Nafakanın Artırılması ve Azaltılması Davası
05 Mayıs 2026

Nafakanın Artırılması ve Azaltılması Davası

Nafaka, mahkeme kararı ile hükmedildikten sonra sabit kalmaz; koşulların değişmesi hâlinde nafaka miktarı yeniden değerlendirilerek artırılabilir veya azaltılabilir. “Nafakanın artırılması” ve “nafakanın azaltılması” davaları, Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümleri çerçevesinde Aile Mahkemesinde açılır ve tarafların mali durumları ile alacaklının ihtiyaçları göz önünde bulundurularak karara bağlanır. Bu yazıda nafakanın uyarlanmasının hukuki dayanağı, artırma ve azaltma sebepleri, ispat yükü, dava süreci, karar sonrası uygulama esasları ile pratik öneriler ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

1) Kanuni Dayanak — TMK m.176

Nafakanın uyarlanması, Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca “irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”

Bu düzenleme, nafakanın statik değil dinamik bir kurum olduğunu göstermektedir. Boşanma kararı ile birlikte hükmedilen nafaka miktarı, dava tarihindeki koşullara göre belirlenir; ancak zamanın geçmesiyle ve koşulların değişmesiyle bu miktar hem yükümlü hem de alacaklı bakımından adaletsiz sonuçlar doğurabilir. Kanun koyucu, bu adaletsizliği önlemek amacıyla nafakanın uyarlanması yolunu açık tutmuştur. Uyarlama, tarafların mali durumlarının değişmesine veya hakkaniyetin gerektirdiği durumlara dayanır ve mahkeme kararı ile gerçekleşir.

2) Nafakanın Artırılması Sebepleri

Nafakanın artırılması talebi genellikle nafaka alacaklısı tarafından yapılır. Uygulamada en yaygın artırma sebepleri şunlardır: (i) enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle nafaka miktarının satın alma gücünün azalması, (ii) alacaklının ihtiyaçlarının artması (çocuğun büyümesi ile eğitim ve sağlık masraflarının çoğalması, hastalık nedeniyle özel bakım ihtiyacı doğması vb.), (iii) yükümlünün ekonomik durumunun iyileşmesi (gelir artışı, kariyer yükselmesi, yeni iş kurma vb.), (iv) yükümlünün eski işini bırakıp daha yüksek gelirli işe geçmesi, (v) yükümlünün miras yoluyla mal varlığının artması.

Enflasyon gerekçesiyle nafaka artırımı özellikle uzun süredir sabit kalan nafakalarda önemlidir. Uygulamada yargı, TÜİK verilerine dayanarak nafaka artırımına karar verebilir. Her dava dönemi için ilgili enflasyon oranları göz önünde bulundurulur ve nafaka güncellenir. Çocuğun büyümesi ile ihtiyaçların artması da haklı bir gerekçedir; kreş çağındaki bir çocuğun ihtiyaçları ile lise çağındaki bir çocuğun ihtiyaçları farklıdır. Ayrıca hastalık ve özel eğitim ihtiyacı gibi durumlar da haklı artırma sebepleri arasındadır.

3) Nafakanın Azaltılması Sebepleri

Nafakanın azaltılması talebi genellikle nafaka yükümlüsü tarafından yapılır. Uygulamada en yaygın azaltma sebepleri şunlardır: (i) yükümlünün ekonomik durumunun ciddi biçimde bozulması (işsizlik, iflas, ağır hastalık, emeklilik vb.), (ii) alacaklının ekonomik durumunun iyileşmesi (yeni iş bulma, mal varlığı edinme, iş kurma vb.), (iii) alacaklının yaşam koşullarının değişmesi (yeniden evlenme durumunda kaldırma, ancak fiilen evli gibi yaşama durumunda azaltma), (iv) yükümlünün yeni aile kurması ve yeni yükümlülüklerinin doğması (yeni evlilikten çocuk sahibi olma vb.), (v) çocuğun ergin olmasına yakın döneme girmesi ve ihtiyaçlarının değişmesi.

Azaltma davalarında yükümlünün ekonomik gerilemesinin ispatı önemlidir. İşsizlik durumunda İŞKUR kaydı, işten çıkma belgesi, iflas kararı gibi belgeler sunulur. Ağır hastalık durumunda sağlık raporları, tedavi masrafları belgelenir. Alacaklının ekonomik iyileşmesi ise banka kayıtları, işe girdiği kurum belgeleri, tapu kayıtları gibi delillerle ispat edilebilir. Ancak nafaka miktarı belirlenirken çocukların üstün yararı hep göz önünde bulundurulur; çocuk nafakasının makul ihtiyaçları karşılamayacak düzeyde azaltılması kolay kabul edilmez.

4) Uyarlanabilecek Nafakalar

Uygulamada birçok nafaka türü uyarlama konusu olabilir. Yoksulluk nafakası (TMK m.175), boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen eşe hükmedilen nafakadır; bu nafaka evli olan tarafın ekonomik durumundaki değişimlere göre uyarlanabilir. İştirak nafakası (TMK m.182), çocuğun bakım ve eğitim giderleri için hükmedilen nafakadır; çocuğun ihtiyaçlarının değişmesi ve yükümlünün ekonomik durumu arasındaki dengeye göre uyarlanabilir. Tedbir nafakası ise dava süresince geçici bir düzenlemedir ve genellikle dava sonuçlanana kadar sabit kalır.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15 💬 WhatsApp

Yardım nafakası (TMK m.364-366) da uyarlanabilir. Bu nafaka, altsoy ile üstsoy arasında veya kardeşler arasında hükmedilen bir nafaka türüdür ve alacaklının yoksulluğa düşmesi durumunda yükümlünün mali durumuna göre belirlenir. Yardım nafakası da tarafların mali durumlarının değişmesi hâlinde uyarlanmaya tabidir. Uyarlama sadece tutarın artırılması veya azaltılması ile sınırlı değildir; bazı hâllerde nafakanın tamamen kaldırılması da mümkündür (örneğin alacaklının yeniden evlenmesi, yoksulluğunun ortadan kalkması, taraflardan birinin ölümü hâllerinde).

5) Dava Süreci ve Yetki

Nafakanın uyarlanması davası Aile Mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6). Ancak nafaka davaları için özel yetki kuralı olarak nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili sayılır (HMK m.9); bu düzenleme özellikle alacaklının çocuk ve daha zor durumda olduğu düşünüldüğünde koruyucu niteliktedir.

Dava dilekçesinde şu unsurlar yer almalıdır: (i) davacı ve davalı bilgileri, (ii) mevcut nafaka kararı bilgileri (mahkeme, karar tarihi, esas/karar no, mevcut nafaka miktarı), (iii) koşullardaki değişikliğin açıklanması, (iv) talep edilen yeni nafaka miktarı, (v) hukuki sebep (TMK m.176), (vi) deliller (banka kayıtları, iş belgeleri, sağlık raporları, tapu kayıtları, tanık, bilirkişi vb.), (vii) netice-i talep. Yargılama süreci HMK’nın genel usulüne göre yürür; ön inceleme, tahkikat ve karar aşamaları izlenir. Yargılama süresi somut olayın karmaşıklığına göre değişir; genellikle 6 ay ile 18 ay arasında olabilir. Yargılama sırasında hâkim, gerektiğinde tedbir kararı vererek geçici uyarlamayı da yapabilir.

6) İspat Yükü ve Deliller

Nafakanın uyarlanması davasında ispat yükü davayı açan tarafa aittir. Davacı, koşullardaki değişikliğin somut biçimde gerçekleştiğini ve uyarlamanın gerektiğini ispat etmelidir. Ekonomik durum değişikliği için kullanılan başlıca deliller: (i) banka hesap kayıtları (son 1-2 yıllık dönem), (ii) bordro veya işten çıkma belgesi, (iii) vergi beyannameleri, (iv) SGK kayıtları, (v) tapu ve trafik sicil kayıtları, (vi) sağlık raporları, (vii) tedavi ve eğitim masrafı belgeleri.

Enflasyona dayalı artırma taleplerinde TÜİK verileri kullanılabilir. Yargılamada mahkeme, bilirkişi görüşü de talep edebilir; özellikle karmaşık mali durumlarda uzman değerlendirmesi gerekebilir. Ayrıca tanık dinletme yolu da açıktır; alacaklının veya yükümlünün ekonomik ve sosyal durumunu bilen kişiler tanık olarak dinlenebilir. Ancak tanık delilleri yazılı belgeler kadar güçlü değildir ve genellikle yardımcı delil olarak kullanılır. Karşı tarafın delilleri de değerlendirmede etkilidir; davalı da kendi durumunu ispat edebilir ve iddiaları çürüten belgeler sunabilir.

7) Karar Sonrası Uygulama ve Yeniden Uyarlama

Mahkeme kararı ile uyarlanan nafaka, kararın kesinleşmesi ile birlikte yeni miktar üzerinden ödenmeye başlar. Karar tarihinden itibaren geçmiş dönem için genellikle uyarlama yapılmaz; ancak dava tarihinden itibaren yeni miktar geçerli sayılabilir. Bu husus, davanın açıldığı tarihin önemini artırır; uyarlama gerektiğinde bekletilmeden dava açılmalıdır.

Nafakanın uyarlanması davası birden fazla kez de açılabilir; koşullar tekrar değişirse yeniden uyarlama talep edilebilir. Ancak yeni bir uyarlama davası açmak için genellikle önceki karar üzerinden belirli bir süre geçmesi ve koşullarda önemli değişiklik olması beklenir. Küçük veya kısa süreli değişiklikler yeni bir uyarlama davasına gerekçe olmayabilir. Enflasyona bağlı olağan artışlar için sıklıkla dava açılması yerine belirli aralıklarla toplu uyarlama tercih edilir. Bu tür uygulamada avukat desteği hem uyarlama zamanının doğru belirlenmesi hem de sürecin verimli yönetimi açısından önemlidir. Aile hukuku alanında uzman avukatlar, nafaka uyarlamasında karşılaşılan zorlukları aşmak için gerekli bilgi ve deneyimi sunar.

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka artırılabilir mi?

Evet. TMK m.176 uyarınca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde nafaka artırılabilir. Yaygın artırma sebepleri; enflasyon, alacaklının ihtiyaçlarının artması (çocuğun büyümesi), yükümlünün ekonomik durumunun iyileşmesi. Talep alacaklı tarafından yapılır.

Nafaka hangi durumlarda azaltılır?

TMK m.176 uyarınca yükümlünün ekonomik durumunun ciddi bozulması (işsizlik, iflas, ağır hastalık, emeklilik), alacaklının ekonomik durumunun iyileşmesi, yükümlünün yeni aile kurması gibi durumlarda nafaka azaltılabilir. Talep genellikle yükümlü tarafından yapılır.

Nafakanın uyarlanması davası nerede açılır?

Aile Mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6). Nafaka davaları için özel yetki olarak nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili sayılır (HMK m.9).

Enflasyon nedeniyle nafaka artırılır mı?

Evet. Uygulamada mahkemeler TÜİK verilerine dayanarak nafaka artırımına karar verebilir. Uzun süredir sabit kalan nafakalarda satın alma gücünün azalması haklı bir artırma gerekçesidir. Ancak dava açılmadan otomatik artış olmaz; mahkeme kararı gerekir.

İşsiz kalan yükümlü nafakayı azaltabilir mi?

Evet. Yükümlünün ekonomik durumunun ciddi biçimde bozulması azaltma sebebidir. İşsizlik durumunda İŞKUR kaydı, işten çıkma belgesi gibi belgelerle ispat gerekir. Ancak çocuk nafakasının makul ihtiyaçları karşılamayacak düzeyde azaltılması kolay kabul edilmez.

Uyarlanabilecek nafaka türleri hangileri?

Yoksulluk nafakası (TMK m.175), iştirak nafakası (TMK m.182) ve yardım nafakası (TMK m.364-366) uyarlanabilir. Tedbir nafakası genellikle dava sonuçlanana kadar sabit kalır. Uyarlama sadece tutar değişikliği değil, bazı hâllerde tamamen kaldırma da olabilir.

Aynı dava tekrar açılabilir mi?

Evet. Koşullar tekrar değişirse yeniden uyarlama talep edilebilir. Ancak yeni bir uyarlama davası için önceki karar üzerinden belirli bir süre geçmesi ve koşullarda önemli değişiklik olması beklenir. Küçük veya kısa süreli değişiklikler yeni dava için yeterli olmayabilir.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın

Ankara’da Uzman Avukat — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Av. Fatma Öztürk