Bir mahkeme ilamı ile taşınır malın veya taşınmazın teslimine, işgal edilen bir yerin tahliyesine karar verilmişse ilamda hüküm altına alınan bu edimin yerine getirilmesi, alacaklının çoğu zaman doğrudan borçlu ile muhatap olmadan İcra ve İflas Kanunu’nda (İİK) gösterilen usulle sağlanır. Uygulamada “hükmen teslim” ya da “cebri tahliye” olarak adlandırılan bu süreç; ilamın icrasında icra memurunun (icra müdürünün) etkin rol aldığı, zaman zaman kolluk kuvvetinin de refakat ettiği, taşınır ve taşınmaz mal ayrımına göre farklı prosedürler öngören özel bir infaz düzenidir. İİK m.24 taşınırın teslimini; m.26 taşınmazın tahliye ve teslimini; m.269 ile m.272-275 arasındaki hükümler ise kira sözleşmesine dayanan ilamsız tahliyeyi ayrıntılı olarak düzenler.Bu yazıda; hükmen teslim kavramının çerçevesi, taşınır teslim ilamlarının m.24 kapsamında icrası, taşınmaz tahliye ve teslim ilamlarının m.26 kapsamında infazı ve kolluk yardımı, kira alacağının ödenmemesi sebebiyle m.269 uyarınca ilamsız tahliye takibi, kira süresinin bitmesi ile m.272-275 kapsamında yürütülen ilamsız tahliye, işlem ve infaz aşamalarında başvurulabilecek şikayet ve itiraz yolları ile İİK m.36 uyarınca icranın geri bırakılması bütüncül biçimde ele alınmaktadır. Konunun genel çerçevesi için ana rehberimiz /icra-hukuku/ sayfası incelenebilir.Önemli bir hukuki güncellemeyi de burada belirtmek gerekir: İİK m.25 kapsamında yer alan “küçüğün teslimi” ve bunu takip eden m.25/a, m.25/b hükümleri; 24.11.2021 tarihli ve 30.11.2021 tarihli, 31675 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7343 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış; konu Adalet Bakanlığı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’nün de yer aldığı özel bir usulle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu düzeneğine taşınmıştır. Bu nedenle günümüzde “hükmen teslim” başlığı altında değerlendirilen İİK hükümleri m.24 (taşınır teslimi) ve m.26 (taşınmaz tahliye ve teslimi) ile bunlara bağlanan m.269 ile m.272 kaynaklı ilamsız tahliye takipleridir.## Hükmen Teslim Kavramı ve Genel Çerçeve — İİK m.24 vd.“Hükmen teslim”, bir taşınır malın veya taşınmazın mahkeme ilamına dayanılarak icra dairesi eliyle alacaklıya teslim edilmesini ifade eder. Bu süreçte alacaklının, ilamı doğrudan borçlunun karşısında infaz ettirmesi söz konusu değildir. Alacaklı, kesinleşmiş ya da bazı hallerde kesinleşme aranmaksızın icra edilebilen ilamını icra dairesine sunar; icra müdürü, borçluya İİK m.24’te düzenlenen usulle bir icra emri tebliğ eder; borçlu bu emre uymadığı takdirde ilam hükmü icra memuru marifetiyle, gerekirse zabıtanın (kolluk) yardımıyla zorla yerine getirilir.Hükmen teslim sürecinin işleyişi bakımından; ilamın niteliği (taşınır teslim, taşınmaz tahliye, işgal olunan yerin boşaltılması), teslim konusu malın kimin elinde bulunduğu (borçlu, üçüncü kişi, kiracı), teslim edilecek yerin durumu (boşaltılma, eşyanın kaldırılması, kilit değiştirme) ve borçlunun gösterdiği direncin boyutu ayırt edici işlev görür. Kural olarak icra memuru, ilamın gerektirdiği edimi kanuni sınırlar içerisinde yerine getirmek; alacaklının hakkına doğrudan doğruya kavuşmasını sağlamakla görevlidir.Taşınır