Konkordato mühletinde borçlu, faaliyetini tamamen durdurmaz; komiserin nezareti altında işlerine devam eder. Ancak malvarlığını azaltabilecek bazı işlemleri mahkemenin izni olmadan yapamaz. İzinsiz yapılan bu işlemler hükümsüzdür (İİK m. 297).
Konkordato sürecinde işletmenizi doğru yönetmek ister misiniz?
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppBorçlu Faaliyetine Devam Eder
Konkordatonun amacı borçlunun iyileşmesi olduğundan, mühlet boyunca borçlunun işletmesini sürdürmesi esastır. Borçlu, komiserin gözetimi altında ticari faaliyetlerine devam eder. Mahkeme, gerekli görürse bazı işlemlerin geçerliliğini iznine bağlayabilir; hatta borçlunun yerine işletmenin komiser tarafından yönetilmesine de karar verebilir.
Mahkeme İzni Olmadan Yapılamayacak İşlemler
İİK m. 297/2, emredici (kesin) bir hükümdür. Buna göre borçlu, mühletin verilmesinden itibaren mahkemenin izni olmaksızın şu işlemleri yapamaz:
- Rehin tesis etmek (mallarını rehne, ipoteğe vermek),
- Kefil olmak,
- Taşınmazını ve işletmenin devamlı tesisatını devretmek ya da bunları takyit etmek (üzerlerine sınırlama koymak),
- İvazsız tasarruflarda bulunmak (karşılıksız olarak mal devretmek, bağışlamak).
Bu işlemler mahkeme izni olmaksızın yapıldığında hükümsüzdür. Yani sonuç doğurmaz ve borçlunun malvarlığı korunmuş olur.
Mahkeme Karar Vermeden Önce Görüş Alır
Mahkeme, yukarıdaki işlemlere izin verip vermeme konusunda karar vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır. Böylece borçlunun talep ettiği işlemin konkordatonun başarısını ve alacaklıların menfaatini zedeleyip zedelemediği denetlenir.
Borçlu Kurallara Uymazsa Ne Olur?
Borçlu, m. 297’deki yasaklara aykırı davranır ya da komiserin talimatlarına uymazsa, mahkeme borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırabilir. Borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılırsa, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme, kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve iflasa tabi borçlu için iflasına karar verebilir (İİK m. 292).
Komiserin İzniyle Yapılabilecek İşler
Borçlu, olağan işletme faaliyetlerini sürdürür; ancak konkordatonun amacını etkileyebilecek önemli işlemlerde komiserin izni veya mahkemenin onayı gerekir. Komiserin izniyle yapılan ve mühlet içinde doğan borçlar, konkordato şartlarına tabi olmaz; bu, borçlunun ticari hayatını sürdürebilmesi için önemlidir.
İlgili Rehberler
Konkordatoda komiser ve mahkeme süreciyle ilgili destek mi istiyorsunuz?
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppSıkça Sorulan Sorular
Konkordato mühletinde borçlu faaliyetine devam edebilir mi?
Evet. Borçlu, komiserin nezareti altında işletmesini sürdürür. Mahkeme gerekli görürse bazı işlemleri iznine bağlayabilir veya işletmenin komiser tarafından yönetilmesine karar verebilir.
Borçlu mühlette hangi işlemleri yapamaz?
Mahkeme izni olmadan rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmazını ve işletmesinin devamlı tesisatını devredemez ya da takyit edemez, ivazsız tasarrufta bulunamaz (İİK m. 297/2).
İzinsiz yapılan işlemin sonucu nedir?
Mahkeme izni olmaksızın yapılan bu işlemler hükümsüzdür; sonuç doğurmaz. Böylece borçlunun malvarlığı korunmuş olur.
Mahkeme izin verirken kimin görüşünü alır?
Mahkeme, bu işlemlere izin verip vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır.
Borçlu kurallara uymazsa ne olur?
Mahkeme tasarruf yetkisini kaldırabilir. Borçlu alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ediyorsa, komiserin raporu üzerine kesin mühlet kaldırılarak konkordato reddedilebilir ve iflasa karar verilebilir (İİK m. 292).
Komiserin izniyle doğan borçlar konkordatoya tabi mi?
Hayır. Mühlet içinde komiserin izniyle yapılan işlemlerden doğan borçlar konkordato şartlarına tabi olmaz; bu, borçlunun ticari faaliyetini sürdürebilmesini sağlar.


