2026 İcra Affı Çıkacak mı? Güncel Gerçek ve Borçlular Ne Yapmalı?
29 Haziran 2026

2026 İcra Affı Çıkacak mı? Güncel Gerçek ve Borçlular Ne Yapmalı?

📌 İcra Affı 2026 — Güncel Durum

Kısa cevap: 2026 itibarıyla borçları silen genel bir “icra affı” bulunmamaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı, borç affı niteliğinde bir düzenlemenin gündemde olmadığını açıklamıştır. Gerçek imkân, borcun yapılandırılması / tecilidir.

Yapılandırma / Tecil (2026)Durum
Azami taksit (tecil) süresi36 ay → 72 ay (6 yıla kadar)
Teminatsız tecil edilebilen borç eşiği10.000.000 TL‘ye kadar
Kapsam (kamu borçları)Vergi, SGK, trafik cezası, Bağ-Kur

Özel borçlar (banka / kredi kartı): Bunlar için genel bir af yoktur. Kredi kartı ve tüketici borçlarının yapılandırılmasına ilişkin bir kanun teklifi TBMM gündemindedir; yasalaşması hâlinde kapsamı belli olacaktır. Kamu borcu tecili için pasif beklemek yerine başvuru yapılması önerilir.

Durum Temmuz 2026 itibarıyladır; taksit ve teminat eşiği düzenlemeleri (13.06.2026 tarihli Resmî Gazete kararları dâhil) güncel mevzuata göre değişebilir.

“İcra affı çıkıyor” iddiaları sık duyuluyor; peki gerçek ne? 2026 itibarıyla yürürlüğe girmiş kesinleşmiş bir icra affı yasası bulunmuyor. Sosyal medyadaki “af çıktı” söylentilerine dayanarak plan yapmak risklidir. Bu rehberde icra affı kavramını, güncel durumu ve borçluların pasif beklemek yerine atabileceği somut adımları açıklıyoruz.

Borcunuz için doğru ve güncel bilgiye mi ihtiyacınız var?

Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

İcra Affı Tam Olarak Ne Demek?

İcra affı, halk arasında “borçların silinmesi” gibi anlaşılsa da, uygulamada çoğu zaman bunu ifade etmez. Genellikle bir yapılandırma kolaylığı biçiminde olur: borcun belirli şartlarla yeniden ödeme planına bağlanması, faizlerin bir kısmının silinmesi veya azaltılması gibi. Tam anlamıyla anaparanın da silinmesi her zaman söz konusu olmaz; çoğu düzenlemede faiz tarafında kolaylık sağlanır, anapara korunur.

2026’da Kesinleşmiş Bir İcra Affı Var mı?

Hayır. 2026 itibarıyla yürürlüğe girmiş, icra borçlarını silen veya genel olarak yapılandıran kesinleşmiş bir “icra affı yasası” bulunmuyor. 31 Temmuz 2026’da 7589 sayılı Kanun olarak yürürlüğe giren 12. Yargı Paketi’nde de genel af, infaz indirimi veya borç affı yer almıyor. Kamuoyundaki beklenti, ekonomik koşullar ve artan bireysel borçluluk nedeniyle gündemde kalsa da, resmî bir kanun olmadan kesin tarih vermek mümkün değildir.

Geçmişte Hangi Düzenlemeler Yapıldı?

Geçmiş yıllarda doğrudan “icra affı” olmasa da, sicil affı düzenlemeleri, vergi ve kamu borcu yapılandırmaları, bazı kredi sicil düzenlemeleri gibi adımlar atıldı. Bu nedenle benzer bir yapılandırma düzenlemesinin ileride gündeme gelme ihtimali tamamen dışlanamaz; ancak bu, mevcut bir afın varlığı anlamına gelmez.

Borçlu Pasif Beklemek Yerine Ne Yapmalı?

Tüm planını olası bir affa bağlamak risklidir. Bunun yerine atılabilecek somut adımlar:

Bankayla veya alacaklıyla iletişime geçip indirimli kapatma ya da yapılandırma görüşmek; birçok banka dosya avukatı üzerinden indirimli kapatma teklifi sunabilir. Borç yapılandırması erken yapıldığında genellikle daha avantajlıdır. Birden fazla dosya varsa öncelik planı oluşturmak. Ödeme emrine itiraz süresi gibi yasal haklarınızı kaçırmamak.

“Af Çıktı” Söylentilerine Karşı Dikkat

Sosyal medyada dolaşan “icra affı çıktı, herkesin borcu silindi” türünden iddialar çoğu zaman asılsızdır ve ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Resmî bir düzenleme, ancak TBMM’de kabul edilip Resmî Gazete’de yayımlandığında geçerli olur. Bu yüzden borçla ilgili kararları, doğrulanmamış söylentilere değil, güncel ve resmî bilgiye dayandırmak gerekir.

Af Yok — Ama Kanunda Zaten Bir Taksitlendirme Hakkınız Var

Af beklemek yerine kullanılabilecek en somut hak budur ve çoğu borçlu varlığını bilmez.

Kural şudur: borçlu, alacaklının satış talebinden önce borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüt eder ve birinci taksiti de derhal verirse icra muamelesi durur.

En çarpıcı yönü: bu taahhüt, alacaklının kabulü gerekmeksizin hüküm doğuran tek taraflı bir irade beyanıdır. Alacaklı taksitle ödeme teklifine karşı olduğunu bildirse bile, şartlar varsa icra takibi kendiliğinden durur.

Yani bu bir “af” değil, bir haktır ve kimsenin lütfuna bağlı değildir.

Zamanlama kritiktir: taahhüt satış talebinden önce yapılmalıdır. Satış talebinden sonra yapılan teklifler alacaklıyı bağlamaz.

Dilekçe örneği ve başvuru usulü için icra taksitlendirme talebi dilekçesi örneği (İİK 111) sayfamıza bakabilirsiniz.

Tek Taraflı Taahhüdün Dört Şartı

Alacaklının onayı aranmadığı için kanun şartları sıkı tutmuştur; dördü birlikte gerçekleşmelidir.

1. Kâfi miktar mal haczedilmiş olmalı. Yani haciz aşamasına gelinmiş ve borcu karşılamaya yeterli mal haczedilmiş olmalıdır.

2. Her taksit, borcun dörtte birinden aşağı olmamalı. Bu, uygulamada en zorlayıcı şarttır: borç dört taksitten fazlaya bölünemez.

3. Taksitler aydan aya verilmeli. Ödeme aralığı bir ayı aşamaz.

4. Toplam süre üç ayı geçmemeli.

Ve birinci taksit derhal ödenmelidir. Talep dilekçesiyle birlikte yatırılmayan bir taahhüt sonuç doğurmaz.

Gerçekçi değerlendirme: dörtte bir ve üç ay sınırları, büyük borçlar için bu yolu fiilen kullanılamaz kılabilir. O hâlde ikinci yol devreye girer.

İkinci Yol: Alacaklıyla Taksit Sözleşmesi — Sınır Yok

Kanun, tarafların anlaşmasına dayanan ikinci bir yol daha öngörür ve bu yolda katı sınırlar uygulanmaz.

Kural: borçlu ile alacaklı, borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde sözleşme yapabilir.

Bu yolda dörtte bir ve üç ay sınırları uygulanmaz; taksit sayısını ve süresini taraflar serbestçe belirler. Uzun vadeli ödeme planları ancak bu yolla kurulabilir.

Ve önemli bir sonucu vardır: sözleşmenin devamı süresince satış isteme sürelerine ilişkin hükümlerdeki süreler işlemez. Yani alacaklı bakımından da bir güvence sağlanır.

Bir tavan konulmuştur: sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresi on yılı aşarsa, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar.

Pratik sonuç: alacaklıyla anlaşabiliyorsanız sözleşme yolu çok daha esnektir; anlaşamıyorsanız tek taraflı taahhüt yolu, dar şartlarıyla da olsa elinizde durur.

Taahhüdün Görünmeyen Riski: Tazyik Hapsi

Taksitlendirme bir çözüm olduğu kadar, ihlali hâlinde ağır bir sonuç doğuran bir yükümlülüktür.

Kural: taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder.

Ancak sonuç bununla sınırlı değildir. İcra dairesinde kararlaştırılan ödeme şartını makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir.

Bu, sıradan borçtan ayrılan noktadır: borcu ödememek tek başına hapis sebebi değildir; ancak icra dairesinde verilen taahhüdü ihlal etmek farklı bir konuma sokar.

Karar ölçütü nettir: taahhüt vermeden önce ödeme kapasitenizi gerçekçi biçimde değerlendirin. Ödeyemeyeceğiniz bir plana imza atmak, af beklemekten daha riskli olabilir.

Ayrıntı için taahhüdü ihlal: ödeme taahhüdünü yerine getirmeme ve icra ceza sayfamıza bakabilirsiniz.

Af Beklerken Kaybedilenler

Pasif beklemenin bedeli yalnızca faiz değildir; bazı haklar süreye bağlıdır ve geri gelmez.

Ödeme emrine itiraz süresi: kaçırıldığında takip kesinleşir ve borca itiraz imkânı kapanır.

Meskeniyet şikâyeti: haczin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde ileri sürülmezse zımnen feragat edilmiş sayılabilir: tek ev haczedilir mi? meskeniyet iddiası (İİK 82/12).

Taksitlendirme penceresi: tek taraflı taahhüt yalnızca satış talebinden önce mümkündür; satış aşamasına geçildikten sonra bu kapı kapanır.

Kanun yolu süreleri: ilamlı takiplerde icranın geri bırakılması gibi imkânlar kısa sürelere bağlıdır: tehir-i icra (icranın geri bırakılması) — İİK 36.

Ve faiz işlemeye devam eder: bekleme süresi boyunca borç büyür. Bir af çıksa dahi, çoğu düzenlemede kolaylık faiz tarafında olur ve anapara korunur; bu arada büyüyen faiz yükü geri alınamaz.

“Af Çıktı” Söylentisini Beş Soruda Test Edin

Sosyal medyada dolaşan iddiaların doğruluğu, birkaç somut soruyla hızla anlaşılır.

1. Kanunun numarası ve adı var mı? Gerçek bir düzenlemenin numarası olur. Örneğin 12. Yargı Paketi’nin karşılığı 7589 sayılı Kanundur.

2. Resmî Gazete tarihi ve sayısı belirtiliyor mu? Bir düzenleme ancak Resmî Gazete’de yayımlandığında hukuken vardır. 7589 sayılı Kanun için bu bilgi 31 Temmuz 2026 tarihli, 33326 sayılı Resmî Gazete’dir.

3. Hangi maddede düzenlendiği söyleniyor mu? “Borçlar siliniyor” gibi genel ifadeler madde göstermez; gerçek düzenlemeler hangi kanunun hangi maddesini değiştirdiğini belirtir.

4. Kapsam ve şart var mı? Yapılandırma düzenlemeleri daima kapsam (hangi borçlar), tarih (hangi tarihe kadar doğmuş) ve başvuru süresi içerir. Şartsız “herkesin borcu silindi” iddiası bu yapıya uymaz.

5. Kaynak resmî mi? Resmî Gazete, TBMM veya baro duyuruları esas alınmalı; haber başlığı veya sosyal medya paylaşımı tek başına dayanak olmaz.

Bu beş soru olumsuz cevaplanıyorsa, iddia büyük olasılıkla asılsızdır ve buna dayanarak ödeme kesmek ciddi hak kaybı doğurur.

Yapılandırma ile Af Arasındaki Fark

Kamuoyunda aynı anlamda kullanılan bu iki kavram hukuken farklıdır; beklentiyi doğru kurmak için ayrımı bilmek gerekir.

Af, borcun veya cezanın kanunla ortadan kaldırılmasıdır. Özel hukuktan doğan alacaklar bakımından bu, alacaklının mülkiyet hakkını doğrudan etkilediğinden istisnai bir düzenlemedir.

Yapılandırma ise borcun yeniden ödeme planına bağlanmasıdır; genellikle faiz veya gecikme zammı tarafında kolaylık sağlar, anaparayı korur.

Kritik ayrım şudur: geçmiş yıllarda gündeme gelen düzenlemeler ağırlıklı olarak kamu alacakları (vergi, prim, harç) ile ilgili yapılandırmalardır. Bir bankaya veya özel kişiye olan icra borcu bu kapsamda değildir.

Bunun sebebi anlaşılırdır: devlet kendi alacağından vazgeçebilir; ancak özel bir alacaklının alacağını kanunla silmek farklı bir anayasal tartışma doğurur.

Pratik sonuç: “kamu borcu yapılandırması geldi” haberi, banka veya senet borcunuz için bir şey ifade etmeyebilir. Borcun türünü ayırt etmek, beklentiyi gerçekçi kılar.

Borcu Kapatmaya Yaklaşırken: Kapak Hesabı

Yapılandırma veya toplu ödeme düşünen borçlunun ilk yapması gereken, borcun gerçek tutarını öğrenmektir.

Dosya borcu tek kalem değildir: asıl alacak, işlemiş faiz, takip masrafları, vekâlet ücreti ve tahsil harcı ayrı kalemlerdir.

Kapak hesabı bu kalemlerin toplamını gösterir ve ödeme yapılacak günün tarihine göre değişir. Bu nedenle indirimli kapatma görüşmesine girmeden önce güncel kapak hesabının alınması gerekir.

Tahsil harcı da hesaba dâhildir ve ödemenin hangi aşamada yapıldığına göre oranı değişir; erken kapatma bu bakımdan da avantajlı olabilir.

Pratik öneri: alacaklı vekiliyle indirimli kapatma görüşmesi yapmadan önce dosyadan kapak hesabı almak, teklifin gerçekten indirimli olup olmadığını görmenizi sağlar.

Ayrıntı için icra dosyası nasıl kapatılır? kapak hesabı ve tahsil harcı sayfamıza bakabilirsiniz.

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Kanunda Zaten Var Olan İmkânlar

Af beklentisi yerine kanunun sağladığı yollar değerlendirilmelidir.

İmkân listesi
KonuKuralDayanak
TaksitHaciz sonrası taksitle ödeme taahhüdüİİK m.111
Rızaen satışBorçluya satış yetkisi verilmesiİİK m.111/a
HaczedilmezlikKonut ve temel ihtiyaç eşyalarıİİK m.82
Maaş sınırıKanuni kesinti oranıİİK m.83
Feragat yasağıTakipten önceki feragatin geçersizliğiİİK m.83/a
Süre denetimiHaciz ve satış sürelerinin dolmasıİİK m.106, m.110
ZamanaşımıSürenin dolduğu iddiasıİİK m.33/a, m.39
KonkordatoŞartları varsa başvuruİİK m.285

Altıncı satır, uzun süredir işlem görmeyen dosyalarda en etkili denetimdir: haciz süresinde satış istenmediği için kanunen düşmüşse, ödeme yapılmasa dahi kaydın terkini talep edilebilir.

Pasif beklemek hak kaybı doğurur. Af beklentisiyle dosyanın izlenmemesi, itiraz ve şikâyet sürelerinin kaçırılmasına yol açar. Buna karşılık kanunun sağladığı taksit, haczedilmezlik ve süre denetimi imkânları ancak zamanında kullanıldığında sonuç verir.

Taksit Taahhüdü Rejimi

Ödeme güçlüğü bulunan borçlu için kanunda öngörülen yol taahhüttür.

Taahhüt rejimi
KonuKuralDayanak
TaahhütHaciz sonrası taksitle ödemeİİK m.111
SatışUsulüne uygun taahhüdün satışı durdurması
HacizlerAyakta kalması
UnsurlarToplam borç, taksit tutarı ve tarihlerin gösterilmesi
KabulBorçlunun tutarı kabul beyanının tutanağa geçirilmesi
FaizTaahhüt süresince faizin işlemesi
İhlalTaahhüde uyulmaması hâlinde tazyik hapsiİİK m.340
Sona ermeÖdeme hâlinde yaptırımın düşmesi

Üçüncü satır, en sık yanlış anlaşılan husustur: taksit taahhüdü satışı durdurur ancak hacizleri kaldırmaz. Tapu, trafik ve banka kayıtlarındaki hacizler taahhüt süresince görünmeye devam eder.

Taksitlendirme için icra borcunu taksitle ödeme rehberimize bakabilirsiniz.

Süre Denetimi ve Zamanaşımı

Uzun süredir işlem görmeyen dosyalarda süre denetimi etkili bir yoldur.

Süre tablosu
KonuKuralDayanak
Haciz istemeÖdeme emrinin tebliğinden bir yılİİK m.78
Satış istemeHacizden itibaren bir yılİİK m.106
DüşmeSüresinde satış istenmezseİİK m.110
GiderOn beş gün içinde yatırılmasıİİK m.110
İlam zamanaşımıİlama dayalı takipte özel süreİİK m.39
Kesinleşme sonrasıSonradan doğan zamanaşımıİİK m.33/a
ŞikâyetSüre aykırılığında başvuruİİK m.16
YenilemeDosyanın işlemsiz bırakılmaması

Üçüncü satır, borçlu bakımından en somut sonuçtur: haciz süresinde satış istenmediği için kanunen düşmüşse, ödeme yapılmasa dahi kaydın terkini talep edilebilir.

Zamanaşımı ileri sürülmelidir. İlama dayanan takipte zamanaşımı, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınmaz (İİK m.39). Uzun süre işlem görmeyen dosyalarda borçlunun son işlem tarihini tespit etmesi ve süre dolmuşsa başvuruda bulunması gerekir.

Kesinleşme Sonrası Yükümlülükler

Af beklentisiyle beklemek, doğan yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.

Yükümlülükler
KonuKuralDayanak
Mal beyanıKesinleşme sonrası beyanİİK m.74
YenilemeYeni mal edinilinceİİK m.75
YaptırımBeyanda bulunmamaİİK m.76
Gerçeğe aykırılıkAykırı beyanİİK m.338
HacizMalvarlığına hacizİİK m.78
Üçüncü kişiHaciz ihbarnamesiİİK m.89
MuhafazaYediemin gideriİİK m.88
SatışParaya çevirme süreciİİK m.106

Birinci ve üçüncü satırlar birlikte okunmalıdır: mal beyanı yükümlülüğü kesinleşmeyle doğar ve yerine getirilmemesi tazyik hapsi talebine konu olur. Af beklentisi bu yükümlülüğü askıya almaz.

Malım yok beyanı da bir beyandır. Haczedilecek malı bulunmayan borçlunun bu durumu açıkça beyan etmesi gerekir; hiç beyanda bulunmamakla malı olmadığını bildirmek farklı sonuçlar doğurur.

Mal beyanı için mal beyanı rehberimize bakabilirsiniz.

Yapılandırma ile Af Ayrımı

Kamu alacaklarındaki düzenlemeler ile icra takipleri farklı rejimlere tabidir.

Karşılaştırma
Ölçütİcra takibi (İİK)Kamu alacağı (6183)
NitelikÖzel hukuk alacağıKamu alacağı
Merciİcra dairesiAlacaklı idare
TaksitHaciz sonrası taahhüt (İİK m.111)Tecil ve taksitlendirme
DüzenlemeÖzel kanunla getirilen imkânlarYapılandırma kanunları
KapsamAlacaklının rızasına bağlı olabilmesiKanunda belirlenen kapsam
HacizlerAyakta kalmasıKendiliğinden kalkmaması
İhlalTazyik hapsi (İİK m.340)Tecilin bozulması
BaşvuruKendi usulüne göreAynı şekilde

Dördüncü satır, iki rejim arasındaki temel farktır: kamu alacaklarında dönemsel yapılandırma düzenlemeleri getirilebilirken, özel hukuk alacaklarında böyle bir genel imkân bulunmaz.

Özel alacakta af beklenmez. İcra takibine konu özel hukuk alacakları bakımından genel bir af düzenlemesi öngörülmemiştir. Bu alacaklarda çözüm, alacaklıyla anlaşma veya kanunun sağladığı taksit ve süre imkânlarının kullanılmasıdır.

Karşılaştırma için 6183 ile İİK karşılaştırması rehberimize bakabilirsiniz.

Borçlunun Yapması Gerekenler

Af beklemek yerine izlenecek adımlar sıralıdır.

Adım listesi
Adımİçerik
SorguDosyaların tespit edilmesi
İncelemeTakip türü ve aşamasının belirlenmesi
TebligatUsulüne uygunluğun denetlenmesi
Süreİşleyen sürelerin hesaplanması
HesapGüncel kapak hesabının alınması
KorumaHaczedilmezliğin ileri sürülmesi (İİK m.82)
TaksitTaahhüt imkânının değerlendirilmesi (İİK m.111)
GörüşmeAlacaklıyla anlaşma imkânı

Üçüncü satır, süresi geçmiş görünen dosyalarda ilk denetlenecek husustur: tebligat usulsüzse süreler işlemeye başlamaz ve öğrenme tarihine göre yeniden hesaplanır.

Haricen tahsil bir çözüm yoludur. Alacaklıyla anlaşılması hâlinde dosya dışı ödeme yapılabilir ve bu durum dosyaya bildirilir. Bu yol, satış aşamasına gelinmeden kullanıldığında borçlu bakımından daha düşük harç ve masraf doğurur.

Sorgulama için icra sorgulama rehberimize bakabilirsiniz.

Kesinleşme Sonrası Paraya Çevirme

Dosya izlenmezse süreç satış aşamasına ilerler.

Paraya çevirme rejimi
KonuKuralDayanak
Satış istemeHacizden itibaren bir yılİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmez veya gider on beş gün içinde yatırılmazsaİİK m.110
Kıymet takdiriRaporun ilgililere tebliğiİİK m.128
ŞikâyetTebliğden itibaren yedi gün; masraf da yedi gün içindeİİK m.128/a
Rızaen satışKıymet takdirinden itibaren yedi günİİK m.111/a
Elektronik artırmaPortalda yedi günlük teklif süresiİİK m.111/b
İlanEn az on beş gün önce ilanİİK m.114
İhale bedeliSonuç tutanağının ilanından itibaren yedi günİİK m.118

Birinci ve ikinci satırlar, borçlu bakımından da bir denetim aracıdır: haciz süresinde satış istenmediği için kanunen düşmüşse, ödeme yapılmasa dahi kaydın terkini talep edilebilir.

Rızaen satış imkânı değerlendirilmelidir. Kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde istenecek satış yetkisi, malın piyasa değerine yakın bir bedelle satılmasını sağlayabilir. Bu yol, cebrî satışta oluşacak düşük bedele göre borçlu lehine sonuç doğurur.

Alacaklıyla Anlaşma Yolları

Kanuni imkânlar yanında taraflar arası çözümler de değerlendirilebilir.

Seçenek listesi
SeçenekDeğerlendirme
Haricen tahsilDosya dışı ödeme ve bildirim
HarçAşamaya göre değişmesi
Kısmi ödemeBir kısmının kapatılması
FeragatAlacaklının vazgeçmesi
Taksitİcra dosyasında taahhüt (İİK m.111)
Yazılı hâle getirmeŞartların kararlaştırılması
BildirimDosyaya sunulması
KapanışHarç sonrası dosyanın kapatılması

İkinci satır, borçlu bakımından maliyeti belirler: haricen tahsil harcı takibin hangi aşamasında ödeme yapıldığına göre değişir; satış aşamasına gelinmeden yapılan ödemeler daha düşük maliyet doğurur.

Anlaşma yazılı yapılmalıdır. Dosya dışı ödemede tutar, tarih ve harcın kim tarafından karşılanacağı yazılı hâle getirilmelidir. Aksi hâlde bildirim aşamasında uyuşmazlık doğar ve dosya kapanmaz.

Haricen tahsil için haricen tahsil bildirimi rehberimize bakabilirsiniz.

Uygulamada Sık Sorulanlar

Af ve borç yapılandırması konusunda tekrarlanan sorular belirli başlıklarda toplanır.

Başlık bazında
SoruCevap
Özel alacakGenel af düzenlemesi bulunmaması
Kamu alacağıDönemsel yapılandırma imkânı
Taksitİcra dosyasında taahhüt (İİK m.111)
HacizlerTaksitle kalkmaması
KorumaHaczedilmezlik hükümleri (İİK m.82)
MaaşKanuni kesinti sınırı (İİK m.83)
SüreHaciz ve satış sürelerinin denetimi
AnlaşmaAlacaklıyla haricen çözüm

Dördüncü satır, en sık yanılgıdır: taksit taahhüdü satışı durdurur ancak hacizleri kaldırmaz; tapu, trafik ve banka kayıtlarındaki şerhler taahhüt süresince görünmeye devam eder.

Söylentilere dayalı bekleme risklidir. Af beklentisiyle dosyanın izlenmemesi, itiraz ve şikâyet sürelerinin kaçırılmasına yol açar. Kanunun sağladığı imkânlar ancak zamanında kullanıldığında sonuç verir.

Sıkça Sorulan Sorular

Af yoksa taksitlendirme hakkım var mı?

Evet. İİK m.111 uyarınca borçlu, alacaklının satış talebinden önce borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüt eder ve birinci taksiti de derhal verirse icra muamelesi durur. Bu, af değil kanuni bir haktır.

Taksitlendirme için alacaklının onayı gerekir mi?

Tek taraflı taahhüt yolunda gerekmez. Bu taahhüt, alacaklının kabulü gerekmeksizin hüküm ve sonuç doğuran tek taraflı bir irade beyanıdır; alacaklı karşı olduğunu bildirse bile şartlar varsa icra takibi kendiliğinden durur.

Tek taraflı taahhüdün şartları nelerdir?

Kâfi miktar malın haczedilmiş olması, her taksitin borcun dörtte birinden aşağı olmaması, taksitlerin aydan aya verilmesi ve toplam sürenin üç ayı geçmemesi; ayrıca birinci taksitin derhal ödenmesi gerekir.

Daha uzun vadeli bir plan mümkün mü?

Evet, alacaklıyla icra dairesinde taksit sözleşmesi yapılması hâlinde. Bu yolda dörtte bir ve üç ay sınırları uygulanmaz; taraflar serbestçe belirler. Ancak sözleşmelerin toplam süresi on yılı aşarsa satış isteme süreleri kaldığı yerden işlemeye başlar.

Taksiti ödeyemezsem ne olur?

Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder. Ayrıca ödeme şartını makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir.

Satış aşamasına geçildikten sonra taksitlendirme isteyebilir miyim?

Tek taraflı taahhüt yolu bakımından hayır: taahhüdün satış talebinden önce yapılması gerekir; satış talebinden sonra yapılan teklifler alacaklıyı bağlamaz. Bu aşamada ancak alacaklıyla anlaşma yoluyla sözleşme yapılabilir.

2026’da icra affı çıktı mı?

Hayır. 2026 itibarıyla yürürlüğe girmiş, icra borçlarını silen kesinleşmiş bir icra affı yasası bulunmuyor. 12. Yargı Paketi’nde de af veya infaz indirimi yer almıyor.

İcra affı borcu tamamen siler mi?

Genellikle hayır. İcra affı çoğu zaman bir yapılandırma kolaylığıdır; faizlerde indirim/silme olabilir ama anapara genellikle korunur. Tam anapara affı her zaman söz konusu değildir.

Borçluyum, afı beklemeli miyim?

Pasif beklemek risklidir. Resmî bir af olmadan plan yapmak yerine, bankayla yapılandırma görüşmek, yasal itiraz haklarınızı kullanmak ve dosyalarınızı yönetmek daha sağlıklıdır.

Bankalar indirimli kapatma teklifi sunar mı?

Birçok banka, dosya avukatları üzerinden indirimli kapatma veya taksitlendirme teklifi sunabilir. Erken yapılan yapılandırma genellikle daha avantajlıdır; ancak teklif bankanın takdirindedir.

Sosyal medyadaki ‘af çıktı’ haberlerine güvenmeli miyim?

Hayır. Resmî bir düzenleme ancak TBMM’de kabul edilip Resmî Gazete’de yayımlandığında geçerli olur. Doğrulanmamış söylentilere dayanmak ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

Gelecekte bir yapılandırma düzenlemesi gelebilir mi?

Ekonomik koşullar nedeniyle ihtimal tamamen dışlanamaz; geçmişte vergi/kamu borcu yapılandırmaları yapıldı. Ancak bu, şu an mevcut bir afın varlığı anlamına gelmez.

Borç yapılandırma ve icra dosyanız için somut bir strateji mi arıyorsunuz?

Hukukçular Evi yanınızda.

Post by Av. Fatma Öztürk