12. Yargı Paketi İcra Değişiklikleri (2026): Kanunlaşan Maddeler ve Çıkarılan İİK 34/a
29 Haziran 2026

12. Yargı Paketi İcra Değişiklikleri (2026): Kanunlaşan Maddeler ve Çıkarılan İİK 34/a

ÖNEMLİ DÜZELTME — İİK m.34/a kanunlaşmadı

Bu yazı, 22 Haziran 2026’da TBMM’ye sunulan kanun teklifi döneminde yazılmıştır. Teklifin 1. maddesinde yer alan ve idare aleyhine ilamlı icra takibi başlatılmadan önce idareye başvuru ile bir aylık ödeme süresi tanınmasını zorunlu kılan İİK m.34/a düzenlemesi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilen önergelerle teklif metninden tamamen çıkarılmıştır.

31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun’da böyle bir madde bulunmamaktadır. Dolayısıyla idare aleyhine ilamlı icra takibi bakımından yeni bir ön başvuru şartı getirilmemiştir; bu konudaki mevcut usul kuralları geçerliliğini korumaktadır.

Kanunlaşan icra değişiklikleri için: 7589 Sayılı Kanun ve İcra İflas Değişiklikleri — 7589 sayılı Kanun’un İcra ve İflas Kanunu bakımından öne çıkan düzenlemesi İİK m.114’tür (ortaklığın giderilmesinde mirasçılar arası birinci artırma). Sık karıştırılan İİK m.134 (ihalenin feshinde iki haftalık kesin süre) ve İİK m.278 (bir yıllık dönem) değişiklikleri ise 12. Yargı Paketi’nden değil, 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun‘dan gelir ve 25 Aralık 2025’te yürürlüğe girmiştir.

22 Haziran 2026’da TBMM’ye sunulan 12. Yargı Paketi, icra-iflas hukukunda önemli değişiklikler içeriyor. Teklifin en dikkat çeken maddesi, idare aleyhine alacaklarda doğrudan icra takibi yapılamamasını öngören İİK m.34/a idi; ancak bu madde Genel Kurulda metinden çıkarılmış ve kanunlaşmamıştır. Bu rehberde teklifte yer alan icra düzenlemelerini ve kamuoyunda yanlış bilinen “af” konusunu açıklıyoruz.

İİK m.34/a: İdareye Başvuru Zorunluluğu (KANUNLAŞMADI — teklif metninden çıkarıldı)

Teklif aşamasında icra hukuku açısından en çok tartışılan düzenleme, İcra ve İflas Kanunu’na eklenmesi öngörülen 34/a maddesiydi. Aşağıdaki açıklama teklif metnine ilişkindir; madde Genel Kurulda çıkarıldığından yürürlükte değildir. Buna göre, idare aleyhine mahkemece hükmedilen para alacağı, vekâlet ücreti ve yargılama gideri için artık doğrudan icra takibi başlatılamayacak.

Yeni usulde alacaklı (veya vekili), önce idareye yazılı olarak başvurup banka hesap numarasını bildirmek zorunda. İdareye ödeme için bir aylık süre tanınacak; bu süre içinde ödeme yapılmazsa ancak o zaman ilamlı icra takibi başlatılabilecek. Yani devletten alacağı olan kişi, artık doğrudan icraya gidemeyecek; önce idareye başvurup beklemek zorunda kalacak.

Ortaklığın Giderilmesinde Yeni Satış Usulü

Bu düzenleme kanunlaştı ve yürürlüktedir. 7589 sayılı Kanun’la İİK m.114’te yapılan değişiklik uyarınca, tüm maliklerin miras yoluyla edindiği ve üçüncü kişilerin mülkiyet hakkı bulunmayan taşınmazlarda, ortaklığın satış yoluyla giderilmesinde birinci açık artırma bir defaya mahsus olmak üzere yalnızca mirasçılar arasında yapılır. Amaç, miras kalan taşınmazların üçüncü kişilere düşük bedelle geçmesini önlemek ve mirasçıya öncelik tanımaktır. Satış aşamasının pratik işleyişi için izale-i şuyuda satış süreci, ihale ve masraflar sayfamıza bakabilirsiniz.

İhale Bedelini Yatırmayan Alıcı

Bu başlık teklif aşamasında gündeme gelmiştir; 7589 sayılı Kanun’un İcra ve İflas Kanunu bakımından öne çıkan düzenlemesi ise m.114’tür. İhaleye ciddiyetsiz katılımı önlemeye yönelik yürürlükteki güvence, İİK m.134/4’te düzenlenen teminat rejimidir: satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerin ihalenin feshi talebinde, ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır (7343 s.K. ile eklenen fıkra). Teminatın veya harcın eksik yatırılması hâlinde ise 7571 sayılı Kanun’la getirilen iki haftalık kesin süre rejimi uygulanır; ayrıntısı aşağıdadır.

Belirsiz Alacak Davası Kaldırılıyor

Bu düzenleme kanunlaştı. 7589 sayılı Kanun’la HMK m.107 tümüyle yürürlükten kaldırılmış, yani belirsiz alacak davası usul hukukumuzdan çıkarılmıştır. Yerine HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkrayla kısmi dava güçlendirilmiştir. Ayrıntı ve geçiş hükmü aşağıdaki bölümdedir.

“İcra Affı / İnfaz Affı” Kamuoyu Beklentisi

Önemli bir yanlış anlama: 12. Yargı Paketi’nde genel af, infaz indirimi veya borç affı bulunmuyor. Sosyal medyada dolaşan “af çıkıyor” iddiaları, taslak aşamasında konuşulan ama nihai metne girmeyen düzenlemelerin yanlış yorumlanmasından kaynaklanıyor. Adalet Bakanlığı yetkilileri, paketin infaz rejimine ilişkin olmadığını açıkça belirtti. Borçluların, kesinleşmemiş af iddialarına dayanarak plan yapmaması; mevcut yasal haklarını kullanması daha sağlıklıdır.

Yürürlük: Ne Zaman Geçerli Olacak?

Teklif 22 Haziran 2026’da TBMM’ye sunuldu ve 7589 sayılı Kanun olarak yasalaşarak 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi. Dolayısıyla aşağıdaki değerlendirmeler artık teklif metnine değil, yürürlükteki kanuna göre okunmalıdır. Kanunlaşan nihai metnin madde madde dökümü için 12. Yargı Paketi Resmî Gazete’de: 7589 Sayılı Kanun ile Neler Değişti? sayfasına bakabilirsiniz. Yürürlük tarihleri maddeye göre farklılaşıyor; bazı teknik maddeler için UYAP entegrasyonu nedeniyle üç aylık hazırlık süresi tanınıyor.

Hangi Değişiklik Hangi Paketten? İkisini Karıştırmayın

İcra hukukunda son bir yılda iki ayrı torba kanun yürürlüğe girdi ve uygulamada sürekli birbirine karıştırılıyor. Ayrım şudur:

7571 sayılı Kanun — kabul 24 Aralık 2025, yürürlük 25 Aralık 2025. Kamuoyunda “11. Yargı Paketi” olarak anıldı. İcra ve İflas Kanunu bakımından m.134 (ihalenin feshi) ve m.278 (bağışlama ve ivazsız tasarrufların iptali) maddelerini değiştirdi.

7589 sayılı Kanun — Genel Kurulda kabul 16 Temmuz 2026, Resmî Gazete 31 Temmuz 2026. Kamuoyunda “12. Yargı Paketi”. İcra ve İflas Kanunu bakımından öne çıkan düzenlemesi m.114‘tür; ayrıca HMK, TBK, TMK, CMK ve TCK’da değişiklikler yaptı.

Bu ayrım pratik bir sonuç doğurur: bir işleme hangi kuralın uygulanacağı, işlemin tarihine ve ilgili değişikliğin yürürlük tarihine göre belirlenir. İhalenin feshi ve tasarrufun iptali dosyalarında 25 Aralık 2025, ortaklığın giderilmesi ve belirsiz alacak dosyalarında 31 Temmuz 2026 eşik tarihtir.

İİK m.134: İhalenin Feshinde İki Aşamalı Filtre (7571)

7571 sayılı Kanun, ihalenin feshi şikâyetine iki ayrı süzgeç ekledi.

Birinci süzgeç — sıfat. İİK m.134/2’ye eklenen cümleyle, maddede sayılan kişiler dışında kalan kişilerce ihalenin feshi talep edilirse, mahkeme talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddeder. Duruşma açılmaz, kanun yolu işletilmez. Fesih talep edebilecekler satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleridir.

İkinci süzgeç — teminat ve harç. Bu kişilerin dışındakiler için İİK m.134/4 uyarınca ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi zaten şarttı (7343 sayılı Kanun’la eklenen fıkra). 7571 buna işleyiş kuralı ekledi: teminat veya harç hiç yatırılmaz ya da eksik yatırılırsa mahkeme muhtıra tebliğ eder ve iki haftalık kesin süre içinde ikmal edilmesini, aksi hâlde talebin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bildirir. Süre içinde tamamlanmazsa mahkeme talebi derhal reddeder.

Pratik sonuç: ihalenin feshi başvurusunda artık iki şey baştan doğru olmalıdır — başvuranın sıfatı ve teminat/harç ödemesi. Bu ikisindeki eksiklik, esasa hiç girilmeden dosyayı kapatır. Feshin esasa ilişkin sebepleri bakımından sık rastlanan bir başlık için satış ilanının tebliği ve usulsüzlüğün ihaleye etkisi sayfamıza bakabilirsiniz.

İİK m.278: Tasarrufun İptalinde Bir Yıllık Dönem (7571)

İİK m.278, bağışlamaların ve ivazsız tasarrufların iptalini düzenler. Madde, Anayasa Mahkemesi’nin farklı tarihlerde verdiği iptal kararları nedeniyle boşluklu hâle gelmişti; 7571 sayılı Kanun hükmü yeniden kaleme aldı.

Yeni metne göre: alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir.

Sürenin başlangıcı bakımından üç ayrı an tanımlanmıştır: geçici veya kesin aciz belgesinin düzenlendiği tarih, aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği tarih, ya da iflasın açıldığı tarih. Geriye doğru bir yıl sayılır.

Bağışlama sayılan işlemler de yeniden düzenlendi. Bu kapsamda özellikle şunlar sayılır: borçlunun yakın hısımları, eşi ve kayın hısımları ile yaptığı işlemler; borçlunun ortak konutta birlikte yaşadığı kişilerle yaptığı tasarruflar; pek düşük bedelle yapılan sözleşmeler; yeterli karşılık ispatlanmadıkça intifa hakkı, ömür boyu gelir ve ölünceye kadar bakma sözleşmeleri.

Ortak konutta birlikte yaşayan kişilerin kapsama alınması uygulamada yeni bir alan açar: resmî hısımlık bağı bulunmayan ancak fiilen aynı konutu paylaşan kişilerle yapılan devirler de bağışlama karinesi altında değerlendirilebilecektir. Davanın şartları, tarafları ve ispat düzeni için tasarrufun iptali davası (İİK m.277-284) sayfamıza bakınız.

HMK m.107 Kaldırıldı: Yerine Ne Geldi? (7589)

12. Yargı Paketi’nin alacak davaları bakımından en kapsamlı sonucu budur. Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107 tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır. Gerekçede, kurumun uygulamada tereddütlere ve hak kayıplarına yol açtığı belirtilmiştir.

Boşluk kısmi dava güçlendirilerek dolduruldu. HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkra şunu öngörür: alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Uygulamaya etkisi üç başlıkta toplanır. Birincisi, dava türü seçiminden doğan usul riski ortadan kalkar; artık “belirsiz alacak mı, kısmi dava mı?” tartışması yapılmayacaktır. İkincisi, talep artırımı hakkı bir kez kullanılabilir; bu nedenle artırımın zamanlaması ve miktarı stratejik olarak planlanmalıdır. Üçüncüsü, zamanaşımının dava tarihinden kesilmiş sayılması, artırılan kısım bakımından da koruma sağlar.

Geçiş hükmü kritiktir: yürürlükten kaldırılan HMK m.107, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam olunur. Yani derdest belirsiz alacak davanız varsa dosyanız eski hükme göre yürümeye devam eder; yeni rejim yalnızca sonraki davalar içindir. Konunun ayrıntısı için belirsiz alacak davası kaldırıldı (HMK 107): yerine ne geldi? ve işçilik alacakları özelinde işçilik alacaklarında belirsiz alacak ve kısmi dava sayfalarımıza bakabilirsiniz.

TBK m.55: Bedensel Zarar Tazminatında Faiz Rejimi (7589)

İcra dosyalarına doğrudan yansıyan bir başka değişiklik Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesindedir.

Eklenen fıkrayla, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faizin başlangıcı ikiye ayrılmıştır: bilinen dönem için olay tarihinden, bilinemeyen dönem için karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.

Bu düzenlemenin de kendi geçiş hükmü vardır: değişiklik, yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır. Daha önce meydana gelen olaylar bakımından maddenin değişiklikten önceki hükümleri uygulanmaya devam eder. Trafik kazası ve iş kazası dosyalarında olay tarihinin bu nedenle ayrıca tespit edilmesi gerekir. Tazminat kalemleri için bedensel zararda tazminat (TBK 54) ve destekten yoksun kalma tazminatı sayfalarımıza bakınız.

Teklifte Olup Kanunlaşmayanlar

Teklif 29 madde ve 1 geçici maddeyle sunulmuş, yasalaşan metin 27 madde ve 1 geçici maddeden oluşmuştur. Aradaki fark, süreç içinde çıkarılan düzenlemelerden kaynaklanır:

İİK m.34/A — idare aleyhine ilamlı icra takibi başlatılmadan önce idareye yazılı başvuru ve bir aylık ödeme süresi tanınması zorunluluğu. Vatandaşın mahkeme kararına erişimini geciktirdiği yönündeki eleştiriler üzerine Genel Kurul görüşmelerinde metinden çıkarılmıştır. Dolayısıyla idare aleyhine ilamlı icra takibi eskisi gibi doğrudan başlatılabilir. İlamlı takibin işleyişi, icra emri ve tehir-i icra için ilamlı icra takibi (İİK m.32-42) sayfamıza bakabilirsiniz.

CMK m.134 — bilgisayarlarda arama, kopyalama ve el koyma usulüne ilişkin güvenceler (hâkim onayı, kopyanın şüpheliye teslimi, verilerin imhası). Genel Kurulda verilen önergelerle metinden çıkarılmıştır.

HMK m.371 — Yargıtay’ın ilk derece kararlarını sırf görevsizlik veya yetkisizlik gerekçesiyle bozamamasını öngören düzenleme. Daha erken bir aşamada, TBMM Adalet Komisyonunda teklif metninden çıkarılmıştır.

Buna karşılık süreç içinde metne eklenen bir düzenleme de vardır: TCK m.158/4 kapsamında, hesap bilgisi vermekle sınırlı iştirak hâllerinde yarı oranında ceza indirimi öngören fıkra. Bu düzenleme özellikle hesabı dolandırıcılıkta kullanılan kişiler bakımından önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

12. Yargı Paketi icra hukukunda ne değiştiriyor?

Kanunlaşan metinde İİK m.34/a yer almamaktadır; teklifteki bu madde Genel Kurulda çıkarılmıştır. 7589 sayılı Kanun’un İcra ve İflas Kanunu’ndaki öne çıkan düzenlemesi m.114’tür (ortaklığın giderilmesinde mirasçılar arası birinci artırma). Ayrıca HMK m.107’deki belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırılmış, HMK m.109’a eklenen fıkrayla kısmi davada talep artırımı düzenlenmiştir. İİK m.134 ve m.278 değişiklikleri bu pakete değil, 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’a aittir.

İİK 34/a kanunlaştı mı?

Hayır. Bu düzenleme yalnızca teklif metninde yer almış, TBMM Genel Kurulunda kabul edilen önergelerle çıkarılmıştır ve 7589 sayılı Kanun’da bulunmamaktadır. Teklifte öngörülen içerik şuydu: idare aleyhine hükmedilen para alacağı, vekâlet ücreti ve yargılama gideri için doğrudan icra yapılamayacak, alacaklı önce idareye banka hesabını bildirerek başvuracak, idareye 1 aylık ödeme süresi tanınacak; ödenmezse ilamlı icra başlatılabilecek.

12. Yargı Paketi’nde af veya infaz indirimi var mı?

Hayır. Pakette genel af, infaz indirimi veya borç affı bulunmuyor. Sosyal medyadaki ‘af çıkıyor’ iddiaları, nihai metne girmeyen taslak tartışmalarının yanlış yorumudur.

Paket ne zaman yürürlüğe girecek?

Teklif, 7589 sayılı Kanun olarak yasalaştı ve 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi. Yürürlük tarihleri maddeye göre farklılaşabildiğinden, somut bir madde için nihai metnin geçiş hükümlerine bakılması gerekir.

Belirsiz alacak davası gerçekten kalkıyor mu?

Evet, kalktı. 7589 sayılı Kanun’la HMK m.107 tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır. Yerine HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkrayla, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusunun aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilmesi düzenlenmiştir; zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Geçiş hükmü uyarınca HMK m.107, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam olunur.

Devam eden davam bu değişikliklerden etkilenir mi?

Geçiş hükümleri genellikle değişiklikleri geçmişe yürütmez. Yine de devam eden bir davanız varsa, paket yasalaştığından dosyanızı bir avukatla değerlendirmeniz en sağlıklı yoldur.

İİK 134 ve 278 değişiklikleri 12. Yargı Paketi’nden mi geldi?

Hayır. İİK m.134 (ihalenin feshinde iki haftalık kesin süre ve sıfat filtresi) ile İİK m.278 (bağışlama ve ivazsız tasarrufların iptalinde bir yıllık dönem) değişiklikleri, 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’dan gelir ve 25 Aralık 2025’te yürürlüğe girmiştir. 12. Yargı Paketi (7589) ise İİK bakımından m.114’ü düzenlemiştir.

İhalenin feshi talebimde teminatı eksik yatırdım, ne olur?

İİK m.134/4 uyarınca mahkeme muhtıra tebliğ ederek iki haftalık kesin süre içinde teminatın veya harcın ikmal edilmesini ister. Süre içinde tamamlanmazsa talep dosya üzerinden kesin olarak reddedilir. Bu rejim 7571 sayılı Kanun’la getirilmiştir.

Tasarrufun iptalinde geriye kaç yıl gidilir?

Bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar bakımından süre bir yıldır. Bu bir yıl; geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten geriye doğru sayılır (İİK m.278, 7571 s.K. ile değişik).

Eşim veya birlikte yaşadığım kişiyle yaptığım devir bağışlama sayılır mı?

İİK m.278’in yeni metninde bağışlama sayılan işlemler arasında borçlunun yakın hısımları, eşi ve kayın hısımlarıyla yaptığı işlemlerin yanı sıra ortak konutta birlikte yaşadığı kişilerle yaptığı tasarruflar da sayılmıştır. Ayrıca pek düşük bedelle yapılan sözleşmeler ile yeterli karşılık ispatlanmadıkça intifa, ömür boyu gelir ve ölünceye kadar bakma sözleşmeleri bu kapsamdadır.

Derdest belirsiz alacak davam ne olacak?

Geçiş hükmü uyarınca yürürlükten kaldırılan HMK m.107, kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam olunur. Derdest dosyanız eski hükme göre yürür; yeni rejim sonraki davalar için geçerlidir.

Kısmi davada talebimi kaç kez artırabilirim?

HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkra uyarınca bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, tahkikatın sona ermesine kadar artırabilirsiniz. Zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Hak bir kez kullanılabildiğinden artırımın zamanlaması önemlidir.

İdare aleyhine icra takibi için önce idareye başvurmam gerekiyor mu?

Hayır. Böyle bir zorunluluk öngören İİK m.34/A düzenlemesi TBMM Genel Kurulunda teklif metninden çıkarılmış ve kanunlaşmamıştır. İdare aleyhine ilamlı icra takibi doğrudan başlatılabilir.

İcra veya alacak davanız 12. Yargı Paketi’nden nasıl etkilenir, uzmana danışın

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

Post by Av. Fatma Öztürk