Boşanma sonrası yoksulluk nafakası alan tarafın yeniden evlenmesi, nafakanın akıbetini doğrudan etkiler. Ayrıca resmî nikâh olmadan başka biriyle evliymiş gibi yaşama durumu da nafakayı sona erdirebilir. Bu yazıda TMK 176 çerçevesinde nafakanın sona erme hallerini açıklıyoruz.
Nafaka konusunda hakkınızı doğru hesaplatın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Yeniden Evlenme Halinde Nafaka
Türk Medeni Kanunu’nun 176/3. maddesine göre, yoksulluk nafakası alan tarafın yeniden evlenmesi durumunda nafaka kendiliğinden (mahkeme kararına gerek olmaksızın) sona erer. Yeni evlilik, nafaka alan eşin geçiminin yeni eş tarafından sağlanacağı varsayımına dayanır. Bu durumda nafaka yükümlüsü, ödemeyi durdurabilir; ancak ispat ve resmiyet açısından mahkemeden nafakanın kaldırıldığının tespitini istemek güvenli bir yoldur.
Evlenmeden Birlikte Yaşama (Fiili Evlilik)
Nafaka alan taraf resmî olarak evlenmese bile, başka biriyle evliymiş gibi (fiili birliktelik içinde) yaşıyorsa, TMK 176/3 uyarınca nafakanın kaldırılması talep edilebilir. Bu durumda nafaka kendiliğinden sona ermez; nafaka yükümlüsünün dava açarak bu fiili durumu ispatlaması gerekir. Mahkeme, fiili birlikteliğin varlığını tespit ederse nafakayı kaldırır.
Ölüm Halinde Nafaka
Yoksulluk nafakası alan veya ödeyen taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar (TMK 176/3). İleriye dönük nafaka, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir yükümlülük olduğundan mirasçılara geçmez. Buna karşılık ölüm tarihinden önce doğmuş ve ödenmemiş taksitler doğmuş bir para borcu niteliğindedir; terekeye dahil olur ve mirası kabul eden mirasçılardan talep edilebilir.
Yoksulluğun Ortadan Kalkması
Nafaka alan tarafın yoksulluğunun ortadan kalkması hâlinde nafakanın kaldırılması istenebilir; bunun dayanağı TMK 176/3’tür. Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması ya da azaltılması ise TMK 176/4’e dayanır. Her iki hâlde de değişen koşulların ispatı gerekir.
Kendiliğinden kalkma: hangi hâller, hangi an?
TMK 176’nın üçüncü fıkrası, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanın alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkacağını düzenler. “Kendiliğinden” ifadesi teknik bir anlam taşır: nafaka, bu olayın gerçekleştiği anda hukuken sona ermiştir. Mahkeme kararı kurucu değil, olsa olsa açıklayıcıdır.
Yeniden evlenme
Burada aranan resmî nikâhtır. Nüfus kayıtlarından tespit edilebilen, tarihi belli bir olaydır. Nafaka, evlenme tarihi itibarıyla sona erer.
Ölüm
Taraflardan hangisinin öldüğü fark etmez; alacaklının da borçlunun da ölümü nafakayı sona erdirir. Nafaka kişiye sıkı sıkıya bağlı bir yükümlülük olduğundan, ileriye dönük olarak mirasçılara geçmez.
Peki neden yine de mahkemeye gidilir?
Çünkü icra dosyası kendiliğinden kapanmaz. Nafaka alacaklısı ya da vekili takibi sürdürüyorsa, borçlunun elinde “nafakanın sona erdiğini” gösteren bir belge bulunması gerekir. Bu nedenle uygulamada, kendiliğinden sona erme hâllerinde dahi nafakanın kaldırıldığının tespiti için dava açılması ya da icra dosyasına nüfus kaydının sunularak itiraz edilmesi tercih edilir. Ödemeyi kesmeden önce bu adımı atmak, tazyik hapsi riskini bertaraf eder.
Mahkeme kararı gerektiren hâller ve fıkra ayrımı
Aynı fıkranın devamı, üç sebebi ayrı bir rejime tabi tutar: alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi. Bunlarda nafaka kendiliğinden kalkmaz; mahkeme kararıyla kaldırılır ve ispat yükü nafaka borçlusundadır.
Sık yapılan bir dayanak hatası
Yoksulluğun ortadan kalkması sebebiyle kaldırma talebinin dayanağı TMK 176’nın üçüncü fıkrasıdır, dördüncü fıkrası değil. Dördüncü fıkra bambaşka bir konuyu düzenler: tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılması. Dilekçede yanlış fıkraya dayanmak, talebin kaldırma mı azaltma mı olduğu tartışmasını doğurur.
Fiili birlikteliğin ölçütü
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 29.02.2016 tarihli, 2015/17419 E. ve 2016/2787 K. sayılı kararında; kolluk marifetiyle yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında davalının başka bir kişiyle yaşadığı ve geçimini o kişinin sağladığı tespit edilmiş, nüfus kaydında davalının çocuğunun o şahıs tarafından tanındığı görülmüş ve evlilik dışı birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiği kabul edilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2020/1980 E. ve 2020/3397 K. sayılı kararı ise bu olgunun şüpheye mahal vermeyecek şekilde ortaya konulması gerektiğini vurgular.
Yoksulluğun kalkması
Düzenli ve yeterli gelire kavuşma bu kapsamdadır. Ancak asgari ücret düzeyinde gelir elde etmek tek başına kural olarak kaldırma için yeterli sayılmaz; daha çok azaltma sebebi olarak değerlendirilir.
Ölüm hâlinde birikmiş borçlar ne olur?
Burada iki kalemi ayırmak gerekir.
- İleriye dönük nafaka. Sona erer. Nafaka yükümlülüğü kişiye sıkı sıkıya bağlıdır; ölümden sonraki aylar için mirasçılardan nafaka istenemez.
- Ölümden önce doğmuş ve ödenmemiş taksitler. Bunlar artık nafaka yükümlülüğü değil, doğmuş bir para borcudur ve terekeye dahil olur. Mirası kabul eden mirasçılardan talep edilebilir. Mirasçılar reddi miras yoluna gitmişse veya tereke borca batıksa sonuç değişir.
Aynı mantık ters yönde de işler: nafaka alacaklısı ölmüşse, ölüm tarihine kadar birikmiş alacaklar onun mirasçılarına geçer; ölümden sonraki dönem için nafaka doğmaz.
Boşanma davası sürerken ölüm
Bu, ayrı bir konudur ve TMK 181 kapsamında değerlendirilir. Devam eden bir boşanma davasında eşlerden birinin ölmesi hâlinde dava konusuz kalır; ancak mirasçıların davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde, kusurlu eş mirasçı olamaz. Bu, yoksulluk nafakasının sona ermesinden bağımsız bir sonuçtur.
Uygulama notları ve güncel rejim
Nafakayı tek taraflı kesmenin bedeli
Kendiliğinden sona erme hâlleri dışında ödemeyi durdurmak, birikmiş nafaka alacağı doğurur. Nafaka borcunun ödenmemesi İİK 344 uyarınca şikâyet üzerine tazyik hapsi yaptırımına bağlanmıştır. “AYM kararı çıktı, artık ödemiyorum” yaklaşımı hukuken dayanaksızdır ve doğrudan bu riski doğurur.
Terditli dava kurmak
Kaldırma davasının terditli açılması tavsiye edilir: öncelikle nafakanın kaldırılması, mahkeme bu kanaatte değilse azaltılması. Böylece kaldırma koşulları tam oluşmamış sayılsa bile dava tümüyle reddedilmez.
Süresiz nafaka rejiminde neredeyiz?
Anayasa Mahkemesi, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin itiraz başvurusu üzerine 4 Haziran 2026 tarihinde TMK 175. maddesinin birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresini oy çokluğuyla iptal etmiştir. İptal hükmünün yürürlüğü, gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 9 ay ertelenmiştir.
Doğru okuma şudur: iptal edilen, yoksulluk nafakası hakkı değil, bu hakkın süre sınırı olmaksızın kullanılabilmesine imkân tanıyan ibaredir. Yoksulluğa düşen tarafın nafaka talep etme hakkı ile TMK 176’daki sona erme, artırma ve azaltma rejimi yürürlüktedir. 10 Ağustos 2026 itibarıyla gerekçeli karar henüz Resmî Gazete’de yayımlanmamış olup mevcut düzenleme uygulanmaktadır. Nafaka reformu, 12. Yargı Paketi’nden (7589 sayılı Kanun, RG 31.07.2026) çıkarılarak ayrı bir düzenlemeye bırakılmıştır.
Mevcut nafaka kararları bu iptal nedeniyle kendiliğinden sona ermez. Çocuk için ödenen iştirak nafakası da karardan etkilenmemektedir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yeniden evlenince yoksulluk nafakası kendiliğinden kesilir mi?
Evet. TMK 176/3’e göre alacaklı tarafın yeniden evlenmesi hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar; mahkeme kararına gerek yoktur. Yine de icra dosyası kendiliğinden kapanmadığından, nüfus kaydını sunarak durumu belgelemek gerekir.
Resmî nikâh yok ama birlikte yaşıyor, nafaka kalkar mı?
Kendiliğinden kalkmaz. Evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama hâlinde nafaka ancak mahkeme kararıyla kaldırılır. Nafaka borçlusunun dava açıp bu olguyu süreklilik, ekonomik birliktelik ve aleniyet unsurlarıyla ispatlaması gerekir.
Nafaka ödeyen kişi ölürse borç mirasçılara geçer mi?
İleriye dönük nafaka geçmez; yükümlülük kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğundan ölümle sona erer. Ancak ölümden önce doğmuş ve ödenmemiş taksitler artık doğmuş bir para borcudur ve terekeye dahil olarak mirasçılardan istenebilir.
Yoksulluğun kalkması hangi fıkraya dayanır?
Kaldırma talebinin dayanağı TMK 176/3’tür. Dördüncü fıkra ise ayrı bir konuyu, tarafların mali durumlarının değişmesi hâlinde iradın artırılması veya azaltılmasını düzenler. Dilekçede doğru fıkraya dayanmak talebin niteliği bakımından önemlidir.
Eski eşim asgari ücretle çalışmaya başladı, nafaka kalkar mı?
Kural olarak tek başına yeterli değildir. Asgari ücret düzeyinde bir gelir genellikle nafakanın kaldırılması değil, azaltılması sebebi olarak değerlendirilir.
AYM kararı nedeniyle nafakamı ödemeyi bırakabilir miyim?
Hayır. Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026’da TMK 175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiş, ancak iptal hükmünün yürürlüğünü gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımından itibaren 9 ay ertelemiştir. Mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez; tek taraflı kesmek icra takibi ve İİK 344 uyarınca tazyik hapsi riski doğurur.
Çocuk nafakası bu karardan etkilendi mi?
Hayır. İptalin konusu TMK 175’teki yoksulluk nafakasına ilişkin ibaredir. Çocuk için ödenen iştirak nafakası ayrı hukuki kurallara tabidir ve karardan etkilenmemektedir.
Nafakanın kaldırılması davasını nasıl kurmalıyım?
Terditli kurmanız tavsiye edilir: öncelikle nafakanın kaldırılması, mahkeme bu kanaatte değilse azaltılması. Böylece kaldırma koşulları tam oluşmamış sayılsa bile dava tümüyle reddedilmek yerine azaltma yönünde sonuç verebilir.
📚 İlgili Rehberler
- Boşandığım Eşim Yeniden Evlendi, Nafaka ve Velayet Ne Olur?Örnek vaka
- “Eski Eşim Durumunu Düzeltti” – Nafakanın Kaldırılması veya Azaltılması
- “Boşanır Boşanmaz Yeniden Evlenebilir miyim?” – Bekleme Süresi (İddet)
- Nafaka Borcunu Ödememe ve Tazyik Hapsi (İİK 344)
- Nafaka Hukuku Rehberi: Türleri, Hesaplama, Artırım ve İcraAna rehber
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinNafaka talebinizi veya itirazınızı birlikte kurgulayalım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Yoksulluk Nafakası: Eski Eşin Birlikte Yaşaması Nafakayı Bitirir mi? (
- Yoksulluk Nafakası (TMK m.175): Şartlar, Süresizlik ve Kaldırılma
- Çalışan Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?
- Yoksulluk Nafakası ve ‘Süresiz Nafaka’ Tartışması: Hukuki Çerçeve
- İştirak Nafakası AYM Kararından Etkilendi mi? Çocuk Nafakası Kalkar mı
Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.
Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


