İtibarın İadesi: Müflisin Yasaklardan Kurtulması (İİK 312 vd.)
29 Haziran 2026

İtibarın İadesi: Müflisin Yasaklardan Kurtulması (İİK 312 vd.)

İflasın kapanması müflis sıfatını sona erdirmez; bu sıfat ancak itibarın iadesi ile kalkar (İİK m. 312 vd.). İtibarın iadesi için kural olarak bütün alacaklıların alacağının itfa edilmiş (ödenmiş veya ibra edilmiş) olması ve talepte bulunulması gerekir.

Müflis sıfatından ve buna bağlı yasaklardan kurtulmak mı istiyorsunuz?

Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Müflis Sıfatı ve Sonuçları

İflasın açılmasıyla borçlu müflis sıfatını alır. İflas eden kişi medeni haklardan yararlanma ve fiil ehliyetini kaybetmez; ancak müflis sıfatı, kamu hukuku alanında bazı meslek ve görev yasaklarına yol açar. Örneğin müflis kişi (iflasın türüne göre) avukat, noter, banka yöneticisi veya sermaye piyasası aracı kurum yöneticisi olamayabilir.

İflasın Kapanması Müflis Sıfatını Kaldırmaz

Tasfiyenin tamamlanmasıyla asliye ticaret mahkemesi iflasın kapanmasına karar verir. Ancak iflasın kapanması, müflis sıfatını ve buna bağlı yasakları kendiliğinden kaldırmaz. Bu sıfatın silinmesi için ayrıca itibarın iadesi kararı gerekir.

İtibarın İadesinin Şartları

Adi, taksirli ve hileli iflasta itibarın iade edilebilmesi için kural olarak iki temel koşul aranır:

  • Bütün alacaklıların alacağının itfa edilmiş olması: tüm borçların ödenmesi veya alacaklıların borçluyu ibra etmesi (alacaklarından vazgeçmeleri),
  • Talep: müflisin, itibarının iadesi için bizzat başvuruda bulunması.

Ceza şartı yalnızca hileli iflasa özgü değildir. Kanun, taksiratlı müflis için de aynı şartı arar: taksiratlı müflis, infazı lazım gelen cezasını çektikten veya kanuni sebeplerle ceza düştükten sonra iflas kararını veren mahkemeye başvurarak itibarının yerine gelmesini talep edebilir.

Adi müflis için ceza şartı yoktur. Adi müflis, masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacaklarını itfa ettiğine dair makbuz veya belgeleri göstererek iflasa karar veren mahkemeden itibarının yerine gelmesini isteyebilir.

Hileli iflas ise en ağır rejime tabidir ve bu nedenle itibarın iadesi en zor olan durumdur.

İtibarın İadesi Talebi ve Mahkeme

İtibarın iadesi, iflasa karar veren asliye ticaret mahkemesinden talep edilir. Mahkeme, alacakların itfa edildiğine ilişkin belgeleri ve koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğini inceler; şartların gerçekleştiği anlaşılırsa itibarın iadesine karar verilir.

Kabul kararı Resmî Gazete’de ilan edilir. Kanun, talebin kabulü üzerine verilen hükmün Resmî Gazete ile ilan olunacağını öngörmüştür. Bu ilan, müflis sıfatının sona erdiğinin üçüncü kişilere duyurulmasını sağlar.

İtibarın İadesinin Sonuçları

İtibarın iadesi kararıyla birlikte müflis sıfatı kalkar ve bu sıfata bağlı meslek/görev yasakları sona erer. Böylece kişi, yasal süreçleri tamamlayarak yeniden ticari hayata ve ilgili mesleklere dönebilir. İflasla ilgili cezai boyut için hileli ve taksiratlı iflas suçları yazımıza da bakabilirsiniz.

İtibarın iadesi sürecini birlikte yürütelim mi?

Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Üç Ayrı Rejim: Adi, Taksiratlı ve Hileli Müflis

İtibarın iadesi tek bir kalıba göre işlemez; kanun müflis türüne göre farklı şartlar öngörmüştür.

Adi müflis — en hafif rejim. Masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacaklarını itfa ettiğine dair makbuz veya belgeleri göstererek iflasa karar veren mahkemeden itibarının yerine gelmesini isteyebilir. Ceza şartı aranmaz.

Taksiratlı müflis — ceza şartı eklenir. İnfazı lazım gelen cezasını çektikten veya kanuni sebeplerle ceza düştükten sonra başvurabilir.

Hileli müflis — en ağır rejim. İtibarın iadesinin en zor olduğu durumdur.

Ayrımın pratik önemi: iflasın hangi türde açıldığı, yıllar sonra itibarın iadesi başvurusunun şartlarını belirler. Bu nedenle iflas sürecinde türün tespiti, sadece cezai değil medeni sonuçlar bakımından da izlenmelidir.

Taksiratlı Müflisin Başvurusunda İstenen Belgeler

Kanun, taksiratlı müflisin dilekçesini nelerle belgelendireceğini ayrıca düzenlemiştir.

Birinci belge — iflas dairesinden alınmış defter. Başvuru, masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacaklarını gösteren, iflas dairesinden alınmış bir defterle desteklenir.

İkinci belge — itfa kanıtları. Bu borçların tamamen itfa edildiğine dair makbuzlar veya sair ispat edici evrak sunulur.

Neden iki ayrı belge? Çünkü önce hangi borçların masaya kabul edildiğinin resmî kaydı, sonra bunların ödendiğinin kanıtı gerekir. Tek başına makbuz sunmak, borç listesinin tamlığını göstermez.

Uygulama önerisi: iflas dairesinden alınacak defter, başvurunun temelidir. Ödemeler yapılırken makbuzların alacaklı ve alacak kalemiyle eşleşecek biçimde saklanması, yıllar sonra yapılacak başvuruyu kolaylaştırır.

Ölümden Sonra İtibarın İadesi

Kanunun en dikkat çekici hükmü budur ve uygulamada çoğu zaman bilinmez.

Kural: hileli veya taksiratlı yahut adi müflisin itibarının yerine gelmesine, ölümünden sonra mirasçılarından birinin talebiyle de hükmolunabilir.

Üç unsur dikkat çeker. Birincisi, hüküm her üç müflis türünü de kapsar. İkincisi, talep hakkı mirasçılardan birine tanınmıştır; tüm mirasçıların birlikte başvurması aranmaz. Üçüncüsü, karar ölümden sonra verilebilir.

Neden böyle bir imkân tanınmış? Çünkü müflis sıfatı yalnızca kişinin kendisini değil, ailesinin ticari itibarını da etkileyebilir. Kanun, kişinin ölümüyle bu lekenin kalıcı hâle gelmesini önlemiştir.

Mirasçılar için pratik sonuç: murisinizin müflis sıfatı devam ediyorsa ve borçlar itfa edilmişse, itibarın iadesi talebinde bulunma hakkınız vardır.

Müflis Sıfatının Getirdiği Yasaklar

İtibarın iadesinin neden arandığını anlamak için, müflis sıfatının hangi kapıları kapattığını görmek gerekir.

Ehliyet kaybı yoktur: iflas eden kişi medeni haklardan yararlanma ve fiil ehliyetini kaybetmez. Sözleşme yapabilir, dava açabilir.

Ancak meslek ve görev yasakları doğar. Adi müflis; avukat, noter, banka yöneticisi ve sermaye piyasası mevzuatına göre aracı kurum yöneticisi olamaz.

Bu işleri yapabilmenin yolu itibarın iadesidir: ilgili mevzuat, bu görevler için müflis sıfatının sona ermiş olmasını arar.

Ve yasakların kaynağı dağınıktır: müflis sıfatına bağlanan kısıtlamalar yalnızca İcra ve İflas Kanunu’nda değil, ilgili meslek mevzuatında düzenlenir. Bu nedenle somut bir görev bakımından kısıtlamanın devam edip etmediği, o mevzuata göre değerlendirilmelidir.

Başvuru Öncesi Kontrol Listesi

İtibarın iadesi başvurusu, hazırlığı eksik yapıldığında reddedilir. Aşağıdaki sıra izlenmelidir.

1. İflasın türünü tespit edin. Adi, taksiratlı yoksa hileli mi? Şartlar buna göre değişir; taksiratlı ve hileli iflasta ceza boyutu da devreye girer.

2. Ceza dosyasının durumunu belgeleyin. Taksiratlı veya hileli iflasta cezanın infaz edildiğini ya da kanuni sebeplerle düştüğünü gösteren belgeler gerekir.

3. İflas dairesinden alacak defterini alın. Masaya kabul edilmiş bütün alacaklıları ve alacak tutarlarını gösteren resmî kayıt, başvurunun iskeletini oluşturur.

4. İtfa belgelerini defterle eşleştirin. Her alacak kalemi için ödeme makbuzu, ibraname veya diğer ispat edici evrak hazırlanmalıdır. Eşleşmeyen kalemler eksiklik doğurur.

5. Yetkili mahkemeye başvurun. Talep, iflasa karar veren asliye ticaret mahkemesine yöneltilir.

6. Kabul kararının ilanını takip edin. Hüküm Resmî Gazete’de ilan edilir; meslek kuruluşlarına yapılacak başvurularda bu ilan dayanak olarak kullanılır.

Alacaklı Bakımından: İtfa Belgesi Vermenin Anlamı

İtibarın iadesi süreci alacaklıyı da ilgilendirir; verilecek belge geri alınamaz bir sonuç doğurur.

İbraname alacaktan vazgeçmedir. Alacaklı, borçluyu ibra ettiğinde alacağından vazgeçmiş olur; bu belge sonradan geri alınamaz ve aynı alacak için yeniden takip yapılamaz.

Makbuz ise ödemeyi belgeler. Kısmi ödeme karşılığında verilen makbuzun, borcun tamamının itfa edildiği anlamına gelmediği açıkça yazılmalıdır; aksi hâlde tam itfa iddiasına dayanak yapılabilir.

Belge düzenlerken dikkat edilecekler: hangi alacak kalemine ilişkin olduğu, tutarı, tarihi ve kısmi mi tam mı olduğu açıkça belirtilmelidir.

Alacaklının menfaati nerede? Müflisin ticari hayata dönmesi, bazı hâllerde kalan borçların ödenme ihtimalini artırır. Bu nedenle ibra kararı, yalnızca hukuki değil ticari bir değerlendirmeyi de gerektirir.

Ve bir hatırlatma: masaya kaydedilmemiş bir alacak, itfa listesinde de görünmez. Bu nedenle iflas sürecinde alacağın süresinde masaya kaydettirilmesi, sonraki aşamalarda da belirleyicidir.

İflasın Kapanması ile İtibarın İadesi Neden Karıştırılır?

İki kurum peş peşe geldiği için aynı sanılır; oysa işlevleri farklıdır.

İflasın kapanması bir tasfiye kararıdır: masanın tasfiyesi tamamlandığında verilir ve iflas prosedürünü sona erdirir.

İtibarın iadesi ise bir statü kararıdır: kişinin müflis sıfatını ve buna bağlı yasakları kaldırır.

Sıralama şöyledir: tasfiye tamamlanır → iflas kapanır → borçlar itfa edilir → itibarın iadesi talep edilir → kabul kararı Resmî Gazete’de ilan edilir.

Kritik nokta: iflasın kapanması müflis sıfatını kendiliğinden kaldırmaz. Tasfiye bitmiş olsa dahi, borçlar itfa edilmedikçe ve ayrı bir karar alınmadıkça yasaklar sürer.

Kapanma ve kaldırma rejiminin ayrıntısı için iflasın kapanması ve kaldırılması (İİK 182-254), iflasın açılışı ve sonuçları için iflas hukuku rehberi: iflasın açılması ve sonuçları sayfalarımıza bakabilirsiniz.

İflastan Kaçınmanın Yolu: Konkordato

İtibarın iadesi, iflas gerçekleştikten sonraki bir onarım yoludur. Süreç henüz oraya gelmemişse başka bir seçenek vardır.

Konkordato, iflası önlemeye yönelir. Borçlu, alacaklılarına vade veya indirim içeren bir teklif sunar; tasdik edilirse iflas gündeme gelmez ve müflis sıfatı hiç doğmaz.

Tasdik şartları ağırdır: teklifin, borçlunun iflası hâlinde alacaklıların eline geçecek muhtemel miktardan fazla olması ve kaynaklarla orantılı bulunması aranır: konkordatonun tasdiki şartları nelerdir? (İİK 305).

Başarısızlık hâlinde sonuç ağırdır: kesin mühletin kaldırılması hâlinde iflasa tabi borçlu bakımından iflasa karar verilebilir; bu da müflis sıfatını ve yasakları beraberinde getirir: konkordato talebi reddedilirse iflasa karar verilir mi? (İİK 292).

İki kurumun karşılaştırması için konkordato ile iflas ertelemesi arasındaki fark sayfamıza bakabilirsiniz.

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Müflis Sıfatı ve Tasfiye İlişkisi

İtibarın iadesi, iflasın sona ermesinden sonra da devam eden sonuçların ortadan kaldırılmasına yöneliktir.

Kanuni çerçeve
KonuKuralDayanak
KapanmaTasfiyenin tamamlanmasıyla iflasın kapanmasıİİK m.182
Aciz vesikasıKarşılanamayan alacak için belge düzenlenmesiİİK m.143
ZamanaşımıBu alacakta yirmi yıllık özel süreİİK m.143
FaizAciz vesikasına bağlı alacak için faiz istenememesiİİK m.143
Müflis sıfatıKapanmanın müflis sıfatını kendiliğinden kaldırmaması
İtibarın iadesiKanunda öngörülen şartlarla talep edilebilmesiİİK m.312 vd.
ŞartAlacaklıların tatmin edilmesi veya rızası
SonuçYasakların ve kısıtlamaların sona ermesi

Beşinci satır, uygulamada en sık gözden kaçan husustur: tasfiyenin tamamlanması ve iflasın kapanması, müflis sıfatının ve buna bağlı sonuçların kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez. Bunun için ayrı bir talep gerekir.

Aciz vesikası itibarın iadesinin önündeki engeldir. Karşılanamayan alacaklar için düzenlenen aciz vesikaları varlığını sürdürdükçe, itibarın iadesi talebi güçleşir. Bu nedenle talep öncesinde; alacaklıların tatmin edildiğini veya rızalarının bulunduğunu gösteren belgelerin toplanması gerekir. Alacaklarını alamamış alacaklıların bulunması hâlinde talep reddedilebilir.

Talep Sürecinde Denetlenecekler

İtibarın iadesi talebinin kabulü, belgelerin eksiksizliğine bağlıdır.

Denetim listesi
KonuNe gösterilir
Kapanmaİflasın kapandığına ilişkin karar
AlacaklılarAlacaklıların listesi ve durumu
ÖdemeAlacakların ödendiğini gösteren belgeler
RızaAlacaklıların rızasını gösteren beyanlar
Aciz vesikasıDüzenlenmiş vesikaların akıbeti
SüreKanunda öngörülen sürelerin geçmiş olması
SicilTicaret sicilindeki kayıtların durumu
TalepMahkemeye başvuru ve gerekçe

Dördüncü satır, en pratik yoldur: tüm alacakların ödenmesi mümkün değilse, alacaklıların rızasını gösteren yazılı beyanların sunulması talebin kabulünü sağlayabilir. Bu beyanların alacaklı bazında ve imzalı olması gerekir.

İflasın kapanması için iflasın kapanması ve kaldırılması rehberimize bakabilirsiniz.

Müflis Sıfatının Sonuçları

İflas kararıyla birlikte doğan sınırlamalar, itibarın iadesine kadar sürer.

Sonuç başlıkları
KonuDeğerlendirme
SicilTicaret sicilindeki kayıtlar
Ticari faaliyetFaaliyete ilişkin sınırlamalar
GörevBazı görev ve sıfatlar bakımından kısıtlamalar
KrediFinansman ilişkilerinde etkisi
Rejim farkıAdi, taksiratlı ve hileli iflas ayrımı
SüreRejime göre değişen bekleme süreleri
Talepİtibarın iadesi başvurusu (İİK m.312 vd.)
SonuçKısıtlamaların sona ermesi

Beşinci ve altıncı satırlar birlikte okunmalıdır: iflasın niteliğine göre uygulanan rejim farklılaşır ve itibarın iadesi için beklenmesi gereken süre ile aranan şartlar buna göre belirlenir.

Rejim tespiti başvurunun ilk adımıdır. İflasın adi, taksiratlı veya hileli sayılıp sayılmadığı, itibarın iadesi talebinin şartlarını doğrudan belirler. Bu nedenle başvuru öncesinde iflas kararının ve varsa buna bağlı kararların incelenmesi; hangi rejimin uygulandığının tespit edilmesi gerekir.

Talep Sonrası Süreç

İtibarın iadesi kararının verilmesiyle birlikte yapılacak işlemler vardır.

Karar sonrası
Adımİçerik
KararMahkemece itibarın iadesine karar verilmesi
İlanKararın ilan edilmesi
SicilTicaret sicilindeki kayıtların güncellenmesi
KısıtlamalarYasak ve sınırlamaların sona ermesi
FaaliyetTicari faaliyete dönüş imkânı
AlacaklarÖdenmemiş alacakların akıbeti
Aciz vesikasıVesikaya bağlı alacakların durumu (İİK m.143)
BelgeKararın saklanması

Yedinci satır, kararın sınırını gösterir: itibarın iadesi, ödenmemiş alacakları sona erdirmez. Aciz vesikasına bağlanan alacaklar yirmi yıllık özel zamanaşımına tabi olarak varlığını sürdürür.

İade, borçları silmez. İtibarın iadesi kararı müflis sıfatına bağlı kısıtlamaları kaldırır; alacaklıların haklarını ortadan kaldırmaz. Borçlunun sonradan mal edinmesi hâlinde aciz vesikasına dayanılarak takip yapılabilir. Bu nedenle karar sonrasında da malvarlığı yönetimi bu ihtimal gözetilerek planlanmalıdır.

Aciz belgesi için aciz vesikası rehberimize bakabilirsiniz.

Alacaklı Bakımından Değerlendirme

İtibarın iadesi talebi, alacaklıları da ilgilendiren bir süreçtir.

Alacaklı bakımından
KonuDeğerlendirme
BildirimTalebin ilan edilmesi
İtirazAlacağını almamış alacaklının itirazı
Aciz vesikasıElde bulunan vesikanın ileri sürülmesi
RızaRıza verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi
AlacakÖdenmemiş alacağın akıbeti
TakipSonradan mal edinilmesi hâlinde takip imkânı
ZamanaşımıYirmi yıllık sürenin işlemesi (İİK m.143)
BelgeVesikanın saklanması

İkinci satır, alacaklı bakımından etkili bir imkândır: alacağını tahsil edememiş alacaklı, itibarın iadesi talebine itiraz ederek sürecin sonuçlanmasını engelleyebilir. Bu itirazın dayanağı elde bulunan aciz vesikasıdır.

Rıza vermek alacağı sona erdirmez. İtibarın iadesine rıza gösterilmesi, alacağın ortadan kalkması sonucunu doğurmaz; yalnızca müflis sıfatına bağlı kısıtlamaların kaldırılmasına ilişkindir. Buna karşılık rıza beyanının kapsamı yazılı olarak sınırlandırılmalı; alacak haklarının saklı tutulduğu açıkça belirtilmelidir.

Belge Hazırlığı

İtibarın iadesi başvurusunda sunulacak belgeler eksiksiz olmalıdır.

Belge listesi
Belgeİşlevi
İflas kararıSürecin başlangıcının gösterilmesi
Kapanma kararıTasfiyenin tamamlandığının belgesi (İİK m.182)
Sıra cetveliAlacakların ve dağıtımın dökümü
Ödeme belgeleriAlacakların ödendiğinin kanıtı
Rıza beyanlarıAlacaklıların yazılı muvafakati
Aciz vesikalarıDüzenlenmiş vesikaların durumu (İİK m.143)
Sicil kaydıTicaret sicilindeki mevcut kayıtlar
DilekçeTalebin gerekçeli olarak sunulması

Beşinci satır, en pratik yoldur: tüm alacakların ödenmesi mümkün değilse, alacaklıların rızasını gösteren imzalı beyanların sunulması talebin kabulünü sağlayabilir.

Alacaklı listesi güncel olmalıdır. Tasfiye sonrasında alacaklarını almamış kişilerin listesi ve her biri bakımından durumun ne olduğu açıkça gösterilmelidir. Eksik liste sunulması hâlinde, sonradan ortaya çıkan bir alacaklının itirazı süreci sekteye uğratır. Bu nedenle sıra cetveli esas alınarak liste hazırlanmalıdır.

Süreç Sonrası Değerlendirme

İtibarın iadesi kararı sonrasında borçlunun durumu yeniden değerlendirilir.

Sonrası
KonuDeğerlendirme
KısıtlamalarMüflis sıfatına bağlı sınırlamaların kalkması
SicilKayıtların güncellenmesi
FaaliyetTicari faaliyete dönüş
AlacaklarÖdenmemiş alacakların sürmesi
VesikaAciz vesikasına dayalı takip imkânı (İİK m.143)
ZamanaşımıYirmi yıllık sürenin işlemesi
MalvarlığıSonradan edinilen malların durumu
PlanlamaYeni faaliyetin bu çerçevede kurulması

Yedinci satır, kararın sınırını gösterir: itibarın iadesi sonrasında edinilen mallar, ödenmemiş alacaklar bakımından takip konusu yapılabilir. Bu nedenle karar, borçlardan kurtulma anlamına gelmez.

Karar geleceğe yöneliktir. İtibarın iadesi, müflis sıfatına bağlı kısıtlamaları geleceğe yönelik olarak kaldırır; geçmişteki borç ilişkilerini etkilemez. Alacaklıların hakları saklı kalır ve aciz vesikasına dayanılarak yeni takip yapılabilir. Bu ayrım, karardan beklenen sonucun doğru anlaşılması bakımından önemlidir.

Tüzel Kişilerde Durum

Şirket iflaslarında itibarın iadesi tartışması farklı bir çerçevede yürür.

Tüzel kişi
KonuDeğerlendirme
TasfiyeTüzel kişiliğin tasfiye edilmesi
TerkinSicilden silinme
Müflis sıfatıTüzel kişilikte sonuçların farklılaşması
YöneticilerYönetici sorumluluğunun ayrıca yürümesi
Amme alacağıKanuni temsilci sorumluluğu
KefaletKefil ve müşterek borçluların durumu
Aciz vesikasıAlacaklıların elindeki belge (İİK m.143)
Yeni şirketYeni faaliyet kurulmasının değerlendirilmesi

Dördüncü ve beşinci satırlar birlikte okunmalıdır: tüzel kişiliğin sona ermesi, yöneticilerin ve kanuni temsilcilerin kendi sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Bu sorumluluklar ayrı davalara konu olur.

Gerçek kişi ile tüzel kişi ayrılmalıdır. İtibarın iadesi, esasen gerçek kişi müflisin kısıtlamalardan kurtulmasına yönelik bir kurumdur. Tüzel kişilerde tasfiye ve terkin süreci işlediğinden, aynı sonuçlar doğmaz. Bu nedenle talep hazırlanırken borçlunun gerçek kişi mi tüzel kişi mi olduğu ilk belirlenecek husustur.

Sıkça Sorulan Sorular

İtibarın iadesi nedir?

Müflis sıfatının ve buna bağlı yasakların kaldırılmasını sağlayan karardır (İİK m. 312 vd.). İflasın kapanmasından farklı olarak müflis sıfatını sona erdirir.

İflasın kapanması müflis sıfatını kaldırır mı?

Hayır. İflasın kapanması müflis sıfatını ve buna bağlı yasakları kendiliğinden kaldırmaz; bunun için itibarın iadesi kararı gerekir.

İtibarın iadesi için hangi şartlar gerekir?

Kural olarak bütün alacaklıların alacağının itfa edilmiş (ödenmiş veya ibra edilmiş) olması ve müflisin talepte bulunması gerekir.

Hileli iflasta itibarın iadesi mümkün mü?

Mümkündür ancak en zor rejim budur. Ceza şartı yalnızca hileli iflasa özgü de değildir: kanun, taksiratlı müflis bakımından da infazı lazım gelen cezanın çekilmiş veya kanuni sebeplerle düşmüş olmasını arar. Adi müflis için ise ceza şartı bulunmaz; yalnızca itfa belgeleri gösterilir.

İtibarın iadesi nereden talep edilir?

İflasa karar veren asliye ticaret mahkemesinden talep edilir.

İtibarın iadesi alınınca ne değişir?

Müflis sıfatı kalkar ve bu sıfata bağlı meslek/görev yasakları sona erer; kişi yeniden ticari hayata dönebilir.

Ceza şartı sadece hileli iflasta mı var?

Hayır. Kanun taksiratlı müflis için de aynı şartı arar: taksiratlı müflis, infazı lazım gelen cezasını çektikten veya kanuni sebeplerle ceza düştükten sonra başvurabilir. Adi müflis için ise ceza şartı bulunmaz.

Adi müflis hangi belgelerle başvurur?

Adi müflis, masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacaklarını itfa ettiğine dair makbuz veya belgeleri göstererek iflasa karar veren mahkemeden itibarının yerine gelmesini isteyebilir.

Taksiratlı müflisin dilekçesi nasıl belgelendirilir?

İki belgeyle: masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacaklarını gösteren, iflas dairesinden alınmış bir defter ile bu borçların tamamen itfa edildiğine dair makbuzlar veya sair ispat edici evrak.

Müflis öldükten sonra itibarı iade edilebilir mi?

Evet. Kanun uyarınca hileli veya taksiratlı yahut adi müflisin itibarının yerine gelmesine, ölümünden sonra mirasçılarından birinin talebiyle de hükmolunabilir.

Karar ilan edilir mi?

Evet. Talebin kabulü üzerine verilen hüküm Resmî Gazete ile ilan olunur; böylece müflis sıfatının sona erdiği üçüncü kişilere duyurulmuş olur.

Müflis sıfatı hangi görevleri engeller?

Müflis kişi medeni haklardan yararlanma ve fiil ehliyetini kaybetmez; ancak adi müflis avukat, noter, banka yöneticisi ve sermaye piyasası mevzuatına göre aracı kurum yöneticisi olamaz. Bu görevler için itibarın yerine getirilmiş olması aranır.

Post by Av. Fatma Öztürk