Konkordato Mühletinin Borçlu Bakımından Sonuçları (İİK 297)
29 Haziran 2026

Konkordato Mühletinin Borçlu Bakımından Sonuçları (İİK 297)

Konkordato mühletinde borçlu, faaliyetini tamamen durdurmaz; komiserin nezareti altında işlerine devam eder. Ancak malvarlığını azaltabilecek bazı işlemleri mahkemenin izni olmadan yapamaz. İzinsiz yapılan bu işlemler hükümsüzdür (İİK m. 297).

Konkordato sürecinde işletmenizi doğru yönetmek ister misiniz?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Borçlu Faaliyetine Devam Eder

Konkordatonun amacı borçlunun iyileşmesi olduğundan, mühlet boyunca borçlunun işletmesini sürdürmesi esastır. Borçlu, komiserin gözetimi altında ticari faaliyetlerine devam eder. Mahkeme, gerekli görürse bazı işlemlerin geçerliliğini iznine bağlayabilir; hatta borçlunun yerine işletmenin komiser tarafından yönetilmesine de karar verebilir.

Mahkeme İzni Olmadan Yapılamayacak İşlemler

İİK m. 297/2, emredici (kesin) bir hükümdür. Buna göre borçlu, mühletin verilmesinden itibaren mahkemenin izni olmaksızın şu işlemleri yapamaz:

  • Rehin tesis etmek (mallarını rehne, ipoteğe vermek),
  • Kefil olmak,
  • Taşınmazını ve işletmenin devamlı tesisatını devretmek ya da bunları takyit etmek (üzerlerine sınırlama koymak),
  • İvazsız tasarruflarda bulunmak (karşılıksız olarak mal devretmek, bağışlamak).

Bu işlemler mahkeme izni olmaksızın yapıldığında hükümsüzdür. Yani sonuç doğurmaz ve borçlunun malvarlığı korunmuş olur.

Mahkeme Karar Vermeden Önce Görüş Alır

Mahkeme, yukarıdaki işlemlere izin verip vermeme konusunda karar vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır. Böylece borçlunun talep ettiği işlemin konkordatonun başarısını ve alacaklıların menfaatini zedeleyip zedelemediği denetlenir.

Borçlu Kurallara Uymazsa Ne Olur?

Borçlu, m. 297’deki yasaklara aykırı davranır ya da komiserin talimatlarına uymazsa, mahkeme borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırabilir. Borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılırsa, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme, kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve iflasa tabi borçlu için iflasına karar verebilir (İİK m. 292).

Komiserin İzniyle Yapılabilecek İşler

Borçlu, olağan işletme faaliyetlerini sürdürür; ancak konkordatonun amacını etkileyebilecek önemli işlemlerde komiserin izni veya mahkemenin onayı gerekir. Komiserin izniyle yapılan ve mühlet içinde doğan borçlar, konkordato şartlarına tabi olmaz; bu, borçlunun ticari hayatını sürdürebilmesi için önemlidir.

Konkordatoda komiser ve mahkeme süreciyle ilgili destek mi istiyorsunuz?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kısıtlama Kararları İlan Edilir — Üçüncü Kişiler İçin Kritik

Maddenin son fıkrası, borçluya konulan kısıtlamaların kamuya duyurulmasını zorunlu kılar ve bu, borçluyla iş yapacaklar bakımından belirleyicidir.

İİK m.297’nin birinci ve üçüncü fıkrası kapsamında alınan kararlar, m.288 uyarınca ilan edilir ve ilgili yerlere bildirilir.

Hangi kararlar bunlar? Birinci fıkra kapsamında: bazı işlemlerin ancak komiserin izniyle yapılabileceğine veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettireceğine ilişkin kararlar. Üçüncü fıkra kapsamında: borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisinin kaldırılmasına ilişkin kararlar.

İlan yeri m.288’deki usuldür: Ticaret Sicili Gazetesi ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilan portalı; ayrıca tapu müdürlüğü, ticaret sicili müdürlüğü, vergi dairesi, bankacılık birlikleri ve diğer ilgili kurumlara bildirim.

Pratik sonucu ağırdır: borçluyla sözleşme yapacak bir üçüncü kişi, bu kısıtlamaları öğrenebilecek durumdadır. Dolayısıyla “bilmiyordum” savunması güçleşir ve izinsiz yapılan işlemin hükümsüzlüğüne karşı iyiniyet iddiası zayıflar.

İlan ve bildirim rejiminin ayrıntısı için konkordato geçici mühlet ilanı ve bildirimler (İİK 288) sayfamıza bakabilirsiniz.

Üç Kademeli Denetim: Nezaret, İzin, Yerine Geçme

Kanun borçlunun yönetim yetkisini tek bir kalıba sokmaz; mahkemeye kademeli bir müdahale imkânı tanır.

Birinci kademe — nezaret (kural): borçlu komiserin nezareti altında işlerine devam eder. Olağan işletme faaliyetleri sürer; komiser gözetim yapar.

İkinci kademe — izin şartı: mahkeme, mühlet kararı verirken veya mühlet içinde, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına karar verebilir. Hangi işlemlerin izne bağlanacağı somut olaya göre belirlenir.

Üçüncü kademe — yerine geçme: mahkeme, borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir. Bu, borçlunun yönetimden fiilen çekilmesi anlamına gelir.

Önemli ayrım: üçüncü kademe dahi iflas değildir. İşletme faaliyeti sürer, tasfiye başlamaz; değişen, işletmeyi kimin yürüttüğüdür. İflas ayrı bir karardır ve şartları İİK m.292’de düzenlenmiştir.

Kararın zamanı serbesttir: mahkeme bu tedbirleri mühlet kararıyla birlikte alabileceği gibi mühlet devam ederken de alabilir.

Yaptırım Merdiveni: Aykırılığın İki Ayrı Sonucu

Borçlunun kurallara uymaması hâlinde mahkemenin önünde iki seçenek vardır ve ağırlıkları farklıdır.

Tetikleyen davranışlar: borçlunun m.297’deki yasaklara aykırı davranması yahut komiserin ihtarlarına aykırı davranması. İkincisi çoğu zaman gözden kaçar: komiserin ihtarına uymamak, tek başına yaptırım sebebidir.

Birinci seçenek — tasarruf yetkisinin kaldırılması: mahkeme, borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırabilir. Konkordato devam eder, ancak borçlu malvarlığı üzerinde işlem yapamaz hâle gelir.

İkinci seçenek — m.292 çerçevesinde karar: mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve iflasa tabi borçlu bakımından iflasına karar verebilir.

Ölçüt ağırlıktır: hafif bir aykırılıkta yetki kısıtlaması yeterli görülebilirken, alacaklıları zarara uğratma amacının anlaşıldığı hâllerde m.292 yolu gündeme gelir. İflasa giden hâllerin tam listesi için konkordato talebi reddedilirse iflasa karar verilir mi? (İİK 292) sayfamıza bakınız.

Hükümsüzlük Ne Demek? Karşı Taraf İçin Sonuçları

Kanun, izinsiz yapılan işlemler için en ağır yaptırımı seçmiştir; bu, işlemin karşı tarafını doğrudan etkiler.

İşlem hükümsüzdür — yani sonuç doğurmaz. Bu, iptal edilebilir bir işlem değildir; ayrıca dava açılıp iptal ettirilmesine gerek kalmaksızın geçersizdir.

Somut örnekler: konkordatodaki bir şirketten alacağınıza karşılık ipotek aldıysanız ve mahkemenin izni yoksa, bu ipotek hükümsüzdür. Şirketin size kefil olması, izin yoksa aynı akıbete uğrar. İşletmenin devamlı tesisatının kısmen devri de aynı kapsamdadır.

Bu neden bu kadar sert? Çünkü sayılan işlemlerin ortak özelliği, borçlunun malvarlığını azaltması veya bir alacaklıyı diğerlerinin önüne geçirmesidir. Konkordatonun temel amacı olan alacaklılar arasında eşitlik, bu yasakla korunur.

Karşı taraf için kontrol listesi: ilanı ve karardaki tedbirleri okuyun; teminat alacaksanız mahkeme iznini yazılı olarak görün; işlem izne bağlanmışsa komiser iznini dosyaya koyun.

İzinle Doğan Borçlar Ayrıcalıklıdır

Yasak listesi ne kadar sert olursa olsun, kanun borçlunun ticari hayatını sürdürebilmesi için bir kapı açık bırakır.

Kural: kredi kurumları tarafından verilen krediler de dâhil olmak üzere, mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir.

Üç sonucu vardır: temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir; İİK m.206 kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir; ve sonraki bir iflasta masa borcu sayılır.

Bu düzenleme olmasaydı hiçbir tedarikçi veya banka konkordatodaki bir işletmeyle çalışmak istemezdi; borç, projeye tabi olacağı için baştan indirim riski taşırdı.

Şart tektir ve atlanmamalıdır: komiserin izni. İzinsiz doğan borç bu korumadan yararlanamaz ve konkordato talebinden önce doğmuş alacaklarla aynı rejime tabi olur.

Alacağın statüsü ve bağlayıcılık dışında kalan gruplar için konkordatoda kamu (vergi ve SGK) alacaklarının durumu, mühletin sözleşmeler üzerindeki etkisi için konkordato mühletinde elektrik, su, doğalgaz kesilebilir mi? (İİK 296) sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Borçlu İçin Uygulama Notları

Mühlet süreci, borçlu bakımından bir “rahatlama dönemi” değil, sıkı bir uyum dönemidir.

Sınırı baştan netleştirin. Mahkeme kararında hangi işlemlerin izne bağlandığı yazılıdır. Kararda izne bağlanmamış olsa bile m.297/2’deki dört yasak her hâlde geçerlidir.

İzin taleplerini erken yapın. Mahkeme, izin konusunda karar vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır. Bu, sürecin zaman almasına yol açar; acil bir tedarik veya finansman işlemini son ana bırakmak riskli olur.

Komiserle yazışmayı yazılı yürütün. Komiserin ihtarlarına aykırılık, tek başına yaptırım sebebidir. Verilen talimatların ve alınan izinlerin yazılı kaydı, sonraki bir tartışmada borçlunun en güçlü savunmasıdır.

Faiz ve takip rejimini birlikte okuyun. Mühlet borçluya takip ve faiz bakımından koruma sağlarken, tasarruf yetkisi bakımından kısıtlama getirir; ikisi aynı madde grubunun iki yüzüdür: konkordato mühletinde faiz işler mi? (İİK 294).

Sıkça Sorulan Sorular

Konkordato mühletinde borçlu faaliyetine devam edebilir mi?

Evet. Borçlu, komiserin nezareti altında işletmesini sürdürür. Mahkeme gerekli görürse bazı işlemleri iznine bağlayabilir veya işletmenin komiser tarafından yönetilmesine karar verebilir.

Borçlu mühlette hangi işlemleri yapamaz?

Mahkeme izni olmadan rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmazını ve işletmesinin devamlı tesisatını devredemez ya da takyit edemez, ivazsız tasarrufta bulunamaz (İİK m. 297/2).

İzinsiz yapılan işlemin sonucu nedir?

Mahkeme izni olmaksızın yapılan bu işlemler hükümsüzdür; sonuç doğurmaz. Böylece borçlunun malvarlığı korunmuş olur.

Mahkeme izin verirken kimin görüşünü alır?

Mahkeme, bu işlemlere izin verip vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır.

Borçlu kurallara uymazsa ne olur?

Mahkeme tasarruf yetkisini kaldırabilir. Borçlu alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ediyorsa, komiserin raporu üzerine kesin mühlet kaldırılarak konkordato reddedilebilir ve iflasa karar verilebilir (İİK m. 292).

Komiserin izniyle doğan borçlar konkordatoya tabi mi?

Hayır. Mühlet içinde komiserin izniyle yapılan işlemlerden doğan borçlar konkordato şartlarına tabi olmaz; bu, borçlunun ticari faaliyetini sürdürebilmesini sağlar.

Borçluya konulan kısıtlamalar ilan edilir mi?

Evet. İİK m.297’nin son fıkrası uyarınca, birinci ve üçüncü fıkra kapsamında alınan kararlar — yani işlemlerin komiser iznine bağlanması, komiserin işletmeyi devam ettirmesi ve borçlunun tasarruf yetkisinin kaldırılması kararları — İİK m.288 uyarınca ilan edilir ve ilgili yerlere bildirilir.

Mahkeme işletmeyi komisere devredebilir mi?

Evet. Mahkeme, mühlet kararı verirken veya mühlet içinde, borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir. Bu bir iflas kararı değildir; işletme faaliyeti sürer, yalnızca yönetimi komiser yürütür.

Komiserin ihtarına uymamak yaptırım doğurur mu?

Evet. Madde, borçlunun m.297’deki yasaklara aykırı davranmasının yanında komiserin ihtarlarına aykırı davranmasını da ayrıca saymıştır. Bu hâlde mahkeme borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırabilir veya İİK m.292 çerçevesinde karar verir.

İzinsiz alınan ipotek geçerli olur mu?

Hayır. Borçlu mahkemenin izni dışında rehin tesis edemez ve aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Bu, iptal edilebilir bir işlem değildir; ayrıca dava açılmasına gerek kalmaksızın geçersizdir.

Mühlet içinde borçluya mal veya kredi verirsem alacağım ne olur?

Komiserin izniyle akdedilmiş borçlar adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi olmaz; temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir, İİK m.206 kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra ödenir ve sonraki bir iflasta masa borcu sayılır. Şart, komiserin izninin bulunmasıdır.

Mahkeme izin kararını nasıl verir?

Mahkeme, bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır. Bu nedenle izin taleplerinin son ana bırakılmaması gerekir.

Post by Av. Fatma Öztürk