Eşler Arası Katkı Payı Alacağı: TMK m.227 Değer Artış Payı
10 Temmuz 2026

Eşler Arası Katkı Payı Alacağı: TMK m.227 Değer Artış Payı

Evlilik birliği süresince eşlerden biri, diğer eşe ait bir malın — kişisel veya edinilmiş — edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına para, emek ya da ekonomik değeri olan başka bir edimle katkıda bulunmuş olabilir. Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi ve tasfiyesi aşamasında bu katkının karşılığı, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 227. maddesinde düzenlenen değer artış payı — halk arasında yaygın kullanılan adıyla katkı payı alacağı — çerçevesinde talep edilir. Katkı payı alacağı, katılma alacağı (TMK m.236) ile aynı davada birlikte istenebilse de farklı bir hukuki kurumdur; kaynağı, hesaplama yöntemi ve kapsamı ayrı ayrı ele alınmalıdır. Bu yazıda TMK m.227’nin amacı, katkı kavramının sınırı, kişisel mal – edinilmiş mal ayrımı, hesap formülü, talep süresi ile muvazaalı devir hâlinde uygulanacak TMK m.229 hükümleri ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

Mal paylaşımında hak kaybı yaşamayın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Değer Artış Payı Nedir — TMK m.227’nin Amacı

TMK m.227, yıllar önce yapılan katkının nominal değerde erimesini engelleyen, ekonomik dengeyi yeniden kuran bir tasfiye kuralıdır. Hüküm; “eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur” düzenlemesi ile katkıda bulunan eşi enflasyon ve rayiç artışına karşı korur. Alacak, katkı yapılan malın tasfiye anındaki güncel değeri üzerinden hesaplanır; malda değer kaybı yaşanmışsa katkının başlangıçtaki nominal değeri esas alınır.

Kanun koyucu bu mekanizmayla; para veren eşin, aradan geçen zamanda paranın satın alma gücünü kaybetmesi nedeniyle mağdur olmasını engellemek istemiştir. Eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir, oranı serbestçe belirleyebilir; ancak bu iradenin somut, açık ve tereddütsüz olması aranır. Kısaca değer artış payı, katkıda bulunan eşe verilen ekonomik denge hakkıdır ve hâkim tarafından resen dikkate alınmaz — talep edilmesi zorunludur.

Terim Ayrımı: Katkı Payı, Değer Artış Payı, Denkleştirme ve Katılma Alacağı

Uygulamada «katkı payı» ifadesi geniş anlamda kullanılsa da kanun ve Yargıtay dört ayrı kurumdan söz eder. Hangi kurumun uygulanacağı; malın hangi dönemde edinildiğine, katkının kimin hangi malvarlığından yapıldığına ve değerin artıp azalmasına göre değişir.

Mal rejimi tasfiyesinde dört ayrı alacak kalemi

KurumDayanakNe zaman uygulanırDeğer düşerse
Katkı payı alacağıYargıtay uygulaması; 4722 s.K. m.10/101.01.2002 öncesindeki yasal mal ayrılığı döneminde edinilen mallarYargıtay uygulamasındaki hesap esasları uygulanır
Değer artış payıTMK m.227Bir eşin diğerine ait mala karşılıksız katkısı (katılma rejimi)Katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (m.227/1)
DenkleştirmeTMK m.230Aynı eşin kişisel ve edinilmiş mal kesimleri arasında borç ödemesi veya katkıDeğer azalması da katkı oranında paylaşılır (m.230/3)
Katılma alacağıTMK m.231, m.236Edinilmiş malların artık değeriDeğer eksilmesi göz önüne alınmaz (m.231/2)

Bu ayrım dilekçenin kurgusunu belirler: 1995’te evlenmiş bir çiftte 2000 yılında alınan bir eve yapılan katkı için katkı payı alacağı, 2010 yılında alınan bir eve yapılan katkı için değer artış payı istenir. Geçiş kuralının ayrıntısı için mal rejimi tasfiyesi rehberimize, iki alacağın karşılaştırması için katkı payı ile katılma alacağı farkı yazımıza bakabilirsiniz.

Katkı Kavramı — Para, Emek, Eşya ve Borç Ödemesi

Uygulamada TMK m.227 çerçevesinde en sık karşılaşılan katkı biçimleri şu şekilde gruplandırılabilir:

  • Kişisel malın satın alınmasında ödenen peşinat, kapora ve tapu harcı,
  • Kişisel mal statüsündeki taşınmaza ait konut kredisi taksitlerinin ödenmesi,
  • Tadilat, restorasyon, ek inşaat, çatı, tesisat ve doğalgaz dönüşümü giderlerinin karşılanması,
  • Kişisel mal sayılan işyeri ya da şirket payı için yapılan sermaye desteği, borç ödemesi ve stok yatırımı,
  • Malın korunmasına ilişkin emlak vergisi, DASK, sigorta ve aidat gibi düzenli ödemeler,
  • Bilfiil sürdürülen fiziksel emek, tarım arazisinde işletme faaliyeti, dükkânda çalışma gibi ekonomik değeri olan iş gücü.
  • Katkının uygun bir karşılık alınmaksızın yapılmış olması aranır; kira, faiz veya benzeri bir edim karşılığında yapılmış ödemeler bu talebe temel oluşturmaz. Karşılıksızlık koşulu talebin esasa ilişkin şartıdır ve ispat yükü, katkıda bulunduğunu iddia eden eştedir. Delil olarak banka dekontu, EFT/havale kaydı, ödeme talimatı, kredi ödeme planı, fatura, tapu harç belgeleri, keşif ve tanık ifadeleri değerlendirilir. Ev işleri ve çocuk bakımı gibi ekonomik olmayan katkılar TMK m.227 kapsamında değil, artık değere katılma (katılma alacağı) çerçevesinde karşılık bulur.

    Kişisel Mal ile Edinilmiş Mal Ayrımı — TMK m.219–222

    TMK m.227 «diğerine ait bir mal» ifadesini kullanır; katkının yapıldığı mal, diğer eşin kişisel malı olabileceği gibi edinilmiş malı da olabilir. Mal statüsünün doğru belirlenmesi yine de belirleyicidir: katkı kişisel mala yapılmışsa alacak yalnız m.227 üzerinden işler, edinilmiş mala yapılmışsa değer artış payı hesaplandıktan sonra kalan değer ayrıca artık değere katılma hesabına girer. TMK m.220 kişisel malları şu biçimde sınıflandırır:

    1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,

    2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,

    3. Manevi tazminat alacakları,

    4. Kişisel mallar yerine geçen değerler.

    TMK m.219 uyarınca edinilmiş mallar ise mal rejiminin devamı süresince karşılığı verilerek elde edilen malvarlığı değerleridir; başlıca çalışmanın karşılığı olan edimler, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarının yaptığı ödemeler, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler bu gruba girer. TMK m.221/1 ile eşler, mal rejimi sözleşmesiyle bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan ve edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul edebilirler; m.221/2 uyarınca kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilirler.

    TMK m.222 ise ispat yükü bakımından belirleyici bir karine getirir: bir eşin bütün mallarının aksi ispatlanıncaya kadar edinilmiş mal sayılacağı; belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimsenin iddiasını ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. Bu karine, katkı payı ve katılma alacağı davalarının stratejik omurgasını oluşturur; kişisel mal iddiasında bulunan tarafın miras belgesi, düğün hediyesi kayıtları, evlilik öncesi banka mevcudu, satış senedi veya bağış belgesi gibi somut delillerle iddiasını temellendirmesi gerekir.

    Hesaplama — Nominal Katkı, Edinim Anı Değeri ve Tasfiye Anı Değeri

    TMK m.227 hesaplaması üç veriye dayanır: (a) yapılan nominal katkı miktarı, (b) katkının yapıldığı tarihte malın katkılı hâlinin değeri, (c) tasfiye anındaki (uygulamada karar tarihine en yakın) rayiç değer. Katkı oranı, nominal katkının edinim tarihindeki değere bölünmesiyle bulunur. Değer artış payı ise şu formülle hesaplanır:

    Değer Artış Payı = (Nominal Katkı ÷ Edinim Anı Değer) × Tasfiye Anı Değer

    Somut örnek üzerinden açıklamak gerekirse: eş A, tapuda eş B adına kayıtlı 1.000.000 TL bedelle satın alınan taşınmazın alımına 250.000 TL katkıda bulunmuştur. Katkı oranı %25’tir. Tasfiye anında taşınmazın rayiç değeri 4.000.000 TL ise A’nın değer artış payı 4.000.000 × %25 = 1.000.000 TL olur. Aynı taşınmazın tasfiye anında değeri 800.000 TL’ye düşmüşse — yani bir değer kaybı söz konusuysa — katkı, başlangıçtaki nominal miktarı olan 250.000 TL üzerinden alınır; katkıda bulunan eş değer kaybının riskini üstlenmez.

    Malın daha önce elden çıkarılmış olması hâlinde TMK m.227/2 uyarınca hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler. Değer tespiti bilirkişi incelemesiyle yapılır; taşınmazlarda emsal karşılaştırma, imar durumu, TAKS/KAKS, konum, inşaat kalitesi ve yaş dikkate alınır. Şirket payı, hisse ve işletme değerlemesinde bilanço analizi, öz sermaye tutarı, piyasa çarpanları ve indirgenmiş nakit akışı yöntemleri kullanılır. TMK m.235 gereği “mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır”; Yargıtay uygulamasına göre değer, karar tarihine en yakın rayice göre belirlenir. Malın hangi hâlde olduğu (nitelik) mal rejiminin sona erdiği tarihe, değeri ise karar tarihine bakılarak tespit edilir.

    Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı Birlikte: Adım Adım Örnek

    Katkı, diğer eşin edinilmiş malına yapıldığında iki alacak aynı mal üzerinden art arda hesaplanır. Aşağıdaki örnekte varsayımlar şunlardır: kadın eş, babasından miras kalan parasından (kişisel malı) 300.000 TL’yi, evlilik içinde koca adına 1.200.000 TL’ye alınan konutun bedeline katmıştır; kalan bedel kocanın maaşıyla ödenen krediyle karşılanmıştır. Tasfiye anında konutun sürüm değeri 6.000.000 TL, kalan kredi borcu 500.000 TL’dir; kadının edinilmiş malı yoktur.

    Örnek hesap: edinilmiş mala katkı

    AdımİşlemTutarDayanak
    1Katkı oranı: 300.000 ÷ 1.200.000%25TMK m.227/1
    2Değer artış payı: 6.000.000 × %251.500.000 TLTMK m.227/1
    3Kocanın edinilmiş malından düşülecek yükler: değer artış payı borcu ve kalan kredi1.500.000 + 500.000 TLTMK m.231/1
    4Kocanın artık değeri: 6.000.000 − 2.000.0004.000.000 TLTMK m.231
    5Kadının katılma alacağı: artık değerin yarısı2.000.000 TLTMK m.236/1
    6Kadının toplam alacağı3.500.000 TLm.227 + m.236

    Örnekte katkı kişisel maldan yapıldığı için değer artış payı kadının kişisel malvarlığına ait bir alacaktır ve koca bu alacağa katılmaz. Katkı kadının edinilmiş malından, örneğin maaş birikiminden yapılmış olsaydı, değer artış payı alacağı kadının edinilmiş mallarına girer ve onun artık değeri hesabında da dikkate alınırdı. Sayılar varsayımsaldır; gerçek dosyada değerler bilirkişi incelemesiyle belirlenir ve borçların hangi mal kesimine ait olduğu TMK m.230/2’ye göre ayrıca tartışılır. Kendi rakamlarınızla ön hesap için katılma alacağı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

    Talep Süresi — Tasfiye Anı ve On Yıllık Zamanaşımı

    Değer artış payı davası, mal rejiminin sona ermesi olgusuna bağlıdır. TMK m.225/1 uyarınca mal rejimi eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer; m.225/2 uyarınca mahkemece evliliğin iptali, boşanma veya mal ayrılığına karar verilmesi hâlinde ise rejim dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Tasfiye talebi boşanma davası açıldıktan sonra ileri sürülebilir; ancak boşanma kararı kesinleşmeden karara bağlanamaz. Boşanma davasıyla birlikte açılan tasfiye taleplerinde mahkeme, boşanma kararı kesinleşene kadar tefrik veya bekletici mesele yoluna gider.

    Zamanaşımı bakımından TMK’da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Yerleşik Yargıtay içtihadına göre değer artış payı ve katılma alacağı davaları, Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.146’da düzenlenen on yıllık genel zamanaşımına tabidir. Mal rejimi dava tarihinde sona erse de, evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemez (TBK m.153/1, bent 3). Bu nedenle süre fiilen boşanma kararının kesinleştiği tarihten, ölümde ise ölüm tarihinden itibaren işler; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2016 tarihli, E.2016/8-1061, K.2016/959 sayılı kararı de katılma alacağının on yıllık süreye tabi olduğunu kabul etmiştir. On yıllık süre içinde dava açılmadığı takdirde alacak zamanaşımına uğrar ve karşı tarafın def’ini beklemek gerekir; hâkim zamanaşımını resen dikkate almaz.

    Görevli mahkeme aile mahkemesi, aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkemeyi TMK m.214 belirler: boşanma, evliliğin iptali veya mal ayrılığına karar verilmesi hâlinde bu davalara bakan mahkeme; mal rejimi ölümle sona ermişse ölen eşin son yerleşim yeri mahkemesi; diğer hâllerde davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Dava nispi harca tabidir; harç ve vekâlet ücreti müddeabihe göre hesaplanır. Fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava yoluyla açılabilir, ıslah kurumuyla artırılabilir.

    Muvazaa ve Eklenecek Değer — TMK m.229 ile m.230

    Bir eşin katkı payı veya katılma alacağını azaltmak amacıyla malvarlığında yaptığı devirler, tasfiye hesabında görmezden gelinmez. TMK m.229 uyarınca aşağıdaki değerler edinilmiş mallara hesaben eklenir:

    1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,

    2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.

    Birinci bentteki karşılıksız kazandırma için “bir yıllık” geriye dönük süre öngörülmüştür; olağan aile içi hediye ve zorunlu bağışlar bu kapsam dışındadır. İkinci bentteki kasıtlı devirler için süre sınırı yoktur; kasıt varsa evlilik boyunca herhangi bir tarihte yapılmış devir tasfiyeye dâhil edilebilir. Kasıt karinesi; işlemin muvazaalı yapısı, tarafların akrabalık ilişkisi, satış bedelinin gerçekliği, tapu ve banka kayıtları, davanın açılma zamanına yakınlık gibi kriterlerle değerlendirilir. Bu şartların ispatı hâlinde devredilen malın değeri edinilmiş mallara eklenir; eklenecek değer, TMK m.235/2 uyarınca malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır.

    TMK m.230, mal grupları arasındaki denkleştirmeyi düzenler. Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmişse, tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir. Bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, değer artması veya azalması durumunda denkleştirme katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine, mal daha önce elden çıkarılmışsa hakkaniyete göre yapılır (TMK m.230/3). m.227’den farkı, değer azalmasının da katkı oranında paylaşılmasıdır. Bu iki hüküm, muvazaalı devirlerin geri getirilmesi ve mal kesimleri arası ekonomik dengenin sağlanması için birbirini tamamlayan araçlardır.

    Kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiye karşı kanun ayrıca TMK m.241’deki davayı öngörür: borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamazsa, alacaklı eş eksik kalan miktarı hesaba katılması gereken kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiden isteyebilir; bu hak, haklarının zedelendiğini öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıl geçmekle düşer. Aile hukuku uyuşmazlıklarında delil derleme, keşif, bilirkişi seçimi ve bilirkişi raporuna itiraz süreçleri, davanın seyrini doğrudan etkiler.

    Mal Elden Çıkarılmışsa: TMK m.227/2, m.229 ve m.241 Birlikte

    Katkı yapılan mal tasfiyeden önce satılmış veya devredilmişse alacak düşmez; ancak hangi hükmün uygulanacağı devrin niteliğine göre değişir:

    Katkı yapılan mal elden çıkarılmışsa

    DurumKuralMadde
    Mal bir bedel karşılığında satılmışDeğer artış payı alacağı hâkimce hakkaniyete uygun olarak belirlenir; satış bedeli rejim sona erdiğinde mevcutsa edinilmiş malın yerine geçen değer sayılırTMK m.227/2; m.219/2, bent 5
    Son bir yıl içinde rızasız bağışOlağan hediyeler dışındaki karşılıksız kazandırma edinilmiş mallara eklenirTMK m.229/1, bent 1
    Katılma alacağını azaltma kastıyla devirRejim süresince yapılan kasıtlı devir eklenir; süre sınırı yokturTMK m.229/1, bent 2
    Eklenecek değerin hesabıDevir tarihindeki nitelik esas alınır; değer karara en yakın tarihe göre belirlenirTMK m.235/2 · Y. 8. HD E.2019/5799, K.2019/11378
    Kararın üçüncü kişiye karşı ileri sürülmesiDava kazandırma yapılan üçüncü kişiye ihbar edilmiş olmalıdırTMK m.229/2
    Borçlu eşin malvarlığı yetmezseEksik kalan miktar kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiden istenebilir; tenkis hükümleri kıyasen uygulanırTMK m.241/1, 241/3
    Üçüncü kişiye karşı dava süresiÖğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde rejimin sona ermesinden beş yıl; hak düşürücüTMK m.241/2

    Dava sürerken malın elden çıkarılmasını önlemek için TMK 199 tasarruf yetkisinin sınırlanması ve boşanma davasında TMK m.169 uyarınca geçici önlemler gündeme gelir.

    Neden Uzman Hukuki Destek Gereklidir

    Katkı payı davası; teknik değerleme, tarihsel belge toplama, karine yönetimi ve muvazaa iddialarının çözülmesini gerektiren, çok katmanlı bir uyuşmazlıktır. Nominal katkının doğru ispatı, mal statüsünün eksiksiz sınıflandırılması, edinim ve tasfiye tarihlerindeki değerlerin bilirkişi raporlarıyla belgelenmesi ile muvazaalı devirlerin TMK m.229 kapsamında geri kazandırılması, ancak deneyimli bir aile hukuku avukatının yol haritasıyla sonuç verir. Yanlış hesaplama, eksik delil ve süreye ilişkin hatalar, on yıllık zamanaşımının kaçırılmasına ve hakkın kaybına yol açar.

    Hukukçular Evi ekibi, mal rejimi tasfiyesi ve katkı payı davalarında müvekkillerine dava öncesi delil derleme, bilirkişiye itiraz, keşif organizasyonu ve muvazaalı devirlerin iptali süreçlerinde hukuki destek sağlar. Aşağıdaki iletişim kanalları üzerinden randevu talep edebilirsiniz.

    İletişim:

    İlgili Konular

    🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

    Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

    💔 Boşanma Davası

    💰 Nafaka

    👶 Velayet ve Çocuk

    🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

    🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

    💍 Evlilik ve Statü

    📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

    Maddenin Üç Fıkrası — TMK m.227

    Değer artış payının tamamı tek bir maddede toplanmıştır ve üç fıkra üç ayrı sorunu çözer. Üçüncü fıkra uygulamada en az bilinen, ancak sonucu en çok etkileyebilen hükümdür.

    Birinci fıkra hesabı kurar: eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.

    Son cümledeki asimetri önemlidir: değer artmışsa alacaklı eş artıştan payını alır; değer düşmüşse katkının başlangıçtaki değeri korunur. Yani değer kaybı riski katkıda bulunan eşe yüklenmez.

    İkinci fıkra malın yokluğunu çözer: böyle bir malın daha önce elden çıkarılmış olması hâlinde hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler. Mal satılmış olsa dahi alacak hakkı düşmez.

    Üçüncü fıkra ise sözleşme serbestisi tanır: eşler, yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri gibi, pay oranını da değiştirebilirler. Buradaki tek şekil şartı yazılılıktır.

    FıkraÇözdüğü sorun
    227/1Hesap: tasfiye anındaki değer; değer kaybında başlangıç değeri
    227/2Mal elden çıkarılmışsa hakkaniyet ölçüsünde alacak
    227/3Yazılı anlaşmayla vazgeçme veya oranı değiştirme

    Her Katkı Değer Artış Payı Doğurmaz

    Maddenin en çok tartışılan unsuru, hangi katkının hesaba gireceğidir. Burada iki sınır vardır ve ikisi de talebin reddine yol açabilir.

    Birinci sınır katkının niteliğidir. Yargıtay uygulamasında bu alacak türünde katkının parasal veya para ile ölçülebilen maddî ya da hizmet değeriyle yapılması esas alınmaktadır (Y8HD, 10.10.2017, E. 2015/20318, K. 2017/12571). Soyut destek beyanları bu ölçütü karşılamaz; katkının ölçülebilir olması gerekir.

    İkinci sınır katkının amacıdır. Eşlerden birinin diğer eşin belirli bir malına yaptığı katkının, birliğin giderlerine katılma borcunu ifa amacı dışında gerçekleştirilmiş olması gerekir. Bunun sebebi TMK m.186’dır: eşler zaten birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ifası niteliğindeki harcamalar, ayrıca değer artış payı doğurmaz.

    Dilekçe bakımından sonuç şudur: katkı iddiası, hangi mala, hangi tarihte ve hangi tutarda yapıldığı gösterilerek kurulmalı; ayrıca bu katkının olağan aile giderlerinden ayrı, o malın edinilmesine yönelik olduğu ortaya konmalıdır.

    ÖlçütAranan
    Katkının biçimiParasal veya para ile ölçülebilen maddî ya da hizmet değeri
    KarşılıkHiç ya da uygun bir karşılık alınmamış olmalı
    AmaçBirliğin giderlerine katılma dışında
    GösterilecekHangi mal, hangi tarih, hangi tutar

    Mülkiyet Talep Edilemez

    Talebin niteliği, dilekçenin nasıl kurulacağını doğrudan belirler ve bu noktada yapılan hata dosyanın kısmen reddine yol açar.

    Değer artış payı, hukukî niteliği itibarıyla mutlak bir hak değil, şahsî bir alacak hakkıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 03.10.2023 tarihli kararında da belirtildiği üzere, eşlerin mal rejiminin tasfiyesi kapsamında doğrudan taşınmazın mülkiyetini talep etmeleri hukuken mümkün değildir (E. 2022/6024, K. 2023/4414).

    Bunun pratik sonucu şudur: “evin yarısı benim adıma tescil edilsin” biçimindeki bir talep, tasfiye hükümlerine dayanılarak kabul edilemez. Doğru kurgu, alacak talebidir.

    Alacak niteliği, güvence ihtiyacını da beraberinde getirir. Taşınmaz üzerinde doğrudan bir hak doğmadığından, karşı tarafın malvarlığını elden çıkarma ihtimaline karşı ayrıca önlem istenmelidir. Malın devredilmiş olması hâlinde ise m.227/2 devrededir; alacak hakkaniyet ölçüsünde belirlenir.

    KonuDurum
    Hakkın niteliğiŞahsî alacak hakkı
    Tapu iptali ve tescilTasfiyeye dayanılarak istenemez
    Doğru talepAlacak
    Mal devredilmişsem.227/2 — hakkaniyet ölçüsünde

    Katılma Alacağının Formülü

    Değer artış payının hesabın hangi aşamasında yer aldığını görmek için, artık değere katılma alacağının formülünü bilmek gerekir. Bu formül maddeler arasındaki sırayı da gösterir.

    Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (m.229) ve denkleştirmeden (m.230) elde edilen miktarlar da dâhil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (m.219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (m.231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (m.236/1).

    Değer artış payı bu zincirin öncesinde yer alır: önce m.227 uyarınca düzeltme yapılır, ardından m.229 ve m.230 hesaba katılır, sonra borçlar düşülerek artık değer bulunur ve m.236/1’e göre yarısı istenir.

    Bir ayrım daha vardır: denkleştirme (m.230) hariç, tasfiyeye konu malvarlığında katkı tarihine göre değer kaybı söz konusuysa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (m.227/1). Denkleştirme kalemi bu kuralın dışında tutulmuştur.

    Bu sıralamanın dilekçeye yansıması nettir: değer artış payı ile katılma alacağı birbirinin alternatifi değildir; ikisi aynı dosyada, kademeli biçimde ve ayrı ayrı talep edilmelidir.

    AşamaİşlemMadde
    1Edinilmiş malların belirlenmesim.219
    2Değer artış payım.227
    3Eklenecek değerler ve denkleştirmem.229, m.230
    4Borçların düşülmesi → artık değerm.231
    5Artık değerin yarısım.236/1

    Zamanaşımı Evlilik Sürerken İşlemez — TBK m.153

    On yıllık sürenin ne zaman işlemeye başladığı, eski tarihli katkılar bakımından belirleyicidir. Bu noktada devreye giren hüküm Türk Medeni Kanunu’nda değil, Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerindedir.

    TBK m.153, zamanaşımının durduğu hâlleri sayar. Üçüncü bende göre evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemez. Hükmün gerekçesi açıktır: aile birliğinin korunması amacıyla, evlilik sürerken eşlerin birbirine dava açmaları beklenmez.

    Durma hâli boşanma veya eşlerden birinin ölümü ile sona erer ve zamanaşımı ancak o andan itibaren işlemeye başlar. Dolayısıyla evliliğin ilk yıllarında yapılmış bir katkı, aradan on beş yıl geçmiş olsa dahi zamanaşımına uğramış sayılmaz.

    Durma ile kesilmeyi ayırmak gerekir. Durmada süre işlemeye ara verir ve engel kalkınca kaldığı yerden devam eder. Kesilmede ise (TBK m.154) süre tamamen sıfırlanır; borçlunun borcu ikrar etmesi — özellikle kısmî ifada bulunması — veya alacaklının dava açması kesme sebebidir.

    Son bir usul kaydı: zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; def’i olarak ileri sürülmesi gerekir. Def’inin ileri sürülme zamanı da sınırlıdır — dilekçeler teatisinde serbestçe, ön inceleme duruşmasında ancak karşı tarafın muvafakatiyle; sonraki aşamalarda ise ancak ıslah yoluyla (HMK m.141).

    KonuKural
    Evlilik sürerkenZamanaşımı işlemez (TBK m.153)
    Durmanın sona ermesiBoşanma veya ölüm
    Durmanın etkisiSüre kaldığı yerden devam eder
    Kesilmenin etkisiSüre sıfırlanır (TBK m.154)
    UygulanışıRe’sen değil; def’i olarak

    Katılma alacağının ödenmesi ve değerleme için mal rejimi tasfiyesi ve katılma alacağı yazımıza, kişisel mal kapsamı için kişisel mallar yazımıza, rejim seçimi için hangi mal rejimini seçmeliyim yazımıza bakabilirsiniz.

    Mevzuat Haritası: Değer Artış Payı Dosyası

    TMK m.227 dosyası — madde haritası

    KonuMaddeÖzü
    Değer artış payıTMK m.227/1-3Katkı oranında pay; değer kaybında başlangıç değeri; elden çıkarmada hakkaniyet; yazılı anlaşmayla değişiklik
    Edinilmiş ve kişisel malTMK m.219, m.220, m.221Mal grupları ve sözleşmeyle değiştirme
    İspat ve karineTMK m.222Aidiyeti ispat edilemeyen paylı mülkiyet; tüm mallar aksi ispatlanana kadar edinilmiş
    Sona erme anıTMK m.225Boşanma, iptal ve mal ayrılığında dava tarihi
    Eklenecek değerlerTMK m.229, m.235/2Rızasız kazandırma ve kasıtlı devir; devir tarihindeki nitelik, Yargıtay uygulamasında karara en yakın sürüm değeri
    DenkleştirmeTMK m.230Mal kesimleri arası borç ödemesi ve katkı
    Artık değer ve katılmaTMK m.231, m.236Borçlar düşülür; artık değerin yarısı
    DeğerlemeTMK m.232, m.235/1Sürüm değeri; tasfiye anındaki değer
    Ödeme ve faizTMK m.239Ayın veya para; erteleme; faiz ve güvence
    Üçüncü kişiye davaTMK m.241Bir ve beş yıllık hak düşürücü süreler
    Yetki ve görevTMK m.214; 4787 s.K. m.4Boşanmayı gören mahkeme; aile mahkemesi
    ZamanaşımıTBK m.146, m.153, m.154On yıl; evlilik sürerken işlemez; kesilme sebepleri
    Savunmanın genişletilmesiHMK m.141Zamanaşımı def’inin ileri sürülme zamanı

    Arsa ve ev ayrı mal değildir: Evlilik öncesi arsaya yapılan evde katkıların nasıl hesaplandığı için Evlilikten Önceki Arsaya Evlilikte Ev Yapıldı: Değer Artış Payı mı, Katılma Alacağı mı? yazımıza bakın.

    Eşin adına tescil edilen ev: Kişisel parayla alınıp eşe devredilen evde bağış ve değer artış payı ayrımı için Eşime Ev Bağışladım, Tapuyu Devrettim: Boşanınca Geri Alabilir miyim? yazımıza bakın.

    Mal ayrılığı döneminde katkı: Sözleşmeyle mal ayrılığına geçilen dönemde diğer eşin malına yapılan katkının hesabı için Mal Ayrılığı Sözleşmesi Yaptık: Boşanınca Ne Alabilirim? Önceki Dönem, Katkı Payı ve Ortak Mallar yazımıza bakın.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Katkı payı alacağı ile katılma alacağı arasındaki fark nedir?

    Değer artış payı (TMK m.227), bir eşin diğerine ait bir mala — kişisel veya edinilmiş — yaptığı katkının, malın tasfiye anındaki değeri üzerinden hesaplanan karşılığıdır. Katılma alacağı ise (TMK m.231, m.236) edinilmiş malların artık değerinin yarısıdır ve mal edinimine katkı ispatı aranmaz. Her ikisi aynı davada birlikte istenebilir. Yargıtay uygulamasında «katkı payı alacağı» terimi ise özellikle 01.01.2002 öncesindeki mal ayrılığı dönemi için kullanılır.

    Katkı payı davası hangi sürede açılmalıdır?

    TBK m.146 uyarınca on yıllık zamanaşımına tabidir. Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden alacakları için zamanaşımı işlemediğinden (TBK m.153/1, bent 3), süre boşanma kararının kesinleştiği tarihten, ölümde ölüm tarihinden itibaren işler.

    Ev hanımlığı, çocuk bakımı, ev işleri katkı payı için yeterli midir?

    TMK m.227, doğrudan bir malın edinim, iyileştirme veya korunmasına yönelik parasal ya da ekonomik değeri olan katkıya uygulanır. Ev içi hizmet niteliğindeki katkılar, edinilmiş mallara katılma rejiminde artık değere katılma (katılma alacağı) yoluyla karşılık bulur.

    Eşimin evine kredi taksiti ödedim; bunun karşılığını alabilir miyim?

    Ödemeleri banka dekontu, kredi ödeme planı ve tapu kayıtlarıyla belgeleyebiliyorsanız evet. Ödemeler edinim tarihindeki değere oranlanır ve tasfiye anındaki rayice uygulanarak değer artış payı hesaplanır.

    Eşim malını başkasına devretmişse ne yapılabilir?

    TMK m.227/2 uyarınca hâkim, elden çıkarılan mal için diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler. Devir son bir yıl içinde rızanız olmadan yapılmış karşılıksız bir kazandırmaysa veya katılma alacağınızı azaltma kastıyla yapılmışsa, değeri TMK m.229 uyarınca edinilmiş mallara eklenir. Borçlu eşin malvarlığı alacağı karşılamazsa eksik kısım, TMK m.241 uyarınca kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiden istenebilir.

    Mal ayrılığı rejiminde katkı payı istenebilir mi?

    TMK m.227 edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiye hükümleri arasında yer alır. Mal ayrılığı rejiminde her eş, yasal sınırlar içinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf hakkına sahiptir (TMK m.242). 01.01.2002 öncesindeki yasal mal ayrılığı dönemi için Yargıtay uygulamasında katkı payı alacağı yolu kullanılmaktadır; sözleşmeyle seçilen mal ayrılığında ise talebin dayanağı somut olaya göre belirlenir.

    Değer artış payında değer kaybı riski kimdedir?

    Katkıda bulunan eşte değildir. TMK m.227/1 uyarınca mal değer kazanmışsa alacak, malın tasfiye anındaki değerine göre katkı oranında hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda ise katkının başlangıçtaki değeri esas alınır. Aynı eşin kendi mal kesimleri arasındaki denkleştirmede ise değer azalması da katkı oranında paylaşılır (TMK m.230/3).

    Katkı payı alacağı ile değer artış payı aynı şey mi?

    Değildir. Değer artış payı TMK m.227’de düzenlenen ve edinilmiş mallara katılma rejiminde uygulanan alacaktır. Yargıtay uygulamasında katkı payı alacağı ise özellikle 01.01.2002 öncesindeki yasal mal ayrılığı döneminde edinilen mallar için kullanılır. 2002 öncesinde evlenmiş çiftlerde iki dönemin malları ayrı ayrı gösterilmelidir.

    Değer artış payı davası hangi mahkemede açılır?

    Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m.4). Yetki TMK m.214’e göre belirlenir: boşanma, evliliğin iptali veya mal ayrılığı hâlinde bu davalara bakan mahkeme, ölümde ölen eşin son yerleşim yeri mahkemesi, diğer hâllerde davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

    Eş öldüyse değer artış payı istenebilir mi?

    İstenebilir. Mal rejimi eşlerden birinin ölümüyle sona erer (TMK m.225/1) ve tasfiye sağ kalan eş ile ölen eşin mirasçıları arasında yapılır. Katılma alacağında kanun, her eşin veya mirasçılarının diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olduğunu açıkça belirtir (TMK m.236/1). Zamanaşımı bu durumda ölüm tarihinden itibaren işler.

    ⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

    Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

    Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Somut olayın kendine özgü koşulları farklı sonuçlar doğurabilir. Kesin bir değerlendirme için mutlaka bir aile hukuku avukatı ile görüşünüz. Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun biçimde hazırlanmıştır.

    Post by Av. Fatma Öztürk