Süresiz Nafaka İptalinde 9 Aylık Geçiş Dönemi: Devam Eden Davalarda Strateji
27 Haziran 2026

Süresiz Nafaka İptalinde 9 Aylık Geçiş Dönemi: Devam Eden Davalarda Strateji

Anayasa Mahkemesi’nin TMK 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı, yürürlüğe girmesi için tanınan 9 aylık süre nedeniyle özel bir geçiş dönemi yaratmıştır. Bu dönemde halen görülmekte olan davalarda tarafların izleyebileceği stratejiler önem taşımaktadır. Bu rehberde geçiş döneminin hukuki niteliğini ve dava taraflarının nelere dikkat etmesi gerektiğini açıklıyoruz.

9 Aylık Süre Neden Tanındı?

Anayasa Mahkemesi, bir kanun hükmünü iptal ettiğinde, ortaya çıkacak yasal boşluğun kamu düzenini bozmasını önlemek için iptal hükmünün ileri bir tarihte yürürlüğe girmesine karar verebilir. Süresiz nafaka kararında da, TBMM’ye yoksulluk nafakasının yeni esaslarını belirleyen bir kanun çıkarma fırsatı tanımak amacıyla 9 aylık bir erteleme öngörülmüştür. Bu süre içinde iptal edilen ibare halen yürürlüktedir.

Geçiş Döneminde Mahkemeler Nasıl Karar Veriyor?

İptal hükmü yürürlüğe girene kadar geçecek sürede, aile mahkemeleri mevcut kanun hükmünü uygulamaya devam edebilir. Ancak hâkimler takdir yetkilerini kullanırken, Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesini ve yaklaşan yeni düzenlemeyi göz önünde bulundurabilirler. Bu nedenle uygulamada, süresiz nafaka yerine belirli süreli nafakaya hükmetme eğilimi güçlenebilir.

Nafaka Yükümlüsü (Ödeyen Taraf) İçin Strateji

  • Devam eden davada AYM’nin 4 Haziran 2026 tarihli iptal kararının dosyaya sunulmasını talep edin.
  • Nafakanın süresiz değil, evlilik süresi ve tarafların durumu gözetilerek belirli bir süreyle sınırlandırılmasını isteyin.
  • Yeni yasal düzenlemenin beklenmesi hususunu mahkemenin takdirine sunabilirsiniz.
  • Toptan (tek seferlik) ödeme seçeneğini değerlendirin; bu yöntem ileride sürekli yükümlülükten kurtulmayı sağlayabilir.

Nafaka Alacaklısı (Alan Taraf) İçin Strateji

  • Maddi yoksunluğunuzu, çalışamama nedenlerinizi ve sağlık durumunuzu gösteren resmi belgeleri hazır tutun.
  • Yoksulluk nafakası yanında maddi-manevi tazminat ve mal rejiminden kaynaklanan haklarınızı da dikkatle değerlendirin.
  • Yeni sistemde nafaka süresinin takdirinde bu belgelerin önemli katkısı olabilir.

Geçiş Döneminin Sonunda Ne Olacak?

9 aylık sürenin sonunda TBMM yeni bir düzenleme yapmazsa, süresiz nafakaya hükmedilmesine imkân tanıyan yasal dayanak ortadan kalkacaktır. Bu durumda mahkemeler nafakaya süre belirlerken doğrudan Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesini ve genel hukuk ilkelerini esas almak durumunda kalabilir. Düzenleme çıkarsa, nafakanın süresi ve kriterleri o kanunla belirginleşecektir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Geçiş Dönemi Nedir, Neden Var?

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 4 Haziran 2026 tarihinde Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin somut norm denetimi yoluyla yaptığı itiraz başvurusunu esastan inceleyerek, TMK m. 175’in birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresini oy çokluğuyla iptal etmiştir.

Ancak Mahkeme, iptal hükmünün hemen değil, dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Bu süre iki amaca hizmet eder:

  • Yasal boşluk doğmasını önlemek. İbare aniden yürürlükten kalksaydı, nafakanın süresi konusunda uygulanacak hüküm kalmayacaktı.
  • TBMM’ye düzenleme imkânı tanımak. Yasama organı bu süre içinde yeni bir süre rejimi getirebilir.

Dokuz aylık süre, gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren işlemeye başlar; karar tarihinden değil. Bu ayrım takvimi doğru kurmak için kritiktir.

Sıkça Sorulan Sorular

9 aylık geçiş dönemi ne zaman başlar?

Dokuz aylık süre, gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren işlemeye başlar; karar tarihi olan 4 Haziran 2026’dan değil. Gerekçeli karar yayımlanmadan yürürlük tarihine ilişkin kesin bir tespitte bulunulamayacağı öğretide de dile getirilmektedir.

Bu dönemde hangi hüküm uygulanıyor?

TMK m. 175 mevcut hâliyle uygulanmaya devam etmektedir. ‘Süresiz olarak’ ibaresi hâlâ kanun metnindedir ve mahkemeler bu hükme göre karar vermektedir. Bu nedenle ‘artık süresiz nafaka yok’ değerlendirmeleri bugün itibarıyla hatalıdır.

Nafaka ödemeyi durdurabilir miyim?

Hayır. Geçiş dönemi ödeme yükümlülüğünü kendiliğinden durdurmaz; yürürlükteki karar geçerliliğini korur. Ödemeye ara vermek icra takibi ve tazyik hapsi riski doğurur.

Nafakamın kaldırılmasını isteyebilir miyim?

Evet, ancak iptal kararına değil mevcut sebeplere dayanarak. Yoksulluğun ortadan kalkması, alacaklının yeniden evlenmesi veya fiilen evli gibi yaşaması hâllerinde kaldırma istenebilir; ödeme gücünün düşmesi hâlinde azaltma talep edilebilir. Bu yollar kendiliğinden işlemez, ayrıca dava açılması gerekir.

Mevcut nafakam kesilecek mi?

Kendiliğinden kesilmez. Kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereği halihazırda bağlanmış nafakalar otomatik olarak sona ermez; kaldırılması için ayrıca dava açılması ve şartların ispatı gerekir.

Çocuğumun nafakası etkilenir mi?

Hayır. Karar yalnızca yoksulluk nafakasını düzenleyen TMK m. 175’e ilişkindir. Çocukların giderine ilişkin iştirak nafakası, dava süresince ödenen tedbir nafakası ve ana-baba ile altsoy arasındaki yardım nafakası bu karardan etkilenmemiştir.

Dokuz ayın sonunda ne olacak?

TBMM yeni bir düzenleme yaparsa o rejim uygulanır; tartışılan modeller arasında nafaka süresinin evlilik süresine oranlanması yer almaktadır. Düzenleme yapılmazsa iptal hükmü yürürlüğe girer ve süresizlik ibaresi metinden çıkar; nafakanın süresi genel hükümler ve hâkimin takdiri çerçevesinde belirlenir.

Bu dönemde dava açmayı beklemeli miyim?

Beklemek kayıp doğurur. Kaldırma, azaltma ve artırım kararları kural olarak dava tarihinden hüküm doğurduğundan geçmiş dönem için talepte bulunulamaz. Bu nedenle şartları oluşan tarafın davayı geciktirmemesi gerekir.

Bugün hangi hüküm uygulanıyor?

TMK m. 175 mevcut hâliyle uygulanmaya devam etmektedir. “Süresiz olarak” ibaresi hâlâ kanun metnindedir ve mahkemeler bu hükme göre karar vermektedir.
Öğretide, gerekçeli karar Resmî Gazete’de yayımlanmadan yürürlük tarihine ilişkin kesin bir tespitte bulunmanın isabetli olmayacağı da dile getirilmektedir. Bu nedenle “artık süresiz nafaka yok” biçimindeki değerlendirmeler bugün itibarıyla hatalıdır.

Geçiş Döneminde Mahkemeler Ne Yapıyor?

Yürürlükteki hüküm değişmediği için mahkemeler TMK m. 175’i uygulamaya devam eder. Buna karşılık pratikte iki eğilim gözlenebilir:

  • Yeni davalarda hâkimler, nafakanın miktarını ve koşullarını belirlerken evlilik süresi ile tarafların ekonomik durumunu her zamankinden dikkatli biçimde gerekçelendirebilir.
  • Devam eden dosyalarda tarafların gelecekteki düzenlemeyi gerekçe göstererek erteleme talebinde bulunması, yürürlükteki hüküm değişmediği için kural olarak kabul görmez.

Yargılamanın kendi takvimi işlemeye devam eder; bekleme talebi hak kaybına yol açabilir.

Nafaka Ödeyen Taraf İçin

Geçiş dönemi, ödeme yükümlülüğünü kendiliğinden durdurmaz. Ödemeye ara vermek icra takibi ve tazyik hapsi riski doğurur.

Buna karşılık kararın yürürlüğünü beklemeden kullanılabilecek mevcut yollar vardır. Bunlar iptal kararından bağımsız olarak zaten mevcuttur:

  • Yoksulluğun ortadan kalkması: Alacaklının düzenli gelire kavuşması, işe girmesi veya ekonomik durumunun iyileşmesi nafakanın kaldırılması sebebidir.
  • Yeniden evlenme: Alacaklının yeniden evlenmesi hâlinde nafaka kendiliğinden sona erer.
  • Fiilen evli gibi yaşama: Bu durumun ispatı hâlinde nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır.
  • Ölüm: Taraflardan birinin ölümü nafakayı kendiliğinden sona erdirir; yükümlülük mirasçılara geçmez.
  • Azaltma: Ödeme gücünün düşmesi hâlinde nafakanın indirilmesi istenebilir.

Önemli olan şudur: bu yolların hiçbiri kendiliğinden işlemez; ayrıca dava açılması gerekir. Kaldırma veya azaltma kararı kural olarak dava tarihinden hüküm doğurduğundan, beklemek doğrudan kayıp anlamına gelir.

Nafaka Alan Taraf İçin

Geçiş dönemi, mevcut nafakanızın kesileceği anlamına gelmez. Kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereği halihazırda bağlanmış nafakalar otomatik olarak sona ermez.

Yapılması yerinde olanlar:

  • Yoksulluk hâlinizi belgeleyin. Gelir durumu, sağlık giderleri, kira ve bakmakla yükümlü olunan kişilere ilişkin kayıtlar dosyanın omurgasıdır.
  • Artırım hakkınızı geciktirmeyin. Artırım kararı dava tarihinden hüküm doğurur; geçmiş yılların farkı istenemez.
  • Otomatik artış klozunu kontrol edin. Kararınızda yıllık artış öngörülmemişse artırım davası açmanız gerekir.
  • Kaldırma davası açılırsa savunmanızı hazırlayın. Yoksulluğun sürdüğünü somut belgelerle ortaya koymak belirleyicidir.

Kimler Etkilenmiyor?

KonuDurum
İştirak nafakasıEtkilenmez. Çocuğun giderine ilişkin nafaka ayrı hükümde düzenlenmiştir; karar yalnızca TMK m. 175’e ilişkindir
Tedbir nafakasıEtkilenmez. Dava süresince ödenen geçici nafakadır
Yardım nafakasıEtkilenmez. Ana-baba ve altsoy arasındaki yükümlülüktür
Nafaka talep hakkıDevam ediyor. Kaldırılan yalnızca süresizlik niteliğidir

Dokuz Ayın Sonunda Ne Olur?

İki ihtimal vardır:

  • TBMM düzenleme yaparsa: Yeni rejim uygulanır. Kamuoyunda tartışılan modeller arasında nafaka süresinin evlilik süresine oranlanması yer almaktadır; kısa evliliklerde sınırlı süre, uzun evliliklerde daha uzun süre öngörülmesi bu yaklaşımın özüdür. Konunun yargı paketleri kapsamında ele alınması beklenmektedir.
  • Düzenleme yapılmazsa: İptal hükmü yürürlüğe girer ve “süresiz olarak” ibaresi metinden çıkar. Bu hâlde nafakanın süresi, genel hükümler ve hâkimin takdiri çerçevesinde belirlenecektir.

Her iki ihtimalde de geçmişe etki meselesi ayrıca değerlendirilecektir. Kesinleşmiş nafaka kararlarının durumu, yeni düzenlemenin geçiş hükümlerine göre şekillenir.

Bu Dönemde Yapılmaması Gerekenler

  • Ödemeyi kesmek: Yürürlükteki karar geçerliliğini korur; icra takibi ve tazyik hapsi riski doğar.
  • “Nasıl olsa kalkacak” diye dava açmamak: Kaldırma ve azaltma kararları dava tarihinden hüküm doğurur; bekleyen her ay kayıptır.
  • Artırım talebini ertelemek: Aynı kural alacaklı için de geçerlidir.
  • Sözlü anlaşmaya güvenmek: Nafaka feragatinin geçerli olması için mahkeme onaylı protokolde ya da noterde düzenlenmiş resmî belgede yer alması gerekir; sözlü feragat bağlayıcı değildir.
  • Kesin tarih vermek: Gerekçeli karar yayımlanmadan yürürlük takvimi netleşmez.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Geçiş Döneminin Anayasal Dayanağı: m.153

Dokuz aylık sürenin kaynağı bir uygulama tercihi değil, Anayasa’nın açık bir hükmüdür.

Genel kural — Anayasa m.153/5. Kanun ya da hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar.

İstisna — aynı fıkra: gereken hâllerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.

Dokuz ay anayasal tavanın içindedir. Anayasa bir yıllık üst sınır koyduğundan, dokuz aylık erteleme bu sınırın altında kalmaktadır.

Sürenin başlangıcı. Dokuz ay, karar tarihinden değil; gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten işlemeye başlar.

Geçiş döneminde hangi metin uygulanır? Yürürlük tarihi gelinceye kadar mevcut yasal metin uygulanmaya devam eder. Aile mahkemelerinin bu süreçte TMK m.175 ve m.176 hükümlerini uygulaması beklenir.

Geriye yürümezlik — m.153/3: iptal kararları geriye yürümez. Bu nedenle karar, daha önce kesinleşmiş nafaka hükümlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bağlayıcılık — m.153/6. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.

Kanun koyucu gibi hareket edilemez — m.153/2. Anayasa Mahkemesi bir hükmü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Bu nedenle yeni süre rejimini kurmak yasama organının işidir.

KonuKural
KuralRG’de yayımla yürürlükten kalkar
İstisnaTarih ayrıca kararlaştırılabilir
Anayasal tavanBir yılı geçemez
BaşlangıçGerekçeli kararın yayımı
Bu dönemdeMevcut metin uygulanır
Yeni rejimYasama organının işi (m.153/2)

Derdest Davada Ne Yapılabilir? Anayasa m.152

“Devam eden davamda bu karara dayanabilir miyim?” sorusunun cevabı, itiraz yolunu düzenleyen maddededir.

Birinci fıkra — geri bırakma: bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır.

İki yol vardır. Mahkeme kendiliğinden aykırılık görebileceği gibi, taraflardan birinin ileri sürdüğü iddiayı ciddî bulması üzerine de başvurabilir.

İkinci fıkra — ciddî görülmezse: mahkeme, Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddî görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır.

Ret kararı gerekçeli olmalıdır. Taraflarca ileri sürülen aykırılık iddiası mahkemece ciddî görülmezse, talep gerekçeleri de gösterilmek suretiyle reddedilir. Bu husus esas hükümle birlikte kanun yolu konusu yapılabilir.

Üçüncü fıkra — beş ay kuralı: Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır.

Kritik cümle. Aynı fıkra şu kayıtla biter: ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır.

Bunun pratik anlamı büyüktür. Derdest bir dosyada karar henüz kesinleşmemişse ve bu arada Anayasa Mahkemesi kararı gelirse, mahkeme ona uymak zorundadır. Bu nedenle geçiş dönemindeki dosyalarda süre sınırı talebi ve aykırılık itirazı dosyaya kaydettirilmelidir.

Başvuru süresi yoktur. Soyut norm denetiminden farklı olarak somut norm denetiminde, bu yola başvurmak için süre sınırlaması bulunmaz.

Fıkraİçerik
152/1Davayı geri bırakır
Kim başlatırMahkeme veya taraf
152/2Ciddî görülmezse kanun yolunda
152/3Beş ay; sonra yürürlükteki metin
İstisnaKesinleşmeden gelirse uyulur
Süre sınırıBaşvuru için yoktur

Aykırılık İtirazı Nasıl Sunulur?

İtirazın yalnız ileri sürülmesi yetmez; kanun, mahkemenin ne göndereceğini de belirlemiştir.

Usul kaynağı. Anayasa’nın 152. maddesi somut norm denetiminin tanımını, şartlarını ve işleyişini belirlerken; 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun‘un ilgili maddesi sürecin ayrıntısını düzenler.

Gönderilecek belgeler. Aykırılık kanaatine varan mahkeme şunları dizi listesine bağlayarak gönderir: iptali istenen kuralların Anayasa’nın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli başvuru kararının aslı; başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneği; ve dava dilekçesi ile davayı açan belgelerin ve dosyanın ilgili bölümlerinin onaylı örnekleri.

Üç şart aranır. Somut norm denetimine başvurulabilmesi için; kuralın o davada uygulanacak nitelikte olması, kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmü olması ve hâkimin kuralı Anayasa’ya aykırı bulması ya da tarafın iddiasını ciddî görmesi gerekir.

Dilekçede nasıl kurulur? İtiraz; hangi kuralın, Anayasa’nın hangi maddelerine ve hangi gerekçeyle aykırı görüldüğü açıkça gösterilerek yazılmalıdır. Genel ifadeler yeterli olmaz.

Ne zaman ileri sürülmeli? Aykırılık iddiası, HMK m.141 uyarınca iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının işlemeye başlamasından önce, en geç ön inceleme aşamasında dosyaya girmelidir.

Kararın etkisi genel niteliktedir. Somut norm denetimi yoluyla verilen kararlar da soyut norm denetimi kararları gibidir: Resmî Gazete’de yayımlanır ve yalnız davanın tarafları bakımından değil, herkes için bağlayıcı sonuç doğurur; iptal edilen kural herkes için yürürlükten kalkar.

KonuKural
Usul kanunu2949 sayılı Kanun
BelgelerGerekçeli karar, tutanak, dosya örnekleri
BiçimDizi listesine bağlanır
ŞartKural o davada uygulanacak olmalı
ZamanıEn geç ön incelemede
EtkisiHerkes için bağlayıcı

Geçiş Döneminde Fiilen İstenebilecekler

Süre sınırı bugün istenemese de, kanun zaten nafakayı sona erdiren ve azaltan yollar öngörmüştür.

Kendiliğinden kalkma — TMK m.176/3. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar.

Karara bağlı kalkma — aynı fıkra. Alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır.

Bu üç sebep bugün işler. İptal kararından bağımsız olarak şu anda dava konusu yapılabilir. Özellikle “yoksulluğun ortadan kalkması”, alacaklının iş bulması ya da gelirinin artması hâlinde işletilebilir.

Azaltma — TMK m.176/4: tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.

Toptan ödeme — TMK m.176/1: maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.

Geçiş döneminde toptan ödemenin değeri. Toptan ödeme belirlilik sağlar: m.176/3‘teki sona erme sebepleri ve m.176/4‘teki artırma imkânı, metinleri gereği yalnız irat biçiminde ödenen nafakaya ilişkindir. Toptan ödenmiş nafaka bakımından sonradan artırım davası açılamaz.

İki taraf için de sonuç doğurur. Yükümlü sonradan artırım riskinden; alacaklı ise tahsil ve ödeme kesilmesi riskinden kurtulur.

Talep açıkça yazılmalı. Hâkim ödeme biçimini durumun gereklerine göre belirler; toptan ödeme isteniyorsa dilekçede açıkça talep edilmelidir.

Kimler etkilenmiyor? İptal kararı yalnız m.175‘i kapsar. Çocukların giderlerine ilişkin iştirak nafakası (m.182/2, m.327-330), tedbir nafakası (m.169) ve yardım nafakası (m.364) bu karardan etkilenmemiştir.

TalepDayanak
Kendiliğinden kalkmam.176/3 — evlenme, ölüm
Karara bağlı kalkmaYoksulluğun kalkması vb.
Azaltmam.176/4
Toptan ödemem.176/1 — belirlilik sağlar
SonucuArtırım davası açılamaz
Etkilenmeyenlerm.182, m.169, m.364

Yapılmaması Gerekenler ve Usul

Geçiş döneminde alınacak yanlış bir karar, ceza niteliğinde sonuçlar doğurabilir.

Ödeme tek taraflı kesilemez. İptal kararına dayanarak ödemeyi durdurmak, kararın henüz yürürlüğe girmemiş olması nedeniyle dayanaktan yoksundur.

Sonucu — İİK m.344: nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.

Bir çıkış yolu vardır. Aynı maddenin son cümlesi uyarınca; borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması hâlinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.

Bu hüküm stratejik değer taşır. Ödeme güçlüğü bulunan yükümlü bakımından doğru yol, ödemeyi kesmek değil; dava açmak ve bu hükme dayanmaktır.

Talep terditli kurulmalı — HMK m.111. Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-ferilik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Mahkeme, aslî talebin esastan reddine karar vermedikçe fer’î talebi inceleyemez. Aslî talep kaldırma, fer’î talep azaltma olarak yazılmalıdır.

Sonradan ekleme — HMK m.176. Tarafların her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir; ancak aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.

İspat yükü — HMK m.190/1: ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yoksulluğun ortadan kalktığını ileri süren yükümlü bunu ispatla yükümlüdür.

Hangi deliller? Sosyal güvenlik kayıtları ve hizmet dökümü, vergi kayıtları, tapu ve araç kayıtları, banka hareketleri ile tanık beyanları. Bu kayıtlar için HMK m.121 uyarınca bulunabilmesini sağlayıcı açıklama yapılarak celbi istenmelidir.

Görev. Nafakanın kaldırılması veya azaltılması davaları aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.

Yetki — TMK m.177: boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Kararın etkisi. Kaldırma veya azaltma kararı kural olarak dava tarihinden itibaren sonuç doğurur; bu nedenle dava açmayı ertelemek hak kaybı doğurur.

KonuKural
Ödemeyi kesmekİİK m.344 — tazyik hapsi
Doğru yolDava açmak; m.344 son cümle
TalepHMK m.111 — terditli
İspat yüküDavacıda (m.190)
Görev / yetkiAile mahkemesi; m.177
EtkiDava tarihinden

Sıkça Sorulan Sorular

Geçiş döneminde açılan davada süresiz nafaka çıkar mı?

Teorik olarak ibare halen yürürlükte olduğundan mümkündür; ancak hâkimler iptal kararını dikkate alarak belirli süreli nafakaya hükmetme yönünde takdir kullanabilir.

Davamda süre sınırı talebini nasıl sunarım?

Yazılı dilekçeyle veya duruşmada AYM’nin 4 Haziran 2026 kararına atıf yaparak, nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmasını mahkemeden talep edebilirsiniz.

Toptan ödeme geçiş döneminde avantajlı mı?

Kısa süreli evliliklerde tek seferlik ödeme ile borç tamamen sona erebileceğinden, ileride sürekli yükümlülükten kurtulmak isteyen taraf için değerlendirilmeye değer bir seçenektir.

Yeni düzenleme çıkmazsa ne olur?

9 ay sonunda iptal yürürlüğe girer ve süresiz nafakaya hükmedilmesinin yasal dayanağı kalkar. Mahkemeler süreyi takdir ederken doğrudan AYM gerekçesini esas alabilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, işlem yapmadan önce bir avukata danışmanız ve güncel mevzuat ile uzman hukuki görüşü esas almanız önerilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk