İcra Taahhüdünü İhlal Ettim: Taahhüdü İhlal ve Tazyik Hapsi
27 Haziran 2026

İcra Taahhüdünü İhlal Ettim: Taahhüdü İhlal ve Tazyik Hapsi

İcra dosyasında borcunuzu taksitle ödemek için bir taahhüt verdiniz ama ödeyemediniz. Bu durumda “taahhüdü ihlal” gündeme gelir ve sıradan borçtan farklı olarak tazyik hapsi riski doğurur. Bu yazıda icra taahhüdünü, ihlalin sonuçlarını ve nasıl hareket etmeniz gerektiğini sade bir dille anlatıyoruz.

İcra Taahhüdü Nedir?

İcra takibi sırasında borçlu, alacaklıyla anlaşarak borcunu belirli tarihlerde ödeyeceğine dair bir söz verebilir. Bu söz, icra dairesinde kayda geçer ve buna icra taahhüdü denir. Yani “borcumu şu tarihlerde, şu taksitlerle ödeyeceğim” demektir.

Bu taahhüt, sıradan bir borç sözünden farklıdır. Çünkü icra dairesinde resmî olarak verildiği için, ihlali özel bir sonuç doğurur.

Taahhüdü İhlal Neden Tehlikelidir?

İşte kritik nokta: Sıradan bir borcu ödememek hapis sebebi değildir. Ama icra taahhüdü verip bunu makul bir sebep olmadan ihlal etmek, farklı bir durumdur. Bu, kanunda ayrıca düzenlenmiştir (İİK 340) ve üç aya kadar tazyik hapsi ile sonuçlanabilir.

Yani verdiğiniz sözü tutmamak, sizi sıradan bir borçludan farklı bir konuma sokar. Bu yüzden icra taahhüdü vermeden önce, gerçekten ödeyebileceğinizden emin olmanız önemlidir.

Tazyik Hapsi Bir Ceza Değildir

Önemli bir ayrım: Buradaki hapis, klasik bir ceza değil, “tazyik hapsi”dir. Yani sizi ödemeye zorlamak için verilir. Özellikleri şunlardır:

  • Ödeyince biter: Borcu öderseniz hapis sona erer. Hatta hapisteyken bile ödeme yaparsanız tahliye edilirsiniz.
  • Sabıkaya işlemez: Tazyik hapsi adli sicile (sabıka kaydına) işlemez.
  • Süresi sınırlı: Bir borç için tazyik hapsi süresi üç ayı geçemez.

Taahhüt Geçerli mi? Savunma Noktaları

Her taahhüt ihlali otomatik olarak hapis getirmez. Taahhüdün geçerli sayılması için bazı şartlar vardır. Savunmada şu noktalara bakılır:

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp
  • Taahhüdün usulüne uygun olması: Taahhüdün geçerli biçimde, gerekli unsurlarla alınmış olması gerekir. Örneğin borcun miktarı (asıl, faiz, masraflar) net olmalıdır.
  • Makul sebep: Ödeyememenizin gerçekten geçerli (makul) bir sebebi varsa, bu savunma oluşturabilir.
  • Şikâyet süresi: Alacaklının şikâyeti, ihlalden itibaren belli bir süre (üç ay) içinde yapılmalıdır.

Bu yüzden, taahhüdün hukuken geçerli olup olmadığının bir avukatça incelenmesi önemlidir.

Şikâyet ve Süreç

Taahhüdü ihlal halinde, alacaklı icra ceza mahkemesine şikâyette bulunur. İhlalden itibaren üç ay içinde yapılması gereken bu şikâyet üzerine mahkeme durumu değerlendirir. Geçerli bir taahhüt varsa ve makul bir sebep yoksa, tazyik hapsine karar verilebilir. Bu karara karşı kısa süre (yedi gün) içinde itiraz edebilirsiniz.

Ne Yapmalısınız?

  • Önce ödemeyi deneyin: Borcu ödemek, tüm süreci sonlandırır.
  • Taahhüdü inceletin: Taahhüdün geçerli olup olmadığını kontrol ettirin.
  • Süreleri kaçırmayın: İtiraz süresi kısadır; geç kalmayın.
  • Avukata danışın: Özgürlüğünüz söz konusu olduğundan profesyonel destek alın.

Özetle

İcra taahhüdü, icra dairesinde verilen resmî bir ödeme sözüdür. Bunu makul sebep olmadan ihlal etmek, sıradan borçtan farklı olarak üç aya kadar tazyik hapsi doğurabilir. Ancak bu hapis ödeyince biter ve sabıkaya işlemez. Taahhüdün geçerliliği önemli bir savunma noktasıdır. Süreleri kaçırmadan ve bir avukatla hareket edin.

Bu içerik Av. Fatma Öztürk tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay/AYM içtihatları esas alınarak bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayınız için bir ceza avukatına danışmanız önerilir.

Aynı Borç İçin Birden Fazla 3 Ay Verilemez

Birden çok takip dosyasında taahhüt vermiş borçlular için bu, en güçlü savunma noktalarından biridir ve çoğu zaman bilinmez.

Kanunun sınırı nettir: bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.

Yargıtay bu sınırı takip sayısına göre çoğaltmaya izin vermez. Kanun yararına bozma kararında belirtildiği üzere, ayrı ayrı senetlere konu olsa dahi tarafları aynı olan borç, bir bütün olarak tek bir borç olarak değerlendirilmelidir.

Sonuç: aynı borç ilişkisi nedeniyle sanık hakkında her bir takip için ayrı ayrı üç aya kadar tazyik hapsine karar verilemez; toplam süre üç ayı aşamaz.

Pratik önemi büyüktür: tek bir ticari ilişkiden doğan beş ayrı bono için beş ayrı takip açılmışsa, bunların her biri için üçer ay verilmesi hukuka aykırıdır. Toplam üst sınır yine üç aydır.

Savunmada yapılması gereken: takiplerin aynı borç ilişkisinden doğduğunu belgelemek — sözleşme, cari hesap, aynı taraflar arasındaki senet serisi gibi delillerle.

Taahhüt İki Yoldan Doğar

Yazının anlattığı “alacaklıyla anlaşma” yollardan yalnızca biridir; kanun iki kaynağı birlikte sayar.

Kanunun ifadesi şöyledir: İcra ve İflas Kanunu’nun 111. maddesi uyarınca veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartı.

Birinci yol: kanunun taksitle ödemeye ilişkin hükmü çerçevesinde kurulan ödeme şartı.

İkinci yol: alacaklının rızasıyla icra dairesinde kararlaştırılan ödeme planı.

Ortak nokta belirleyicidir: her iki hâlde de taahhüt icra dairesinde kararlaştırılmış olmalıdır. İcra dairesi dışında, alacaklıyla karşılıklı yapılan bir ödeme sözü bu maddenin kapsamına girmez.

Savunma açısından: taahhüdün nerede ve hangi usulle verildiği, tazyik hapsinin uygulanıp uygulanamayacağını doğrudan belirler. Dosyadaki tutanak bu nedenle ilk incelenmesi gereken belgedir.

Ödeme Yapıp Tahliye Olmak — ve Yeniden Hapis Riski

Tazyik hapsinin “ödeyince biter” özelliği doğrudur; ancak madde bir devam hükmü daha içerir.

Tahliye kuralı: hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra borçlu, borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir.

Dikkat edilecek nokta: tahliye için mutlaka borcun tamamını ödemek gerekmez; o tarihe kadar muaccel olan taksitlerin ödenmesi yeterli olabilir.

Ancak süreç bitmez: kanun açıkça öngörür — borçlu ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir.

Üst sınır yine korunur: yeniden karar verilse dahi, bir borçtan dolayı toplam tazyik hapsi süresi üç ayı geçemez.

Borçlu için pratik sonuç: tahliye olduktan sonra ödeme planına uymak zorunludur. “Bir kere ödedim, kurtuldum” varsayımı yanlıştır; kalan taksitler aynı riski taşımaya devam eder.

“Makul Sebep” Savunması Nasıl Kurulur?

Kanun, ihlalin makul bir sebep olmaksızın yapılmış olmasını arar; bu ifade savunmanın merkezidir.

Yaptırımın şartı ihlalin kendisi değildir. Madde, ödeme şartını “makbul bir sebep olmaksızın” ihlal eden borçludan söz eder. Yani her ödeyememe otomatik olarak tazyik hapsi doğurmaz.

Savunmanın belgeye dayanması gerekir. Gelir kaybı, hastalık, iş yerinin kapanması gibi durumlar ileri sürülüyorsa; işten çıkış belgesi, sağlık raporu, kapanış kaydı gibi somut deliller sunulmalıdır.

Zamanlama önemlidir: sebebin, taahhüt verildikten sonra ortaya çıkmış olması beklenir. Taahhüt anında zaten var olan ve ödeme gücünü ortadan kaldıran bir durum, farklı bir tartışmayı gündeme getirir.

İkinci savunma ekseni taahhüdün geçerliliğidir: taahhüdün usulüne uygun alınmış olması ve borcun miktarının (asıl alacak, faiz, masraflar) net biçimde belirlenmiş olması aranır.

Tazyik hapsinin uygulandığı diğer hâller için tazyik hapsi: hangi icra suçlarında uygulanır? sayfamıza bakabilirsiniz.

Taahhüt Vermeden Önce Kontrol Listesi

Taahhüt, borcu hafifletmez ama hukuki konumu ağırlaştırır. İmzalamadan önce şunlar netleşmelidir.

1. Toplam tutar kalemler hâlinde yazılmış mı? Asıl alacak, işlemiş faiz, vekâlet ücreti ve masraflar ayrı ayrı gösterilmelidir. Belirsiz tutar, ileride geçerlilik tartışmasının konusu olur.

2. Taksit tarihleri ve tutarları açık mı? Hangi tarihte ne ödeneceği tereddüde yer bırakmamalıdır.

3. Gerçekten ödeyebilecek misiniz? Sıradan bir borcu ödememek hapis sebebi değildir; ancak icra dairesinde verilen taahhüdü ihlal etmek farklı bir sonuç doğurur.

4. Alacaklının muvafakati tutanakta var mı? Taahhüdün geçerliliği bu unsura bağlıdır.

5. Ödemeleri belgeleyin. Her taksit için dekont saklanmalı; ödeme yapıldığı hâlde şikâyet edilmesi ihtimaline karşı bu belgeler tek savunmadır.

Takip dosyasının işleyişi ve belgeler için icra takibi için hangi belgeler gerekir? ve icra dosyasının yenilenmesi: düşen dosya yeniden nasıl açılır? sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Şikâyet Süreci ve Taraflar

Tazyik hapsi kararı kendiliğinden verilmez; süreci alacaklı başlatır.

Şikâyet alacaklıya aittir: kanun, tazyik hapsine alacaklının şikâyeti üzerine karar verileceğini öngörür. Savcılık kendiliğinden harekete geçmez.

Merci icra ceza mahkemesidir ve şikâyetin ihlalden itibaren üç ay içinde yapılması gerekir.

Karara itiraz süresi kısadır: tazyik hapsi kararına karşı yedi gün içinde itiraz edilebilir. Bu süre, özgürlük söz konusu olduğundan titizlikle takip edilmelidir.

Alacaklı bakımından: şikâyet bir tahsil aracıdır, ceza amacı taşımaz. Nitekim borçlunun ödemesiyle birlikte hapis sona erer.

Borçlu bakımından: ödeme emrine itiraz aşamasında yapılabilecekler ile taahhüt aşamasındakiler farklıdır; ilk aşamadaki imkânlar için ödeme emrine itiraz: borca, imzaya ve yetkiye (İİK 62), konunun bütünü için taahhüdü ihlal: ödeme taahhüdünü yerine getirmeme ve icra ceza sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Beş ayrı takipte taahhüt verdim, beş kez üç ay hapis mi yatarım?

Hayır. Yargıtay kararında belirtildiği üzere, ayrı ayrı senetlere konu olsa dahi tarafları aynı olan borç bir bütün olarak tek bir borç sayılır; aynı borç ilişkisi nedeniyle her bir takip için ayrı ayrı üç aya kadar tazyik hapsine karar verilemez. Toplam süre üç ayı aşamaz.

Taahhüt hangi hâllerde bu maddenin kapsamına girer?

Kanun iki kaynağı sayar: İcra ve İflas Kanunu’nun 111. maddesi uyarınca veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan ödeme şartı. Her iki hâlde de taahhüdün icra dairesinde kararlaştırılmış olması gerekir.

Hapisteyken ödeme yaparsam ne olur?

Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra borçlu, borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir.

Tahliye olduktan sonra ödemeyi kesersem?

Kanun açıkça öngörür: borçlu ödemelerini tekrar keserse hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak bir borçtan dolayı toplam tazyik hapsi süresi yine üç ayı geçemez.

Her ödeyememe hapis sebebi mi?

Hayır. Madde, ödeme şartını “makbul bir sebep olmaksızın” ihlal eden borçludan söz eder. Makul bir sebep varsa bu savunma oluşturur; ancak sebebin somut belgelerle ortaya konması gerekir.

Şikâyeti kim yapar?

Alacaklı. Kanun, tazyik hapsine alacaklının şikâyeti üzerine karar verileceğini öngörür; savcılık kendiliğinden harekete geçmez. Şikâyet icra ceza mahkemesine yapılır.

İcra taahhüdünü ihlal edince hapis olur mu?

Sıradan borç ödememek hapis sebebi değildir, ancak icra taahhüdü verip makul sebep olmadan ihlal etmek farklıdır. Bu, İİK 340 kapsamında 3 aya kadar tazyik hapsi doğurabilir.

Tazyik hapsi ceza mı?

Hayır. Sizi ödemeye zorlamak için verilen bir hapistir. Borcu öderseniz (hapisteyken bile) sona erer, adli sicile (sabıkaya) işlemez ve süresi 3 ayı geçemez.

Her taahhüt ihlali hapis getirir mi?

Hayır. Taahhüdün usulüne uygun ve geçerli alınmış olması (örn. borç miktarının net olması) gerekir. Ödeyememenizin makul bir sebebi varsa bu da savunma oluşturabilir.

Şikâyet süresi ne kadar?

Alacaklının şikâyeti, ihlalden itibaren 3 ay içinde icra ceza mahkemesine yapılmalıdır. Tazyik hapsi kararına karşı ise 7 gün içinde itiraz edebilirsiniz.

Ne yapmalıyım?

Mümkünse borcu ödeyin (süreci sonlandırır), taahhüdün geçerliliğini inceletın, kısa itiraz süresini kaçırmayın ve özgürlüğünüz söz konusu olduğu için bir avukata danışın.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk