Konkordato Süreci: Başvurudan Tasdike Tüm Aşamalar (İİK m.285-309)
13 Mart 2026

Konkordato Süreci: Başvurudan Tasdike Tüm Aşamalar (İİK m.285-309)

Konkordato; mali durumu bozulan ancak iyileşme umudu bulunan borçluların, alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yapılandırdığı bir hukuki yoldur.

10 Saniyede Hukuk · İcra ve İflas Hukuku

Konkordato tam olarak nedir?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

Aşamalar

Süreç; ön proje sunumu, geçici ve kesin mühlet kararları ile alacaklılarla müzakere ve mahkeme onayı gibi aşamalardan oluşur.

🧮 Kendi dosyanızın takvimini çıkarmak için: Konkordato Mühlet Takvimi ve Nisap Aracı ile karar tarihinden itibaren tüm süreleri ve nisabı ücretsiz hesaplayabilirsiniz.

Koruma

Mühlet süresince borçluya karşı kural olarak yeni takip yapılamaz; mevcut takipler durur. Bu, borçluya nefes alma imkânı tanır.

Önemi

İflasa alternatif olarak, işletmenin sürdürülmesini hedefleyen bir çözümdür.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Uzman görüşü almak için doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp

Konkordato Sürecinin Genel Yapısı

Konkordato süreci, borçlunun ödeme aczini geri döndürülebilir hâle getirme amacına yönelik yapılandırılmış bir hukuki mekanizmadır. Süreç, İcra ve İflas Kanunu m. 285-309 hükümlerinde düzenlenmiş olup dört ana aşamadan oluşur: başvuru, mühlet, tasdik ve uygulama.

Sürecin genel yapısı, alacaklı-borçlu çatışmasını hukuki bir çerçevede çözmeyi hedefler. Borçlu tek taraflı karar alamaz; alacaklılar da bireysel hakları kullanamaz. Sürecin her aşaması mahkeme denetimi altındadır; bağımsız komiser gözetimi ile şeffaflık sağlanır.

Sürecin başarı ihtimali birden çok faktöre bağlıdır. Bunlar arasında; borçlunun iyi niyeti ve iş birliği, projenin gerçekçi olması, alacaklıların çoğunluğunun katılımı, sektörel dinamikler ve makroekonomik koşullar sayılabilir. Uygulamada süreç ortalama 18-24 ay sürer.

Aşama Aşama Süreç Detayları

İlk aşama başvuru ve geçici mühlettir. Borçlu, asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurur (İİK m. 285). Belgeler eksiksiz ise mahkeme 3 aylık geçici mühlet verir; 2 ay uzatılabilir. Geçici komiser atanır, alacaklılar bilgilendirilir.

İkinci aşama kesin mühlettir (İİK m. 289). Geçici mühlet sonunda konkordatonun başarı ihtimali görülüyorsa 1 yıl süreli kesin mühlete karar verilir; 6 ay uzatılabilir. Bu süreçte alacaklılar toplantısı düzenlenir, konkordato projesi hazırlanır ve oylanır.

Üçüncü aşama tasdik davasıdır (İİK m. 305). Kabul edilen konkordato projesi mahkeme tarafından incelenir. Çift çoğunluk sağlanmışsa ve proje uygulanabilir bulunursa tasdik kararı verilir. Son aşama proje uygulamasıdır: tasdik sonrası ödemeler ve yükümlülükler yerine getirilir.

Süreçte Rol Alan Aktörler

Süreçte birden çok aktör rol alır. Borçlu: konkordato başvurusunu yapan, projeyi sunan ve yükümlülükleri yerine getiren taraftır. Alacaklılar: konkordatoya taraf olan, oy kullanan ve tasdik sonrası ödeme alan taraflardır.

Mahkeme (asliye ticaret): sürecin resmi denetleyicisidir. Başvuruyu inceler, mühlet ve tasdik kararlarını verir, uyuşmazlıkları çözer. Komiser: mahkeme tarafından atanan bağımsız organdır. Borçlunun faaliyetlerini denetler, alacakları değerlendirir, mahkemeye rapor sunar.

Diğer aktörler arasında alacaklılar kurulu (büyük alacaklıların temsili), SMMM/YMM (makul güvence raporu), avukatlar (borçlu ve alacaklı temsili) ve bilirkişiler (özel uzmanlık gereken değerlendirmeler) sayılabilir. Her aktörün rolü hukuki bir sistemde eşgüdümlü olarak yürütülür.

Mühletin Alacaklılar Bakımından Sonucu: Takip Yasağı ve Sınırları

Konkordato sürecinin alacaklı tarafında yarattığı en somut etki mühletle birlikte doğar. İİK m.294/1 kuralı geniş tutar: mühlet içinde borçlu aleyhine, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.

Amme alacaklarının da kapsama alınmış olması, uygulamada en çok yanlış bilinen noktalardan biridir: vergi dairesi ya da SGK, mühlet süresince borçlu aleyhine takip yapamaz. Kamu alacaklarının konkordatoya tabi olup olmadığı ise ayrı bir tartışmadır; ayrıntısı konkordatoda kamu (vergi ve SGK) alacakları sayfamızdadır.

Yasağa aykırı işlemler geçersizdir. Mühletten haberdar olmayan bir alacaklının bu dönemde başlattığı takip veya koydurduğu haciz hüküm doğurmaz. Yasak, mühletten önce doğmuş tüm alacaklar bakımından geçerlidir; mühlet içinde komiserin izniyle kurulan sözleşmelerden doğan alacaklar ise kapsam dışındadır.

Takip yasağının işleyişi için konkordato mühletinde icra takipleri durur mu (İİK 294), faizin durumu için konkordato mühletinde faiz işler mi sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Takip Yasağının İki İstisnası

Yasak mutlak değildir; kanun iki önemli kapı bırakmıştır.

Birinci istisna — rehinli alacaklar (İİK m.295). Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış takiplere devam edilebilir. Ancak bu takipte muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli mal satılamaz. Yani rehinli alacaklı takibi ilerletip alacağını kesinleştirebilir, fakat malı paraya çeviremez.

Bu kuralın da bir istisnası vardır: rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyorsa ya da malın kıymeti düşecek veya muhafazası masraflı olacaksa, İİK m.297/2’deki usule göre satışına izin verilebilir (m.295/2). Satıştan elde edilen gelirden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır. Rehinli alacakların yapılandırılması için ayrıca rehinli alacaklılarla müzakere ve yapılandırma (İİK 308/h) sayfamıza bakınız.

İkinci istisna — birinci sıra imtiyazlı alacaklar. İİK m.206’nın birinci sırasında yer alan alacaklar için mühlet içinde de haciz yoluyla takip yapılabilir ve daha önce başlamış takiplere devam edilebilir. Bu sıra, işçilerin iş ilişkisinden doğan alacaklarını kapsadığından, uygulamada işçi alacakları bakımından önem taşır.

Mühletin Borçlu Bakımından Sonucu: Yönetim Sizde Kalır, Ama Sınırlı

Konkordatoyu iflastan ayıran temel özellik burada görünür: borçlu işletmesinin başında kalır. İİK m.297 uyarınca borçlu, komiserin gözetimi altında işlerine devam edebilir.

Ancak bu serbestlik koşulludur. Ticaret mahkemesi, mühlet kararı verirken veya mühlet içinde, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izniyle yapılmasına, hatta borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetlerini yürütmesine karar verebilir.

Bunun ötesinde, mahkemenin izni dışında borçlunun kesinlikle yapamayacağı işlemler vardır: rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmazını ve işletmenin devamlı tesisatını devredemez ve takyit edemez, ivazsız tasarrufta bulunamaz. Bu yasaklara aykırı olarak yapılan işlemler hükümsüzdür — yani sonradan iptal edilmesi gerekmez, baştan hüküm doğurmaz.

Alacaklı tarafından bakıldığında bu, izlenmesi gereken bir alandır: borçlunun mühlet içinde yaptığı devir ve teminat işlemleri hükümsüzlük yönünden sorgulanabilir. Ayrıntı için mühletin borçlu bakımından sonuçları (İİK 297) sayfamıza bakabilirsiniz.

Süreç Ortada Kesilebilir: Mühletin Kaldırılması ve İflas

Kesin mühlet verilmiş olması sürecin tasdike kadar güvenle ilerleyeceği anlamına gelmez. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı mühlet içinde anlaşılırsa mahkeme, komiserin raporu üzerine mühleti kaldırabilir; borçlu iflasa tabi kişilerdense ve şartları varsa doğrudan iflasına karar verilebilir (İİK m.292).

Bu ihtimal, alacaklı bakımından süreci pasif izlememeyi gerektirir: komiser raporlarındaki olumsuz sinyaller, ödeme takviminde erken sapmalar ve tasarruf yasağına aykırı işlemler, iflas ihtimaline karşı önceden konumlanmayı sağlar. Ayrıntı için konkordato talebi reddedilirse iflasa karar verilir mi (İİK 292) sayfamıza bakınız.

Tasdik Aşaması: Mahkeme Neye Bakar?

Alacaklılar toplantısında gerekli çoğunluk sağlansa dahi konkordato kendiliğinden yürürlüğe girmez; mahkemenin tasdiki gerekir. Mahkeme yalnızca oy sayısına bakmaz.

Tasdik incelemesinde ağırlıklı olarak şu sorular yanıtlanır: teklif edilen ödeme, borçlunun kaynaklarıyla orantılı mı? Alacaklıların eline geçecek tutar, iflas hâlinde geçecek tutardan daha iyi mi (karşılaştırma tablosunun işlevi budur)? Projede alacaklılar arasında eşitlik ilkesine aykırılık var mı? Kanunun aradığı teminat sağlanmış mı?

Mahkeme komiserin raporunu esas alır ancak raporla bağlı değildir; çoğunluğun sağlanıp sağlanmadığını ve tasdik şartlarını kendiliğinden araştırır. Tasdik şartlarının tamamı için konkordatonun tasdiki şartları (İİK 305) sayfamıza bakabilirsiniz.

Süreç Ne Kadar Sürer? Kanuni Süre Tavanları

Konkordato süresi belirsiz değildir; kanun her aşama için tavan koyar.

Geçici mühlet: üç ay. Mahkeme gerekli görürse en fazla iki ay daha uzatabilir — toplam beş ay.

Kesin mühlet: bir yıl. Güçlük arz eden özel durumlarda komiserin gerekçeli raporu ve talebi üzerine altı aya kadar uzatılabilir — toplam on sekiz ay.

Buna tasdik yargılaması ve kanun yolu aşamaları eklendiğinde, başvurudan kesinleşmiş tasdik kararına kadar geçen sürenin pratikte iki yıla yaklaşabildiği görülür. Ödeme takvimi ise tasdik kararıyla başlar ve projede öngörülen vadeye yayılır; bu aşama kanuni mühlet süresinin dışındadır.

Alacaklı bakımından bu takvimin anlamı şudur: alacağınız iki yıla yakın süre boyunca takip edilemez durumda kalabilir, ancak zamanaşımı ve hak düşürücü süreler bu dönemde işlemediği için hak kaybı doğmaz.

Süreci Konu Konu İnceleyin

Bu sayfa konkordato sürecinin bütününü verir. Her aşamanın hukuki ayrıntısı için ilgili rehberlerimize geçebilirsiniz:

Başvuru aşaması: konkordato şartları ve başvuruya eklenecek belgeler
Süreci yürüten aktör: konkordato komiseri: görevleri ve yetkileri
Alacaklı olarak yapmanız gerekenler: konkordatoda alacaklının hakları ve alacak bildirimi
Mühletin etkileri: icra takipleri durur mu (İİK 294) · borçlu bakımından sonuçlar (İİK 297) · faiz işler mi
Özel alacak grupları: rehinli alacaklılar (İİK 308/h) · kamu alacakları
Sonuç aşaması: tasdik şartları (İİK 305) · talebin reddi ve iflas (İİK 292)

Konkordato Türlerinin 2026 Uygulaması

Türk hukukunda İİK m. 285 ve devamı ile düzenlenen konkordato temel olarak iki ana türde uygulanır. Adi konkordato (İİK m. 285-308), borçlunun tacir olup olmaması fark etmeksizin en yaygın kullanılan türdür. Malvarlığının terki suretiyle konkordato (İİK m. 309/a-l) ise borçlunun malvarlığının bir kısmını veya tamamını alacaklılara devrederek gerçekleştirilir.

Bunlara ek olarak tenzilat konkordatosu (borçların indirimi), vade konkordatosu (borçların ötelenmesi) ve karma konkordato (hem indirim hem vade) uygulama şekilleri de vardır. Hangi türün seçileceği borçlunun mali yapısı, faaliyet alanı ve alacaklı profiline göre belirlenir.

2026 uygulamasında dijitalleşme ve uzaktan takip sistemleri konkordato süreçlerine hız kazandırmıştır. UYAP üzerinden başvuru, elektronik alacaklı bildirimi ve online alacaklılar toplantısı imkânları mevcuttur. Bu, özellikle çok sayıda alacaklıya sahip büyük ölçekli konkordatolarda kritik avantaj sağlar.

Alacaklılar Toplantısı ve Oylama Süreci

Kesin mühlet aşamasında alacaklılar toplantısı düzenlenir (İİK m. 302). Alacaklılara komiser tarafından bildirim yapılır; toplantıya katılım veya vekil aracılığıyla oy kullanma mümkündür. Toplantıda konkordato projesi tartışılır ve oya sunulur.

Konkordatonun kabulü için çift çoğunluk aranır: alacaklı sayısının yarısından fazlası ve alacak tutarının en az yarısı olumlu oy vermelidir. Alacaklı sayısı olarak kayıtlı tüm alacaklılar değil, toplantıya katılan (veya vekaletle temsil edilen) alacaklılar hesaba katılır.

Oylama sonrası komiser tasdik raporu hazırlar ve mahkemeye sunar. Mahkeme, projenin gerçekleşme olasılığını, alacaklı çoğunluğunun sağlanıp sağlanmadığını ve muvazaa/kanunsuz işlem olup olmadığını değerlendirir. Değerlendirme sonucu tasdik veya red kararı verir. Tasdik hâlinde konkordato hukuki kesinlik kazanır.

Kanun Yolu Süreleri 2024’te Değişti: On Gün Değil, İki Hafta

Konkordato dosyalarında en çok hak kaybı doğuran bilgi hatası budur. İnternette ve 2024 öncesine ait kaynaklarda geçen “on gün” süresi artık geçerli değildir.

7499 sayılı Kanun (8. Yargı Paketi), İcra ve İflas Kanunu’nda kanun yoluna başvuru sürelerini düzenleyen dokuz maddeyi birden değiştirmiş ve tamamında “on gün” ibaresini “iki hafta” yapmıştır:

Konkordato bakımından: konkordato talebi hakkında verilen kararlar (m.308/a-1), konkordatonun kısmen feshine ilişkin kararlar (m.308/e-2), kesin mühlet talebi sonucunda hakkında iflas kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebinin reddi kararları (m.293/2) ve fevkalade mühlet hâlleri (m.320/1).

İflas bakımından: iflas davası neticesinde verilen kararlar (m.164/2), iflasın kaldırılması (m.182/2) ve iflasın kapanması (m.254/4).

İcra bakımından: icra mahkemesi kararları (m.363) ve icra mahkemesinin verdiği tazyik ile disiplin hapsine ilişkin kararlar (m.353/1).

Geçiş kuralı nettir: bu düzenlemeler 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlar bakımından eski hükümler işlemeye devam eder. Dolayısıyla eski tarihli bir karara ilişkin içtihat okurken görülen “on gün”, o kararın dönemine göre doğrudur; bugünkü dosyanıza uygulanmaz.

Sürenin başlangıcı taraf değiştirir: borçlu ve konkordato talep eden alacaklı bakımından süre kararın tebliğinden, itiraz eden diğer alacaklılar bakımından ise tasdik kararının ilanından işlemeye başlar. Bu ayrım, itiraz eden alacaklı için ilan takibini zorunlu kılar.

Konkordatoda alacaklının hangi aşamada ne yapabileceği için konkordatoda alacaklının hakları, başvuru ve şartlar için konkordato şartları ve başvuru, sürecin bütünü için konkordato süreci: mühlet, komiser ve tasdik sayfalarımıza bakabilirsiniz. Son dönem mevzuat değişikliklerinin karşılaştırması için 12. Yargı Paketi ve icra-iflas değişiklikleri sayfamız da incelenebilir.

Tasdike Kadar İşleyen Aşamalar

Mühlet verildikten sonra izlenecek aşamalar kanunda sıralanmıştır.

Tasdik rejimi
AşamaKuralDayanak
Alacak kaydıAlacakların komisere bildirilmesiİİK m.299
İtirazKaydedilen alacaklara itirazİİK m.300
ToplantıAlacaklılar toplantısıİİK m.301
NisapOy hesabı ve komiserin raporuİİK m.302
DuruşmaTasdik duruşmasının yapılmasıİİK m.304
ŞartlarTasdik için aranan şartlarİİK m.305
KararTasdik veya ret kararıİİK m.308
FesihBireysel veya tamamen fesihİİK m.308/e, m.308/f

Dördüncü ve altıncı satırlar birlikte okunmalıdır: nisabın sağlanması tek başına yeterli değildir; tasdik için kanunda aranan şartların da gerçekleşmesi gerekir.

Tasdik olumsuz oy verenleri de bağlar. Mahkemece tasdik edilen konkordato, projeye olumsuz oy vermiş veya hiç oy kullanmamış alacaklıları da kural olarak bağlar (İİK m.308/c). Rehinle temin edilmiş alacaklar bakımından ise kanunda özel düzenleme bulunur.

Konkordato ile İflasın Karşılaştırması

İki kurum aynı Kanun içinde düzenlenmiş olmakla birlikte farklı amaçlara hizmet eder.

Karşılaştırma
ÖlçütKonkordatoİflas
AmaçFaaliyetin sürdürülmesiMalvarlığının tasfiyesi
DayanakİİK m.285 vd.İİK m.155 vd.
MühletGeçici ve kesin mühletSöz konusu olmaması
TakiplerMühlette durması (İİK m.294)Bireysel takiplerin düşmesi
OrganKomiser (İİK m.290)İflas idaresi (İİK m.223)
YönetimBorçlunun yönetimde kalabilmesiTasarruf yetkisinin sona ermesi
AlacakProjeye göre ödenmesiSıra cetveline göre (İİK m.206)
KalanProjeye göre sonuçAciz vesikası (İİK m.143)

Sekizinci satır, alacaklı bakımından en somut farktır: iflasta karşılanmayan alacak için aciz vesikası verilirken, konkordatoda tasdik edilen proje kapsamında ödeme yapılır.

İflas için adi ve basit tasfiye rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Konkordato süreci ne kadar sürer?
Ortalama 18-24 ay. Basit dosyalarda 12 ay, karmaşık dosyalarda 30 aya kadar uzayabilir.
Süreç hangi aşamalardan oluşur?
Dört ana aşama: başvuru + geçici mühlet, kesin mühlet, tasdik davası, uygulama. Her aşama farklı hukuki sonuçlar doğurur.
Sürecin başarı ihtimalini ne belirler?
Borçlunun iyi niyeti, projenin gerçekçi olması, alacaklı katılımı, sektörel dinamikler ve makroekonomik koşullar.
Kim konkordato başvurusu yapabilir?
Ticaret şirketleri, kooperatifler, esnaf ve tacirler. Gerçek kişi tacirler de dahil. Kamu kurumları yapamaz.
Süreçte kim yetkili?
Asliye Ticaret Mahkemesi ve mahkemenin atadığı komiser. Alacaklılar toplantısı da belirleyici rol oynar.
Konkordato mühletinde vergi dairesi veya SGK takip yapabilir mi?

Hayır. İİK m.294/1, mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun’a göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağını, başlamış takiplerin duracağını öngörür. Kamu alacaklarının konkordatoya tabi olup olmadığı ise ayrı bir konudur.

Rehinli alacaklıyım, mühlet süresince ne yapabilirim?

İİK m.295/1 uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatabilir veya başlamış takibe devam edebilirsiniz; ancak muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli mal satılamaz. Rehinli mal projeye göre kullanılmayacaksa ya da kıymeti düşecek veya muhafazası masraflı olacaksa satışına izin verilebilir (m.295/2).

İşçi alacakları için mühlet süresince takip yapılabilir mi?

İİK m.206’nın birinci sırasındaki alacaklar bakımından mühlet içinde de haciz yoluyla takip yapılabilir ve başlamış takiplere devam edilebilir. Bu sıra işçilerin iş ilişkisinden doğan alacaklarını kapsadığından uygulamada işçi alacakları için önem taşır.

Borçlu mühlet süresince şirketini yönetmeye devam eder mi?

Evet, İİK m.297 uyarınca komiserin gözetimi altında işlerine devam eder. Ancak mahkeme bazı işlemlerin ancak komiser izniyle yapılmasına veya işletmenin komiser tarafından yürütülmesine karar verebilir. Mahkemenin izni dışında rehin tesisi, kefalet, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatının devri/takyidi ile ivazsız tasarruflar yapılamaz; aykırı işlemler hükümsüzdür.

Mühlet içinde borçlu mal devrederse ne olur?

Mahkemenin izni dışında yapılan taşınmaz devri, rehin tesisi, kefalet ve ivazsız tasarruflar hükümsüzdür. Alacaklı olarak borçlunun mühlet dönemindeki devir ve teminat işlemlerini takip etmeniz, hükümsüzlük iddiasını zamanında ileri sürmenizi sağlar.

Konkordato en fazla ne kadar sürer?

Kanuni tavanlar: geçici mühlet üç ay, en fazla iki ay uzatmayla toplam beş ay; kesin mühlet bir yıl, güçlük hâlinde altı ay uzatmayla toplam on sekiz ay. Tasdik yargılaması ve kanun yolu eklendiğinde pratikte iki yıla yaklaşabilir. Ödeme takvimi bu sürelerin dışındadır.

Mühlet boyunca alacağım zamanaşımına uğrar mı?

Hayır. İİK m.294/1 uyarınca bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler mühlet süresince işlemez. Takip yapamıyor olmanız hak kaybına yol açmaz.

Konkordato başvurusu nereye yapılır?
İİK m.285/3 uyarınca görevli mahkeme her hâlde asliye ticaret mahkemesidir. Yetki ise borçlunun iflâsa tabi olup olmamasına göre değişir: iflâsa tabi borçlu için İİK m.154 uyarınca muamele merkezinin, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi yetkilidir.
Geçici mühlet ne kadardır?
Geçici mühlet 3 aydır (İİK m. 287). Gerekli hâllerde mahkeme kararıyla 2 ay uzatılabilir; toplam 5 aya kadar çıkabilir.
Kesin mühlet süresi nedir?
Kesin mühlet 1 yıldır (İİK m. 289). Zorunlu ve haklı sebep varsa mahkeme kararıyla 6 ay uzatılabilir. Konkordato süreci böylece toplam 2 yıla yaklaşabilir.
Konkordato için alacaklı çoğunluğu nedir?
Çift çoğunluk aranır: alacaklı sayısının yarısından fazlası + alacak tutarının en az yarısı olumlu oy vermelidir. Bu koşul sağlanamazsa konkordato reddedilir.
Konkordato başvurusu ne kadar sürer?
Ortalama olarak toplam 18-24 ay arasında sonuçlanır. Basit dosyalarda 12 ay, karmaşık dosyalarda 30 aya kadar uzayabilir. Alacaklı sayısı ve itiraz durumu belirleyicidir.

İlgili Rehberler

Konunuza özel değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp

Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar ve Çözümler

Konkordato sürecinde en yaygın sorun; alacaklıların bilgilendirilmesindeki eksikliklerdir. Küçük veya uzak alacaklıların ilanları görmemesi, oy hakkının kullanılamamasına yol açar. Bu, konkordato çoğunluğunun manipülasyonuna sebep olabilir.

İkinci yaygın sorun proje uygulanabilirlik testinin yeterli yapılmamasıdır. Aşırı iyimser projeler tasdik edilir; ancak uygulamada başarısız olur. Bu, süreçlerin uzamasına ve alacaklıların ek zaman kaybına yol açar.

Çözüm olarak; şeffaf iletişim, gerçekçi projeler, alacaklı kurulunun aktif katılımı ve komiserin etkin denetimi önerilir. Bu unsurlar bir arada olduğunda konkordato başarı ihtimali önemli ölçüde artar.

Son olarak hukuki danışmanlık kalitesi belirleyicidir. Konkordato hukuku uzmanı avukat, sürecin karmaşıklığını yönetir ve uyuşmazlıkları önler. Kalite, sürecin başarısını doğrudan etkiler.

🗺️ Konkordato Konu Haritası

Konkordato sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

📋 Güncel Liste ve Sorgulama

⏳ Mühlet Rejimi

👤 Konkordato Komiseri

💼 Alacaklının Konumu

⚖️ Başvuru, Proje ve Sonuç

🏭 Sektörel ve Özel Durumlar

🛰️ Güncel takip: Konkordato ilanlarını gün gün izlemek için Konkordato Radarı sayfamızı kullanabilirsiniz.

Konkordatonun Ekonomik Sonuçları

Konkordato sürecinin başarılı tamamlanması çok yönlü ekonomik faydalar sağlar. Borçlu şirket için işletmenin devamı ve çalışan istihdamının korunması; alacaklılar için iflasa göre daha yüksek tahsil oranı; sektör için toplu kayıp yerine organize toparlanma imkânı.

Makro ekonomik açıdan da konkordato önemlidir. Şirket iflaslarının yoğun olduğu dönemlerde konkordato başvuruları, ekonomik krizin şiddetini azaltır; sektörel domino etkisini önler. Bu, ulusal ekonomi için stratejik değere sahiptir.

Ancak başarısız konkordatoların da ekonomik maliyeti vardır. Uzun süren başarısız süreçler; alacaklıların zaman ve para kaybı, borçlunun mali durumunun daha da bozulması ve sonuçta genellikle iflasa dönüş anlamına gelir. Bu nedenle sürecin başlangıcında gerçekçi değerlendirme kritiktir.

Sektörel iyi uygulamalar paylaşılmalıdır. Başarılı konkordato dosyalarının incelenmesi, hatalardan öğrenilmesi ve iyi uygulamaların yaygınlaştırılması konkordato kurumunun etkinliğini artırır.

Post by Av. Fatma Öztürk