Konkordatoda Kamu (Vergi ve SGK) Alacaklarının Durumu
29 Haziran 2026

Konkordatoda Kamu (Vergi ve SGK) Alacaklarının Durumu

Konkordato mühletinde, 6183 sayılı Kanun’a tabi vergi ve SGK (amme) alacakları için de takip yapılamaz; başlamış takipler durur (İİK m. 294). Ancak amme alacakları, tasdik edilen konkordatonun bağlayıcılığı dışındadır.

Konkordatoda vergi ve SGK borçlarınızın durumu için destek mi istiyorsunuz?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Mühlette Amme Alacakları da Durur

Konkordato mühletinin alacaklılar bakımından en önemli sonucu, mühlet içinde borçluya karşı 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takibin yapılamaması ve başlamış takiplerin durmasıdır (İİK m. 294/1). İhtiyati haciz kararları da uygulanamaz. Yani vergi dairesi veya SGK, mühlet süresince borçluya karşı icra işlemi yapamaz.

Amme Alacağı Konkordatonun Bağlayıcılığı Dışındadır

Buradaki kritik ayrım şudur: mühlette takip durmakla birlikte, 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları, tasdik edilen konkordatonun bağlayıcılığına tabi değildir (İİK m. 308/c). İİK m. 206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar ve rehinli alacakların rehinle karşılanan kısmı gibi, amme alacakları da konkordatoyla yapılan indirim (tenzilat) ve vade düzenlemesine tabi olmaz; alacak kural olarak tam kalır.

Vergi ve SGK Borçları Yapılandırmaya Dâhil Edilebilir mi?

Uygulamada borçlular, kamu borçlarını da ödeme planlamasına dâhil ederek bütüncül bir tablo sunmaya çalışır. Ancak amme alacakları konkordatonun zorunlu indirim/vade etkisine tabi olmadığından, bu borçların yapılandırılması esas olarak ilgili vergi/SGK mevzuatındaki kendi yapılandırma imkânları çerçevesinde değerlendirilir. Konkordato, kamu alacağı için otomatik bir silme veya indirim sağlamaz.

Komiser İzniyle Doğan Borçlar

Mühlet içinde komiserin izniyle doğan borçlar (kredi kurumlarınca verilen krediler dâhil) konkordato şartlarına tabi değildir; temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi takibe konu edilebilir ve İİK m. 206 kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir. Sonraki bir iflasta bunlar masa borcu sayılır.

İşçi ve Nafaka Alacaklarıyla Benzerlik

Amme alacaklarının bu özel konumu, İİK m. 206’nın birinci sırasındaki alacakların konumuyla benzerlik gösterir. Bu sırada üç grup yer alır: işçi alacakları, işverenin işçi yardım sandıklarına olan borçları ve nafaka alacakları. Bunlar da imtiyazlıdır ve tasdik edilen konkordatonun bağlayıcılığı dışındadır.

Ancak bir noktada ayrılırlar ve bu ayrım atlanmamalıdır: İİK m. 305’teki tasdik şartları arasında yer alan “tam ödenme veya yeterli teminata bağlanma” koşulu yalnızca 206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar ile mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar için öngörülmüştür. Amme alacakları bu teminat şartının kapsamında değildir; onların korunması, bağlayıcılık dışında kalmalarından kaynaklanır. İmtiyazlı alacakların ayrıntısı için İmtiyazlı ve Rüçhanlı Alacaklar (İİK m. 206) ve Konkordato sayfamıza bakabilirsiniz.

Konkordatoda kamu borçlarınızı doğru konumlandırmak için yanınızdayız

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Bağlayıcılık Dışında Kalan Üç Grup

Konkordatonun tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelmesi kuraldır; kanun bu kuraldan üç grubu açıkça çıkarmıştır.

İİK m.308/c uyarınca bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir. Ancak şu üç grup hakkında bu hüküm uygulanmaz:

1. İİK m.206’nın birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar.

2. Rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları.

3. 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları.

İkinci gruptaki sınır önemlidir: rehinli alacaklının korunması, alacağın tamamı için değil rehnin kıymetini karşılayan kısım içindir. Rehinle karşılanamayan kısım adi alacak gibi konkordatoya tabi olur ve nisaba dâhil edilir.

Sıraların tam içeriği için iflas masası ve alacakların sırası (İİK 206), nisap hesabının işleyişi için konkordato alacaklılar toplantısı ve oylama: gerekli çoğunluk (İİK 302) sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Amme Alacağı ile İşçi Alacağı Aynı Konumda Değildir

İkisi de “korunan alacak” olsa da korunma biçimleri farklıdır ve bu fark uygulamada doğrudan sonuç doğurur.

Takip bakımından: İİK m.294/2 uyarınca 206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar için mühlet içinde haciz yoluyla takip yapılabilir. Amme alacakları bu istisnanın kapsamında değildir; onlar bakımından m.294/1’deki genel yasak işler ve 6183’e göre yapılan takipler de dâhil hiçbir takip yapılamaz.

Bağlayıcılık bakımından: her ikisi de tasdik edilen konkordatonun bağlayıcılığı dışındadır; yani indirim ve vade düzenlemesine tabi olmazlar.

Tasdik şartı bakımından: birinci sıra imtiyazlı alacakların tam ödenmesi veya yeterli teminata bağlanması tasdikin şartıdır; amme alacakları bakımından böyle bir şart öngörülmemiştir.

Özetle tablo şudur: işçi alacağında hem takip yapılabilir hem bağlayıcılık dışıdır hem teminat şartı vardır. Amme alacağında takip durur, bağlayıcılık dışıdır, ancak teminat şartı yoktur.

Tasdik şartlarının tamamı için konkordatonun tasdiki şartları nelerdir? (İİK 305) sayfamıza bakınız.

Komiser İzniyle Doğan Borçların Ayrıcalıklı Konumu

Mühlet süresince borçluyla çalışmaya devam edenler bakımından en önemli koruma budur.

İİK m.308/c uyarınca, kredi kurumları tarafından verilen krediler de dâhil olmak üzere, mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir.

Üç sonucu vardır: temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir; İİK m.206 kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir; ve malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflasta masa borcu sayılır.

Ancak şart nettir: komiserin izni. Mühlet içinde izin alınmadan doğan bir borç bu korumadan yararlanamaz ve konkordato talebinden önce doğmuş alacaklarla aynı rejime tabi olur.

Pratik davranış: konkordatodaki bir işletmeyle mühlet süresince yeni bir sözleşme yapacaksanız, komiser iznini yazılı olarak dosyada göstermek, alacağınızın statüsünü belirleyen tek unsurdur.

Borçlu İçin: Kamu Borcu Projeyi Nasıl Etkiler?

Kamu alacağının bağlayıcılık dışında kalması, borçlu bakımından iki yönlü bir sonuç doğurur.

Olumlu yön: mühlet süresince vergi dairesi ve SGK takip yapamaz, ihtiyati haciz uygulanamaz. İşletme, nakit akışını düzenlemek için nefes alanı kazanır.

Olumsuz yön: bu borçlar konkordatoyla indirilmez ve vadeye bağlanmaz. Yani projeniz adi alacaklarda yüzde elli indirim öngörse dahi, kamu borcu kural olarak tam kalır.

Projenin gerçekçiliği bakımından sonucu: tasdik için teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması aranır. Kamu borcu indirim görmeyeceğine göre, projenin bu borcu tam olarak karşılayacak bir kaynak öngörmesi gerekir. Kamu borcunu görmezden gelen bir proje, orantılılık şartı bakımından zayıf kalır.

Yapılandırma ayrı bir yoldur: vergi ve SGK borçlarının taksitlendirilmesi veya yapılandırılması, konkordatodan bağımsız olarak ilgili mevzuattaki kendi imkânları çerçevesinde değerlendirilir. Konkordato bu borçlar için otomatik bir silme veya indirim sağlamaz.

Alacaklı Kurumlar İçin: Mühlet Boyunca Ne Yapılabilir?

Takibin durması, alacaklı kamu kurumunun tümüyle hareketsiz kalması anlamına gelmez.

Yapılamayanlar: yeni takip başlatmak, başlamış takibi sürdürmek, ihtiyati haciz uygulatmak.

Yapılabilenler: alacağı komisere bildirmek ve alacak listesine doğru tutarla kaydettirmek; projeyi incelemek ve kamu borcunun projede nasıl gösterildiğini denetlemek; tasdik duruşmasından en az üç gün önce yazılı itiraz bildirmek; komiserin ve varsa kayyımın raporlarını izlemek.

Neden önemli? Çünkü kamu alacağı bağlayıcılık dışında olsa dahi, projenin tasdik edilip edilmemesi tahsilat zamanlamasını belirler. Tasdik edilen bir konkordatoda işletme faaliyetine devam eder ve kamu borcu zamanla ödenebilir; tasdik edilmez ve iflas kararı verilirse tahsilat sıra cetveline bağlanır.

Sıra cetveline geçilirse: amme alacağının konumu 6183 sayılı Kanun ve İİK m.206 çerçevesinde belirlenir; satılan malın aynından doğan vergi alacağı ise rehinli ve imtiyazlı alacaklardan dahi önce karşılanır.

Takas: Geçici Mühletin İlanı Tarihi Esas Alınır

Borçluya hem borcu hem alacağı olan kurumlar — özellikle bankalar ve düzenli tedarikçiler — için takas kritik bir sorudur.

İİK m.294 uyarınca takas, bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Yani iflastaki takas rejimi konkordatoda da ölçü alınır.

Ve bir tarih ölçütü konulmuştur: bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır.

Pratik sonucu şudur: takas şartlarının bu tarihten önce gerçekleşmiş olup olmadığı belirleyicidir. Geçici mühlet ilanından sonra doğan bir borcu, ilandan önceki bir alacakla takas etmek kural olarak mümkün değildir. Bu nedenle tek taraflı takas beyanından önce her iki kalemin doğum tarihi tespit edilmelidir.

Hacizli mallar bakımından: kanun ayrıca, hacizli mallar hakkında niteliğine uygun düştüğü ölçüde İİK m.186 hükmünün uygulanacağını öngörür.

Mühletin alacaklar üzerindeki diğer etkileri — özellikle faizin durması — için konkordato mühletinde faiz işler mi? (İİK 294) sayfamıza bakabilirsiniz.

Alacağınız İtiraza Uğradıysa: Bir Aylık Dava Süresi

Alacak listesine kaydı reddedilen veya itiraza uğrayan alacaklı için ayrı bir takvim işler.

İİK m.308/b uyarınca alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler.

Sürenin başlangıcı tebligat değil ilandır. Bu, konkordatoda sürelerin ilana bağlandığı hâllerden biridir; tasdik kararının ilanını takip etmek bu nedenle zorunludur.

Süre kaçırılırsa: süresi içinde dava açmamış alacaklılar, bu alacak için ayrılan paydan ödeme yapılmasını talep edemezler ve yatırılan pay borçluya iade edilir.

Kamu alacakları bakımından bu tartışma çoğunlukla gündeme gelmez; çünkü amme alacağı zaten bağlayıcılık dışındadır ve projeye göre bir paya bağlanmaz. Buna karşılık borçlunun kamu borcunu proje tablosunda göstermesi, projenin gerçekçiliği bakımından değerlendirilir.

Tasdik aşamasının işleyişi ve itiraz usulü için konkordato tasdik duruşması ve karara itiraz (İİK 304) sayfamıza bakınız.

Sıkça Sorulan Sorular

Konkordato mühletinde vergi/SGK takibi yapılır mı?

Hayır. Mühlette 6183 sayılı Kanun’a göre yapılan amme takipleri de dâhil hiçbir takip yapılamaz; başlamış takipler durur ve ihtiyati haciz uygulanamaz (İİK m. 294).

Konkordato vergi borcunu siler mi?

Hayır. Amme (vergi/SGK) alacakları tasdik edilen konkordatonun bağlayıcılığı dışındadır; konkordatoyla yapılan indirim ve vade düzenlemesine tabi olmaz, alacak kural olarak tam kalır.

Vergi/SGK borcu konkordato ödeme planına girer mi?

Bütüncül tablo için dâhil edilebilir; ancak amme alacağı zorunlu indirim/vade etkisine tabi olmadığından, yapılandırma esas olarak kendi vergi/SGK mevzuatı çerçevesinde değerlendirilir.

Mühlet içinde alınan kredi konkordatoya tabi mi?

Hayır. Komiser izniyle doğan borçlar (krediler dâhil) konkordato şartlarına tabi değildir; rehinli alacaklardan hemen sonra ödenir ve sonraki iflasta masa borcu sayılır.

İşçi alacakları da konkordatonun dışında mı?

İİK m. 206’nın birinci sırasındaki işçi ve nafaka alacakları imtiyazlıdır, konkordatoya tabi değildir ve tasdik için tam ödenmeleri ya da teminata bağlanmaları gerekir.

Amme alacağı için mühlette haciz konulabilir mi?

Mühlet süresince amme alacağı için de yeni haciz/takip yapılamaz; ancak alacak konkordato indirimine tabi olmadığından mühletin sona ermesiyle tahsil imkânları yeniden gündeme gelir.

Konkordatonun bağlayıcılığı dışında kalan alacaklar hangileridir?

İİK m.308/c üç grup sayar: İİK m.206’nın birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları. Bunlar dışındaki bütün alacaklar için bağlayıcı hâle gelen konkordato mecburidir.

Rehinli alacağımın tamamı korunur mu?

Hayır. Koruma, rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacak içindir. Rehinle karşılanamayan kısım adi alacak gibi konkordatoya tabi olur ve nisaba dâhil edilir.

Vergi dairesi mühlet içinde takip yapabilir mi?

Hayır. İİK m.294/1 uyarınca mühlet içinde 6183 sayılı Kanun’a göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz. Buna karşılık m.294/2’deki istisna yalnızca İİK m.206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar içindir; amme alacakları bu istisnanın kapsamında değildir.

Amme alacakları için de teminat gösterilmesi gerekir mi?

Hayır. İİK m.305’teki tasdik şartları arasında yer alan tam ödenme veya yeterli teminata bağlanma koşulu, yalnızca İİK m.206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar ile mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar için öngörülmüştür.

Mühlet içinde komiser izniyle doğan borcumun durumu nedir?

Bu borçlar adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir; temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir, İİK m.206 kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra ödenir ve sonraki bir iflasta masa borcu sayılır. Şart, komiserin izninin bulunmasıdır.

Mühlet içinde takas yapabilir miyim?

Takas, İİK’nın 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir ve bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır. Bu nedenle tek taraflı takas beyanından önce alacağın ve borcun doğum tarihleri tespit edilmelidir.

Alacağım itiraza uğradı, ne kadar sürem var?

İİK m.308/b uyarınca alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Süresi içinde dava açmayanlar bu paydan ödeme talep edemez ve yatırılan pay borçluya iade edilir.

Post by Av. Fatma Öztürk