7589 Sayılı Kanun’un (12. Yargı Paketi) Aile Davalarına Etkisi (2026)
08 Ağustos 2026

7589 Sayılı Kanun’un (12. Yargı Paketi) Aile Davalarına Etkisi (2026)

Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Paketin aile ve boşanma davalarına doğrudan yansıyan beş düzenlemesi ve bu dosyaları dolaylı olarak etkileyen beş ayrı değişikliği var. Bu sayfada her birini Kanun metnine dayanarak, değiştirdiği maddeyle, etkilediği dosya türüyle ve farklı yürürlük tarihleriyle birlikte bulacaksınız.

En kritik değişiklik: belirsiz alacak davası kaldırıldı

HMK m. 107 yürürlükten kaldırıldı. Bu, mal rejimi tasfiyesi ve katılma alacağı davalarını doğrudan etkiler; çünkü bu davalar tipik olarak belirsiz alacak davası olarak açılıyordu. Artık kısmi dava açılıp HMK m. 109/4 uyarınca talep artırımı yapılacak. Eski şablonla hazırlanan dilekçeler hatalıdır.

Aşağıdaki tablo, Kanunun aile ve boşanma dosyalarına dokunan maddelerini değiştirdikleri hükümle ve yürürlük tarihleriyle birlikte gösterir. Her satırın ayrıntısı ilgili başlıkta yer alıyor.

7589 sayılı Kanunun aile dosyalarına dokunan maddeleri

7589 s.K. maddesiDeğişen hükümAile dosyasındaki karşılığıYürürlük
m.19 ve m.20HMK m.107 yürürlükten kaldırıldı, HMK m.109’a dördüncü fıkra eklendiKatılma alacağı, değer artış payı, ziynet ve tazminat davalarının kurgusu31.07.2026
m.21HMK m.147’ye üçüncü fıkra eklendi: duruşmalar arası en fazla üç ayÇekişmeli boşanma, velayet, nafaka ve mal rejimi dosyalarının takvimi31.07.2026
m.11 ve m.12TMK m.440 ve m.444: satışın elektronik satış portalında yapılmasıVasinin, vesayet altındakine ait taşınır ve taşınmazları satması31.10.2026
m.1İİK m.114: miras taşınmazında birinci artırmanın yalnızca malik mirasçılar arasında yapılmasıAile evinin ortaklığın giderilmesi yoluyla satışı31.07.2026
m.14CMK m.80: genetik inceleme sonuçlarının kaydı, saklanması ve yok edilmesiCeza dosyasındaki DNA sonucunun soybağı uyuşmazlığıyla ilişkisi31.07.2026
m.103095 s.K. m.1: kanuni faizin TCMB reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenmesiAile alacaklarına işletilen kanuni faiz31.07.2026
m.22HMK m.149’a dördüncü fıkra: ses ve görüntü naklîyle katılımda imzaBaşka şehirden katılan eşin feragat, kabul ve sulh beyanları31.10.2026
m.23 ve m.24HMK m.166 ve m.168: birleştirme kararının bağlayıcılığı ve kanun yoluBağlantılı boşanma, ziynet ve tazminat davalarının birleştirilmesi31.07.2026
m.92802 s.K. m.63/2’ye (f) bendi: hukuki bilgiyle çözülebilecek konuda bilirkişiye başvurmaKusur değerlendirmesinin bilirkişiye bırakılması31.07.2026
m.15CMK m.231’in beşinci ila on dördüncü fıkraları yeniden yazıldıEşe karşı işlenen suçlarda HAGB ve kanun yolu31.07.2026

1. Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı (HMK 107 → 109/4)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Buna göre 31 Temmuz 2026’dan sonra HMK m. 107’ye dayalı yeni bir belirsiz alacak davası açılamaz.

Kanun koyucu yeni bir dava türü oluşturmak yerine mevcut kısmi dava sistemini güçlendirmiştir. HMK m. 109’a eklenen dördüncü fıkra uyarınca, alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği hâllerde talep;

  • aynı dava içinde bir defaya mahsus olmak,
  • tahkikatın sonuna kadar kullanılmak üzere,
  • iddianın genişletilmesi yasağına bağlı olmaksızın artırılabilir.

Belirleyici olan nokta şudur: artırılan kısım bakımından zamanaşımı da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Böylece belirsiz alacak davasının sağladığı en önemli koruma — zamanaşımı zırhı — kısmi davaya taşınmıştır.

Aile Davalarına Yansıması

Bu değişiklik aile hukukunda en çok şu davaları etkiler:

  • Mal rejimi tasfiyesi ve katılma alacağı: Tasfiye alacağının miktarı ancak bilirkişi incelemesiyle netleştiği için bu davalar tipik olarak belirsiz alacak davası biçiminde açılıyordu. Artık kısmi dava açılmalı ve dilekçede fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmalıdır.
  • Katkı payı ve değer artış payı: Aynı mantık geçerlidir.
  • Ziynet alacağı: Eşyaların dökümü yargılama sırasında netleştiğinden bu davalarda da kısmi dava ve talep artırımı yolu izlenir.
  • Boşanmada maddi ve manevi tazminat: Miktar takdire bağlı olduğundan fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması önemini korur.

Pratik strateji şuna dönüşmüştür: dava cüzi bir miktarla açılır, bilirkişi kök ve ek raporları kesinleştiğinde tek seferlik artırım hakkı kullanılır. Artırım hakkı bir kez kullanılabildiği için zamanlaması kritiktir.

Derdest Davalar Ne Olacak?

Kanunun geçici maddesi uyarınca, HMK m. 107 yürürlükten kaldırılmadan önce açılmış davalarda bu madde uygulanmaya devam edecektir. Yani 31 Temmuz 2026’dan önce açtığınız belirsiz alacak davası etkilenmez; eski hükümlere göre görülür ve sırf kanun değiştiği için reddedilmez. Herhangi bir usul işlemi yapmanız gerekmez.

Kısmi Dava Açılırken Gözetilecek Kanuni Çerçeve

Yeni sistemin dayanağı yalnızca eklenen dördüncü fıkra değil, HMK m.109’un bütünüdür. Birinci fıkraya göre talep konusu niteliği itibarıyla bölünebiliyorsa yalnızca bir kısmı dava edilebilir. Katılma alacağı, değer artış payı alacağı ve tazminat talepleri para alacağı olduğu için bu niteliktedir. Üçüncü fıkra ise dava açılırken kalan kısımdan açıkça feragat edilmedikçe, kısmi dava açılmasının geri kalan kısımdan feragat anlamına gelmeyeceğini söyler.

Buna rağmen talep sonucunda fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu yazmak yerinde olmaya devam eder. Bu ifade davanın kısmi dava olarak açıldığını tartışmasız hâle getirir ve ileride HMK m.109/4’teki artırım imkânına dayanılacağını baştan gösterir. Alacağın miktarının belli olup olmadığı tartışması ise artık kısmi dava bakımından bir engel oluşturmaz; kısmi davayı bu hâlde yasaklayan HMK m.109’un ikinci fıkrası 6644 sayılı Kanunla 2015 yılında yürürlükten kaldırılmıştır.

Talep artırımı ile ıslah birbirinin yerine geçmez. Islah kurumu yürürlüktedir: aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir (HMK m.176/2) ve ıslah tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir (HMK m.177/1). 7589 sayılı Kanun, HMK m.109/4’e dayanan artırımın ayrıca ıslah hakkını tüketip tüketmeyeceğini düzenlememiştir. Bu belirsizlik karşısında artırım dilekçesinde dayanağın HMK m.109/4 olduğunu açıkça yazmak en güvenli yoldur. Artırılan kısım için nispi harcın da tamamlanması gerekir; yargı işlerinden doğan harçlar ödenmedikçe sonraki işlemler yapılmaz (492 sayılı Harçlar Kanunu m.32).

Mülga belirsiz alacak davası, yeni kısmi dava ve ıslah

KonuBelirsiz alacak davası (mülga HMK m.107)Kısmi dava ve talep artırımı (HMK m.109/4)Islah (HMK m.176-177)
Uygulandığı davalar31.07.2026’dan önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder (7589 s.K. geçici m.1/10)31.07.2026 ve sonrasında açılan, bölünebilir alacağa ilişkin davalarHer davada, tarafın yaptığı usul işlemlerinin düzeltilmesi için
Artırımın zamanıAlacak karşı tarafın bilgisiyle veya tahkikat sonucunda belirli hâle geldiğindeTahkikatın sona ermesine kadarTahkikatın sona ermesine kadar (HMK m.177/1)
Kaç kezAlacağın belirli hâle gelmesiyle bir kezAynı davada bir defaya mahsusAynı davada bir kez (HMK m.176/2)
İddianın genişletilmesi yasağıArtırım bakımından uygulanmazdıArtırım bakımından uygulanmazIslah, bu yasağın kanuni istisnalarındandır
Artırılan kısımda zamanaşımıKanunda açık hüküm bulunmuyorduDava tarihinden itibaren kesilmiş sayılırKanunda özel hüküm bulunmuyor

Aile Hukukundaki Para Alacakları: Dayanak ve Dikkat Edilecek Noktalar

Aile mahkemesinde görülen para alacaklarının çoğunda miktar dava açılırken bilinemez; çünkü malın değeri, katkının oranı ya da eşyanın cinsi ve miktarı ancak yargılama sırasında tanık, keşif ve bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkar. Belirsiz alacak davasının bu dosyalarda sık kullanılmasının nedeni buydu. Aşağıdaki tablo, başlıca aile alacaklarını kanuni dayanaklarıyla birlikte gösterir.

Kısmi dava yoluyla ileri sürülen başlıca aile alacakları

AlacakKanuni dayanakMiktar neden baştan bilinemezDikkat edilecek nokta
Katılma alacağıTMK m.231, m.236Edinilmiş malların değeri tasfiye anına göre bilirkişi incelemesiyle belirlenir (TMK m.235)Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2)
Değer artış payı alacağıTMK m.227Katkının diğer eşe ait malın değerine yansıyan payı tasfiye sırasında hesaplanırKatkının hiç ya da uygun bir karşılık alınmaksızın yapılmış olması aranır
Katkı payı alacağı4722 s.K. m.10Katkı oranı ve malın güncel değeri yargılamada saptanır01.01.2002 öncesi edinimlerde o döneme ilişkin mal ayrılığı rejimi esas alınır
Ziynet alacağıTMK m.220Eşyanın cinsi, miktarı ve değeri tanık ve bilirkişiyle belirlenirKişisel mal niteliğindedir; aynen iade, olmazsa bedel istenir
Maddi ve manevi tazminatTMK m.174Miktar hâkimin takdiriyle belirlenir (TMK m.4)Boşanma hükmünün kesinleşmesinden başlayarak bir yıllık zamanaşımı (TMK m.178)

Katılma alacağının hesap yöntemi için Boşanmada Mal Rejimi Tasfiyesi ve Katılma Alacağı, değerleme anının önemi için Mal Rejimi Tasfiyesinde Değerleme Tarihi, katkı payı ile katılma alacağının farkı için Katkı Payı ile Katılma Alacağı Arasındaki Fark rehberlerimize bakabilirsiniz. Ziynet uyuşmazlıklarında Boşanmada Ziynet Eşyalarının İadesi, tazminat taleplerinde Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat ve bir yıllık süre için TMK m.178 Zamanaşımı sayfaları ayrıntılı bilgi verir.

Mal rejimi davanızı yeni usule göre kurgulayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

2. Duruşmalar Arası Süre En Fazla Üç Ay (HMK 147/3)

7589 sayılı Kanunun 21. maddesiyle HMK m.147’ye eklenen üçüncü fıkra iki cümleden oluşur. İlk cümle kuralı koyar: duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. İkinci cümle istisnayı düzenler: işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir.

Fıkra metninde yargılama usulüne göre bir ayrım yapılmamıştır. Aile mahkemesinde görülen çekişmeli boşanma, velayet, nafaka ve mal rejimi dosyalarında da duruşma günleri bu sınır gözetilerek verilir. Uygulamada boşanma dosyalarında duruşmalar arasında altı aya varan aralıklar görülebiliyordu; yeni kural bu aralıkların gerekçesiz verilmesini kanuna aykırı hâle getirmiştir.

Uyarı niteliğinde bir not: bu bir üst sınır kuralıdır, dosyanın kendiliğinden hızlanacağı anlamına gelmez. Bilirkişi, sosyal inceleme raporu ve tebligat gibi aşamalar süreyi belirlemeye devam eder.

Aile Dosyalarında Süreyi Uzatabilecek Zorunlu Hâller

Kanun zorunlu hâlleri “gibi” ifadesiyle örnekleyerek saymıştır; liste sınırlı değildir, ancak her durumda hâkimin gerekçe yazması şarttır. Aile dosyalarında süreyi en çok etkileyen aşamalar sosyal inceleme raporu, mal rejimi tasfiyesindeki değerleme incelemesi ve başka yer mahkemesince yapılacak tanık dinlenmesidir. Aile mahkemelerinde görev yapan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıların incelemesi 4787 sayılı Kanunun 5. maddesine dayanır ve velayet düzenlemesinde çocuğun üstün yararının belirlenmesinde kullanılır (TMK m.182).

HMK m.147/3 karşısında aile dosyalarındaki tipik aşamalar

AşamaKanuni dayanakÜç aylık sınırla ilişkisi
Ön inceleme duruşmasıHMK m.137-140Fıkra “duruşmalar arasındaki süre” ifadesini kullanır; ön inceleme ile tahkikat arasında ayrım yapmaz
Sosyal inceleme raporu (velayet, kişisel ilişki)TMK m.182; 4787 s.K. m.5Rapor süresinde tamamlanamazsa hâkim gerekçe göstererek daha uzun süre verebilir
Mal rejiminde değerleme incelemesiHMK m.266; TMK m.235Bilirkişi incelemesinin uzaması, Kanunda örnek olarak sayılan zorunlu hâldir
Başka yerdeki tanığın dinlenmesi (istinabe)HMK m.147/3Kanunda örnek olarak sayılan ikinci zorunlu hâldir

Hâkimin gerekçe göstermeden üç ayı aşan bir gün vermesi hâlinde taraf, dilekçeyle duruşma gününün kanuni sınıra çekilmesini talep edebilir. Kanun bu fıkraya aykırılığa ayrı bir yaptırım bağlamamıştır; yazılı talep, gecikmenin hangi aşamadan kaynaklandığını dosyada kayıt altına alır. Dosyanın toplam süresine ilişkin genel tablo için Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?, velayet dosyalarındaki rapor süreci için Sosyal İnceleme Raporu (SİR) rehberlerimize bakabilirsiniz.

3. Vesayet Altındakinin Malları UYAP’ta Satılacak (TMK 440, 444)

Türk Medenî Kanunu’nun 440 ve 444. maddelerinde yapılan değişikliklerle, vesayet altındaki kişilere ait malların satışı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’ne entegre elektronik satış portalında yapılacak açık artırmaya taşınmıştır.

TMK m. 444’ün ikinci fıkrası şu şekilde değiştirilmiştir: satış, UYAP’a entegre elektronik satış portalında açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur; onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir.

Yürürlük tarihi farklı: TMK m. 440 ve 444 değişiklikleri, kanunun yayımından üç ay sonra yürürlüğe girer. Yani bu hükümler paketin geri kalanıyla aynı tarihte değil, 31 Ekim 2026 itibarıyla uygulanmaya başlar.

Bu değişiklik doğrudan vasi ve kayyımları ilgilendirir. Vesayet altındaki kişinin taşınmazını satacak vasiler bakımından hem satış usulü hem onama süresi netleşmiştir. Vasinin taşınmaz satışı için vesayet makamının izni gerektiği yönündeki kural değişmemiş; yalnızca satışın yapılacağı platform ve onama süresi düzenlenmiştir.

Taşınır ve Taşınmaz Satışında İki Ayrı Hüküm

Değişiklik iki ayrı maddeye yapılmıştır. 7589 sayılı Kanunun 11. maddesiyle TMK m.440’ın birinci fıkrasının birinci cümlesine, “talimat uyarınca” ibaresinden sonra gelmek üzere “Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında” ibaresi eklenmiştir. Böylece vesayet makamının talimatıyla satılacak taşınırlar da portalda satılacaktır. 12. maddeyle ise taşınmaz satışını düzenleyen TMK m.444’ün ikinci fıkrası yeniden yazılmıştır.

Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir (TMK m.397/1). Vesayet altındaki kişinin taşınmazının satılması, rehnedilmesi ve üzerinde başka bir ayni hak kurulması vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m.462/1); bu kural değişmemiştir. Değişen, iznin ardından yapılacak satışın yeridir. İhale, vesayet makamının onamasıyla tamam olur ve onama kararının ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir.

Geçiş hükmüne dikkat edilmelidir. Açık artırma yoluyla satışına karar verilip 31 Ekim 2026’dan önce ilanı yapılmış artırmalarda değişiklikten önceki hükümler uygulanmaya devam eder (7589 s.K. geçici m.1/5). Belirleyici tarih satış kararının değil, ilanın tarihidir.

Vesayet altındakinin mallarının satışında uygulanacak kurallar

KonuKanuni dayanak31.10.2026’dan itibaren
Taşınırların satışıTMK m.440/1Vesayet makamının talimatı uyarınca UYAP’a entegre elektronik satış portalında
Taşınmaz satışına izinTMK m.462/1Değişmedi; vesayet makamının izni gerekir
Taşınmazın satış yöntemiTMK m.444/2UYAP’a entegre elektronik satış portalında açık artırma
İhalenin tamamlanmasıTMK m.444/2Vesayet makamının onamasıyla; onama ihale gününden başlayarak on gün içinde
Önceden ilanı yapılmış artırmalar7589 s.K. geçici m.1/5Değişiklikten önceki hükümler uygulanır

Vasi atanması ve görevleri için Vesayet ve Kayyım Atanması, mirasçılar arasında küçük bir çocuk bulunduğunda izin gereksinimi için Mirasçılardan Biri Çocuk: Vesayet İzni rehberlerimize bakabilirsiniz.

4. Miras Taşınmazında İlk İhale Yalnızca Mirasçılar Arasında

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davalarında köklü bir değişiklik yapılmıştır. Yeni düzenlemeye göre miras yoluyla intikal eden ve tamamı mirasçılara ait olan taşınmazlarda satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi hâlinde, ilk açık artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında gerçekleştirilir.

Önceki uygulamada ortaklığın giderilmesi ihalelerine üçüncü kişiler de katılabiliyordu; bu nedenle aileye ait taşınmazlar ilk ihalede dışarıdan alıcılara geçebiliyordu. Yeni düzenleme mirasçılara, taşınmazı kendi aralarında muhafaza edebilmeleri için öncelik tanımıştır.

Bu, aile hukuku bakımından iki yönden önemlidir:

  • Aile konutu: Miras yoluyla intikal eden ve aile konutu olarak kullanılan taşınmazların aile içinde kalma şansı artmıştır.
  • Boşanma sonrası miras taşınmazları: Mirasçılar arasındaki paylaşım uyuşmazlıklarında taşınmazın üçüncü kişiye geçme riski azalmıştır.

Kapsam iki şartın birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. Birincisi, taşınmazın tüm maliklerinin payını miras yoluyla edinmiş olmasıdır. İkincisi, mirasçılar dışında üçüncü bir kişinin taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkının bulunmamasıdır. Paydaşlardan biri payını mirasçı olmayan birine devretmişse ikinci şart gerçekleşmez ve genel ihale usulü uygulanır. Bir mirasçının diğer mirasçının payını satın alması hâlinin kapsamda kalıp kalmayacağı ise metnin “tüm maliklerin miras yoluyla edindikleri” ifadesi karşısında uygulamada tartışılacaktır.

Kanun Metni: İİK m.114’e Eklenen Hükümler

7589 sayılı Kanunun 1. maddesiyle İcra ve İflâs Kanunu’nun 114. maddesinin ikinci fıkrasına iki cümle eklenmiştir. Buna göre ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilen ve kapsam şartlarını taşıyan taşınmazlarda birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılır ve bu usul bir defaya mahsus uygulanır. Mirasçı olup da payını devretmiş kişi malik olmadığından bu artırmaya katılamaz.

Aynı maddenin yedinci fıkrasının (8) numaralı bendi, satış ilanında gösterilecek asgari teklif şartını da buna göre düzenlemiştir. Yalnızca mirasçılar arasında yapılan birinci artırmada tekliflerin muhammen kıymetin yüzde yüzünü, ayrıca paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi gerekir. Bu artırmada sonuç alınamazsa ikinci artırma herkese açık olarak yapılır ve teklifin muhammen kıymetin yüzde ellisi ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazlaysa o miktarı ve masrafları geçmesi aranır.

Aynı fıkranın (9) numaralı bendi ihale bedelini yatırmayan alıcıya ilişkin kuralı sertleştirmiştir. Ortaklığın giderilmesinde en yüksek teklifi verip bedeli süresinde yatırmayan alıcının teminatı kendisine iade edilmez; satış masrafları mahsup edildikten sonra paydaşlara payları oranında ödenir. Bedeli yatırmayan kişi paydaşlardan biriyse teminatın tamamı diğer pay sahiplerine payları oranında ödenir. Ayrıca bu kişiye teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası verilir ve ceza 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.

Değişiklikler, yürürlük tarihi olan 31 Temmuz 2026’dan önce ilanı yapılmış açık artırmalara uygulanmaz; bu artırmalar önceki hükümlere göre tamamlanır (7589 s.K. geçici m.1/1).

Miras taşınmazında ortaklığın giderilmesi: artırma aşamaları

AşamaKimler teklif verebilirAsgari teklifDayanak
Birinci artırma (kapsam şartları varsa)Yalnızca malik olan mirasçılarMuhammen kıymetin %100’ü ile paraya çevirme ve paylaştırma masraflarıİİK m.114/2; m.114/7-8
İkinci artırmaHerkesMuhammen kıymetin %50’si ile rüçhanlı alacakların toplamından fazla olanı ve masraflarİİK m.114/7-8
Kapsam dışı taşınmaz (üçüncü kişi malik)HerkesGenel kurala göreİİK m.114/7-8
Bedeli yatırmayan alıcı—Teminat iade edilmez; alıcı paydaşsa teminat diğer paydaşlara ödenir; teklifin %5’i idari para cezasıİİK m.114/7-9
İlanı 31.07.2026’dan önce yapılmış artırmaÖnceki usule göreÖnceki hükümlere göre7589 s.K. geçici m.1/1

Satıştan Önce Sağ Kalan Eşin Aile Konutu Üzerindeki Hakkı

Mirasçılar arası birinci artırma, satış kararı verildikten sonra devreye giren bir korumadır. Sağ kalan eş bakımından ondan önce gelen daha güçlü bir imkân vardır. Mirasbırakanla birlikte yaşadığı konut veya ev eşyası terekeye dahilse sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras payına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir; haklı sebeplerin varlığında mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınabilir (TMK m.652). Ölümle sona eren mal rejiminin tasfiyesinde de sağ kalan eşin aile konutu ve ev eşyası üzerinde ayrıca talep hakkı bulunur (TMK m.240). Bu talepler, paylaşma aşamasında ileri sürülerek taşınmazın hiç satışa çıkmamasını sağlayabilir.

Ortaklığın giderilmesinin genel işleyişi için Terekede Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu), satış memurluğu ve elektronik ihale aşaması için Ortaklığın Giderilmesinde Elektronik İhale, sağ kalan eşin konut hakkı için Sağ Kalan Eşin Aile Konutu Üzerindeki Hakkı ve TMK m.652 Dava Dilekçesi Örneği sayfalarımıza bakabilirsiniz.

5. DNA İnceleme Sonuçlarında Yeni Rejim (CMK 80)

7589 sayılı Kanunun 14. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 80. maddesinin ikinci fıkrası yeniden yazılmış ve maddeye üç fıkra eklenmiştir. Hüküm, ceza soruşturması ve kovuşturmasında yapılan beden muayenesi ve genetik inceleme sonuçlarının kaydını, saklanmasını ve yok edilmesini düzenler.

İnceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilir ve bir örneği delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi ya da beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâllerinde bu bilgiler derhâl; diğer hâllerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçince Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir. Bilgisi sisteme kaydedilen kişi, saklamayı gerektiren amaç ortadan kalkmışsa veya haklı bir neden varsa bu süre içinde hâkim veya mahkemeden bilgilerin silinmesini talep edebilir (CMK m.80/2).

Sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilir. Mahkeme veya hâkim kararlarına karşı itiraz yoluna, Cumhuriyet savcısının kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir (CMK m.80/3). Kayıt, saklama ve imhaya ilişkin esas ve usuller Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığının müştereken çıkaracağı yönetmelikle belirlenecektir (CMK m.80/4).

Soybağı Davalarındaki Genetik İnceleme Hukuk Usulüne Tabidir

Soybağının reddi (TMK m.286-289) ve babalık (TMK m.301-304) davalarında genetik incelemenin dayanağı CMK m.80 değil, HMK m.292’dir. Bu hükme göre uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olmak, ayrıca sağlık yönünden tehlike oluşturmamak şartıyla herkes soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır. Haklı bir sebep olmaksızın bu zorunluluğa uyulmazsa hâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verir. Üçüncü kişi, tanıklıktan çekinme hakkı bulunduğunu ileri sürerek bu yükümlülükten kaçınamaz. Soybağı davalarında hâkim maddi olguları kendiliğinden araştırır ve delilleri serbestçe takdir eder (TMK m.284).

CMK m.80’deki sisteme kayıt, yirmi yıllık saklama ve silme talebi rejimi ceza muhakemesinde yapılan incelemeler içindir; hukuk mahkemesinin HMK m.292’ye göre yaptırdığı inceleme bu sisteme girmez. İki alanın kesiştiği durumlar yine de vardır: çocuğun bir suç sonucunda doğduğu iddia edilen dosyalarda hem ceza soruşturması hem soybağı uyuşmazlığı gündeme gelebilir. CMK m.80/3 sistemdeki kayıtların kullanılmasını yürütülen bir soruşturma veya kovuşturmayla sınırladığından, soybağı davasında hâkim HMK m.292 uyarınca ayrı bir inceleme yaptırabilir.

Genetik inceleme: soybağı davası ile ceza dosyası arasındaki fark

KonuSoybağı davası (hukuk)Ceza soruşturması ve kovuşturması
DayanakHMK m.292; TMK m.284CMK m.75 vd.; CMK m.80
İncelemeye katlanacak kişilerTaraflar ve üçüncü kişiler; tanıklıktan çekinme hakkı engel değildirŞüpheli veya sanık (CMK m.75) ve kanunda sayılan diğer kişiler (CMK m.76)
Kaçınma hâlindeHâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verirCMK’daki usule göre
Sonuçların saklanmasıHukuk dosyasında delil olarak yer alırKimliksizleştirilerek mahsus sisteme kaydedilir; derhâl veya kesinleşmeden itibaren yirmi yıl sonra yok edilir
Silme talebiHMK’da CMK m.80/2 benzeri özel bir hüküm yokturAmaç ortadan kalkmışsa veya haklı neden varsa hâkim ya da mahkemeden istenebilir

Soybağının reddindeki süreler için Soybağının Reddi Davası, DNA incelemesinin babalık davasındaki yeri için Babalık Davasında DNA Testi rehberlerimize bakabilirsiniz.

6. Aile Dosyalarına Dolaylı Dokunan Diğer Değişiklikler

Kanunun bazı maddeleri aile hukukunu doğrudan düzenlemese de boşanma, mal rejimi ve aile içi şiddet dosyalarının yürütülmesini etkiler. Aşağıdaki beş değişiklik bu niteliktedir.

Kanuni Faiz Oranı Yeniden Belirlendi (3095 s.K. m.1)

7589 sayılı Kanunun 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesi değiştirilmiştir. Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na göre faiz ödenmesi gereken hâllerde miktar sözleşmeyle belirlenmemişse faiz, yıllık olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden ödenir. 30 Haziran günü uygulanan reeskont oranı, önceki yılın 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran’daki oranın yüzde seksen uygulanır.

Kanuni faiz işletilen aile alacakları, örneğin katılma alacağı, değer artış payı, ziynet bedeli ve boşanma tazminatı, bu yöntemle belirlenen orana göre hesaplanır. Oran artık sabit bir sayı değil, her yıl ve gerektiğinde yıl ortasında değişebilen bir değerdir. Kanunda bu değişikliğe özgü bir geçiş hükmü bulunmadığından talep sonucunda faizin türü ve başlangıç tarihi açıkça gösterilmelidir.

Ses ve Görüntü Naklîyle Katılımda İmza Kuralı (HMK m.149/4)

31 Ekim 2026’dan itibaren, ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulunduğu yerden duruşmaya katılmasına karar verilenler hakkında elle atılan imzaya ilişkin hükümler kural olarak uygulanmaz. Ancak HMK m.154/3-ç’de belirtilen ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh hâlleri bu kuralın dışında bırakılmıştır.

Aile dosyalarında bu istisnalar sık karşılaşılan işlemlerdir. Başka şehirden katılan eşin boşanma davasından feragat etmesi, karşı tarafın davasını kabul etmesi ya da ziynet veya tazminat talebinde sulh olması hâllerinde imzaya ilişkin hükümler uygulanmaya devam eder. Bu beyanların uzaktan katılımla verilmesi planlanıyorsa usulün duruşmadan önce mahkemeyle netleştirilmesi gerekir. Uzaktan katılımın genel koşulları için Boşanma Duruşmasına Başka Şehirden Katılma rehberimize bakabilirsiniz.

Birleştirme Kararları (HMK m.166 ve m.168)

HMK m.166’nın birinci fıkrasının ikinci cümlesi değiştirilmiş ve ilk davanın açıldığı mahkemenin birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bu kararla bağlı olacağı hükme bağlanmıştır. HMK m.168 de yeniden yazılmıştır: aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülen davalar yönünden verilen birleştirme kararına karşı yalnızca istinaf yoluna başvurulabilir. İlk derece mahkemelerinin ayırma kararlarına karşı istinafa, bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararlarına karşı temyize ise ancak hükümle birlikte gidilebilir ve bu husus tek başına kaldırma veya bozma sebebi oluşturmaz.

Aile hukukunda farklı mahkemelerde açılmış asıl ve karşılık boşanma davaları ya da boşanma davasıyla bağlantılı ziynet ve tazminat davaları birleştirme kararlarına en sık konu olan dosyalardır. Birleştirme kararının kesinleşmeden bağlayıcı olmaması, dosyanın hangi mahkemede görüleceğinin netleşmesi için kanun yolu sürecinin beklenmesini gerektirebilir.

Bilirkişiye Başvurmanın Sınırı (HMK m.266 ve 2802 s.K. m.63)

HMK m.266/1, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağını öteden beri düzenler. 7589 sayılı Kanunun 9. maddesiyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 63. maddesinin ikinci fıkrasına eklenen (f) bendiyle, mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmak hâkimler bakımından disiplin hükümleri arasına alınmıştır.

Boşanma davasında tarafların kusurunun belirlenmesi ve kusurların ağırlığının karşılaştırılması hukuki bir değerlendirmedir ve bilirkişiye bırakılamaz. Mal rejimi tasfiyesinde taşınmaz, araç veya işletme değerinin tespiti gibi teknik konular ise bilirkişi incelemesinin konusu olmaya devam eder.

Eşe Karşı İşlenen Suçlarda HAGB (CMK m.231)

CMK m.231’in beşinci ila on dördüncü fıkraları yeniden yazılmıştır. Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasıysa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Bunun için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması ve suçla mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi gerekir (CMK m.231/6). Zarar derhâl giderilemiyorsa denetim süresince aylık taksitlerle giderilmesi koşuluyla da karar verilebilir (CMK m.231/9). Denetim süresi beş yıldır (CMK m.231/8).

Yeni metinde HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir (CMK m.231/12). İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda HAGB uygulanmaz (CMK m.231/14). Eşe karşı kasten yaralama gibi aile içi suçlarda verilecek HAGB kararı, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirlerden ayrı bir süreçtir; koruyucu tedbir kararı verilmesi için delil veya belge aranmaz, önleyici tedbir kararı ise geciktirilmeksizin verilir (6284 s.K. m.8/3). Ayrıntılar için HAGB Nedir? (CMK m.231) ve 6284 Koruma Kararı Talebi Dilekçesi sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Derdest dosyanız etkileniyor mu? Birlikte kontrol edelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Yürürlük Takvimi: Tek Tarih Yok

Paketin en çok karışıklık yaratan yönü budur. 7589 sayılı Kanun farklı hükümler için farklı yürürlük tarihleri öngörmektedir.

7589 sayılı Kanun: aile dosyaları bakımından yürürlük ve geçiş kuralları

DüzenlemeYürürlükGeçiş kuralı
HMK m.107’nin kaldırılması ve HMK m.109/431.07.2026Önceden açılmış davalarda mülga HMK m.107 uygulanır (geçici m.1/10)
HMK m.147/3: duruşmalar arası en fazla üç ay31.07.2026Özel geçiş hükmü yok
İİK m.114: miras taşınmazında mirasçılar arası birinci artırma31.07.2026Önceden ilanı yapılmış artırmalarda önceki hükümler (geçici m.1/1)
TMK m.440 ve m.444: elektronik satış portalı31.10.2026Önceden ilanı yapılmış artırmalarda önceki hükümler (geçici m.1/5)
HMK m.149/4: uzaktan katılımda imza31.10.2026Özel geçiş hükmü yok
CMK m.80: genetik inceleme kayıtları31.07.2026Özel geçiş hükmü yok
3095 s.K. m.1: kanuni faiz31.07.2026Özel geçiş hükmü yok
HMK m.166 ve m.168: birleştirme31.07.2026Özel geçiş hükmü yok
CMK m.231: HAGB31.07.2026Özel geçiş hükmü yok

Geçiş ölçütleri de tek tip değildir. Belirsiz alacak davasında belirleyici olan dava tarihi; icra satışında ilan tarihi; tazminat hükümlerinde haksız fiil veya zarar doğuran olayın tarihi esas alınır. Bu nedenle dosyanızın hangi rejime tabi olduğu, dosyanın açılış veya olay tarihine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Dosyanız İçin Ne Yapmalısınız?

  • Yeni mal rejimi davası açacaksanız: Belirsiz alacak davası olarak değil kısmi dava olarak açın; dilekçede fazlaya ilişkin hakları saklı tutun ve HMK m. 109/4’e dayanarak talep artırımı imkânını belirtin.
  • Derdest belirsiz alacak davanız varsa: Hiçbir işlem yapmanız gerekmez; dava eski hükümlere göre görülür.
  • Kısmi dava açtıysanız: HMK m.109/4’teki artırım aynı davada yalnızca bir kez ve tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Değerleme raporuna itirazlar sonuçlanmadan artırıma gitmek, sonradan netleşen değer için bu imkânı yeniden kullanmayı engeller.
  • Duruşma günü üç ayı aşıyorsa: Ara kararda HMK m.147/3’teki zorunlu hâllerden birine dayanan bir gerekçe bulunup bulunmadığını kontrol edin; gerekçe yoksa dilekçeyle talepte bulunun.
  • Uzaktan katılacaksanız: 31 Ekim 2026’dan sonra feragat, kabul veya sulh beyanı vereceğiniz duruşmalarda imza usulünü önceden netleştirin (HMK m.149/4).
  • Vasiyseniz: 31 Ekim 2026 sonrası taşınmaz satışlarında UYAP elektronik satış portalı usulünü ve on günlük onama süresini gözetin.
  • Miras taşınmazında ortaklığın giderilmesi davanız varsa: Mülkiyetin tamamen miras ilişkisine dayandığını ortaya koyarak ilk ihalenin mirasçılar arasında yapılmasını talep edin.
  • Eski dilekçe şablonu kullanmayın: İnternette dolaşan mal rejimi ve tazminat dilekçelerinin çoğu hâlâ belirsiz alacak davasına dayanıyor. Bu şablonlar artık hatalıdır.

Dosyanızın hangi rejime tabi olduğunu dava, olay veya ilan tarihine göre birlikte belirleyebiliriz. Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz. Paketin tüm maddelerinin yürürlük takvimi için 12. Yargı Paketi Yürürlük Takvimi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

7589 sayılı Kanun ne zaman yürürlüğe girdi?

Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ancak tek bir yürürlük tarihi yoktur: TMK m. 440 ve 444 ile HMK m. 149 değişiklikleri yayımdan üç ay sonra, yani 31 Ekim 2026 itibarıyla uygulanmaya başlar.

Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı?

Evet. HMK m. 107 yürürlükten kaldırıldı; 31 Temmuz 2026’dan sonra bu maddeye dayalı yeni bir belirsiz alacak davası açılamaz. Yerine HMK m. 109’a eklenen dördüncü fıkra ile kısmi davada tek seferlik talep artırımı imkânı getirildi ve artırılan kısım bakımından zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılıyor.

Mal rejimi davamı nasıl açmalıyım?

Kısmi dava olarak açmalısınız. Dilekçede fazlaya ilişkin haklarınızı saklı tutun ve HMK m. 109/4 uyarınca talep artırımı imkânına dayanın. Bilirkişi raporuna itirazlar sonuçlanıp alacak miktarı netleştiğinde, tahkikat sona ermeden tek seferlik artırım hakkınızı kullanın; bu hak aynı davada bir kez kullanılabildiği için zamanlaması kritiktir.

Açtığım belirsiz alacak davam etkilenir mi?

Hayır. Kanunun geçici maddesi uyarınca HMK m. 107 kaldırılmadan önce açılmış davalarda bu madde uygulanmaya devam eder. Derdest davanız eski hükümlere göre görülür ve sırf kanun değiştiği için reddedilmez; herhangi bir usul işlemi yapmanız gerekmez.

Duruşmalar arası süre gerçekten kısalacak mı?

HMK m.147’ye eklenen üçüncü fıkraya göre duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz; fıkrada yargılama usulüne göre bir ayrım yapılmamıştır. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat yapılması gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek daha uzun süre verebilir. Sosyal inceleme raporu ve tebligat gibi aşamalar dosyanın toplam süresini belirlemeye devam eder.

Vasi olarak taşınmaz satışında ne değişti?

TMK m. 440 ve 444 değişiklikleriyle vesayet altındaki kişilere ait malların satışı UYAP’a entegre elektronik satış portalında açık artırmayla yapılacak. İhale vesayet makamının onamasıyla tamamlanacak ve onama kararı ihale gününden itibaren on gün içinde verilecek. Bu hükümler 31 Ekim 2026 itibarıyla uygulanır.

Miras kalan evde ortaklığın giderilmesinde ne değişti?

Tüm maliklerin payını miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü kişinin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda satış kararı verilirse, birinci artırma bir defaya mahsus olmak üzere yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılır (İİK m.114/2). Bu artırmada tekliflerin muhammen kıymetin yüzde yüzünü ve masrafları geçmesi gerekir; sonuç alınamazsa ikinci artırma herkese açık olarak yapılır.

Eski dilekçe şablonlarını kullanabilir miyim?

Kullanmamalısınız. İnternette dolaşan mal rejimi tasfiyesi, katılma alacağı ve tazminat dilekçelerinin çoğu hâlâ belirsiz alacak davasına dayanmaktadır. Bu şablonlar 31 Temmuz 2026 sonrası açılacak davalar bakımından hatalıdır; kısmi dava ve HMK m. 109/4 yapısına göre yeniden kurulmalıdır.

7589 sayılı Kanunla kanuni faiz oranı değişti mi?

Evet. 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi değiştirildi. Sözleşmede belirlenmemişse kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran’daki oran beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında o tarihteki oranın yüzde seksen uygulanır. Katılma alacağı ve tazminat gibi aile alacaklarına işletilen kanuni faiz de bu orana göre hesaplanır.

Babalık davasında yapılan DNA incelemesi CMK m.80 kapsamında mı saklanır?

Hayır. Soybağının reddi ve babalık davalarında genetik incelemenin dayanağı HMK m.292’dir; incelemeyi hukuk mahkemesi yaptırır ve sonuç hukuk dosyasında delil olarak yer alır. CMK m.80’deki sisteme kayıt, yirmi yıllık saklama ve silme talebi rejimi ceza soruşturması ve kovuşturmasında yapılan incelemeler içindir.

Uzaktan katıldığım duruşmada davadan feragat veya sulh beyanı verebilir miyim?

31 Ekim 2026’dan itibaren ses ve görüntü naklîyle katılanlar hakkında elle atılan imzaya ilişkin hükümler kural olarak uygulanmaz. Ancak ikrar, yemin, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh hâlleri bu kuralın dışında bırakılmıştır (HMK m.149/4). Bu beyanları uzaktan katılımla vermeyi planlıyorsanız usulü duruşmadan önce mahkemeyle netleştirmeniz gerekir.

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi ve Aile Hukuku Örnek Dilekçeler sayfalarına bakabilirsiniz.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk