Konkordatonun mahkemece tasdik edilebilmesi, İİK m. 305’te sayılan şartların bir arada (kümülatif) gerçekleşmesine bağlıdır. Bu şartlar, hem azınlıkta kalan alacaklıları hem de sürecin dürüstlüğünü korur.
Konkordato tasdik sürecinde profesyonel destek mi istiyorsunuz?
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp1) Teklifin İflastaki Paydan Fazla Olması
Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması gerekir. Bu şart, projeyi kabul etmeyen ancak nisapla bağlanan azınlık alacaklılarını korur: konkordato, alacaklıya iflastan daha kötü bir sonuç sunamaz.
2) Kaynaklarla Orantılılık
Teklif edilen tutarın, borçlunun kaynakları ile orantılı olması gerekir. Mahkeme bu kapsamda borçlunun beklenen (müstakbel) haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder.
3) Gerekli Çoğunlukla Kabul (İİK m. 302)
Konkordato projesinin İİK m. 302’de öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş olması gerekir; yani kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısı veya kaydedilmiş alacaklıların dörtte biri ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunluk. Mahkeme bu nisabı komiser raporuna göre belirler; ancak raporla bağlı olmayıp kendiliğinden de araştırır.
4) İmtiyazlı Alacaklar ve Komiser Onaylı Borçların Teminatı
İİK m. 206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacakların tam olarak ödenmesi ile mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifası, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olmalıdır. Bu sırada üç grup alacak yer alır: işçi alacakları, işverenin işçi yardım sandıklarına olan borçları ve nafaka alacakları.
Kapsam neden yalnızca birinci sıra? 7101 sayılı Kanun öncesinde tasdiki düzenleyen hükmün kapsamı, bugünkü düzenlemeye göre daha genişti; yeni metinde teminat şartı yalnızca birinci sıra imtiyazlı alacaklarla sınırlandırılmıştır. Bu, İİK m. 206’daki ikinci ve üçüncü sıraların ortadan kalktığı anlamına gelmez — o sıralar sıra cetvelinde varlığını sürdürür; yalnızca tasdik için aranan teminat şartının dışında kalırlar.
5) Yargılama Gideri ve Harcın Depo Edilmesi
Borçlunun, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile harcı, tasdik kararından önce mahkeme veznesine depo etmiş olması gerekir.
Mahkemenin Düzeltme Yetkisi ve Çekişmeli Alacaklar
Mahkeme, konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli düzeltmenin yapılmasını isteyebilir. Çekişmeli ya da geciktirici koşula bağlı veya belirli olmayan vadeye tabi alacakların alacaklıları oylamaya katılmışsa, bunların teminat gösterip göstermeyeceğine de mahkeme karar verir. Tasdik yargılaması çekişmesiz bir yargı işi olup sınırlı re’sen araştırma ilkesi geçerlidir.
İlgili Rehberler
Konkordato projenizin tasdik şartlarını birlikte değerlendirelim mi?
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppBirinci Şartın İkinci Yarısı: Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato
İlk şart yalnızca adi konkordato için değildir; madde iki konkordato türü için ayrı ölçüt koyar.
Adi konkordatoda: teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması gerekir.
Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda: paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılatın veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın, iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması gerekir.
Karşılaştırma varsayımsaldır. Madde gerekçesinde bu şartın, borçlunun gerçekte iflâsa tâbi bir kimse olmasını gerektirmediği belirtilmiştir. Yani iflasa tabi olmayan bir borçlu için dahi, “iflas etseydi alacaklının eline ne geçerdi” sorusu varsayım olarak sorulur ve teklif bu tutarla karşılaştırılır.
Pratik sonuç: bu şart, dosyadaki en teknik tartışmadır. Alacaklı bakımından itirazın en güçlü zemini burasıdır: borçlunun malvarlığı değerinin düşük gösterildiğini veya iflastaki muhtemel payın eksik hesaplandığını ortaya koymak, tasdiki doğrudan engelleyebilir.
İkinci Şart: “Beklenen Haklar” Kimin Takdirinde?
Orantılılık şartının içinde, uygulamada sıkça tartışılan bir takdir yetkisi gizlidir.
Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması gerekir. Kanun bu kapsamda mahkemeye açıkça bir takdir yetkisi tanır: borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını mahkeme takdir eder.
Neden önemli? Çünkü konkordato projeleri çoğu zaman henüz gerçekleşmemiş kaynaklara dayanır: tahsil edilecek alacaklar, açılmış davalardan beklenen tazminatlar, satılacak taşınmazlar, sermaye taahhütleri. Bunların ne ölçüde “kaynak” sayılacağı projenin gerçekçiliğini belirler.
Alacaklı için itiraz ekseni: projedeki kaynakların ne kadarının fiilen mevcut, ne kadarının beklenti olduğunu ayrıştırmak. Beklentiye dayalı bir projede, beklentinin gerçekleşme ihtimalinin sorgulanması tasdik aşamasının merkezindedir.
Teminat Şartı: Vazgeçilebilir Bir Şarttır
Dördüncü şartın en az bilinen yönü, alacaklının bundan vazgeçebilmesidir.
Kural: birinci sıradaki imtiyazlı alacakların tam ödenmesi ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifası yeterli teminata bağlanmış olmalıdır.
İstisna: alacaklı bundan açıkça vazgeçebilir. Bu imkân hem 7101 sayılı Kanun öncesinde hem sonrasında mevcuttur. Vazgeçme açık olmalıdır; zımni kabul yeterli sayılmaz.
İki farklı alacak grubu vardır ve karıştırılmamalıdır: birinci sıra imtiyazlı alacaklar mühlet öncesine ait olabilir; komiserin izniyle akdedilmiş borçlar ise mühlet içinde doğmuştur. İkincisi, borçluyla mühlet süresince çalışmaya devam eden tedarikçiler bakımından kritik bir korumadır.
Ayrıca kanun bir gönderme yapar: bu bent bakımından İİK m. 302’nin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır; yani çekişmeli, koşula bağlı veya belirsiz vadeli alacaklar bakımından mahkemenin teminat konusundaki takdir yetkisi burada da işler.
Birinci sıranın tam içeriği ve sıra cetvelinin işleyişi için iflas masası ve alacakların sırası (İİK 206) sayfamıza bakabilirsiniz.
Beşinci Şart: Harcın Matrahı Neyin Üzerinden Hesaplanır?
Son şart usule ilişkin görünse de, matrahı bakımından önemli bir açıklık taşır.
Borçlu, tasdik kararından önce mahkeme veznesine iki kalemi depo etmiş olmalıdır: konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ve harç.
Harcın matrahı özel olarak tanımlanmıştır: “konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harç”. Eski metindeki “ilâm harçları” ibaresi, manayı daha net açıklamak amacıyla bu şekilde değiştirilmiştir.
Pratik sonucu şudur: matrah, alacakların toplam tutarı değil, projeye göre alacaklılara fiilen ödenmesi kararlaştırılan tutardır. Tenzilat konkordatosunda indirim sonrası ödenecek miktar esas alınır.
Borçlu için uyarı: bu depo tasdik kararından önce yapılmış olmalıdır. Diğer dört şart gerçekleşmiş olsa dahi depo yapılmadan tasdik kararı verilemez.
Tasdik Yargılamasının Niteliği ve Mahkemenin Yetkileri
Tasdik aşaması klasik bir çekişmeli davadan farklı işler; bu, tarafların hareket alanını belirler.
Nitelik: tasdik yargılaması çekişmesiz bir yargı işidir ve burada sınırlı re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Mahkeme, tarafların ileri sürmediği hususları da belli ölçüde kendiliğinden araştırabilir.
Nisap denetimi: mahkeme İİK m.302’deki çoğunluğu komiser raporuna göre belirler; ancak raporla bağlı değildir, kendiliğinden de araştırır. Komiserin hesabındaki bir hata, mahkeme aşamasında düzeltilebilir.
Düzeltme yetkisi: mahkeme, konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli düzeltmenin yapılmasını isteyebilir. Yani yetersiz bir proje doğrudan reddedilmek zorunda değildir.
Teminat kararı: çekişmeli ya da geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan vadeye tabi alacakların alacaklıları oylamaya katılmışsa, bunların teminat gösterip göstermeyeceğine de mahkeme karar verir.
Alacaklı için sonuç: mahkemenin re’sen araştırma ve düzeltme yetkisi bulunması, itirazlarınızın “usulen ileri sürülmedi” gerekçesiyle tümüyle göz ardı edilmeyeceği anlamına gelir. Buna karşılık bu yetki sınırsız değildir; itirazın yazılı ve süresinde bildirilmiş olması yine de esastır.
Alacaklı ve Borçlu İçin Kontrol Listesi
Beş şart, iki taraf bakımından farklı okunur.
Alacaklı iseniz sırasıyla şunları sorgulayın: teklif, borçlunun iflası hâlinde elinize geçecek muhtemel paydan gerçekten fazla mı — bu hesap hangi değerlemeye dayanıyor? Projedeki kaynakların ne kadarı mevcut, ne kadarı beklenti? Nisap hangi seçenekle sağlandı ve paydaya girmemesi gereken alacak var mı? Birinci sıra alacaklar ve komiser onaylı borçlar için teminat gösterilmiş mi? Harç ve yargılama gideri tasdik kararından önce depo edilmiş mi?
Borçlu iseniz aynı beş başlığı belgeyle desteklemeniz gerekir: iflas hâlindeki muhtemel tasfiye değerini gösteren bir hesap, kaynakların mevcut/beklenen ayrımını yapan bir tablo, komiser raporuyla uyumlu nisap hesabı, teminat belgeleri veya alacaklının açık vazgeçme beyanı ve depo makbuzu.
Ortak uyarı: bu başlıkların hiçbiri tasdik duruşmasında ilk kez gündeme getirilmemelidir. Hem itiraz sebeplerinin duruşmadan önce yazılı bildirilmesi gerekliliği hem de mahkemenin kesin mühlet içinde karar verme zorunluluğu, hazırlığın önceden tamamlanmasını gerektirir.
Şartlar Kümülatiftir: Biri Eksikse Tasdik Yok
Beş şart alternatif değil, birlikte aranan şartlardır ve bu, hem borçlu hem alacaklı bakımından strateji belirler.
Borçlu için: nisabı sağlamış olmak yeterli değildir. Oylamada çoğunluk elde edilse bile, teklifin iflastaki paydan fazla olmadığı veya kaynaklarla orantısız olduğu anlaşılırsa tasdik reddedilir.
Alacaklı için: oylamada azınlıkta kalmış olmanız sizi savunmasız bırakmaz. Nisap sağlanmış olsa dahi diğer dört şarttan birinin eksikliğini ortaya koymak tasdiki engelleyebilir. Oylamanın sonucu ve nisabın nasıl hesaplandığı için konkordato alacaklılar toplantısı ve oylama: gerekli çoğunluk (İİK 302) sayfamıza bakınız.
İtirazın zamanı bellidir: itiraz sebepleri tasdik duruşmasından en az üç gün önce yazılı olarak bildirilmelidir; bu, sonraki kanun yolu hakkınız bakımından da belirleyicidir: konkordato tasdik duruşması ve karara itiraz (İİK 304).
Rehinli alacaklıysanız ayrıca kendi kanadınızdaki anlaşmaların tasdik kararına dâhil edilip edilmediğini kontrol etmelisiniz: konkordatoda rehinli alacaklılarla müzakere ve yapılandırma (İİK 308/h).
Tasdik edilmezse ne olur? Konkordatonun tasdik olunmaması, doğrudan doğruya iflas sebeplerinden biridir ve iflasa tabi borçlu bakımından iflas kararı gündeme gelebilir: konkordato talebi reddedilirse iflasa karar verilir mi?
Sıkça Sorulan Sorular
Konkordatonun tasdiki şartları nelerdir?
İflastaki paydan fazla teklif, kaynaklarla orantılılık, İİK 302 nisabıyla kabul, imtiyazlı alacaklar ile komiser onaylı borçların teminata bağlanması ve yargılama gideri ile harcın depo edilmesidir (İİK m. 305).
Teklif neden iflastaki paydan fazla olmalı?
Bu şart, projeyi kabul etmeyen azınlık alacaklılarını korur; konkordato, alacaklıya borçlunun iflası hâlinde eline geçecek paydan daha kötü bir sonuç sunamaz.
Hangi alacaklar için teminat gerekir?
İİK m. 206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar — işçi alacakları, işverenin işçi yardım sandıklarına olan borçları ve nafaka alacakları — ile mühlet içinde komiserin izniyle doğan borçlar için, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminat gerekir. İkinci ve üçüncü sıradaki alacaklar sıra cetvelinde varlığını sürdürür; yalnızca bu teminat şartının kapsamı dışındadır.
Tasdik için harç yatırmak gerekir mi?
Evet. Borçlu, tasdikin gerektirdiği yargılama giderleri ile harcı tasdik kararından önce mahkeme veznesine depo etmelidir.
Mahkeme projeyi değiştirebilir mi?
Mahkeme projeyi yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli düzeltmenin yapılmasını isteyebilir.
Tasdik şartları kısmen sağlanırsa ne olur?
Şartların tamamının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Şartlar sağlanmazsa konkordato tasdik edilmez; iflasa tabi borçlu yönünden iflas gündeme gelebilir.
Birinci şart iflasa tabi olmayan borçlular için de aranır mı?
Evet, varsayımsal olarak. Madde gerekçesinde bu şartın borçlunun gerçekte iflâsa tâbi bir kimse olmasını gerektirmediği belirtilmiştir; iflasa tabi olmayan borçlu için dahi “iflas etseydi alacaklının eline ne geçerdi” karşılaştırması yapılır.
Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda ölçüt nedir?
Paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılatın veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın, iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması gerekir.
“Beklenen haklar” kaynak sayılır mı?
Bunu mahkeme takdir eder. Kanun, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmasını ararken mahkemenin, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını takdir edeceğini öngörmüştür.
Teminat şartından vazgeçebilir miyim?
Evet. Kanun, birinci sıra imtiyazlı alacakların ödenmesi ve komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifası bakımından teminat aranmasını, alacaklının bundan açıkça vazgeçmemesi şartına bağlamıştır. Vazgeçmenin açık olması gerekir.
Harç hangi tutar üzerinden hesaplanır?
Konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden. Matrah, alacakların toplamı değil projeye göre fiilen ödenecek tutardır; tenzilat konkordatosunda indirim sonrası miktar esas alınır.
Nisap sağlandıysa tasdik kesin midir?
Hayır. İİK m.305’teki beş şart kümülatiftir; nisabın sağlanmış olması diğer şartların eksikliğini gidermez. Teklifin iflastaki paydan fazla olmadığı veya kaynaklarla orantısız olduğu anlaşılırsa tasdik reddedilir.


