İcra mahkemesinin verdiği bir karara katılmıyorsanız, bu karara karşı kanun yoluna başvurabilirsiniz. İcra ve İflas Kanunu, icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf (m. 363) ve temyiz (m. 364) yollarını düzenler. Bu rehberde bu yolları sade bir dille açıklıyoruz.
İstinaf: Bölge Adliye Mahkemesi (İİK m. 363)
İcra mahkemesinin kararlarına karşı kural olarak istinaf yoluna, yani bölge adliye mahkemesine başvurulur. Başvuru süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Önemli bir nokta: İcra mahkemesi kısa kararı (gerekçesiz) tefhim etmişse, Anayasa Mahkemesi içtihadı uyarınca süre, gerekçeli kararın tebliğinden başlar.
Her Karar İstinafa Götürülemez (Kesin Kararlar)
İİK m. 363, bazı kararların kesin olduğunu (istinafa kapalı) belirtir. Ayrıca kural olarak, kararın konusunu oluşturan alacak, hak veya malın değeri kanunda belirtilen ve her yıl yeniden değerleme oranında güncellenen parasal sınırın altındaysa karar kesindir ve istinafa götürülemez. Bu nedenle başvurudan önce kararın kesin olup olmadığı kontrol edilmelidir.
İstinaf İcrayı Durdurur mu?
Kural olarak istinaf başvurusu, satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz (İİK m. 363/4). Yani takibe yönelik itiraz ve şikâyetler hakkındaki kararlar kesinleşmeden satış yapılamazsa da diğer icra işlemleri devam edebilir. Bu yönüyle istinaf, tek başına icrayı durduran bir yol değildir.
Temyiz: Yargıtay (İİK m. 364)
Bölge adliye mahkemesinin icra hukukuna ilişkin kararlarından kanunda belirtilenler, yine kanunda öngörülen parasal sınırı aşmak koşuluyla temyiz edilebilir; temyiz mercii Yargıtay’dır. Temyiz başvurusu da kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır. Burada da pek çok karar, parasal sınır veya kanuni düzenleme nedeniyle kesin niteliktedir.
Tazyik ve Disiplin Hapsi Kararları
İcra mahkemesinin verdiği tazyik veya disiplin hapsine ilişkin kararlar istinaf/temyize tabi değildir; bunlara karşı, tefhim veya tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz yoluna başvurulur.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.


