Katkı Payı Alacağı ile Katılma Alacağı Arasındaki Fark Nedir?
27 Haziran 2026

Katkı Payı Alacağı ile Katılma Alacağı Arasındaki Fark Nedir?

Katkı payı alacağı, 1 Ocak 2002 öncesi mal ayrılığı rejimine ilişkindir ve katkının ispatını gerektirir; katılma alacağı ise 2002 sonrası edinilmiş mallara katılma rejiminde artık değerin yarısı üzerindeki haktır ve katkı ispatı aranmaz. Değer artış payı (TMK m. 227) ise bunlardan ayrı bir kalemdir. Her iki alacakta zamanaşımı 10 yıldır. Bu rehberde bu kavramların farkını açıklıyoruz.

⚖️ İlgili Araç: Mal Paylaşımı Hesaplama Aracı ile katılma alacağınızı yaklaşık olarak hesaplayabilirsiniz.

Katkı payı mı, katılma alacağı mı talep edeceğinizi mi merak ediyorsunuz?

Evlilik tarihinize göre doğru alacak türünü birlikte belirleyelim. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Temel fark: dönem ve mal rejimi

Katkı payı alacağı ile katılma alacağı arasındaki temel fark, hangi mal rejiminin ve dönemin geçerli olduğudur. Katkı payı alacağı, 1 Ocak 2002 öncesinde geçerli olan mal ayrılığı rejimine ilişkindir; bir eşin, diğerinin edindiği mala yaptığı maddi katkının karşılığını talep etmesidir ve katkının ispatı gerekir. Katılma alacağı ise 2002 sonrası yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimine ilişkindir; eşin, diğerinin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerindeki hakkıdır ve bu hak için katkı ispatı aranmaz.

Katkı payı alacağı (2002 öncesi)

Katkı payı alacağı, 1 Ocak 2002’den önce geçerli olan mal ayrılığı rejimi döneminde edinilen mallar bakımından gündeme gelir. O dönemde mallar, kimin adına kayıtlıysa ona ait kabul edilir. Ancak diğer eş, o malın edinilmesine para, emek veya benzeri biçimde maddi katkı yaptığını ispatlarsa, katkısı oranında katkı payı alacağı talep edebilir. Burada belirleyici olan, katkının somut delillerle (banka kaydı, tanık vb.) ortaya konmasıdır.

Katılma alacağı (2002 sonrası)

Katılma alacağı, 1 Ocak 2002 sonrası yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejiminde doğar. Bu rejimde eşler, evlilik süresince edinilen malların artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m. 236). Katkı payından farklı olarak, bu hak için talep eden eşin mala katkıda bulunmuş olması veya gelirinin olması gerekmez; hak doğrudan yasadan kaynaklanır. Bu nedenle çalışmayan veya doğrudan maddi katkı yapmamış bir eş de katılma alacağına hak kazanabilir.

2002 öncesi evlilikte iki dönemli tasfiye

1 Ocak 2002 öncesinde evlenenler için iki dönemli bir tasfiye yapılır. 2002 öncesi dönemde eski mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan, bu dönemde edinilen mallar kimin adına kayıtlıysa ona aittir; diğer eşin katkısı varsa katkı payı alacağı tartışılır. 2002 sonrası dönemde ise edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır ve bu dönemde edinilen mallar tasfiyeye girer. Bilirkişi, her iki dönemi ayrı ayrı hesaplar; bu nedenle uzun evliliklerde hesap teknik bilgi gerektirir.

Değer artış payı, ispat ve zamanaşımı

Değer artış payı ayrı bir kalemdir (TMK m. 227): bir eşin diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına uygun karşılık almaksızın esaslı katkıda bulunması hâlinde, o malda oluşan değer artışından katkısı oranında pay alır. Katkı payı ve değer artış payında katkının ispatı iddia eden eştedir; katılma alacağında ise yasadan doğduğu için katkı ispatı gerekmez (TMK m. 222 karinesi). Zamanaşımı bakımından, Yargıtay uygulamasına göre her iki alacak da 10 yıllık süreye tabidir (TBK m. 146) ve süre kural olarak boşanmanın kesinleşmesinden başlar. Doğru alacak türünün belirlenmesi için bir aile hukuku avukatından destek almak yararlıdır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Üç Alacak Türü Tek Tabloda

Mal rejimi tasfiyesinde üç ayrı alacak türü vardır. Dilekçede yanlış türün seçilmesi, talebin reddine yol açar.

ÖlçütKatkı payı alacağıKatılma alacağıDeğer artış payı
Dönem01.01.2002 öncesi01.01.2002 sonrası2002 sonrası
RejimMal ayrılığıEdinilmiş mallara katılmaEdinilmiş mallara katılma
ArananSomut katkının ispatıKatkı ispatı gerekmez — malın edinilmiş mal olması yeterlidirDiğer eşin kişisel malına katkıda bulunulması
OranKatkı oranındaArtık değerin kural olarak yarısıKatkı oranında + değer artışından pay

Üçüncü satır, farkın kalbidir. Katkı payında, o malın edinilmesine fiilen katkıda bulunulduğu ispatlanmak zorundadır — para transferi, ödeme dekontu, gelir belgesi. Katılma alacağında ise böyle bir ispat aranmaz; malın edinilmiş mal niteliğinde olduğunun gösterilmesi yeterlidir. Bu nedenle 2002 sonrası dönem, talep eden eş bakımından belirgin biçimde daha elverişlidir.

2002 Öncesi Evliliklerde İki Dönemli Tasfiye

Evlilik 2002’den önce kurulmuş ve eşler farklı bir rejim seçmemişse, tasfiye iki döneme bölünerek yapılır. Bu, uygulamada en çok hata yapılan konudur.

  1. Birinci dönem — evlilik tarihinden 01.01.2002’ye kadar. Mal ayrılığı rejimi uygulanır; bu dönemde edinilen mallar bakımından yalnızca katkı payı talep edilebilir ve katkının ispatı gerekir.
  2. İkinci dönem — 01.01.2002’den mal rejiminin sona ermesine kadar. Edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır; bu dönemde edinilen mallar bakımından katılma alacağı doğar.

Bir mal, birinci dönemde edinilmiş ancak ödemeleri ikinci döneme sarkmışsa — örneğin kredili alınan bir konut — her iki dönem için ayrı hesap yapılır. Bu nedenle dilekçede malın edinim tarihi ve ödemelerin hangi dönemde yapıldığı ayrı ayrı gösterilmelidir.

İspat Araçları ve Sık Yapılan Hatalar

Tasfiye davaları belge davasıdır. Toplanması gereken kayıtlar:

BelgeNeyi gösterir?
Tapu kayıtları ve akit tablolarıEdinim tarihi, bedeli ve edinme sebebi
Kredi sözleşmesi ve ödeme planıÖdemelerin hangi dönemde ve kimin hesabından yapıldığı
Banka hesap hareketleriPara akışı; katkı payında en güçlü delildir
SGK ve gelir kayıtlarıKatkı sağlayacak gelirin varlığı
Miras ve bağış belgeleriMalın kişisel mal olduğunu gösterir — karşı taraf için kritik

En sık yapılan üç hata: (1) Evlilik 2002 öncesi olduğu hâlde tek dönemli hesap yapılması. (2) Malın kişisel mal olup olmadığının araştırılmaması — miras yoluyla veya karşılıksız kazanma ile edinilen mallar kişisel maldır ve katılma alacağına konu olmaz; bu mallar bakımından ancak değer artış payı istenebilir. (3) Tasfiye talebinin, boşanma davasıyla karıştırılarak aynı dilekçede gerekçesiz biçimde ileri sürülmesi.

Süre bakımından da ayrım vardır: mal rejiminin tasfiyesinden doğan talepler, boşanmaya bağlı taleplere ilişkin bir yıllık süreye tabi değildir; bu talepler kendi zamanaşımı rejimine göre değerlendirilir. Bu nedenle boşanma kesinleştikten sonra nafaka ve tazminat süresi kaçırılmış olsa dahi, tasfiye talebi ayrıca değerlendirilmelidir.

Uygulamada dava, boşanma davasından ayrı açılır ve çoğu zaman boşanmanın kesinleşmesi beklenir. Ancak delillerin toplanması zaman aldığından, tapu ve banka kayıtlarının boşanma süreci devam ederken temin edilmesi yerinde olur — hesapların kapatılması veya taşınmazın devri hâlinde bu kayıtlara ulaşmak zorlaşır.

Ziynetin bir taşınmaz alımında kullanıldığı hâllerde katkı payı talebinin nasıl kurulacağı için ziynet iadesi rehberimize, aile konutunun rıza olmadan devredilmesi hâlinde açılacak dava için aile konutu şerhi rehberimize bakabilirsiniz.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Katkı payı alacağı ile katılma alacağı arasındaki fark nedir?

Temel fark, hangi mal rejiminin ve hangi dönemin geçerli olduğudur. Katkı payı alacağı, 1 Ocak 2002 öncesinde geçerli olan mal ayrılığı rejimine ilişkindir; bir eşin, diğerinin edindiği mala yaptığı maddi katkının karşılığını talep etmesidir ve katkının ispatı gerekir. Katılma alacağı ise 2002 sonrası yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimine ilişkindir; eşin, diğerinin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerindeki hakkıdır ve bu hak için katkı ispatı aranmaz.

Katkı payı alacağı hangi durumda talep edilir?

Katkı payı alacağı, 1 Ocak 2002’den önce geçerli olan mal ayrılığı rejimi döneminde edinilen mallar bakımından gündeme gelir. O dönemde mallar, kimin adına kayıtlıysa ona ait kabul edilir. Ancak diğer eş, o malın edinilmesine para, emek veya benzeri biçimde maddi katkı yaptığını ispatlarsa, katkısı oranında katkı payı alacağı talep edebilir. Burada belirleyici olan, katkının varlığının somut delillerle (banka kaydı, tanık vb.) ortaya konmasıdır.

Katılma alacağı hangi durumda doğar?

Katılma alacağı, 1 Ocak 2002 sonrası yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejiminde doğar. Bu rejimde eşler, evlilik süresince edinilen malların artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m. 236). Katkı payından farklı olarak, bu hak için talep eden eşin mala katkıda bulunmuş olması veya gelirinin olması gerekmez; hak doğrudan yasadan kaynaklanır. Bu nedenle çalışmayan veya doğrudan maddi katkı yapmamış bir eş de katılma alacağına hak kazanabilir.

2002 öncesi evlilikte mal paylaşımı nasıl hesaplanır?

1 Ocak 2002 öncesinde evlenenler için iki dönemli bir tasfiye yapılır. 2002 öncesi dönemde eski mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan, bu dönemde edinilen mallar kimin adına kayıtlıysa ona aittir; diğer eşin katkısı varsa katkı payı alacağı tartışılır. 2002 sonrası dönemde ise edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır ve bu dönemde edinilen mallar tasfiyeye girer. Bilirkişi, her iki dönemi ayrı ayrı hesaplar; bu nedenle uzun evliliklerde hesap teknik bilgi gerektirir.

Değer artış payı, bu iki alacaktan farklı mıdır?

Evet, değer artış payı ayrı bir alacak kalemidir (TMK m. 227). Değer artış payı, bir eşin diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun karşılık almaksızın esaslı katkıda bulunması hâlinde doğar; katkıda bulunan eş, o malda oluşan değer artışından katkısı oranında pay alır. Örneğin bir eşin mirastan kalan parasını diğerinin işyeri açması için kullanması bu kapsamdadır. Katılma alacağıyla birlikte, tasfiye davasında ayrıca talep edilebilir.

Katkının ispatı kimin üzerindedir?

Katkı payı alacağı ve değer artış payı bakımından, katkının varlığını ve miktarını ispat yükü, bunu iddia eden eşin üzerindedir; banka kayıtları, dekontlar, tanık beyanları gibi delillerle katkı ortaya konmalıdır. Buna karşılık katılma alacağı yasadan doğduğu için, talep eden eşin katkı ispatı yapmasına gerek yoktur; yalnızca malın edinilmiş mal niteliğinde ve mal rejimi süresince edinilmiş olması yeterlidir. TMK m. 222 karinesi gereği, aksi ispat edilmedikçe mallar edinilmiş mal sayılır.

Katkı payı ve katılma alacağında zamanaşımı süresi nedir?

Yargıtay uygulamasına göre hem katkı payı alacağı hem de katılma alacağı bakımından zamanaşımı süresi 10 yıldır (Türk Borçlar Kanunu m. 146). Bu süre, kural olarak boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlar. Yargıtay, mal rejimi tasfiyesinden kaynaklanan bu alacaklarda TMK m. 178’deki 1 yıllık sürenin değil, 10 yıllık genel zamanaşımının uygulanacağını kabul etmektedir. Bu nedenle süreyi kaçırmamak için boşanma kesinleştikten sonra gecikmeden dava açmak önemlidir.

Katkı payı ve katılma alacağı konusunda yanınızdayız

Doğru alacak türü ve talebiniz için bir avukatla görüşün. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk