Şiddetli geçimsizlik, kanundaki karşılığıyla “evlilik birliğinin temelinden sarsılması”, Türk Medeni Kanunu madde 166/1’de düzenlenen genel boşanma sebebidir: ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede sarsılan evlilikte, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Boşanma kararı için objektif (birliğin sarsılması) ve sübjektif (ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi) şartlar birlikte aranır; davalının da az da olsa kusuru gerekir. Bu rehberde şiddetli geçimsizliği ve ispatını açıklıyoruz.
Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası mı açacaksınız?
Kusur ve delil stratejinizi birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppŞiddetli geçimsizlik (evlilik birliğinin sarsılması) nedir?
Şiddetli geçimsizlik, Türk Medeni Kanunu madde 166/1’de “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” olarak düzenlenen genel boşanma sebebidir. Maddeye göre, evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Bu sebep, zina veya terk gibi özel sebeplerin dar ve katı koşullarına bağlı olmadığından, uygulamada en sık dayanılan boşanma sebebidir ve hâkime geniş bir takdir alanı tanır.
Boşanma için aranan iki şart: objektif ve sübjektif
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:
- Objektif şart: Evlilik kurumunu ayakta tutan sevgi, saygı, güven, sadakat ve dayanışma duygularının telafi edilemez biçimde ortadan kalkmış (evlilik birliğinin sarsılmış) olması.
- Sübjektif şart: Ortak hayatın ilgili eş için artık çekilmez hâle gelmiş olması.
Ayrıca Yargıtay uygulamasında, genel sebeple boşanmaya karar verilebilmesi için davalının da az da olsa kusurlu olması aranır; çünkü kimse tamamen kendi kusuruna dayanarak hak elde edemez (TMK m. 2).
Kim dava açabilir ve itiraz hakkı (TMK m. 166/2)
Şiddetli geçimsizlik davasını kural olarak kusursuz veya daha az kusurlu eş açabilir; Yargıtay, tam kusurlu eşin bu davayı açamayacağını kabul etmektedir. Davacının kusuru daha ağırsa, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır (TMK m. 166/2). Ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa, mahkeme yine de boşanmaya karar verebilir. Dolayısıyla itiraz, davanın reddini her zaman sağlamaz.
Hangi davranışlar şiddetli geçimsizlik sayılır?
Yargıtay uygulamasında evlilik birliğini temelinden sarsan başlıca kusurlu davranışlar şunlardır: sadakat yükümlülüğüne aykırı (güven sarsıcı) davranışlar; fiziksel, psikolojik veya ekonomik şiddet; hakaret ve aşağılama; eşi kendi ailesiyle yaşamaya zorlama veya bağımsız konut sağlamama; eşin ailesinin müdahalesine ya da hakaretine sessiz kalma; ailevi görevlerin ihmali ve ilgisizlik. Hangi davranışların bu kapsamda olduğu, somut olaya ve emsal Yargıtay kararlarına göre değerlendirilir.
İspat, tazminat ve nafaka
Şiddetli geçimsizlikte taraflar, özel sebeplerden farklı olarak karşılıklı biçimde birbirinin kusurlu davranışlarını ispatlamak durumundadır. İspat için tanık beyanları, mesaj ve sosyal medya kayıtları, fotoğraf-video, banka kayıtları ve darp raporları gibi hukuka uygun deliller kullanılır; affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış olaylara dayanılamaz. Boşanmaya sebep olan olaylarda daha az kusurlu olan eş, kusurlu eşten maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174) ve yoksulluk nafakası (TMK m. 175) isteyebilir; eşit kusur hâlinde kural olarak tazminata hükmedilmez. Kusur tespiti davanın hem kabulü hem de mali sonuçları bakımından belirleyici olduğundan, sürecin bir avukatla yürütülmesi yerinde olur.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
📘 İlgili Rehberler
Bu konuyla bağlantılı bir diğer rehberimiz: Cinsel İlişkiden Kaçınma Boşanma Sebebi mi? Makul Süre, İspat ve.
İlgili Rehberler
Sıkça Sorulan Sorular
Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma nedir (TMK 166/1)?
Şiddetli geçimsizlik, halk arasında bu adla bilinen ancak kanundaki karşılığı ‘evlilik birliğinin temelinden sarsılması’ olan genel boşanma sebebidir (TMK m. 166/1). Buna göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Uygulamada boşanmaların büyük çoğunluğu bu genel sebebe dayanır; çünkü zina veya terk gibi özel sebeplerin dar koşullarına bağlı değildir.
Şiddetli geçimsizlik için hangi şartlar aranır?
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: objektif şart, evlilik birliğinin (sevgi, saygı, güven, sadakat gibi) temellerinin telafi edilemez biçimde sarsılmış olması; sübjektif şart ise ortak hayatın ilgili eş için çekilmez hâle gelmiş olmasıdır. Ayrıca Yargıtay uygulamasında, genel sebeple boşanmaya karar verilebilmesi için davalının da az da olsa kusurlu olması aranır.
Şiddetli geçimsizlik davasını kim açabilir?
Kural olarak bu davayı, kusursuz veya diğer eşe göre daha az kusurlu olan eş açabilir. Yargıtay, madde 166/1’i tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır; çünkü kimse tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemez (TMK m. 2). Bu nedenle dava açan eşin kusur durumu, davanın kabulü bakımından da önemlidir.
Karşı taraf boşanmaya itiraz edebilir mi (TMK 166/2)?
Evet. Türk Medeni Kanunu madde 166/2’ye göre, davacının kusuru daha ağırsa davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa, mahkeme yine de boşanmaya karar verebilir. Yani itiraz her zaman davanın reddini sağlamaz; somut olayın koşulları ve kusur dengesi belirleyicidir.
Şiddetli geçimsizlik nasıl ispatlanır?
Şiddetli geçimsizlikte taraflar, karşılıklı olarak birbirinin kusurlu davranışlarını ispatlamak durumundadır (özel sebeplerden farklı olarak yalnızca bir olgunun ispatı yeterli değildir). İspat için tanık beyanları, mesaj ve sosyal medya kayıtları, fotoğraf-video, banka kayıtları, darp raporları ve diğer hukuka uygun deliller kullanılır. Affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış olaylara dayanılamaz. Hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin değerlendirilmesi ise sınırlıdır.
Hangi davranışlar şiddetli geçimsizlik sayılır?
Yargıtay uygulamasında; sadakat yükümlülüğüne aykırı (güven sarsıcı) davranışlar, fiziksel/psikolojik/ekonomik şiddet, hakaret ve aşağılama, eşi ailesiyle yaşamaya zorlama veya bağımsız konut sağlamama, eşin ailesinin müdahalesine ya da hakaretine sessiz kalma, ailevi görevlerin ihmali ve ilgisizlik gibi davranışlar evlilik birliğini temelinden sarsan kusurlar olarak kabul edilmektedir. Hangi davranışların bu kapsamda olduğu, somut olaya ve emsal Yargıtay kararlarına göre değerlendirilir.
Şiddetli geçimsizlik davasında tazminat ve nafaka alınır mı?
Evet, koşulları varsa. Boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz veya daha az kusurlu olan eş, kusurlu eşten maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174) isteyebilir; ayrıca yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eş yoksulluk nafakası (TMK m. 175) talep edebilir. Eşit kusur hâlinde kural olarak tazminata hükmedilmez. Bu nedenle kusur tespiti, şiddetli geçimsizlik davasının mali sonuçları bakımından belirleyicidir.
Şiddetli geçimsizlik davanızda yanınızdayız
Kusur ve tazminat talepleriniz için uzman bir avukatla görüşün. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.


