Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe bağlanan bir nafaka türüdür. Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026’da TMK 175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiş, iptal hükmünün yürürlüğünü gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımından itibaren 9 ay ertelemiştir; bu yazının hazırlandığı tarihte mevcut düzenleme uygulanmaya devam etmektedir. Bu nafakanın hangi durumlarda sona ereceği, hem ödeyen hem de alan taraf için büyük önem taşır. Özellikle nafaka alan eşin başka biriyle ilişki kurması, sık sık uyuşmazlık konusu olur.
Nafaka konusunda hakkınızı doğru hesaplatın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Kanun ne diyor?
Türk Medeni Kanunu m. 176 uyarınca, yoksulluk nafakası alan eş yeniden evlenirse nafaka kendiliğinden sona erer. Ayrıca nafaka alan tarafın, evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz bir hayat sürmesi hâllerinde de mahkeme kararıyla nafaka kaldırılabilir. Nafaka alan ya da ödeyen tarafın mali durumunun değişmesi hâlinde ise nafakanın artırılması veya azaltılması istenebilir.
Uygulamada durum
İki durumu birbirinden ayırmak kritik önemdedir. Nafaka alan eşin yeniden “resmen evlenmesi” hâlinde nafaka, herhangi bir dava ya da karara gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer. Buna karşılık resmî nikâh olmadan bir başkasıyla “evliymiş gibi” yaşaması hâlinde nafaka ancak mahkeme kararıyla kaldırılır ve bu durumun ispatı gerekir.
Burada aranan, gelip geçici bir ilişki değil; aynı evde yaşama, ortak sosyal çevrede çift olarak görünme gibi unsurlarla desteklenen, süreklilik taşıyan bir birlikteliktir. Salt “biriyle görülüyor” iddiası, somut ve düzenli birlikteliği göstermedikçe nafakanın kaldırılması için yeterli olmaz. İspat yükü, nafakanın kaldırılmasını isteyen taraftadır.
Pratik sonuç
Yoksulluk nafakası ödüyorsanız ve eski eşinizin durumunda bir değişiklik (yeniden evlenme, fiili birliktelik, mali durumun düzelmesi) olduğunu düşünüyorsanız, bunu somut delillerle ortaya koymanız gerekir. Aksi hâlde nafaka devam eder. Hem nafakanın kaldırılması hem de uyarlanması için doğru delil ve usulle ilerlemek üzere bir avukata danışmak önemlidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
TMK 176/3: iki farklı sona erme mekanizması
Yoksulluk nafakasının sona ermesini düzenleyen TMK 176’nın üçüncü fıkrası, birbirinden usul olarak tamamen ayrılan iki grup hâl öngörür. Bu ayrımı kavramadan atılan her adım yanlış olur.
Kendiliğinden kalkan hâller — dava gerekmez
Madde metnine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Burada mahkeme kararına gerek yoktur; nafaka hukuken sona ermiştir.
Mahkeme kararıyla kaldırılan hâller — dava ve ispat şart
Aynı fıkraya göre, alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır. Bu üç sebepten hiçbiri kendiliğinden sonuç doğurmaz.
Bu ayrımın en somut pratik sonucu şudur: eski eşinizin bir başkasıyla yaşadığını öğrendiğinizde ödemeyi tek taraflı kesemezsiniz. Nafakanın kaldırılması davası açıp kararı almadan durdurulan her ödeme, birikmiş nafaka alacağı olarak icra takibine ve İİK 344 uyarınca tazyik hapsi riskine konu olur.
Fıkra ayrımına dikkat
Yoksulluğun ortadan kalkması nedeniyle kaldırma talebinin dayanağı 176/3’tür. TMK 176’nın dördüncü fıkrası ise ayrı bir konuyu düzenler: tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılması. Dilekçede yanlış fıkraya dayanmak, talebin niteliğinin tartışılmasına yol açabilir.
“Fiilen evliymiş gibi yaşama” nasıl ispatlanır?
Kanun “birlikte görülmek” veya “ilişki yaşamak” demiyor; evliymiş gibi yaşamak diyor. Aranan ölçüt, evlilik benzeri bir hayat ortaklığının kurulmuş olmasıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2020/1980 E. ve 2020/3397 K. sayılı kararında bu olgunun şüpheye mahal vermeyecek şekilde açıkça ortaya konulması gerektiği belirtilmiştir.
Uygulamada aranan unsurlar
- Süreklilik. Gelip geçici, aralıklı bir ilişki yeterli değildir. Birlikteliğin belirli bir süre boyunca istikrarlı biçimde devam etmesi gerekir.
- Ekonomik birliktelik. Ortak harcama, geçimin karşı tarafça sağlanması, aynı konutta ortak yaşam. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 29.02.2016 tarihli, 2015/17419 E. ve 2016/2787 K. sayılı kararında; yargılama sırasında kolluk marifetiyle yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında davalının başka bir kişiyle yaşadığı ve geçimini o kişinin sağladığı tespit edilmiş, ayrıca nüfus kayıt örneğinde davalının çocuğunun anılan şahıs tarafından tanındığı görülmüş; evlilik dışı birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiği kabul edilerek davanın kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
- Aleniyet. İlişkinin gizli değil, sosyal çevrede bilinen ve gözlemlenebilir nitelikte olması. Çift olarak tanınmak, birlikte sosyal ortamlarda bulunmak.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 22.12.2014 tarihli, 2014/10759 E. ve 2014/16968 K. sayılı kararı da resmî nikâh olmaksızın karı koca gibi yaşama hâlinde nafakanın kaldırılabileceği yönündedir.
İspat yükü ve delil türleri
İspat yükü, nafakanın kaldırılmasını isteyen tarafta yani nafaka borçlusundadır. Uygulamada kullanılan deliller: mahkemece kolluk veya zabıta marifetiyle yaptırılan ekonomik ve sosyal durum araştırması, adres ve muhtarlık kayıtları, komşu ve iş çevresi tanıklıkları, nüfus kayıtları, hukuka uygun yollarla elde edilmiş sosyal medya paylaşımları. Hukuka aykırı yolla elde edilen deliller (izinsiz ses veya görüntü kaydı, özel alana müdahale) dosyaya girse bile hükme esas alınmaz ve ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir.
Kaldırma kararı geçmişe etki eder mi?
Sıkça sorulan ama nadiren doğru cevaplanan bir sorudur. Ayrım yine ikili yapıdan doğar:
- Kendiliğinden sona erme hâllerinde (yeniden evlenme, ölüm) nafaka, o olayın gerçekleştiği anda hukuken sona ermiştir. Bu nedenle geriye dönük olarak o tarihten itibaren sona erdiğinin tespiti mümkündür. Nafaka borçlusu, o tarihten sonra ödediği tutarları sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebileceği gibi, alacaklının başlattığı takibe de itiraz edebilir.
- Mahkeme kararıyla kaldırılan hâllerde (fiili birliktelik, yoksulluğun kalkması, haysiyetsiz hayat) hüküm kural olarak dava tarihinden itibaren sonuç doğurur; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da somut olayda nafakanın kesinleşme tarihinden değil dava tarihinden itibaren kaldırılmasını kabul etmiştir (YHGK 14.11.2019, E.2017/3-1013, K.2019/1180). Fiili birlikteliğin daha önce başlamış olduğunu ispatlasanız bile, dava açmadan önceki döneme ilişkin nafaka borcu kural olarak ayakta kalır.
Bunun pratik anlamı açıktır: kaldırma sebebini öğrendiğiniz anda dava açmakta gecikmek, doğrudan para kaybıdır. Delil toplamayı beklemek yerine davayı açıp delil toplama taleplerini dosya içinde ileri sürmek çoğu zaman daha isabetli bir stratejidir.
Terditli talep önerisi
Uygulamada nafakanın kaldırılması davalarının terditli (kademeli) açılması tavsiye edilir: öncelikle nafakanın kaldırılması, mahkeme bu kanaatte değilse azaltılması talep edilir (HMK m.111). Böylece kaldırma koşullarının tam oluşmadığı değerlendirilse dahi, dava tümüyle reddedilmek yerine azaltma yönünde sonuç verebilir.
Yakın hâller ve güncel çerçeve
Yoksulluğun ortadan kalkması
Alacaklının düzenli ve yeterli bir gelire kavuşması bu kapsamdadır. Ancak asgari ücret düzeyinde bir gelir elde etmek tek başına kural olarak nafakanın tümüyle kaldırılması için yeterli sayılmaz; bu durum daha çok azaltma sebebi olarak değerlendirilir. Yoksulluk hâli, günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları birlikte değerlendirilerek takdir edilir. İspatta SGK kayıtları, banka hesap hareketleri, ticaret sicili ve vergi dairesi kayıtları, tapu ve araç kayıtları kullanılır.
Haysiyetsiz hayat sürme
Bu sebep dar yorumlanır ve süreklilik arar. Bir defalık veya süreklilik göstermeyen davranışlar, evlilik birliğinin sarsılması bakımından değerlendirilebilirse de haysiyetsiz hayat sürme için yeterli görülmez.
Kaldırıldıktan sonra yeniden istenebilir mi?
Kaldırma kararıyla nafaka ilişkisi sona erer. Sonradan yeniden yoksulluğa düşülmesi hâlinde yeni bir yoksulluk nafakası talebi, boşanmadan doğan bir dava hakkı niteliğinde olduğundan boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir (TMK m.178); hâkim zamanaşımını kendiliğinden gözetemese de karşı taraf bu itirazı ileri sürebilir (TBK m.161). Nafaka kaldırılmayıp azaltılmışsa ilişki sürdüğünden, koşullar değiştiğinde artırım istenebilir (TMK m.176/4).
Süresiz nafaka rejimindeki değişim
Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026’da, TMK 175. maddesinin birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresini oy çokluğuyla iptal etmiş ve iptal hükmünün yürürlüğünü, gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 9 ay ertelemiştir. Bu erteleme, TBMM’ye yeni bir düzenleme yapması için zaman tanımak amacıyladır.
Önemli olan şudur: iptal edilen, yoksulluk nafakası kurumunun kendisi değil, nafakanın süre sınırı olmaksızın istenebilmesine imkân tanıyan ibaredir. Karar (E.2025/156, K.2026/131) 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır; iptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek, o tarihe kadar mevcut düzenleme uygulanacaktır. 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) nafakaya ilişkin hüküm içermemektedir. Bu makalede anlatılan TMK 176 hükümleri ise iptalin konusu dışındadır ve yürürlüktedir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.
Tek bakışta: 2026’da değişen çerçeve
Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026‘da TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Ancak karar henüz yürürlükte değildir.
| Konu | Durum | Dayanak |
|---|---|---|
| Karar | AYM, 4 Haziran 2026‘da TMK m.175’teki “SÜRESİZ OLARAK” ibaresini oy çokluğuyla İPTAL ETTİ (üç üye karşı oy kullandı) | AYM 04.06.2026, E.2025/156, K.2026/131 |
| Yürürlük | İptal hükmünün yürürlüğü DOKUZ AY ertelendi; karar Resmî Gazete’de yayımlandığı an değil, yayımdan dokuz ay sonra hüküm doğurur. Karar 30.09.2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı; iptal 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girer | Anayasa m.153/3 |
| ŞU AN NE OLUYOR? | TMK m.175 MEVCUT HÂLİYLE YÜRÜRLÜKTEDİR. Mahkemeler yoksulluk nafakasına hâlâ SÜRESİZ hükmeder; süreli nafaka kararı VEREMEZ | AYM kararı |
| Kurum kalkmıyor | Yoksulluk nafakası kurumu DEVAM EDİYOR; yalnızca nafakanın süresiz olma zorunluluğu kalkıyor | AYM kararı |
| Mevcut nafakalar | KENDİLİĞİNDEN SONA ERMİYOR; kaldırılması için ayrıca dava açılması gerekir | TMK m.176 |
| Tek taraflı kesmek | Nafakayı kendiliğinden kesmek hâlâ icra takibi ve TAZYİK HAPSİ riski doğurur | İİK m.344 |
| TBMM’nin görevi | Dokuz ay içinde nafakanın süresini ve ölçütlerini belirleyen yeni bir kanun çıkarmak | Anayasa m.153 |
| Çıkarmazsa | İbare yürürlükten kalkar ve içtihatla doldurulması gereken bir boşluk doğar | — |
| UYARI | Gerekçeli karar yayımlanmıştır; yeni nafaka düzenlemesine ilişkin basına yansıyan taslaklar ise henüz kanun metni değildir; somut dosyada güncel durum mutlaka teyit edilmelidir | — |
| Cinsiyet | Yoksulluk nafakası cinsiyetten bağımsızdır; koşulları sağlayan erkek de talep edebilir | TMK m.175 · Yargıtay |
| Sona erme türü | Hâller | Dayanak |
|---|---|---|
| KENDİLİĞİNDEN sona erer | Nafaka alacaklısının YENİDEN EVLENMESİ · taraflardan birinin ÖLÜMÜ | TMK m.176/3 |
| Dava gerekir mi? | HAYIR — bu hâllerde nafaka kendiliğinden kalkar | TMK m.176/3 |
| MAHKEME KARARIYLA kaldırılır | Nafaka alacaklısının EVLENME OLMAKSIZIN FİİLEN EVLİYMİŞ GİBİ YAŞAMASI · YOKSULLUĞUNUN ORTADAN KALKMASI · HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRMESİ | TMK m.176/3 |
| Dava gerekir mi? | EVET — nafaka yükümlüsünün dava açıp durumu İSPATLAMASI gerekir | TMK m.176/3 |
| Fiilen evli gibi yaşama | Alacaklının resmî bir evlilik bağı kurmaksızın, üçüncü bir kişiyle karı-koca ilişkisi içinde SÜREKLİ olarak birlikte yaşaması | Yargıtay yerleşik |
| Yoksulluğun ortadan kalkması | Düzenli, sürekli ve kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde gelire kavuşma, sigortalı işe girme veya mülkiyet edinme | Yargıtay |
| Haysiyetsiz hayat sürme | Genel ahlak kuralları ve toplumsal değerlerle açıkça bağdaşmayan bir yaşam şeklinin SÜREKLİLİK ARZ EDECEK BİÇİMDE benimsenmesi | Yargıtay |
| Artırma / azaltma | Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir | TMK m.176/4 |
| Ödeme biçimi | Yoksulluk nafakası irat biçiminde veya TOPTAN ödenmesine karar verilebilir | TMK m.176/1 |
| Toptan ödeme örneği | Evlilik süresinin kısalığı, tarafların yaşı ve boşanma hükmünden sonra çıkması muhtemel ihtilafların önüne geçilmesi gözetilerek toptan nafakaya hükmedilebilir | istinaf uygulaması |
| Delil / araç | Ne gösterir? | Not |
|---|---|---|
| MERNİS adres kaydı | İki kişinin aynı adreste kayıtlı olup olmadığı | Mahkemeden celp talebiyle |
| Abonelik kayıtları | Elektrik, su, doğalgaz, internet — abonenin adı ve tarihi | Mahkemeden celp |
| Tanık | Komşular, apartman yöneticisi, kapıcı | Süreklilik ve karı-koca gibi yaşamanın ispatı |
| Apartman kayıtları | Aidat listeleri, karar defteri | Kimin oturduğu |
| Sosyal medya | Ortak paylaşımlar, birlikte katılınan etkinlikler | Destekleyici |
| Süreklilik şartı | Geçici veya arızi birliktelik yeterli sayılmaz; SÜREKLİ ve düzenli bir yaşam aranır | Yargıtay |
| İSPAT YÜKÜ | Nafaka yükümlüsünde (davacı) | genel ilkeler |
| Kaldırma geçmişe etki eder mi? | Mahkeme kararıyla kaldırmada hüküm kural olarak dava tarihinden itibaren sonuç doğurur; yeniden evlenme ve ölümde nafaka olay tarihinde kendiliğinden sona erer | TMK m.176/3 · YHGK 2019/1180 |
| Hukuka aykırı delil | Özel hayatın gizliliğini ihlal eden yollarla elde edilen deliller kullanılamaz | HMK m.189/2 |
| Kim | Adım | Dayanak |
|---|---|---|
| Yükümlü 1 | Sona erme sebebini belgeleyin: adres kaydı, abonelik, tanık listesi | İspat yükü sizde |
| Yükümlü 2 | Nafakanın kaldırılması davası açın — AİLE MAHKEMESİNDE | TMK m.176/3 · 4787 s.K. |
| Yükümlü 3 | Dava sonuçlanana kadar ÖDEMEYE DEVAM EDİN | Aksi hâlde tazyik hapsi riski — İİK m.344 |
| Yükümlü 4 | Ekonomik durumunuz kötüleştiyse ayrıca azaltım talep edin | TMK m.176/4 |
| Yükümlü 5 | Ödemeyi banka üzerinden ve açıklama yazarak yapın | İspat |
| Alacaklı 1 | Nafaka kesilirse ilamlı icra takibi başlatın | İİK m.32 vd. |
| Alacaklı 2 | Devam etmezse icra ceza mahkemesine şikâyet | İİK m.344 — tazyik hapsi |
| Alacaklı 3 | Kaldırma davası açılırsa yoksulluğunuzun sürdüğünü belgeleyin: gelir yokluğu, kira, sağlık gideri | TMK m.175 |
| Alacaklı 4 | Koşullar değiştiyse artırım davası açın | TMK m.176/4 |
| Her iki taraf | AYM kararı sonrası süreç hareketlidir; dava açmadan önce güncel durumu teyit ettirin | AYM 04.06.2026 |
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Kaldırma Davası Nerede ve Nasıl Açılır? TMK m.177 ve 4787 sayılı Kanun
Sebep haklı olsa bile dava yanlış mahkemede açılırsa aylar kaybedilir. Nafaka davalarında yetki, genel kuralın dışında özel bir hükümle düzenlenmiştir. TMK m.177’ye göre boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Bu hükmün kaldırma davasındaki karşılığı özellikle dikkat çekicidir. Kaldırma davasını nafaka borçlusu açar; davalı ise alacaklıdır. Dolayısıyla TMK m.177’deki “alacaklının yerleşim yeri” ölçütü, HMK m.6’daki “davalının yerleşim yeri” genel kuralıyla bu davada aynı sonuca varır. Öğretide ve uygulamada m.177’nin kesin yetki mi yoksa genel kurala eklenen seçimlik bir yetki mi olduğu tartışılmakla birlikte, alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde açılan dava her iki görüşe göre de yetkilidir; güvenli tercih budur.
Görev bakımından ise 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulü Hakkında Kanun belirleyicidir: aile mahkemesi görevlidir, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu görevi asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla yerine getirir ve kararında bu sıfatı belirtmek zorundadır. Nafaka davaları basit yargılama usulüne tâbidir (HMK m.316/1-ç).
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Yetki | Nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi | TMK m.177 |
| Genel yetki kuralı | Davalının yerleşim yeri | HMK m.6 |
| Görev | Aile mahkemesi; yoksa asliye hukuk aile mahkemesi sıfatıyla | 4787 s.K. |
| Yargılama usulü | Basit yargılama usulü | HMK m.316/1-ç |
Alacaklı boşanmadan sonra taşınmışsa yetkili mahkeme de değişir; dava açmadan önce güncel adres kaydının teyit edilmesi gerekir.
Delil Toplarken Suç İşlememek: HMK m.189 ve Anayasal Sınırlar
“Fiilen evliymiş gibi yaşama” iddiasında en büyük risk, delilin kendisinden çok nasıl elde edildiğidir. HMK m.189’un ikinci fıkrası açıktır: hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca bir delilin caiz olup olmadığına mahkeme karar verir; yani karşı taraf itiraz etmese bile hâkim bu değerlendirmeyi yapabilir.
Bu yasağın anayasal temeli güçlüdür: Anayasa’nın 20. maddesi özel hayatın gizliliğini, 22. maddesi haberleşme hürriyetini güvence altına alır. Uygulamada eve veya araca gizlice yerleştirilen kayıt cihazıyla alınan ses ve görüntüler, izinsiz ele geçirilen telefon içerikleri ve özel dedektif marifetiyle yapılan takip görüntüleri bu kapsamda değerlendirilerek dosya dışı bırakılabilmektedir.
İkinci risk daha ağırdır: hukuka aykırı delil yalnızca reddedilmez, onu elde eden taraf ceza soruşturmasının muhatabı hâline gelebilir. Özel hayatın gizliliğini ihlal ve haberleşmenin gizliliğini ihlal fiilleri Türk Ceza Kanunu’nda ayrıca suç olarak düzenlenmiştir (TCK m.132-134). Yani nafakayı kaldırmak isterken hem davayı kaybetmek hem de sanık konumuna düşmek mümkündür.
| Delil | Değerlendirme |
|---|---|
| Kolluk marifetiyle ekonomik ve sosyal durum araştırması | Mahkemece yaptırılır; hukuka uygun |
| Nüfus, tapu, SGK, ticaret sicili kayıtları | Mahkemeden müzekkere ile celbedilir; hukuka uygun |
| Tanık beyanı, keşif | Usulüne uygun toplandığında geçerli |
| Gizli yerleştirilen cihazla ses/görüntü kaydı | Hukuka aykırı; ayrıca suç riski |
| İzinsiz açılan telefon içerikleri, dedektif takibi | Hukuka aykırı; dosya dışı bırakılabilir |
Doğru yol, delili kendi başına toplamak yerine mahkemeden müzekkere ve araştırma talep etmektir. Dilekçede hangi kurumdan hangi kaydın istendiği tek tek gösterilmelidir.
Kaldırma Reddedilirse Azaltma Alınabilir mi? Taleple Bağlılık
Uygulamada sık yaşanan bir kayıp, talebin tek başlıkla sınırlanmasıdır. Taleple bağlılık ilkesi gereği hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez, ancak duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMK m.26/1). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da nafakanın kaldırılması talebinin azaltılması talebini de içerdiğini kabul etmiş; kaldırma koşulları oluşmasa bile TMK m.176/4 kapsamında hakkaniyete uygun indirim yapılabileceğini belirtmiştir (YHGK 29.11.2017, E.2017/3-1532, K.2017/1465). Bu nedenle yalnızca kaldırma istenmiş olması, mahkemenin azaltmaya hükmetmesine engel değildir.
Oysa TMK m.176’nın dördüncü fıkrası ayrı bir imkân tanır: tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. Kaldırma sebepleri (m.176/3) ile azaltma sebebi (m.176/4) farklı fıkralarda, farklı eşiklerle düzenlenmiştir.
| Ölçüt | Kaldırma | Azaltma |
|---|---|---|
| Fıkra | TMK m.176/3 | TMK m.176/4 |
| Eşik | Sayılan sebeplerden birinin ispatı | Malî durum değişikliği veya hakkaniyet |
| Örnek | Fiilen evliymiş gibi yaşama | Alacaklının asgari ücretle işe girmesi |
| Sonuç | Nafaka tümüyle son bulur | Miktar düşer, ilişki sürer |
Bu nedenle dilekçenin sonuç kısmı kademeli kurulmalıdır: öncelikle nafakanın kaldırılması, kabul edilmediği takdirde TMK m.176/4 uyarınca uygun oranda azaltılması talep edilmelidir (HMK m.111). Mahkeme azaltmaya kendiliğinden de hükmedebilecek olsa da, açık fer’î talep bu konudaki tartışmayı baştan ortadan kaldırır ve azaltma için gereken mali durum delillerinin aynı dava içinde toplanmasını sağlar. Azaltma yolunun şartları için TMK m.176 artırım ve azaltım davası rehberimize, dilekçe metni için nafaka azaltma dilekçesi örneğimize, güncel çerçeve için AYM süresiz nafaka kararı yazımıza bakabilirsiniz.
Kaldırma Davası Sürerken Ödeme ve Tazyik Hapsi: İİK m.344
Kaldırma davasının açılması nafaka borcunu kendiliğinden durdurmaz. Fiilen evliymiş gibi yaşama yalnızca mahkeme kararıyla sonuç doğurduğundan (TMK m.176/3), ilam yürürlükte kaldıkça alacaklı ödenmeyen aylıklar için ilamlı icra takibi yapabilir (İİK m.32 vd.). Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine çarptırılır; hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir (İİK m.344/1).
Kaldırma davasıyla doğrudan bağlantılı özel bir hüküm de vardır: borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir (İİK m.344/2). Hüküm takdirîdir ve borcu ortadan kaldırmaz; yalnızca hapsin uygulanmasını erteler. Bu nedenle dava sürerken ödemeye devam edilmesi, şikâyet yapılmışsa kaldırma davasının açıldığını gösteren belgenin şikâyeti inceleyen mahkemeye sunulması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, somut olayda nafakanın kesinleşme tarihinden değil dava tarihinden itibaren kaldırılmasını kabul etmiştir (YHGK 14.11.2019, E.2017/3-1013, K.2019/1180); bu da davanın gecikmeden açılmasının önemini gösterir. Şikâyet süreleri için nafaka şikâyetinde süre ve tazyik hapsinin düşmesi yazımıza bakabilirsiniz.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Davanın açılması | Nafaka borcunu durdurmaz; fiilen evliymiş gibi yaşama ancak mahkeme kararıyla sonuç doğurur | TMK m.176/3 |
| Ödenmeyen nafaka | İlam yürürlükte kaldıkça alacaklı ilamlı icra takibi yapabilir | İİK m.32 vd. |
| Tazyik hapsi | Alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar; hapis uygulanırken kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir | İİK m.344/1 |
| Kaldırma veya azaltma davası derdestse | İleri sürülen sebepler gözetilerek tazyik hapsinin uygulanması davanın sonuna bırakılabilir | İİK m.344/2 |
| Kaldırmanın başlangıcı | Somut olayda nafakanın dava tarihinden itibaren kaldırılması kabul edilmiştir | YHGK E.2017/3-1013, K.2019/1180 |
| Yargılama usulü | Her çeşit nafaka davası basit yargılama usulüne tabidir | HMK m.316/1-ç |
| Kanun yolu | Kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf | HMK m.345 |
Nafaka Alacaklısı Açısından: “Evliymiş Gibi Yaşama” Ne Zaman Oluşmaz?
Kaldırma davasında davalı nafaka alacaklısıdır ve ispat yükü davacı borçluda olduğundan (TMK m.6), alacaklının savunması iddianın unsurlarını tek tek çürütmeye yöneltilmelidir. Kanun “birlikte yaşama” değil “evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama” ölçütünü kullanır; aynı adreste bulunmak, ev arkadaşlığı veya bir akrabanın yanında kalmak bu ölçütü kendiliğinden karşılamaz. Dini nikâhla kurulan birliktelik ise resmî evlenme olmadığından nafakayı kendiliğinden sona erdirmez; fiilen evliymiş gibi yaşama kapsamında mahkeme kararıyla kaldırma sebebi olabilir (TMK m.176/3). Konunun ayrıntısı için dini nikâhla birlikte yaşama yazımıza bakabilirsiniz.
| Savunma | Hukuki karşılığı | Dayanak |
|---|---|---|
| Aynı adreste ev arkadaşı, akraba veya kiracı | Adres birliği tek başına evlilik benzeri hayat ortaklığı değildir; karı-koca gibi yaşama ve süreklilik ayrıca ispatlanmalıdır | TMK m.176/3; TMK m.6 |
| Ara sıra görüşülen bir ilişki | Süreklilik ve aleniyet bulunmayan ilişki fiilen evliymiş gibi yaşama sayılmaz | TMK m.176/3 |
| Geçimi üçüncü kişi sağlamıyor | Ekonomik birlikteliğin yokluğu yoksulluğun sürdüğünü gösterir | TMK m.175/1 |
| Delil hukuka aykırı elde edilmiş | Vakıanın ispatında dikkate alınamaz; delilin caiz olup olmadığına mahkeme karar verir | HMK m.189/2, m.189/4 |
| Özel hayata müdahale edildi | Haberleşmenin ve özel hayatın gizliliğini ihlal suç oluşturabilir; şikâyet hakkı saklıdır | TCK m.132-134 |
| Kaldırma şartları oluşmadı | Mahkeme kaldırma yerine hakkaniyete uygun indirime karar verebilir; nafaka ilişkisinin sürmesi ileride artırım imkânını korur | TMK m.176/4; HMK m.26/1 |
Alacaklı bakımından en önemli usul noktası, kaldırma ile azaltma arasındaki farktır. Kaldırma kararıyla nafaka ilişkisi tümüyle sona erer; sonradan yeniden yoksulluğa düşülmesi hâlinde yeni bir yoksulluk nafakası talebi, boşanmadan doğan bir dava hakkı olarak boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı (TMK m.178) itirazıyla karşılaşabilir. Azaltma kararında ise nafaka ilişkisi sürdüğünden, koşullar değiştiğinde artırım istenebilir (TMK m.176/4). Bu nedenle kaldırma şartlarının tartışmalı olduğu dosyalarda alacaklının, en azından kaldırma yerine indirimle yetinilmesi gerektiğini savunması ileriye dönük hakkını korur.
Nafakanın Kaldırılması Davasında Talep Sonucu
Kaldırma talebi asıl, azaltma talebi fer’î talep olarak kademeli kurulabilir; davacı, aralarında hukuki veya ekonomik bağlantı bulunan asıl ve fer’î taleplerini aynı dilekçede ileri sürebilir ve mahkeme asıl talebi esastan reddetmedikçe fer’î talebi inceleyemez (HMK m.111). Delillerin hangi kurumdan ve hangi vakıanın ispatı için istendiği dilekçede açıkça gösterilmelidir. Aşağıdaki örnek, fiilen evliymiş gibi yaşama iddiasına dayanan bir kaldırma davası için hazırlanmıştır.
NETİCE-İ TALEP: Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle;
1. … Aile Mahkemesinin …/… Esas, …/… Karar sayılı ilamıyla davalı lehine hükmedilen aylık … TL yoksulluk nafakasının, davalının evlenme olmaksızın … ile fiilen evliymiş gibi yaşaması nedeniyle TMK m.176/3 uyarınca dava tarihinden itibaren kaldırılmasına,
2. Bu talep kabul görmediği takdirde, tarafların mali durumlarında meydana gelen değişiklik ve hakkaniyet gereği nafakanın TMK m.176/4 uyarınca dava tarihinden itibaren uygun miktara indirilmesine,
3. Davalının ve … isimli kişinin adres kayıt geçmişinin, … adresindeki elektrik, su, doğalgaz ve internet aboneliklerinin, davalının SGK hizmet dökümü ile banka ve tapu kayıtlarının celbine, kolluk marifetiyle ekonomik ve sosyal durum araştırması yaptırılmasına ve bildirdiğimiz tanıkların dinlenmesine,
4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederim.
Nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası açmak ya da açılan davaya karşı savunmanızı hazırlamak için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Eski eşimin biriyle yaşaması nafakayı kendiliğinden bitirir mi?
Hayır. TMK 176/3’e göre kendiliğinden kalkan hâller yalnızca alacaklının yeniden evlenmesi ve taraflardan birinin ölümüdür. Evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama hâlinde nafaka ancak mahkeme kararıyla kaldırılır; dava açılıp olgunun ispatlanması gerekir.
Öğrendiğim anda ödemeyi kesebilir miyim?
Kesmeyin. Kaldırma kararı alınmadan durdurulan her ödeme birikmiş nafaka alacağına dönüşür; icra takibi ve İİK 344 uyarınca tazyik hapsi riski doğar. Doğru yol, nafakanın kaldırılması davasını açmaktır.
Fiilen evliymiş gibi yaşama nasıl ispatlanır?
Süreklilik, ekonomik birliktelik ve aleniyet birlikte aranır. Kolluk marifetiyle yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırması, adres ve muhtarlık kayıtları, tanık beyanları ve nüfus kayıtları kullanılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/1980 E., 2020/3397 K. sayılı kararında olgunun şüpheye mahal vermeyecek biçimde ortaya konulması gerektiği belirtilmiştir.
Geçici bir ilişki nafakanın kaldırılması için yeterli mi?
Yeterli değildir. Kanun evliymiş gibi yaşamayı arar; yani evlilik benzeri, süreklilik taşıyan bir hayat ortaklığını. Aralıklı veya gizli bir ilişki tek başına bu ölçütü karşılamaz.
İspat yükü kimdedir?
Nafakanın kaldırılmasını isteyen tarafta, yani nafaka borçlusundadır. Hukuka aykırı yolla elde edilen deliller (izinsiz kayıt, özel alana müdahale) hükme esas alınmaz ve ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir.
Kaldırma kararı geçmişe etki eder mi?
Mahkeme kararıyla kaldırılan hâllerde hüküm kural olarak dava tarihinden itibaren sonuç doğurur; bu nedenle gecikmek doğrudan kayıptır. Kendiliğinden sona erme hâllerinde (yeniden evlenme, ölüm) ise nafaka o olayın gerçekleştiği anda hukuken sona ermiştir.
Eski eşim asgari ücretle işe girdi, nafaka kalkar mı?
Kural olarak tek başına yeterli değildir. Asgari ücret düzeyinde gelir genellikle kaldırma değil azaltma sebebi olarak değerlendirilir. Yoksulluk hâli, günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirilerek takdir edilir.
Nafaka kaldırıldıktan sonra yeniden istenebilir mi?
Kaldırma kararıyla nafaka ilişkisi sona erer. Yeni bir yoksulluk nafakası talebi boşanmadan doğan bir dava hakkı niteliğinde olduğundan, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı (TMK m.178) karşı tarafça ileri sürülebilir. Nafaka kaldırılmayıp azaltılmışsa ilişki sürdüğünden, koşullar değiştiğinde artırım istenebilir (TMK m.176/4).
Kaldırma davası açtım, tazyik hapsi yine de uygulanır mı?
Uygulanabilir; kaldırma davası nafaka borcunu durdurmaz. Ancak borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir (İİK m.344/2). Bu takdirî bir imkândır; dava sürerken ödemeye devam edilmelidir.
Eski eşim dini nikâhla biriyle yaşıyorsa nafaka kendiliğinden biter mi?
Hayır. Kendiliğinden sona erme yalnızca resmî evlenme ve ölüm hâllerinde gerçekleşir. Dini nikâhla kurulan birliktelik, evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama olarak değerlendirilebilir; bu durumda nafaka ancak mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176/3).
Yalnızca kaldırma istedim, mahkeme azaltmaya karar verebilir mi?
Evet. Hâkim talep sonucundan fazlasına karar veremez, ancak duruma göre daha azına karar verebilir (HMK m.26/1). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da nafakanın kaldırılması talebinin azaltılması talebini de içerdiğini kabul etmiştir (YHGK 29.11.2017, E.2017/3-1532, K.2017/1465). Yine de talebin kademeli kurulması tartışmayı baştan önler.
Kaldırma davasında hangi kayıtlar mahkemeden istenebilir?
Adres kayıt geçmişi, abonelik kayıtları, SGK hizmet dökümü, banka ve tapu kayıtları mahkemeden müzekkereyle istenebilir; mahkeme kolluk marifetiyle ekonomik ve sosyal durum araştırması da yaptırabilir. Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller ise vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189/2).
Kaldırma veya azaltma kararına karşı istinaf süresi ne kadardır?
İstinaf süresi, kararın taraflara usulen tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.345). Nafaka davaları basit yargılama usulüne tabi olduğundan (HMK m.316/1-ç) dilekçeler ve deliller dava başında eksiksiz sunulmalıdır.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinNafaka talebinizi veya itirazınızı birlikte kurgulayalım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlgili Rehberler
- Tedbir Nafakası: Dava Sürerken Geçim ve Kusurun Rolü (TMK 169, HGK 2018)
- Boşanır Boşanmaz Yeniden Evlenebilir miyim? 300 Günlük Bekleme Süresi (İddet)
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse Nafaka Kesilir mi? (TMK 1
- Yoksulluk Nafakası (TMK m.175): Şartlar, Süresizlik ve Kaldırılma
- Çalışan Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?
- İştirak Nafakası AYM Kararından Etkilendi mi? Çocuk Nafakası Kalkar mı
- Eski Eşim Yurt Dışında Çalışıyor, Nafakayı Nasıl Tahsil Ederim?
- “Eski Eşim Durumunu Düzeltti” – Nafakanın Kaldırılması veya Azaltılması
- Dini Nikâhla Birlikte Yaşama: Evlilik Dışı Birliktelik ve Hukuki Sonuçları
- Boşandığım Eşim Yeniden Evlendi, Nafaka ve Velayet Ne Olur?
- Yoksulluk Nafakasında Çalışma Gücü ve Yaş Kriteri
- Nafaka Hukuku Rehberi: Türleri, Hesaplama, Artırım ve İcra
- Nafaka Azaltma (İndirim) ve Kaldırma Davası: Şartlar ve Süreç
Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.
Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


