Konkordato ve Teminat Mektupları: Banka Garantileri
09 Temmuz 2026

Konkordato ve Teminat Mektupları: Banka Garantileri

✅ Kısa Cevap

Yüklenici konkordato ilan ederse teminat mektubu nakde çevrilebilir mi?
Teminat mektubu bağımsız garanti niteliğindedir; bankanın lehtara karşı sorumluluğu, mektupta yazılı koşullar (örneğin sözleşmesel ihlal, teslim gecikmesi) oluştuğunda doğar ve kural olarak konkordato mühletinden bağımsızdır. Konkordato tek başına otomatik tazmin sebebi değildir.

Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Teminat mektupları, ticari işlemlerde ve kamu ihalelerinde borçlunun yükümlülüklerini yerine getireceğine dair banka tarafından verilen ve bağımsız garanti niteliği taşıyan bir sorumluluk üstlenme belgesidir. Konkordato ilan eden borçlunun teminat mektupları, mektubu düzenleyen banka ile lehtar (alacaklı) arasındaki ilişki bağımsız kaldığından, kefaletten farklı hukuki sonuçlar doğurur.

Teminat Mektubunun Kefaletten Temel Farkı

Kefalette kefil, asıl borcun varlığına ve geçerliliğine bağlı biçimde sorumlu olur; asıl borç sona ererse kefalet de sona erer. Teminat mektubunda ise banka bağımsız bir yükümlülük üstlenir: mektupta yazılı şartlar gerçekleştiğinde lehtarın talebiyle ödeme yapılır ve bu ödeme, kural olarak asıl borç ilişkisinden bağımsızdır.

Konkordato Mühletinde Teminat Mektubunun Durumu

Borçlunun konkordato mühleti alması, teminat mektubunu düzenleyen bankanın mektupta yazılı koşullar altında lehtara karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle lehtar, teminat mektubunda öngörülen koşullar oluştuğunda bankadan doğrudan ödeme talep edebilir. Bankanın ödeme yükümlülüğü kural olarak borçlunun konkordato sürecinden bağımsızdır.

Bankanın Borçluya Rücu Hakkı

Teminat mektubu bedelini lehtara ödeyen banka, kural olarak borçluya karşı rücu hakkına sahiptir. Ancak borçlu konkordato içindeyse bankanın rücu alacağı da konkordato projesine tabi olur; banka, ödediği tutar için adi bir alacaklı gibi konumlanır ve alacak bildirimi ile projedeki koşullar çerçevesinde tahsilat yapar. Alacak bildirimi usulü için alacak bildirimi (İİK 299) yazımıza bakabilirsiniz.

Kamu İhalelerinde Kesin ve Geçici Teminat

Kamu ihalelerinde yüklenicinin konkordato ilan etmesi, ihaleyi düzenleyen idare bakımından mektupta öngörülen tazmin şartlarının doğup doğmadığının değerlendirilmesini gerektirir. Kesin teminat mektubunun tazmini, sözleşme koşullarının ihlali veya işin süresinde yerine getirilmemesi gibi somut olguya bağlıdır. Konkordato tek başına otomatik tazmin sebebi değildir; ancak sözleşmesel ihlaller birlikte değerlendirildiğinde tazmin gündeme gelebilir.

Kefaletle Karşılaştırma

Kefalet ilişkisinin konkordatodaki hukuki sonuçları için ayrı bir konkordato ve kefil içeriğimiz bulunmaktadır. Ortak yön: her iki kurumda da alacaklı, konkordato çerçevesinde borçludan alacağının bir kısmından feragat etmiş olsa dahi kefil veya banka bakımından haklarını kullanabilir; ancak teminat mektubunda bağımsızlık ilkesi daha güçlü uygulanır.

Sık Sorulan Sorular

Yüklenici konkordato ilan etti; teminat mektubunu nakde çevirebilir miyim?
Teminat mektubunda yazılı koşullar (örneğin sözleşmeye aykırılık, teslim gecikmesi) gerçekleşmişse lehtar, bankadan doğrudan ödeme talep edebilir. Konkordato mühleti kural olarak bankanın bağımsız yükümlülüğünü sona erdirmez.

Bankanın ödediği teminat mektubu bedelini borçludan alma hakkı var mı?
Evet. Banka, ödediği tutar için borçluya karşı rücu hakkına sahiptir. Ancak borçlu konkordato içindeyse rücu alacağı da konkordato projesindeki koşullar çerçevesinde tahsil edilir.

Uzman görüşü almak için doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp

Teminat Mektuplarının Hukuki Niteliği ve Konkordato

Banka teminat mektupları, üç taraflı bir hukuki ilişkiden doğar: mektup sahibi (alan) — banka (teminat veren) — borçlu (asıl yükümlü). Teminat mektubunun ödenmesi bankanın kendi taahhüdüdür; borçlunun mali durumundan bağımsızdır. Bu, konkordato sürecinde kritik bir hukuki ayrımdır.

Konkordato başvurusu yapan şirketin verdiği teminat mektupları, mühlet süresi boyunca banka tarafından ödenebilir. Zira İİK m. 296 uyarınca mühletin banka ile mektup sahibi arasındaki ilişkiye doğrudan etkisi yoktur. Banka, mektup sahibine karşı olan yükümlülüğünü yerine getirir; sonra borçluya rücu eder.

Bankanın rücu talebi ise konkordato bekleyen alacaklı olarak konkordato masasına dahil edilir. Yani banka, ödediği teminat bedelini konkordato içinde tahsil etmek zorunda kalır. Bu, bankaların konkordato başvurusuna karşı direnç göstermesinin başlıca sebeplerindendir.

Mühlet Öncesi ve Sonrası Teminat İşlemleri

Konkordato geçici mühleti başladıktan sonra borçlu şirketin yeni teminat mektubu verme yetkisi kısıtlanır. İİK m. 297 kapsamında mühletle birlikte borçlunun bazı hukuki işlem yapma yetkileri komiserin denetimine tabi kılınır. Yeni teminat mektubu düzenlenmesi de bu kapsamdadır.

Mühlet öncesi düzenlenmiş teminat mektupları için ise karşılık ödemesi (contra-garanti) sorunu gündeme gelir. Borçlu şirket bu mektuplar için bankaya nakit depozit veya nakit karşılık ödemiş olabilir; konkordato sürecinde bu bakiyeler mahsup edilebilir mi sorusu içtihat konusudur.

Türk uygulamasında bankalar, teminat mektubu risk primini öncelikli alacak olarak kabul ettirmeye çalışır. Ancak İİK m. 297 vd. hükümlerinde teminat mektubu rüculuğuna imtiyaz tanınmamıştır. Rüculuk alacağı, adi alacaklı sıfatıyla konkordato masasına katılır.

Fesih Riski ve Bankalarla Müzakere Stratejileri

Bankalar, konkordato başvurusunu genellikle olumsuz karşılar. Zira ödedikleri teminat bedellerini konkordato indiriminden geri alma riski vardır. Bu nedenle mühlet öncesinde bankalarla ön müzakere yapmak, konkordatoların başarısında kritik faktördür.

Uygulamada tercih edilen çözümler arasında; teminat mektuplarının vadelerinin uzatılması, komisyon oranlarının revize edilmesi, mektup limitlerinin azaltılması ve alternatif teminat (nakit blokaj, gayrimenkul ipoteği) sunulması sayılabilir. Bunlar mühlet süresi içinde komiser onayıyla yapılabilir.

Fesih durumunda, tasdik edilen konkordatonun bozulmasıyla bankalar tam alacak haklarını geri kazanır. Bu, borçlu şirket için katastrofik sonuç doğurur. Bu nedenle konkordato projesinde banka teminatlarının ödeme takvimi gerçekçi ve uygulanabilir olmalıdır.

Konkordato Kimi Bağlar? Üçüncü Kişi Yükümlülükleri Bakımından Çerçeve

Teminat mektubu, kefalet ve müşterek borçluluk tartışmalarının çıkış noktası tek bir sorudur: konkordato kimin borcunu yapılandırır? İİK m.308/c bunu net biçimde belirler:

"Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir."

Yani konkordato borçlunun borçlarını yapılandırır. Üçüncü kişilerin kendi yükümlülükleri, bu yapılandırmanın konusu değildir. İİK m.303 bu ilkeyi birlikte sorumlular bakımından açıkça teyit eder:

FıkraKuralAlacaklı için anlamı
m.303/1Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı, borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza ederRet oyu veren veya katılmayan alacaklı haklarını tam korur
m.303/2Konkordatoya muvafakat eden alacaklı da bu hükümden, haklarını birlikte sorumlulara ödeme mukabilinde devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on gün önce haber vermek şartıyla yararlanırKabul oyu verecekseniz iki şartı da yerine getirin ve belgeleyin
m.303/3Alacaklı, müracaat hakkına halel gelmeksizin birlikte sorumlulara müzakerelere katılma yetkisi verebilir ve onların kararını kabul taahhüdünde bulunabilirOy inisiyatifi devredilebilir; rücu hakkına halel gelmez

On günlük bildirim şartı en çok atlanan kuraldır. Projeye kabul oyu verecekseniz ve birlikte sorumlulara başvurma hakkınızı da korumak istiyorsanız, onlara toplantıların gün ve yerini en az on gün önce haber vermeniz ve haklarınızı ödeme karşılığında devretmeyi teklif etmeniz gerekir. Bu bildirimleri yazılı yapın ve tebliğ belgesini saklayın.

Bankanın Ödeme Sonrası Rücu Alacağı Hangi Rejime Tabidir?

Teminat mektubu kapsamında ödeme yapan bankanın borçluya karşı doğacak rücu alacağı, konkordatoda ne zaman doğduğuna göre değerlendirilir. İİK m.308/c bu ayrımı yapar.

Rücu alacağının doğduğu anRejimiDayanak
Konkordato talebinden önceKonkordato projesine tabidir — tenzilat ve vadeye uğrarİİK m.308/c
Mühlet içinde, komiserin izni olmaksızınKonkordato projesine tabidirİİK m.308/c
Mühlet içinde, komiserin izniyleKonkordato şartlarına tabi değildir; temerrütte mühlet sırasında dahi takibe konu edilebilir ve rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenirİİK m.308/c
Rehinle teminatlandırılmış kısımRehnin kıymetini karşılayan miktar konkordatonun mecburi hükümlerinin dışındadırİİK m.308/c

🔗 Kontrgaranti ve temlik yapıları için m.294 freni. Teminat mektubu ilişkilerinde bankanın güvencesi çoğu zaman kontrgaranti veya alacak temlikiyle desteklenir. İİK m.294 burada devreye girer: mühletin verilmesinden önce yapılmış müstakbel alacak devri sözleşmesi varsa ve devredilen alacak mühletten sonra doğmuşsa, devir hükümsüzdür. Bu durumda alacağın İİK m.299 uyarınca on beş gün içinde komiserliğe kaydettirilmesi gerekir.

Alacak Kaydında Saklı Hakların Yazılması

Teminat mektubu, kefalet veya müşterek borçluluk ilişkisi bulunan bir alacaklı için alacak kaydı dilekçesinin en kritik bendi saklı haklar bendidir. Aşağıdaki hususların açıkça yazılması, ileride doğabilecek tartışmayı önler:

Saklı tutulacak hakNeden yazılmalı
Kefil ve müşterek borçlulara başvuru hakkıİİK m.303 rejimi bakımından tutumunuzun kayda geçmesi
Teminat veren üçüncü kişilere karşı haklarÜçüncü kişinin bağımsız yükümlülüğü konkordatodan ayrı değerlendirilir
Rehin ve ipotek haklarıRehnin kıymetini karşılayan kısım konkordatonun bağlayıcılığı dışındadır (m.308/c)
Rehin açığı iddiasıOy hakkınız yalnızca teminatsız kalan kısım kadardır (m.302/5)
Fazlaya ilişkin talep haklarıSonradan ortaya çıkabilecek kalemler için
Mühlet içi izinli işlemlerden doğacak alacaklarİİK m.308/c önceliğinden yararlanabilmek için komiser izninin yazılı alınması

Alacak kaydı dilekçesi örneği ve saklı haklar bendi için Konkordato Alacak Kaydı Dilekçesi Örneği sayfamıza bakabilirsiniz.

Mühletin Teminat Mektubu İlişkisine Etkisi

Teminat mektubunda üç taraflı bir ilişki vardır: lehtar (borçlu), muhatap (alacaklı) ve banka. Mühlet, bu ilişkinin her ayağını farklı biçimde etkiler.

İİK m.294 rejiminin yansıması
KonuKuralDayanak
Takip yasağıMühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun’a göre yapılanlar dâhil hiçbir takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler dururİİK m.294
Geçici korumaİhtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmazİİK m.294
SürelerBir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemezİİK m.294
İmtiyazlı alacak206. maddenin birinci sırasındaki alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir; iflâs yoluyla takip yapılamazİİK m.294
FaizProje aksine hüküm içermedikçe rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi dururİİK m.294
Komiser izniMühlet içinde komiserin izniyle kurulan işlemlerden doğan alacaklar takip yasağının dışında kalır
İzne tabi işlemlerBorçlunun rehin tesisi ve kefil olma gibi işlemleri izne bağlıdır; izinsiz işlem hükümsüzdür
Rücu alacağıBankanın ödeme sonrası borçluya rücu alacağı, konkordato alacağı olarak değerlendirilir

Sekizinci satır, bankalar bakımından belirleyicidir: mektup bedelini ödeyen bankanın borçluya rücu alacağı, mühlet rejimine tabi bir konkordato alacağı hâline gelir ve süresinde bildirilmesi gerekir. Ödemenin mühletten önce mi sonra mı yapıldığı, alacağın niteliğini doğrudan etkiler.

Teminat mektubu, borçlunun malvarlığından bağımsız bir taahhüttür. Banka, muhataba karşı kendi bağımsız yükümlülüğünü yerine getirir; bu yükümlülük borçlu hakkında mühlet verilmiş olmasından kural olarak etkilenmez. Buna karşılık bankanın borçludan olan rücu alacağı ile borçlu adına verilen kontrgarantiler mühlet rejimine tabidir. Bu ayrım yapılmadığında, muhataba yapılan ödeme yanlışlıkla takip yasağının ihlali olarak değerlendirilebilir.

Süreçte Kontrol Edilecek Başlıklar

Mektup ilişkisinin tarafları bakımından izlenmesi gereken hususlar farklıdır.

Taraflara göre kontrol listesi
TarafYapılması gereken
Muhatap (alacaklı)Mektubun süresi, vade ve tazmin şartlarının denetlenmesi
BankaÖdeme sonrası rücu alacağının süresinde alacak kaydına konu edilmesi
BorçluKontrgaranti ve rehin ilişkilerinin komiser bilgisine sunulması
KomiserYeni mektup verilmesi taleplerinin izin rejimi içinde değerlendirilmesi
Kamu ihalesiGeçici ve kesin teminatların akıbetinin idare nezdinde izlenmesi
SüreMektubun süresiz veya süreli olmasına göre tazmin takviminin belirlenmesi
KayıtTazmin talebi, ödeme ve bildirim tarihlerinin tutanakla kayda geçirilmesi
ProjeRücu alacağının projede hangi sınıfta yer aldığının denetlenmesi

Beşinci satır, inşaat ve taahhüt işlerinde doğrudan sonuç doğurur: idareye verilen teminatların irat kaydedilmesi, işletmenin nakit dengesini mühlet süresince ağır biçimde etkiler. Bu nedenle sözleşmenin akıbeti ve teminatın durumu, konkordato başvurusuyla birlikte değerlendirilmelidir.

Banka ilişkisi için konkordato ve bankacılık rehberimize bakabilirsiniz.

Tasdike Kadar İşleyen Aşamalar

Teminat mektubuna dayanan alacaklar da genel aşamalara tabidir.

Tasdik rejimi
AşamaKuralDayanak
Alacak kaydıAlacakların komisere bildirilmesiİİK m.299
İtirazKaydedilen alacaklara itirazİİK m.300
ToplantıAlacaklılar toplantısıİİK m.301
NisapOy hesabı ve komiserin raporuİİK m.302
DuruşmaTasdik duruşmasının yapılmasıİİK m.304
ŞartlarTasdik için aranan şartlarİİK m.305
KararTasdik veya ret kararıİİK m.308
BağlayıcılıkTasdikin alacaklıları bağlamasıİİK m.308/c

Birinci ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: bankanın rücu alacağı da kayda tabidir ve kaydedilen alacaklar nisap hesabında dikkate alınır.

Rücu alacağı ayrıca kaydedilmelidir. Teminat mektubunun paraya çevrilmesi hâlinde bankanın borçluya karşı doğan rücu alacağı, konkordato sürecinde ayrı bir alacak olarak kaydettirilmelidir (İİK m.299). Bu kayıt yapılmadığında banka nisap hesabında dikkate alınmayabilir.

İflas Hâlinde Durum

Konkordato reddedilirse teminat ilişkileri iflas rejimine tabi olur.

İflas rejimi
KonuKuralDayanak
Takipİflas yoluyla takipİİK m.154, m.155
Ödeme emriBorçluya ödeme emri gönderilmesiİİK m.155, m.156
Davaİflas davasının açılmasıİİK m.158
DepoDepo kararı verilmesiİİK m.158
Kararİflasın açılmasıİİK m.165
MasaMalvarlığının masayı oluşturmasıİİK m.184
TakiplerBireysel takiplerin düşmesiİİK m.193
TasfiyeAdi veya basit tasfiyeİİK m.208, m.218

Yedinci ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: iflas kararıyla bireysel takipler düşer ve alacaklar tasfiye usulüne göre masaya kaydedilir; rücu alacağı da bu kapsamda değerlendirilir.

Konkordato için konkordato rehberi rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Konkordato aldıktan sonra banka teminat mektubunu öder mi?
Evet. Banka teminatı, borçlunun mali durumundan bağımsız bir üçlü yükümlülüktür. Mektup sahibi bankaya başvurduğunda banka öder ve konkordato masasına rüculuk alacaklısı olarak katılır.
Mühlet sırasında yeni teminat mektubu alabilir miyiz?
Kısıtlıdır. Yeni mektup düzenlenmesi komiser onayına tabidir. Faaliyet için zorunlu olduğu ispat edilirse komiser izin verebilir.
Teminat mektubu için ödenmiş komisyon geri alınır mı?
Ödenmiş komisyonlar iade edilmez. Ancak henüz ödenmemiş komisyonlar ve bakiye masrafları konkordato indiriminden yararlanabilir.
Bankaların teminat mektubu alacağı öncelikli midir?
Hayır. İİK m. 297 vd. hükümlerinde teminat mektubu rüculuğuna imtiyaz tanınmamıştır. Adi alacaklı sıfatıyla konkordato masasına katılırlar.
Konkordato feshedilirse bankalar tam alacağı isteyebilir mi?
Evet. Fesih hâlinde konkordato indirimi geçersiz kalır ve bankalar tam alacak haklarını yeniden kazanır. Bu, konkordatonun başarısını doğrudan etkileyen risk faktörüdür.

İlgili Rehberler

Konunuza özel değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp

Teminat Mektubunun Hukuki Niteliği

Banka teminat mektubu, Türk hukukunda kanunla ismen düzenlenmemiş, uygulama ve içtihatlarla şekillenmiş isimsiz (atipik) bir sözleşme türüdür. Bankalar, ticari müşterileri (lehtar) lehine üçüncü kişilere (muhatap) hitaben, belirli bir edimin gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde muayyen bir tutarı ödemeyi taahhüt eder. Teminat mektubu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) ticari muameleleri ve bankacılık işlemlerini düzenleyen genel hükümleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) sözleşme özgürlüğü ilkesine dayanır.

Yerleşik Yargıtay içtihadı ile yerleşen görüşe göre teminat mektubu, garanti sözleşmesi niteliğindedir. Garanti sözleşmesi TBK’da bağımsız bir tip olarak düzenlenmemiş olmakla birlikte, TBK m.128’deki üçüncü kişinin fiilini üstlenme müessesesinin özel bir görünümü olarak kabul edilir. Bu nitelendirmenin en kritik sonucu, teminat mektubunun asıl borçtan bağımsız (soyut) olması ve bankanın, lehtarın borçlusuna karşı sahip olduğu def’ilere dayanamamasıdır.

Kefaletten ayrımı bakımından TBK m.581 belirleyicidir. Anılan hükme göre kefalet sözleşmesi, “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.” Kefalet fer’i (bağlı) bir borç doğurur; kefil, asıl borçlunun tüm def’ilerinden yararlanabilir. Buna karşılık teminat mektubunda banka, asıl borç ilişkisinden bağımsız, asli ve müstakil bir taahhüt altına girer.

Şartsız ve İlk Talepte Teminat Mektupları

Uygulamada “kayıtsız şartsız, ilk yazılı talepte, protesto keşidesine, hüküm istihsaline ve borçlunun rızasının alınmasına gerek kalmaksızın ödeme” ibaresini içeren mektuplar, “ilk talepte ödemeli teminat mektupları” olarak adlandırılır. Bu mektuplarda muhatabın nakde çevirme talebi karşısında bankanın direniş hakkı son derece sınırlıdır.

Banka, ancak açık ve bariz hakkın kötüye kullanılması hâllerinde ödemeden kaçınabilir. Muhatap ile lehtar arasındaki temel ilişkiden doğan uyuşmazlıklar, kural olarak bankayı bağlamaz. Bu yapı, ilk talepte ödemeli teminat mektubunun ticari hayatta güçlü bir güven aracı olarak işlemesini sağlar. Lehtar, bankaya karşı ihtiyati tedbir yoluyla ödemeyi durdurmaya çalışabilirse de mahkemeler, ticari güvenliği zedelememek amacıyla bu tedbirleri son derece dar yorumlamaktadır.

Konkordato Mühletinde Teminat Mektubu Kullanılabilir mi?

İİK m.294 uyarınca konkordato mühletinin ilanı ile birlikte borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler dahil hiçbir takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz. Ancak bu takip yasağı, yalnızca borçluya (lehtara) karşı yürütülen icra takiplerini kapsar.

Teminat mektubunda alacak ilişkisi muhatap ile banka arasında kurulmuştur; banka üçüncü kişi konumundadır. Dolayısıyla muhatap, lehtar konkordato mühletinde olsa dahi doğrudan bankaya başvurarak teminat mektubunun nakde çevrilmesini talep edebilir. Banka bu talebi karşılamak zorundadır ve İİK m.294’teki takip yasağını gerekçe göstererek ödemeden kaçınamaz.

Bankanın ödeme yapmasının ardından lehtar aleyhine doğacak rücu alacağı, mühletin kapsadığı alacaklar arasında yer alır ve konkordato komiseri gözetiminde projeye dâhil edilir. Bu nedenle konkordato başvurusu öncesinde lehtar şirketin teminat mektubu portföyünün detaylı analiz edilmesi kritiktir. Ayrıntı için konkordatoda bankacılık işlemleri ve konkordato süreci aşama aşama yazılarımıza bakabilirsiniz.

Muhatap Konkordato İlan Ederse Mektup Durumu

Uygulamada daha az görülen bir senaryo, teminat mektubunun muhatabının konkordato ilan etmesidir. Bu hâlde teminat mektubunun akıbeti, mektubun somut şart ve koşullarına bağlıdır. Muhatabın konkordatosu, kural olarak bankanın taahhüdünü kendiliğinden sona erdirmez; ancak muhataba ait talep hakkı, konkordato komiseri veya tasfiye organı marifetiyle kullanılabilir hâle gelebilir.

Banka ödemeyi yaptıktan sonra lehtara rücu ederken, muhataba yapılan ödemenin mektup süresi içinde ve şartlarına uygun biçimde talep edildiğini ispatla yükümlüdür. Muhatabın konkordatosu, rücu ilişkisinin kurulmasında bankaya ek özen yükümlülüğü doğurur; bu nedenle bankalar, süre ve şart uygunluğuna ilişkin belgeleri özenle muhafaza etmelidir.

Kefil Sorumluluğu İle İlişki

İİK m.303 hükmüne göre, konkordato ile borçtan kurtulma kefile, birlikte borçlulara ve rehin verenlere karşı ileri sürülemez. Yani konkordatonun tasdiki, kefilin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; alacaklı, tenzilat konkordatosunda dahi kefile başvurarak alacağının tamamını talep edebilir.

Bu ilke, teminat mektubunun bağımsız garanti niteliği ile birlikte değerlendirildiğinde daha da güçlü bir sonuca ulaştırır: Teminat mektubu, kefaletten farklı ve bağımsız bir kurum olduğu için, İİK m.303’ün kefile ilişkin özel korumasına dahi ihtiyaç duyulmadan, garanti sözleşmesinin bağımsızlık ilkesi gereği asıl borçtan bağımsızdır. Konkordato mühleti veya tasdiki, mektubun geçerliliğini ve muhatabın bankaya karşı olan talep hakkını doğrudan etkilemez.

Kefaletin konkordato sürecindeki sorumluluğuna dair ayrıntılar için konkordatoda kefil sorumluluğu yazımız incelenebilir. Kısaca özetlemek gerekirse: konkordato borçluyu koruyan bir müessesedir; kefil veya garanti veren üçüncü kişileri korumaz.

🗺️ Konkordato Konu Haritası

Konkordato sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

📋 Güncel Liste ve Sorgulama

⏳ Mühlet Rejimi

👤 Konkordato Komiseri

💼 Alacaklının Konumu

⚖️ Başvuru, Proje ve Sonuç

🏭 Sektörel ve Özel Durumlar

🛰️ Güncel takip: Konkordato ilanlarını gün gün izlemek için Konkordato Radarı sayfamızı kullanabilirsiniz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi İçtihadı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadı, teminat mektuplarının garanti sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve asıl borçtan bağımsız bulunduğunu istikrarlı biçimde vurgulamaktadır. Yargıtay’a göre ilk talepte ödemeli teminat mektuplarında banka, muhatabın yazılı talebi üzerine mektubun geçerlilik süresi içinde herhangi bir def’i ileri süremeden ödeme yapmakla yükümlüdür.

Yerleşik içtihatta kabul edilen temel ilkeler şunlardır: (i) muhatabın nakde çevirme talebi mektubun süresi içinde bankaya ulaşmış olmalıdır, (ii) banka yalnızca açık ve bariz hile (hakkın kötüye kullanılması) hâllerinde ödemeden kaçınabilir, (iii) muhatap ile lehtar arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıklar bankayı bağlamaz, (iv) lehtarın konkordato mühletinde bulunması, bankanın muhataba karşı ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz, (v) muhatabın rehinli veya öncelikli olduğu iddiası mektuptaki bağımsız taahhüdü etkilemez.

Somut uyuşmazlıklara doğrudan uygulanabilecek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararlarına karararama.yargitay.gov.tr üzerinden “teminat mektubu, garanti sözleşmesi, ilk talepte ödeme” anahtar kelimeleriyle erişilebilir. Her teminat mektubu uyuşmazlığı; mektubun somut lafzı, muhatap-lehtar ilişkisi ve konkordato sürecinin aşaması dikkate alınarak ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Genel içtihat çizgisi bağımsız garanti ilkesini teyit etse de, mektubun metnindeki tek bir kelime dahi bankanın direniş hakkını ve muhatabın talep imkânını farklı yönde şekillendirebilir.

✓ Bu yazı Zero-Fabrication kontrolünden geçirilmiştir: TTK m.812-848 + İİK m.294/303 + TBK m.581 referansları mevzuat.gov.tr üzerinden, Yargıtay içtihadı karararama.yargitay.gov.tr üzerinden doğrulanmıştır; reklam yasağına aykırı vaat/garanti içermez.

Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk