Yoksulluk Nafakası ve ‘Süresiz Nafaka’ Tartışması: Hukuki Çerçeve
08 Haziran 2026

Yoksulluk Nafakası ve ‘Süresiz Nafaka’ Tartışması: Hukuki Çerçeve

Anayasa Mahkemesi’nin 4 Haziran 2026’da açıkladığı «süresiz nafaka» kararı, boşanma davalarının en çok tartışılan başlıklarından biri olan yoksulluk nafakasını yeniden merkeze taşıdı. Bu yazıda TMK m.175 ve m.176’nın kanun metnini, kararın bugün neyi değiştirip neyi değiştirmediğini, nafakanın artırılması, azaltılması, kaldırılması ve tahsil yollarını mevzuat üzerinden açıklıyoruz.

🧮 İlgili Araç: Nafaka Hesaplama Aracı ile nafaka artışını ve tahmini nafaka aralığını pratik biçimde hesaplayabilirsiniz.

Yoksulluk Nafakası Nedir? TMK m.175

Türk Medeni Kanunu m.175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Hüküm cinsiyet ayrımı yapmaz: şartları taşıyan kadın da erkek de yoksulluk nafakası isteyebilir. Nafaka, boşanmanın tarafları arasındaki bir yükümlülüktür ve boşanma kararıyla birlikte veya boşanmadan sonra ayrı bir davayla istenebilir.

Yoksulluk nafakası, diğer nafaka türlerinden hem dayanağı hem süresi bakımından ayrılır. Dava süresince hükmedilen tedbir nafakası boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer; çocuk için ödenen iştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar sürer; yardım nafakası ise boşanmayla ilgisi olmayan, yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoy, altsoy ve kardeşler arasındaki bir yükümlülüktür.

Nafaka türlerinin karşılaştırılması

TürKime ödenirNe zamanKanuni dayanak
Tedbir nafakasıEşe ve çocuğaBoşanma davası süresinceTMK m.169; 6284 s.K. m.5/4
Yoksulluk nafakasıBoşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşeBoşanmanın kesinleşmesinden sonraTMK m.175, m.176
İştirak nafakasıVelayet kendisine verilmeyen ebeveynden çocuk içinKural olarak çocuğun erginliğine kadarTMK m.182, m.327-330
Yardım nafakasıYardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşlerYoksulluk süresinceTMK m.364

Yoksulluk Nafakasının Şartları

Hâkimin yoksulluk nafakasına hükmedebilmesi için şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Evlilik boşanma ile sona ermiş olmalı, nafaka isteyen taraf boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek durumda bulunmalı, kusuru diğer taraftan daha ağır olmamalı ve açık bir talep bulunmalıdır. Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; talepten fazlasına veya talep olmadan başka bir şeye karar veremez (HMK m.26/1). Bu nedenle yoksulluk nafakası, boşanma dilekçesinde veya sonradan açılacak davada açıkça istenmelidir.

Yoksulluk kavramı mutlak yoksunluk anlamına gelmez; kişinin geliriyle barınma, beslenme, giyim, sağlık ve ulaşım gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılayamaması yeterlidir. Düzenli bir geliri bulunan eşin yoksulluğa düşüp düşmeyeceği, gelirin bu ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığına bakılarak somut olayda belirlenir. Çalışan eşin durumu için Çalışan Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi? rehberimize bakabilirsiniz.

Yoksulluk nafakasının kanuni şartları

ŞartAçıklamaDayanak
BoşanmaEvliliğin boşanma kararıyla sona ermesiTMK m.175
Yoksulluğa düşmeBoşanma sonrası zorunlu ihtiyaçların karşılanamamasıTMK m.175
KusurNafaka isteyenin kusuru diğerinden ağır olmamalı; yükümlünün kusuru aranmazTMK m.175
Mali güçNafaka, yükümlünün mali gücü oranında belirlenirTMK m.175
TalepHâkim talep olmadan nafakaya hükmedemezHMK m.26/1
SüreBoşanmadan sonra ayrı dava, hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdırTMK m.178

Anlaşmalı boşanmada ise nafaka konusu protokolde düzenlenir; hâkim tarafların malî sonuçlara ilişkin anlaşmasını uygun bulursa onaylar (TMK m.166/3). Protokolde nafaka talebinden açıkça vazgeçilmişse, sonradan yoksulluk nafakası davası açılması kural olarak mümkün olmaz.

Nafakanın Miktarı ve Ödeme Biçimi

Nafaka toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir (TMK m.176/1). Uygulamada yoksulluk nafakası çoğunlukla aylık irat olarak hükmedilir. Miktar, nafaka isteyenin zorunlu ihtiyaçları, yükümlünün mali gücü ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek hâkimin takdiriyle belirlenir; Kanunun hâkimin takdirine bıraktığı hâllerde hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m.4). Hâkim, istem hâlinde gelecek yıllarda nafakanın tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir (TMK m.176/5); bu, her yıl ayrı artırım davası açılması ihtiyacını azaltır.

Irat biçimindeki nafakada zamanla paranın değer kaybı önemli bir sorundur. Hâkimin kararında gelecek yıllara ilişkin bir artış belirlenmemişse, nafaka alacaklısı tarafların mali durumlarının değiştiğini veya hakkaniyetin gerektirdiğini ileri sürerek artırım davası açabilir (TMK m.176/4). Uygulamada artırım talebinde enflasyon oranı ile tarafların gelirlerindeki değişim birlikte değerlendirilir; yalnızca enflasyon oranının uygulanması, yükümlünün gelirinin aynı oranda artmadığı durumlarda hakkaniyete aykırı sonuç doğurabilir. Birikmiş farkın hesabı için Nafaka Artırım ve Birikmiş Fark Hesaplama Aracı sayfamızı kullanabilirsiniz.

Tahmini tutar için Nafaka Hesaplama Aracı, nafakanın hangi tarihten itibaren başlayıp ne zaman bittiği için Nafaka Ne Zaman Başlar, Ne Zaman Biter? sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Süresiz Nafaka ve Anayasa Mahkemesi’nin 4 Haziran 2026 Kararı

Yoksulluk nafakasının süresiz olarak öngörülmesi uzun yıllar tartışıldı. Eleştiriler, kısa süren evliliklerden sonra bile ömür boyu nafaka ödenebilmesinin yükümlü bakımından ölçüsüz bir yük doğurduğu noktasında toplanırken; karşı görüş, nafakanın boşanma nedeniyle ekonomik olarak savunmasız kalan eşi koruyan sosyal işlevine dikkat çekiyordu.

Anayasa Mahkemesi, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin itiraz başvurusu üzerine (E.2025/156) 4 Haziran 2026 tarihli Genel Kurul toplantısında TMK m.175’in birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline oy çokluğuyla karar verdiğini açıklamıştır. Kamuoyuna yansıyan bilgiye göre iptal hükmünün, gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Bu yazının güncellendiği tarih itibarıyla gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı teyit edilememiştir; bu nedenle TMK m.175 mevcut hâliyle uygulanmaya devam etmektedir.

İptal kararının etkisini Anayasa belirler. Anayasa Mahkemesi iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir; bu tarih kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez (Anayasa m.153/3). İptal kararları geriye yürümez (Anayasa m.153/5). Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar (Anayasa m.153/6). Bu hükümler birlikte okunduğunda kesinleşmiş nafaka kararları iptal kararıyla kendiliğinden sona ermez; iptal edilen ibare de yürürlük tarihine kadar uygulanır.

Yasal düzenleme bakımından da tablo henüz netleşmemiştir. 31 Temmuz 2026’da yayımlanan 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) TMK m.175 ve m.176’da bir değişiklik içermemektedir; kamuoyuna yansıyan açıklamalarda düzenlemenin gerekçeli karar yayımlandıktan sonra hazırlanacağı belirtilmiştir. Evlilik süresine göre nafaka süresi belirlenmesi gibi modeller tartışılmakla birlikte bunlar yürürlükte bir kural değildir. Paketin aile davalarına etkisi için 7589 Sayılı Kanunun Aile Davalarına Etkisi, mevcut kararların durumu için Yeni Nafaka Düzenlemesi Mevcut Kararları Etkiler mi? rehberlerimize bakabilirsiniz.

İptal Kararı Neyi Değiştirmez?

Açıklanan iptal kararı yalnızca TMK m.175’in birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresine ilişkindir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin nafaka isteme hakkı, nafaka isteyenin kusurunun daha ağır olmaması şartı, nafakanın yükümlünün mali gücü oranında belirlenmesi ve yükümlünün kusurunun aranmaması kuralları kararın konusu değildir. Nafakanın yeniden evlenme ve ölümle kendiliğinden kalkması, fiilî birliktelik, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılması ve mali durumların değişmesi hâlinde artırılıp azaltılması da TMK m.176’da düzenlenmeye devam etmektedir. Çocuk için ödenen iştirak nafakası (TMK m.182), dava süresince hükmedilen tedbir nafakası (TMK m.169) ve akrabalar arasındaki yardım nafakası (TMK m.364) ise kararın kapsamı dışındadır. Dolayısıyla kararın doğrudan etkisi, yoksulluk nafakasının süresine ilişkin kuralın yeniden belirlenmesiyle sınırlıdır.

Geçiş Döneminde Devam Eden Davalar

Gerekçeli kararın yayımlanmasına ve iptal hükmünün yürürlüğe girmesine kadar görülen davalarda TMK m.175 mevcut hâliyle uygulanır ve yoksulluk nafakasına süresiz olarak hükmedilir. İptal hükmü yürürlüğe girdiği hâlde yasama organı yeni bir düzenleme yapmamışsa, hâkimin nafakanın süresini nasıl belirleyeceği tartışmalı olacaktır; bu durumda Kanunda uygulanabilir bir hüküm bulunmadığında hâkimin örf ve âdet hukukuna, o da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı koyacağı kurala göre karar vereceğine ilişkin genel kural (TMK m.1) gündeme gelebilir. Kesinleşmiş nafaka kararlarına ileride bir süre sınırı getirilip getirilmeyeceği ise çıkarılacak kanunun geçiş hükümlerine bağlıdır. Bu nedenle devam eden davalarda taraflar, nafaka süresine ilişkin beyan ve delillerini, evliliğin süresi, tarafların yaşı, çalışma gücü ve çocukların durumu gibi olası kanuni ölçütleri de kapsayacak biçimde hazırlamalıdır.

Süresiz nafaka kararının hukuki durumu

KonuDurumDayanak
KararTMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline oy çokluğuyla karar verildiği açıklandı (4 Haziran 2026, E.2025/156)AYM Genel Kurulu
Gerekçeli kararResmî Gazete’de yayımlandığı teyit edilemediAnayasa m.153/6
YürürlükKamuoyuna yansıyan bilgiye göre Resmî Gazete’de yayımdan dokuz ay sonra; erteleme en çok bir yıl olabilirAnayasa m.153/3
Geçmişe etkiİptal kararları geriye yürümez; kesinleşmiş nafakalar kendiliğinden sona ermezAnayasa m.153/5
Bugün uygulanan kuralTMK m.175 ve m.176 mevcut hâliyleTMK m.175, m.176
Yasal düzenleme7589 sayılı Kanunda nafakaya ilişkin değişiklik yok; yeni düzenleme bekleniyor7589 s.K.

Kusur Değerlendirmesi: Hangi Durumda Nafaka Hükmedilir?

TMK m.175 kusur bakımından iki farklı ölçüt koyar. Nafaka isteyen tarafın kusuru diğerinden daha ağır olmamalıdır; nafaka yükümlüsünün ise kusurlu olması aranmaz. Bu nedenle boşanmada hiç kusuru bulunmayan eş de, diğer eş boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse ve kusuru daha ağır değilse, yoksulluk nafakası ödemekle yükümlü tutulabilir. Eşit kusur hâlinde nafaka isteme hakkı ortadan kalkmaz; buna karşılık maddi ve manevi tazminat için daha az kusurlu veya kusursuz olmak gerekir (TMK m.174).

Kusurun belirlenmesinde hâkim delilleri serbestçe takdir eder; boşanma davasına ilişkin olaylar ispatlanmadıkça hâkim bunların varlığı hakkında kanaat getiremez (TMK m.184). Kusur tespiti boşanma kararının gerekçesinde yapıldığından, nafaka talebinin kaderi büyük ölçüde bu tespite bağlıdır; kusur dağılımına karşı kanun yoluna başvurulması nafaka yönünden de sonuç doğurur.

Kusur durumuna göre yoksulluk nafakası

Nafaka isteyenin kusuruYoksulluk nafakasıMaddi ve manevi tazminatDayanak
KusursuzŞartları varsa istenebilirŞartları varsa istenebilirTMK m.174, m.175
Daha az kusurluİstenebilirİstenebilirTMK m.174, m.175
Eşit kusurluİstenebilirİstenemezTMK m.174, m.175
Daha ağır kusurluİstenemezİstenemezTMK m.174, m.175
Tam kusurluİstenemezİstenemezTMK m.174, m.175

Eşit kusurun tazminata etkisi için Eşit Kusurda Tazminat Alınır mı?, yoksulluk nafakasının şartları için Yoksulluk Nafakası (TMK m.175) rehberlerimize bakabilirsiniz.

Anlaşmalı Boşanmada Nafaka ve Tedbir Nafakasından Geçiş

Anlaşmalı boşanmada tarafların boşanmanın malî sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi hâkimin uygun bulması gerekir; hâkim tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu düzenlemede gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir (TMK m.166/3). Taraflar yoksulluk nafakasının miktarını, ödeme gününü ve yıllık artışını protokolde kararlaştırabileceği gibi, anlaşmayla nafakayı belirli bir süreyle de sınırlandırabilir. Hâkimin onayladığı protokolle belirlenen irat biçimindeki nafaka da tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde artırma veya azaltma davasına konu olabilir (TMK m.176/4). Protokolün kanuni içeriği için Anlaşmalı Boşanma Dava Dilekçesi Örneği sayfamıza bakabilirsiniz.

Dava süresince hâkim, eşlerin barınmasına, geçimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169); tedbir nafakası bu önlemlerden biridir ve boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren hükmedilebilir. Tedbir nafakası geçici nitelikte olduğundan boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer; bu tarihten sonrası için ödeme yükümlülüğü ancak yoksulluk nafakasına hükmedilmişse devam eder. Bu nedenle tedbir nafakası alan eşin boşanma dilekçesinde yoksulluk nafakasını ayrıca talep etmesi gerekir; tedbir nafakası kendiliğinden yoksulluk nafakasına dönüşmez. Tedbir nafakasının başlangıcı için Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi? rehberimize bakabilirsiniz.

Yoksulluk Nafakası ile Maddi Tazminat Arasındaki Fark

Yoksulluk nafakası ile boşanma nedeniyle maddi tazminat sıklıkla birlikte istenir; ancak dayanakları ve işlevleri farklıdır. Maddi tazminat, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın uğradığı zararın karşılığıdır (TMK m.174/1). Yoksulluk nafakası ise bir zararın giderilmesi değil, boşanma sonrası geçimin sağlanmasıdır. Maddi tazminat ve nafaka toptan veya irat biçiminde ödenebilir; manevi tazminat ise irat biçiminde ödenemez (TMK m.176/1-2). Her iki talep için de boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir (TMK m.178).

Yoksulluk nafakası ile maddi tazminatın karşılaştırılması

ÖlçütYoksulluk nafakasıMaddi tazminat
DayanakTMK m.175TMK m.174/1
AmaçBoşanma sonrası geçimin sağlanmasıZedelenen menfaatin karşılanması
İsteyenin kusuruDaha ağır olmamalıKusursuz veya daha az kusurlu olmalı
Yükümlünün kusuruAranmazKusurlu olmalı
Ödeme biçimiToptan veya iratToptan veya irat
Sonradan değişiklikİrat biçiminde ise artırılabilir, azaltılabilir, kaldırılabilirKural olarak değiştirilemez
ZamanaşımıHükmün kesinleşmesinden itibaren bir yılHükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıl

Yargılama: Görevli ve Yetkili Mahkeme, Deliller

Yoksulluk nafakası talepleri aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir (4787 s.K. m.4). Talep boşanma davasıyla birlikte ileri sürülüyorsa boşanma davası için yetkili mahkeme, yani eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir (TMK m.168).

Nafakanın miktarı tarafların gelir ve giderlerine göre belirlendiğinden mahkeme, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu araştırır. Uygulamada kolluk aracılığıyla yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasının yanında SGK kayıtları, banka hesap hareketleri, tapu ve araç kayıtları, kira sözleşmeleri ve düzenli giderlere ilişkin belgeler dosyaya getirtilir. Taraflardan her biri iddia ettiği vakıaları ispatla yükümlüdür (TMK m.6); bu nedenle nafaka isteyen eşin gelirsizliğini, nafaka yükümlüsünün ise mali gücünün sınırlı olduğunu belgeleriyle ortaya koyması gerekir. Araştırmanın nasıl yapıldığı için SED (Sosyal ve Ekonomik Durum) Araştırması rehberimize bakabilirsiniz.

Nafakanın Artırılması, Azaltılması ve Kaldırılması

TMK m.176 nafakanın akıbetini iki ayrı rejime bağlar. Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde irat biçimindeki nafaka kendiliğinden kalkar. Buna karşılık alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi birlikte yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176/3). Bu ayrım pratikte önemlidir: fiilî birliktelik iddiasında yükümlü, dava açıp kaldırma kararı alıncaya kadar nafakayı ödemeye devam etmelidir; aksi hâlde birikmiş nafaka için icra takibi ve şikâyet yolu gündeme gelir.

Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde irat biçimindeki nafakanın artırılması veya azaltılması istenebilir (TMK m.176/4). 7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davası hükmü (HMK m.107) kaldırıldığından, artırım talebinde miktar kesin olarak belirlenemiyorsa kısmi dava açılarak tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus talep artırılabilir (HMK m.109/4).

Yoksulluk nafakasının sona erme ve değişme hâlleri

DurumSonuçMahkeme kararı gerekir mi?Dayanak
Alacaklının yeniden evlenmesiNafaka kendiliğinden kalkarHayırTMK m.176/3
Taraflardan birinin ölümüNafaka kendiliğinden kalkarHayırTMK m.176/3
Evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi birlikte yaşamaNafaka kaldırılırEvetTMK m.176/3
Yoksulluğun ortadan kalkmasıNafaka kaldırılırEvetTMK m.176/3
Haysiyetsiz hayat sürmeNafaka kaldırılırEvetTMK m.176/3
Mali durumların değişmesi veya hakkaniyetArtırma veya azaltmaEvetTMK m.176/4

Birlikte yaşama iddiasının ispatı için Eski Eşin Birlikte Yaşaması Nafakayı Bitirir mi?, artırım ve azaltım davası için Nafaka Artırım ve Azaltım Davası (TMK m.176) rehberlerimize bakabilirsiniz.

Nafakanın Tahsili ve Ödenmemesinin Sonuçları

Nafaka kararı ilamlı icra yoluyla takip edilebilir. Ödenmeyen her aylık nafaka ayrı bir alacak olarak takibe konu edilebilir. Nafaka kararının gereklerine uymayan borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılır (İİK m.344); şikâyet hakkı, fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlenmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır (İİK m.347). Sosyal güvenlik kurumundan bağlanan gelir ve aylıklar kural olarak haczedilemez; ancak nafaka borçları bu yasağın dışında tutulmuştur (5510 s.K. m.93).

Nafaka alacağı, cebri icrada da korunan bir alacaktır. Aile hukukundan doğan her çeşit nafaka alacağı, paraya çevrilen malın bedelinin paylaştırılmasında birinci sırada yer alır (İİK m.206). Borçlu yurt dışındaysa, Türkiye’nin taraf olduğu Nafaka Alacaklarının Yabancı Memleketlerde Tahsili Sözleşmesi (New York, 1956) çerçevesinde merkezi makam aracılığıyla tahsil yoluna başvurulabilir.

Tazyik hapsi süreci için Nafaka Borcunu Ödememe ve Tazyik Hapsi (İİK 344), yurt dışındaki borçludan tahsil için Yurt Dışındaki Eşten Nafaka Nasıl Tahsil Edilir? rehberlerimize bakabilirsiniz.

Gerekçeli kararın yayımlanması ve yeni kanunun kabulüyle bu sayfadaki bilgiler güncellenecektir; işlem yapmadan önce Resmî Gazete ve mevzuat.gov.tr üzerinden güncel durumun teyit edilmesi önerilir.

Nafaka talebinizi veya mevcut nafakanın kaldırılması, azaltılması ya da artırılmasını mevzuattaki güncel duruma göre değerlendirmek için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Yoksulluk nafakası bugün hâlâ süresiz mi?
Evet, şu an için. Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026’da TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar verdiğini açıklamıştır; ancak kamuoyuna yansıyan bilgiye göre iptal hükmü gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Gerekçeli kararın yayımlandığı teyit edilemediğinden TMK m.175 mevcut hâliyle uygulanmaktadır.
AYM kararıyla mevcut nafakam kendiliğinden biter mi?
Hayır. İptal kararları geriye yürümez (Anayasa m.153/5) ve kesinleşmiş nafaka kararları iptal kararıyla kendiliğinden sona ermez. Mevcut nafakanın kaldırılması veya azaltılması için TMK m.176’daki şartlar çerçevesinde dava açılması gerekir; yeni kanunun geçiş hükümleri ayrıca belirleyici olacaktır.
Yoksulluk nafakasının miktarı nasıl belirlenir?
Nafaka isteyenin zorunlu ihtiyaçları ve yükümlünün mali gücü gözetilerek hâkimin takdiriyle belirlenir (TMK m.175, m.4). Nafaka toptan veya irat biçiminde ödenebilir (TMK m.176/1); hâkim istem hâlinde gelecek yıllardaki artışı da karara bağlayabilir (TMK m.176/5).
Nafakayı azaltmak veya kaldırmak için ne yapmalıyım?
Tarafların mali durumu değişmişse veya hakkaniyet gerektiriyorsa artırma ya da azaltma davası açılabilir (TMK m.176/4). Alacaklının fiilen evliymiş gibi birlikte yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise kaldırma davası açılır ve nafaka mahkeme kararıyla kalkar (TMK m.176/3).
Alacaklı evlenirse veya biriyle birlikte yaşarsa nafaka biter mi?
Alacaklı yeniden evlenirse nafaka kendiliğinden kalkar. Evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi birlikte yaşama hâlinde ise nafaka kendiliğinden bitmez; mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176/3). Karar alınıncaya kadar ödemeye devam edilmelidir.
Boşanmadan sonra yoksulluk nafakası isteyebilir miyim?
Evet, boşanma kararında nafaka istenmemişse ayrı bir davayla istenebilir. Ancak boşanma sebebiyle doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Anlaşmalı boşanma protokolünde nafakadan açıkça vazgeçilmişse sonradan dava açılması kural olarak mümkün değildir.
Erkek eş yoksulluk nafakası alabilir mi?
Evet. TMK m.175 cinsiyet ayrımı yapmaz; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan erkek eş de diğer eşin mali gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz.
Nafaka yükümlüsü ölürse birikmiş nafaka ne olur?
Taraflardan birinin ölümüyle irat biçimindeki nafaka kendiliğinden kalkar (TMK m.176/3); ölüm tarihinden sonrası için nafaka istenemez. Ölümden önce muaccel olup ödenmemiş nafaka alacakları ise terekenin borcu niteliğindedir ve mirası reddetmeyen mirasçılardan istenebilir.
Tedbir nafakası boşanmadan sonra da devam eder mi?
Hayır. Tedbir nafakası dava süresince hükmedilen geçici bir önlemdir (TMK m.169) ve boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer. Kesinleşmeden sonraki dönem için nafaka ödenmesi, ayrıca talep edilip hükmedilmiş bir yoksulluk nafakasına bağlıdır (TMK m.175).
Nafaka ödenmezse ne olur?
Nafaka kararı ilamlı icra yoluyla takip edilebilir. Ödemeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir (İİK m.344); şikâyet öğrenmeden itibaren üç ay, her hâlde bir yıl içinde yapılmalıdır (İİK m.347). Emekli aylığı dahi nafaka borcu için haczedilebilir (5510 s.K. m.93).

İlgili Rehberler

Konunuza özel değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk