Yoksulluk Nafakası: Eski Eşin Birlikte Yaşaması Nafakayı Bitirir mi? (TMK 176)
25 Temmuz 2026

Yoksulluk Nafakası: Eski Eşin Birlikte Yaşaması Nafakayı Bitirir mi? (TMK 176)

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe bağlanan bir nafaka türüdür. Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026’da TMK 175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiş, iptal hükmünün yürürlüğünü gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımından itibaren 9 ay ertelemiştir; bu yazının hazırlandığı tarihte mevcut düzenleme uygulanmaya devam etmektedir. Bu nafakanın hangi durumlarda sona ereceği, hem ödeyen hem de alan taraf için büyük önem taşır. Özellikle nafaka alan eşin başka biriyle ilişki kurması, sık sık uyuşmazlık konusu olur.

Nafaka konusunda hakkınızı doğru hesaplatın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Kanun ne diyor?

Türk Medeni Kanunu m. 176 uyarınca, yoksulluk nafakası alan eş yeniden evlenirse nafaka kendiliğinden sona erer. Ayrıca nafaka alan tarafın, evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz bir hayat sürmesi hâllerinde de mahkeme kararıyla nafaka kaldırılabilir. Nafaka alan ya da ödeyen tarafın mali durumunun değişmesi hâlinde ise nafakanın artırılması veya azaltılması istenebilir.

Uygulamada durum

İki durumu birbirinden ayırmak kritik önemdedir. Nafaka alan eşin yeniden “resmen evlenmesi” hâlinde nafaka, herhangi bir dava ya da karara gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer. Buna karşılık resmî nikâh olmadan bir başkasıyla “evliymiş gibi” yaşaması hâlinde nafaka ancak mahkeme kararıyla kaldırılır ve bu durumun ispatı gerekir.

Burada aranan, gelip geçici bir ilişki değil; aynı evde yaşama, ortak sosyal çevrede çift olarak görünme gibi unsurlarla desteklenen, süreklilik taşıyan bir birlikteliktir. Salt “biriyle görülüyor” iddiası, somut ve düzenli birlikteliği göstermedikçe nafakanın kaldırılması için yeterli olmaz. İspat yükü, nafakanın kaldırılmasını isteyen taraftadır.

Pratik sonuç

Yoksulluk nafakası ödüyorsanız ve eski eşinizin durumunda bir değişiklik (yeniden evlenme, fiili birliktelik, mali durumun düzelmesi) olduğunu düşünüyorsanız, bunu somut delillerle ortaya koymanız gerekir. Aksi hâlde nafaka devam eder. Hem nafakanın kaldırılması hem de uyarlanması için doğru delil ve usulle ilerlemek üzere bir avukata danışmak önemlidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

TMK 176/3: iki farklı sona erme mekanizması

Yoksulluk nafakasının sona ermesini düzenleyen TMK 176’nın üçüncü fıkrası, birbirinden usul olarak tamamen ayrılan iki grup hâl öngörür. Bu ayrımı kavramadan atılan her adım yanlış olur.

Kendiliğinden kalkan hâller — dava gerekmez

Madde metnine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Burada mahkeme kararına gerek yoktur; nafaka hukuken sona ermiştir.

Mahkeme kararıyla kaldırılan hâller — dava ve ispat şart

Aynı fıkraya göre, alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır. Bu üç sebepten hiçbiri kendiliğinden sonuç doğurmaz.

Bu ayrımın en somut pratik sonucu şudur: eski eşinizin bir başkasıyla yaşadığını öğrendiğinizde ödemeyi tek taraflı kesemezsiniz. Nafakanın kaldırılması davası açıp kararı almadan durdurulan her ödeme, birikmiş nafaka alacağı olarak icra takibine ve İİK 344 uyarınca tazyik hapsi riskine konu olur.

Fıkra ayrımına dikkat

Yoksulluğun ortadan kalkması nedeniyle kaldırma talebinin dayanağı 176/3’tür. TMK 176’nın dördüncü fıkrası ise ayrı bir konuyu düzenler: tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılması. Dilekçede yanlış fıkraya dayanmak, talebin niteliğinin tartışılmasına yol açabilir.

“Fiilen evliymiş gibi yaşama” nasıl ispatlanır?

Kanun “birlikte görülmek” veya “ilişki yaşamak” demiyor; evliymiş gibi yaşamak diyor. Aranan ölçüt, evlilik benzeri bir hayat ortaklığının kurulmuş olmasıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2020/1980 E. ve 2020/3397 K. sayılı kararında bu olgunun şüpheye mahal vermeyecek şekilde açıkça ortaya konulması gerektiği belirtilmiştir.

Uygulamada aranan unsurlar

  • Süreklilik. Gelip geçici, aralıklı bir ilişki yeterli değildir. Birlikteliğin belirli bir süre boyunca istikrarlı biçimde devam etmesi gerekir.
  • Ekonomik birliktelik. Ortak harcama, geçimin karşı tarafça sağlanması, aynı konutta ortak yaşam. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 29.02.2016 tarihli, 2015/17419 E. ve 2016/2787 K. sayılı kararında; yargılama sırasında kolluk marifetiyle yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında davalının başka bir kişiyle yaşadığı ve geçimini o kişinin sağladığı tespit edilmiş, ayrıca nüfus kayıt örneğinde davalının çocuğunun anılan şahıs tarafından tanındığı görülmüş; evlilik dışı birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiği kabul edilerek davanın kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
  • Aleniyet. İlişkinin gizli değil, sosyal çevrede bilinen ve gözlemlenebilir nitelikte olması. Çift olarak tanınmak, birlikte sosyal ortamlarda bulunmak.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 22.12.2014 tarihli, 2014/10759 E. ve 2014/16968 K. sayılı kararı da resmî nikâh olmaksızın karı koca gibi yaşama hâlinde nafakanın kaldırılabileceği yönündedir.

İspat yükü ve delil türleri

İspat yükü, nafakanın kaldırılmasını isteyen tarafta yani nafaka borçlusundadır. Uygulamada kullanılan deliller: mahkemece kolluk veya zabıta marifetiyle yaptırılan ekonomik ve sosyal durum araştırması, adres ve muhtarlık kayıtları, komşu ve iş çevresi tanıklıkları, nüfus kayıtları, hukuka uygun yollarla elde edilmiş sosyal medya paylaşımları. Hukuka aykırı yolla elde edilen deliller (izinsiz ses veya görüntü kaydı, özel alana müdahale) dosyaya girse bile hükme esas alınmaz ve ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir.

Kaldırma kararı geçmişe etki eder mi?

Sıkça sorulan ama nadiren doğru cevaplanan bir sorudur. Ayrım yine ikili yapıdan doğar:

  • Kendiliğinden sona erme hâllerinde (yeniden evlenme, ölüm) nafaka, o olayın gerçekleştiği anda hukuken sona ermiştir. Bu nedenle geriye dönük olarak o tarihten itibaren sona erdiğinin tespiti mümkündür. Nafaka borçlusu, o tarihten sonra ödediği tutarları sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebileceği gibi, alacaklının başlattığı takibe de itiraz edebilir.
  • Mahkeme kararıyla kaldırılan hâllerde (fiili birliktelik, yoksulluğun kalkması, haysiyetsiz hayat) hüküm kural olarak dava tarihinden itibaren sonuç doğurur; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da somut olayda nafakanın kesinleşme tarihinden değil dava tarihinden itibaren kaldırılmasını kabul etmiştir (YHGK 14.11.2019, E.2017/3-1013, K.2019/1180). Fiili birlikteliğin daha önce başlamış olduğunu ispatlasanız bile, dava açmadan önceki döneme ilişkin nafaka borcu kural olarak ayakta kalır.

Bunun pratik anlamı açıktır: kaldırma sebebini öğrendiğiniz anda dava açmakta gecikmek, doğrudan para kaybıdır. Delil toplamayı beklemek yerine davayı açıp delil toplama taleplerini dosya içinde ileri sürmek çoğu zaman daha isabetli bir stratejidir.

Terditli talep önerisi

Uygulamada nafakanın kaldırılması davalarının terditli (kademeli) açılması tavsiye edilir: öncelikle nafakanın kaldırılması, mahkeme bu kanaatte değilse azaltılması talep edilir (HMK m.111). Böylece kaldırma koşullarının tam oluşmadığı değerlendirilse dahi, dava tümüyle reddedilmek yerine azaltma yönünde sonuç verebilir.

Yakın hâller ve güncel çerçeve

Yoksulluğun ortadan kalkması

Alacaklının düzenli ve yeterli bir gelire kavuşması bu kapsamdadır. Ancak asgari ücret düzeyinde bir gelir elde etmek tek başına kural olarak nafakanın tümüyle kaldırılması için yeterli sayılmaz; bu durum daha çok azaltma sebebi olarak değerlendirilir. Yoksulluk hâli, günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları birlikte değerlendirilerek takdir edilir. İspatta SGK kayıtları, banka hesap hareketleri, ticaret sicili ve vergi dairesi kayıtları, tapu ve araç kayıtları kullanılır.

Haysiyetsiz hayat sürme

Bu sebep dar yorumlanır ve süreklilik arar. Bir defalık veya süreklilik göstermeyen davranışlar, evlilik birliğinin sarsılması bakımından değerlendirilebilirse de haysiyetsiz hayat sürme için yeterli görülmez.

Kaldırıldıktan sonra yeniden istenebilir mi?

Kaldırma kararıyla nafaka ilişkisi sona erer. Sonradan yeniden yoksulluğa düşülmesi hâlinde yeni bir yoksulluk nafakası talebi, boşanmadan doğan bir dava hakkı niteliğinde olduğundan boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir (TMK m.178); hâkim zamanaşımını kendiliğinden gözetemese de karşı taraf bu itirazı ileri sürebilir (TBK m.161). Nafaka kaldırılmayıp azaltılmışsa ilişki sürdüğünden, koşullar değiştiğinde artırım istenebilir (TMK m.176/4).

Süresiz nafaka rejimindeki değişim

Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026’da, TMK 175. maddesinin birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresini oy çokluğuyla iptal etmiş ve iptal hükmünün yürürlüğünü, gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 9 ay ertelemiştir. Bu erteleme, TBMM’ye yeni bir düzenleme yapması için zaman tanımak amacıyladır.

Önemli olan şudur: iptal edilen, yoksulluk nafakası kurumunun kendisi değil, nafakanın süre sınırı olmaksızın istenebilmesine imkân tanıyan ibaredir. Karar (E.2025/156, K.2026/131) 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır; iptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek, o tarihe kadar mevcut düzenleme uygulanacaktır. 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) nafakaya ilişkin hüküm içermemektedir. Bu makalede anlatılan TMK 176 hükümleri ise iptalin konusu dışındadır ve yürürlüktedir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.

Tek bakışta: 2026’da değişen çerçeve

Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026‘da TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Ancak karar henüz yürürlükte değildir.

Tablo 1 — Güncel çerçeve: AYM 4 Haziran 2026 kararı
KonuDurumDayanak
KararAYM, 4 Haziran 2026‘da TMK m.175’teki “SÜRESİZ OLARAK” ibaresini oy çokluğuyla İPTAL ETTİ (üç üye karşı oy kullandı)AYM 04.06.2026, E.2025/156, K.2026/131
Yürürlükİptal hükmünün yürürlüğü DOKUZ AY ertelendi; karar Resmî Gazete’de yayımlandığı an değil, yayımdan dokuz ay sonra hüküm doğurur. Karar 30.09.2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı; iptal 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girerAnayasa m.153/3
ŞU AN NE OLUYOR?TMK m.175 MEVCUT HÂLİYLE YÜRÜRLÜKTEDİR. Mahkemeler yoksulluk nafakasına hâlâ SÜRESİZ hükmeder; süreli nafaka kararı VEREMEZAYM kararı
Kurum kalkmıyorYoksulluk nafakası kurumu DEVAM EDİYOR; yalnızca nafakanın süresiz olma zorunluluğu kalkıyorAYM kararı
Mevcut nafakalarKENDİLİĞİNDEN SONA ERMİYOR; kaldırılması için ayrıca dava açılması gerekirTMK m.176
Tek taraflı kesmekNafakayı kendiliğinden kesmek hâlâ icra takibi ve TAZYİK HAPSİ riski doğururİİK m.344
TBMM’nin göreviDokuz ay içinde nafakanın süresini ve ölçütlerini belirleyen yeni bir kanun çıkarmakAnayasa m.153
Çıkarmazsaİbare yürürlükten kalkar ve içtihatla doldurulması gereken bir boşluk doğar—
UYARIGerekçeli karar yayımlanmıştır; yeni nafaka düzenlemesine ilişkin basına yansıyan taslaklar ise henüz kanun metni değildir; somut dosyada güncel durum mutlaka teyit edilmelidir—
CinsiyetYoksulluk nafakası cinsiyetten bağımsızdır; koşulları sağlayan erkek de talep edebilirTMK m.175 · Yargıtay
Tablo 2 — TMK m.176/3: iki farklı sona erme mekanizması
Sona erme türüHâllerDayanak
KENDİLİĞİNDEN sona ererNafaka alacaklısının YENİDEN EVLENMESİ · taraflardan birinin ÖLÜMÜTMK m.176/3
Dava gerekir mi?HAYIR — bu hâllerde nafaka kendiliğinden kalkarTMK m.176/3
MAHKEME KARARIYLA kaldırılırNafaka alacaklısının EVLENME OLMAKSIZIN FİİLEN EVLİYMİŞ GİBİ YAŞAMASI · YOKSULLUĞUNUN ORTADAN KALKMASI · HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRMESİTMK m.176/3
Dava gerekir mi?EVET — nafaka yükümlüsünün dava açıp durumu İSPATLAMASI gerekirTMK m.176/3
Fiilen evli gibi yaşamaAlacaklının resmî bir evlilik bağı kurmaksızın, üçüncü bir kişiyle karı-koca ilişkisi içinde SÜREKLİ olarak birlikte yaşamasıYargıtay yerleşik
Yoksulluğun ortadan kalkmasıDüzenli, sürekli ve kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde gelire kavuşma, sigortalı işe girme veya mülkiyet edinmeYargıtay
Haysiyetsiz hayat sürmeGenel ahlak kuralları ve toplumsal değerlerle açıkça bağdaşmayan bir yaşam şeklinin SÜREKLİLİK ARZ EDECEK BİÇİMDE benimsenmesiYargıtay
Artırma / azaltmaTarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilirTMK m.176/4
Ödeme biçimiYoksulluk nafakası irat biçiminde veya TOPTAN ödenmesine karar verilebilirTMK m.176/1
Toptan ödeme örneğiEvlilik süresinin kısalığı, tarafların yaşı ve boşanma hükmünden sonra çıkması muhtemel ihtilafların önüne geçilmesi gözetilerek toptan nafakaya hükmedilebiliristinaf uygulaması
Tablo 3 — “Fiilen evli gibi yaşama” nasıl ispatlanır?
Delil / araçNe gösterir?Not
MERNİS adres kaydıİki kişinin aynı adreste kayıtlı olup olmadığıMahkemeden celp talebiyle
Abonelik kayıtlarıElektrik, su, doğalgaz, internet — abonenin adı ve tarihiMahkemeden celp
TanıkKomşular, apartman yöneticisi, kapıcıSüreklilik ve karı-koca gibi yaşamanın ispatı
Apartman kayıtlarıAidat listeleri, karar defteriKimin oturduğu
Sosyal medyaOrtak paylaşımlar, birlikte katılınan etkinliklerDestekleyici
Süreklilik şartıGeçici veya arızi birliktelik yeterli sayılmaz; SÜREKLİ ve düzenli bir yaşam aranırYargıtay
İSPAT YÜKÜNafaka yükümlüsünde (davacı)genel ilkeler
Kaldırma geçmişe etki eder mi?Mahkeme kararıyla kaldırmada hüküm kural olarak dava tarihinden itibaren sonuç doğurur; yeniden evlenme ve ölümde nafaka olay tarihinde kendiliğinden sona ererTMK m.176/3 · YHGK 2019/1180
Hukuka aykırı delilÖzel hayatın gizliliğini ihlal eden yollarla elde edilen deliller kullanılamazHMK m.189/2
Tablo 4 — Ne yapmalı: yükümlü ve alacaklı için
KimAdımDayanak
Yükümlü 1Sona erme sebebini belgeleyin: adres kaydı, abonelik, tanık listesiİspat yükü sizde
Yükümlü 2Nafakanın kaldırılması davası açın — AİLE MAHKEMESİNDETMK m.176/3 · 4787 s.K.
Yükümlü 3Dava sonuçlanana kadar ÖDEMEYE DEVAM EDİNAksi hâlde tazyik hapsi riski — İİK m.344
Yükümlü 4Ekonomik durumunuz kötüleştiyse ayrıca azaltım talep edinTMK m.176/4
Yükümlü 5Ödemeyi banka üzerinden ve açıklama yazarak yapınİspat
Alacaklı 1Nafaka kesilirse ilamlı icra takibi başlatınİİK m.32 vd.
Alacaklı 2Devam etmezse icra ceza mahkemesine şikâyetİİK m.344 — tazyik hapsi
Alacaklı 3Kaldırma davası açılırsa yoksulluğunuzun sürdüğünü belgeleyin: gelir yokluğu, kira, sağlık gideriTMK m.175
Alacaklı 4Koşullar değiştiyse artırım davası açınTMK m.176/4
Her iki tarafAYM kararı sonrası süreç hareketlidir; dava açmadan önce güncel durumu teyit ettirinAYM 04.06.2026

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Kaldırma Davası Nerede ve Nasıl Açılır? TMK m.177 ve 4787 sayılı Kanun

Sebep haklı olsa bile dava yanlış mahkemede açılırsa aylar kaybedilir. Nafaka davalarında yetki, genel kuralın dışında özel bir hükümle düzenlenmiştir. TMK m.177’ye göre boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Bu hükmün kaldırma davasındaki karşılığı özellikle dikkat çekicidir. Kaldırma davasını nafaka borçlusu açar; davalı ise alacaklıdır. Dolayısıyla TMK m.177’deki “alacaklının yerleşim yeri” ölçütü, HMK m.6’daki “davalının yerleşim yeri” genel kuralıyla bu davada aynı sonuca varır. Öğretide ve uygulamada m.177’nin kesin yetki mi yoksa genel kurala eklenen seçimlik bir yetki mi olduğu tartışılmakla birlikte, alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde açılan dava her iki görüşe göre de yetkilidir; güvenli tercih budur.

Görev bakımından ise 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulü Hakkında Kanun belirleyicidir: aile mahkemesi görevlidir, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu görevi asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla yerine getirir ve kararında bu sıfatı belirtmek zorundadır. Nafaka davaları basit yargılama usulüne tâbidir (HMK m.316/1-ç).

Tablo 5 — Kaldırma davasında yetki, görev ve usul
KonuKuralDayanak
YetkiNafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesiTMK m.177
Genel yetki kuralıDavalının yerleşim yeriHMK m.6
GörevAile mahkemesi; yoksa asliye hukuk aile mahkemesi sıfatıyla4787 s.K.
Yargılama usulüBasit yargılama usulüHMK m.316/1-ç

Alacaklı boşanmadan sonra taşınmışsa yetkili mahkeme de değişir; dava açmadan önce güncel adres kaydının teyit edilmesi gerekir.

Delil Toplarken Suç İşlememek: HMK m.189 ve Anayasal Sınırlar

“Fiilen evliymiş gibi yaşama” iddiasında en büyük risk, delilin kendisinden çok nasıl elde edildiğidir. HMK m.189’un ikinci fıkrası açıktır: hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca bir delilin caiz olup olmadığına mahkeme karar verir; yani karşı taraf itiraz etmese bile hâkim bu değerlendirmeyi yapabilir.

Bu yasağın anayasal temeli güçlüdür: Anayasa’nın 20. maddesi özel hayatın gizliliğini, 22. maddesi haberleşme hürriyetini güvence altına alır. Uygulamada eve veya araca gizlice yerleştirilen kayıt cihazıyla alınan ses ve görüntüler, izinsiz ele geçirilen telefon içerikleri ve özel dedektif marifetiyle yapılan takip görüntüleri bu kapsamda değerlendirilerek dosya dışı bırakılabilmektedir.

İkinci risk daha ağırdır: hukuka aykırı delil yalnızca reddedilmez, onu elde eden taraf ceza soruşturmasının muhatabı hâline gelebilir. Özel hayatın gizliliğini ihlal ve haberleşmenin gizliliğini ihlal fiilleri Türk Ceza Kanunu’nda ayrıca suç olarak düzenlenmiştir (TCK m.132-134). Yani nafakayı kaldırmak isterken hem davayı kaybetmek hem de sanık konumuna düşmek mümkündür.

Tablo 6 — Delillerin hukuka uygunluk değerlendirmesi
DelilDeğerlendirme
Kolluk marifetiyle ekonomik ve sosyal durum araştırmasıMahkemece yaptırılır; hukuka uygun
Nüfus, tapu, SGK, ticaret sicili kayıtlarıMahkemeden müzekkere ile celbedilir; hukuka uygun
Tanık beyanı, keşifUsulüne uygun toplandığında geçerli
Gizli yerleştirilen cihazla ses/görüntü kaydıHukuka aykırı; ayrıca suç riski
İzinsiz açılan telefon içerikleri, dedektif takibiHukuka aykırı; dosya dışı bırakılabilir

Doğru yol, delili kendi başına toplamak yerine mahkemeden müzekkere ve araştırma talep etmektir. Dilekçede hangi kurumdan hangi kaydın istendiği tek tek gösterilmelidir.

Kaldırma Reddedilirse Azaltma Alınabilir mi? Taleple Bağlılık

Uygulamada sık yaşanan bir kayıp, talebin tek başlıkla sınırlanmasıdır. Taleple bağlılık ilkesi gereği hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez, ancak duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMK m.26/1). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da nafakanın kaldırılması talebinin azaltılması talebini de içerdiğini kabul etmiş; kaldırma koşulları oluşmasa bile TMK m.176/4 kapsamında hakkaniyete uygun indirim yapılabileceğini belirtmiştir (YHGK 29.11.2017, E.2017/3-1532, K.2017/1465). Bu nedenle yalnızca kaldırma istenmiş olması, mahkemenin azaltmaya hükmetmesine engel değildir.

Oysa TMK m.176’nın dördüncü fıkrası ayrı bir imkân tanır: tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. Kaldırma sebepleri (m.176/3) ile azaltma sebebi (m.176/4) farklı fıkralarda, farklı eşiklerle düzenlenmiştir.

Tablo 7 — Kaldırma ile azaltma arasındaki fark
ÖlçütKaldırmaAzaltma
FıkraTMK m.176/3TMK m.176/4
EşikSayılan sebeplerden birinin ispatıMalî durum değişikliği veya hakkaniyet
ÖrnekFiilen evliymiş gibi yaşamaAlacaklının asgari ücretle işe girmesi
SonuçNafaka tümüyle son bulurMiktar düşer, ilişki sürer

Bu nedenle dilekçenin sonuç kısmı kademeli kurulmalıdır: öncelikle nafakanın kaldırılması, kabul edilmediği takdirde TMK m.176/4 uyarınca uygun oranda azaltılması talep edilmelidir (HMK m.111). Mahkeme azaltmaya kendiliğinden de hükmedebilecek olsa da, açık fer’î talep bu konudaki tartışmayı baştan ortadan kaldırır ve azaltma için gereken mali durum delillerinin aynı dava içinde toplanmasını sağlar. Azaltma yolunun şartları için TMK m.176 artırım ve azaltım davası rehberimize, dilekçe metni için nafaka azaltma dilekçesi örneğimize, güncel çerçeve için AYM süresiz nafaka kararı yazımıza bakabilirsiniz.

Kaldırma Davası Sürerken Ödeme ve Tazyik Hapsi: İİK m.344

Kaldırma davasının açılması nafaka borcunu kendiliğinden durdurmaz. Fiilen evliymiş gibi yaşama yalnızca mahkeme kararıyla sonuç doğurduğundan (TMK m.176/3), ilam yürürlükte kaldıkça alacaklı ödenmeyen aylıklar için ilamlı icra takibi yapabilir (İİK m.32 vd.). Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine çarptırılır; hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir (İİK m.344/1).

Kaldırma davasıyla doğrudan bağlantılı özel bir hüküm de vardır: borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir (İİK m.344/2). Hüküm takdirîdir ve borcu ortadan kaldırmaz; yalnızca hapsin uygulanmasını erteler. Bu nedenle dava sürerken ödemeye devam edilmesi, şikâyet yapılmışsa kaldırma davasının açıldığını gösteren belgenin şikâyeti inceleyen mahkemeye sunulması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, somut olayda nafakanın kesinleşme tarihinden değil dava tarihinden itibaren kaldırılmasını kabul etmiştir (YHGK 14.11.2019, E.2017/3-1013, K.2019/1180); bu da davanın gecikmeden açılmasının önemini gösterir. Şikâyet süreleri için nafaka şikâyetinde süre ve tazyik hapsinin düşmesi yazımıza bakabilirsiniz.

Tablo 8 — Kaldırma davası sürerken ödeme, tazyik hapsi ve süreler
KonuKuralDayanak
Davanın açılmasıNafaka borcunu durdurmaz; fiilen evliymiş gibi yaşama ancak mahkeme kararıyla sonuç doğururTMK m.176/3
Ödenmeyen nafakaİlam yürürlükte kaldıkça alacaklı ilamlı icra takibi yapabilirİİK m.32 vd.
Tazyik hapsiAlacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar; hapis uygulanırken kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilirİİK m.344/1
Kaldırma veya azaltma davası derdestseİleri sürülen sebepler gözetilerek tazyik hapsinin uygulanması davanın sonuna bırakılabilirİİK m.344/2
Kaldırmanın başlangıcıSomut olayda nafakanın dava tarihinden itibaren kaldırılması kabul edilmiştirYHGK E.2017/3-1013, K.2019/1180
Yargılama usulüHer çeşit nafaka davası basit yargılama usulüne tabidirHMK m.316/1-ç
Kanun yoluKararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafHMK m.345

Nafaka Alacaklısı Açısından: “Evliymiş Gibi Yaşama” Ne Zaman Oluşmaz?

Kaldırma davasında davalı nafaka alacaklısıdır ve ispat yükü davacı borçluda olduğundan (TMK m.6), alacaklının savunması iddianın unsurlarını tek tek çürütmeye yöneltilmelidir. Kanun “birlikte yaşama” değil “evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama” ölçütünü kullanır; aynı adreste bulunmak, ev arkadaşlığı veya bir akrabanın yanında kalmak bu ölçütü kendiliğinden karşılamaz. Dini nikâhla kurulan birliktelik ise resmî evlenme olmadığından nafakayı kendiliğinden sona erdirmez; fiilen evliymiş gibi yaşama kapsamında mahkeme kararıyla kaldırma sebebi olabilir (TMK m.176/3). Konunun ayrıntısı için dini nikâhla birlikte yaşama yazımıza bakabilirsiniz.

Tablo 9 — Nafaka alacaklısının savunmaları
SavunmaHukuki karşılığıDayanak
Aynı adreste ev arkadaşı, akraba veya kiracıAdres birliği tek başına evlilik benzeri hayat ortaklığı değildir; karı-koca gibi yaşama ve süreklilik ayrıca ispatlanmalıdırTMK m.176/3; TMK m.6
Ara sıra görüşülen bir ilişkiSüreklilik ve aleniyet bulunmayan ilişki fiilen evliymiş gibi yaşama sayılmazTMK m.176/3
Geçimi üçüncü kişi sağlamıyorEkonomik birlikteliğin yokluğu yoksulluğun sürdüğünü gösterirTMK m.175/1
Delil hukuka aykırı elde edilmişVakıanın ispatında dikkate alınamaz; delilin caiz olup olmadığına mahkeme karar verirHMK m.189/2, m.189/4
Özel hayata müdahale edildiHaberleşmenin ve özel hayatın gizliliğini ihlal suç oluşturabilir; şikâyet hakkı saklıdırTCK m.132-134
Kaldırma şartları oluşmadıMahkeme kaldırma yerine hakkaniyete uygun indirime karar verebilir; nafaka ilişkisinin sürmesi ileride artırım imkânını korurTMK m.176/4; HMK m.26/1

Alacaklı bakımından en önemli usul noktası, kaldırma ile azaltma arasındaki farktır. Kaldırma kararıyla nafaka ilişkisi tümüyle sona erer; sonradan yeniden yoksulluğa düşülmesi hâlinde yeni bir yoksulluk nafakası talebi, boşanmadan doğan bir dava hakkı olarak boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı (TMK m.178) itirazıyla karşılaşabilir. Azaltma kararında ise nafaka ilişkisi sürdüğünden, koşullar değiştiğinde artırım istenebilir (TMK m.176/4). Bu nedenle kaldırma şartlarının tartışmalı olduğu dosyalarda alacaklının, en azından kaldırma yerine indirimle yetinilmesi gerektiğini savunması ileriye dönük hakkını korur.

Nafakanın Kaldırılması Davasında Talep Sonucu

Kaldırma talebi asıl, azaltma talebi fer’î talep olarak kademeli kurulabilir; davacı, aralarında hukuki veya ekonomik bağlantı bulunan asıl ve fer’î taleplerini aynı dilekçede ileri sürebilir ve mahkeme asıl talebi esastan reddetmedikçe fer’î talebi inceleyemez (HMK m.111). Delillerin hangi kurumdan ve hangi vakıanın ispatı için istendiği dilekçede açıkça gösterilmelidir. Aşağıdaki örnek, fiilen evliymiş gibi yaşama iddiasına dayanan bir kaldırma davası için hazırlanmıştır.

NETİCE-İ TALEP: Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle;

1. … Aile Mahkemesinin …/… Esas, …/… Karar sayılı ilamıyla davalı lehine hükmedilen aylık … TL yoksulluk nafakasının, davalının evlenme olmaksızın … ile fiilen evliymiş gibi yaşaması nedeniyle TMK m.176/3 uyarınca dava tarihinden itibaren kaldırılmasına,

2. Bu talep kabul görmediği takdirde, tarafların mali durumlarında meydana gelen değişiklik ve hakkaniyet gereği nafakanın TMK m.176/4 uyarınca dava tarihinden itibaren uygun miktara indirilmesine,

3. Davalının ve … isimli kişinin adres kayıt geçmişinin, … adresindeki elektrik, su, doğalgaz ve internet aboneliklerinin, davalının SGK hizmet dökümü ile banka ve tapu kayıtlarının celbine, kolluk marifetiyle ekonomik ve sosyal durum araştırması yaptırılmasına ve bildirdiğimiz tanıkların dinlenmesine,

4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederim.

Nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası açmak ya da açılan davaya karşı savunmanızı hazırlamak için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Eski eşimin biriyle yaşaması nafakayı kendiliğinden bitirir mi?

Hayır. TMK 176/3’e göre kendiliğinden kalkan hâller yalnızca alacaklının yeniden evlenmesi ve taraflardan birinin ölümüdür. Evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama hâlinde nafaka ancak mahkeme kararıyla kaldırılır; dava açılıp olgunun ispatlanması gerekir.

Öğrendiğim anda ödemeyi kesebilir miyim?

Kesmeyin. Kaldırma kararı alınmadan durdurulan her ödeme birikmiş nafaka alacağına dönüşür; icra takibi ve İİK 344 uyarınca tazyik hapsi riski doğar. Doğru yol, nafakanın kaldırılması davasını açmaktır.

Fiilen evliymiş gibi yaşama nasıl ispatlanır?

Süreklilik, ekonomik birliktelik ve aleniyet birlikte aranır. Kolluk marifetiyle yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırması, adres ve muhtarlık kayıtları, tanık beyanları ve nüfus kayıtları kullanılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/1980 E., 2020/3397 K. sayılı kararında olgunun şüpheye mahal vermeyecek biçimde ortaya konulması gerektiği belirtilmiştir.

Geçici bir ilişki nafakanın kaldırılması için yeterli mi?

Yeterli değildir. Kanun evliymiş gibi yaşamayı arar; yani evlilik benzeri, süreklilik taşıyan bir hayat ortaklığını. Aralıklı veya gizli bir ilişki tek başına bu ölçütü karşılamaz.

İspat yükü kimdedir?

Nafakanın kaldırılmasını isteyen tarafta, yani nafaka borçlusundadır. Hukuka aykırı yolla elde edilen deliller (izinsiz kayıt, özel alana müdahale) hükme esas alınmaz ve ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir.

Kaldırma kararı geçmişe etki eder mi?

Mahkeme kararıyla kaldırılan hâllerde hüküm kural olarak dava tarihinden itibaren sonuç doğurur; bu nedenle gecikmek doğrudan kayıptır. Kendiliğinden sona erme hâllerinde (yeniden evlenme, ölüm) ise nafaka o olayın gerçekleştiği anda hukuken sona ermiştir.

Eski eşim asgari ücretle işe girdi, nafaka kalkar mı?

Kural olarak tek başına yeterli değildir. Asgari ücret düzeyinde gelir genellikle kaldırma değil azaltma sebebi olarak değerlendirilir. Yoksulluk hâli, günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirilerek takdir edilir.

Nafaka kaldırıldıktan sonra yeniden istenebilir mi?

Kaldırma kararıyla nafaka ilişkisi sona erer. Yeni bir yoksulluk nafakası talebi boşanmadan doğan bir dava hakkı niteliğinde olduğundan, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı (TMK m.178) karşı tarafça ileri sürülebilir. Nafaka kaldırılmayıp azaltılmışsa ilişki sürdüğünden, koşullar değiştiğinde artırım istenebilir (TMK m.176/4).

Kaldırma davası açtım, tazyik hapsi yine de uygulanır mı?

Uygulanabilir; kaldırma davası nafaka borcunu durdurmaz. Ancak borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir (İİK m.344/2). Bu takdirî bir imkândır; dava sürerken ödemeye devam edilmelidir.

Eski eşim dini nikâhla biriyle yaşıyorsa nafaka kendiliğinden biter mi?

Hayır. Kendiliğinden sona erme yalnızca resmî evlenme ve ölüm hâllerinde gerçekleşir. Dini nikâhla kurulan birliktelik, evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama olarak değerlendirilebilir; bu durumda nafaka ancak mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176/3).

Yalnızca kaldırma istedim, mahkeme azaltmaya karar verebilir mi?

Evet. Hâkim talep sonucundan fazlasına karar veremez, ancak duruma göre daha azına karar verebilir (HMK m.26/1). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da nafakanın kaldırılması talebinin azaltılması talebini de içerdiğini kabul etmiştir (YHGK 29.11.2017, E.2017/3-1532, K.2017/1465). Yine de talebin kademeli kurulması tartışmayı baştan önler.

Kaldırma davasında hangi kayıtlar mahkemeden istenebilir?

Adres kayıt geçmişi, abonelik kayıtları, SGK hizmet dökümü, banka ve tapu kayıtları mahkemeden müzekkereyle istenebilir; mahkeme kolluk marifetiyle ekonomik ve sosyal durum araştırması da yaptırabilir. Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller ise vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189/2).

Kaldırma veya azaltma kararına karşı istinaf süresi ne kadardır?

İstinaf süresi, kararın taraflara usulen tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.345). Nafaka davaları basit yargılama usulüne tabi olduğundan (HMK m.316/1-ç) dilekçeler ve deliller dava başında eksiksiz sunulmalıdır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Nafaka talebinizi veya itirazınızı birlikte kurgulayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk