“Eşim çok borçlandı, ben de bu borçlardan sorumlu olur muyum?” sorusu, evlilik birliği içinde sık sorulan ve çok yanlış bilinen konulardan biridir. Eşlerin borçlardan sorumluluğu, sanıldığı gibi otomatik olarak ortak değildir.
Aile hukuku konusunda hukuki destek alın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Kanun ne diyor?
Sorunun kanuni cevabı TMK 224’tedir: “Eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur.” Maddenin başlığı da “Üçüncü kişilere karşı sorumluluk”tur. Bu hükme göre evlilik birliği devam ettiği sürece, eşlerden birinin borcu nedeniyle diğer eşin mallarının haczedilmesi mümkün değildir. Bunu tamamlayan TMK 223’e göre her eş, yasal sınırlar içerisinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir.
Uygulamada durum
Bu kuralın önemli istisnaları vardır. Diğer eş, borca kefil olmuşsa ya da müşterek (birlikte) borçlu sıfatıyla sözleşmeye taraf olmuşsa, alacaklıya karşı o da sorumlu hâle gelir. Ayrıca ailenin sürekli ihtiyaçları için yapılan bazı işlemlerde eşlerin birlikte sorumluluğu söz konusu olabilir. Buna karşılık, sırf evli olmak, bir eşin diğerinin habersiz yaptığı kişisel borçtan sorumlu tutulması için yeterli değildir.
Borç ilişkisi, aile konutunu da etkileyebilir. Aile konutu olarak kullanılan taşınmaza tapuda “aile konutu şerhi” konulması; malik eşin, diğerinin rızası olmadan konutu satmasını ya da üzerinde sınırlı ayni hak kurmasını engelleyerek koruma sağlar. Mal rejiminin tasfiyesinde ise bir mal grubuna ilişkin borçlar o gruptan düşülür (TMK m. 231); örneğin edinilmiş mallar için yapılan borç, edinilmiş malların değerinden indirilerek artık değer hesaplanır.
Pratik sonuç
Eşinizin yalnızca kendi adına yaptığı borçlardan kural olarak siz sorumlu değilsiniz; kefil ya da müşterek borçlu değilseniz, alacaklı sizin malınıza başvuramaz. Buna karşılık aile konutunuzu korumak için tapuya şerh koydurmak ve mal rejimi tasfiyesinde borçların nasıl düşüleceğini bilmek önemlidir. Borç ve haciz tehdidi altındaysanız hem sorumluluğunuzun sınırını hem de aile konutu korumasını bir avukatla netleştirmeniz yerinde olur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
Temel hüküm: TMK 224
Sorunun kanuni cevabı tek cümledir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde “Üçüncü kişilere karşı sorumluluk” başlığını taşıyan TMK 224 şöyledir:
“Eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur.”
Bu hükme göre evlilik birliği devam ettiği sürece, eşlerden birinin borcu nedeniyle diğer eşin mallarının haczedilmesi mümkün değildir. Evlilik, malvarlıklarını birleştirmez; her eş kendi borcundan kendi malvarlığıyla sorumludur.
Yönetim ve tasarruf serbestisi
Bunu tamamlayan hüküm TMK 223’tür: her eş, yasal sınırlar içerisinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir. Aksine anlaşma olmadıkça, eşlerden biri diğerinin rızası olmadan paylı mülkiyet konusu maldaki payı üzerinde tasarrufta bulunamaz.
Sık yapılan yanlış
“Evliyiz, her şey ortak” düşüncesi hukuken karşılık bulmaz. Edinilmiş mallara katılma rejimi bir ortaklık değildir; malvarlıkları ayrı kalır ve paylaşım ancak rejim sona erdiğinde alacak hakkı olarak doğar. Bu nedenle eşinizin habersiz aldığı kredi, kural olarak sizi bağlamaz.
İstisnalar: hangi hâllerde sorumlu olursunuz?
Kural nettir; ancak sorumluluğun doğduğu hâller vardır ve bunlar borçlar hukukundan ya da aile hukukunun diğer hükümlerinden kaynaklanır.
1. Kefalet
Borca kefil olduysanız, kefalet sözleşmesindeki sorumluluğunuz kapsamında alacaklıya karşı sorumlu olursunuz. Kefalet sözleşmesinin geçerliliği kendi şekil şartlarına tabidir; ayrıca eşin rızasına ilişkin kurallar da gözden geçirilmelidir.
2. Müşterek borçluluk
Krediye birlikte imza attıysanız, sözleşmeye taraf olarak siz de borçlusunuz. Uygulamada “sadece formalite olsun diye imzaladım” savunması sonuç vermez.
3. Ailenin sürekli ihtiyaçları
Evlilik birliğinin temsiline ilişkin hükümler çerçevesinde, ailenin sürekli ihtiyaçları için yapılan bazı işlemlerde eşlerin birlikte sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu, her harcamayı kapsayan geniş bir sorumluluk değildir; olağan aile ihtiyaçlarıyla sınırlıdır.
4. Muvazaa ve mal kaçırma iddiaları
Borçlu eşin, alacaklılardan kaçırmak amacıyla malvarlığını size devretmiş olması hâlinde, alacaklılar muvazaa iddiasıyla tapu iptal ve tescil davası ya da İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddelerine dayanan tasarrufun iptali davası açabilir. Bu, sizin borçtan sorumlu olmanız anlamına gelmez; ancak devraldığınız malın akıbetini etkiler.
Dikkat: Bu istisnaların hiçbiri “evli olmaktan” doğmaz. Hepsi ya sizin bir iradenizle (kefalet, imza) ya da ayrı bir hukuki olguyla (temsil, muvazaa) ortaya çıkar. Sırf evlilik, borçtan sorumluluk doğurmaz.
Aile konutu koruması
Borç ve haciz tehdidi altında en kritik varlık genellikle konuttur.
Aile konutu şerhi
Aile konutu olarak kullanılan taşınmaza tapu kütüğüne “aile konutu” şerhi konulması, malik olmayan eşe önemli bir koruma sağlar: malik eş, diğerinin açık rızası olmadıkça aile konutunu devredemez ve konut üzerindeki hakları sınırlayamaz. Şerh, eşlerden biri tarafından tapu müdürlüğünden istenebilir.
Şerhin sınırı
Şerh, eşin kendi iradesiyle yapacağı devir ve sınırlamalara karşı korur. Buna karşılık borç nedeniyle alacaklıların başlattığı cebrî icra takibine ve haciz işlemlerine karşı mutlak bir kalkan değildir. Bu nedenle şerhi bir güvence olarak görmek yerine, borç riskini bütüncül değerlendirmek gerekir.
Olağanüstü mal rejimi seçeneği
Eşinizin malvarlığı borca batıksa, TMK 206 uyarınca aile mahkemesinden mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesini isteyebilirsiniz. Madde haklı sebepleri örnekleme yoluyla sayar ve diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması bunlar arasındadır.
Bunun somut faydası şudur: TMK 225’in son fıkrasına göre mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâlinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Böylece dava tarihinden sonra doğacak borçlar ve edinilecek mallar bakımından ayrışma sağlanmış olur.
Tasfiyede borçların yeri: TMK 231
Borçlar yalnızca alacaklıya karşı sorumluluk bakımından değil, mal rejiminin tasfiyesinde de rol oynar. Burada devreye giren hüküm TMK 231‘dir.
Artık değer nasıl bulunur?
Artık değer; eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. Değer eksilmeleri göz önüne alınmaz.
Pratik sonucu
Borç, ait olduğu mal grubundan düşülür. Edinilmiş mallar için yapılan bir borç edinilmiş malların değerinden indirilir ve artık değer bu şekilde hesaplanır. Bu, diğer eşin katılma alacağını dolaylı olarak azaltır: borç arttıkça artık değer, dolayısıyla yarısı üzerindeki alacak da küçülür.
Buradaki risk ve savunma
Bu mekanizma nedeniyle, tasfiyede karşı taraf borçlarını olduğundan geniş gösterme eğiliminde olabilir. Buna karşı ileri sürülebilecek hususlar:
- Borcun gerçekten var olup olmadığı ve hangi mal grubuna ilişkin olduğu.
- Borcun mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla mevcut olup olmadığı.
- Kişisel mallara ilişkin bir borcun edinilmiş mallardan düşülmeye çalışılıp çalışılmadığı.
- Muvazaalı borç yaratılıp yaratılmadığı; özellikle yakın akrabalara verilmiş senetler bu yönden incelenmelidir.
Ne yapmalı?
Eşinizin yalnızca kendi adına yaptığı borçlardan kural olarak sorumlu değilsiniz; kefil ya da müşterek borçlu değilseniz alacaklı sizin malınıza başvuramaz. Buna karşılık aile konutuna şerh koydurmak, borca batıklık hâlinde TMK 206 yolunu değerlendirmek ve tasfiyede borçların hangi gruptan düşüleceğini takip etmek, korunmanızın üç ayağını oluşturur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.
Tek bakışta: temel kural rahatlatıcı
Mal rejimi, eşlerin borçları üzerinde hiçbir etki yapmaz. Kural nettir: herkes kendi borcundan sorumludur.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Temel hüküm | “Eşlerden her biri KENDİ BORÇLARINDAN BÜTÜN MALVARLIĞIYLA sorumludur” | TMK m.224 |
| Gerekçe | “Bu madde ile, edinilmiş mallara katılma rejiminin eşlerin borçları üzerinde HİÇBİR ETKİSİ OLMADIĞI kabul edilmektedir. Böylece her eş, kişisel borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı BÜTÜN MALVARLIĞI İLE sorumlu olmaktadır” | TMK m.224 gerekçesi |
| Hangi mallar? | Sorumlu tutulabilecek mal sadece kişisel mallar değil, aynı zamanda o eşin EDİNİLMİŞ MALLARINI DA kapsar | TMK m.224 gerekçesi |
| Pratik sonuç | Eşinizin kişisel borcu nedeniyle, alacaklılar SİZİN şahsi malvarlığınıza veya maaşınıza HACİZ KOYAMAZ | TMK m.224 |
| Kişisel borç örnekleri | Evlenmeden önceki borçlar · kumar borçları · kişisel lüks harcamalar · sadece kendi ticari faaliyeti için alınan krediler | uygulama |
| Eşler arası işlem serbestisi | Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilir | TMK m.193 |
| Cebrî icra | Eşler arasındaki cebrî icra yasağı KALDIRILMIŞTIR; alacaklı olan eş, borçlu eş aleyhine dava açabilir ve icra takibi yapabilir | TMK m.193 · öğreti |
| Katkı yükümlülüğü | Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar | TMK m.186 |
| Hâl | Sorumluluk | Dayanak |
|---|---|---|
| İSTİSNA 1 — Birliğin temsili | “Eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince AİLENİN SÜREKLİ İHTİYAÇLARI için evlilik birliğini temsil eder” | TMK m.188/1 |
| Sonuç | “Birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde, eşler üçüncü kişilere karşı MÜTESELSİLEN SORUMLU olurlar” | TMK m.189/1 |
| Kapsam | Ailenin geçimi, mutfak harcamaları, kira, temel faturalar gibi olağan ve sürekli ihtiyaçlar | TMK m.188/1 |
| YARGITAY SINIRI | TMK m.188/1 olağan temsil yetkisi YALNIZCA AİLENİN SÜREKLİ (GÜNLÜK, OLAĞAN) İHTİYAÇLARINI kapsar; aile bütçesine OLAĞANÜSTÜ YÜK GETİREN ÖZEL OKUL EĞİTİM GİDERİ bu kapsamda olmadığından, sözleşmeye taraf olmayan eş müteselsilen sorumlu tutulamaz | Yargıtay |
| Diğer ihtiyaçlar | Ailenin diğer ihtiyaçları için bir eş birliği ancak: (1) diğer eş veya haklı sebeplerle HÂKİM tarafından yetkili kılınmışsa, (2) birliğin yararı bakımından GECİKMEDE SAKINCA bulunur ve diğer eşin hastalığı, başka yerde olması veya benzeri sebeplerle RIZASI ALINAMAZSA temsil edebilir | TMK m.188/2 |
| Yetkisiz işlem | Eşlerden her biri, birliği temsil yetkisi bulunmaksızın yaptığı işlemlerden KİŞİSEL OLARAK sorumludur | TMK m.189/2 |
| İSTİSNA 2 — Yetkinin aşılması | Temsil yetkisinin ÜÇÜNCÜ KİŞİLERCE ANLAŞILAMAYACAK ŞEKİLDE AŞILMASI hâlinde eşler müteselsilen sorumludurlar | TMK m.189/2 |
| İSTİSNA 3 — Kefalet / müşterek borçlu | Krediye KEFİL olduysanız veya müşterek borçlu sıfatıyla imza attıysanız sorumlusunuz | TBK m.581 vd. |
| Kefalette eş rızası | Kefalet sözleşmesinin geçerliliği için kural olarak eşin YAZILI rızası aranır | TBK m.584 |
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Rıza şartı | “Eşlerden biri, diğer eşin AÇIK RIZASI bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz“ | TMK m.194/1 |
| İpotek | Aile konutu üzerine ipotek tesisi, “aile konutu üzerindeki hakların sınırlanması” kapsamında değerlendirilir → diğer eşin açık rızası aranır | TMK m.194 |
| Şerh | Malik olmayan eş, tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir | TMK m.194/3 |
| Şerh açıklayıcıdır | Sınırlandırma şerh konulduğu için değil, konutun aile konutu olma özelliği nedeniyledir; şerh olmasa da koruma vardır | Yargıtay HGK |
| AMA HACZİ ENGELLEMEZ | Aile konutu şerhi BAŞLI BAŞINA HACZİ ENGELLEMEZ; haczedilmezlik ayrı bir rejime tabidir | İİK m.82 |
| Ayrım | Rızasız TASARRUF (devir, ipotek) ile alacaklının CEBRÎ İCRASI farklı sorulardır | TMK m.194 · İİK |
| Rızasız işlemde | Tapu iptali ve tescil davası gündeme gelir; ispat yükü tasarrufta bulunandadır | TMK m.194 · Yargıtay HGK 25.10.2022 |
| Kira konutunda | Sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve diğeriyle müteselsilen sorumlu olur | TMK m.194/4 |
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Artık değer | Artık değer; eklenecek değerler ve denkleştirmeden elde edilenler dâhil, edinilmiş malların toplam değerinden BU MALLARA İLİŞKİN BORÇLAR ÇIKARILDIKTAN SONRA kalan miktardır | TMK m.231 |
| Kritik ayrım | Artık değer hesabında YALNIZCA EDİNİLMİŞ MALLARA İLİŞKİN BORÇLAR düşülür; eşin KİŞİSEL BORÇLARI bu hesaba KATILMAZ | TMK m.231 · uygulama |
| Denkleştirme | Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmişse, tasfiyede denkleştirme istenebilir | TMK m.230 |
| Eklenecek değerler | Rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rızasız yapılan karşılıksız kazandırmalar ve katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler eklenir | TMK m.229 |
| Üçüncü kişiye başvuru | Borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamazsa, alacaklı eş yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir — öğrenmeden bir yıl, her hâlde beş yıl | TMK m.241 |
| Kişisel mal | Miras veya karşılıksız kazanma yoluyla edinilenler ile manevi tazminat alacakları kişisel maldır | TMK m.220 |
| Ne yapmalı 1 | İmza attığınız belgeleri okumadan imzalamayın: kefalet, müşterek borçluluk, muvafakat | TBK m.581 vd. |
| Ne yapmalı 2 | Aile konutuysa şerh koydurun ve rızasız işlemlere karşı harekete geçin | TMK m.194 |
| Ne yapmalı 3 | Haksız haciz varsa istihkak ve şikâyet yollarını işletin | İİK m.96 vd. · m.16 |
| Ne yapmalı 4 | Mal kaçırma şüphesi varsa TMK m.229 ve m.241‘e dayanın ve süreleri kaçırmayın | TMK m.229 · m.241 |
| Görevli mahkeme | Mal rejimi ve aile konutu uyuşmazlıklarında AİLE MAHKEMESİ; icra uyuşmazlıklarında icra mahkemesi | 4787 s.K. · İİK |
Kefalette Eşin Yazılı Rızası: TBK m.584’ün Kuralı
Eşin borcundan sorumlu olunan hâllerin başında kefalet gelir. Ancak kanun burada evli kişiyi korumak için özel bir güvence getirmiş ve kefaleti diğer eşin rızasına bağlamıştır.
TBK m.584’ün birinci fıkrası şöyledir: eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.
Hükmün üç unsuru dikkat gerektirir. Birincisi şekil: rıza yazılı olmalıdır; sözlü onay veya sonradan verilen zımnî kabul yeterli değildir. İkincisi zaman: rıza sözleşmeden önce ya da en geç kurulduğu anda verilmelidir; sonradan verilen rıza kanunun aradığı niteliği taşımaz. Üçüncüsü kapsam: madde eşlerin borç altına girmesini değil, izinsiz kefil olmasını yasaklar. Yani eş kendi adına serbestçe kredi kullanabilir, senet imzalayabilir; sınırlama yalnız başkasının borcuna kefil olma hâlindedir.
Düzenlemenin amacı, evli bireylerin birbirlerinden habersiz büyük malî taahhütler altına girmesini önlemek ve aile bütçesini korumaktır.
| Unsur | Kural |
|---|---|
| Şekil | Yazılı rıza; sözlü onay yetersiz |
| Zaman | Sözleşmeden önce veya kurulma anında |
| Kapsam | Yalnız kefalet; kendi borcu için geçerli değil |
| Amaç | Habersiz malî taahhütleri önlemek |
Bu nedenle bir kefalet sözleşmesiyle karşılaşıldığında ilk bakılacak şey, rızanın varlığı kadar tarihidir.
Rızanın Aranmadığı Hâller — TBK m.584’ün İstisnaları
Kural güçlü olmakla birlikte mutlak değildir. Madde, rızanın aranmayacağı hâlleri iki grupta toplamıştır ve bunları bilmeden yapılan itirazlar sonuç vermez.
Birinci grup, evlilik ilişkisinin fiilî durumuna ilişkindir. Maddenin kendi metninde iki istisna sayılır: mahkemece verilmiş bir ayrılık kararının bulunması ve yasal olarak ayrı yaşama hakkının doğmuş olması. Bu ikincisinin uygulamadaki karşılığı önemlidir: boşanma kararı verilse dahi karar kesinleşinceye kadar evlilik hukuken devam eder; ancak boşanma davası açıldığı andan itibaren eşlerin ayrı yaşama hakkı doğduğundan, bu durumdaki kişilerin kurduğu kefalet sözleşmesi eşin rızasına gerek olmaksızın geçerli olarak kurulabilir.
İkinci grup, sözleşmenin içeriğine ve kefilin sıfatına ilişkindir. Maddeye göre kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez. Ayrıca ticaret siciline kayıtlı ticarî işletmenin sahibi ya da ticaret şirketinin ortak veya yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde, esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârların meslekî faaliyetleriyle ilgili kefaletlerinde ve 5570 sayılı Kanun kapsamındaki kredilerde de eşin rızası aranmaz.
| İstisna | Sonuç |
|---|---|
| Mahkemece verilmiş ayrılık kararı | Rıza aranmaz |
| Boşanma davası açılmış (ayrı yaşama hakkı doğmuş) | Rıza aranmaz |
| Sorumluluğu artırmayan sonraki değişiklikler | Rıza aranmaz |
| Ticarî işletme sahibi / şirket ortak veya yöneticisi | İşletmeyle ilgili kefalette rıza aranmaz |
| Esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı kişiler | Meslekî kefalette rıza aranmaz |
Şirket ortağı veya esnaf olan eşler bakımından bu istisnalar geniş bir alan açar; dolayısıyla “eşim benim rızam olmadan kefil oldu” itirazı her dosyada sonuç vermez.
Birliği Temsil Halinde Müteselsil Sorumluluk — TMK m.188-189
Kefaletin yanında, eşin borcundan sorumlu olunabilecek ikinci ana yol birliğin temsilidir. Bu kurum kanunda dar tutulmuştur ve sınırları bilinmezse gereksiz endişe doğurur.
TMK m.188’e göre ailenin diğer ihtiyaçları için eşlerden biri birliği ancak iki hâlde temsil edebilir: diğer eş veya haklı sebeplerle hâkim tarafından yetkili kılınmışsa; ya da birliğin yararı bakımından gecikmede sakınca bulunur ve diğer eşin hastalığı, başka bir yerde olması veya benzeri sebeplerle rızası alınamazsa.
Sorumluluk ise TMK m.189’da düzenlenir ve iki yönlüdür: birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde, eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar. Eşlerden her biri, birliği temsil yetkisi bulunmaksızın yaptığı işlemlerden kişisel olarak sorumludur.
İkinci cümle asıl güvencedir: temsil yetkisi olmadan yapılan işlemden yalnız işlemi yapan eş sorumludur. Yani diğer eşin bilgisi ve yetkilendirmesi olmadan girilen bir borç, müteselsil sorumluluk doğurmaz. Bu nedenle alacaklı, diğer eşi de takip etmek istiyorsa temsil yetkisinin varlığını ortaya koymak zorundadır.
| Durum | Sorumluluk | Madde |
|---|---|---|
| Diğer eş veya hâkim yetkilendirmiş | Müteselsil | m.188/1, m.189/1 |
| Gecikmede sakınca + rıza alınamaması | Müteselsil | m.188/2, m.189/1 |
| Temsil yetkisi olmadan yapılan işlem | Yalnız işlemi yapan eş — kişisel | m.189/2 |
| İspat yükü | Temsil yetkisini iddia eden alacaklıda | |
Sonuç olarak eşin borcundan sorumluluk üç kapıdan geçer: kefalet (TBK m.584 çerçevesinde), birlikte borçlu sıfatıyla sözleşmeye taraf olma ve birliğin temsili (TMK m.188-189). Bu kapıların hiçbiri açık değilse, TMK m.224’teki temel kural işler ve her eş yalnız kendi borcundan sorumlu olur.
Kefalet Talebiyle Karşılaşınca: Beş Soruluk Kontrol
Alacaklı “eşiniz kefil oldu, siz de sorumlusunuz” diyerek kapıya dayandığında, itiraz kurgulamadan önce beş sorunun cevabı netleştirilmelidir. Bu sorular yukarıdaki maddelerin doğrudan uygulanmasıdır.
Birincisi: ortada gerçekten bir kefalet mi var, yoksa eş asıl borçlu sıfatıyla mı sözleşmeye taraf olmuş? TBK m.584 yalnız kefaleti kapsar; eş kendi adına kredi kullanmışsa bu madde işlemez ve TMK m.224’teki temel kural devreye girer.
İkincisi: rıza yazılı mı? Sözlü onay veya sonradan verilen kabul, maddenin aradığı şekil şartını karşılamaz.
Üçüncüsü: rızanın tarihi nedir? Sözleşmeden sonra alınmış bir rıza, kanunun “önce ya da en geç kurulması anında” ölçütünü karşılamaz. Bu nedenle rıza belgesinin tarihi ile sözleşme tarihi karşılaştırılmalıdır.
Dördüncüsü: istisnalardan biri var mı? Kefil eş, ticaret siciline kayıtlı bir işletmenin sahibi ya da şirket ortağı veya yöneticisi mi; kefalet işletmeyle ilgili mi? Esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı mı? Kefalet tarihinde ayrılık kararı veya derdest bir boşanma davası var mıydı? Bu hâllerden biri varsa rıza aranmaz.
Beşincisi: talep kefaletten değil de birliğin temsilinden mi kaynaklanıyor? Öyleyse TMK m.188’deki iki hâlden biri gerçekleşmiş mi; alacaklı temsil yetkisini ortaya koyabiliyor mu? Koyamıyorsa m.189/2 uyarınca yalnız işlemi yapan eş sorumludur.
| Soru | Dayanak |
|---|---|
| Kefalet mi, asıl borçluluk mu? | TBK m.584 / TMK m.224 |
| Rıza yazılı mı? | TBK m.584/1 |
| Rızanın tarihi uygun mu? | TBK m.584/1 |
| İstisna kapsamında mı? | TBK m.584 istisnaları |
| Temsil yetkisi ispatlanıyor mu? | TMK m.188, m.189/2 |
Bu beş başlık netleşmeden yapılan itirazlar, çoğu zaman yanlış maddeye dayandığı için sonuç vermez.
Malvarlığının korunmasına ilişkin adımlar için tasarruf yetkisinin sınırlanması yazımıza, tasfiyedeki hesaplama için mal rejimi tasfiyesi davası yazımıza, aile konutu koruması için aile konutuna rızasız ipotek yazımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşimin borcundan ben de sorumlu muyum?
Kural olarak hayır. TMK 224: “Eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur.” Evlilik birliği devam ettiği sürece bir eşin borcu nedeniyle diğer eşin mallarının haczedilmesi mümkün değildir.
Hangi hâllerde sorumlu olurum?
Borca kefil olduysanız, krediye birlikte imza atarak müşterek borçlu sıfatını kazandıysanız veya ailenin sürekli ihtiyaçlarına ilişkin temsil kuralları devreye giriyorsa. Bu hâllerin hiçbiri sırf evli olmaktan doğmaz.
Evlilikte mallar ortak değil mi?
Değil. Edinilmiş mallara katılma rejimi bir ortaklık değildir; malvarlıkları ayrı kalır ve paylaşım ancak rejim sona erdiğinde alacak hakkı olarak doğar. TMK 223’e göre her eş kendi mallarını yönetir ve üzerlerinde tasarrufta bulunur.
Aile konutu şerhi beni korur mu?
Kısmen. Şerh, malik eşin diğerinin açık rızası olmadan konutu devretmesini veya üzerindeki hakları sınırlamasını engeller. Ancak borç nedeniyle alacaklıların başlattığı cebrî icraya karşı mutlak bir kalkan değildir.
Eşim borca battı, ne yapabilirim?
TMK 206 uyarınca aile mahkemesinden mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesini isteyebilirsiniz; diğer eşe ait malvarlığının borca batık olması kanunda sayılan haklı sebeplerdendir.
Bu karar hangi tarihten itibaren sonuç doğurur?
TMK 225’in son fıkrasına göre mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâlinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Bu nedenle borca batıklık hâlinde davayı geciktirmemek önemlidir.
Borçlar mal paylaşımını nasıl etkiler?
TMK 231’e göre artık değer, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. Borç, ait olduğu mal grubundan düşülür ve bu, diğer eşin katılma alacağını dolaylı olarak azaltır.
Karşı taraf borçlarını abartırsa ne yapabilirim?
Borcun gerçekten var olup olmadığını, hangi mal grubuna ilişkin olduğunu, mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olup olmadığını ve muvazaalı borç yaratılıp yaratılmadığını tartışmaya açabilirsiniz; özellikle yakın akrabalara verilmiş senetler bu yönden incelenmelidir.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — mevzuat.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinDurumunuzu gizlilik içinde değerlendirelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Evlilik Sırasında Mal Rejimi Değiştirilebilir mi? (TMK 208)
- Boşanmada Mal Rejimi Tasfiyesi ve Katılma Alacağı (TMK)
- Eşler Arası Katkı Payı Alacağı: TMK m.227 Değer Artış Payı
- Katılma Alacağı Hesaplama Aracı (2026) — Mal Rejimi Tasfiyesi
- Boşanmada Eşlerin Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
- Eşimin Borcu Yüzünden Evimize Haciz Geldi, Ne Yapmalıyım?
- Edinilmiş Mallara Katılmada Artık Değer ve Denkleştirme (TMK 229-236)
- Mal Rejiminde Kişisel Mallar Nelerdir? (TMK 220)
- Mal Rejimi Tasfiyesi (Mal Paylaşımı) Davası Nasıl Açılır?
Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.
Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


