Nafakayı Ödeyemiyorum: Azaltma, Taahhüt ve Hapisten Kurtulma Yolları
27 Haziran 2026

Nafakayı Ödeyemiyorum: Azaltma, Taahhüt ve Hapisten Kurtulma Yolları

“Nafakayı ödeyemiyorum” diyen borçlunun yapması gereken ilk şey ödemeyi kesmek değil, dava açmaktır. Ödemeyi durdurmak sorunu çözmez; icra takibi, maaş haczi ve İİK m.344 kapsamında tazyik hapsi riskini doğurur. Buna karşılık koşullar gerçekten değişmişse TMK m.176/4 nafakanın azaltılması ve hatta kaldırılması için açık bir yol öngörür. Bu yazıda ödeme gücü azalan borçlunun izlemesi gereken adımları; azaltma davasını, icra dosyasında taksitle ödemeyi, tazyik hapsine karşı savunmaları ve nafakanın kendiliğinden sona erdiği hâlleri kanun maddeleriyle anlatıyoruz.

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla, TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu süre boyunca TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı (2026): ne değişti ve 9 aylık geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

Önce şunu bilin: ödememek bir çözüm değildir — İİK m.344

Nafaka mahkeme kararına dayanan bir yükümlülüktür ve ilam niteliğindedir. Ödenmediğinde alacaklı ilamlı icra takibi başlatır, maaşa ve malvarlığına haciz koydurur. Nafaka alacağı icra hukukunda ayrıcalıklı bir rejime tabidir: maaş haczinde diğer borçlar için öngörülen sınırlama nafaka alacağında aynı şekilde uygulanmaz, 5510 sayılı Kanun m.93 uyarınca kural olarak haczedilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri nafaka borçları için haczedilebilir ve nafaka alacakları İİK m.206’daki sıra cetvelinde imtiyazlı alacaklar arasında yer alır.

En ağır yaptırım tazyik hapsidir. İİK m.344 uyarınca nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Şikâyet İİK m.347 uyarınca alacaklının fiili öğrendiği günden itibaren üç ay ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır. Tazyik hapsi bir ceza mahkûmiyeti değil, ödemeye zorlama aracıdır; adli sicile işlenmez. Konunun ayrıntıları için nafaka şikâyetinde süre ve tazyik hapsi ve zorlama hapsi yazılarımıza bakabilirsiniz.

Tablo 1 — Nafaka ödenmezse ne olur?

YaptırımİçeriğiDayanak
İlamlı icra takibiNafaka kararı ilam niteliğindedir; birikmiş ve işleyecek nafaka için takip yapılırİİK m.32 vd.
Maaş hacziNafaka alacağı için maaş haczinde genel sınır uygulanmaz; öncelik nafakadadırİİK m.83 · İş K. m.35
Sosyal güvenlik ödemeleriKural olarak haczedilemez; nafaka borçları için haczedilebilir5510 s.K. m.93
Sıra cetveliNafaka alacakları imtiyazlı alacaklar arasında yer alırİİK m.206
Tazyik hapsiAlacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar; hapis başladıktan sonra ödeme yapılırsa tahliyeİİK m.344
Şikâyet süresiFiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay, her hâlde fiilden itibaren bir yılİİK m.347

Doğru yol: nafakanın azaltılması veya kaldırılması davası — TMK m.176

Hükmedilen nafaka kesin ve değişmez değildir. TMK m.176/4 uyarınca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın artırılmasına, azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verilebilir. Ancak indirim kendiliğinden gerçekleşmez; değişen koşulların somut delillerle ortaya konduğu bir dava gerekir. Uygulamada kabul gören sebepler işten çıkarılma, gelirin belgelenebilir biçimde düşmesi, ağır hastalık veya çalışma gücünün kaybı, yeni bir bakım yükümlülüğünün doğması ve nafaka alacaklısının düzenli gelire kavuşmasıdır.

Zamanlama kritik önemdedir: azaltma veya kaldırma kararı kural olarak dava tarihinden itibaren sonuç doğurur; geçmiş dönem için indirim istenemez. Altı ay bekleyip sonra dava açan borçlu o altı ayın nafakasından sorumlu kalmaya devam eder. Bu nedenle gelir kaybı gerçekleştiği anda dava açılması, birikmiş borcun büyümesini önler.

Borçlunun kendi yoksulluğu da kaldırma sebebi olabilir. Yargıtay bir kararında yoksulluk nafakasını düzenleyen TMK m.175’in sözünde de özünde de nafaka borçlusunun mali gücünün varlığının yattığını, bu nedenle yalnızca ödeme biçimini düzenleyen TMK m.176’ya bakılarak sonuca varılamayacağını belirtmiş ve borçlunun mali gücünün bulunmaması durumunda nafakanın kaldırılmasına da hükmedilebileceği sonucuna varmıştır. Karara konu olayda, bel rahatsızlığı nedeniyle kendi kusuru olmaksızın işten ayrılmak zorunda kalan ve düzenli geliri bulunmayan davacının durumu esas alınmıştır. Buna karşılık iradi olarak işten ayrılma veya gelirini gizleme gibi davranışlar mahkemece borçlu lehine değerlendirilmez. Anayasa Mahkemesinin TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresine ilişkin 2026 tarihli iptal kararı da süreli nafaka tartışmalarında ayrıca gözetilmelidir. Azaltma davasının işleyişi için nafaka azaltma davası ve nafaka ödeyen eş işsiz kalırsa yazılarımıza bakabilirsiniz.

Tablo 2 — Azaltma ile kaldırma

KonuAzaltmaKaldırma
DayanakTMK m.176/4: mali durumun değişmesi veya hakkaniyetTMK m.176/4 ve m.176/3’teki hâller; borçlunun ödeme gücünü tümüyle yitirmesi
SonuçMiktar düşer, ödeme devam ederNafaka tamamen sona erer
Etki anıDava tarihinden itibaren; geçmişe etkili değildirDava tarihinden; kendiliğinden sona erme hâlinde olay tarihinden
İspatEsaslı ve somut değişiklikKaldırma sebebinin açıkça ispatı
HarçUygulamada bir yıllık fark üzerindenUygulamada bir yıllık nafaka tutarı üzerinden
Görevli mahkemeAile mahkemesiAile mahkemesi

Ödeme gücünüz azaldıysa azaltma davası için vakit kaybetmeyin
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Azaltma davasında ispat ve usul

Dava “artık ödeyemiyorum” beyanıyla kazanılmaz; aranan şey esaslı ve somut bir değişikliktir. Sunulması gereken belgeler şunlardır: iş akdinin feshi veya işten ayrılma belgesi ve işsizlik ödeneği kayıtları; SGK hizmet dökümü; eski ve yeni dönem maaş bordroları; çalışma gücünü etkileyen sağlık raporları; yeni evlilik, doğan çocuk veya bakmakla yükümlü olunan kişiler gibi yeni yükümlülükler; kira sözleşmesi, kredi taksitleri ve sürekli sağlık giderleri; nafaka alacaklısının işe girmesi veya düzenli gelire kavuşması gibi karşı taraftaki iyileşmeyi gösteren kayıtlar. HMK m.119 uyarınca her vakıanın hangi belgeyle ispatlanacağı dilekçede ayrıca gösterilmelidir.

Mahkeme tarafların ekonomik durumunu tespit için güncel sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırır; boşanma dosyasındaki eski rapora dayanılarak karar verilmesi beklenmemelidir. Yargıtay yoksulluk değerlendirmesini asgari geçim düzeyi üzerinden yapar. Görevli mahkeme 4787 sayılı Kanun m.4 uyarınca aile mahkemesidir. Harç uygulamada azaltma davasında bir yıllık fark, kaldırma davasında bir yıllık nafaka tutarı üzerinden alınır. İştirak nafakasının azaltılması da mümkündür; ancak TMK m.182 ve m.327 vd. uyarınca çocuğun ihtiyaçları ve üstün yararı gözetildiğinden değerlendirme daha dikkatli yapılır ve iki ebeveynin mali gücü birlikte karşılaştırılır.

Tazyik hapsi riskini yönetmek: İİK m.344, 347, 353 ve 354

Salt mali güçsüzlük iddiası tazyik hapsini durdurmaz. İİK m.344’ün borçluya tanıdığı asıl imkân şudur: borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması hâlinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. Bu otomatik değildir, mahkemenin takdirindedir; bu nedenle azaltma davasının dilekçesi, delilleri ve duruşma tarihi icra ceza mahkemesine sunulmalı, dava sebebinin ciddi olduğu gösterilmelidir.

Şikâyet üzerine açılan dosyada borçlu şu savunmaları ileri sürebilir: nafakanın ödendiği; şikâyetin İİK m.347’deki üç aylık ve bir yıllık süreler geçtikten sonra yapıldığı; nafaka kararının kaldırıldığı veya değiştirildiği; nafakanın alacaklının yeniden evlenmesi gibi sebeplerle kendiliğinden sona erdiği; azaltma veya kaldırma davasının derdest olduğu. Hastane yatışı veya tutukluluk gibi ödemeyi fiilen imkânsız kılan zorunlu sebepler ayrıca değerlendirilir. İcra ceza mahkemesinin kararına karşı İİK m.353 uyarınca tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (7499 s.K.).

Tazyik hapsi borcu ortadan kaldırmaz; ödemeye zorlar. İİK m.344 uyarınca hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir; İİK m.354 uyarınca borcun itfası hâlinde dava ve ceza düşer. Ödenmediği sürece alacak icra takibiyle takip edilmeye devam eder. Kısmi ödeme yapılabiliyorsa öncelik işleyen dönem nafakasına verilmeli, ödemeler mutlaka banka üzerinden ve açıklama kısmına dönem yazılarak yapılmalıdır. Birikmiş nafakaya ilişkin ayrıntılar için birikmiş nafaka ve tazyik hapsi yazımıza bakabilirsiniz.

Tablo 3 — Tazyik hapsine karşı savunmalar ve süreler

Savunma veya kuralAçıklamaDayanak
Ödeme yapılmıştırBanka kayıtlarıyla ispat; elden ödeme ispatlanamazsa ödenmemiş sayılırİİK m.344
Şikâyet süresi geçmiştirÖğrenmeden itibaren üç ay, her hâlde bir yılİİK m.347
Azaltma veya kaldırma davası açılmıştırİleri sürülen sebepler gözetilerek tazyik hapsi davanın sonuna bırakılabilir; takdire bağlıdırİİK m.344
Nafaka kararı kaldırılmış veya değiştirilmiştirYeni karar dosyaya sunulurTMK m.176
Nafaka kendiliğinden sona ermiştirAlacaklının yeniden evlenmesi veya ölümTMK m.176/3
Kararın infazıHapis başladıktan sonra borç ödenirse tahliye; borcun itfasıyla dava ve ceza düşerİİK m.344 · m.354
İtirazKarara karşı tebliğden itibaren iki hafta içindeİİK m.353

İcra dosyasında taksitle ödeme: İİK m.111 ve m.340

Ödeme gücü geçici olarak daralan borçlu için icra dosyasında somut bir mekanizma vardır. İİK m.111’e göre borçlu, alacaklının satış talebinden önce borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüt eder ve birinci taksiti de derhal verirse icra işlemleri durur. Bunun için borçlunun kâfi miktar malının haczedilmiş olması, her taksitin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmaması, taksitlerin aydan aya verilmesi ve toplam sürenin üç aydan fazla olmaması gerekir. Bu şartlar gerçekleştiğinde alacaklının muvafakati aranmaz; bunun dışında kalan taksit anlaşmaları alacaklının rızasına bağlıdır.

Taahhüdün sonuç doğurması için miktarın belirli olması gerekir: toplam borcun yanında işleyen faiz, vekâlet ücreti, harç ve giderler de gösterilmeli, taksit tarih ve tutarları tek tek yazılmalı ve metin icra memuru huzurunda imza altına alınmalıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 12.09.2018 tarihli, E.2017/6328, K.2018/7892 sayılı kararında, İİK m.111 uyarınca usulüne uygun taahhütte icra işlemlerinin durdurulmasına karar verilebileceği, ancak tüm hacizlerin kaldırılmasının isabetsiz olduğu, taahhütten önce konulmuş maaş haczinin kaldırılamayacağı belirtilmiştir.

Nafaka dosyalarında en tehlikeli yanılgı taksit taahhüdünün tazyik hapsi riskini tümüyle ortadan kaldırdığını sanmaktır. Oysa iki ayrı rejim vardır. İİK m.344 nafaka kararının gereğini yerine getirmemeyi, İİK m.340 ise icra dairesinde veya mahkemede verilen taksitle ödeme taahhüdünü haklı sebep olmaksızın ihlal etmeyi üç aya kadar tazyik hapsiyle yaptırıma bağlar. Birikmiş nafaka için verilen taahhüt, cari nafakanın ödenmemesinden doğan m.344 riskini ortadan kaldırmaz; taahhüt de ihlal edilirse borçlu m.340 kapsamında ayrı bir yaptırımla karşılaşır. Bu nedenle taahhüt ancak gerçekçi bir ödeme planıyla verilmelidir.

Tablo 4 — Taksitle ödeme ve taahhüdün ihlali

KonuKuralDayanak
ZamanlamaAlacaklının satış talebinden önceİİK m.111
Haciz şartıBorcu karşılayacak kâfi miktar mal haczedilmiş olmalıİİK m.111
Taksit tutarı ve süreHer taksit borcun dörtte birinden az olamaz; aydan aya ve toplam üç ayı aşmamak üzereİİK m.111
İlk taksitDerhal ödenmeli; bu durumda alacaklının muvafakati aranmazİİK m.111
Hacizlerİşlemler durur; taahhütten önceki maaş haczi kaldırılmazY. 12. HD 2017/6328 E.
Taahhüdün ihlaliHaklı sebep olmaksızın ihlalde üç aya kadar tazyik hapsi; ödeme yapılırsa tahliyeİİK m.340
Cari nafakaTaahhüt, işleyen nafakanın ödenmemesinden doğan İİK m.344 riskini ortadan kaldırmazİİK m.344

Alacaklıyla anlaşma: sözlü mutabakat değil, sulh veya icra dosyasında beyan

Ödeme gücü azalan borçlular sıklıkla nafaka alacaklısıyla sözlü olarak daha düşük bir tutar üzerinde anlaşır. Bu anlaşma mahkeme kararını değiştirmez; alacaklı sonradan fikir değiştirirse karar tutarı üzerinden icra takibi ve şikâyet yapılabilir. Anlaşma gerçekten sağlanmışsa bunun hukuken bağlayıcı hâle getirilmesi gerekir.

Bunun ilk yolu azaltma davası içinde sulhtur. HMK m.313 uyarınca sulh, görülmekte olan bir davada tarafların mahkeme huzurunda aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla yaptıkları sözleşmedir; mahkeme sulh doğrultusunda karar verir ve bu karar yeni nafaka miktarını belirler. İkinci yol, birikmiş nafaka bakımından alacaklının icra dosyasına yapacağı feragat veya tahsil beyanıdır; ancak bu beyan yalnızca geçmiş alacağa ilişkin olup ileriye dönük nafaka miktarını değiştirmez. Gelecek dönem için indirim ancak mahkeme kararıyla mümkündür. Bu nedenle alacaklıyla varılan her mutabakat, yazılı hâle getirilmeli ve azaltma davası dosyasına veya icra dosyasına usulüne uygun biçimde yansıtılmalıdır.

Nafakanın kendiliğinden sona erdiği hâller: TMK m.176/3 ve m.328

Bazı durumlarda dava açmaya gerek kalmaz. TMK m.176/3 uyarınca yoksulluk nafakası alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Yeniden evlenmede ayrı bir dava açılması gerekmez; yeni evliliğin nüfusa tescilinden sonra alınacak vukuatlı nüfus kayıt örneği icra müdürlüğüne sunularak kesintilerin durdurulması sağlanır. Evlenme tarihinden sonra ödenmiş tutarların iadesi TBK m.77 vd. uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebilir.

Aynı fıkra uyarınca alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır; bu hâllerde kendiliğinden sona erme yoktur. Fiilî birliktelikte ilişkinin süreklilik, ekonomik birliktelik ve aleniyet kazanmış olması aranır; adres tespiti, tanık beyanı ve sosyal medya kayıtları delil olarak kullanılır. İştirak nafakası bakımından TMK m.328 uyarınca ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder; ergin olduğu hâlde eğitimi süren çocuk için bu yükümlülük, koşulları varsa eğitimin sona ermesine kadar sürebilir.

Uygulamada en sık yapılan hatalar şunlardır: ödemeyi kesip dava açmayı beklemek; mali güçsüzlüğü tek başına savunma sanmak; dava açıldığı hâlde bunu icra ceza mahkemesine bildirmemek; belgesiz dava açmak; alacaklıyla yapılan sözlü anlaşmaya güvenmek; elden ödeme yapmak; birikmiş borç için taksit taahhüdü verip cari nafakayı ödememek ve yeniden evlenmede gereksiz dava açmaya çalışmak. Şikâyet veya icra dosyanız için savunmanızı birlikte kurmak üzere Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Tablo 5 — Nafakanın kendiliğinden veya kararla sona erdiği hâller

HâlSonuçDayanak
Alacaklının yeniden evlenmesiYoksulluk nafakası kendiliğinden kalkar; vukuatlı nüfus kaydıyla icra kesintisi durdurulurTMK m.176/3
Taraflardan birinin ölümüNafaka kendiliğinden kalkar; yükümlülük mirasçılara geçmezTMK m.176/3
Fiilen evliymiş gibi yaşamaMahkeme kararıyla kaldırılırTMK m.176/3
Alacaklının yoksulluğunun ortadan kalkmasıMahkeme kararıyla kaldırılırTMK m.176/3
Alacaklının haysiyetsiz hayat sürmesiMahkeme kararıyla kaldırılırTMK m.176/3
Evlenmeden sonra ödenen tutarlarSebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenebilirTBK m.77 vd.
Çocuğun ergin olmasıİştirak nafakası kural olarak sona erer; eğitim sürüyorsa yardım nafakası gündeme gelirTMK m.328

Nafakanın azaltılması dava dilekçesi örneği

Aşağıdaki metin, işini kaybeden nafaka borçlusu için TMK m.176/4 esas alınarak hazırlanmış genel bir şablondur. Gelir kaybını ve yeni yükümlülükleri belgeleriyle gösterin; derdest icra ceza dosyası varsa esas numarasını da belirtin.

[ … ] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE

DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [ … ]), [Adres]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad], [Adres]

DAVALI: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [ … ]), [Adres]

DAVA DEĞERİ: Bir yıllık nafaka farkı olan [ … ] TL

DAVA KONUSU: [ … ] Aile Mahkemesinin [ … ] E., [ … ] K. sayılı kararıyla hükmedilen aylık [ … ] TL yoksulluk nafakasının aylık [ … ] TL’ye indirilmesi istemidir.

AÇIKLAMALAR:

1. Hükmedilen nafaka müvekkilin o tarihteki gelirine göre belirlenmiştir

Taraflar arasındaki boşanma kararı …/…/20… tarihinde kesinleşmiş ve davalı yararına aylık [ … ] TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir (Ek-1). Karar tarihinde müvekkil [ … ] şirketinde aylık net [ … ] TL ücretle çalışmaktaydı; nafaka miktarı bu gelire göre belirlenmiştir.

2. Müvekkilin mali durumu kendi iradesi dışında esaslı biçimde değişmiştir (TMK m.176/4)

Müvekkilin iş sözleşmesi …/…/20… tarihinde işverence feshedilmiştir (Ek-2). Müvekkil kendi isteğiyle işten ayrılmamış, fesih işyerindeki küçülme nedeniyle gerçekleşmiştir. Müvekkil halen işsizlik ödeneği almakta olup aylık geliri [ … ] TL’dir (Ek-3). Ayrıca …/20… tarihinde evlenmiş ve bu evlilikten bir çocuğu olmuştur; yeni bir bakım yükümlülüğü doğmuştur (Ek-4). Davalının mevcut nafakanın müvekkilin gelirinin tamamını aştığını bildiği hâlde miktarın korunmasını isteyeceği düşünülmektedir; oysa nafaka borçlusunun kendi zorunlu ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma düşürülmesi hakkaniyetle bağdaşmaz.

3. Davalının mali durumunda iyileşme bulunmaktadır (TMK m.176/4)

Davalının …/20… tarihinden itibaren [ … ] işyerinde sigortalı olarak çalıştığı SGK kayıtlarından anlaşılmaktadır (Ek-5). Bu nedenle nafaka ihtiyacının da önemli ölçüde azaldığı açıktır.

4. Nafaka alacağına ilişkin icra ceza dosyasında tazyik hapsinin davanın sonuna bırakılması gerekmektedir (İİK m.344)

Davalı tarafından [ … ] İcra Ceza Mahkemesinin [ … ] E. sayılı dosyasında şikâyette bulunulmuştur. Bu davanın açıldığının ilgili mahkemeye bildirilmesi ve dava sonucunun beklenmesi için tarafımıza bir yazı verilmesini talep ederiz.

HUKUKİ SEBEPLER: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.175, 176; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.344; 4787 sayılı Kanun m.4; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.

DELİLLER: Boşanma kararı, fesih bildirimi, SGK hizmet dökümleri, işsizlik ödeneği kayıtları, nüfus kayıtları, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; davalı yararına hükmedilen aylık [ … ] TL yoksulluk nafakasının dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık [ … ] TL’ye indirilmesine, derdest icra ceza dosyasına sunulmak üzere davanın açıldığına ilişkin yazı verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. …/…/20…

Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]

EKLER:
Ek-1: Boşanma kararı
Ek-2: Fesih bildirimi
Ek-3: İşsizlik ödeneği kayıtları
Ek-4: Nüfus kayıtları
Ek-5: SGK kayıtları
Ek-6: Vekâletname

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Nafakayı ödeyemiyorum, ne yapmalıyım?

Ödemeyi kesmek yerine TMK m.176/4 kapsamında nafakanın azaltılması veya kaldırılması davası açmalısınız. Karar dava tarihinden itibaren sonuç doğurduğundan gecikmek zarar doğurur; bu arada ödeyebildiğiniz kadarını banka üzerinden düzenli ödeyin.

Ödeme gücüm yok diyerek hapisten kurtulabilir miyim?

Salt mali güçsüzlük iddiası tazyik hapsini durdurmaz. İİK m.344 uyarınca azaltma veya kaldırma davası açılmışsa, ileri sürülen sebepler gözetilerek tazyik hapsinin uygulanması davanın sonuna bırakılabilir; bu mahkemenin takdirindedir.

Ödeme gücüm tamamen yoksa nafaka kaldırılabilir mi?

Kaldırılabilir. Yargıtay bir kararında TMK m.175’in sözünde ve özünde borçlunun mali gücünün varlığının yattığını belirterek, kendi kusuru olmaksızın yoksulluğa düşen borçlu için nafakanın kaldırılabileceğini kabul etmiştir.

Nafaka azaltma davası geçmişe etkili olur mu?

Hayır. Karar kural olarak dava tarihinden itibaren sonuç doğurur; dava açılana kadar birikmiş borç devam eder.

Tazyik hapsi için şikâyet süresi ne kadar?

İİK m.347 uyarınca alacaklının fiili öğrendiği günden itibaren üç ay ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıldır. Süre geçmişse bu savunma olarak ileri sürülmelidir.

İcra dosyasında borcu taksitle ödeyebilir miyim?

İİK m.111 uyarınca satış talebinden önce, kâfi miktar mal haczedilmişse, her taksit borcun dörtte birinden az olmamak, aydan aya ve toplam üç ayı aşmamak üzere taahhüt verip ilk taksiti derhal öderseniz icra işlemleri durur; alacaklının rızası aranmaz.

Taksit taahhüdünü ödeyemezsem ne olur?

İİK m.340 uyarınca taahhüdü haklı sebep olmaksızın ihlal eden borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir. Taahhüt ayrıca cari nafakanın ödenmemesinden doğan İİK m.344 riskini ortadan kaldırmaz.

Elden ödeme yaptım, sayılır mı?

İspatlanamayan ödemeler uygulamada ödenmemiş sayılır. Ödemeler banka üzerinden ve açıklama kısmına nafaka dönemi yazılarak yapılmalıdır.

Hapse girersem borç silinir mi?

Hayır. İİK m.344 uyarınca hapis başladıktan sonra ödeme yapılırsa borçlu tahliye edilir, İİK m.354 uyarınca borcun itfasıyla dava ve ceza düşer; ödenmeyen borç icra takibiyle takip edilmeye devam eder. Tazyik hapsi adli sicile işlenmez.

Nafaka alan yeniden evlendi, dava açmam gerekir mi?

Hayır. TMK m.176/3 uyarınca yoksulluk nafakası kendiliğinden kalkar; vukuatlı nüfus kayıt örneği icra müdürlüğüne sunulur. Evlenme tarihinden sonra ödenen tutarlar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir.

Alacaklıyla sözlü olarak daha az ödemeye anlaştık, geçerli mi?

Sözlü anlaşma mahkeme kararını değiştirmez. Azaltma davası içinde HMK m.313 uyarınca sulh yapılması veya birikmiş alacak için icra dosyasına yazılı feragat beyanı verilmesi gerekir; gelecek dönem nafakası ancak mahkeme kararıyla değişir.

Çocuğun nafakası da azaltılabilir mi?

Evet. İştirak nafakası da TMK m.176/4 kapsamında uyarlanabilir; ancak çocuğun ihtiyaçları ve üstün yararı gözetilerek iki ebeveynin mali gücü birlikte değerlendirilir. TMK m.328 uyarınca çocuğun ergin olmasıyla kural olarak sona erer.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Hakkınızda nafaka şikâyeti yapıldıysa savunmanızı birlikte kuralım
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Post by Av. Fatma Öztürk