Boşanmada Mal Rejimi Tasfiyesi ve Katılma Alacağı (TMK)
10 Temmuz 2026

Boşanmada Mal Rejimi Tasfiyesi ve Katılma Alacağı (TMK)

Boşanmada mal rejimi tasfiyesi, evlilik birliği süresince eşlerin malvarlıklarında oluşan değişimin, evliliğin sona ermesiyle birlikte hukuki bir hesaba dökülerek paylaşılmasıdır. Türk Medeni Kanunu (TMK), 01.01.2002 tarihinden itibaren yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimini öngörmüştür (TMK m.202). Eşler noter huzurunda başka bir mal rejimi (mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı, mal ortaklığı) seçmedikçe evlilik boyunca kural olarak bu rejim uygulanır. Boşanma ile birlikte tarafların evlilik süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleri (edinilmiş mal) tespit edilir, üzerlerindeki borçlar düşülür ve kalan “artık değer” kural olarak yarı yarıya paylaşılır. Bu rehberde mal rejimi tasfiyesinin hangi mallara uygulandığı, katılma alacağının nasıl hesaplandığı, hangi mahkemede ne zaman açılacağı ve zamanaşımı süresi ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Yasal Mal Rejiminin Tarihsel Arka Planı ve 01.01.2002 Geçişi

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu yürürlüğe girmeden önce, 743 sayılı eski Medeni Kanun döneminde mal ayrılığı yasal mal rejimi olarak uygulanıyordu. Bu rejimde her eş kendi malının maliki sayılıyor, boşanmada karşı tarafın malvarlığından kural olarak pay talep edilemiyordu. Bu düzen, evlilik birliğinde ekonomik olarak zayıf konumdaki eş açısından adaletsiz sonuçlar doğuruyordu.

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı TMK ile birlikte yasal mal rejimi olarak “edinilmiş mallara katılma rejimi” kabul edilmiştir (TMK m.202/1). Eşler mal rejimi sözleşmesi ile kanunda öngörülen mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini seçebilirler (TMK m.202/2). Böyle bir sözleşme yapılmadığı sürece kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.

Geçiş açısından kritik olan husus şudur: 01.01.2002 tarihinden önce evlenmiş ve bir yıllık geçiş süresi içinde başka bir rejim seçmemiş eşler bakımından, 01.01.2002 tarihinden itibaren edinilmiş mallara katılma rejimi kendiliğinden uygulanmaya başlamıştır. Bu tarihten öncesine ait dönem için ise mal ayrılığı hükümleri geçerliliğini korur; bu nedenle 2002 öncesinden evli çiftlerde tasfiye hesabında dönemsel ayrımın yapılması gerekir.

Edinilmiş Mal ve Kişisel Mal Ayrımı (TMK m.219-220)

Edinilmiş mallara katılma rejiminde malvarlığı iki temel kategoriye ayrılır: edinilmiş mallar ve kişisel mallar. Katılma alacağı yalnızca edinilmiş mallar üzerinden hesaplanır; kişisel mallar tasfiyeye tabi tutulmaz.

Edinilmiş mal (TMK m.219): Her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Kanun örnek olarak şunları sayar:

  • Çalışmanın karşılığı olarak elde edilen gelirler (maaş, prim, ikramiye, serbest meslek kazancı, ticari kâr)
  • Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler (emekli maaşı, dul-yetim aylığı vb.)
  • Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar
  • Kişisel malların gelirleri (evlilik öncesi taşınmazın kira geliri, kişisel banka mevduatının faizi gibi)
  • Edinilmiş malların yerine geçen değerler

Kişisel mal (TMK m.220): Kanun gereği kişisel sayılan mallar şunlardır:

  • Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya (giyim, kişisel kullanım eşyaları)
  • Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir suretle karşılıksız (bağış) kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri
  • Manevi tazminat alacakları
  • Kişisel mallar yerine geçen değerler

Ayrıca TMK m.221 uyarınca eşler mal rejimi sözleşmesi ile bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken değerlerin kişisel mal sayılacağını kararlaştırabilirler. Tersine bir sözleşme ile kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mala dahil olmayacağı da öngörülebilir. Uyuşmazlık halinde TMK m.222 uyarınca bir eşin sahip olduğu malvarlığı değerinin kişisel mal olduğunu iddia eden taraf iddiasını ispatla yükümlüdür; ispatlanamayan mallar edinilmiş mal karinesindedir.

Katılma Alacağı Hesabı ve Artık Değere Katılma (TMK m.231-236)

Mal rejimi sona erince her eşin edinilmiş malları ayrı ayrı tespit edilir. Hesaplama şu adımlarla yapılır:

  1. Edinilmiş malların belirlenmesi (TMK m.219): Evlilik süresince karşılığı verilerek edinilen taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, altınlar, hisse senetleri ve şirket payları tespit edilir.
  2. Eklemelerin yapılması (TMK m.229): Bir eşin, diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile bu kastla yaptığı devirler hesaba eklenir.
  3. Denkleştirme (TMK m.230): Bir eşin edinilmiş mallarından kişisel mallarına, kişisel mallarından edinilmiş mallarına aktarılan değerler karşılıklı olarak denkleştirilir.
  4. Borçların düşülmesi: Her eşin edinilmiş mallara ilişkin borçları (konut kredisi, taşıt kredisi vb.) edinilmiş mal aktifinden düşülür.
  5. Artık değerin bulunması (TMK m.231): Kalan pozitif değer o eşin “artık değeri”dir. Borçlar aktifi aşarsa artık değer sıfır sayılır; borç fazlalığı diğer eşe yüklenemez.
  6. Yarı yarıya katılım (TMK m.236): Her eş veya mirasçısı, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkına sahiptir. Karşılıklı alacaklar takas edilir.

Örneğin: Kadın eşin evlilik süresince edindiği taşınmazın rayiç değeri 4.000.000 TL, banka hesabında bakiye 600.000 TL, konut kredisi bakiyesi 1.000.000 TL olsun. Aktif toplam 4.600.000 TL; borç düşüldüğünde artık değer 3.600.000 TL olur. Erkek eşin edinilmiş malı ile bunlara ilişkin borçları arasında fark bulunmadığı varsayımıyla, erkek eşin katılma alacağı 3.600.000 / 2 = 1.800.000 TL olarak hesaplanır. Karşılıklı edinilmiş mallar mevcutsa, her iki yönlü hesap yapılarak alacaklar takas edilir.

TMK m.236/2 önemli bir istisna öngörür: zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.

Tasfiye Zamanı ve Değerleme Tarihi (TMK m.225, 232)

Edinilmiş mallara katılma rejimi, TMK m.225 uyarınca eşlerden birinin ölümü, başka bir mal rejiminin sözleşme ile kabulü, evliliğin iptali ya da boşanma kararı ile veya hakimin bir eşin talebi üzerine mal ayrılığına karar vermesi ile sona erer. Boşanma ile sona erme halinde mal rejiminin sona erme tarihi boşanma davasının açıldığı tarihtir. Yani dava tarihinden sonra edinilen mallar tasfiye hesabına katılmaz.

Malların değerlendirilmesinde TMK m.232 uyarınca sürüm (rayiç) değer esas alınır. Yerleşik Yargıtay uygulamasında değerleme şu prensibe göre yapılır:

  • Malın durumu (fiziki hali, borç yükü, tapudaki hukuki nitelik) mal rejiminin sona erdiği tarihe (boşanma dava tarihi) göre saptanır.
  • Malın değeri (rayiç/sürüm bedeli) ise tasfiyeye — kural olarak karar tarihine — en yakın tarihe göre belirlenir.

Bu ilke özellikle enflasyonist dönemlerde önem taşır: hak sahibi eş, taşınmazın güncel rayiç bedeli üzerinden hesap yapılmasını talep edebilir. Değer tespiti mahkeme aracılığıyla bilirkişi incelemesi (taşınmazlarda gayrimenkul değerleme uzmanı, şirket payı için mali müşavir raporu, banka hesapları için bakiye ekstresi vb.) ile yapılır.

Kişisel Malların Gelirleri ve Değer Artış Payı (TMK m.219, 227)

Uygulamada en çok yanılgıya düşülen konulardan biri, kişisel malların gelirlerinin de kural olarak edinilmiş mal sayılmasıdır. TMK m.219/1-4 uyarınca kişisel malların gelirleri — evlilik öncesinden kalan taşınmazın kira geliri, mirastan gelen paranın faizi, kişisel şirket payının temettü geliri gibi — edinilmiş mal kategorisindedir. Eşler mal rejimi sözleşmesi ile bunun aksini kararlaştırabilirler (TMK m.221). Sözleşme yoksa kural nettir: ana mal kişisel maldır, ama getirisi edinilmiş maldır.

Değer artış payı (TMK m.227): Eşlerden biri, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahiptir. Katkı, evlilik öncesi kişisel bir taşınmazın kredisinin edinilmiş mallarla ödenmesi, evlenmeden önce alınmış bir işyerinin tadilatına yapılan harcama ya da eşe ait taşınmazın kat karşılığı inşaatına katkı gibi durumlarda gündeme gelir.

Değer artış payı hesaplanırken şu formül kullanılır: katkı oranı × malın tasfiye tarihindeki rayiç değeri. Böylece katkıda bulunan eş yalnızca nominal ödemeye değil, malın değerindeki artışa da orantılı olarak hak kazanır. Değer artış payı, katılma alacağından bağımsız bir kalem olarak talep edilebilir; iki kavramın karıştırılmaması önemlidir.

  • Değer artış payı (TMK m.227): Diğer eşin kişisel malına yapılan katkı üzerinden hesaplanır.
  • Katılma alacağı (TMK m.236): Diğer eşin edinilmiş mallarındaki artık değerin yarısı üzerinden hesaplanır.

Görevli Mahkeme, Kesinleşme Şartı ve Zamanaşımı

Mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m.4). Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde, o yer Asliye Hukuk Mahkemesi Aile Mahkemesi sıfatıyla davayı görür. Yetkili mahkeme ise TMK m.214 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesidir.

Boşanma kararının kesinleşmesi şartı çok önemlidir. Yargıtay yerleşik içtihadına göre mal rejimi tasfiyesi ve katılma alacağı davası, boşanma kararı kesinleşmeden karara bağlanamaz. Bu iki dava aynı anda açılmış olsa dahi tasfiye davası, boşanma kararının kesinleşmesi bekletici mesele yapılır ve boşanma kesinleşene kadar tasfiye hükmü kurulmaz. Uygulamada güvenli yol, boşanma davası kesinleşince mal rejimi tasfiye davasını ayrı olarak açmak ya da boşanma dosyasında talep hakkını saklı tutmaktır.

Zamanaşımı: Katılma alacağı ve değer artış payı taleplerinin zamanaşımı süresi, TMK’da özel bir düzenleme bulunmadığından, Türk Borçlar Kanunu m.146’daki genel zamanaşımı uyarınca 10 yıldır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihatlarıyla benimsenen çözüme göre bu süre, mal rejiminin sona erdiği — yani boşanma kararının kesinleştiği — tarihten itibaren işlemeye başlar. On yıllık süre içinde dava açılmadığı takdirde alacak zamanaşımına uğrar ve karşı tarafın zamanaşımı def’ini ileri sürmesi halinde talep reddedilir.

Bazı hallerde anlaşmalı boşanma protokolüne mal paylaşımı hükümleri eklenmesi tercih edilir; böylece tasfiye ayrı dava konusu olmaktan çıkar. Protokolde açıkça hüküm bulunmayan mallar için sonradan tasfiye davası açma hakkı korunur.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Sık Sorulan Sorular

Evlenmeden önce alınmış ev boşanmada eşin payına girer mi?

Kural olarak girmez. Evlilik öncesinde edinilen taşınmaz TMK m.220 uyarınca kişisel maldır ve katılma alacağı hesabında paylaşılmaz. Ancak diğer eşin bu taşınmazın kredi ödemesine, iyileştirilmesine veya korunmasına parasal katkısı olmuşsa TMK m.227 uyarınca değer artış payı talep edebilir. Ayrıca taşınmazın evlilik süresince elde edilen kira geliri edinilmiş mal sayılacağından, birikmiş kiralar açısından katılma alacağı gündeme gelebilir.

Miras yoluyla gelen para boşanmada paylaşılır mı?

Mirasla intikal eden mal veya para, TMK m.220 uyarınca kişisel maldır ve edinilmiş mallara katılma rejiminde paylaşıma tabi tutulmaz. Buna karşılık mirastan gelen paranın bankada değerlendirilmesinden doğan faiz veya kira gibi getiriler TMK m.219 gereği edinilmiş mal sayılır ve tasfiye hesabına dahil olur. Miras hukuku boyutu için mirastan feragat sözleşmesi rehberimize bakılabilir.

Katılma alacağı davası ne zaman açılır?

Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılması güvenlidir. Boşanma davası ile birlikte veya devam ederken de açılabilir; ancak tasfiye hükmü boşanma kararı kesinleşene kadar kurulamaz, dava bekletici mesele olarak beklemede tutulur. Zamanaşımı süresi, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren TBK m.146 uyarınca 10 yıldır.

Eşim boşanma davasından hemen önce evini sattı; hakkımı kaybettim mi?

Kaybetmediniz. TMK m.229 gereği bir eşin, diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile bu kastla yapılan devirler edinilmiş mallar arasında sayılır ve hesaba eklenir. Muvazaalı satış iddiası ispatlanabildiği takdirde satılan taşınmazın değeri de tasfiye hesabına dahil edilir. Bu tür iddialar bakımından delillerin (banka kayıtları, tapu işlem tarihleri, alıcının yakınlık derecesi) titizlikle toplanması önem taşır.

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımını protokolde belirlemek yeterli mi?

Anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımına ilişkin düzenleme ve katılma alacağından karşılıklı feragat geçerlidir; ancak protokol hükümlerinin açık, tereddütsüz ve tarafları bağlayacak biçimde kaleme alınması gerekir. Hangi taşınmazın kime kalacağı, katılma alacağı ile değer artış payı taleplerinden feragat edilip edilmediği ve nafaka ile ilişkisi net biçimde ifade edilmelidir. Aksi halde sonradan tasfiye davası hakkı gündeme gelebilir.

Boşanmada mal rejimi tasfiyesi, tarafların evlilik süresince oluşan ekonomik ortaklığı adil biçimde çözmeye yönelik teknik ve delil odaklı bir yargılamadır. Edinilmiş mal ile kişisel mal ayrımının doğru yapılması, değer artış payı ile katılma alacağı arasındaki farkın gözetilmesi, bilirkişi değerlemesinin karar tarihine göre yaptırılması ve zamanaşımı süresinin gözden kaçırılmaması sonucu doğrudan etkiler. Aile hukukunda bağlantılı konularda nafaka artırım ve azaltım davası ve tenkis davası rehberlerimiz de yol gösterici olacaktır. Somut olayınıza özel değerlendirme için aile hukuku alanında çalışan bir avukatla görüşmeniz uygun olur.

{ “@context”: “https://schema.org”, “@type”: “FAQPage”, “mainEntity”: [ { “@type”: “Question”, “name”: “Evlenmeden önce alınmış ev boşanmada eşin payına girer mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Kural olarak girmez. Evlilik öncesinde edinilen taşınmaz TMK m.220 uyarınca kişisel maldır ve katılma alacağı hesabında paylaşılmaz. Diğer eşin taşınmazın kredi ödemesi, iyileştirilmesi veya korunmasına parasal katkısı olmuşsa TMK m.227 uyarınca değer artış payı talep edebilir. Taşınmazın evlilik süresince elde edilen kira geliri ise edinilmiş mal sayılır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Miras yoluyla gelen para boşanmada paylaşılır mı?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Mirasla intikal eden mal veya para TMK m.220 uyarınca kişisel maldır ve edinilmiş mallara katılma rejiminde paylaşıma tabi değildir. Ancak mirasın bankada değerlendirilmesinden doğan faiz veya kira gibi getiriler TMK m.219 gereği edinilmiş mal sayılır ve tasfiye hesabına dahil olur.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Katılma alacağı davası ne zaman açılır?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılması güvenlidir. Boşanma ile birlikte de açılabilir, ancak tasfiye hükmü boşanma kararı kesinleşene kadar kurulamaz. Zamanaşımı süresi, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren TBK m.146 uyarınca 10 yıldır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Eşim boşanma davasından hemen önce evini sattı; hakkımı kaybettim mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Kaybetmediniz. TMK m.229 gereği eşin, katılma alacağını azaltma kastıyla mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde yaptığı karşılıksız kazandırmalar ve devirler edinilmiş mallar arasında sayılır. Muvazaalı satış iddiası ispatlanabildiği takdirde taşınmazın değeri tasfiye hesabına eklenir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımını protokolde belirlemek yeterli mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımı düzenlemesi ve katılma alacağından karşılıklı feragat geçerlidir. Protokol hükümlerinin açık ve tereddütsüz kaleme alınması, hangi taşınmazın kime kalacağının ve feragatlerin net biçimde ifade edilmesi gerekir. Aksi halde sonradan tasfiye davası hakkı saklı kalır.” } } ] }
Post by Av. Fatma Öztürk