teslim ilamı, taşınırın borçludan alınıp alacaklıya verilmesi ile son bulur. Taşınmaz tahliye ve teslim ilamı ise borçlunun taşınmazı boşaltması, içerideki eşyaların kanuna uygun biçimde çıkarılması ve taşınmazın alacaklıya teslim edilmesi ile tamamlanır. Kira sözleşmesine dayanan ilamsız tahliyede ise mahkeme ilamı olmaksızın yalnızca icra takibi ile tahliye sağlanabilmesi mümkündür; bu takip yolunun temeli, kira ilişkisinin yazılı sözleşmeye dayanması ve kanunda öngörülen usul ve süreleri de takibin barındırmasıdır.## Taşınırın Hükmen Teslimi — İİK m.24Bir taşınırın teslimine ilişkin ilam icra dairesine verildiğinde, icra müdürü borçluya İİK m.24 uyarınca bir icra emri tebliğ eder. Bu icra emrinde; alacaklı ile borçlunun ve varsa vekillerinin ad ve unvanları, hükmü veren mahkemenin adı, kararın tarih ve numarası, teslim edilecek şeyin niteliği ve teslim edilmezse ilamda yazılı değerin haciz yoluyla tahsil edileceği hususunda uyarı yer alır. Borçluya taşınırı teslim etmesi için yedi gün süre verilir.Bu yedi günlük süre içerisinde borçlu ilamı yerine getirmezse taşınır, borçlunun yed’inde (elinde) bulunduğu takdirde zabıta marifetiyle alınır ve alacaklıya teslim edilir. Uygulamada icra memuru; borçlunun mesken, işyeri ya da fiili hakimiyet alanında bulunan taşınırı, gerekirse kilit açtırma ve fiziki müdahale gibi tedbirlerle alarak ilamı yerine getirir. Borçlunun taşınıra fiili hakimiyeti bulunmadığı veya taşınırın nerede olduğunun bilinmediği hallerde ise infaz farklı bir yola bağlanır.Taşınır borçlunun yed’inde bulunamazsa ilamda yazılı değeri esas alınır ve bu değer borçludan haciz yoluyla tahsil olunur. Bu ikinci yol, ilamın hukuki sonucunun boşa çıkmaması için kanun koyucunun öngördüğü bir alternatif teslim/tahsil biçimidir. Değerin belirlenmesinde ilamda açık bir bedel yoksa veya bedel taraflar arasında ihtilaflı ise; taşınır malın rayici, borsa ve ticaret odalarının bulunduğu yerlerde bu kuruluşlardan sorulur, bulunmayan yerlerde ise icra memurunca seçilecek bilirkişiden alınacak rapora göre takdir edilir. Taraflar arasında değer üzerinde uyuşma sağlanabildiği ölçüde bu değer, borçlunun beyanı ve alacaklının kabulü ile de saptanabilir.Taşınırın alacaklıya teslim edilmesinin ardından süreç, kural olarak sonlanır. Buna karşılık taşınırın niteliği gereği kullanıma veya işletmeye elverişli olmadığı, hukuka aykırı biçimde tahrip edildiği ya da kısmen mevcut olduğu hallerde alacaklının, tazminat davası veya ilamda yazılı değerin haciz yoluyla tahsili yolunu ayrıca işletmesi mümkündür. Bu ihtilaflarda ilamın konusu ile sınırlı yorum yapılır; ilamda gösterilmeyen kalemler için ayrı hukuki yol izlenmesi gerekir.## Taşınmazın Tahliyesi ve Teslimi — İİK m.26 ve Kolluk YardımıTaşınmazın tahliye ve teslimine dair ilamın icrası, İİK m.26’da düzenlenmiştir. İlam icra dairesine verildiğinde icra müdürü, m.24’te belirlenen usulle bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde taşınmazın teslimini emreder. İcra emri; ilamın tarih ve numarası, teslim konusu taşınmazın niteliği, süre sonunda ilam hükmünün zorla icra edileceği ihtarını içerir. Bu ihtarın açık ve tebligata elverişli olması, sonraki tahliye işleminin hukukiliği bakımından belirleyicidir.Borçlu, işgal etmekte bulunduğu taşınmazı yedi gün içinde tahliye etmezse ilam hükmü zorla icra olunur. Uygulamada tahliye günü, icra dairesince önceden belirlenir; alacaklı ve vekiline ve gerektiğinde borçluya bildirilir. Tahliye günü icra memuru, mahalline giderek borçluyu ve taşınmazda bulunan diğer kişileri çıkarır; taşınmazı alacaklıya teslim eder. Kilitli olması ve borçlunun kapıyı açmaması hallerinde icra memuru, çilingir marifetiyle kapıyı açtırma yetkisine sahiptir.Kolluk yardımı, bu aşamada özellikle direnç görülmesi veya kalabalık kişilerin taşınmazda bulunması ihtimalinde devreye girer. İcra memurunun yazılı talebi üzerine ilgili kolluk birimleri, ilamın icrasını sağlamak amacıyla gerekli desteği verir. Kolluk kuvvetinin varlığı, orantılı biçimde zor kullanma yetkisini de içerir; ancak zor kullanma yalnızca ilamın infazının sağlanması amacına yönelik ve ölçülü olmalıdır. Aksi halde hem şikayet hem de idari/cezai sorumluluk doğabilir.Taşınmazın alacaklıya teslim edilmesinden sonra borçlunun, haklı bir sebep olmaksızın taşınmazı yeniden işgal etmesi halinde İİK m.26/3 devreye girer. Buna göre yeniden işgal eden borçlu, ayrıca bir ilama gerek olmaksızın icra memurunun talebi ve gerektiğinde kolluk yardımı ile taşınmazdan yeniden zorla çıkarılır. Bu düzenleme, hükmen teslim ile alacaklının kavuştuğu edimin devamlılığını korur; borçlunun tahliye kararını fiilen etkisiz kılma teşebbüsünü önler.Taşınmazda bulunan ve ilamda ayrıca gösterilmemiş olan borçluya ait eşya, tahliye sırasında çıkarılarak borçluya, bulunmaması halinde temsilcisine, bir aile ferdine ya da müstahdemine teslim edilir. Bu kişilerin de bulunmaması durumunda; eşyanın muhafazası için gereken masraf, sonradan borçludan tahsil edilmek üzere alacaklıdan alınır ve eşya emin bir yerde veya yediemin sıfatıyla alacaklıya tevdi edilir; durum tebligatla borçluya bildirilir. Bu süreç, taşınır mal üzerindeki mülkiyet hakkının infaz kapsamında zayi olmamasını sağlar.## Kira Alacağı Sebebiyle İlamsız Tahliye — İİK m.269Kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle kiraya veren, ayrıca mahkeme ilamı almadan doğrudan İİK m.269 vd. uyarınca ilamsız icra takibi başlatabilir. Takip, ödeme emrinin borçluya (kiracıya) tebliğiyle başlar. Ödeme emrinde; ödeme süresi (konut ve çatılı işyeri kiralarında Türk Borçlar Kanunu m.315 uyarınca en az otuz gün; diğer taşınmaz kira sözleşmelerinde en az on gün) ve bu sürenin sonunda kira bedelinin ödenmemesi halinde kiralananın tahliyesinin istenebileceği ihtarı yer alır. Ayrıca kiracının, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde takibe ve borca itiraz edebileceği bildirilir.Bu süreçte iki paralel süre birlikte işler: (1) ödeme için tanınan süre (kural olarak konut/çatılı işyeri için 30 gün) ve (2) takibe/itiraza karşı 7 günlük itiraz süresi. Kiracı, 30 günlük ödeme süresi içinde kira borcunu, icra masraflarını ve varsa gecikme faizini icra dairesine yatırırsa temerrüde düşmemiş kabul edilir; tahliye istenemez. Kiracı 7 gün içinde takibin şekline, borca veya kira miktarına itiraz etmez ve ödemeyi de yapmazsa takip kesinleşir ve kiraya veren, 30 günlük ödeme süresinin bitiminden itibaren altı ay içerisinde icra mahkemesinden tahliye talep edebilir.Kiracı süresinde itiraz ederse takip durur. Kiraya veren, itirazın kaldırılması ve tahliye için icra mahkemesine başvurabilir. İcra mahkemesi; sözleşmenin varlığı, muacceliyet ve ödemenin fiilen gerçekleşip gerçekleşmediği gibi kanıt bakımından belge ile ispat kuralına tabi noktalarda inceleme yapar. Sözleşme yazılı ve itiraz açık delillerle desteklenmiyorsa itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilir. Kanıt bakımından uyuşmazlık genel yargılamayı gerektiriyorsa mahkeme, itirazın kaldırılması yolunu kabul etmez; bu durumda kiraya veren, sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açmak durumundadır.İcra mahkemesince verilen tahliye kararı, kanun yolları usulüne göre kesinleşmeden icra edilebilme imkanı barındırır; ancak hükmü etkileyecek şekilde İİK m.36 uyarınca teminat karşılığında icranın geri bırakılması istenebilir. Tahliyenin fiilen gerçekleşmesi ise bu yazının önceki bölümlerinde açıklandığı gibi taşınmaz teslim usulüne (m.26) tabi olarak icra memuru ve gerektiğinde kolluk yardımı ile yapılır.## Kira Süresinin Bitimi Sebebiyle İlamsız Tahliye — İİK m.272-275Kira süresinin sona ermesi sebebiyle yürütülecek ilamsız tahliye takibinin şartları ve usulü İİK m.272 ve devamındaki hükümlerde düzenlenmiştir. Bu yolun temel önkoşulu, kira sözleşmesinin YAZILI biçimde yapılmış olmasıdır. Sözlü kira sözleşmelerine dayanılarak İİK m.272 yolu ile ilamsız tahliye başlatılamaz; sözlü kira ilişkisinin sona ermesine dayalı tahliye taleplerinde alacaklı, sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açmak durumundadır.Yazılı sözleşmeye dayanan taleplerde kiraya veren, kira süresinin bitimini takip eden bir ay içinde kiracıya tahliye emri gönderir. Tahliye emrinde; kiralananın türü ve niteliği, kira başlangıç ve bitim tarihi ile emre karşı yedi gün içinde icra dairesine itiraz edilebileceği, itiraz olmadığı ya da olsa da kabul edilmediği takdirde on beş gün içinde kiralananın tahliye ve teslim edilmesi ihtarı yer alır. Bu on beş günlük tahliye süresi, tahliye emrinin tebliğinden başlar ve borçlunun kendiliğinden taşınmazı boşaltması için verilmiş yasal bir mühlettir.Kiracının yedi gün içinde itiraz etmesi halinde takip kendiliğinden durur. Bu durumda kiraya veren, itirazın kaldırılması için İİK m.274 uyarınca icra mahkemesine başvurabilir. İcra mahkemesi; kira sözleşmesinin yazılı olduğu ve süresinin bittiği tartışmasızsa itirazı kaldırır ve tahliyeye karar verir. Kiracı, sözleşme altındaki imzayı inkar ederse İİK m.275 devreye girer; imza inkarının ciddi olması halinde icra mahkemesi, tahliyeye karar veremez, kiraya vereni sulh hukuk mahkemesinde açacağı davaya yöneltir. Genel yargılamayı gerektiren maddi vakalar bakımından da icra mahkemesi karar veremez.İtiraz olmadığı ve tahliye süresi de dolduğu takdirde kiraya veren, doğrudan tahliye ve teslim işlemini talep eder. Bu aşamada m.26’da açıklanan usul geçerlidir; icra memuru, gerekirse kolluk yardımı ile taşınmazı tahliye ederek kiraya verene teslim eder. Taşınmazın içinde bulunan ve tahliye emri kapsamı dışındaki kiracıya ait eşya hakkında m.26/4 hükmü uygulanır: eşya çıkarılarak borçluya, bulunmazsa temsilcisine, aile ferdine veya müstahdemine teslim edilir; bulunmaz ise yediemine tevdi edilir.Kira süresinin bitimine dayanan tahliye takibi; sözleşmenin belirli süreli olmasını ve süre sonunda bitiminin gerçekleşmiş olmasını gerektirir. Konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde Türk Borçlar Kanunu m.347 ile getirilen “on yıllık uzama süresi” gibi özel düzenlemeler dikkate alınmalıdır; on yıllık uzama süresi tamamlanmadan yalnızca kira süresinin biteceği gerekçesiyle m.272 yoluna başvurulması, tahliye talebinin reddine yol açabilir. Bu durumda kiraya veren, TBK’nın öngördüğü diğer tahliye sebeplerine (temerrüt, ihtiyaç, tahliye taahhüdü vb.) dayanarak farklı bir hukuki yol izlemek durumundadır.## Şikayet, İtiraz ve İcranın Geri Bırakılması — İİK m.16 ve m.36Hükmen teslim ve cebri tahliye sürecinde icra dairesince yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülüyorsa şikayet yolu açıktır. İİK m.16 uyarınca icra ve iflas dairelerinin yapmış olduğu işlemlere karşı, hukuka aykırılık, hadiseye uygun bulunmama veya bir hakkın yerine getirilmemesi/sebepsiz sürüncemede bırakılması iddiasıyla icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulabilir. Kural olarak şikayet süresi, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gündür; bu süre hak düşürücüdür. Kamu düzenine aykırılık, bir hakkın yerine getirilmemesi veya haksız biçimde geciktirilmesi hallerinde ise süre aranmaksızın, işlem devam ettiği sürece süresiz şikayet mümkündür.Şikayet yoluna sıkça başvurulan hallerin başında; icra emrinin veya tahliye emrinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi, tebligatta esaslı unsurların (adres, tebliğ zamanı, mazbata düzenlenmesi vs.) bulunmaması, verilmesi gereken sürenin (7 gün, 15 gün, 30 gün gibi) hatalı hesaplanması, ilamda gösterilmeyen mal veya kişi bakımından infazın genişletilmesi, tahliye sırasında borçluya ait eşyanın kanuni prosedüre uyulmaksızın el konulması veya tahrip edilmesi hallerinde gelir. Şikayetin kabulü halinde işlem iptal edilir ya da yenilenmesi için icra dairesine dönüş yapılır.Kesinleşmiş ilamın icrasının, sonradan meydana gelen bir sebep (borcun ödenmesi, alacaklının ibraası, kararın yargılamanın iadesi ile ortadan kalkması, İİK m.33 ve m.33a hallerinde borcun düşmesi vb.) nedeniyle geri bırakılması gerektiği ileri sürülüyorsa İİK m.33 ve m.33a çerçevesinde icra mahkemesine başvurulabilir. Yargılamanın iadesi ile ilgili taleplerde m.36 kapsamında teminat karşılığında icranın geri bırakılması istenebilir. Teminatın miktarı ve niteliği, ilamın konusuna ve alacaklının olası zararına göre icra mahkemesince takdir olunur.İtiraz ve şikayet yolunun birbirinden ayırt edilmesi kritiktir. İlamsız tahliye takiplerinde (m.269 ve m.272) tahliye emrine karşı yapılan başvuru “itiraz”dır ve süresi 7 gündür; itiraz takibin ilerlemesini durdurur, itirazın kaldırılması için ayrıca icra mahkemesine başvurulur. Buna karşılık ilam icrasında (m.24 ve m.26 kapsamında) infaz işlemine karşı yapılan başvuru “şikayet”tir ve süresi kural olarak 7 gün, süresiz şikayet halleri saklıdır. Bu ayrım yanlış anlaşıldığında hak kaybına yol açabilir; süresinde ve doğru yola başvurulması, sürecin selametini korur.## Sıkça Sorulan Sorular**Hükmen teslim ile ilamsız tahliye arasındaki fark nedir?**
Hükmen teslim, elinde mahkeme ilamı bulunan alacaklının bu ilamı icra dairesine sunarak taşınırı (İİK m.24) veya taşınmazı (İİK m.26) icra memuru marifetiyle teslim aldığı süreci ifade eder. İlamsız tahliye ise ilam almadan doğrudan icra takibi ile tahliye sağlanabilen özel bir yoldur; yalnızca kira sözleşmesine dayanan uyuşmazlıklarda (kira alacağı için m.269, süre bitimi için m.272-275) mümkündür. İlamsız tahliye takibinde kiracının ödeme emrine/tahliye emrine yedi gün içinde itiraz hakkı vardır; itiraz halinde takip durur ve icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yoluna gidilir.**Taşınmaz tahliyesi için borçluya kaç gün süre verilir?**
İİK m.26 uyarınca ilama dayanan taşınmaz tahliyesinde icra emri ile borçluya yedi gün süre verilir. Bu süre sonunda taşınmaz tahliye edilmezse ilam hükmü icra memuru tarafından, gerekirse kolluk yardımı ile zorla icra olunur. Alacaklıya teslim edilen taşınmazı haklı sebep olmaksızın yeniden işgal eden borçlu ise ayrıca bir ilama gerek olmaksızın yeniden zorla çıkarılır. Kira süresinin bitimine dayanan ilamsız tahliyede (m.272) ise tahliye emrinde yedi gün itiraz, on beş gün tahliye süresi yer alır; toplam süreç tahliye emrinin tebliğinden itibaren on beş gündür.**Kira alacağı için ilamsız takipte ödeme süresi kaç gündür?**
İİK m.269 kapsamındaki takipte ödeme emrinde gösterilecek süre; konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde Türk Borçlar Kanunu m.315 gereği en az otuz gün, diğer taşınmaz kira ilişkilerinde en az on gündür. Kiracı bu süre içinde kira bedelini icra masrafları ve varsa gecikme faizi ile birlikte icra dairesine yatırırsa temerrüt gerçekleşmez ve tahliye istenemez. Aynı ödeme emrine karşı ayrıca yedi gün içinde itiraz hakkı vardır; itiraz süresi ile ödeme süresi paralel işler.**Taşınırın hükmen tesliminde mal bulunamazsa ne yapılır?**
İİK m.24 uyarınca teslim edilecek taşınır, borçlunun yed’inde bulunamazsa ilamda yazılı değeri esas alınır ve bu değer borçludan haciz yoluyla tahsil olunur. İlamda değer gösterilmemiş veya ihtilaflı ise; icra memuru borsa ve ticaret odalarının bulunduğu yerlerde bu kuruluşlardan, bulunmadığı yerlerde ise seçeceği bilirkişiden alacağı rapor doğrultusunda değeri takdir eder. Taraflar arasında rıza varsa değer, borçlunun beyanı ve alacaklının kabulü ile de saptanabilir. Bu ikinci yol, hükmen teslimin bir “değere dönüşme” biçimidir.**İcra memurunun tahliye işlemine karşı hangi yola başvurulur?**
İcra memurunun tahliye/teslim işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülüyorsa icra mahkemesine “şikayet” yoluna gidilir (İİK m.16). Şikayet süresi işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gündür ve bu süre hak düşürücüdür. Bir hakkın yerine getirilmemesi ya da sebepsiz sürüncemede bırakılması sebebiyle şikayet ise süresiz olarak her zaman yapılabilir. Uygulamada tebligat usulsüzlüğü, hatalı süre hesabı, ilam dışı mala müdahale, borçlunun eşyasına usulsüz el koyma gibi haller şikayete konu olur. Şikayetin kabulü halinde işlem iptal edilir veya yenilenmek üzere icra dairesine geri gönderilir.**İİK m.25 hala uygulanıyor mu?**
Hayır. İİK m.25 kapsamındaki küçüğün teslimi ile m.25/a ve m.25/b’de yer alan küçükle kişisel ilişki ve zor kullanma hükümleri, 24.11.2021 tarihli ve 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Söz konusu Kanun 30.11.2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Küçüğün teslimi ile kişisel ilişki kararlarının icrası artık 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Adalet Bakanlığı bünyesindeki adli destek ve psikososyal hizmet birimleri koordinasyonunda özel bir usul kapsamında yürütülmektedir. Bu nedenle taşınır teslim (m.24) ve taşınmaz tahliye ve teslim (m.26) hükümleri, hükmen teslimin çekirdek düzenlemeleri konumundadır.## Uzman DesteğiHükmen teslim ve cebri tahliye süreci; ilamın niteliğinin doğru okunması, icra emri veya tahliye emrinin usulüne uygun tebliği, sürelerin (7 gün, 15 gün, 30 gün) doğru hesaplanması, taşınmaz içindeki eşyanın hukuka uygun biçimde tasfiyesi, kolluk yardımının orantılı biçimde talep edilmesi ve ilamsız tahliye takiplerinde itiraz ile şikayet yollarının birbirinden ayırt edilmesi gibi birden çok teknik unsuru barındıran, hem alacaklı hem borçlu için hak kaybı riski yüksek bir alandır. Süresinde kullanılmayan itiraz veya şikayet hakkı, sonraki aşamalarda düzeltilmesi güç sonuçlar doğurabilir; alacaklı bakımından ise ilam icrasında usul kurallarına uyulmaması sürecin uzamasına ve maliyetin artmasına yol açabilir.## İlgili Yazılar– İcra Hukuku Ana Rehber
– Hacizli Malın Satışı (İİK m.106-135) — Elektronik Satış
– İstihkak Davası (İİK m.96-99) — Haczedilen Malın Üçüncü Kişiye Aidiyeti
– Kiracı Tahliye Taahhüdü (TBK m.352) — Yazılı Şart ve 2026 Uygulaması{
“@context”: “https://schema.org”,
“@type”: “FAQPage”,
“mainEntity”: [
{
“@type”: “Question”,
“name”: “Hükmen teslim ile ilamsız tahliye arasındaki fark nedir?”,
“acceptedAnswer”: {
“@type”: “Answer”,
“text”: “Hükmen teslim, elinde mahkeme ilamı bulunan alacaklının bu ilamı icra dairesine sunarak taşınırı (İİK m.24) veya taşınmazı (İİK m.26) icra memuru marifetiyle teslim aldığı süreci ifade eder. İlamsız tahliye ise ilam almadan doğrudan icra takibi ile tahliye sağlanabilen özel bir yoldur; yalnızca kira sözleşmesine dayanan uyuşmazlıklarda (kira alacağı için m.269, süre bitimi için m.272-275) mümkündür. İlamsız tahliye takibinde kiracının ödeme emrine/tahliye emrine yedi gün içinde itiraz hakkı vardır; itiraz halinde takip durur ve icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yoluna gidilir.”
}
},
{
“@type”: “Question”,
“name”: “Taşınmaz tahliyesi için borçluya kaç gün süre verilir?”,
“acceptedAnswer”: {
“@type”: “Answer”,
“text”: “İİK m.26 uyarınca ilama dayanan taşınmaz tahliyesinde icra emri ile borçluya yedi gün süre verilir. Bu süre sonunda taşınmaz tahliye edilmezse ilam hükmü icra memuru tarafından, gerekirse kolluk yardımı ile zorla icra olunur. Alacaklıya teslim edilen taşınmazı haklı sebep olmaksızın yeniden işgal eden borçlu ise ayrıca bir ilama gerek olmaksızın yeniden zorla çıkarılır. Kira süresinin bitimine dayanan ilamsız tahliyede (m.272) ise tahliye emrinde yedi gün itiraz, on beş gün tahliye süresi yer alır; toplam süreç tahliye emrinin tebliğinden itibaren on beş gündür.”
}
},
{
“@type”: “Question”,
“name”: “Kira alacağı için ilamsız takipte ödeme süresi kaç gündür?”,
“acceptedAnswer”: {
“@type”: “Answer”,
“text”: “İİK m.269 kapsamındaki takipte ödeme emrinde gösterilecek süre; konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde Türk Borçlar Kanunu m.315 gereği en az otuz gün, diğer taşınmaz kira ilişkilerinde en az on gündür. Kiracı bu süre içinde kira bedelini icra masrafları ve varsa gecikme faizi ile birlikte icra dairesine yatırırsa temerrüt gerçekleşmez ve tahliye istenemez. Aynı ödeme emrine karşı ayrıca yedi gün içinde itiraz hakkı vardır; itiraz süresi ile ödeme süresi paralel işler.”
}
},
{
“@type”: “Question”,
“name”: “Taşınırın hükmen tesliminde mal bulunamazsa ne yapılır?”,
“acceptedAnswer”: {
“@type”: “Answer”,
“text”: “İİK m.24 uyarınca teslim edilecek taşınır, borçlunun yed’inde bulunamazsa ilamda yazılı değeri esas alınır ve bu değer borçludan haciz yoluyla tahsil olunur. İlamda değer gösterilmemiş veya ihtilaflı ise; icra memuru borsa ve ticaret odalarının bulunduğu yerlerde bu kuruluşlardan, bulunmadığı yerlerde ise seçeceği bilirkişiden alacağı rapor doğrultusunda değeri takdir eder. Taraflar arasında rıza varsa değer, borçlunun beyanı ve alacaklının kabulü ile de saptanabilir. Bu ikinci yol, hükmen teslimin bir değere dönüşme biçimidir.”
}
},
{
“@type”: “Question”,
“name”: “İcra memurunun tahliye işlemine karşı hangi yola başvurulur?”,
“acceptedAnswer”: {
“@type”: “Answer”,
“text”: “İcra memurunun tahliye/teslim işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülüyorsa icra mahkemesine şikayet yoluna gidilir (İİK m.16). Şikayet süresi işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gündür ve bu süre hak düşürücüdür. Bir hakkın yerine getirilmemesi ya da sebepsiz sürüncemede bırakılması sebebiyle şikayet ise süresiz olarak her zaman yapılabilir. Uygulamada tebligat usulsüzlüğü, hatalı süre hesabı, ilam dışı mala müdahale, borçlunun eşyasına usulsüz el koyma gibi haller şikayete konu olur. Şikayetin kabulü halinde işlem iptal edilir veya yenilenmek üzere icra dairesine geri gönderilir.”
}
},
{
“@type”: “Question”,
“name”: “İİK m.25 hala uygulanıyor mu?”,
“acceptedAnswer”: {
“@type”: “Answer”,
“text”: “Hayır. İİK m.25 kapsamındaki küçüğün teslimi ile m.25/a ve m.25/b’de yer alan küçükle kişisel ilişki ve zor kullanma hükümleri, 24.11.2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Söz konusu Kanun 30.11.2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Küçüğün teslimi ile kişisel ilişki kararlarının icrası artık 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Adalet Bakanlığı bünyesindeki adli destek ve psikososyal hizmet birimleri koordinasyonunda özel bir usul kapsamında yürütülmektedir. Bu nedenle taşınır teslim (m.24) ve taşınmaz tahliye ve teslim (m.26) hükümleri, hükmen teslimin çekirdek düzenlemeleri konumundadır.”
}
}
]
}


