
Sıra cetveliAlacakların sıraya konulması (İİK m.206)
DağıtımBedelin paylaştırılması
KapanmaTasfiyenin sonlandırılması (İİK m.182)

Altıncı satır, alacaklının kaderini belirleyen aşamadır: alacağın hangi sıraya ve tutarla yazıldığına süresinde itiraz edilmezse cetvel kesinleşir ve sonradan düzeltilemez.

Basit tasfiye süreci kısaltır. Masaya dâhil malvarlığı tasfiye giderlerini dahi karşılamıyorsa basit usul işletilir ve süreç hızlanır. Bu hâlde alacaklıların tahsilat beklentisi de buna göre değerlendirilmelidir; çoğu dosyada adi alacaklılara dağıtım yapılamaz ve doğrudan aciz vesikası aşamasına geçilir.

İflas Talebinin Yolları

İflas farklı yollarla istenebilir; her yolun kendi şartları vardır.

İflas yolları
YolKuralDayanak
Takipli iflasİflas yoluyla takip ve ödeme emriİİK m.154 vd.
İtirazBorçlunun itirazı ve sonuçlarıİİK m.156
DepoBorcun ödenmesi için süre verilmesiİİK m.158
Kambiyoya özgüKambiyo senetlerine özgü iflas yoluİİK m.171 vd.
Doğrudan iflasKanunda sayılan hâllerdeİİK m.177
Borçlunun talebiKendi iflasını istemeİİK m.178
Borca batıklıkSermaye şirketleri ve kooperatiflerİİK m.179
MerciAsliye ticaret mahkemesi

Beşinci satır, en çok karıştırılan noktadır: doğrudan iflas sebepleri kanunda sınırlı sayıda düzenlenmiştir. Genel nitelikte ödeme güçlüğü iddiası tek başına bu yolu açmaz.

İflâsa tabi olma şartı denetlenmelidir. Takip veya dava başlatılmadan önce borçlunun iflâsa tabi olup olmadığı ticaret sicili ve faaliyet kayıtları üzerinden tespit edilmelidir. İflâsa tabi olmayan borçlu hakkında açılan iflas davası esasa girilmeden reddedilir.

Uygulamada Sık Sorulanlar

İflas ve sonuçları konusunda tekrarlanan sorular belirli başlıklarda toplanır.

Başlık bazında
SoruCevap
Takiplerİflasla bireysel takiplerin düşmesi
KayıtMasaya kaydın ayrıca yapılması gereği
MuacceliyetBorçların muaccel hâle gelmesi (İİK m.195)
SıraAlacakların kanuni sıraya göre karşılanması (İİK m.206)
RehinRehinli alacağın ayrı rejimi
Aciz vesikasıKarşılanmayan alacak için belge (İİK m.143)
KapanmaTasfiyenin sonlandırılması (İİK m.182)
İtibarın iadesiKısıtlamaların kaldırılması (İİK m.312 vd.)

İkinci satır, alacaklı bakımından en kritik eşiktir: mevcut bir icra dosyasının bulunması alacağın masada kendiliğinden dikkate alınacağı anlamına gelmez; ilan edilen süre içinde ayrıca kayıt başvurusu yapılmalıdır.

Adi alacaklının beklentisi sınırlıdır. Tasfiye masrafları, rehinli ve imtiyazlı alacaklar karşılandıktan sonra kalan bedel adi alacaklılar arasında oransal olarak paylaştırılır. Çoğu dosyada bu tutar düşük kaldığından, alacağın niteliğinin doğru gösterilmesi ve gerekiyorsa sıra cetveline itiraz edilmesi belirleyicidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kimler iflas edebilir?

İflas kural olarak tacir sıfatına haiz kişilere karşı uygulanır. Şirketler, tacir gerçek kişiler ve İİK’da öngörülen bazı özel durumlarda tacir olmayanlar hakkında da iflas kararı verilebilir. İflas talebi ticaret mahkemesine yapılır.

İflas nasıl istenir?

İki temel yol vardır: doğrudan iflas yolu (alacaklının doğrudan mahkemeye başvurması) ve takipli iflas yolu (önce iflas yolu ile icra takibi, sonra iflas talebi). Ayrıca borçlu İİK m.178 uyarınca kendi iflasını da talep edebilir.

İflasın borçluya etkileri nelerdir?

İflas kararı ile borçlunun mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisi sona erer. Müflis, mal varlığını satamaz, devredemez veya üzerinde ipotek kuramaz. Yurt dışına çıkışı ve ticari faaliyeti kısıtlanabilir; bankacılık ve sigortacılık gibi bazı mesleklerde faaliyet yasaklanır.

Alacaklılar iflasta ne yapmalı?

İflas ilanından sonra belirli süre içinde alacaklarını iflas dairesine bildirmelidir. Alacağı belgeleyen kayıtlar sunulur. İflas idaresi alacakları inceler ve kabul veya ret kararı verir; alacaklıların itiraz hakkı vardır. Bireysel takip yolu iflas kararı ile kapanır.

İflas tasfiye süreci ne kadar sürer?

Tasfiye süreci genellikle 2-5 yıl arasında sürer. Karmaşık iflaslarda daha uzun süre alabilir. Sürecin uzunluğu borçlunun mal varlığının büyüklüğüne, alacaklıların sayısına, mal varlığı üzerindeki hukuki uyuşmazlıklara bağlıdır.

İflas erteleme ile konkordato aynı şey mi?

İkisi farklı kurumlardır. Konkordato (İİK m.285 vd.), borçlunun alacaklılarla anlaşarak borçların yeniden yapılandırılmasıdır. Konkordato başarılı olursa iflas önlenir. Konkordato iflasa göre borçlu açısından daha avantajlıdır çünkü ticari faaliyet kısmen sürdürülebilir.

İflastan sonra borçlar tamamen ödenir mi?

Genellikle hayır. Satış gelirleri tüm alacakları karşılamaya yetmez ve alacaklılar alacaklarının belirli bir yüzdesini alır. İmtiyazlı alacaklar (işçi alacakları, vergi alacakları vb.) öncelikle ödenir. Ödenemeyen alacaklar için borçlunun sonraki mal varlığından tahsili sınırlı imkânlar tanır.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın

Ankara’da Uzman Avukat — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Av. Fatma Öztürk