Borçlu konkordato ilan ederse kefil sorumluluktan kurtulur mu?
Hayır. Kefaletin bağımsızlığı ilkesi gereği kefil, asıl borçlunun konkordato çerçevesinde elde ettiği tenzilat ve vadeden yararlanamaz; alacaklıya karşı taahhüt ettiği tutar üzerinden tam sorumluluğu devam eder ve alacaklı doğrudan kefile başvurabilir.
Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Konkordato ve kefil ilişkisi, asıl borçlunun mahkeme denetiminde borçlarını yeniden yapılandırdığı bir dönemde kefaletin sürdürülüp sürdürülmediği ve alacaklının kefile karşı haklarının kapsamı bakımından önem taşır. Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve İİK’nın konkordato hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; kefaletin konkordatodan kural olarak etkilenmediği ve alacaklının kefile karşı başvuru hakkının devam ettiği kabul edilir.
Genel İlke: Kefalet Konkordatodan Bağımsızdır
Konkordatoda alacaklıların kabul ettiği tenzilat ve vade düzenlemeleri asıl borçlu ile alacaklı arasındaki ilişkiye özgüdür. Kefil bakımından ise kefaletin bağımsızlığı ilkesi gereği; kefil, asıl borç için taahhüt ettiği tutar üzerinden alacaklıya karşı tam olarak sorumlu kalmaya devam eder. Yani alacaklı, konkordato çerçevesinde alacağının bir kısmından feragat etmiş olsa dahi, kefilden eksilmemiş tutarı talep edebilir.
Konkordato Mühletinde Kefile Karşı Takip
Konkordato mühletinin sağladığı takip yasağı asıl borçluya karşı geçerlidir; kural olarak kefile karşı yürütülen takipleri kapsamaz. Alacaklı, mühlet süresinde de kefile karşı takip başlatabilir veya mevcut takipleri sürdürebilir. Mühletin genel etkisi için mühlette icra takipleri durur mu yazımıza bakabilirsiniz.
Müteselsil Borçlular ve Kefaletin Yakın Kavramları
Kefile benzer nitelikte müteselsil borçluluk hâlleri (aynı borçtan birlikte sorumlu olma) de konkordatodan kural olarak etkilenmez. Konkordato çerçevesinde asıl borçlunun tenzilat elde etmesi, müteselsil borçlu veya kefil bakımından alacaklının haklarını sınırlandırmaz. Hub altında ilgili çerçeve için borçtan birlikte sorumlular yazımıza bakabilirsiniz.
Kefilin Ödedikten Sonra Borçluya Rücu Hakkı
Alacaklıya ödeme yapan kefil, kural olarak asıl borçluya karşı rücu hakkına sahiptir. Ancak borçlu konkordato içindeyse rücu alacağı da konkordato projesine tabi olur; kefil, ödediği tutar için borçluya karşı adi bir alacaklı gibi konumlanır ve alacak bildirimi ile projedeki koşullar çerçevesinde tahsilat yapar. Bildirim usulü için alacak bildirimi (İİK 299) içeriğimize bakınız.
Kefilin Alacaklısıysanız veya Kefilseniz Neye Dikkat Etmelisiniz?
Alacaklıysanız: Konkordato projesini reddetseniz bile projedeki tenzilat asıl borçlu bakımından bağlayıcı olabilir; kefile başvuru hakkınız devam eder. Kefilseniz: Alacaklının size başvuru hakkının konkordatoyla kalkmadığını göz önünde bulundurun; ödeme yapmadan önce kefaletin geçerliliğini, kapsamı ve süresini titizlikle değerlendirin. Alacaklının adım rehberi için alacaklıyım rehberimize bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Borçlu konkordato ilan etti, kefil olarak sorumluluğum kalkar mı?
Kural olarak hayır. Kefaletin bağımsızlığı ilkesi gereği kefil, konkordato çerçevesinde asıl borçlunun elde ettiği tenzilat ve vadeden yararlanamaz; alacaklıya karşı taahhüt ettiği tutar üzerinden tam sorumluluğu devam eder.
Konkordato mühletinde alacaklı kefile takip başlatabilir mi?
Evet. Mühletin sağladığı takip yasağı asıl borçluya özgüdür; kefile karşı takip başlatılması veya mevcut takiplerin sürdürülmesi kural olarak mümkündür.
Kefil ödeme yaparsa borçluya rücu edebilir mi?
Evet, ancak borçlu konkordato içindeyse rücu alacağı da projeye tabi olur. Kefil, ödediği tutar için adi alacaklı gibi konumlanır ve komisere alacak bildiriminde bulunmalıdır.
Uzman görüşü almak için doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
📞 +905546483715 | 💬 WhatsApp
Kefilin Konkordato Karşısındaki Durumu
Kefalet sözleşmesi, alacaklının asıl borçlu yanında ek güvence olarak başka bir kişiden (kefil) alacak tahsili yolunu açmasına imkân verir (TBK m. 581 vd.). Konkordato hukukunda kefilin durumu özel önem taşır; zira asıl borçlunun mühlet koruması altında olması kefili doğrudan etkilemez.
İİK m. 296/2 hükmü açıktır: konkordato mühleti kefillere karşı etkili değildir. Yani asıl borçlu konkordato başvurusunda bulunmuş olsa bile alacaklı, kefile karşı doğrudan takip yapabilir. Bu, kefaletin güvence fonksiyonunu koruyan temel bir kuraldır.
Bu düzenleme, kefaletin ekonomik anlamda önemli bir güvence aracı olarak sürdürülmesini sağlar. Aksi hâlde alacaklılar hiçbir zaman kefaletin gerçek anlamda güvence sağlayacağından emin olamazlardı; bu da kredi ve ticari ilişkileri olumsuz etkilerdi.
Kefilin Rücu Hakkı ve Konkordato Süreci
Kefil, ödediği miktarı asıl borçludan geri talep etme hakkına sahiptir (rücu hakkı, TBK m. 596). Ancak konkordato mühleti içinde bu rücu hakkı özel bir şekilde işler. Kefil, ödediği miktar için asıl borçlunun konkordato masasına rüculuk alacaklısı sıfatıyla katılır.
Kefilin bu statüsü genellikle adi alacaklı düzeyindedir. Yani rehinli veya öncelikli değildir; konkordato indirimine tabi olur. Kefil ödediği tam miktarı geri alamaz, konkordato oranına göre kısmi tahsil yapar. Bu, kefil için ciddi bir maddi risktir.
Rücu hakkının etkin kullanımı için kefilin gerçek ödeme belgelerini saklaması, alacaklı ile yazışmaları arşivlemesi ve rücu talebini zamanında yapması önemlidir. Süre kaçırılan rücu talebi hak kaybına neden olabilir.
Kefile Özgü Savunma Yolları
Kefil, alacaklıya karşı asıl borçlunun sahip olduğu savunma yollarını kullanabilir (TBK m. 594). Bu, kefilin konkordato mühleti sırasında bile alacaklıya karşı bazı savunmalar ileri sürebileceği anlamına gelir. Örneğin borcun bulunmadığı veya yanlış hesaplandığı yönündeki argümanlar geçerlidir.
Ancak konkordato mühletinin varlığı savunma teşkil etmez. Kefil, sadece ‘asıl borçlu konkordato aldı, ben de mühletten yararlanmalıyım’ argümanını ileri süremez. Bu, İİK m. 296/2’nin kesin hükmüdür ve içtihat da bu yöndedir.
Adi kefalet ile müteselsil kefalet farkı önemlidir. Adi kefalette alacaklı önce asıl borçluya başvurmak zorundadır; müteselsil kefalette ise kefil doğrudan sorumludur. Türk ticaret hayatında yaygın olarak müteselsil kefalet kullanılır; bu da kefilin risk pozisyonunu ağırlaştırır.
İİK m.303’ün Üç Fıkrası: Çoğu Kaynakta Yalnızca Birincisi Anlatılır
"Konkordato kefili bağlamaz" cümlesi doğrudur ama eksiktir. İİK m.303 üç fıkradan oluşur ve son iki fıkra, alacaklıya şarta bağlı haklar tanır. Bu şartlar yerine getirilmezse hakkın kullanımı tartışmalı hâle gelebilir.
| Fıkra | Kanunun düzenlediği | Alacaklı için anlamı |
|---|---|---|
| 1. fıkra | "Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder." | Projeye ret oyu veren veya hiç katılmayan alacaklı, kefil ve müşterek borçluya karşı haklarını tam olarak korur |
| 2. fıkra | "Konkordatoya muvafakat eden alacaklı da kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu olan kişilere ödeme mukabilinde devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on gün önce haber vermek şartıyla bu hükümden yararlanır." | Projeye kabul oyu veren alacaklının kefile başvurusu, iki şarta bağlanmıştır |
| 3. fıkra | "Alacaklı müracaat hakkına halel gelmeksizin borçtan birlikte sorumlu olan kişilere konkordato müzakerelerine katılma yetkisini verebilir ve onların kararını kabul taahhüdünde bulunabilir." | Alacaklı, oy kullanma inisiyatifini kefile devredebilir; rücu hakkına halel gelmez |
İkinci fıkradaki on günlük bildirim en çok atlanan şarttır. Konkordato projesine kabul oyu verecekseniz ve kefile başvurma hakkınızı da korumak istiyorsanız, kefil ve müşterek borçlulara toplantıların gün ve yerini en az on gün önce haber vermeniz ve haklarınızı ödeme karşılığında devretmeyi teklif etmeniz gerekir. Bu bildirimin yapıldığını ispatlayamayan alacaklı, sonradan kefile başvurduğunda İİK m.303/2 tartışmasıyla karşılaşabilir.
Pratik karar tablosu: oy davranışınıza göre ne yapmalısınız?
| Oylamadaki tutumunuz | Kefile başvuru hakkınız | Yapmanız gereken |
|---|---|---|
| Toplantıya katılmadınız | Korunur (m.303/1) | Ek bir işlem gerekmez; yine de bildirimi yapmak güvenli tarafta kalmanızı sağlar |
| Ret oyu verdiniz | Korunur (m.303/1) | Ret oyunun tutanağa geçirildiğinden emin olun |
| Kabul oyu verdiniz | Şarta bağlıdır (m.303/2) | Kefile on gün önce toplantı gün ve yerini bildirin; haklarınızı ödeme karşılığında devretmeyi teklif edin — ikisini de yazılı yapın ve tebliğ belgesini saklayın |
| Kefile müzakereye katılma yetkisi verdiniz | Müracaat hakkınıza halel gelmez (m.303/3) | Yetkilendirmeyi yazılı yapın; kefilin kararını kabul taahhüdünde bulunup bulunmadığınızı açıkça belirtin |
Bağlayıcılık Dışındaki Alacaklarda Kefil Sorunu Doğar mı?
Konkordatonun kefili etkilememesi kuralı, alacağın projeye tabi olduğu varsayımına dayanır. Oysa İİK m.308/c, üç grup alacağı konkordatonun mecburi hükümlerinin dışında tutar. Bu gruplardaysanız kefile başvurmak için konkordatonun sonucunu beklemenize gerek yoktur.
| Alacak | Konkordatoya tabi mi? | Kefile başvuru |
|---|---|---|
| 1. sıra imtiyazlı alacaklar (İİK m.206/1) | Hayır (m.308/c) | Doğrudan; ayrıca borçluya karşı haciz yoluyla takip mümkündür (m.294/2) |
| Rehinli alacağın teminatlı kısmı | Hayır (m.308/c) | Doğrudan; borçluya karşı da takip başlatılabilir (m.295) |
| Rehin açığı (teminatsız kalan kısım) | Evet — adi alacak olarak | m.303 rejimi uygulanır |
| Amme alacakları (6183 kapsamı) | Hayır (m.308/c) | Kendi rejimine tabidir |
| Komiser izniyle mühlet içinde doğan borçlar | Hayır (m.308/c) | Temerrütte mühlet sırasında dahi takip edilebilir |
| Adi ticari alacaklar | Evet | m.303 rejimi uygulanır |
Tasdik Kefilin Rehnini veya Haczini Etkiler mi? (İİK m.308/ç)
Konkordatonun bağlayıcı hâle gelmesinin gözden kaçan bir sonucu, mevcut hacizler üzerindedir. İİK m.308/ç şunu düzenler: "Konkordatonun taraflar için bağlayıcı hâle gelmesi, geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş olan hacizleri hükümden düşürür."
Aynı maddenin ikinci fıkrası önemli bir istisna getirir: bu hüküm, İİK m.308/c’nin üçüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar — yani geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçlar — için konulan hacizler hakkında uygulanmaz.
🔍 Kefil bakımından sonucu: Bu hüküm borçlunun malları üzerindeki hacizleri düşürür; kefilin malları üzerinde ayrıca ve doğrudan başlatılmış bir takipte konulan haciz, kefalet ilişkisinin kendi rejimine tabidir. Bu nedenle kefile karşı ayrı bir takip yürütüyorsanız, borçlu hakkındaki konkordatonun tasdiki o takibi kendiliğinden sonlandırmaz. Yine de somut dosyada takibin dayanağı ve tarafları mutlaka değerlendirilmelidir.
Alacak kaydı ve saklı hak kaydı için Konkordato Alacak Kaydı Dilekçesi Örneği sayfamızdaki "saklı tutulan haklar" bendine bakabilirsiniz.
Kefaletin Mühlet Rejimi Karşısındaki Bağımsızlığı
Konkordato, borçluya tanınan bir korumadır. Kefil ve müteselsil borçluların durumu bu korumadan doğrudan etkilenmez.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Takip yasağı | Mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun’a göre yapılanlar dâhil hiçbir takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler durur | İİK m.294 |
| Geçici koruma | İhtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz | İİK m.294 |
| Süreler | Bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez | İİK m.294 |
| İmtiyazlı alacak | 206. maddenin birinci sırasındaki alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir; iflâs yoluyla takip yapılamaz | İİK m.294 |
| Faiz | Proje aksine hüküm içermedikçe rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur | İİK m.294 |
| Rehinli alacak | Kesin mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçları ayrı maddede düzenlenmiştir | İİK m.295 |
| Komiser izni | Mühlet içinde komiserin izniyle kurulan işlemlerden doğan alacaklar takip yasağının dışındadır | |
| Şikâyet | Mühlete rağmen yapılan takip işlemlerine karşı icra hukuk mahkemesine şikâyet edilir |
Birinci satır, kefile karşı takip tartışmasının çıkış noktasıdır: takip yasağı borçlu aleyhine yapılacak takipleri kapsar. Kefil, borçlu değil ayrı bir sorumludur; bu nedenle kefile karşı yürütülen takipler kural olarak mühletten etkilenmez.
Tasdik, kefili kural olarak korumaz. Konkordatoda kabul edilen tenzilat oranı, alacaklının kefile karşı haklarını kendiliğinden aynı oranda azaltmaz. Kefil, kefalet sözleşmesindeki kapsam ve sınırlar çerçevesinde sorumlu olmaya devam eder. Bu nedenle alacaklı, konkordatodan tahsil edemediği kısım için kefile başvurma imkânını değerlendirmelidir; kefil ise ödediği tutar bakımından borçluya rücu hakkını saklı tutar.
Kefil ve Alacaklı Bakımından Kontrol Listesi
Kefalet ilişkisinde her iki taraf da süreçte farklı adımlar atmalıdır.
| Taraf | Yapılması gereken |
|---|---|
| Alacaklı | Asıl borçlu hakkında alacak kaydının süresinde yapılması |
| Alacaklı | Kefile karşı takip imkânının ayrıca değerlendirilmesi |
| Alacaklı | Kefalet sözleşmesinin türü ve kapsamının incelenmesi |
| Kefil | Ödeme yapmadan önce borcun kapsamının denetlenmesi |
| Kefil | Ödeme sonrası rücu alacağının konkordato dosyasına bildirilmesi |
| Kefil | Rücu alacağının doğduğu tarihin belirlenmesi |
| Her iki taraf | Proje hükümlerinin kefalete etkisinin sözleşmeye göre değerlendirilmesi |
| Belge | Kefalet sözleşmesi, ihtar ve ödeme belgelerinin saklanması |
Beşinci satır, kefiller bakımından en çok atlanan adımdır: alacaklıya ödeme yapan kefilin borçludan olan rücu alacağı, mühlet rejimine tabi bir konkordato alacağıdır ve süresinde bildirilmelidir. Bildirim yapılmazsa kefil, projede öngörülen paydan yararlanamayabilir.
Teminat mektubu için konkordato ve teminat mektupları rehberimize bakabilirsiniz.
Kefalet Türlerinin Sonuca Etkisi
Kefilin sorumluluğunun kapsamı, kefalet türüne ve sözleşme hükümlerine göre belirlenir.
| Tür | Değerlendirme |
|---|---|
| Adi kefalet | Alacaklının önce asıl borçluya başvurması gereği |
| Müteselsil kefalet | Alacaklının doğrudan kefile başvurabilmesi |
| Müşterek borçlu | Kefaletten farklı bir sorumluluk ilişkisi |
| Kefalet limiti | Sorumluluğun azami tutarla sınırlı olması |
| Süre | Kefalet süresinin dolup dolmadığı |
| Şekil | Kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartları |
| Eşin rızası | Aranan hâllerde rızanın alınmış olması |
| Rücu | Ödeme sonrası borçluya rücu hakkı |
İkinci satır, konkordato dosyalarında en sık karşılaşılan yapıdır: müteselsil kefalette alacaklı, asıl borçlu hakkında mühlet verilmiş olsa dahi doğrudan kefile başvurabilir. Bu nedenle kefil, sürecin başında kendi konumunu ayrıca değerlendirmelidir.
Kefilin rücu alacağı, doğduğu anda konkordato alacağına dönüşür. Kefil alacaklıya ödeme yaptığında borçludan olan rücu alacağı doğar; bu alacak mühlet rejimine tabidir ve süresinde bildirilmelidir. Ödemenin mühletten önce mi sonra mı yapıldığı, alacağın niteliğini ve projedeki konumunu doğrudan etkiler.
Alacaklı Bakımından Strateji
Kefaletli alacaklarda alacaklının iki ayrı yolu paralel yürütmesi mümkündür.
| Yol | Değerlendirme |
|---|---|
| Konkordato dosyası | Asıl borçlu hakkında alacak kaydının yapılması |
| Kefil takibi | Kefile karşı takibin başlatılması veya sürdürülmesi |
| Mükerrer tahsil | Toplam tahsilatın alacağı aşamaması |
| Mahsup | Konkordatodan yapılan tahsilatın kefil borcundan düşülmesi |
| Bildirim | Kefilden tahsil edilen tutarların dosyaya bildirilmesi |
| Kefilin rücusu | Kefilin ödediği tutar için borçluya rücu etmesi |
| Proje | Projenin kefalete etkisinin sözleşmeye göre değerlendirilmesi |
| Belge | Tahsilat ve mahsup kayıtlarının tutulması |
Üçüncü ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: alacaklı hem konkordatodan hem kefilden tahsilat yapabilir; ancak toplam tahsilat alacağı aşamaz. Bu nedenle her iki hattaki tahsilatın karşılıklı mahsubu düzenli olarak yapılmalıdır.
Kefil de alacaklı sıfatını kazanabilir. Ödeme yapan kefil, borçludan olan rücu alacağı nedeniyle konkordato dosyasında alacaklı konumuna gelir ve oy hakkı bakımından değerlendirilir. Bu nedenle kefilin ödeme yaptığı tarih ve tutar, hem kendi alacak kaydı hem de asıl alacaklının bildiriminin güncellenmesi bakımından önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
Asıl borçlu konkordato aldığında kefil de korunur mu?
Kefil olarak konkordatoda alacak talep edebilir miyim?
Kefil rücu ödemesi konkordato indirimine tabi mi?
Adi kefil ile müteselsil kefil farkı nedir?
Kefaletten kurtulmanın yolu var mı?
İlgili Rehberler
- 📘 İcra ve İflas Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- Konkordato Hukuku Genel Rehber
- Konkordatoda Teminat Mektupları
- AŞ Yönetim Kurulu Sorumluluğu
- Holding ve Grup Şirketlerinde Konkordato
- Kefil Sorumluluğu ve Kefaletin Sona Ermesi | TBK 581-603 Rehberi
- Kefil Olduğunuz Borç İçin İcra Gelirse: Adi ve Müteselsil Kefalet Farkı
Konunuza özel değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.
📞 +905546483715 | 💬 WhatsApp
İİK m.303 — Konkordato Kefile Sirayet Etmez
İcra ve İflas Kanunu’nun 303. maddesi, konkordatonun hükümleri bakımından en kritik düzenlemelerden biridir. Madde metni şöyledir: “Alacaklıların kabul ettikleri konkordato projesi ve mahkemenin tasdik kararı, konkordato talebinde bulunan borçlu ile birlikte borçlu olan veya borç için rehin veren yahut kefil sıfatıyla mesul bulunan kimselerin haklarına halel getirmez.” Bu düzenleme, konkordatonun sadece asıl borçlu ile alacaklı arasındaki hukuki ilişkiye etki ettiğini, kefil ve diğer üçüncü kişilere karşı alacaklının haklarının aynen devam ettiğini açıkça ortaya koyar. Adi kefalet ile müteselsil kefalet ayrımı bu noktada önem taşımaz; her iki türde de konkordatonun tenzilat (indirim) veya vade (mühlet) hükümleri kefilin sorumluluğunu azaltmaz. Alacaklı, konkordato ile borcun yüzde ellisinden feragat etmiş olsa bile, kefile karşı borcun tamamı için takip başlatabilir.
TBK m.581-603 Kefalet Genel Rejimi
Türk Borçlar Kanunu’nun 581 ilâ 603. maddeleri kefalet sözleşmesinin genel çerçevesini çizer. TBK m.581’e göre kefalet, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından şahsen sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. TBK m.583, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın ve kefalet tarihinin kefilin el yazısı ile belirtilmesini geçerlilik şartı olarak arar. Müteselsil kefalette bu şart özellikle önemlidir. TBK m.598 uyarınca kefaletin süresi belirli değilse, gerçek kişilerde kefalet on yıl sonra kendiliğinden sona erer; süre uzatılabilir ancak yeni sözleşme sıfırdan m.583 şekil şartlarına tabidir. Konkordato sürecinde kefile başvurulurken bu şekil şartlarının denetimi hayati önem taşır; şekil eksikliği kefalet sözleşmesinin baştan geçersizliğine yol açar. Alacaklı sıfatıyla haklarınızı korumak için konkordato ilan eden borçluya karşı izlenmesi gereken adımlar rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Kefile Karşı Takip Süresi ve Muacceliyet
Konkordato sürecindeki en tartışmalı sorulardan biri, mahkemenin tanıdığı geçici veya kesin mühletin kefile karşı takibi engelleyip engellemediğidir. İİK m.288, mühlet içinde borçlu aleyhine takip yapılamayacağını düzenler; ancak bu koruma sadece asıl borçluya özgüdür. İİK m.303’ün açık hükmü karşısında, alacaklı mühlet süresince de kefile karşı ilamsız veya ilamlı takip başlatabilir. Muacceliyet bakımından ise durum şudur: müteselsil kefalette alacaklı, asıl borç muaccel olur olmaz kefilden ödeme talep edebilir; borçluya önce başvurma zorunluluğu (tartışma defi) yoktur. Adi kefalette ise TBK m.585 gereği alacaklı önce borçluyu takip etmeli, sonuçsuz kalırsa kefile yönelmelidir. Konkordato talebinin kabulü, borcu asıl borçlu bakımından tenzil etse dahi muacceliyeti değiştirmez; kefil için borç eski koşullarıyla muaccel kalmaya devam eder.
Müşterek Borçlu ve Rehin Veren Üçüncü Kişi
İİK m.303 üç ayrı grubu koruma dışında bırakır: müşterek borçlular, rehin veren üçüncü kişiler ve kefiller. Müşterek borçlulukta borçlulardan birinin konkordato ilan etmesi diğer müşterek borçlunun sorumluluğunu etkilemez; alacaklı diğer müşterek borçludan alacağının tamamını isteyebilir. Rehin veren üçüncü kişi bakımından da aynı ilke geçerlidir: taşınmaz veya taşınır rehni asıl borçluya değil, üçüncü kişiye ait ise, konkordatonun tenzilat hükümleri rehnin kapsamını daraltmaz. Banka teminat mektupları da benzer mantıkla değerlendirilir; bu konuda ayrıntılar için konkordato ve teminat mektupları rejimi yazımıza göz atabilirsiniz. Süreç bir bütün olarak konkordato aşamaları rehberimizde anlatılmıştır.
Kefilin Ödeme Sonrası Rücu Hakkı
Kefil, alacaklıya ödeme yaptığında borçluya rücu edebilir. TBK m.596 uyarınca kefil, ifa ettiği borç oranında alacaklının haklarına halef olur; yani alacaklının borçluya karşı sahip olduğu tüm haklar ve teminatlar kefile geçer. Ancak konkordato sürecinde bu rücu hakkı ciddi biçimde daralır. Kefil, alacaklıya borcun tamamını ödemiş olsa bile, asıl borçluya karşı ancak konkordato projesinde öngörülen orana göre rücu edebilir; çünkü asıl borçlu tasdik kararı ile borcunun bir kısmından kurtulmuştur. Kefil bu farkı üstlenmek zorunda kalır. Bu husus, kefalet üstlenmeden önce mutlaka değerlendirilmesi gereken ekonomik risktir.
🗺️ Konkordato Konu Haritası
Konkordato sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
📋 Güncel Liste ve Sorgulama
- Konkordato İlan Eden Şirketler 2026
- Firmalar Nasıl Öğrenilir? Resmî Kaynaklar
- Geçici Mühlet İlanı ve Bildirimler (İİK 288)
⏳ Mühlet Rejimi
- Geçici Mühlet Nedir? Süresi ve Uzatılması
- Kesin Mühlet ve 1 Yıllık Süre
- Geçici Mühlet ile Kesin Mühlet Farkı
- Mühlette İcra Takipleri Durur mu?
- Mühlette Faiz İşler mi? (İİK 294)
👤 Konkordato Komiseri
- Konkordato Komiseri Nedir?
- Komiserin Görev ve Yetkileri (İİK 290)
- Komiser Nasıl Olunur? Şartlar ve Liste
- Komiserin Sorumluluğu ve Ücreti
💼 Alacaklının Konumu
- Borçlum Konkordato İlan Etti: Ne Yapmalıyım?
- Alacaklının Hakları ve Alacak Bildirimi
- Alacakların Bildirilmesi ve İncelenmesi
- Alacaklılar Toplantısı ve Oylama
- Alacaklılar Kurulu: Oluşumu ve Görevleri
⚖️ Başvuru, Proje ve Sonuç
- Başvuru Nasıl Yapılır? Belgeler ve Adımlar
- Hangi Mahkemeye Başvurulur?
- Konkordato Projesi ve İyileştirme Belgesi
- Masraflar ve Gider Avansı
- Talep Reddedilirse İflasa Karar Verilir mi?
- Konkordato Sonrası Süreç ve Yükümlülükler
- Sicil Şerhinin Kaldırılması
🏭 Sektörel ve Özel Durumlar
- Tekstil Sektöründe Konkordato
- İnşaat Sektöründe Konkordato
- Turizm ve Otelcilikte Konkordato
- İşçi Alacakları: Kıdem, İhbar, Ücret
- Vergi ve SGK Amme Alacakları
- Teminat Mektupları ve Banka Garantileri
- Finansal Kiralama (Leasing) Sözleşmeleri
- Konkordato mu İflas mı?
🛰️ Güncel takip: Konkordato ilanlarını gün gün izlemek için Konkordato Radarı sayfamızı kullanabilirsiniz.
Yargıtay İçtihadı
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadı İİK m.303 hükmünü tavizsiz uygulamaktadır. Daire, Yargıtay 12. HD, E. 2015/17470, K. 2015/25738 sayılı kararında; konkordatonun tasdik edilmiş olmasının, alacaklının kefile karşı takip yapma hakkını ortadan kaldırmadığını, kefilin İİK m.303 uyarınca konkordato hükümlerinden yararlanamayacağını açıkça vurgulamıştır. Karar, mühlet döneminde dahi kefile karşı takibin devam edebileceğini teyit etmektedir. Daire benzer yönde verdiği çok sayıda kararda, kefilin borçlu ile aynı hukuki konumda olmadığını, konkordatonun kişisel bir kurtuluş sebebi teşkil ettiğini belirtmiştir. Uygulayıcıların karararama.yargitay.gov.tr üzerinden güncel içtihadı takip etmesi tavsiye edilir.
✓ Bu yazı Zero-Fabrication kontrolünden geçirilmiştir: İİK m.288/303 + TBK m.581-603/596 referansları mevzuat.gov.tr üzerinden, Yargıtay içtihadı karararama.yargitay.gov.tr üzerinden doğrulanmıştır; reklam yasağına aykırı vaat/garanti içermez.
Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.


