Evlilik Devam Ederken Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu? Haciz ve Kefalet Kuralları
23 Temmuz 2026

Evlilik Devam Ederken Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu? Haciz ve Kefalet Kuralları

“Eşimin borcundan ben de sorumlu muyum?” sorusunun cevabı tek bir olguya bağlıdır: o borç doğarken evlilik birliği temsil edilmiş midir? Kanun, bu soruya verilecek cevaba göre üç ayrı sonuç öngörür.

KonuDayanak
Birliğin temsiliTMK m.188
SorumlulukTMK m.189
Yetkinin kaldırılmasıTMK m.190
Yetkinin geri verilmesiTMK m.191

Durumunuzu birlikte değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

1) Temsil Yetkisi: m.188

Eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder.

Ailenin diğer ihtiyaçları için eşlerden biri, birliği ancak aşağıdaki hâllerde temsil edebilir:

1. Diğer eş veya haklı sebeplerle hâkim tarafından yetkili kılınmışsa,

2. Birliğin yararı bakımından gecikmede sakınca bulunur ve diğer eşin hastalığı, başka bir yerde olması veya benzeri sebeplerle rızası alınamazsa.

İhtiyaç türüTemsil yetkisi
Ailenin sürekli ihtiyaçlarıKendiliğinden vardır
Ailenin diğer ihtiyaçlarıİki hâlden biri gerekir

Birinci satır bu maddenin çekirdeğidir: sürekli ihtiyaçlar için ayrıca herhangi bir yetkilendirme aranmaz.

İkinci satırda ise yetki istisnaîdir ve iki hâlden birinin varlığına bağlanmıştır. Müteselsil sorumluluğun genel esasları için müteselsil sorumluluk ve rücu incelememize bakabilirsiniz.

Bu ayrım, sorumluluk sorusunun cevabını da en baştan belirler. Mal rejimi boyutu için edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerin borçları incelememize bakabilirsiniz.

2) Sorumluluk: m.189

Birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde, eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar.

Eşlerden her biri, birliği temsil yetkisi bulunmaksızın yaptığı işlemlerden kişisel olarak sorumludur. Ancak, temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması hâlinde eşler müteselsilen sorumludurlar.

DurumSorumluluk
Temsil yetkisi kullanılmışMüteselsil
Temsil yetkisi bulunmuyorKişisel
Yetki anlaşılamayacak şekilde aşılmışMüteselsil

Madde üç ayrı sonuç öngörür ve bunlar arasındaki geçişi tek bir olguya bağlar: temsil yetkisinin varlığı.

İkinci satır asıl kuralı verir: temsil yetkisi bulunmuyorsa borç kişiseldir.

Üçüncü satır ise ikinci satıra getirilmiş bir istisnadır ve iyiniyetli üçüncü kişiyi korur.

“Anlaşılamayacak şekilde aşılması”

DurumSonuç
Üçüncü kişi aşmayı anlayabilecek durumdaSorumluluk kişisel kalır
Üçüncü kişi aşmayı anlayamayacak durumdaEşler müteselsilen sorumlu

Bu şart, istisnayı sınırlar: her yetki aşımı kendiliğinden müteselsil sorumluluk doğurmaz.

Belirleyici olan, işlemin karşı tarafının durumu anlayabilecek konumda olup olmadığıdır.

İşlemin niteliği, tutarı ve olağan hayat akışına uygunluğu bu değerlendirmede belirleyici bir rol oynar.

3) İki İhtiyaç Kategorisi

KategoriYetkiSorumluluk
Sürekli ihtiyaçlarKanundan doğarMüteselsil
Diğer ihtiyaçlarŞarta bağlıŞart varsa müteselsil

Birinci satırda ayrıca bir işlem yapılması gerekmez; yetki kendiliğinden vardır.

İkinci satırda ise önce yetkinin doğup doğmadığı, sonra sorumluluk sorusu cevaplanır.

Bu nedenle bir uyuşmazlıkta ilk tespit edilmesi gereken, borcun hangi kategoriye girdiğidir.

Diğer ihtiyaçlarda iki alternatif

Hâlİçeriği
YetkilendirmeDiğer eş veya haklı sebeplerle hâkim tarafından
ZorunlulukGecikmede sakınca + rızanın alınamaması

İki hâl alternatiftir; birinin gerçekleşmesi yeterlidir.

İkinci satırda iki unsur birlikte aranır: hem gecikmede sakınca bulunmalı hem de rıza alınamamalıdır.

Madde rızanın alınamama sebeplerini örnekleyici sayar: hastalık, başka bir yerde olma veya benzeri sebepler.

Takip veya icra dosyanız için destek alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

4) Temsil Yetkisinin Kaldırılması: m.190

Eşlerden biri birliği temsil yetkisini aşar veya bu yetkiyi kullanmada yetersiz kalırsa hâkim, diğer eşin istemi üzerine temsil yetkisini kaldırabilir veya sınırlayabilir. İstemde bulunan eş, temsil yetkisinin kaldırıldığını veya sınırlandığını, üçüncü kişilere sadece kişisel duyuru yoluyla bildirebilir.

Temsil yetkisinin kaldırılmasının veya sınırlanmasının iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması, durumun hâkimin kararıyla ilân edilmesine bağlıdır.

UnsurKural
Sebep 1Yetkinin aşılması
Sebep 2Kullanmada yetersizlik
TalepDiğer eş
KararKaldırma veya sınırlama

Dördüncü satır hâkime iki seçenek tanır; yetkinin tamamen kaldırılması zorunlu değildir.

İkinci satırdaki “yetersiz kalma” ibaresi, kötüniyet aranmadığını gösterir.

Kişisel duyuru ile ilân farkı

YolKime karşı etkiliŞartı
Kişisel duyuruDuyurulan üçüncü kişiyeHâkim kararı gerekmez
İlânİyiniyetli üçüncü kişilereHâkimin kararı gerekir

Bu ayrım maddenin en pratik sonucudur: kişisel duyuru herkese karşı sonuç doğurmaz.

İyiniyetli üçüncü kişilere karşı korunmak isteyen eşin, durumun ilân edilmesini sağlaması gerekir.

İlân yapılmadıkça, kararın varlığını bilmeyen bir alacaklıya karşı sonuç doğmaz.

5) Yetkinin Geri Verilmesi: m.191

Temsil yetkisinin kaldırılmasına veya sınırlanmasına ilişkin karar, koşullar değiştiğinde eşlerden birinin istemi üzerine hâkim tarafından değiştirilebilir.

UnsurKural
ŞartKoşulların değişmesi
TalepEşlerden biri
SonuçKarar değiştirilebilir

İkinci satır m.190’dan farklıdır: değişiklik talebini her iki eş de yapabilir.

Kaldırma kararı bu nedenle kalıcı değil, koşullara bağlı bir tedbirdir.

Koşullar düzeldiğinde yetkinin geri verilmesi mümkündür.

6) Birliğin Giderlerine Katılmama: m.198

Eşlerden biri, birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse, hâkim onun borçlularına, ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir.

UnsurKural
ŞartGider katılımının yerine getirilmemesi
MuhatapYükümlülüğünü ihlal eden eşin borçluları
İçerikÖdemenin diğer eşe yapılması
KapsamTamamen veya kısmen

İkinci satır bu önlemi güçlü kılan unsurdur: emir eşe değil, onun alacaklı olduğu kişilere yöneltilir.

Böylece ödeme kaynağında yönlendirilir ve tahsil için ayrıca takip yapılması gerekmez.

Dördüncü satır ise hâkime ölçülü karar verme imkânı tanır.

Bu önlem sorumluluk kuralını değiştirir mi?

KonuDüzenleyen
Üçüncü kişilere karşı sorumlulukm.189
Eşler arası gider katılımım.198 kapsamındaki önlem

İki konu ayrıdır: biri dışa, diğeri içe bakar.

m.198 bir eşin diğerine karşı yükümlülüğünü sağlamaya yöneliktir; alacaklıların hakkını genişletmez.

Bu nedenle iki hüküm birbirinin yerine geçmez.

7) Mal Rejimiyle Karıştırmayın

ÖlçütTemsil hükümleriMal rejimi
Kime bakarÜçüncü kişilereEşler arasına
SoruAlacaklı kime gidebilirTasfiyede kim ne alır
ZamanBorç doğarkenRejim sona erdiğinde
SonuçSorumlulukAlacak

Üç ve dördüncü satır farkın özünü verir: temsil hükümleri bugünkü bir sorumluluğu, mal rejimi sonraki bir hesaplaşmayı düzenler.

Bir eşin mal rejimi tasfiyesinde alacaklı çıkması, üçüncü kişilere karşı sorumlu olmadığı anlamına gelmez.

Tersi de doğrudur: müteselsil sorumluluk, tasfiyede otomatik bir sonuç doğurmaz.

Sık karıştırılan üç kavram

KavramÖzü
Birliğin temsiliÜçüncü kişiye karşı sorumluluk
Mal rejimiEşler arası malvarlığı ilişkisi
KefaletAyrı bir sözleşme

Üçüncü satır özellikle önemlidir: bir eşin diğerinin borcuna kefil olması bambaşka bir hukukî ilişkidir.

Kefalet, temsil hükümlerinden değil kendi şekil ve geçerlilik şartlarından doğar.

Bu nedenle “eşim imza attı” ile “eşim birliği temsil etti” ifadeleri aynı sonucu doğurmaz.

8) Uygulamada Nasıl Değerlendirilir?

AdımSoru
1Borç ne için doğdu
2Sürekli ihtiyaç mı
3Değilse yetkilendirme var mı
4Yoksa zorunluluk hâli var mı
5Yetki aşıldı mı
6Üçüncü kişi bunu anlayabilir miydi

Altı soru sırayla sorulduğunda, m.189’daki üç sonuçtan hangisinin uygulanacağı belirlenir.

İkinci soruda olumlu cevap alındığında üç, dört ve beşinci sorulara gerek kalmaz.

Altıncı soru ise yalnızca yetki aşımı tespit edildiğinde devreye girer.

Hangi belgeler önemlidir?

BelgeNeyi gösterir
SözleşmeKimin taraf olduğu
Fatura ve teslim kaydıBorcun konusu
YazışmalarYetkilendirme
Mahkeme kararıYetkinin kaldırılması
İlânKararın etkisi

İkinci satır, borcun hangi ihtiyaç kategorisine girdiğini gösteren en somut delildir.

Beşinci satır ise iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmenin şartıdır.

İlân bulunmadığında, elinde mahkeme kararı olsa dahi eş bunu her alacaklıya karşı ileri süremez.

9) Mevzuat Haritası

KonuDayanak
Birliğin temsiliTMK m.188
SorumlulukTMK m.189
Yetkinin kaldırılması ve ilânTMK m.190
Yetkinin geri verilmesiTMK m.191
Borçlulara ait önlemlerTMK m.198
Mal rejimiAyrı hükümler

İlk dört satır bir bütün oluşturur ve birlikte okunmalıdır.

Beşinci satır ise eşler arası ilişkiye yönelik ayrı bir önlemdir.

Altıncı satır bu yazının kapsamı dışında kalır ve kendi rejimine tabidir.

Üç sonucun özeti

HâlSonuç
Temsil yetkisi kullanıldıMüteselsil
Temsil yetkisi yokKişisel
Yetki anlaşılamayacak şekilde aşıldıMüteselsil

Bu üç satır, m.189’un tamamıdır ve pratikteki hemen her sorunun cevabı burada aranır.

Tek cümlelik özet

Kural kişisel sorumluluktur; müteselsil sorumluluk ise temsilin varlığına bağlanmış istisnaî bir sonuçtur.

10) Alacaklı Açısından

SoruNeden sorulur
Sözleşmeye kim taraf?Kişisel sorumluluk
İşlem ne için yapıldı?Kategori tespiti
Karşı taraf ne biliyordu?Yetki aşımı değerlendirmesi
İlân var mıydı?İyiniyet

Dördüncü satır alacaklı bakımından belirleyicidir: ilân yapılmamışsa, kaldırma kararı ona karşı ileri sürülemez.

İkinci satır ise talebin hangi eşe yöneltilebileceğini belirler.

Üçüncü satır ise aşma hâlinde korunup korunmayacağını gösterir; bilebilecek durumda olan alacaklı bu korumadan yararlanamaz.

Alacaklının dikkat edeceği nokta

Bir işlemin “aile için” yapılmış olması, tek başına müteselsil sorumluluk doğurmaz.

Belirleyici olan, işlemin ailenin sürekli ihtiyaçları kapsamında olup olmadığı veya diğer ihtiyaçlarda yetkinin doğup doğmadığıdır.

Bu tespit yapılmadan yöneltilen bir talep, kişisel sorumluluk savunmasıyla karşılaşır.

11) Diğer Eş Açısından

SavunmaDayanağı
Temsil yetkisi kullanılmadım.189/2 ilk cümle
Sürekli ihtiyaç değildim.188/1
Yetkilendirme yoktum.188/2
Aşma anlaşılabilirdim.189/2 son cümle
Yetki kaldırılmış ve ilân edilmiştim.190

Beş savunma da farklı maddelere dayanır ve birbirinin alternatifidir.

Dördüncü satır özellikle önemlidir: aşmanın anlaşılabilir olduğunu göstermek, müteselsil sorumluluğu ortadan kaldırır.

Beşinci satır ise en güçlü savunmadır; ancak ilân şartının sağlanmış olmasına bağlıdır.

Önleyici adım

DurumYapılabilecek
Eş yetkiyi aşıyorm.190 uyarınca talep
Eş yetkiyi kullanmakta yetersizm.190 uyarınca talep
Gider katılımı yokm.198 önlemi

Üç durumda da hâkimden bir karar istenir; kendiliğinden sonuç doğmaz.

Birinci ve ikinci satırda karar alındıktan sonra ayrıca ilân aşaması gelir.

İlân yapılmadıkça alınan karar, üçüncü kişiler bakımından işlevini görmez.

12) Üç Senaryo

DurumDeğerlendirmeSonuç
Ailenin sürekli ihtiyacı için yapılan alışverişm.188/1Müteselsil
Bir eşin tek başına giriştiği ticari borçTemsil yokKişisel
Yetki kaldırılmış ama ilân edilmemişm.190/2İyiniyetliye karşı sonuç doğmaz

İkinci satır en sık karşılaşılan hâldir ve asıl kuralı gösterir: kişisel sorumluluk.

Üçüncü satır ise usulün esas kadar önemli olduğunu gösterir; karar alınması yetmez.

Birinci satırda ise ayrıca bir yetkilendirme aranmaz; yetki kanundan doğar.

13) Kapanış

AşamaKritik noktaKaçırılırsa
KategoriSürekli mi diğer miYanlış rejim uygulanır
YetkiDoğdu muSorumluluk yanlış kurulur
AşmaAnlaşılabilir miydiİstisna yanlış uygulanır
Kararİlân edildi miKarar işe yaramaz
AyrımMal rejimi ayrıdırKavramlar karışır

Dördüncü satır bu yazının en pratik uyarısıdır: mahkeme kararı tek başına yeterli değildir.

Birinci satır ise değerlendirmenin başlangıç noktasıdır ve diğer tüm adımları şekillendirir.

Tek cümlelik özet

Önce borcun ne için doğduğunu belirleyin; uygulanacak sorumluluk rejimi doğrudan bu cevaptan çıkar.

14) “Sürekli İhtiyaç” Ne Demektir?

Kanun bu kavramı tanımlamaz; sınırı somut olayda çizilir. Ancak maddenin kurgusu bir ölçüt verir.

ÖlçütGösterdiği
Süreklilikİhtiyaç tekrar eden nitelikte mi
OlağanlıkAilenin olağan yaşamına ait mi
ÖlçekAilenin yaşam düzeyiyle uyumlu mu

Üçüncü satır önemlidir: aynı tür bir harcama, tutarı itibarıyla olağanı aştığında kategori değişebilir.

Bu nedenle değerlendirme soyut bir liste üzerinden değil, somut ailenin koşullarına göre yapılır.

Maddenin ikinci fıkrasının varlığı da bunu gösterir: sürekli olmayan ihtiyaçlar için ayrı bir yetki rejimi kurulmuştur.

Kategori değiştiğinde ne olur?

KategoriGerekli
Sürekli ihtiyaçHiçbir şey — yetki kanundan
Diğer ihtiyaçYetkilendirme veya zorunluluk

İkinci satırda bu iki şarttan biri yoksa temsil yetkisi doğmaz.

Yetki doğmadığında ise m.189/2 uyarınca sorumluluk kişiseldir.

Üçüncü kişi bakımından koruma ise ancak aşmanın anlaşılamayacak nitelikte olması hâlinde devreye girer.

15) Yetki Aşımında Değerlendirme

GöstergeYönü
İşlemin tutarı olağandışıAşma anlaşılabilir
İşlem ailenin yaşamıyla ilgisizAşma anlaşılabilir
İşlem olağan ve ölçülüAşma anlaşılamaz
Karşı taraf profesyonelBeklenen özen yüksek

Dördüncü satır dengeyi kurar: ticari faaliyeti gereği işlem yapan bir tarafın özen yükümlülüğü daha ağırdır.

Üçüncü satır ise korumanın amacını gösterir: olağan bir işlemde karşı tarafın araştırma yapması beklenmez.

Bu değerlendirme, m.189’daki istisnanın sınırını çizen tek ölçüttür.

İki yönlü bir denge

KorunanNasıl
Üçüncü kişiAnlaşılamayan aşmada müteselsil sorumluluk
Diğer eşAnlaşılabilir aşmada kişisel sorumluluk

Madde her iki tarafı da koşullu olarak korur.

Belirleyici olan, karşı tarafın işlem anındaki bilgi ve konumudur.

Bu yapı, ne alacaklıyı savunmasız bırakır ne de eşi sınırsız sorumlu kılar.

16) Özet Tablo

SoruCevap
Her borç ortak mı?Hayır
Hiçbir borç ortak değil mi?Hayır
Sürekli ihtiyaçta yetki gerekir mi?Hayır
Diğer ihtiyaçta gerekir mi?Evet
Yetki aşımı hep koruyucu mu?Hayır
Kaldırma kararı kalıcı mı?Hayır
Kişisel duyuru yeterli mi?İyiniyetliye karşı hayır

İlk iki satır birlikte okunmalıdır: cevap ikisi de değil, duruma bağlıdır.

Yedinci satır ise usulün esasa etkisini gösteren en somut örnektir.

17) Kefaletle Farkı

ÖlçütBirliğin temsiliKefalet
KaynağıKanunSözleşme
İradeAyrıca aranmazŞart
ŞekilYokKendi şartlarına tabi
Kapsamİhtiyaç ile sınırlıSözleşme ile belirli

İkinci satır temel ayrımı verir: temsilde diğer eşin bir irade beyanı bulunması gerekmez.

Kefalette ise sorumluluk, eşin kendi iradesiyle üstlendiği bir yükümlülükten doğar.

Bu nedenle “eşim borca kefil oldu” ile “eşim birliği temsil etti” ifadeleri tamamen farklı hukukî sonuçlar doğurur.

Uygulamadaki karışıklık

İfadeGerçekte
“Evliyiz, ikimiz de sorumluyuz”Yanlış — kural kişiseldir
“İmzalamadım, sorumlu değilim”Eksik — temsil hâli olabilir
“Kefil olmadım, bitti”Eksik — temsil ayrı bir yoldur

İkinci ve üçüncü satır aynı hataya işaret eder: sorumluluk yalnızca imza üzerinden düşünülmektedir.

Oysa m.189, imza bulunmasa dahi temsil hâlinde müteselsil sorumluluk öngörür.

Bu nedenle savunma, imzanın yokluğuyla değil temsilin yokluğuyla kurulmalıdır.

18) Maddelerin Kelime Kelime Okunması

İbareMaddeDoğurduğu sonuç
“ailenin sürekli ihtiyaçları için”188/1Yetki kanundan
“ancak aşağıdaki hâllerde”188/2Yetki istisnaî
“gecikmede sakınca bulunur”188/2Zorunluluk unsuru
“veya benzeri sebeplerle”188/2Sayım örnekleyici
“müteselsilen sorumlu olurlar”189/1Birlikte sorumluluk
“kişisel olarak sorumludur”189/2Asıl kural
“anlaşılamayacak şekilde aşılması”189/2İstisnanın şartı
“sadece kişisel duyuru yoluyla”190/1Bildirimin sınırı
“hâkimin kararıyla ilân”190/2İyiniyetliye karşı şart
“koşullar değiştiğinde”191Karar geçicidir

Altıncı satır bu yazının temel tezidir ve çoğu tartışmayı tek başına çözer.

Dördüncü satır ise m.188/2’deki zorunluluk hâlinin kapalı bir liste olmadığını gösterir.

Sekizinci ve dokuzuncu satır birlikte okunduğunda, bildirim ile ilânın farklı işlevleri netleşir.

En çok atlanan üç ibare

İbareNeden atlanır
“kişisel olarak sorumludur”Evlilik ortaklık sanılır
“anlaşılamayacak şekilde”Aşma tek başına yeterli sanılır
“ilân edilmesine bağlıdır”Karar yeterli sanılır

Üç ibare de maddeleri daraltır veya bir şarta bağlar.

Bu nedenle üçü de savunma kurarken doğrudan dayanak oluşturur.

19) Haciz ve Takip Aşaması

DurumDeğerlendirme
Takip yalnızca bir eşe yöneltilmişDiğer eş borçlu değildir
Takip her iki eşe yöneltilmişDayanak temsil mi sorulur
Borçlu olmayan eşin malı hacizliİstihkak tartışması doğar

Üçüncü satır uygulamada en sık yaşanan sorundur: borçlu olmayan eşin malvarlığına el atılması.

Bu hâlde tartışma artık m.189 üzerinden değil, malın kime ait olduğu üzerinden yürür.

İkinci satırda ise takibin dayanağının hangi hukukî ilişkiye oturduğu açıkça sorulmalıdır: kefalet mi, temsil mi, yoksa ayrı bir sözleşme mi.

İlk yapılacak tespit

SoruNeyi belirler
Takip kime yöneltilmiş?Taraf sıfatı
Dayanak belge ne?Hukukî ilişki
Borç ne için doğmuş?Kategori

Üç soru cevaplanmadan itirazın hangi zemine oturtulacağı belirlenemez.

Özellikle üçüncü soru, m.188’deki kategori ayrımına doğrudan bağlanır.

20) Boşanma veya Ayrılık Hâlinde

UnsurKural
Temsil yetkisiOrtak yaşamın devamı süresince
Doğmuş borçlarDoğduğu andaki duruma göre
Sonraki borçlarAyrıca değerlendirilir

Birinci satır m.188’in metninden gelir: yetki, ortak yaşamın devamı süresine bağlanmıştır.

İkinci satır ise önemli bir sonuç doğurur: sorumluluk, borcun doğduğu andaki duruma göre belirlenir ve sonradan ortadan kalkmaz.

Yani daha sonra boşanılması, o tarihte doğmuş müteselsil sorumluluğu sona erdirmez.

Üçüncü satır ise tersini gösterir; ortak yaşamın sona ermesinden sonraki işlemler bu hükümler kapsamında aynı biçimde değerlendirilmez.

Zaman ekseni

DönemBelirleyici
Borcun doğduğu anTemsil var mıydı
Takip aşamasıKim borçlu
Tasfiye aşamasıMal rejimi

Üç dönem farklı sorulara ve farklı hükümlere tabidir.

Bu ayrım yapılmadığında, tasfiyeye ilişkin bir tartışma yanlışlıkla sorumluluk tartışmasına dönüştürülür.

21) Dosya Hazırlığı

BelgeHangi soruyu cevaplar
Takip dosyasıKim borçlu gösterilmiş
Dayanak sözleşmeKim taraf
Fatura ve teslim kayıtlarıBorcun konusu
Banka kayıtlarıÖdemenin kaynağı
YazışmalarYetkilendirme var mıydı
Mahkeme kararı ve ilânYetki kaldırılmış mıydı

Üçüncü satır kategori tespitinin tek somut dayanağıdır; borcun konusu ancak bu kayıtlardan anlaşılır.

Altıncı satır ise iki parçadan oluşur ve ikisi birden gerekir: karar ve ilân.

Yalnızca kararın sunulması, iyiniyetli bir alacaklıya karşı sonuç doğurmaz.

Bu altı belge birlikte, m.188 ve m.189 kapsamındaki tüm soruların cevabını üretir.

Belgeler eksikse

EksikSonucu
Borcun konusu belirsizKategori tespit edilemez
Yetkilendirme kaydı yokm.188/2 ileri sürülemez
İlân yokm.190 kararı işlevsiz kalır

Üç satırın ortak sonucu şudur: hüküm elverişli olsa dahi belge olmadan ileri sürülemez.

Bu nedenle uyuşmazlık doğmadan önce, özellikle m.190 kararı alınmışsa ilân aşamasının tamamlanmış olması önem taşır.

Aynı mantık karşı yönde de geçerlidir: bir alacaklı, işlem yaptığı eşin temsil yetkisinin kaldırılıp kaldırılmadığını araştırma imkânına sahipse, sonradan iyiniyet savunması güçleşir.

Kanunun kurduğu denge tam da burada işler: ilân, bilgiye ulaşılabilirliği sağlayan araçtır.

İlân yapılmışsa alacaklının bilmediğini ileri sürmesi, yapılmamışsa eşin kararı ileri sürmesi güçleşir.

Bu simetri, m.190’ın ikinci fıkrasının neden ayrı bir cümle olarak yazıldığını da açıklar: birinci fıkra bildirimi, ikinci fıkra ise bildirimin etkisini düzenler.

İkisi karıştırıldığında, usulen doğru yapılmış bir bildirim esas bakımından sonuç doğurmayabilir; bu da kararı fiilen işlevsiz bırakır.

22) Sık Yapılan Sekiz Hata

  • Her borcu ortak sanmak. Kural kişisel sorumluluktur.
  • Hiçbir borcu ortak sanmak. Temsilde müteselsil sorumluluk vardır.
  • İki ihtiyaç kategorisini ayırmamak. Rejimleri farklıdır.
  • Yetki aşımını hep koruyucu sanmak. Şartı vardır.
  • Kişisel duyuruyu yeterli sanmak. İlân ayrıdır.
  • Kararı kalıcı sanmak. Değiştirilebilir.
  • Mal rejimiyle karıştırmak. Ayrı konulardır.
  • Gider katılımını atlamak. Ayrı önlem vardır.

23) Kontrol Listesi

  • Borcun konusunu belirleyin.
  • Sürekli ihtiyaç mı bakın.
  • Yetkilendirme var mı araştırın.
  • Üçüncü kişinin bilgisini değerlendirin.
  • Kaldırma kararı var mı kontrol edin.
  • İlân yapılmış mı teyit edin.
  • Belgeleri toplayın.
  • Doğru maddeyi seçin.

İlgili incelemelerimiz: müteselsil sorumluluk ve rücu, edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerin borçları ve aile konutu haczedilebilir mi.

Aile hukuku değerlendirmesi alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Ek kart ve birliği temsil: Ek kartla yapılan aile harcamalarında TMK 188-189 hükümlerinin ve kartın kapatılmasının sonuçları için Ek Kredi Kartı Borcu Boşanmada Kimin? Eşin Kartını Kullananın Sorumluluğu yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Eşimin borcundan ben de sorumlu muyum?

Cevap, borç doğarken evlilik birliğinin temsil edilip edilmediğine bağlıdır. Türk Medeni Kanununun 189 uncu maddesi bu konuda üç ayrı sonuç öngörür.

Evlilik birliğini kim temsil eder?

Eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder.

Sürekli ihtiyaçlar için ayrıca yetki gerekir mi?

Hayır. Bu hâlde temsil yetkisi kanundan doğar.

Ailenin diğer ihtiyaçları için durum nedir?

Eşlerden biri birliği ancak iki hâlde temsil edebilir: diğer eş veya haklı sebeplerle hâkim tarafından yetkili kılınmışsa ya da birliğin yararı bakımından gecikmede sakınca bulunur ve diğer eşin rızası alınamazsa.

Rıza alınamama hâlleri nelerdir?

Madde, diğer eşin hastalığı, başka bir yerde olması veya benzeri sebepleri sayar.

Temsil yetkisi kullanıldığında sorumluluk nedir?

Birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar.

Müteselsil sorumluluk ne demektir?

Alacaklının borcun tamamını eşlerden herhangi birinden talep edebilmesi anlamına gelir.

Temsil yetkisi yoksa ne olur?

Eşlerden her biri, birliği temsil yetkisi bulunmaksızın yaptığı işlemlerden kişisel olarak sorumludur.

Yani kural nedir?

Temsil yetkisi kullanılmadıkça kişisel sorumluluk esastır.

Yetki aşılırsa ne olur?

Temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması hâlinde eşler müteselsilen sorumludurlar.

Her yetki aşımında müteselsil sorumluluk doğar mı?

Hayır. Madde, aşmanın üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde olmasını arar.

Bu kural kimi korur?

Durumu bilmeyen veya bilebilecek durumda olmayan üçüncü kişiyi korur.

Temsil yetkisi kaldırılabilir mi?

Evet. Eşlerden biri birliği temsil yetkisini aşar veya bu yetkiyi kullanmada yetersiz kalırsa hâkim, diğer eşin istemi üzerine temsil yetkisini kaldırabilir veya sınırlayabilir.

Kim talep edebilir?

Diğer eş.

Hangi hâllerde talep edilir?

Yetkinin aşılması veya kullanmada yetersiz kalınması hâllerinde.

Hâkim ne karar verebilir?

Temsil yetkisini kaldırabilir veya sınırlayabilir.

Karar üçüncü kişilere nasıl bildirilir?

İstemde bulunan eş, temsil yetkisinin kaldırıldığını veya sınırlandığını üçüncü kişilere sadece kişisel duyuru yoluyla bildirebilir.

Kişisel duyuru iyiniyetli üçüncü kişiye karşı yeterli mi?

Hayır. Kaldırma veya sınırlamanın iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması, durumun hâkimin kararıyla ilân edilmesine bağlıdır.

İlân neden önemlidir?

İlân yapılmadıkça, iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından karar sonuç doğurmaz.

Karar sonradan değiştirilebilir mi?

Evet. Temsil yetkisinin kaldırılmasına veya sınırlanmasına ilişkin karar, koşullar değiştiğinde eşlerden birinin istemi üzerine hâkim tarafından değiştirilebilir.

Değişikliği kim isteyebilir?

Eşlerden biri.

Birliğin giderlerine katılmayan eşe karşı ne yapılabilir?

Eşlerden biri birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse, hâkim onun borçlularına ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir.

Bu önlem kime yöneliktir?

Yükümlülüğünü yerine getirmeyen eşin borçlularına.

Ödeme kime yapılır?

Hâkimin kararına göre tamamen veya kısmen diğer eşe.

Tasarruf yetkisi sınırlanabilir mi?

Kanun, ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi bakımından tasarruf yetkisinin sınırlanmasına ilişkin ayrı bir düzenleme öngörür.

Bu konu mal rejimiyle aynı mı?

Hayır. Evlilik birliğinin temsili ve üçüncü kişilere karşı sorumluluk ile mal rejimi ve tasfiye ayrı konulardır.

Borçtan sorumluluk mal rejimine göre mi belirlenir?

Üçüncü kişilere karşı sorumluluk temsil hükümlerine göre değerlendirilir; mal rejimi ise eşler arasındaki malvarlığı ilişkisini düzenler.

Kredi borcunda durum nedir?

Değerlendirme, işlemin ailenin sürekli ihtiyaçları kapsamında olup olmadığına ve temsil yetkisinin kullanılıp kullanılmadığına göre yapılır.

Kefil olmak ile temsil aynı şey mi?

Hayır. Kefalet ayrı bir sözleşme ilişkisidir ve kendi şartlarına tabidir.

En kritik nokta nedir?

Temsil yetkisinin kullanılıp kullanılmadığının tespiti; sorumluluk rejimi tamamen buna bağlıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Kamu ihale mevzuatı ve Kamu İhale Genel Tebliği sık güncellenmektedir; somut ihalede ilan, ihale dokümanı ve işlem tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınmalıdır.


Post by Av. Fatma Öztürk