Boşanmada Mal Paylaşımı: Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi
02 Haziran 2026

Boşanmada Mal Paylaşımı: Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi

1 Ocak 2002 sonrası evliliklerde yasal rejim edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m. 202); evlilik içinde edinilen malların artık değeri kural olarak yarı yarıya paylaşılır, ancak bu tapu devri değil para (katılma) alacağı biçiminde olur. Evlilik öncesi mallar, miras ve bağışlar kişisel mal sayılıp paylaşılmaz. Çalışmayan eş de pay alır; kusur kural olarak etkilemez. Bu rehberde boşanmada mal paylaşımını açıklıyoruz.

⚖️ İlgili Araç: Mal Paylaşımı Hesaplama Aracı ile katılma alacağınızı yaklaşık olarak hesaplayabilirsiniz.

Boşanmada mal paylaşımı haklarınızı mı öğrenmek istiyorsunuz?

Hangi malların paylaşıma gireceğini ve alacağınızı birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Boşanmada mallar nasıl paylaşılır?

Türk hukukunda 1 Ocak 2002’den sonraki evliliklerde yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m. 202); eşler farklı bir rejim seçmemişse bu rejim otomatik uygulanır. Bu rejimde evlilik süresince edinilen malların artık değeri kural olarak yarı yarıya paylaşılır. Ancak bu paylaşım tapu devri değil, para (katılma) alacağı biçiminde gerçekleşir. Evlilik öncesi mallar, miras ve bağışlar ise kişisel mal sayıldığından paylaşıma girmez.

Paylaşıma giren mallar: edinilmiş mal (TMK m. 219)

Edinilmiş mal, her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği değerlerdir. Buna şunlar dahildir: çalışmanın karşılığı kazançlar (maaş, ücret), serbest meslek ve ticari gelirler, sosyal güvenlik/yardım kurumlarının ödemeleri, kişisel malların gelirleri (örneğin miras kalan evin kira geliri) ve bu değerlerle alınan taşınmaz/taşınırlar. Evlilik içinde bu yollarla edinilen mallar, kimin üzerine kayıtlı olursa olsun tasfiyeye girer.

Paylaşılmayan mallar: kişisel mal (TMK m. 220)

Kişisel mallar paylaşıma girmez. Bunlar; evlilik öncesinde sahip olunan mallar, miras yoluyla edinilen mallar, karşılıksız kazanma (bağış) yoluyla edinilenler, manevi tazminat alacakları ve yalnızca bir eşin kişisel kullanımına özgü eşyalardır; kişisel malların yerine geçen değerler de kişisel mal sayılır. Önemli nokta: bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş bunu ispatlamalıdır. Aksi hâlde TMK m. 222 karinesi gereği o mal edinilmiş mal kabul edilir; bu nedenle banka dekontu, miras ilamı veya noter belgesi gibi kanıtlar önemlidir.

Tapu değil, para alacağı; çalışmayan eş de pay alır

Edinilmiş mallara katılma rejiminde, evlilik içinde edinilen bir mal kimin üzerine kayıtlı olursa olsun, diğer eş o malın artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir. Ancak bu hak tapunun bölünmesi değil, para (katılma) alacağıdır; diğer eş malın mülkiyetini değil, değerinin yarısına karşılık gelen parasal alacağı talep eder. Katılma alacağı yasadan doğduğu için, talep eden eşin gelirinin veya maddi katkısının olması gerekmez; çalışmayan bir eş (örneğin ev hanımı) de edinilen malların artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir.

Hangi tarih esas alınır, kusur etkiler mi?

Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erer (TMK m. 225/son); hesap bu tarihte “dondurulur” ve sonrasında edinilen mallar kural olarak tasfiyeye girmez. Malların değeri ise tasfiye (karar) tarihindeki rayiç değere göre belirlenir (TMK m. 235). Kusur bakımından ise kural, kusurun mal paylaşımını etkilememesidir; tek istisna TMK m. 236/2’dir: boşanma zina veya hayata kast nedeniyle gerçekleşmişse, hâkim kusurlu eşin artık değerdeki payını hakkaniyete göre azaltabilir veya kaldırabilir. Doğru hesaplama ve hak kaybının önlenmesi için bir aile hukuku avukatından destek almak yararlıdır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Hesap Nasıl Yapılır? Dört Adımda Artık Değer

Katılma alacağı tek bir işlemle bulunmaz. Tasfiye, her eşin malvarlığı için ayrı ayrı yapılan dört adımlı bir hesaptır.

  • 1. Edinilmiş malların toplamı belirlenir — evlilik süresince karşılığı verilerek elde edilen değerler.
  • 2. Eklenecek değerler ilave edilir (TMK m. 229) — mal kaçırmayı karşılayan kalem.
  • 3. Denkleştirme yapılır (TMK m. 230) — kişisel mal ile edinilmiş mal arasındaki karışma ayrıştırılır.
  • 4. Borçlar düşülür — geriye kalan tutar artık değerdir.

Sonuç: (Edinilmiş Mallar + Eklenecek Değerler + Denkleştirme) − Borçlar = Artık Değer

TMK m. 236/1 uyarınca her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur.

Alacaklar Takas Edilir

Aynı fıkranın son cümlesi uygulamada çok önemlidir: alacaklar takas edilir.

Yani iki ayrı ödeme yapılmaz. Her iki eşin artık değeri hesaplanır, her biri diğerinin yarısı üzerinde alacaklı olur ve bu alacaklar mahsup edilir. Sonuçta yalnızca fark ödenir.

Bu nedenle “karşı taraf da mal edindi” savunması bir itiraz değil, hesabın doğal parçasıdır ve kendi malvarlığınızı da dosyaya doğru yansıtmanız gerekir.

Denkleştirme: Karışan Malların Ayrıştırılması

Evlilik boyunca kişisel mal ile edinilmiş mal sıklıkla karışır. TMK m. 230 bu karışmayı çözer.

Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmişse, tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir. Kural nettir: her borç, ilişkin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar.

Tipik örnekler:

  • Miras kalan evin kredisi maaştan ödenmişse → edinilmiş mallar lehine denkleştirme
  • Evlilik içinde alınan aracın taksiti miras parasıyla ödenmişse → kişisel mallar lehine denkleştirme

Denkleştirme talebi kendiliğinden dikkate alınmaz; ileri sürülmeli ve ödeme belgeleriyle desteklenmelidir.

Eklenecek Değerler: Mal Kaçırmanın Karşılığı

TMK m. 229 uyarınca edinilmiş mallara şu değerler eklenir:

  • Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmaksızın, olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar
  • Bir eşin, diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler

Bu hâllerde malın devredildiği tarihteki değeri tespit edilerek hesaba katılır. Yani devir işlemi paylaşımdan kaçmayı sağlamaz.

İkinci bentte süre sınırı yoktur; belirleyici olan kasıttır. Kastın ispatında yakınlara düşük bedelle devir, devirle dava tarihi arasındaki yakınlık ve devir bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği gibi olgular kullanılır.

Değerleme: İki Ayrı Tarih

Hesabın en çok hata yapılan yönü budur.

Ne belirlenirHangi tarihe göre
Hangi mallar hesaba katılırMal rejiminin sona erdiği an — boşanmada dava tarihi
Hangi değerle katılırTasfiye anındaki değer — uygulamada karara en yakın tarih

Yani mal listesi dava tarihinde donar, fiyat güncel değerden hesaplanır. Dava açıldıktan sonra edinilen mallar tasfiyeye girmez; ancak dava uzadıkça listedeki malların değeri güncellenir.

İspat: Karineler Kimin Lehine?

TMK m. 222 üç kural koyar ve bunlar hesabın çerçevesini belirler:

  • Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispatla yükümlüdür.
  • Hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır.
  • Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.

Son karine talep eden eşin lehinedir: bir malın kişisel mal olduğunu ileri süren taraf bunu belgelemek zorundadır. Miras ilamı, bağış belgesi veya evlilik öncesi tapu kaydı sunulamazsa mal edinilmiş sayılır ve paylaşıma girer.

Rejim Seçilebilir mi? Mal Rejimi Sözleşmesi — TMK m.202-205

Edinilmiş mallara katılma, eşler aksini kararlaştırmadıkça uygulanan yasal rejimdir; ancak tek seçenek değildir. TMK m.203’e göre mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya sonra yapılabilir ve taraflar istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler. Yani eşler kanunda düzenlenmeyen özgün bir rejim icat edemez; seçim, kanunun saydığı rejimlerle sınırlıdır.

Sözleşme sıkı bir şekil şartına tâbidir. TMK m.205 uyarınca mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Buna ek olarak taraflar, evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler. Sözleşmenin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur. Şekil şartı geçerlilik şartıdır; noter huzurunda yapılmayan sözleşme geçersizdir. Ehliyet bakımından ise TMK m.204 aranır: sözleşme ancak ayırt etme gücüne sahip olanlarca yapılabilir, küçükler ve kısıtlılar yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadır.

Uygulamada en sık yapılan hata, sözleşmeyle geçmişe etkili rejim değişikliği yapılabileceğinin sanılmasıdır. Yargıtay, eşlerin edinilmiş mallara katılma dışındaki bir seçimlik rejimi evlenme tarihinden itibaren geçerli olacak biçimde seçemeyeceklerini, böyle bir belirlemenin yok hükmünde olduğunu ve kamu düzenine ilişkin bu sınırlamanın sözleşme serbestisine dayanılarak aşılamayacağını kabul etmektedir.

KonuKuralMadde
ZamanlamaEvlenmeden önce veya sonram.203
Seçim serbestisiYalnız kanunda yazılı sınırlar içindem.203
EhliyetAyırt etme gücü; küçük/kısıtlıda temsilci rızasım.204
ŞekilNoterde düzenleme veya onaylamam.205
Alternatif yolEvlenme başvurusunda yazılı bildirimm.205
Geçmişe etkiMümkün değil; belirleme yok hükmündeYargıtay uygulaması

Şekil şartının ayrıntısı için mal rejimi sözleşmesinin şekil şartı ve geçerliliği yazımıza bakabilirsiniz.

Eş Sözleşmeye Yanaşmıyorsa: Olağanüstü Mal Rejimi — TMK m.206-209

Rejim değişikliği her zaman anlaşmayla olmaz. Kanun, bir eşin diğerinin malvarlığını tehlikeye düşürmesi gibi hâllerde tek taraflı bir çıkış yolu tanır. TMK m.206’ya göre haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir. Kanundaki sebepler örnekleme yoluyla sayılmıştır; borca batıklık, menfaatlerin tehlikeye düşürülmesi veya bilgi vermekten kaçınma gibi hâller somut olayın özelliğine göre değerlendirilir.

Bu yolun teknik ayrıntıları da önemlidir. Yetkili mahkeme, TMK m.207 uyarınca eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Dönüşüm kalıcı da değildir: TMK m.208 uyarınca eşler her zaman yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki veya başka bir rejimi kabul edebilir; olağanüstü rejime geçişe yol açan sebep ortadan kalkarsa, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim eski rejime dönülmesine karar verebilir. TMK m.209 ise özel bir hâl düzenler: mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birinin iflası hâlinde ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür.

DurumSonuçMadde
Haklı sebep + bir eşin istemiHâkim mal ayrılığına dönüştürebilirm.206
Yetkili mahkemeEşlerden herhangi birinin yerleşim yerim.207
Sebep ortadan kalkarsaİstem üzerine eski rejime dönüşm.208
Mal ortaklığında iflasKendiliğinden mal ayrılığım.209

Bu dava, boşanma davası açmadan da işletilebilir ve malvarlığının erimesini durdurmak bakımından koruyucu bir işlev görür. Mal ayrılığına geçildiğinde paylaşımın tümüyle biteceği sanılmamalıdır; ayrıntı için mal ayrılığı rejimi seçimi yazımızı inceleyebilirsiniz.

Katılma Alacağının Yanındaki Talepler ve Ölüm Hâlindeki Özel Hak

Tasfiyede tek kalem katılma alacağı değildir. Kanun, aynı dosyada ileri sürülebilecek başka talepler de tanır ve bunlar ayrı hesaplanır.

Bunlardan ilki değer artış payıdır (TMK m.227): bir eşin, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması hâlinde doğar. Katılma alacağından bağımsız bir taleptir; dilekçede ayrıca istenmezse hükme bağlanmaz.

İkincisi faiz ve güvence rejimidir. TMK m.239 uyarınca aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebilir.

Üçüncüsü ise sıkça yanlış anlaşılan TMK m.240’tır. Bu madde boşanma için değil, ölüm hâli için düzenlenmiştir: sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde, katılma alacağına mahsup edilmek ve yetmezse bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır. Sağ kalan eş aynı koşullar altında ev eşyası üzerinde mülkiyet hakkı tanınmasını da isteyebilir.

TalepNe zaman doğarMadde
Katılma alacağıArtık değer üzerinden, rejimin tasfiyesindem.231, m.236
Değer artış payıDiğer eşin malına karşılıksız katkıdam.227
FaizTasfiyenin sona ermesinden itibarenm.239
GüvenceDurum ve koşullar gerektiriyorsam.239
Konutta intifa/oturma, ev eşyasında mülkiyetYalnız ölüm hâlinde, sağ kalan eşem.240

Boşanma hâlinde aile konutu bakımından işleyen hüküm m.240 değil, TMK m.194’teki şerh ve rıza rejimidir. Değer artış payı hesabı için TMK m.227 değer artış payı yazımıza, aile konutu koruması için TMK m.194 aile konutu şerhi değerlendirme aracımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Katılma alacağı nasıl hesaplanır?

Her eşin malvarlığı için ayrı hesap yapılır: edinilmiş malların toplamına eklenecek değerler ve denkleştirme ilave edilip borçlar düşülür; kalan tutar artık değerdir. TMK m. 236/1 uyarınca her eş, diğerine ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur.

İki taraf da mal edindiyse ne olur?

TMK m. 236/1 uyarınca alacaklar takas edilir. Her iki eşin artık değeri hesaplanır, her biri diğerinin yarısı üzerinde alacaklı olur ve bu alacaklar mahsup edilerek yalnızca fark ödenir.

Denkleştirme nedir?

TMK m. 230 uyarınca bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmişse tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir. Her borç, ilişkin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar. Talep kendiliğinden dikkate alınmaz, ileri sürülmelidir.

Eşim malları devrettiyse hesaba katılır mı?

Katılır. TMK m. 229 uyarınca mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmaksızın olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler edinilmiş mallara eklenir; değer, devir tarihine göre hesaplanır.

Malların değeri hangi tarihe göre belirlenir?

İki ayrı tarih kullanılır: hangi malların hesaba katılacağı mal rejiminin sona erdiği an yani boşanma dava tarihi itibarıyla, bu malların değeri ise tasfiye anına göre belirlenir. Mal listesi dava tarihinde donar, fiyat güncel değerden hesaplanır.

İspat yükü kimdedir?

TMK m. 222 uyarınca belirli bir malın bir eşe ait olduğunu iddia eden ispatla yükümlüdür; ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır. Ayrıca bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edildiğinden, kişisel mal iddiasında bulunan taraf bunu belgelemek zorundadır.

Aldatan eş de pay alır mı?

Kural olarak alır; katılma alacağı kusura değil rejime dayanır. Tek istisna TMK m. 236/2 olup zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim kusurlu eşin pay oranını azaltabilir veya kaldırabilir. Bunun için boşanmanın gerçekten bu sebeplere dayanılarak verilmiş olması gerekir; genel sebeple verilen boşanmada hüküm uygulanmaz.

Mal paylaşımı davasında zamanaşımı ne kadar?

Katılma ve katkı payı alacakları on yıllık zamanaşımına tabidir ve süre boşanmanın kesinleşmesinden başlar; evlilik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemez. Üçüncü kişilere karşı açılacak davada ise süre, hakların zedelendiğinin öğrenilmesinden bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden beş yıldır.

Kusur kural olarak etkilemez — tek istisnası dar

Katılma alacağı kusura değil rejime dayanır. Aldatan eş de kural olarak payını alır.

Tek istisna TMK m. 236/2’dir: zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.

Hükmün açık lafzı uyarınca pay oranı yalnızca kusurlu eş aleyhine azaltılabilir; mağdur eşin artık değeri azaltılamaz.

Kritik sınır: Bu hükmün uygulanabilmesi için boşanmanın gerçekten zina veya hayata kast sebebine dayanılarak verilmiş olması gerekir. Bir bölge adliye mahkemesi kararında; katılma alacağı davasında TMK m. 236/2 ile payın azaltılması talebi, boşanmanın TMK m. 166 uyarınca verildiği ve zinaya dayalı TMK m. 161 hükmü bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ve katılma alacağı aynen korunmuştur.

Yani boşanma genel sebeple verilmişse, “aldattı” demek payı azaltmaya yetmez.

Öğretide bu düzenleme eleştirilmektedir: artık değerdeki pay oranı doğrudan mal rejimiyle ilgili ekonomik bir kavram olup, zina ve hayata kastın burada değişikliğe yol açmasının isabetli olmadığı; hâkimin bu yetkiyi kullanırken çekingen davranmasının yararlı olacağı belirtilmektedir.

Dava, Süre ve Sıralama

  • Bekletici mesele: Tasfiye davası boşanmayla birlikte açılabilir ancak boşanma kesinleşmeden karara bağlanamaz.
  • Zamanaşımı: Katılma ve katkı payı alacakları on yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre, boşanmanın fer’îlerine ilişkin bir yıllık süreden farklıdır.
  • Evlilik süresince işlemez: Eşler arasındaki alacaklarda zamanaşımı evlilik devam ettiği sürece işlemez; süre boşanmanın kesinleşmesinden başlar.
  • Harç: Talep edilen alacak miktarı üzerinden nispi harç yatırılır.

Üçüncü Kişilere Karşı Dava

Borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa yol kapanmaz. Alacaklı eş veya mirasçıları, tasfiyede hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları, bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir.

Bu davada süreler farklıdır ve kısadır: hakların zedelendiğinin öğrenildiği tarihten bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıl.

Süreci Doğru Yönetmek

  • Dava tarihini geciktirmeyin. Mal rejimi dava tarihinde sona erer; gecikilen her ay, o dönemde edinilen malları paylaşım dışına çıkarır.
  • Müzekkereleri erken isteyin. Tapu, trafik tescil, banka, SGK, vergi ve ticaret sicili kayıtları başlangıçta toplu olarak sorgulanmalıdır.
  • Kendi malvarlığınızı da hazırlayın. Alacaklar takas edildiğinden hesap iki yönlüdür.
  • Denkleştirme talebini yazın. Kendiliğinden dikkate alınmaz.
  • Devirleri sorgulayın. Son bir yıldaki karşılıksız kazandırmalar ve kasıtlı devirler eklenecek değerlerdendir.
  • Mal kaçırma riski varsa tedbir isteyin. Tasarruf yetkisinin sınırlanması ve aile konutu şerhi zamanında işletilmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Tek adımda hesap beklemek: Artık değer; eklenecek değerler, denkleştirme ve borçlar hesaba katılarak bulunur.
  • Takası göz ardı etmek: Alacaklar takas edilir; yalnızca fark ödenir.
  • Denkleştirmeyi talep etmemek: Kişisel ve edinilmiş mal arasındaki ödemeler ileri sürülmedikçe dikkate alınmaz.
  • İki tarihi karıştırmak: Mal listesi dava tarihinde belirlenir, değer tasfiye anına göre hesaplanır.
  • Kusura güvenmek: TMK m. 236/2 yalnızca zina veya hayata kast sebebine dayalı boşanmada uygulanır; genel sebeple verilen boşanmada uygulanmaz.
  • Üçüncü kişiye karşı süreyi kaçırmak: Öğrenmeden bir yıl, her hâlde beş yıllık hak düşürücü süre işler.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanmada mallar nasıl paylaşılır?

Türk hukukunda 1 Ocak 2002’den sonraki evliliklerde yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m. 202). Eşler farklı bir rejim seçmemişse bu rejim otomatik uygulanır. Bu rejimde evlilik süresince edinilen malların artık değeri kural olarak yarı yarıya paylaşılır; ancak bu paylaşım tapu devri değil, para (katılma) alacağı biçiminde gerçekleşir. Evlilik öncesi mallar, miras ve bağışlar ise kişisel mal sayıldığından paylaşıma girmez.

Hangi mallar paylaşıma girer (edinilmiş mal)?

Edinilmiş mal, her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği değerlerdir (TMK m. 219). Buna; çalışmanın karşılığı olan kazançlar (maaş, ücret), serbest meslek ve ticari gelirler, sosyal güvenlik/yardım kurumlarının ödemeleri, kişisel malların gelirleri (örneğin miras kalan evin kira geliri) ve bu değerlerle alınan taşınmaz/taşınırlar dahildir. Evlilik içinde bu yollarla edinilen mallar, kimin üzerine kayıtlı olursa olsun tasfiyeye (paylaşıma) girer.

Hangi mallar paylaşılmaz (kişisel mal)?

Kişisel mallar paylaşıma girmez (TMK m. 220). Bunlar; evlilik öncesinde sahip olunan mallar, miras yoluyla edinilen mallar, karşılıksız kazanma (bağış) yoluyla edinilen mallar, manevi tazminat alacakları ve yalnızca bir eşin kişisel kullanımına özgü eşyalardır. Ayrıca kişisel malların yerine geçen değerler de kişisel mal sayılır. Önemli bir nokta: bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş bunu ispatlamalıdır; aksi hâlde TMK m. 222 gereği o mal edinilmiş mal kabul edilir.

Tapu kimin üzerineyse mal ona mı ait olur?

Hayır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde, evlilik içinde edinilen bir mal kimin üzerine kayıtlı olursa olsun, diğer eş o malın artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir. Ancak bu hak, tapunun otomatik olarak yarı yarıya bölünmesi anlamına gelmez; katılma alacağı bir para (şahsi) alacağıdır. Yani diğer eş, malın mülkiyetini değil, değerinin yarısına karşılık gelen parasal alacağı talep eder. Tapu, aksi kararlaştırılmadıkça kayıtlı olduğu eşte kalır.

Çalışmayan eş (örneğin ev hanımı) mal paylaşımından pay alır mı?

Evet. Katılma alacağı yasadan kaynaklanan bir haktır; bu hakkı talep eden eşin gelirinin olması ya da mal varlığının edinilmesine maddi katkıda bulunmuş olması gerekmez. Çalışmayan bir eş de, evlilik süresince edinilen malların artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir. Ev içi emek ve aileye sağlanan katkı da bu hakkın temelini oluşturur. Bu nedenle ‘ben çalışmadım, hak iddia edemem’ düşüncesi hatalıdır.

Mal paylaşımında hangi tarih esas alınır?

Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erer (TMK m. 225/son); yani hesap, dava tarihinde ‘dondurulur’ ve bu tarihten sonra edinilen mallar kural olarak tasfiyeye girmez. Ancak malların değeri, tasfiye (karar) tarihindeki sürüm/rayiç değere göre belirlenir (TMK m. 235). Yani hangi malların paylaşıma gireceği dava tarihine, bu malların TL değerinin ne olacağı ise karara en yakın tarihe göre saptanır. Bu ayrım, özellikle taşınmazların değer artışında önem taşır.

Boşanmadaki kusur mal paylaşımını etkiler mi?

Kural olarak hayır; katılma alacağı kusura bakılmaksızın hesaplanır. Tek istisna TMK m. 236/2’dir: boşanma zina veya hayata kast nedeniyle gerçekleşmişse, hâkim kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete göre azaltabilir veya tamamen kaldırabilir. Bu istisna yalnızca bu iki özel boşanma sebebine özgüdür ve tasfiye aşamasında uygulanır. Bunun dışında, şiddetli geçimsizlik gibi genel sebeplerle boşanmada kusur, mal paylaşımını etkilemez.

Boşanmada mal paylaşımı için yanınızdayız

Mal paylaşımı ve katılma alacağınız için uzman bir avukatla görüşün. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk