İlamlı İcra Nasıl İşler? Mahkeme Kararının İcrası ve İcra Emri (İİK 32)
29 Haziran 2026

İlamlı İcra Nasıl İşler? Mahkeme Kararının İcrası ve İcra Emri (İİK 32)

Elinizde bir mahkeme kararı (ilam) var ama karşı taraf gereğini yerine getirmiyorsa, ilamlı icra devreye girer. İlamlı icrada borçluya ödeme emri değil, doğrudan “icra emri” tebliğ edilir. Borçlu, genel takipteki gibi basitçe itiraz ederek takibi durduramaz; yalnızca dar sebeplerle (örneğin borcun sonradan ödendiği) icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Bu, ilamlı icrayı güçlü bir tahsil yolu yapar.

Mahkeme kararınızı icraya koymak mı istiyorsunuz?

Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

İlamlı İcra Nedir? İlamsızdan Farkı

İlamlı icra, bir mahkeme kararına (ilama) veya ilam niteliğindeki bir belgeye dayanan icra takibidir. İlamsız icradan en temel farkı şudur: ilamsız icrada alacaklının elinde mahkeme kararı yoktur ve borçlu basit itirazla takibi durdurabilir. İlamlı icrada ise mahkeme zaten alacağı hükme bağlamıştır; bu yüzden borçlunun itiraz hakkı çok sınırlıdır.

Hangi Belgeler İlamlı İcraya Konu Olur?

İlamlı icraya, mahkeme kararları (ilamlar) ve kanunda ilam niteliğinde sayılan belgeler konu olur. İlam niteliğindeki belgelere örnek olarak; mahkeme huzurunda yapılan sulhler ve kabuller, noterlikçe düzenlenen bazı belgeler (örneğin para ve teminat içeren düzenleme şeklindeki belgeler), hakem kararları ve kanunun ilam saydığı diğer belgeler verilebilir.

İcra Emri ve 7 Günlük Süre

İlamlı icrada borçluya icra emri tebliğ edilir (İİK m.32). İcra emri, borçluya borcu kanuni süre içinde ödemesini, aksi halde cebrî icraya (hacze) devam edileceğini bildirir. Para alacaklarına ilişkin ilamlı takipte borçluya kural olarak yedi gün süre verilir. Bu süre içinde borç ödenmezse, alacaklı doğrudan haciz isteyebilir; ayrıca bir kesinleşme beklenmez.

Borçlu İtiraz Edip Durduramaz: İcranın Geri Bırakılması

İlamlı icranın gücü buradadır: borçlu, ilamsız icradaki gibi basit bir itirazla takibi durduramaz. Borçlunun yapabileceği, dar ve belirli sebeplerle icranın geri bırakılmasını istemektir. Bunun başlıca sebepleri: borcun ilamdan sonra ödenmiş (itfa edilmiş) olması, borcun ertelenmiş (imhal edilmiş) olması veya alacağın zamanaşımına uğramış olmasıdır. Bu sebepler de belgeyle ispatlanmalıdır.

İstinaf/Temyiz ve Tehir-i İcra

İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulması, kural olarak ilamlı icrayı kendiliğinden durdurmaz; karar icra edilebilir. Ancak borçlu, üst mahkemeden icranın geri bırakılması (tehir-i icra) kararı alarak, teminat göstermek suretiyle icrayı geçici olarak durdurabilir. Bu, üst derece incelemesi sürerken malların satılmasını önlemek için kullanılır.

İlamların Zamanaşımı

Mahkeme ilamları da belirli bir zamanaşımına tabidir. İlama dayanan alacaklar, kural olarak on yıllık zamanaşımına tabidir; bu süre içinde ilam icraya konulmalıdır. Bazı periyodik edimler (örneğin nafaka) için farklı süreler söz konusu olabilir. Elinizdeki ilamı uzun süre bekletmek, zamanaşımı riskini doğurur.

Para Ödemeyen İlamlar: “Şunu Yap” Diyen Kararın İcrası

İlamlı icra denince akla para alacağı gelir; oysa mahkeme kararlarının önemli bir kısmı para değil bir davranış emreder.

Kapsamına giren tipik kararlar: ruhsatsız yapının yıkılması, projeye aykırılığın giderilmesi, istinat duvarı yapılması, taşınmazın eski hâline getirilmesi, müdahalenin meni.

Süreç icra emriyle başlar. Bir işin yapılmasına dair ilam icra dairesine verilince icra müdürü, İİK m.24’te yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya işi yapmasını emreder.

Süre nasıl belirlenir? Varsa ilamda gösterilen müddet içinde; ilamda süre tayin edilmemişse icra müdürü işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını kendisi tayin eder.

Bu, para ilamlarındaki yedi günlük ödeme süresinden farklıdır: burada süre işin niteliğine göre belirlenir; bir duvarın yapımı ile bir tabelanın sökülmesi aynı süreye tabi olamaz.

Para ve teminat ilamlarının rejimi için ilamlı icra takibi — İİK m.32-42 (icra emri, 7 gün, tehir-i icra) sayfamıza bakabilirsiniz.

Borçlu Yapmazsa: İki Yol, İkisinde de Yeni Hüküm Gerekmez

Kanunun en pratik yönü burasıdır: iş yapılmazsa süreç durmaz, alacaklının elinde iki seçenek doğar.

Ön şart: işin diğer bir kimse tarafından yapılabilecek şeylerden olması ve alacaklının istemesi. Bu şart varsa, yapılması için gereken masraf icra müdürü tarafından ehlivukufa (bilirkişiye) takdir ettirilir.

Birinci yol — alacaklı masrafı üstlenir. Alacaklı bu masrafı ödemeyi kabul ederse, tutar alınıp iş yaptırılır. Ödediği masraf, ileride hükme hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunup kendisine verilir.

İkinci yol — alacaklı masrafı üstlenmez. Bu hâlde de süreç durmaz: ayrıca hükme hacet kalmadan borçlunun kâfi miktarda malı haciz ile paraya çevrilerek o iş yaptırılır.

İki yolun ortak özelliği belirleyicidir: hiçbirinde yeni bir mahkeme kararı gerekmez. Masraf, ayrı bir dava açılmadan doğrudan tahsil edilir.

Alacaklı için pratik karşılaştırma: masrafı üstlenmek işi hızlandırır ama nakit gerektirir; üstlenmemek nakit gerektirmez ama borçlunun malının haczi ve satışı süreci uzatır.

Borçlu Kararı Boşa Çıkarırsa: Yeni Dava Gerekmez

Uygulamada en can sıkıcı durum, ilam yerine getirildikten sonra borçlunun aynı şeyi tekrar yapmasıdır. Kanun 2003 yılında buna özel bir hüküm eklemiştir.

Kural: bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair ilam hükmü yerine getirildikten sonra borçlu, ilam hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa, özel bir usul işler.

Yargıtay uygulaması bu hükmün sonucunu açıkça ortaya koyar: hükümden sonra yapıldığı ileri sürülen müdahale için, men’i müdahale yönünde yeni bir hüküm alınmasına gerek kalmadan, eski hükmün tekrar mahallinde infazı gerekir.

Bunun değeri büyüktür: yıkılan duvarı yeniden ören, sökülen tabelayı yeniden takan veya boşaltılan yeri yeniden işgal eden borçluya karşı baştan dava açmak gerekmez.

Alacaklı için pratik öneri: ilamın ilk infazına ait tutanaklar saklanmalıdır; tekrar infaz talebi bu belgelere dayanır.

Uygulamadan Örnekler: Hangi Kararlar Bu Yolla İnfaz Edilir?

Yargıtay kararları, m.30’un kapsamını somut olaylarla göstermektedir.

Bina yıkımı: aleyhine hüküm kurulan tarafın kendiliğinden binanın yıkımı yoluna gitmemesi üzerine bu madde uygulanır.

Komşuluk hukukuna aykırılık: bilirkişice tespit edilen teknik ölçülere göre istinat duvarı yapılmak suretiyle aykırılığın giderilmesine karar verilebilir.

Tahsis amacına dönüş: “kararın kesinleşmesinden sonra kuaför salonunun eski hâli olan meskene dönüştürülmesi“ne ilişkin ilam, eda hükmünü içeren ve infaz kabiliyetini haiz bir ilam olarak kabul edilmiştir.

Taraf gösterimi kritiktir: “ortak yere haksız el atmanın önlenmesi ve el atılan taşınmazın boşaltılması”na ilişkin ilamın infazında, ilamın “davalı” kısmında yer alan kişilerin tümünün takip talebinde “borçlu” olarak gösterilmesi gerekir. Eksik gösterim infazı sakatlar.

Her “Yapma” Kararı m.30’a Göre İnfaz Edilmez

Kararın lafzı ile infaz usulü her zaman örtüşmez; bu ayrım uygulamada tartışma yaratır.

Müdahalenin meni kararlarında: Yargıtay, ilamda tahliye yönünden ayrı bir hüküm kurulmamış olsa dahi, ilamın infazının taşınmazın tahliyesi ve teslimiyle mümkün olduğu hâllerde İİK m.24 ve m.26‘ya göre infazın gerçekleştirilebileceğini kabul etmektedir.

Yani ölçüt kararın başlığı değil, infazın hangi fiille sonuç vereceğidir. Sonuç bir yerin boşaltılmasıyla elde ediliyorsa teslim hükümleri; bir işin yapılmasıyla elde ediliyorsa m.30 uygulanır.

Teslim ve tahliye rejimi için hükmen teslim ve cebri tahliye (İİK m.24 ve m.26) sayfamıza bakabilirsiniz.

Bir sınır daha vardır: Yargıtay uygulamasında, sözleşme yapma vaadi borcunun cebrî icrasının ancak ve ancak bir mahkeme kararı ile mümkün olduğu; kira sözleşmesi yapma borcu içeren arabuluculuk anlaşma belgesine dayalı icra takibi başlatılarak borçlunun sözleşme yapmaya zorlanamayacağı belirtilmiştir.

Cezai Ayak: Zorlama Yeterli Olmazsa

Bazı işler başkası tarafından yapılamaz; bu hâllerde masraf yoluyla infaz çözüm değildir.

Doktrinde belirtildiği üzere, bir işin yapılması veya yapılmamasına ilişkin ilamların icrasında İİK m.30 ve gerektiğinde m.343 uygulanır ve borçlu, icra hukuku çerçevesinde ilamdaki borcunu yerine getirmeye zorlanır.

Ayrım şudur: iş başkası tarafından yapılabilecek nitelikteyse masraf yoluyla infaz mümkündür. Şahsen yapılması gereken işlerde bu yol işlemez ve zorlama başka araçlarla gündeme gelir.

Tazyik hapsi rejiminin genel çerçevesi için icra taahhüdünü ihlal ettim: taahhüdü ihlal ve tazyik hapsi sayfamıza bakabilirsiniz.

Borçlu için uyarı: “yapmazsam en fazla masrafını öderim” varsayımı her iş için geçerli değildir; işin niteliğine göre sonuç değişir.

İnfazı durdurmak isteyen borçlu için kanun yolu aşamasındaki imkânlar ayrıdır: tehir-i icra (icranın geri bırakılması) — İİK 36; iki takip yolunun genel karşılaştırması için ilamlı ve ilamsız icra takibi farkı: hangi yol, ne zaman?

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

İlamlı Takibin Kanuni Çerçevesi

İlama dayalı takip, ilamsız takipten farklı bir usule tabidir; itiraz yolu kapalıdır ve borçlunun elindeki savunmalar sınırlıdır.

İlamlı takip rejimi
KonuKuralDayanak
İcra emriİlamların icrasında borçluya icra emri gönderilirİİK m.32
Süreİcra emrinde borcun ödenmesi için verilen süre yedi gündürİİK m.32
İtirazİlamlı takipte ilamsız takipteki gibi itiraz yolu bulunmaz
İcranın geri bırakılmasıİtfa, imhal veya zamanaşımı iddiası belgeyle icra mahkemesine ileri sürülürİİK m.33
SüreBu başvuru icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılırİİK m.33
Sonradan doğan zamanaşımıTakip kesinleştikten sonra doğan zamanaşımı ayrı hükme tabidirİİK m.33/a
Tehiri icraKanun yoluna başvuru icrayı durdurmaz; teminatla geri bırakma istenirİİK m.36
Zamanaşımıİlama dayanan takip, kanunda öngörülen süre geçmekle zamanaşımına uğrarİİK m.39

Yedinci satır, en sık yanlış bilinen kuraldır: istinaf veya temyiz başvurusu icrayı durdurmaz. Borçlunun icrayı durdurabilmesi için depo, teminat veya yeterli haciz şartlarından birini sağlaması ve icranın geri bırakılması kararı getirmesi gerekir.

Kesinleşme şartı ilamın konusuna göre değişir. Para alacağına ilişkin ilamlar kural olarak kesinleşmeden icraya konulabilir; buna karşılık taşınmazın aynına ilişkin, aile ve şahsın hukukuna ilişkin bazı hükümler bakımından kesinleşme aranır. İlamın hangi kategoride olduğu takip başlatılmadan önce belirlenmelidir; aksi hâlde takip şikâyet üzerine iptal edilir.

Para Ödemesi Dışındaki İlamlar

İlamın konusu para değilse, icra usulü de farklılaşır.

İlam türüne göre
KonuDeğerlendirme
Para alacağıİcra emri ve haciz yoluyla infaz (İİK m.32)
Taşınır teslimiMalın alınıp alacaklıya verilmesi
Taşınmaz teslimiTahliye ve teslim işlemleri
Bir işin yapılmasıKanunda öngörülen özel usul
Bir işin yapılmamasıAykırılık hâlinde uygulanacak yaptırım
Çocuk teslimiKendi mevzuatındaki usulün uygulanması
Kesinleşmeİlamın konusuna göre kesinleşme şartı
ŞikâyetUsule aykırı infaza karşı başvuru (İİK m.16)

Altıncı satır, uygulamada değişikliğe uğramış bir alandır: çocuk teslimine ilişkin ilamların infazı, artık kendi özel mevzuatındaki usule göre yürütülür ve genel icra hükümlerinden ayrılır.

Tehiri icra için icranın geri bırakılması rehberimize bakabilirsiniz.

İlam Niteliğindeki Belgeler

İlamlı takibe konu olabilecek belgeler yalnızca mahkeme kararlarıyla sınırlı değildir.

Belge türleri
BelgeDeğerlendirme
Mahkeme ilamıKesinleşme şartı ilamın konusuna göre
Mahkeme kararıİlam niteliğindeki kararlar
Noter senediKanunda öngörülen şartlarla
İstinaf/temyiz kararıİlam niteliğinde olması
Arabuluculuk anlaşma belgesiİcra edilebilirlik şerhi ile
Uzlaşma tutanağıKanunda öngörülen hâllerde
Hakem kararıTenfiz ve icra edilebilirlik şartları
Diğer belgelerÖzel kanunlarda ilam niteliği tanınanlar

Beşinci satır, uygulamada giderek yaygınlaşan belgedir: arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, kanunda öngörülen şartlarla ilam niteliği kazanır ve ilamlı takibe konu olabilir.

Belgenin niteliği yol seçimini belirler. İlam niteliğinde olmayan bir belgeyle ilamlı takip başlatılması hâlinde takip, borçlunun şikâyeti üzerine iptal edilir. Bu nedenle takip öncesinde belgenin kanunda ilam niteliği tanınan belgelerden olup olmadığı denetlenmelidir.

Borçlunun Savunma Yolları

İlamlı takipte borçlunun elindeki yollar sınırlıdır ve her biri kendi süresine tabidir.

Savunma yolları
YolDayanak
İcranın geri bırakılmasıİtfa, imhal veya zamanaşımı (İİK m.33)
Süreİcra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün
Sonradan doğan zamanaşımıTakip kesinleştikten sonra (İİK m.33/a)
Tehiri icraKanun yolu başvurusuyla teminat (İİK m.36)
ŞikâyetUsule aykırı işlemler (İİK m.16)
HaczedilmezlikKonut ve temel ihtiyaç eşyası (İİK m.82)
Maaş sınırıKanuni kesinti oranı (İİK m.83)
Kıymet takdiriRapora karşı yedi gün (İİK m.128/a)

Birinci ve üçüncü satırların ayrımı, en sık yapılan usul hatasını önler: takip kesinleşmeden önce ileri sürülecek itfa ve imhal iddiaları ile kesinleşmeden sonra doğan zamanaşımı farklı hükümlere tabidir.

Belgeye dayanmayan iddia dinlenmez. İcranın geri bırakılması yolunda itfa veya imhal iddiası, kanunda öngörülen nitelikte bir belgeye dayanmalıdır. Sözlü beyan veya adi bir yazışma bu şartı karşılamaz. Bu nedenle ödeme yapılırken makbuz alınması ve süre verilmişse yazılı hâle getirilmesi, sonraki savunmanın tek dayanağıdır.

İlamsız icra ile farkı için ilamlı ve ilamsız icra farkı rehberimize bakabilirsiniz.

Takip Talebinde Denetlenecekler

İlamlı takipte hata yapılması, şikâyet üzerine takibin iptaline veya düzeltilmesine yol açar.

Talep unsurları
UnsurNe kontrol edilir
İlamİlamın onaylı örneğinin sunulması
Taraflarİlamdaki taraflarla takip taraflarının örtüşmesi
Kesinleşmeİlamın kesinleşme şartına tabi olup olmadığı
KalemlerAsıl alacak, faiz, vekâlet ücreti ve giderin ayrı gösterilmesi
FaizFaiz türü, oranı ve başlangıç tarihi
YetkiTakibin yetkili dairede başlatılması
İcra emriYedi günlük sürenin gösterilmesi (İİK m.32)
Tebligatİcra emrinin usulüne uygun tebliği

Dördüncü satır, en çok hataya konu olan kısımdır: ilamda hükmedilen kalemlerin takip talebinde ayrı ayrı ve ilamdaki tutarlarla gösterilmesi gerekir. Toplu tutar yazılması, borçlunun şikâyeti üzerine dosya hesabının yeniden yapılmasına yol açar.

Mirasçılara karşı takipte ayrı kurallar işler. Borçlunun ölümü hâlinde ilam mirasçılara karşı takibe konulurken, terekenin durumu ve mirasın reddi ihtimali gözetilmelidir. Takibin mirasçılara yöneltilmesinde uygulanacak usul ve süreler ayrıca değerlendirilir; bu husus takip talebi hazırlanmadan önce tespit edilmelidir.

İlamların Zamanaşımı

İlama dayalı takiplerde zamanaşımı, kendine özgü bir rejime tabidir.

Zamanaşımı rejimi
KonuKuralDayanak
İlam zamanaşımıİlama dayanan takipte kanunda öngörülen süreİİK m.39
Başlangıçİlamın kesinleştiği tarih
KesilmeHer takip muamelesinin süreyi kesmesi
Yeni süreKesilmeden sonra yeni sürenin işlemesi
DurmaKonkordato mühletinde sürelerin işlememesi (İİK m.294)
İleri sürmeİcranın geri bırakılması yoluyla (İİK m.33/a)
Def’iKendiliğinden dikkate alınmaması
Son işlemDosyadaki son işlem tarihinin tespiti

Altıncı ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: takip kesinleştikten sonra doğan zamanaşımı, icranın geri bırakılması yoluyla ileri sürülür ve iddianın dayanağı dosyadaki son işlem tarihidir.

Zamanaşımı def’i ileri sürülmelidir. Zamanaşımı, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınmaz. Uzun süre işlem görmeyen dosyalarda borçlunun son işlem tarihini tespit etmesi ve süre dolmuşsa başvuruda bulunması gerekir. Alacaklı bakımından ise düzenli yenileme, bu riski yönetmenin tek yoludur.

Kesinleşme Sonrası Süreç

İcra emrine rağmen ödeme yapılmazsa süreç haciz ve satışla devam eder.

Sonraki aşamalar
AşamaKuralDayanak
HacizBorçlunun malvarlığı üzerine hacizİİK m.78
HaczedilmezlikHaline münasip ev ve temel ihtiyaç eşyalarıİİK m.82
MaaşKanuni kesinti sınırıİİK m.83
Üçüncü kişideki alacakHaciz ihbarnamesiİİK m.89
Satış istemeHacizden itibaren bir yılİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmezseİİK m.110
Elektronik satışPortalda yedi günlük artırmaİİK m.111/b
İhale bedeliİlandan itibaren yedi günİİK m.118

Beşinci ve altıncı satırlar, ilamlı takiplerde de aynen uygulanır: takip ilama dayansa dahi satış isteme süresi kaçırıldığında haciz kalkar ve süreç baştan kurulur.

Faiz kalemi ilamla sınırlıdır. İlamlı takipte talep edilebilecek faizin türü, oranı ve başlangıç tarihi ilamda ne şekilde hükmedilmişse o şekildedir. İlamda gösterilenden farklı faiz talep edilmesi, borçlunun şikâyeti üzerine düzeltilir ve dosya hesabı yeniden yapılır. Bu nedenle takip talebi ilam hükmüyle satır satır karşılaştırılmalıdır.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

İlamlı takiplerde tekrarlanan hatalar sınırlı sayıdadır.

Hata başlıkları
HataSonucu
KesinleşmeKesinleşme şartına tabi ilamın erken takibe konulması
Kalemlerİlamdaki kalemlerin toplu gösterilmesi
Faizİlamdan farklı faiz talebi
Tarafİlamdaki taraflarla takip taraflarının örtüşmemesi
Belgeİlamın onaylı örneğinin sunulmaması
YetkiYetkisiz dairede takip başlatılması
Tebligatİcra emrinin usulsüz tebliği
SüreSatış isteme süresinin kaçırılması (İİK m.106)

Birinci satır, takibin iptaline yol açan en yaygın hatadır: kesinleşme şartına tabi bir ilamın kesinleşmeden takibe konulması hâlinde takip, borçlunun şikâyeti üzerine iptal edilir.

İlam örneği onaylı olmalıdır. Takip talebine ilamın onaylı örneğinin eklenmesi gerekir. Fotokopi veya onaysız örnekle başlatılan takipler şikâyete konu olur. Ayrıca kesinleşme şartına tabi ilamlarda kesinleşme şerhinin de bulunması aranır.

Sıkça Sorulan Sorular

Mahkeme “şunu yap” dediyse nasıl icra edilir?

İlam icra dairesine verilince icra müdürü, İİK m.24’te yazılı şekilde bir icra emri tebliğ ederek işi yapmayı emreder. Süre, varsa ilamda gösterilen müddettir; ilamda süre yoksa icra müdürü işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını kendisi tayin eder.

Borçlu işi yapmazsa ne olur?

İş başkası tarafından yapılabilecek nitelikteyse ve alacaklı isterse, gereken masraf icra müdürü tarafından bilirkişiye takdir ettirilir. Alacaklı masrafı üstlenirse iş yaptırılır ve masraf ileride hükme hacet kalmaksızın borçludan tahsil edilerek kendisine verilir.

Alacaklı masrafı ödemek istemezse süreç durur mu?

Hayır. Kanun, alacaklı muvafakat etmezse ayrıca hükme hacet kalmadan borçlunun kâfi miktarda malının haciz ile paraya çevrilerek işin yaptırılacağını öngörür.

Masraf için ayrıca dava açmam gerekir mi?

Hayır. Her iki yolda da kanun “hükme hacet kalmaksızın” ifadesini kullanır; masrafın tahsili için yeni bir mahkeme kararı aranmaz.

Borçlu kararı boşa çıkarırsa yeniden dava açmalı mıyım?

Yargıtay uygulamasına göre hayır: hükümden sonra yapıldığı ileri sürülen müdahale için, men’i müdahale yönünde yeni bir hüküm alınmasına gerek kalmadan eski hükmün tekrar mahallinde infazı gerekir.

Müdahalenin meni kararı hangi maddeye göre infaz edilir?

Kararın başlığı değil, infazın hangi fiille sonuç vereceği belirleyicidir. Yargıtay, ilamın infazının taşınmazın tahliyesi ve teslimiyle mümkün olduğu hâllerde İİK m.24 ve m.26’ya göre infazın gerçekleştirilebileceğini kabul etmektedir.

Arabuluculuk belgesiyle sözleşme yapmaya zorlanabilir mi?

Yargıtay uygulamasında, sözleşme yapma vaadi borcunun cebrî icrasının ancak ve ancak bir mahkeme kararı ile mümkün olduğu; kira sözleşmesi yapma borcu içeren arabuluculuk anlaşma belgesine dayalı takiple borçlunun sözleşme yapmaya zorlanamayacağı belirtilmiştir.

Takip talebinde kimleri borçlu göstermeliyim?

İlamın “davalı” kısmında yer alan kişilerin tümü takip talebinde “borçlu” olarak gösterilmelidir; eksik gösterim infazı sakatlar.

İlamlı icra nedir?

Bir mahkeme kararına (ilama) veya ilam niteliğindeki belgeye dayanan icra takibidir. Borçluya icra emri tebliğ edilir ve basit itirazla durdurulamaz; bu yönüyle güçlü bir tahsil yoludur.

İlamlı icrada borçluya kaç gün süre verilir?

Para alacaklarına ilişkin ilamlı takipte borçluya kural olarak 7 gün süre verilir (İİK m.32). Süre içinde ödenmezse alacaklı doğrudan haciz isteyebilir.

Borçlu ilamlı icraya itiraz edip durdurabilir mi?

Hayır. Basit itirazla durdurulamaz. Borçlu yalnızca dar sebeplerle (borcun sonradan ödenmesi, ertelenmesi veya zamanaşımı) icranın geri bırakılmasını isteyebilir ve bunu belgelemelidir.

İstinaf/temyiz icrayı durdurur mu?

Kural olarak hayır; ilam icra edilebilir. Borçlu, üst mahkemeden teminat göstererek tehir-i icra (icranın geri bırakılması) kararı alırsa icra geçici olarak durur.

Hangi belgeler ilamlı icraya konu olur?

Mahkeme kararları (ilamlar) ve kanunda ilam niteliğinde sayılan belgeler; örneğin mahkeme huzurundaki sulh ve kabuller, bazı noter belgeleri, hakem kararları.

İlam ne kadar sürede icraya konulmalı?

İlama dayanan alacaklar kural olarak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Nafaka gibi periyodik edimlerde farklı süreler olabilir. İlamı uzun bekletmek zamanaşımı riski doğurur.

Elinizdeki mahkeme kararını icraya koymak için uzman desteği mi arıyorsunuz?

Hukukçular Evi yanınızda.

Post by Av. Fatma Öztürk