Nafaka Hangi Hâllerde Tamamen Kaldırılır? (TMK m.176/3)
09 Haziran 2026

Nafaka Hangi Hâllerde Tamamen Kaldırılır? (TMK m.176/3)

Nafakanın kaldırılması, azaltılmasından farklı bir davadır: azaltmada miktar düşer, kaldırmada yükümlülük tamamen sona erer. TMK m.176/3, bu sonucun hangi hâllerde kendiliğinden, hangi hâllerde mahkeme kararıyla doğacağını açıkça ayırır. Bu ayrımı bilmek, gereksiz dava açmayı da hak kaybını da önler. Bu yazıda kaldırma sebepleri, ispat yükü ve iade meselesi ele alınmaktadır.

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Anayasa Mahkemesi’nin TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı (E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 4 Haziran 2026) 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı: ne değişti ve geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

1) Kanun Ne Diyor? TMK m.176/3

Türk Medeni Kanunu m.176/3 şu düzenlemeyi içerir: irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.

Görüldüğü üzere beş sebep vardır ve ikiye ayrılır: ilk ikisi dava gerektirmez, son üçü gerektirir.

2) Kendiliğinden Sona Eren Hâller

  • Alacaklının yeniden evlenmesi: Resmî nikâh kıyıldığı anda nafaka kendiliğinden kalkar. Ayrı bir dava açmaya gerek yoktur; nüfus kaydıyla ispatlanır.
  • Taraflardan birinin ölümü: Yoksulluk nafakası şahsa sıkı sıkıya bağlı bir haktır ve mirasçılara intikal etmez. Ölüm tarihine kadar birikmiş ve ödenmemiş nafaka alacakları ise terekeye dâhil olur.
⚠️ Toptan ödenen nafaka kaldırılamaz

TMK m.176/1 uyarınca maddî tazminat ve yoksulluk nafakası toptan ya da irat biçiminde ödenebilir. Kaldırma hükmü yalnızca irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka için işler. Toptan ödenmiş nafakanın sonradan kaldırılması söz konusu olmaz.

3) Mahkeme Kararı Gerektiren Hâller

a) Evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama

Bu sebep, TMK m.176/3’te açıkça düzenlenmiştir. Amacı açıktır: nafaka alacaklısının, hakkını kaybetmemek için resmî nikâhtan kaçınarak fiilî birliktelik sürdürmesi, dürüstlük kuralına (TMK m.2) aykırı ve hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmiştir. Resmî evlilik eşlere birbirine bakma yükümlülüğü getirdiğinden, fiilî birliktelik de aynı ekonomik sonucu doğurur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 29.02.2016 tarihli, E.2015/17419, K.2016/2787 sayılı kararında, kolluk araştırmasıyla alacaklının başka bir kişiyle yaşadığı ve geçimini o kişinin sağladığı tespit edilen dosyada TMK m.176/3’teki evlilik dışı birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiğini kabul ederek davanın reddine ilişkin kararı bozmuştur.

b) Yoksulluğun ortadan kalkması

Nafaka alacaklısının düzenli ve yeterli gelire kavuşması, miras veya benzeri yolla malvarlığı edinmesi bu kapsamdadır. Ancak burada önemli bir uyarı gerekir: asgarî ücret düzeyinde bir gelir tek başına yoksulluğu ortadan kaldıran sihirli bir eşik değildir. Doktrinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.02.2007 tarihli, E.2007/3-84, K.2007/95 ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 25.01.2016 tarihli, E.2015/16309, K.2016/552 sayılı kararlarına dayanılarak asgari ücret düzeyindeki gelirin yoksulluk koşulunun gerçekleşmesini engellemediği belirtilmektedir. Değerlendirme somut olayın bütünü üzerinden yapılır.

c) Haysiyetsiz hayat sürme

Bu sebep dar yorumlanır ve ispatı ağırdır. Nafaka bağlandıktan sonraki aşamada denetlenen şey, boşanmadaki gibi bir kusur değerlendirmesi değil; objektif davranış ihlâlleri ve dürüstlük kuralına aykırılıktır.

İki Kategori: Kendiliğinden Sona Erme ve Mahkeme Kararı

TMK m.176/3 iki farklı mekanizma öngörür ve aralarındaki fark pratikte belirleyicidir: bazı hâllerde nafaka kendiliğinden sona erer, bazılarında ise ancak mahkeme kararıyla kaldırılabilir.

TMK m.176/3-4 uyarınca nafakanın sona ermesi
SebepMekanizmaÖdemeye ne zaman son verilir
Alacaklının yeniden evlenmesiKendiliğinden kalkarEvlenme tarihi itibarıyla
Taraflardan birinin ölümüKendiliğinden kalkarÖlüm tarihi itibarıyla
Fiilen evliymiş gibi yaşamaMahkeme kararı gerekirKarar kesinleşinceye kadar ödenmeli
Yoksulluğun ortadan kalkmasıMahkeme kararı gerekirKarar kesinleşinceye kadar ödenmeli
Haysiyetsiz hayat sürmeMahkeme kararı gerekirKarar kesinleşinceye kadar ödenmeli
Malî durumun değişmesiAzaltma davası (m.176/4)Kaldırma değil indirim sonucu doğurur

Üçüncü, dördüncü ve beşinci satırlar aynı uyarıyı taşır: sebep gerçekleşmiş olsa dahi, mahkeme kararı alınmadan ödemeyi durdurmak hukuka aykırıdır. Tek taraflı kesinti yapan yükümlü hakkında icra takibi başlatılır ve birikmiş nafaka faiziyle tahsil edilir; ayrıca İİK m.344 kapsamında tazyik hapsi gündeme gelebilir. Doğru yol, kaldırma davası açmak ve gerekiyorsa ihtiyati tedbirin şartlarını göstererek (HMK m.389) geçici hukuki koruma talep etmektir.

“Fiilen Evliymiş Gibi Yaşama” Nasıl İspatlanır?

Uygulamada en çok tartışılan kaldırma sebebi budur. Aranan ölçüt geçici bir ilişki değil, evlilik birliğine benzer süreklilik ve birliktelik görüntüsüdür.

Fiilen evliymiş gibi yaşamanın ispatında kullanılan deliller
DelilNeyi gösterirNasıl elde edilir
Ortak adres kaydıAynı konutta yaşamae-Devlet adres kayıt sistemi
Tanık beyanlarıKomşuların gözlemi, süreklilikMahkemede dinletme
Abonelik kayıtlarıElektrik, su, doğalgaz aynı adresteİlgili kurumdan müzekkere
Sosyal medya paylaşımlarıBirlikteliğin aleniyetiEkran görüntüsü, tespit
Ortak sosyal çevreÇift olarak tanınmaTanık
Ortak çocukSüreklilik göstergesiNüfus kaydı
Ortak mali işlemEkonomik birliktelikBanka kayıtları

Bu delillerin tek başına değil bütün olarak değerlendirildiği unutulmamalıdır: yalnızca aynı adreste görünmek ya da tek bir tatil fotoğrafı yeterli sayılmaz. Aranan, evlilik benzeri bir hayat düzeninin süreklilik göstermesidir. Deliller hukuka uygun yollarla toplanmalıdır; hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece dikkate alınamaz (HMK m.189/2); takip ve gizli kayıt yöntemleri ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir (TCK m.133–134). Konunun ayrıntısı için eski eşin birlikte yaşaması nafakayı bitirir mi yazımıza bakınız.

Kaldırma Kararı Hangi Tarihten Hüküm Doğurur?

Kararın etki tarihi, geriye dönük ödenmiş nafakaların akıbetini belirlediği için ayrı bir tartışma konusudur.

Kaldırma kararının etki tarihi ve ödenenlerin akıbeti
DurumEtki tarihiÖdenenler
Kendiliğinden sona eren hâllerSebebin gerçekleştiği tarihSonrasında ödenenler sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir (TBK m.77)
Mahkeme kararıyla kaldırmaKararda gösterilen tarih; uygulamada çoğunlukla dava tarihiÖncesi ödenenler geri istenemez
Tedbiren durdurma kararıTedbir tarihiÖdeme askıya alınır
Azaltma kararıDava tarihiFark yönünden değerlendirilir
Karar kesinleşmedenÖdeme sürerKesinti yapılamaz

Birinci ile ikinci satır arasındaki fark, dava açma zamanlamasını doğrudan etkiler: yeniden evlenme gibi kendiliğinden sona eren bir hâlde geç fark edilse dahi sebebin gerçekleştiği tarihten sonrası için iade talep edilebilirken, yoksulluğun ortadan kalkması gibi hâllerde dava açılana kadar geçen süre kalıcı kayıptır. Bu nedenle şartların değiştiği fark edildiğinde beklemeden dava açılmalıdır.

Son olarak bir ayrımın altını çizmek gerekir: TMK m.176/3 yoksulluk nafakası ile irat biçimindeki maddî tazminata ilişkindir. Çocuk için ödenen iştirak nafakası bu hükmün kapsamında değildir; o nafaka çocuğun hakkı olduğundan alacaklı eşin yeniden evlenmesi veya fiilen birlikte yaşaması onu sona erdirmez. İştirak nafakası ancak çocuğun ergin olması veya koşulların değişmesi hâlinde yeniden değerlendirilir (TMK m.328, m.331). Azaltım yolu için nafaka azaltma (indirim) davası rehberimize bakabilirsiniz.

Nafaka kaldırma şartlarının dosyanızda oluşup oluşmadığını değerlendirelim
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

TMK m.175 ve m.176 Birlikte Okunduğunda

Kaldırma davasının sınırlarını anlamak için yoksulluk nafakasını kuran hüküm ile onu sona erdiren hüküm birlikte okunmalıdır. TMK m.175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Maddedeki “süresiz olarak” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup iptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir.

TMK m.176 ise nafakanın ödenme biçimini ve akıbetini düzenler. Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir (m.176/1); manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez (m.176/2). İrat biçiminde ödenen nafaka alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır (m.176/3). Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde nafakanın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir (m.176/4); hâkim istem hâlinde ilerideki yıllarda ne miktarda ödeneceğini de belirleyebilir (m.176/5).

Bu yapıdan iki sonuç çıkar. Birincisi, kaldırma sebepleri m.176/3’te sınırlı olarak sayılmıştır; bunların dışında kalan ve yalnızca ödeme gücünün azalmasına dayanan talepler kaldırma değil azaltma davasıyla ileri sürülür. İkincisi, nafakanın kurulmasındaki şartlardan biri olan yoksulluk ortadan kalktığında, m.175’teki dayanak da ortadan kalkmış olur; bu nedenle “yoksulluğun ortadan kalkması” kaldırma sebeplerinin en geniş uygulama alanına sahip olanıdır.

Nafakadan kurtulmanın yolları: hangi durumda hangi dava
YolDayanakSonuçNe zaman
Kaldırma davasıTMK m.176/3Nafaka yükümlülüğü tamamen sona ererFiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun kalkması veya haysiyetsiz hayat ispatlanırsa
Azaltma davasıTMK m.176/4Miktar düşer, yükümlülük sürerTarafların mali durumu değişmiş veya hakkaniyet gerektiriyorsa
Kendiliğinden sona ermeTMK m.176/3Dava gerekmez; evlenme veya ölüm tarihinde biterAlacaklı yeniden evlenmiş veya taraflardan biri ölmüşse
İştirak nafakasının kaldırılmasıTMK m.328, m.331Çocuk için ödenen nafaka sona erer veya yeniden belirlenirÇocuk ergin olmuş ve eğitimi sürmüyorsa ya da durum değişmişse
Süresiz nafaka iptaliTMK m.175 (AYM iptali)30 Haziran 2027’den önce kendiliğinden sonuç doğurmazGeçiş dönemi için ayrı değerlendirme gerekir

Yargıtay Kararlarında Kaldırma Sebepleri

Fiilen evliymiş gibi yaşama bakımından Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 29.02.2016 tarihli, E.2015/17419, K.2016/2787 sayılı kararında somut bir ölçüt ortaya koymuştur. Davacı, nafaka alacaklısının yaklaşık üç buçuk yıldır nikâhsız birlikte yaşadığını ve bu birliktelikten çocuğu olduğunu ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Yargıtay, kolluk araştırmasında alacaklının başka bir kişiyle yaşadığının ve geçimini bu kişinin sağladığının, nüfus kaydında da çocuğun bu kişi tarafından tanındığının tespit edildiğini belirterek TMK m.176/3’teki olgunun gerçekleştiğini kabul etmiş ve kararı bozmuştur. Bu karardan çıkan ölçüt, birlikte yaşamanın süreklilik göstermesi ve ekonomik bir birliktelik içermesidir.

Yoksulluğun ortadan kalkması bakımından ise belirleyici olan, alacaklının elde ettiği gelirin niteliğidir. Doktrinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.02.2007 tarihli, E.2007/3-84, K.2007/95 ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 25.01.2016 tarihli, E.2015/16309, K.2016/552 sayılı kararlarına dayanılarak asgari ücret düzeyindeki gelirin yoksulluk koşulunun gerçekleşmesini engellemediği, bu gelirin yalnızca nafakanın miktarının belirlenmesinde dikkate alınacağı belirtilmektedir. Buna karşılık Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30.03.2016 tarihli, E.2014/1250, K.2016/435 sayılı kararında asgari yaşam gereksinimlerini karşılamaya yeterli, düzenli ve sürekli maaş gelirinin bulunduğu bir durumda yoksulluk koşulunun gerçekleşmediği kabul edilmiştir. Kaldırma davasında bu nedenle alacaklının gelirinin miktarı kadar düzenli ve sürekli olup olmadığı da ortaya konmalıdır.

Haysiyetsiz Hayat Sürme ve Dürüstlük Kuralı — TMK m.2

Haysiyetsiz hayat sürme, TMK m.176/3’te bağımsız bir kaldırma sebebi olarak sayılmıştır. Kavram kanunda tanımlanmadığından hâkimin takdirine bırakılmıştır; bu takdirde ölçü TMK m.2’deki dürüstlük kuralıdır. Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz (TMK m.2/1-2). Nafaka alacaklısının, nafakanın amacıyla bağdaşmayan ve toplumun genel ahlak anlayışına açıkça aykırı bir yaşam sürdürmesi bu çerçevede değerlendirilir. Boşanma sırasındaki kusur tartışması burada yeniden açılmaz; değerlendirilen, nafaka bağlandıktan sonraki davranışlardır.

Bu sebebe dayanan davada ispat özellikle güçtür. İddia yalnızca kişisel kanaatlere değil, resmî kayıtlara ve tanık beyanlarına dayanmalı; özel hayatın gizliliğini ihlal eden yöntemlerle elde edilen deliller kullanılmamalıdır (HMK m.189/2).

4) Kaldırma mı, Azaltma mı?

KaldırmaAzaltma
DayanakTMK m.176/3TMK m.176/4
ŞartMaddede sayılan beş sebepten biriMalî durumun değişmesi veya hakkaniyet
SonuçYükümlülük tamamen biterMiktar düşer, yükümlülük sürer

Ödeme gücü azalan ancak m.176/3’teki sebeplerden biri bulunmayan borçlunun yolu azaltma davasıdır; kaldırma talebi bu hâlde reddedilir.

5) İspat Yükü ve Deliller

Kaldırma sebebini iddia eden taraf ispatla yükümlüdür (HMK m.190/1). Kullanılan deliller: nüfus kaydı (yeniden evlenme), adres ve ikametgâh kayıtları, tanık beyanları, SGK ve gelir kayıtları, tapu ve banka kayıtları. Özellikle “fiilen evliymiş gibi yaşama” iddiasında delil toplama titizlik gerektirir; süreklilik ve ekonomik birliktelik ortaya konmalıdır.

Kaldırma Davasının Usulü — 4787 sayılı Kanun m.4, TMK m.177, HMK m.6, m.119, m.190

Nafaka kaldırma davası aile mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m.4). Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177); kaldırma davasında davalı nafaka alacaklısı olduğundan genel yetki kuralı da bu yeri gösterir (HMK m.6/1). Dava dilekçesi HMK m.119’daki unsurları taşımalı; özellikle kaldırma sebebine dayanak her vakıa sıra numarası altında açıkça yazılmalı ve her vakıanın hangi delille ispat edileceği gösterilmelidir (HMK m.119/1-e, f).

İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK m.190/1). Kaldırma davasında bu taraf nafaka yükümlüsüdür; yeniden evlenme ve ölüm dışında kalan üç sebepten her birini o ispat eder. Deliller hukuka uygun yollarla elde edilmelidir; hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189/2). Bu nedenle adres kaydı, abonelik kayıtları, SGK dökümü, tapu ve araç kayıtları gibi resmî kayıtların mahkeme aracılığıyla getirtilmesi ve kolluk araştırması istenmesi en güvenli yoldur.

Dava süresince kesinleşmiş nafaka kararı yürürlükte kalır ve ödemeye devam edilmesi gerekir. Geçici hukuki koruma ancak ihtiyati tedbirin şartları varsa istenebilir (HMK m.389/1). Dilekçe için nafaka azaltma ve kaldırma dilekçesi örneği, harç ve masraflar için boşanma ve nafaka davalarında harç rehberlerimize bakabilirsiniz.

Kaldırma sebeplerine göre deliller ve ispat
SebepDayanakBaşlıca delillerNot
Yeniden evlenmeTMK m.176/3Nüfus kayıt örneğiKendiliğinden kalkar; dava gerekmez
ÖlümTMK m.176/3Nüfus kaydı, ölüm belgesiKendiliğinden kalkar; birikmiş alacak terekeye girer
Fiilen evliymiş gibi yaşamaTMK m.176/3Adres ve abonelik kayıtları, kolluk araştırması, tanık, ortak çocuk kaydıYükümlü ispatlar (HMK m.190/1)
Yoksulluğun ortadan kalkmasıTMK m.175, m.176/3SGK dökümü, bordro, tapu, araç ve banka kayıtları, miras belgesiGelirin düzenli ve sürekli olduğu gösterilmeli
Haysiyetsiz hayat sürmeTMK m.176/3Resmî kayıtlar, tanık; dar yorumlanırAğır ispat; hukuka uygun delil şart (HMK m.189/2)
Mali durumun değişmesiTMK m.176/4Gelir belgeleriKaldırma değil azaltma sonucu doğurur

6) Ödenen Nafakalar Geri Alınabilir mi?

Kural olarak iade istenmez. Kaldırma kararı ileriye etkilidir. Ancak yeniden evlenme sebebiyle nafaka kendiliğinden sona erdiğinden, evlilik tarihinden sonra yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi tartışma konusu olabilir (TBK m.77, m.82). Fiilî birliktelik veya yoksulluğun sona ermesi sebebine dayanan kararlarda ise iade kural olarak istenmez.

7) Görevli Mahkeme ve Süre

Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m.4). Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177); kaldırma davasında davalı nafaka alacaklısı olduğundan genel yetki kuralı da aynı yeri gösterir (HMK m.6/1). Kaldırma sebebi doğduğunda dava açılabilir; sebebin ortaya çıkması beklenmeden açılan dava reddedilir. Karar ileriye etkili sonuç doğurduğundan, sebep gerçekleştiğinde gecikmeden dava açmak borçlu lehinedir.

Ödenen Nafakanın İadesi — TBK m.77 ve m.82

Ödenen nafakanın geri istenebilmesi, nafakanın hangi yolla sona erdiğine bağlıdır. Yeniden evlenme ve ölüm hâllerinde nafaka kanun gereği kendiliğinden kalktığından, bu tarihten sonra yapılan ödemelerin dayanağı kalmaz. Haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür (TBK m.77/1); bu nedenle evlenme tarihinden sonra ödenenler sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir. Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TBK m.82).

Mahkeme kararı gerektiren üç sebepte ise durum farklıdır. Bu hâllerde nafaka karar verilinceye kadar geçerli bir ilama dayanır; kaldırma hükmü kararda gösterilen tarihten itibaren sonuç doğurur ve o tarihten önceki ödemeler kural olarak geri istenemez. Bu fark, kendiliğinden sona erme hâllerinde gecikmenin telafi edilebilir, mahkeme kararı gereken hâllerde ise kalıcı kayıp olduğunu gösterir.

Taraflardan Birinin Ölümü: Birikmiş Nafaka ve Mirasçılar

İrat biçimindeki nafaka taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar (TMK m.176/3). Ancak ölüm tarihine kadar muaccel olmuş ve ödenmemiş nafaka taksitleri ortadan kalkmaz. Mirasçılar, miras bırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kendiliğinden kazanır (TMK m.599/1); bu nedenle nafaka borçlusu ölmüşse birikmiş borç terekenin borçları arasında yer alır, nafaka alacaklısı ölmüşse birikmiş alacak terekeye dahil olur. Borçlu tarafın mirasçıları, mirası reddetme hakkına sahiptir (TMK m.605/1); mirası reddetmeyen mirasçılar terekeye ait bu borçtan da sorumlu olur. Ölüm tarihinden sonraki dönem için ise ne alacaklının mirasçıları nafaka isteyebilir ne de borçlunun mirasçıları ödemekle yükümlüdür.

Kaldırma Davası Ne Zaman Açılmalı?

Kanunda kaldırma davası için bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir; dava, kaldırma sebebi gerçekleştiği ve sürdüğü müddetçe açılabilir. Bununla birlikte mahkeme kararı gereken hâllerde kaldırma hükmü kararda gösterilen tarihten itibaren sonuç doğurduğundan, sebep gerçekleştikten sonra beklenen her ay için nafaka ödenmeye devam eder ve bu ödemeler kural olarak geri istenemez. Sebebin ortaya çıkmadan, yalnızca ihtimale dayanarak açılan dava ise reddedilir. Bu nedenle sebebi gösteren delillerin oluştuğu anda dava açmak yükümlü lehinedir.

İştirak ve Tedbir Nafakası Ne Zaman Sona Erer? — TMK m.11/2, m.169, m.328, m.331

TMK m.176/3 yoksulluk nafakasına ve irat biçimindeki maddi tazminata ilişkindir; çocuk için ödenen iştirak nafakası farklı kurallara tabidir. Ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasıyla sona erer (TMK m.328/1); ancak ergin olan çocuk eğitimine devam ediyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebildiği ölçüde eğitimi sona erinceye kadar ona bakmakla yükümlüdür (TMK m.328/2). Evlenme kişiyi ergin kıldığından (TMK m.11/2), çocuğun evlenmesi de bakım borcunun sona ermesi sonucunu doğurur. Bunun dışında durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafakayı yeniden belirler veya kaldırır (TMK m.331).

Boşanma davası sürerken ödenen tedbir nafakası ise davanın devamı süresince alınan geçici bir önlemdir (TMK m.169); boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer ve bundan sonra yoksulluk veya iştirak nafakası hükmü uygulanır. Bu nedenle tedbir nafakası için ayrı bir kaldırma davası açılmaz. İştirak nafakasının on sekiz yaşta bitip bitmeyeceği için iştirak nafakası 18 yaşında biter mi rehberimize bakabilirsiniz.

Ödemeyi Kendiliğinden Kesmenin Sonuçları — İİK m.344 ve m.347

Mahkeme kararı gerektiren sebeplerde nafaka yükümlüsünün ödemeyi kendiliğinden kesmesi, nafaka kararının gereğini yerine getirmemek anlamına gelir. Bu durumda alacaklının şikâyeti üzerine icra mahkemesince üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir; borçlu ödeme yaparsa tahliye edilir (İİK m.344). Şikâyet hakkı fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer (İİK m.347). Bu yaptırımın yanında birikmiş nafaka ilamlı icra yoluyla faiziyle takip edilir. Kaldırma sebebinin gerçekleştiğini düşünen yükümlünün doğru yolu ödemeye devam ederek dava açmaktır. Nafaka kaldırma davanız için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

Süresiz Nafaka İptali ve Kaldırma Davası

Anayasa Mahkemesi’nin TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez; kaldırma için yine TMK m.176/3’teki sebeplerden birinin bulunması ve mahkeme kararı gerekir. İptal kararı nafakanın süresine ilişkindir; TMK m.176/3’teki kaldırma sebepleri ve m.176/4’teki azaltma yolu bu kararın konusu değildir. Geçiş dönemindeki seçenekler için AYM süresiz nafaka kararı ve nafakaya süre sınırı rehberlerimize bakabilirsiniz.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Nafaka yükümlüsü erkeğin diğer hakları: Velayet, mal paylaşımı ve tazminat için Boşanmada Erkeğin Hakları 2026 rehberine göz atın.

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka hangi hâllerde tamamen kaldırılır?

TMK m.176/3 uyarınca alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır.

Eski eşim evlendi, dava açmam gerekir mi?

Yeniden evlenme hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar; ayrıca kaldırma davası açmaya kural olarak gerek yoktur. Ancak icra takibi devam ediyorsa nüfus kaydı ibraz edilerek gerekli hukukî yollara başvurulması gerekir.

Eski eşim biriyle yaşıyor ama evlenmedi, nafaka kalkar mı?

Kalkabilir. TMK m.176/3, evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşamayı kaldırma sebebi saymıştır. Ancak bu hâlde nafaka kendiliğinden sona ermez; mahkeme kararı gerekir ve birlikte yaşamanın sürekliliği ile ekonomik birliktelik ispatlanmalıdır.

Asgari ücretle çalışmaya başlarsa nafaka kalkar mı?

Otomatik olarak kalkmaz. Doktrinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.02.2007 tarihli, E.2007/3-84, K.2007/95 sayılı kararına dayanılarak asgari ücret düzeyindeki gelirin tek başına yoksulluğu ortadan kaldırmadığı belirtilmektedir. Değerlendirme tarafların tüm ekonomik durumu üzerinden yapılır.

Kaldırma ile azaltma arasındaki fark nedir?

Kaldırmada nafaka yükümlülüğü tamamen sona erer ve TMK m.176/3’te sayılan sebeplerden birinin bulunması gerekir. Azaltmada ise miktar düşer, yükümlülük sürer ve dayanak TMK m.176/4 uyarınca malî durumun değişmesi veya hakkaniyettir.

Ödediğim nafakaları geri alabilir miyim?

Kural olarak iade istenmez; kaldırma kararı ileriye etkilidir. Yeniden evlenme sebebiyle nafaka kendiliğinden sona erdiğinden, evlilik tarihinden sonra yapılan ödemeler bakımından sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı talep gündeme gelebilir.

Toptan ödenen nafaka kaldırılabilir mi?

Hayır. TMK m.176/3 yalnızca irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat ve nafaka için uygulanır; toptan ödenmiş nafakanın sonradan kaldırılması söz konusu olmaz.

Nafaka kaldırma davası hangi mahkemede açılır?

Aile mahkemesinde açılır (4787 sayılı Kanun m.4). Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177); davalı nafaka alacaklısı olduğundan genel yetki kuralı da aynı yeri gösterir (HMK m.6/1).

Fiilen birlikte yaşama nasıl ispatlanır?

Süreklilik ve ekonomik birliktelik gösterilmelidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 29.02.2016 tarihli, E.2015/17419, K.2016/2787 sayılı kararında, kolluk araştırmasıyla alacaklının başka bir kişiyle yaşadığının ve geçimini o kişinin sağladığının tespit edildiği dosyada olgunun gerçekleştiğini kabul etmiştir. Hukuka aykırı elde edilen deliller dikkate alınamaz (HMK m.189/2).

Eski eşim evlendikten sonra ödediğim nafakayı geri alabilir miyim?

Yeniden evlenmeyle nafaka kendiliğinden kalktığından, evlenme tarihinden sonra yapılan ödemeler sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir (TBK m.77/1). İstem hakkı, öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde ödemeden itibaren on yıl içinde kullanılmalıdır (TBK m.82).

Kaldırma davası açtım, ödemeyi durdurabilir miyim?

Hayır. Mahkeme kararı gereken hâllerde nafaka kararı yürürlükte kalır; ödemeyi kesen yükümlü hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir (İİK m.344). Geçici koruma ancak ihtiyati tedbirin şartları varsa istenebilir (HMK m.389/1).

Çocuğun evlenmesi iştirak nafakasını sona erdirir mi?

Evlenme kişiyi ergin kıldığından (TMK m.11/2) ve ana ile babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasıyla sona erdiğinden (TMK m.328/1), çocuğun evlenmesi iştirak nafakasının sona ermesi sonucunu doğurur.

Süresiz nafaka iptal edildi, nafakam kendiliğinden biter mi?

Hayır. İptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir ve bu tarihe kadar TMK m.175 eski hâliyle uygulanır. Mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez; kaldırma için TMK m.176/3’teki sebeplerden biri ve mahkeme kararı gerekir.

Nafaka borçlusu ölürse birikmiş nafaka ne olur?

Nafaka ölümle kendiliğinden kalkar (TMK m.176/3); ancak ölüm tarihine kadar birikmiş ve ödenmemiş taksitler terekenin borcu olarak kalır. Mirasçılar mirası kendiliğinden kazanır (TMK m.599/1); mirası reddetmeyen mirasçılar bu borçtan da sorumludur, mirası reddetme hakkı ise saklıdır (TMK m.605/1).

Haysiyetsiz hayat sürme neyi ifade eder?

Kanunda tanımlanmamıştır ve hâkimin takdirine bırakılmıştır. Ölçü dürüstlük kuralıdır (TMK m.2). Nafaka bağlandıktan sonraki ve nafakanın amacıyla bağdaşmayan davranışlar değerlendirilir; iddia resmî kayıtlar ve hukuka uygun delillerle ispatlanmalıdır (HMK m.189/2).

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Nafaka kaldırma davanız için delil ve strateji planlaması yapalım
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

📚 Boşanma ve Aile Hukuku Rehberi
Bu yazı; dava türleri, süreç adımları, nafaka, velayet, mal paylaşımı ve sık sorulan soruları tek sayfada toplayan rehberimizin bir parçasıdır. Rehberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz →
Post by Av. Fatma Öztürk