İcra Mahkemesi Kararlarına Karşı İstinaf ve Temyiz (İİK 363-364)
22 Haziran 2026

İcra Mahkemesi Kararlarına Karşı İstinaf ve Temyiz (İİK 363-364)

İcra mahkemesinin verdiği bir karara katılmıyorsanız, bu karara karşı kanun yoluna başvurabilirsiniz. İcra ve İflas Kanunu, icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf (m.363) ve temyiz (m.364) yollarını düzenler. Ancak her karar bu yollara açık değildir; belirli parasal sınırların altındaki kararlar kesindir. Bu rehberde icra mahkemesi kararlarına karşı kanun yollarını açıklıyoruz.

İstinaf: Bölge Adliye Mahkemesi (İİK m.363)

İcra mahkemesi kararlarına karşı ilk kanun yolu istinaftır. İstinaf, kararı veren icra mahkemesinin bulunduğu yargı çevresindeki Bölge Adliye Mahkemesi‘ne yapılır. İstinaf incelemesinde, hem maddi olay hem de hukuki değerlendirme yeniden ele alınabilir. İstinaf yoluna başvuru süresi, İİK m.363 uyarınca tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. Bu süre, 7499 sayılı Kanunla yapılan ve 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle “on gün”den “iki hafta”ya çıkarılmıştır.

İstinafta Parasal Sınır: Kesin Kararlar

İcra mahkemesi kararlarının tümü istinafa açık değildir. İİK m.363, belirli bir parasal değerin altındaki uyuşmazlıklara ilişkin kararların kesin olduğunu (istinafa kapalı) belirler. Bu parasal sınır her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellenir. Sınırın altındaki kararlar kesin olduğundan, bu kararlara karşı istinaf yoluna gidilemez.

Temyiz: Yargıtay (İİK m.364)

Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf incelemesi sonucu verdiği bazı kararlara karşı, son kanun yolu olan temyiz yoluna başvurulabilir (İİK m.364). Temyiz, Yargıtay‘a yapılır ve yalnızca hukuki denetim içerir; maddi olay yeniden incelenmez. Temyizde de parasal sınır vardır; belirli değerin altındaki uyuşmazlıklarda BAM kararı kesindir ve temyize gidilemez.

Hangi Kararlar Kesindir?

İcra mahkemesi kararlarının bir kısmı, niteliği veya parasal değeri gereği kesindir. Kesin kararlara karşı istinaf veya temyiz yoluna gidilemez; bu kararlar verildiği anda kesinleşir. Bir kararın kesin olup olmadığı, hem uyuşmazlığın türüne hem de güncel parasal sınırlara bağlıdır. Bu nedenle başvuru öncesi kararın kanun yoluna açık olup olmadığını kontrol etmek gerekir.

Kanun Yolu Süreleri Kritiktir

İstinaf ve temyiz başvuruları, kanuni süreler içinde yapılmalıdır. Süre, kararın tebliğinden işlemeye başlar. 7499 sayılı Kanunla maddedeki “tefhim veya” ibaresi metinden çıkarıldığından, 1 Haziran 2024’ten sonra verilen kararlarda süre artık tefhimden (duruşmada öğrenmeden) değil, yalnızca tebliğden işler. İcra hukukunda süreler genellikle kısadır ve kaçırılması halinde karar kesinleşir, başvuru hakkı düşer. Bu yüzden icra mahkemesi kararını aldığınızda, kanun yoluna başvuru süresini hemen kontrol etmek hak kaybını önler.

Başvuru İcrayı Durdurur mu?

Kanunun ifadesi dardır ve önemli bir istisna içerir: İİK m.363’e göre istinaf yoluna başvuru, satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz. Yani satış durur; haciz, tebligat ve diğer icra işlemleri devam eder.

Dosya da bölünür: icranın devamı için gereken evrak alıkonularak, bunların birer örneği bölge adliye mahkemesine gönderilecek dosyaya konulur. Böylece takip yürürken inceleme de sürebilir.

Satış dışındaki işlemleri durdurmak isteyen taraf, üst mahkemeden teminat karşılığında icranın geri bırakılması (tehir-i icra) kararı almalıdır.

İstinaf/Temyiz Dilekçesinde Neler Olmalı?

İstinaf veya temyiz dilekçesinde; başvurulan kararın hangi mahkemenin hangi tarihli ve numaralı kararı olduğu, kararın hangi yönlerden hukuka aykırı bulunduğu (istinaf/temyiz sebepleri) ve talep açıkça belirtilmelidir. Gerekçesiz veya sebep gösterilmeyen başvurular, inceleme kapsamını daraltabilir. Bu nedenle dilekçenin teknik ve gerekçeli hazırlanması, başvurunun başarısı açısından önemlidir.

İstinaf ve Temyiz Harçları

İstinaf ve temyiz başvuruları belirli harç ve giderlere tabidir. Başvuru sırasında bu harçların yatırılması gerekir; eksik harç, başvurunun işleme alınmasını geciktirebilir veya reddine yol açabilir. Harç tutarları her yıl güncellenir. Adli yardım koşullarını taşıyan kişiler, harçtan muafiyet için adli yardım talebinde bulunabilir.

Bu konuyla doğrudan bağlantılı bir diğer rehberimiz: İcra Mahkemesi Kararına İstinaf ve Temyiz.

1 Haziran 2024 Eşiği: Hangi Karara Hangi Süre?

Süre değişikliği geriye yürümez; bu nedenle elinizdeki kararın tarihi hangi rejimin uygulanacağını belirler.

Geçiş hükmü açıktır: İcra ve İflas Kanunu’nda kanun yollarına başvuru sürelerine ve bu sürelerin başlangıcına ilişkin yapılan değişiklikler, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır.

Daha önceki kararlar için: bu tarihten önce verilen kararlar hakkında değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.

Pratik sonuç: 1 Haziran 2024’ten önce verilmiş bir icra mahkemesi kararı bakımından eski on günlük süre; bu tarihte veya sonrasında verilmiş kararlar bakımından iki haftalık süre geçerlidir.

Ölçüt kararın verildiği tarihtir, tebliğ tarihi değil. Dosyanızdaki karar tarihini kontrol etmek ilk adımdır.

İki Hafta Nasıl Hesaplanır?

Sürenin “gün” yerine “hafta” olarak belirlenmesi, hesaplama yöntemini de değiştirmiştir.

Kural: süre hafta olarak belirlenmişse, başladığı güne son hafta içinde karşılık gelen günde biter.

Örnekle: tebliğ bir salı günü yapılmışsa, iki haftalık süre ikinci haftanın salı günü sona erer.

Adli tatil süreyi uzatmaz: icra işlerinde adli tatil hükümleri uygulanmadığından, bu süreler adli tatilde de kesintisiz işlemeye devam eder.

Bu, hukuk yargılamasından ayrılan bir noktadır ve uygulamada sık hata kaynağıdır: adli tatilde duran bir hukuk davası süresiyle, kesintisiz işleyen bir icra süresi karıştırılmamalıdır.

Öneri: tebliğ mazbatasındaki tarihi esas alarak son günü baştan takvime işleyin; icra sürelerinde telafi imkânı yoktur.

Kötüniyetli Başvurunun Yaptırımı

Kanun, kanun yolunu geciktirme aracı olarak kullanmayı ayrıca yaptırıma bağlamıştır.

Kural: icra mahkemesi kararları aleyhine işlemleri uzatmak gibi kötüniyetle istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılırsa, ilgili tazminat hükmü uygulanır.

Kesin kararlar için de geçerlidir: kesin bir karara karşı kötüniyetle istinaf yoluna başvuranlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.

Bunun anlamı şudur: kanun yoluna kapalı olduğunu bildiğiniz bir karara sırf süre kazanmak için başvurmak, tazminat sorumluluğu doğurabilir.

Borçlu için pratik sonuç: başvuru öncesinde kararın kanun yoluna açık olup olmadığını denetlemek yalnızca usul değil, sorumluluk meselesidir.

Alacaklı için: geciktirme amaçlı başvurularda bu hükme dayanmak mümkündür.

Parasal Sınır: Kanuni Taban ve Güncelleme

Her icra mahkemesi kararı kanun yoluna açık değildir; sınır kanunda gösterilmiş, güncellenmesi ise ayrı bir mekanizmaya bağlanmıştır.

İstinaf bakımından: kanun metnindeki taban tutar, 2016 yılında yapılan değişiklikle “bin lira”dan “yedi bin Türk lirası”na çıkarılmıştır.

Bu tutar sabit kalmaz: parasal sınır her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellenir. Bu nedenle başvuru anında güncel tutarın kontrol edilmesi gerekir.

Temyiz bakımından ayrı ve daha yüksek bir sınır vardır; istinaf sınırını aşan bir uyuşmazlık temyiz sınırının altında kalabilir. İki eşik ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Ölçülen değer nedir? Kanun bunu bent bent belirler: kimi hâllerde takip konusu alacakta ihtilaflı kalan değer, kimi hâllerde kararın taalluk ettiği malın veya hakkın değeri, sıra cetvelinde ise sırası itiraza uğrayan alacağın tutarı esas alınır.

Bu ayrım önemlidir: takip tutarı yüksek olsa dahi, ihtilaflı kalan kısım sınırın altındaysa karar kesin olabilir.

Süreyi Kaçırmamak İçin Kontrol Listesi

İcra hukukunda kanun yolu süresi kaçırıldığında telafi yoktur; başvuru öncesi şu beş nokta denetlenmelidir.

1. Karar tarihi 1 Haziran 2024’ten önce mi sonra mı? Uygulanacak süre buna göre belirlenir.

2. Tebliğ tarihi nedir? Süre tefhimden değil tebliğden işler; mazbata tarihi esastır.

3. Karar kanun yoluna açık mı? Parasal sınır ve kararın niteliği birlikte değerlendirilmelidir.

4. Hangi değer ölçülüyor? Takip tutarı değil, ilgili bende göre ihtilaflı kalan değer veya malın/hakkın değeri esas alınabilir.

5. Satış riski var mı? İstinaf başvurusu satışı durdurur; ancak diğer icra işlemleri devam eder. Bunları da durdurmak için ayrıca tehir-i icra gerekir: tehir-i icra (icranın geri bırakılması) — İİK 36.

İtiraz aşamasındaki yollar için ödeme emrine itiraz: borca, imzaya ve yetkiye (İİK 62) ve itirazın kaldırılması: kesin ve geçici kaldırma (İİK 68); dosyanın işlemsiz kalması hâlinde icra dosyasının yenilenmesi: düşen dosya yeniden nasıl açılır?; iflas tasfiyesindeki karşılıkları için iflasın alacaklara etkisi: muacceliyet, faiz ve takas (İİK 195-200) sayfalarımıza bakabilirsiniz.

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İstinaf süresi neden değişti?

7499 sayılı Kanunla yapılan ve 1 Haziran 2024’te yürürlüğe giren değişiklikle İİK m.363’teki “on gündür” ibaresi “iki haftadır” şeklinde değiştirilmiş, ayrıca maddedeki “tefhim veya” ibaresi metinden çıkarılmıştır.

Eski tarihli kararlarda hangi süre uygulanır?

Geçiş hükmüne göre değişiklikler 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır; bu tarihten önce verilen kararlar hakkında önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur. Ölçüt, kararın verildiği tarihtir.

Süre tefhimden mi tebliğden mi işler?

Tebliğden. 7499 sayılı Kanunla maddedeki “tefhim veya” ibaresi çıkarıldığından, 1 Haziran 2024’ten sonra verilen kararlarda süre yalnızca tebliğ tarihinden itibaren işler.

İki haftalık süre nasıl hesaplanır?

Süre hafta olarak belirlendiğinden, başladığı güne son hafta içinde karşılık gelen günde biter. Ayrıca icra işlerinde adli tatil hükümleri uygulanmadığından bu süreler adli tatilde de kesintisiz işler.

İstinaf başvurusu satışı durdurur mu?

Evet. İİK m.363’e göre istinaf yoluna başvuru satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz; yani satış durur, haciz ve diğer işlemler devam eder. Diğer işlemleri de durdurmak için tehir-i icra kararı gerekir.

Kesin bir karara istinaf başvurusu yapılırsa ne olur?

Kanun, kesin bir karara karşı kötüniyetle istinaf yoluna başvuranlar hakkında da işlemleri uzatmak amaçlı başvurulara ilişkin tazminat hükmünün uygulanacağını öngörür.

Parasal sınır sabit mi?

Hayır. Kanun metnindeki taban tutar 2016’da “bin lira”an “yedi bin Türk lirası”na çıkarılmış olup, sınır her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellenir. Başvuru anındaki güncel tutar kontrol edilmelidir.

İcra mahkemesi kararına nasıl itiraz edilir?

İlk kanun yolu istinaftır (İİK m.363); Bölge Adliye Mahkemesi’ne yapılır. Bazı BAM kararlarına karşı ise temyiz yoluyla Yargıtay’a başvurulabilir (İİK m.364).

Her icra mahkemesi kararına istinaf yapılabilir mi?

Hayır. İİK m.363 uyarınca belirli parasal değerin altındaki uyuşmazlıklara ilişkin kararlar kesindir ve istinafa kapalıdır. Bu sınır her yıl güncellenir.

İstinaf süresi ne kadar?

İki hafta. İİK m.363 uyarınca istinaf yoluna başvuru süresi tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır; bu süre 7499 sayılı Kanunla 1 Haziran 2024’ten itibaren “on gün”den “iki hafta”ya çıkarılmıştır. Süre kaçırılırsa karar kesinleşir.

Temyiz nereye yapılır?

Temyiz, Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf kararına karşı Yargıtay’a yapılır (İİK m.364) ve yalnızca hukuki denetim içerir. Temyizde de parasal sınır vardır.

İstinaf/temyiz başvurusu icrayı durdurur mu?

Kural olarak hayır. İcranın durması için üst mahkemeden teminat karşılığında icranın geri bırakılması (tehir-i icra) kararı alınması gerekebilir.

Kararın kesin olup olmadığını nasıl anlarım?

Bir kararın kesinliği, uyuşmazlığın türüne ve güncel parasal sınırlara bağlıdır. Başvurudan önce kararın kanun yoluna açık olup olmadığını kontrol etmek gerekir.

İcra mahkemesi kararına karşı istinaf/temyiz için uzman desteği alın

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

Post by Av. Fatma Öztürk