Nafaka, mahkeme kararı ile hükmedildikten sonra sabit kalmaz; koşulların değişmesi hâlinde nafaka miktarı yeniden değerlendirilerek artırılabilir veya azaltılabilir. “Nafakanın artırılması” ve “nafakanın azaltılması” davaları, Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümleri çerçevesinde Aile Mahkemesinde açılır ve tarafların mali durumları ile alacaklının ihtiyaçları göz önünde bulundurularak karara bağlanır. Bu yazıda nafakanın uyarlanmasının hukuki dayanağı, artırma ve azaltma sebepleri, ispat yükü, dava süreci, karar sonrası uygulama esasları ile pratik öneriler ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
1) Kanuni Dayanak — TMK m.176
Nafakanın uyarlanması, Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca “irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”
Bu düzenleme, nafakanın statik değil dinamik bir kurum olduğunu göstermektedir. Boşanma kararı ile birlikte hükmedilen nafaka miktarı, dava tarihindeki koşullara göre belirlenir; ancak zamanın geçmesiyle ve koşulların değişmesiyle bu miktar hem yükümlü hem de alacaklı bakımından adaletsiz sonuçlar doğurabilir. Kanun koyucu, bu adaletsizliği önlemek amacıyla nafakanın uyarlanması yolunu açık tutmuştur. Uyarlama, tarafların mali durumlarının değişmesine veya hakkaniyetin gerektirdiği durumlara dayanır ve mahkeme kararı ile gerçekleşir.
2) Nafakanın Artırılması Sebepleri
Nafakanın artırılması talebi genellikle nafaka alacaklısı tarafından yapılır. Uygulamada en yaygın artırma sebepleri şunlardır: (i) enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle nafaka miktarının satın alma gücünün azalması, (ii) alacaklının ihtiyaçlarının artması (çocuğun büyümesi ile eğitim ve sağlık masraflarının çoğalması, hastalık nedeniyle özel bakım ihtiyacı doğması vb.), (iii) yükümlünün ekonomik durumunun iyileşmesi (gelir artışı, kariyer yükselmesi, yeni iş kurma vb.), (iv) yükümlünün eski işini bırakıp daha yüksek gelirli işe geçmesi, (v) yükümlünün miras yoluyla mal varlığının artması.
Enflasyon gerekçesiyle nafaka artırımı özellikle uzun süredir sabit kalan nafakalarda önemlidir. Uygulamada yargı, TÜİK verilerine dayanarak nafaka artırımına karar verebilir. Her dava dönemi için ilgili enflasyon oranları göz önünde bulundurulur ve nafaka güncellenir. Çocuğun büyümesi ile ihtiyaçların artması da haklı bir gerekçedir; kreş çağındaki bir çocuğun ihtiyaçları ile lise çağındaki bir çocuğun ihtiyaçları farklıdır. Ayrıca hastalık ve özel eğitim ihtiyacı gibi durumlar da haklı artırma sebepleri arasındadır.
3) Nafakanın Azaltılması Sebepleri
Nafakanın azaltılması talebi genellikle nafaka yükümlüsü tarafından yapılır. Uygulamada en yaygın azaltma sebepleri şunlardır: (i) yükümlünün ekonomik durumunun ciddi biçimde bozulması (işsizlik, iflas, ağır hastalık, emeklilik vb.), (ii) alacaklının ekonomik durumunun iyileşmesi (yeni iş bulma, mal varlığı edinme, iş kurma vb.), (iii) alacaklının yaşam koşullarının değişmesi (yeniden evlenme durumunda kaldırma, ancak fiilen evli gibi yaşama durumunda azaltma), (iv) yükümlünün yeni aile kurması ve yeni yükümlülüklerinin doğması (yeni evlilikten çocuk sahibi olma vb.), (v) çocuğun ergin olmasına yakın döneme girmesi ve ihtiyaçlarının değişmesi.
Azaltma davalarında yükümlünün ekonomik gerilemesinin ispatı önemlidir. İşsizlik durumunda İŞKUR kaydı, işten çıkma belgesi, iflas kararı gibi belgeler sunulur. Ağır hastalık durumunda sağlık raporları, tedavi masrafları belgelenir. Alacaklının ekonomik iyileşmesi ise banka kayıtları, işe girdiği kurum belgeleri, tapu kayıtları gibi delillerle ispat edilebilir. Ancak nafaka miktarı belirlenirken çocukların üstün yararı hep göz önünde bulundurulur; çocuk nafakasının makul ihtiyaçları karşılamayacak düzeyde azaltılması kolay kabul edilmez.
4) Uyarlanabilecek Nafakalar
Uygulamada birçok nafaka türü uyarlama konusu olabilir. Yoksulluk nafakası (TMK m.175), boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen eşe hükmedilen nafakadır; bu nafaka evli olan tarafın ekonomik durumundaki değişimlere göre uyarlanabilir. İştirak nafakası (TMK m.182), çocuğun bakım ve eğitim giderleri için hükmedilen nafakadır; çocuğun ihtiyaçlarının değişmesi ve yükümlünün ekonomik durumu arasındaki dengeye göre uyarlanabilir. Tedbir nafakası ise dava süresince geçici bir düzenlemedir ve genellikle dava sonuçlanana kadar sabit kalır.
Yardım nafakası (TMK m.364-366) da uyarlanabilir. Bu nafaka, altsoy ile üstsoy arasında veya kardeşler arasında hükmedilen bir nafaka türüdür ve alacaklının yoksulluğa düşmesi durumunda yükümlünün mali durumuna göre belirlenir. Yardım nafakası da tarafların mali durumlarının değişmesi hâlinde uyarlanmaya tabidir. Uyarlama sadece tutarın artırılması veya azaltılması ile sınırlı değildir; bazı hâllerde nafakanın tamamen kaldırılması da mümkündür (örneğin alacaklının yeniden evlenmesi, yoksulluğunun ortadan kalkması, taraflardan birinin ölümü hâllerinde).
5) Dava Süreci ve Yetki
Nafakanın uyarlanması davası Aile Mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6). Ancak nafaka davaları için özel yetki kuralı olarak nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili sayılır (HMK m.9); bu düzenleme özellikle alacaklının çocuk ve daha zor durumda olduğu düşünüldüğünde koruyucu niteliktedir.
Dava dilekçesinde şu unsurlar yer almalıdır: (i) davacı ve davalı bilgileri, (ii) mevcut nafaka kararı bilgileri (mahkeme, karar tarihi, esas/karar no, mevcut nafaka miktarı), (iii) koşullardaki değişikliğin açıklanması, (iv) talep edilen yeni nafaka miktarı, (v) hukuki sebep (TMK m.176), (vi) deliller (banka kayıtları, iş belgeleri, sağlık raporları, tapu kayıtları, tanık, bilirkişi vb.), (vii) netice-i talep. Yargılama süreci HMK’nın genel usulüne göre yürür; ön inceleme, tahkikat ve karar aşamaları izlenir. Yargılama süresi somut olayın karmaşıklığına göre değişir; genellikle 6 ay ile 18 ay arasında olabilir. Yargılama sırasında hâkim, gerektiğinde tedbir kararı vererek geçici uyarlamayı da yapabilir.
6) İspat Yükü ve Deliller
Nafakanın uyarlanması davasında ispat yükü davayı açan tarafa aittir. Davacı, koşullardaki değişikliğin somut biçimde gerçekleştiğini ve uyarlamanın gerektiğini ispat etmelidir. Ekonomik durum değişikliği için kullanılan başlıca deliller: (i) banka hesap kayıtları (son 1-2 yıllık dönem), (ii) bordro veya işten çıkma belgesi, (iii) vergi beyannameleri, (iv) SGK kayıtları, (v) tapu ve trafik sicil kayıtları, (vi) sağlık raporları, (vii) tedavi ve eğitim masrafı belgeleri.
Enflasyona dayalı artırma taleplerinde TÜİK verileri kullanılabilir. Yargılamada mahkeme, bilirkişi görüşü de talep edebilir; özellikle karmaşık mali durumlarda uzman değerlendirmesi gerekebilir. Ayrıca tanık dinletme yolu da açıktır; alacaklının veya yükümlünün ekonomik ve sosyal durumunu bilen kişiler tanık olarak dinlenebilir. Ancak tanık delilleri yazılı belgeler kadar güçlü değildir ve genellikle yardımcı delil olarak kullanılır. Karşı tarafın delilleri de değerlendirmede etkilidir; davalı da kendi durumunu ispat edebilir ve iddiaları çürüten belgeler sunabilir.
7) Karar Sonrası Uygulama ve Yeniden Uyarlama
Mahkeme kararı ile uyarlanan nafaka, kararın kesinleşmesi ile birlikte yeni miktar üzerinden ödenmeye başlar. Karar tarihinden itibaren geçmiş dönem için genellikle uyarlama yapılmaz; ancak dava tarihinden itibaren yeni miktar geçerli sayılabilir. Bu husus, davanın açıldığı tarihin önemini artırır; uyarlama gerektiğinde bekletilmeden dava açılmalıdır.
Nafakanın uyarlanması davası birden fazla kez de açılabilir; koşullar tekrar değişirse yeniden uyarlama talep edilebilir. Ancak yeni bir uyarlama davası açmak için genellikle önceki karar üzerinden belirli bir süre geçmesi ve koşullarda önemli değişiklik olması beklenir. Küçük veya kısa süreli değişiklikler yeni bir uyarlama davasına gerekçe olmayabilir. Enflasyona bağlı olağan artışlar için sıklıkla dava açılması yerine belirli aralıklarla toplu uyarlama tercih edilir. Bu tür uygulamada avukat desteği hem uyarlama zamanının doğru belirlenmesi hem de sürecin verimli yönetimi açısından önemlidir. Aile hukuku alanında uzman avukatlar, nafaka uyarlamasında karşılaşılan zorlukları aşmak için gerekli bilgi ve deneyimi sunar.
⚖️ Güncel not: Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal, Resmî Gazete yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Geçiş döneminde mevcut nafaka kararları ve ödeme yükümlülüğü devam eder. Ayrıntı: AYM süresiz nafaka kararı (2026).
İlgili Rehberler
- Yeni Nafaka Düzenlemesi Mevcut Kararları Etkiler mi? Geçiş Hükümleri
- Toptan (Tek Seferlik) Nafaka Ödemesi Nedir? Avantajları ve Yargıtay Eğil
- Kademeli (Evlilik Süresine Endeksli) Nafaka Modeli Nedir? Reform Taslağı
- Boşandığım Eşim Yeniden Evlendi, Nafaka ve Velayet Ne Olur?
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
İki Ayrı Dayanak: m.176/4 ve m.331
Uyarlama davasının kanunî temeli tek bir madde değildir; nafakanın türüne göre ikinci bir hüküm devreye girer.
Genel dayanak — TMK m.176/4: tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
İki seçimlik ölçüt. Madde; malî durumların değişmesi ile hakkaniyetin gerektirmesi hâllerini ayrı ayrı sayar. İkincisi, malî durumda somut bir değişiklik olmasa dahi uyarlamaya imkân tanır.
Çocuk nafakasında ek dayanak — TMK m.331: durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.
Fark nerede? m.176/4 yalnız artırma ve azaltmadan söz ederken; m.331 ayrıca kaldırma yetkisini de içerir. İştirak nafakasında bu yetki, çocuğun ergin olması gibi hâllerde işler.
Ölçüt — TMK m.4: kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.
Nelere bakılır? Yargıtay uygulamasında; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, çocuğun yaşı ve ihtiyaçları ile nafakanın belirlendiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında geçen süre birlikte değerlendirilir.
İştirak nafakasında ek ölçütler. Hâkim; çocuğun yaşını, cinsiyetini, öğrenim durumunu, bakım ve sağlık durumlarını; ana ve babanın ödeme güçlerini ve tarafların bakmakla yükümlü oldukları kişi sayısını göz önünde bulundurur.
Hangi nafakalar uyarlanabilir? Bu iki hüküm; yoksulluk, iştirak, tedbir ve yardım nafakalarının tamamı bakımından uygulanabilir.
Tedbir nafakasında bir fark vardır. Tedbir nafakası boşanma davası kesinleşinceye kadar ödendiğinden, artırım veya azaltım talebi ayrı bir dava ile değil; hâlihazırda devam eden davaya bakan mahkemeye sunulur.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Genel dayanak | m.176/4 |
| Ölçütler | Malî durum veya hakkaniyet |
| Çocuk nafakası | m.331 — ayrıca kaldırma |
| Takdir | m.4 — hakkaniyet |
| Kapsam | Dört nafaka türü |
| Tedbir nafakası | Aynı dosyada istenir |
Kesin Hüküm Meselesi: Aynı Dava Tekrar Açılabilir mi?
Uyarlama davalarının en ayırt edici yönü, verilen kararın nihaî olmamasıdır.
Genel kural — HMK m.303/1. Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş hükmün, diğer bir davada maddî anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için; her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.
Üçlü kimlik aranır. Bu üç unsurdan biri farklıysa kesin hüküm engeli doğmaz.
Nafakada durum. Yargıtay uygulamasında; velâyetin verilmesi, kişisel ilişki kurulması ve iştirak nafakası hakkında verilen kararlar kesin ve nihaî bir hukukî durum meydana getirmez. Taraflar, değişen hâl ve koşullar çerçevesinde hâkime başvurarak nafakanın artırılmasını, azaltılmasını veya tamamen kaldırılmasını isteyebilir.
Sebep unsuru farklılaşır. Her yeni uyarlama davasının dayandığı vakıa, önceki karardan sonra ortaya çıkan değişikliktir. Bu nedenle dava sebebi aynı olmadığından kesin hüküm oluşmaz.
Ret kararı da engel değildir. Yargıtay kararlarında; artırım talebinin bugün reddedilmiş olmasının, ileride koşullar değişirse yeniden artırım davası açılmasına engel olmadığı kabul edilmektedir.
Dava şartı olarak kesin hüküm — HMK m.114/1-i. Aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması bir dava şartıdır ve HMK m.115 uyarınca mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır.
Derdestlik — HMK m.114/1-ı. Aynı davanın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması da dava şartıdır. Bu nedenle derdest bir uyarlama davası varken ikinci bir dava açılmamalıdır.
Süre yoktur. Nafaka uyarlama davasının açılabilmesi için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir.
Bir sınır — TMK m.2. Olağanüstü bir sebep bulunmaksızın, kararın kesinleşmesinden hemen sonra artırım istenmesi dürüstlük kuralı bakımından tartışma doğurabilir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Kesin hüküm şartı | m.303 — üçlü kimlik |
| Nafaka kararı | Nihaî değildir |
| Farklılaşan unsur | Dava sebebi |
| Önceki ret | Engel değildir |
| Derdestlik | Dava şartı (m.114) |
| Süre | Yoktur |
Her Yıl Dava Açmamak: m.330/3 ve Artış Kaydı
Uyarlama davasını tekrar tekrar açmanın önüne geçen bir hüküm vardır; ancak talebe bağlıdır.
TMK m.330/3. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
“İstem” şartı mutlaktır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2016/3185 E., 2016/6459 K. sayılı ve 25.04.2016 tarihli kararında; gelecek yıllardaki artışa hükmedilebilmesi için “istem” gerektiği, aksi takdirde mahkemece bu yönde hüküm kurulamayacağı belirtilmiştir.
Talep yokken hüküm kurulamaz. Aynı kararda, davacı tarafça gelecek yıllardaki artış yönünde herhangi bir talepte bulunulmadığı hâlde mahkemenin bu yönde hüküm kurmasının isabetsiz olduğu vurgulanmıştır.
Hangi oran? Uygulamada artış oranı, Yargıtay kararları doğrultusunda Türkiye İstatistik Kurumu‘nun açıkladığı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) oranında belirlenmektedir.
Ancak bu oran değişmez değildir. Ekonomik şartlarda oluşabilecek değişimlere göre bu oranın üzerinde bir artırım kararı da verilebilir.
Dilekçede nasıl yazılır? Talep sonucu bölümünde; nafakanın artırılmasının yanında, izleyen yıllarda belirlenecek endeks oranında kendiliğinden artırılmasına karar verilmesi ayrıca istenmelidir.
Etkisi. Bu kayıt hükme geçirilirse her yıl yeniden dava açılmasına gerek kalmaz; artış, icra aşamasında doğrudan uygulanır.
Ödeme düzeni — m.330/2: nafaka her ay peşin olarak ödenir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Dayanak | m.330/3 |
| Şart | “İstem hâlinde” |
| Talep yoksa | Hüküm kurulamaz |
| Oran | Uygulamada ÜFE |
| Bağlayıcı mı | Üzerine de hükmedilebilir |
| Sonucu | Her yıl dava gerekmez |
Protokole Dayanan Nafaka Uyarlanabilir mi?
Anlaşmalı boşanmada nafaka miktarı tarafların mutabakatıyla belirlenmiş olsa dahi sonuç değişmez.
Yargıtay’ın yaklaşımı. Kararlarda; nafaka iradının, tarafların yaptıkları sözleşmeye dayansa bile şartları oluştuğu takdirde artırılabileceği veya azaltılabileceği; aksi düşüncenin güven ilkesine aykırı düşeceği belirtilmektedir.
Gerekçesi. Protokoldeki miktar, o günün koşullarına göre belirlenmiştir. Tarafların sosyal ve ekonomik hayatlarında sonradan meydana gelen değişiklikler uyarlamaya konu edilebilir.
“Değiştirilemez” kaydı varsa. Protokolde nafaka miktarının değiştirilemeyeceği yazılmış olsa bile, Yargıtay’a göre işlem temelinin çökmesi nedeniyle uyarlama istenebilir.
Neden böyle? Nafaka; özellikle iştirak nafakası bakımından çocuğun hakkıdır ve velâyet sahibi ebeveynin tasarrufuyla ortadan kaldırılamaz.
Mahkeme kararına dönüşmüştür. Protokol, m.166/3 uyarınca hâkimce uygun bulunup hükme geçirildiğinde artık bir mahkeme kararıdır. Bu nedenle değişikliği de m.176/4 ve m.331 hükümlerine tâbidir.
Bir sınır. Protokolde nafakadan tamamen feragat edilmişse, sonradan m.175 uyarınca yeniden yoksulluk nafakası talebi kural olarak dinlenmez. Uyarlama, hükmedilmiş bir nafakanın miktarını konu alır.
İştirak nafakasında bu sınır işlemez. Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü m.182/2 ve m.327‘den doğduğundan, feragat çocuğu bağlamaz.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Protokoldeki nafaka | Uyarlanabilir |
| Gerekçe | Güven ilkesi |
| “Değiştirilemez” kaydı | İşlem temelinin çökmesi |
| Niteliği | Artık mahkeme kararı |
| Yoksulluk nafakasından feragat | Yeni talep dinlenmez |
| İştirak nafakasından feragat | Çocuğu bağlamaz |
Taraf, Görev, Yetki ve Tahsil
Doğru dayanağa rağmen yanlış kurulmuş bir dava sonuç vermez.
İştirak nafakasında davacı. Artırım davası, velâyeti elinde bulunduran ebeveyn tarafından çocuk adına açılır. Çocuk ergin olduktan sonra davayı bizzat açabilir.
Karşı dava imkânı. Davalı, aynı dosyada karşı dava ile nafakanın indirilmesini veya kaldırılmasını isteyebilir. HMK m.132 uyarınca karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır.
Görev. Nafakaya ilişkin davalar aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar ve kararında bu sıfatı belirtir. Görev kamu düzenindendir ve HMK m.114/1-c uyarınca re’sen gözetilir.
Yetki — TMK m.177: boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Genel kuralla ilişkisi. HMK m.6/1 uyarınca genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. TMK m.177 ise özel bir yetki kuralı olarak alacaklıyı korur.
Yetki kesin değildir. Bu nedenle yetki itirazı, HMK m.116 uyarınca bir ilk itirazdır ve m.117 gereği cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir; aksi hâlde dinlenemez.
Yargılama usulü. Dava basit yargılama usulüne tâbidir; HMK m.318 uyarınca taraflar delillerini dilekçeleriyle birlikte sunmak zorundadır.
İspat yükü — HMK m.190/1: ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Durumun değiştiğini ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür.
Hangi deliller? Sosyal güvenlik kayıtları ve hizmet dökümü, vergi kayıtları, tapu ve araç kayıtları, banka hareketleri, kira sözleşmeleri, okul ve sağlık giderlerine ilişkin belgeler. Bunlar için HMK m.121 uyarınca bulunabilmesini sağlayıcı açıklama yapılarak celbi istenmelidir.
Miktarın artırılması — HMK m.176. Tarafların her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir; ancak aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.
Kararın etkisi. Artırım veya azaltım kararı kural olarak dava tarihinden itibaren sonuç doğurur; bu nedenle davayı geciktirmek hak kaybına yol açar.
Tahsil. Hükmedilen nafaka ilamlı icra yoluyla takip edilir. Ödenmemesi hâlinde İİK m.344 uyarınca alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Şikâyet süresi İİK m.347 uyarınca fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde bir yıldır.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Davacı | Velâyet sahibi; erginlikte çocuk |
| Karşı dava | HMK m.132 — cevap dilekçesiyle |
| Görev | Aile mahkemesi; re’sen |
| Yetki | TMK m.177 — alacaklının yeri |
| İspat | m.190 — iddia edende |
| Tahsil | İİK m.344; şikâyet üç ay |
Sıkça Sorulan Sorular
Nafaka artırılabilir mi?
Evet. TMK m.176 uyarınca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde nafaka artırılabilir. Yaygın artırma sebepleri; enflasyon, alacaklının ihtiyaçlarının artması (çocuğun büyümesi), yükümlünün ekonomik durumunun iyileşmesi. Talep alacaklı tarafından yapılır.
Nafaka hangi durumlarda azaltılır?
TMK m.176 uyarınca yükümlünün ekonomik durumunun ciddi bozulması (işsizlik, iflas, ağır hastalık, emeklilik), alacaklının ekonomik durumunun iyileşmesi, yükümlünün yeni aile kurması gibi durumlarda nafaka azaltılabilir. Talep genellikle yükümlü tarafından yapılır.
Nafakanın uyarlanması davası nerede açılır?
Aile Mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6). Nafaka davaları için özel yetki olarak nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili sayılır (HMK m.9).
Enflasyon nedeniyle nafaka artırılır mı?
Evet. Uygulamada mahkemeler TÜİK verilerine dayanarak nafaka artırımına karar verebilir. Uzun süredir sabit kalan nafakalarda satın alma gücünün azalması haklı bir artırma gerekçesidir. Ancak dava açılmadan otomatik artış olmaz; mahkeme kararı gerekir.
İşsiz kalan yükümlü nafakayı azaltabilir mi?
Evet. Yükümlünün ekonomik durumunun ciddi biçimde bozulması azaltma sebebidir. İşsizlik durumunda İŞKUR kaydı, işten çıkma belgesi gibi belgelerle ispat gerekir. Ancak çocuk nafakasının makul ihtiyaçları karşılamayacak düzeyde azaltılması kolay kabul edilmez.
Uyarlanabilecek nafaka türleri hangileri?
Yoksulluk nafakası (TMK m.175), iştirak nafakası (TMK m.182) ve yardım nafakası (TMK m.364-366) uyarlanabilir. Tedbir nafakası genellikle dava sonuçlanana kadar sabit kalır. Uyarlama sadece tutar değişikliği değil, bazı hâllerde tamamen kaldırma da olabilir.
Aynı dava tekrar açılabilir mi?
Evet. Koşullar tekrar değişirse yeniden uyarlama talep edilebilir. Ancak yeni bir uyarlama davası için önceki karar üzerinden belirli bir süre geçmesi ve koşullarda önemli değişiklik olması beklenir. Küçük veya kısa süreli değişiklikler yeni dava için yeterli olmayabilir.
⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın
Ankara’da Uzman Avukat — Av. Fatma Öztürk
📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


