Eski Eşim Yurt Dışında Çalışıyor, Nafakayı Nasıl Tahsil Ederim?
25 Temmuz 2026

Eski Eşim Yurt Dışında Çalışıyor, Nafakayı Nasıl Tahsil Ederim?

Ne yaşandı?

Boşanma sonrası nafaka borçlusu eş yurt dışına yerleşmiş ya da orada çalışıyor. Türkiye’de verilen nafaka kararı elde; ancak borçlunun yurt dışında olması, alacaklı tarafı “bu parayı nasıl tahsil ederim?” sorusuyla baş başa bırakıyor. Bu, gurbetçi ailelerde ve uluslararası evliliklerde sık karşılaşılan bir sorundur.

Nafaka konusunda hakkınızı doğru hesaplatın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Hukuki durum

Türkiye, nafaka alacaklarının sınır ötesi tahsiline ilişkin dört sözleşmeye taraftır: 1956 tarihli New York Sözleşmesi, 1958 ve 1973 tarihli Lahey Sözleşmeleri ile Türkiye bakımından 1 Şubat 2017’de yürürlüğe giren 2007 tarihli Lahey Çocuk Nafakası Sözleşmesi. Karşı ülke de 2007 Sözleşmesi’ne tarafsa, kapsamı ölçüsünde bu Sözleşme 1956 New York Sözleşmesi’nin ve 1958/1973 Lahey tanıma-tenfiz sözleşmelerinin yerine uygulanır (2007 Sözleşmesi m.48 ve 49). Merkezî makam görevini Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü yürütür; Genel Müdürlük bu görevi Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yerine getirir. 1958 ve 1973 Lahey sözleşmeleri doğrudan tanıma ve tenfize ilişkin olup kural olarak kararın menşe ülkede olağan kanun yollarına tabi olmamasını arar (geçici olarak icra edilebilen kararlar ve geçici önlemler için, benzer kararın tanınacağı ülkede de verilebilmesi şartıyla istisna vardır; 1973 Lahey Tanıma Sözleşmesi m.4); buna karşılık New York Sözleşmesi bir tanıma-tenfiz sözleşmesi olmayıp aracı makamlar yoluyla tahsili düzenler ve bu yolda ayrıca tenfiz davası açılması her zaman gerekmeyebilir.

Bu nedenle borçlunun bulunduğu ülke ve o ülkeyle Türkiye arasındaki hukuki iş birliği çerçevesi belirleyicidir. Süreç, ülkeden ülkeye değişen usul ve sürelere tabi olduğundan, çoğu zaman uzmanlık ve sabır gerektirir.

Ne yapmalısınız?

  • Türkiye’deki nafaka kararının kesinleşmiş ve usulüne uygun çevrilmiş suretlerini hazır edin.
  • Borçlunun bulunduğu ülkeyle Türkiye arasındaki anlaşma/karşılıklılık durumunu ve uygulanabilecek uluslararası mekanizmaları araştırın.
  • Bulunduğunuz yer Cumhuriyet başsavcılığına başvurarak talep formunu alın; dosya buradan Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne (merkezî makam) iletilir.
  • Borçlunun yurt dışı adresi, işyeri ve gelir bilgilerini mümkün olduğunca belgeleyin.

Dikkat

Yurt dışındaki bir borçludan tahsil, yurt içine göre daha uzun ve usul açısından daha karmaşıktır; bu nedenle gerçekçi bir zaman beklentisiyle ve uzman desteğiyle ilerlemek önemlidir. Kararın doğru biçimde hazırlanması ve yetkili kanallardan başvurulması, sürecin önünü açar.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeler ve merkezî makam

Yurt dışındaki borçludan nafaka tahsili, sanılanın aksine tümüyle kapalı bir yol değildir. Türkiye, tam da bu amaçla kurulmuş uluslararası mekanizmalara taraftır.

Taraf olunan sözleşmeler

  • 1956 tarihli Nafaka Alacaklarının Yabancı Memleketlerde Tahsiline İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (New York Sözleşmesi). Onaylanması 26.01.1971 tarih ve 1331 sayılı Kanun’la uygun bulunmuş, metin 18.03.1971 tarihli ve 13782 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
  • 1958 tarihli Çocuklara Karşı Nafaka Yükümlülüğü Konusundaki Kararların Tanınması ve Tenfizine İlişkin Lahey Sözleşmesi.
  • 1973 tarihli Nafaka Yükümlülüğü Konusundaki Kararların Tanınması ve Tenfizine İlişkin Lahey Sözleşmesi.
  • 23 Kasım 2007 tarihli Çocuk Nafakası ve Diğer Aile Nafaka Türlerinin Uluslararası Tahsiline İlişkin Lahey Sözleşmesi. Türkiye bakımından 01.02.2017’de yürürlüğe girmiştir; her iki devletin de taraf olduğu ilişkilerde kapsamı ölçüsünde 1956 New York Sözleşmesinin (m.49) ve 1958/1973 Lahey tanıma-tenfiz sözleşmelerinin (m.48) yerini alır.

Merkezî makam kimdir?

Türkiye’de bu taleplerin muhatabı, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü’dür (eski adıyla Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü). Genel Müdürlük, yurt içinden yapılan başvuruları yabancı merkezî makamlara sunar, yurt dışından gelen başvuruları kabul eder ve süreçle bağlantılı yazışmaları yürütür. Faaliyet, taraf olunan sözleşmeler ile Bakanlığın 64/2 numaralı Genelgesi çerçevesinde yürütülür.

Temel şart: Bu mekanizmaların işleyebilmesi için nafaka alacaklısı ile borçlusunun farklı devletlerde bulunması gerekir. Ayrıca borçlunun bulunduğu ülkenin de aynı sözleşmeye taraf olması aranır; bu nedenle ilk yapılacak iş, hedef ülkenin taraf olup olmadığını teyit etmektir.

New York Sözleşmesi neden kritik: tenfiz zorunlu olmayabilir

Bu, sürecin en önemli ve en az bilinen noktasıdır. 1956 tarihli New York Sözleşmesi bir tanıma-tenfiz sözleşmesi değildir; nafaka alacaklısı ile borçlusu arasındaki tahsili kolaylaştırmayı amaçlayan bir idari iş birliği mekanizmasıdır.

Bunun pratik sonucu şudur: aracı makamlar vasıtasıyla tahsil mümkün olduğu hâllerde, ayrıca bir tenfiz davası açılmasına gerek kalmayabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 20.06.1996 tarihli kararında, Almanya ve Türkiye’nin taraf olduğu New York Sözleşmesi hükümlerine göre aracı makamlar vasıtasıyla nafakanın tahsili mümkün olduğundan ayrıca tenfiz davası açılmasına gerek bulunmadığı; nafaka alacaklısının tenfiz kararı almakta hukuki yararının olmadığı sonucuna varılmıştır.

İki yol arasındaki fark

  • Lahey sözleşmeleri yolu (1958 / 1973): Doğrudan tanıma ve tenfize ilişkindir. Kural olarak kararın menşe ülkede olağan kanun yollarına tabi olmaması, yani kesinleşmiş olması aranır; geçici olarak icra edilebilen kararlar ve geçici önlemler, benzer kararların tanınacağı ülkede de verilebilmesi şartıyla bu kuralın istisnasıdır (1973 Lahey Tanıma Sözleşmesi m.4).
  • New York Sözleşmesi yolu: Karar henüz kesinleşmemişse ya da tenfiz koşulları oluşmamışsa bu yol işletilir. Sözleşme yalnızca mevcut kararın icrasını değil, gerektiğinde borçlunun bulunduğu ülkede yeni bir nafaka davası açılmasını ve takibini de kapsar.

Uygulanacak hukuk

New York Sözleşmesi’ne göre davaya bakan mahkeme, milletlerarası özel hukuk kuralları dahil kendi hukukunu uygular. Türkiye bakımından hangi devletin hukukunun uygulanacağı, Türkiye bakımından 27.04.1972’de yürürlüğe giren 1956 tarihli Çocuklara Karşı Nafaka Mükellefiyetine Uygulanacak Kanuna Dair Lahey Sözleşmesi ile 01.11.1983’te yürürlüğe giren 1973 tarihli Nafaka Yükümlülüğüne Uygulanacak Kanuna Dair Lahey Sözleşmesi uyarınca belirlenir. Her iki Sözleşmeye taraf devletler arasında 1973 Sözleşmesi 1956 Sözleşmesinin yerini alır (1973 Sözleşmesi m.18). 1973 Sözleşmesinde temel kural nafaka alacaklısının mutad meskeni iç hukukudur (m.4); alacaklı Türkiye’de yaşıyorsa Türk hukuku uygulanır. Sözleşmenin kapsamı dışında kalan hâllerde MÖHUK m.19 aynı esası tekrarlar: nafaka talepleri, nafaka alacaklısının mutad meskeni hukukuna tâbidir.

Başvuru nasıl yapılır? Adım adım

Borçlu yurt dışında, alacaklı Türkiye’deyse izlenecek yol şudur.

  1. Cumhuriyet başsavcılığına başvuru. New York Sözleşmesi’nin 3. maddesi uyarınca alacaklı, bulunduğu yer Cumhuriyet savcılığına başvurur. Savcılık, talep formunu, adli müzaheret belgesini, vekâletname ve nüfus suretini alacaklıya verir.
  2. Belgelerin hazırlanması. Talep formu doldurulur; nafaka kararının onaylı sureti, kesinleşme şerhi, usulüne uygun tercümesi ve apostil ya da konsolosluk tasdiki ile birlikte dosya tamamlanır.
  3. Merkezî makama iletim. Dosya, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne ulaşır. Genel Müdürlük, belgelerin sözleşmeye uygunluğunu inceler, varsa eksikleri tamamlattırır.
  4. Karşı devlete gönderim. Genel Müdürlük, talebi borçlunun bulunduğu devletin merkezî makamına iletir. O ülkedeki aracı kurum, kendi iç hukukuna göre tahsil işlemlerini yürütür.
  5. Tahsil ve transfer. Tahsil edilen tutar, öngörülen usul çerçevesinde alacaklıya aktarılır.

Ters yön: borçlu Türkiye’deyse

Yabancı devletin merkezî makamından gelen talep Bakanlıkça incelenir; tenfiz şartlarının varlığı tespit edilirse Bakanlıkça hazırlanan tenfiz talep dilekçesi borçlunun bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Başsavcılık tenfiz kararını alır ve gerekirse cebrî icra yoluna başvurarak tahsil eder. Yabancı mahkeme ilamlarının Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararına bağlıdır (MÖHUK m.50/1). MÖHUK m.51/1 tenfizde genel olarak asliye mahkemesini görevli kılsa da aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi aile mahkemesinin görevindedir (4787 sayılı Kanun m.4/1-b). 2007 Sözleşmesi kapsamındaki taleplerde Türkiye, Sözleşmenin 24. maddesindeki alternatif tanıma usulünü uygulayacağını beyan etmiştir.

Hazırlanması gereken belgeler

Nafaka kararının onaylı sureti ve kesinleşme şerhi; yeminli tercüman tercümesi; apostil veya konsolosluk tasdiki; borçlunun yurt dışı adresi, işyeri ve mümkünse gelir bilgileri; alacaklının kimlik ve banka bilgileri; birikmiş alacağın taksit taksit dökümü.

Paralel yürütülecek yollar ve gerçekçi beklenti

Türkiye’deki malvarlığını unutmayın

Borçlu yurt dışında olsa bile Türkiye’de malvarlığı bulunabilir. Sınır ötesi süreci beklerken Türkiye’de ilamlı icra takibi başlatarak tapu, araç, banka hesabı ve varsa kira gelirleri üzerine haciz konulmasını isteyebilirsiniz. Bu, çoğu dosyada en hızlı sonuç veren yoldur.

Tebligat sorunu

Yurt dışında bulunan borçluya tebligat, ilgili uluslararası sözleşmeler ve Tebligat Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılır ve zaman alır. Adresin doğru ve güncel olarak tespiti, sürecin en kritik aşamasıdır; hatalı adres tüm takvimi baştan başlatır. Kanuni çerçeve şudur: yabancı memlekette tebliğ o memleketin yetkili makamı aracılığıyla yapılır; anlaşma veya o ülke kanunları izin veriyorsa Türkiye’nin oradaki siyasi temsilcisi veya konsolosu tebligatı yetkili makamdan ister (Tebligat Kanunu m.25). Muhatap Türk vatandaşıysa tebligat, Türkiye’nin o yerdeki büyükelçiliği veya konsolosluğu aracılığıyla da yapılabilir (m.25/a, 4829 sayılı Kanunla eklenmiştir). Türkiye ayrıca 1965 tarihli Lahey Tebligat Sözleşmesine taraftır (Türkiye bakımından yürürlük 28.04.1972) ve 2007 Sözleşmesi bu Sözleşmenin uygulanmasını etkilemez (2007 Lahey m.50).

Tazyik hapsi bakımından

İİK 344’e dayanan tazyik hapsi, Türkiye’de infazı gerektiren bir yaptırımdır. Borçlu yurt dışındayken fiilen uygulanması güçtür; ancak karar alınmış olması, borçlunun Türkiye’ye girişinde sonuç doğurabilir. Tazyik hapsi üç aya kadardır ve borçlu nafaka borcunu öderse tahliye edilir (İİK m.344). Şikâyet, fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlenmesinden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır (İİK m.347); borçlunun yurt dışında olması bu sürelerin işlemesini durdurmaz.

Gerçekçi beklenti

Sınır ötesi tahsil, yurt içine göre belirgin biçimde uzun sürer ve karşı ülkenin usulüne tabidir. Süreci hızlandıran şey, başvurunun eksiksiz ve doğru biçimde hazırlanmasıdır: eksik belge nedeniyle iade edilen bir dosya aylar kaybettirir. Bu nedenle başvuruyu, uluslararası nafaka tahsili konusunda deneyimli bir vekil aracılığıyla hazırlamak çoğu zaman zaman kazandırır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.

Tek bakışta: merkezî makam üzerinden yürür

Borçlu yurt dışındaysa tahsil, kendi başınıza değil merkezî makam üzerinden ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde yürütülür.

Tablo 1 — Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeler ve merkezî makam
SözleşmeİçeriğiKünye
1956 NEW YORK SÖZLEŞMESİNafaka Alacaklarının Yabancı Memleketlerde Tahsiline İlişkin BM Sözleşmesi — amacı, yabancı ülkede bulunan ve o devletin yargısına tâbi borçludan nafaka alacağının TAHSİLİNİ KOLAYLAŞTIRMAKTIROnaylanması 26.01.1971 t. 1331 s.K. · metin RG 18.03.1971, S.13782
NiteliğiNew York Sözleşmesi BİR TANIMA VEYA TENFİZ SÖZLEŞMESİ DEĞİLDİR; nafaka alacaklısı ile yükümlüsünün farklı ülkelerde bulunması hâlinde tahsili kolaylaştırıcı hükümler getiriröğreti
Gönderici makamNafaka ALACAKLISININ ülkesinde bulunan ve talebi ileten birimNew York Söz. m.2
Aracı kurumNafaka BORÇLUSUNUN ülkesinde bulunan ve nafakayı tahsil eden birimNew York Söz.
TÜRKİYE’NİN MERKEZÎ MAKAMIADALET BAKANLIĞI DIŞ İLİŞKİLER VE AVRUPA BİRLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (eski adı: Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü)Genelge
1958 LaheyÇocuklara Karşı Nafaka Yükümlülüğü Konusundaki Kararların Tanınması ve Tenfizine İlişkin Sözleşme1958
1973 LaheyNafaka Yükümlülüğü Konusundaki Kararların Tanınması ve Tenfizine İlişkin Sözleşme1973
Uygulanacak hukuk sözleşmeleriÇocuklara Karşı Nafaka Mükellefiyetine ve Uygulanacak Kanuna Dair Sözleşme · Nafaka Yükümlülüğüne Uygulanacak Kanuna Dair Sözleşme—
Kesinleşme şartıLahey sözleşmelerinde tenfiz için ilâmın kural olarak KESİNLEŞMİŞ olması aranır (geçici icra edilebilir kararlar için istisna: 1973 Lahey Tanıma m.4); kararlar kesinleşme şerhi verildikten sonra gönderilmelidir. Henüz kesinleşmemiş kararlar bakımından New York Sözleşmesine göre işlem yapılırGenelge
Tablo 2 — New York Sözleşmesi neden kritik: tenfiz zorunlu olmayabilir
KonuKuralDayanak
Usulü borçlunun ülkesi belirlerSözleşmede öngörülen muhakeme usulü, BORÇLUNUN TÂBİ OLDUĞU DEVLETİN KANUNUNA göre ya bir TENFİZ KARARI veya TESCİL USULÜ olabilir, ya da intikal ettirilen karara müstenit YENİ BİR DAVA olabilirNew York Söz. m.5/3
Pratik sonuçBazı ülkelerde ayrı bir tenfiz davası açılmadan, aracı kurum eliyle doğrudan tahsil mümkün olabilir; bazılarında ise tenfiz veya yeni dava gerekirNew York Söz. m.5/3
Aracı kurumun yetkisiAracı kurum, alacaklının verdiği yetkinin sınırları içinde kalmak şartıyla, alacaklı adına nafakanın alınmasını mümkün kılan BÜTÜN TEDBİRLERİ alırNew York Söz. m.6
Uygulanacak hukukNafakaya hak kazanılıp kazanılmayacağı bakımından, milletlerarası antlaşmalar ve kanunlar ihtilafı kuralları dâhil BORÇLUNUN BULUNDUĞU DEVLETİN HUKUKU uygulanırNew York Söz. m.6/3
Yargıtay uygulaması — bir yönNew York Sözleşmesi hükümlerine göre aracı makamlar vasıtasıyla tahsil mümkün olduğundan AYRICA TENFİZ DAVASI AÇILMASINA GEREK OLMADIĞINA hükmedilen kararlar bulunmaktadırYargıtay
Diğer yön — TERSİ YÖNDEYABANCI mahkemece verilen nafaka ilâmının Türkiye’de doğrudan icraya konulamayacağı, ilamlı icra için TENFİZİNE KARAR VERİLMESİ GEREKİR; yabancı ilamın Türkiye’de icrası yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararına bağlıdırMÖHUK m.50/1
Ayrım kritikTÜRK mahkemesi kararının yurt dışında tahsili ile YABANCI mahkeme kararının Türkiye’de icrası FARKLI SORULARDIRMÖHUK · sözleşmeler
UYARITenfizin gerekip gerekmediği borçlunun bulunduğu ülkenin hukukuna göre değişir; somut dosyada merkezî makam üzerinden teyit edilmelidirNew York Söz. m.5/3
Tablo 3 — Başvuru nasıl yapılır? Adım adım
AdımYapılacakNot
1Kararınızı kesinleştirin ve KESİNLEŞME ŞERHİ alınLahey yolunda zorunlu
2Bulunduğunuz yer CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA başvurun — talepler savcılık üzerinden merkezî makama iletilirGenelge
3Borçlunun ülkesini, adresini ve varsa işyerini mümkün olduğunca somut bildirinAracı kurumun tespiti için kritik
4Dosyaya ekleyin: nafaka ilamı + kesinleşme şerhi · onaylı tercümesi · kimlik ve adres bilgileri · vekâletname/yetki belgesi · birikmiş alacak dökümü · banka hesap bilgisiBelgeler eksikse süreç uzar
5Yazışma dili ülkeye göre değişir; tercümeleri buna göre yaptırınGenelge ekleri
6Her nafaka talebi için AYRI DOSYA açılır; süreç bu dosya üzerinden yürütülürGenelge
7Merkezî makam, ilgili yabancı devletin merkezî makamıyla sürekli iletişim kurmak ve bilgi vermek zorundadır; başsavcılıklar işlemleri titizlikle izlerGenelge
8Dosya numaranızı alın ve periyodik olarak takip edinSüreç uzun sürebilir
VekilSürecin avukat aracılığıyla yürütülmesi belge ve yazışma yönetimini hızlandırır—
Tablo 4 — Paralel yürütülecek yollar ve gerçekçi beklenti
YolİçeriğiNot
1 · Türkiye’deki malvarlığıBorçlunun Türkiye’deki taşınmaz, araç, banka hesabı, hisse ve alacaklarına yönelik ilamlı icra takibiİİK m.32 vd. (ilamlı icra) — en hızlı sonuç veren yol
2 · SGK ve emekli aylığıTürkiye’den emekli aylığı veya SGK geliri alıyorsa aylığa haciz; Türkiye’de işçi ücreti alıyorsa ücretin dörtte birinden fazlası kural olarak haczedilemez, ancak nafaka alacaklılarının hakları saklıdır (4857 s.K. m.35; İİK m.83)5510 s.K. m.93/1 — SGK gelir, aylık ve ödenekleri kural olarak haczedilemez; nafaka borçları bu yasağın istisnasıdır
3 · İcra cezaNafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında TAZYİK HAPSİ talebiİİK m.344 — borçlu Türkiye’ye geldiğinde etkili olur
4 · Uluslararası yolMerkezî makam üzerinden 2007 Lahey / New York başvurusuUzun ama borçlunun ülkesinde tahsil imkânı
Paralel yürütünBu yollar birbirini engellemez; aynı anda işletilebilirMükerrer tahsile yol açmayacak şekilde
Mükerrer tahsil uyarısıİki ayrı hüküm veya iki ayrı yol nedeniyle MÜKERRER TAHSİLE FIRSAT VERİLMEYECEK şekilde hüküm ve infaz düzeni kurulmalıdırYargıtay
Gerçekçi beklentiUluslararası tahsil uzun sürer; ülkeye, borçlunun malvarlığına ve iş birliğine bağlıdır — garanti bir sonuç yoktur—
Nafaka artırımıKoşullar değiştiyse ayrıca artırım davası açılabilirTMK m.176/4 · m.331
Görevli mahkemeNafaka davalarında AİLE MAHKEMESİ4787 s.K.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Anayasa Mahkemesi’nin TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı (E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 4 Haziran 2026) 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı: ne değişti ve geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi: 1956 New York Sözleşmesi’nin Yerini Alan Rejim

Yurt dışından nafaka tahsili denince akla ilk gelen metin 1956 tarihli Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’dir; ancak 2017’den bu yana tablo değişmiştir ve doğru sözleşmeyi seçmek başvurunun kaderini belirler.

Lahey Uluslararası Özel Hukuk Konferansı çatısı altında 2007 yılında iki ayrı belge kabul edilmiştir: Çocuk Nafakası ve Diğer Aile Nafaka Türlerinin Uluslararası Tahsiline İlişkin Sözleşme ile Nafaka Yükümlülüklerine Uygulanacak Hukuka İlişkin Protokol. Türkiye bunlardan yalnızca birincisine taraftır: Lahey Konferansı kayıtlarına göre Sözleşmeyi 07.10.2016’da imzalayıp aynı gün onaylamış ve Sözleşme Türkiye bakımından 1 Şubat 2017’de yürürlüğe girmiştir.

Belirleyici hüküm şudur: Sözleşme, âkit devletler arasındaki ilişkilerde, uygulama kapsamları çakıştığı ölçüde 1956 tarihli Nafaka Alacaklarının Yabancı Ülkelerde Tahsili Hakkında Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ni devre dışı bırakır. Yani karşı taraf ülke her iki sözleşmeye de tarafsa, başvuru 1956 metnine değil 2007 Sözleşmesi’ne göre yürür. Buna karşılık Sözleşme, 15 Kasım 1965 tarihli Lahey Tebligat Sözleşmesi’ni ve delil sağlanmasına ilişkin 1970 tarihli Sözleşme’yi etkilemez; bu metinler kendi alanlarında uygulanmaya devam eder (m.50). Örneğin Almanya ile Türkiye arasında, kapsam içindeki talepler için bugün New York Sözleşmesi yerine 2007 Sözleşmesi uygulanır.

KonuDurum
Türkiye’nin taraf olma şekli07.10.2016’da imza ve onay
Türkiye bakımından yürürlük1 Şubat 2017
1956 BM Sözleşmesi ile ilişkiÂkit devletler arasında, kapsam çakıştığı ölçüde onu devre dışı bırakır
1965 Lahey Tebligat SözleşmesiEtkilenmez; ayrıca uygulanır
2007 Lahey Protokolü (uygulanacak hukuk)Türkiye taraf değil

Bu nedenle başvuru dosyası hazırlanırken ilk adım, karşı ülkenin hangi sözleşmelere taraf olduğunun tespit edilmesidir; yanlış sözleşmeye dayanan başvuru merkezî makam aşamasında iade edilebilir.

Sözleşmenin Kapsamı: Kimin Nafakası, Kaç Yaşına Kadar?

2007 Sözleşmesi’nin kapsamı, adının çağrıştırdığından daha geniştir ama eş nafakası bakımından kademelidir. Sözleşme üç başlıkta uygulanır: yirmi bir yaşından küçüklere yönelik ebeveyn-çocuk ilişkisinden kaynaklanan nafaka yükümlülüklerine; çocuk nafakasıyla birlikte başvuru yapıldığında eş nafakasına ilişkin kararın tanınması ve tenfizine; ve merkezî makam işbirliğine ilişkin bölümler hariç olmak üzere eş nafakasına.

Buradaki kademe pratikte çok önemlidir. Yalnız kendisi için yoksulluk nafakası tahsil etmek isteyen kişi, Sözleşme’nin merkezî makam üzerinden ücretsiz idarî yardım sağlayan mekanizmasından tam olarak yararlanamayabilir; buna karşılık çocuk nafakası talebiyle birlikte sunulan eş nafakası talebi bu kapsama girer. Ayrıca âkit devletlerin, Sözleşme’nin uygulanmasını on sekiz yaşını doldurmamış kişilerle sınırlama yönünde çekince koyma hakkı bulunmaktadır; bu nedenle karşı ülkenin çekince koyup koymadığı ayrıca kontrol edilmelidir. Türkiye ise tersine, m.2/3 uyarınca yaptığı beyanla Sözleşmeyi eğitimi devam eden 25 yaşından küçük çocuklara ve bütünüyle eş nafakasına genişletmiştir; bu genişletme, karşı devlet de aynı yükümlülükleri kapsayan bir beyanda bulunmuşsa o devletle ilişkide sonuç doğurur.

TalepKapsamNot
Çocuk nafakasıTam kapsamKural olarak 21 yaş altı
Eş nafakası — çocuk nafakasıyla birlikteTanıma ve tenfiz bakımından kapsamdaBirlikte sunulmalıdır
Eş nafakası — tek başınaİşbirliği bölümleri hariçİdarî yardım sınırlı olabilir; Türkiye’nin m.2/3 beyanı karşılıklılık hâlinde kapsamı genişletir
Çekince ihtimaliKapsam 18 yaş ile sınırlanabilirKarşı ülke bazında kontrol edilmeli

Çocuk için açılacak talepte bu ayrım gözetilirse, eş nafakası da aynı dosyada tahsil kapsamına alınabilir. Çocuk nafakasının sınır ötesi boyutu için yurt dışındaki çocuk için nafaka yazımıza bakabilirsiniz.

Uygulanacak Hukuk Boşluğu: Türkiye Protokole Taraf Değil

2007 paketinin ikinci ayağı olan Nafaka Yükümlülüklerine Uygulanacak Hukuka İlişkin Lahey Protokolü, nafaka ilişkisine hangi ülkenin hukukunun uygulanacağını tek tip kurallara bağlar. Türkiye bu Protokole taraf değildir ve bunun somut sonuçları vardır.

Sonuç şudur: Türkiye bakımından nafaka yükümlülüğüne uygulanacak hukuk, Protokol’ün yeknesak kuralları yerine Türkiye’nin taraf olduğu 1973 tarihli Nafaka Yükümlülüklerine Uygulanacak Kanun Hakkında Lahey Sözleşmesi ile belirlenir; bu Sözleşmenin gösterdiği hukuk karşılıklılık aranmaksızın uygulanır (m.3). Türkiye bu Sözleşmeye m.15 çekincesiyle taraftır: alacaklı ve borçlu Türk vatandaşı ve borçlunun mutad meskeni Türkiye’de ise Türk makamları Türk hukukunu uygular. Sözleşmenin kapsamı dışında kalan hâllerde 5718 sayılı MÖHUK’un 19. maddesi devreye girer. Aynı şekilde yabancı bir mahkemeden alınmış nafaka kararının Türkiye’de icra edilmesi gerekiyorsa, 2007 Sözleşmesi kapsamına girmeyen hâllerde MÖHUK’un tanıma-tenfiz rejimi devreye girer. MÖHUK’un 1. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca milletlerarası anlaşma hükümleri saklı olduğundan, önce sözleşme rejimi, o kapsamda değilse MÖHUK uygulanır.

SoruTürkiye bakımından cevap
Tahsil ve işbirliği hangi metne göre?Kapsama giriyorsa 2007 Lahey Sözleşmesi
Kapsam dışıysa?1956 BM Sözleşmesi veya ikili anlaşmalar; yoksa MÖHUK
Uygulanacak hukuk hangi kurala göre?Protokol değil, 1973 Lahey Sözleşmesi (m.15 çekincesiyle); kapsam dışında MÖHUK m.19
Öncelik sırasıAnlaşma hükümleri saklıdır (MÖHUK m.1/2)

Bu üç katmanlı yapı nedeniyle dilekçede yalnız “yurt dışından tahsil istiyorum” demek yetmez; hangi rejime dayanıldığı ve karşı ülkenin o rejime taraf olup olmadığı açıkça gösterilmelidir. Ters yöndeki süreç, yani yabancı bir nafaka kararının Türkiye’de icrası için yabancı mahkeme nafaka kararının tanınması ve tenfizi yazımızı, kararın döviz cinsinden belirlenmesi ihtimali için nafakanın döviz veya altın olarak belirlenmesi yazımızı inceleyebilirsiniz.

Türkiye’nin 2007 Sözleşmesindeki Beyan ve Çekinceleri

2007 Lahey Sözleşmesi, taraf devletlere bazı hükümlerde beyan ve çekince imkânı tanır. Lahey Konferansının kayıtlarına göre Türkiye, Sözleşmeyi onaylarken (07.10.2016) aşağıdaki beyan ve çekincelerde bulunmuştur. Bunlar hem Türkiye’den yapılan başvuruların kapsamını hem de yabancı kararların Türkiye’de nasıl tanınacağını doğrudan etkiler.

Kapsamın genişletilmesi (m.2/3). Sözleşme kural olarak 21 yaşından küçüklere karşı ana-baba-çocuk ilişkisinden doğan nafakaya uygulanır (m.2/1-a). Türkiye beyanıyla bu yükümlülükleri eğitimi devam eden 25 yaşından küçük çocuklara genişletmiş; ayrıca Sözleşmenin tamamını eş nafakasına, kendini geçindiremeyen engelli çocuklara ve bakıma muhtaç ana-babaya karşı nafakaya da uygulayacağını bildirmiştir. Ancak m.2/3 uyarınca böyle bir beyan, iki devlet arasında yalnızca beyanlarının aynı nafaka yükümlülüklerini ve Sözleşmenin aynı bölümlerini kapsadığı ölçüde yükümlülük doğurur. Yani eğitimine devam eden 23 yaşındaki çocuk veya tek başına yoksulluk nafakası için tam kapsamlı işbirliği, karşı devletin de benzer bir beyanda bulunmasına bağlıdır.

Alternatif tanıma usulü (m.24). Türkiye, kendisinden tanıma ve tenfiz istenen kararlar için Sözleşmenin 24. maddesindeki alternatif usulü tercih ettiğini beyan etmiştir. Bu usulde yetkili makam, karşı taraf usulüne uygun olarak bildirim almış ve her iki tarafa da dinlenme imkânı tanınmış olarak karar verir; kararın kanun yoluna götürülmesi, istisnai durumlar dışında icrayı durdurmaz (m.24/6). Genel usuldeki 30 ve 60 günlük itiraz süreleri (m.23/6) ise bu usulü seçmeyen devletlerde uygulanır.

Kararın tam onaylı sureti (m.25/3-a). Türkiye, başvuruya menşe devletin yetkili makamınca onaylanmış karar suretinin eklenmesini şart koşmuştur. Türkiye’nin beyanında, gerekebilecek belgeler arasında kararın ve varsa değiştiren kararın onaylı sureti, borçluya tebliğe ilişkin belge, kimlik ve temsil bilgileri, çocuğun doğum belgesi veya soybağını gösteren belge, 18 yaşını doldurmuş çocuk için eğitimin devam ettiğini gösteren belge, endeksleme ve faiz bilgileri, Türk merkezî makamına verilen yetki belgesi ile birikmiş alacak ve yapılan ödemelerin dökümü sayılmıştır.

Nafaka anlaşmaları çekincesi (m.30/8). Sözleşme, menşe devlette karar gibi icra edilebilen yazılı nafaka anlaşmalarının (m.3-e) da karar gibi tanınmasını öngörür (m.30/1). Türkiye bu konuda çekince koymuş ve nafaka anlaşmalarını tanımama ve tenfiz etmeme hakkını saklı tutmuştur. Bu nedenle yurt dışında yalnız resmî senet veya kayıtlı anlaşma biçiminde yapılmış bir nafaka anlaşması, Türkiye’de 2007 Sözleşmesi yoluyla icra ettirilemez; mahkeme kararına dönüştürülmesi gerekir.

Tablo 5 — Türkiye’nin 2007 Sözleşmesindeki beyan ve çekinceleri
KonuTürkiye’nin tercihiPratik sonuç
Yaş sınırı (m.2/3)Eğitimi devam eden 25 yaş altı çocuklara genişletmeKarşı devlet de aynı beyanda bulunmuşsa işler
Eş nafakası (m.2/3)Sözleşmenin tamamı eş nafakasına da uygulanırKarşılıklı beyan yoksa merkezî makam işbirliği sınırlı
Diğer yakınlar (m.2/3)Engelli çocuk ve bakıma muhtaç ana-babaKarşılıklılık şartı aynı
Tanıma usulü (m.24)Alternatif usul: taraflar dinlenerek kararTürkiye’de 30/60 günlük m.23 usulü uygulanmaz
Belge (m.25/3-a)Kararın onaylı tam sureti zorunluEksik suretle yapılan başvuru iade edilebilir
Nafaka anlaşmaları (m.30/8)Tanıma ve tenfiz edilmez (çekince)Anlaşmanın mahkeme kararına bağlanması gerekir

2007 Sözleşmesinde Başvuru Türleri, Ücretsiz Hukuki Yardım ve İcra Araçları

Hangi ülkelerle? Avrupa Birliği Sözleşmeyi Birlik adına onaylamış ve Sözleşme AB bakımından 01.08.2014’te yürürlüğe girmiştir; Almanya, Hollanda, Fransa ve Avusturya gibi üye devletler bu onay sonucunda bağlıdır. Lahey Konferansı kayıtlarına göre Sözleşme ayrıca Amerika Birleşik Devletleri (01.01.2017) ve Norveç (01.01.2013) bakımından yürürlüktedir; Birleşik Krallık da taraftır. Bu nedenle gurbetçi yoğunluğunun bulunduğu Almanya, Hollanda, Fransa veya Avusturya’da yaşayan borçlu bakımından, Türkiye’de yürürlüğe girdiği 01.02.2017’den bu yana kapsama giren talepler kural olarak 2007 Sözleşmesine göre yürür.

Başvuru türleri (m.10/1). Alacaklı merkezî makam aracılığıyla şu taleplerde bulunabilir: kararın tanınması veya tanınması ve tenfizi; talep edilen devlette verilmiş veya tanınmış kararın icrası; mevcut bir karar yoksa, gerektiğinde soybağının belirlenmesi dâhil olmak üzere talep edilen devlette karar alınması; tanıma ve tenfiz mümkün değilse orada yeni karar alınması; talep edilen devlette veya başka bir devlette verilmiş kararın değiştirilmesi. Borçlu da kararın değiştirilmesini veya tanınmasını isteyebilir (m.10/2).

Ücretsiz hukuki yardım (m.14-15). Talep edilen devlet, başvuru sahiplerine icra ve kanun yolları dâhil usullere etkili erişim sağlamak zorundadır (m.14/1). Özellikle 21 yaşından küçük kişiye karşı ana-baba-çocuk ilişkisinden doğan nafakaya ilişkin alacaklı başvurularının tamamında ücretsiz hukuki yardım sağlanır (m.15/1). Bu, yurt dışındaki borçludan çocuk nafakası tahsilinde alacaklının o ülkede avukat masrafı üstlenmeden ilerleyebilmesi anlamına gelir.

İcra araçları (m.32 ve 34). İcra, talep edilen devletin iç hukukuna göre ve süratle yapılır (m.32). Taraf devletler etkili icra tedbirlerini iç hukuklarında sağlamak zorundadır; Sözleşme bunlara örnek olarak şunları sayar (m.34/2): ücretten kesinti, banka hesapları ve diğer kaynaklar üzerinde haciz, sosyal güvenlik ödemelerinden kesinti, mal üzerinde rehin/ipotek veya cebri satış, vergi iadesine el konulması, emekli aylığına kesinti veya haciz, kredi kayıt kuruluşlarına bildirim, ehliyet gibi çeşitli izinlerin verilmemesi, askıya alınması veya iptali ve gönüllü ödemeyi sağlamak için arabuluculuk veya uzlaştırma.

Tablo 6 — 2007 Sözleşmesi ile yurt dışında tahsil araçları
KonuKuralDayanak
Taraf ülkelerAB üyeleri (01.08.2014, AB onayıyla), ABD (01.01.2017), Norveç, Birleşik Krallık; Türkiye 01.02.2017HCCH statü tablosu
Başvuru türleriTanıma-tenfiz, icra, yeni karar, değiştirme2007 Lahey m.10
Ücretsiz hukuki yardım21 yaş altı çocuk nafakası başvurularının tamamında2007 Lahey m.15/1
İcra hukukuTalep edilen devletin iç hukuku; süratle2007 Lahey m.32
İcra araçlarıÜcret kesintisi, banka haczi, emekli aylığı, vergi iadesi, ehliyet tedbiri, arabuluculuk2007 Lahey m.34/2
Tebligat ve delil1965 Lahey Tebligat ve 1970 Delil Sözleşmeleri etkilenmez2007 Lahey m.50

Davanın açılacağı ülke: Nafakanın hangi ülke hukukuna tabi olacağı ve Almanya’da icra için Almanya’da Yaşayan Türkler Boşanmayı Hangi Ülkede Açmalı? yazımıza bakın.

Eski eşiniz Belçika’daysa: Belçika’da eş nafakasının üçte bir ve evlilik süresi sınırları ile Türkiye’de tenfizi için Belçika’da Boşanma ve Türkiye’de Tanınması yazımıza bakın.

Eski eşiniz Avusturya’daysa: Avusturya’da kusura bağlı ve kusurdan bağımsız nafaka ile Türkiye’de tenfizi için Avusturya’da Boşanma ve Türkiye’de Tanınması yazımıza bakın.

Eski eşiniz İsviçre’deyse: İsviçre’de eş nafakası, emeklilik birikiminin paylaşılması ve nafakanın Türkiye’de tenfizi için İsviçre’de Boşanma ve Türkiye’de Tanınması yazımıza bakın.

Eski eşiniz ABD’de çalışıyorsa: 2007 Lahey Sözleşmesi ile ABD nafaka kararlarının tenfizi ve birikmiş nafakaya ilişkin Yargıtay kararı için ABD’de Boşanma ve Türkiye’de Tanınması yazımıza bakın.

Eski eşiniz İskandinavya’daysa: İsveç, Danimarka ve Norveç ile 1973 ve 2007 Lahey nafaka sözleşmelerinin yürürlük tarihleri için İsveç, Danimarka ve Norveç’te Boşanma yazımıza bakın.

Çıkış yasağı mümkün mü: Yurt dışına çalışmaya giden nafaka borçlusuna çıkış yasağı konulamamasının anayasal nedeni ve alternatif yollar için Nafaka Borcu Yüzünden Yurt Dışına Çıkış Yasağı Konur mu? yazımıza bakın.

Tahsil edilemiyorsa: Yurt dışındaki babadan nafaka tahsil edilemediğinde büyükanne ve büyükbabalara başvurulabilmesinin şartları için Babası Ödemiyorsa Dededen ve Babaanneden Nafaka İstenebilir mi? yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Türkiye yurt dışından nafaka tahsili için hangi sözleşmelere taraf?

1956 tarihli Nafaka Alacaklarının Yabancı Memleketlerde Tahsiline İlişkin Birleşmiş Milletler (New York) Sözleşmesi, 1958 tarihli Çocuklara Karşı Nafaka Yükümlülüğü Konusundaki Kararların Tanınması ve Tenfizine İlişkin Lahey Sözleşmesi, 1973 tarihli Nafaka Yükümlülüğü Konusundaki Kararların Tanınması ve Tenfizine İlişkin Lahey Sözleşmesi ve Türkiye bakımından 01.02.2017’de yürürlüğe giren 2007 tarihli Çocuk Nafakası ve Diğer Aile Nafaka Türlerinin Uluslararası Tahsiline İlişkin Lahey Sözleşmesi. Karşı devlet de 2007 Sözleşmesine tarafsa, kapsamı ölçüsünde bu Sözleşme diğerlerinin yerine uygulanır.

Başvuruyu nereye yaparım?

Bulunduğunuz yer Cumhuriyet başsavcılığına. Dosya oradan Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne ulaşır; Genel Müdürlük merkezî makam sıfatıyla talebi karşı devletin merkezî makamına iletir.

Mutlaka tenfiz davası açmam gerekir mi?

Her zaman gerekmeyebilir. New York Sözleşmesi bir tanıma-tenfiz sözleşmesi değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 20.06.1996 tarihli kararında, aracı makamlar vasıtasıyla tahsil mümkün olduğundan ayrıca tenfiz davası açılmasına gerek bulunmadığı belirtilmiştir.

Kararım henüz kesinleşmedi, başvurabilir miyim?

Lahey sözleşmeleri yolu tanıma-tenfize ilişkin olduğundan kural olarak kararın menşe ülkede olağan kanun yollarına tabi olmamasını arar; geçici olarak icra edilebilen kararlar ve geçici önlemler ise, benzer kararlar tanımanın istendiği ülkede de verilebiliyorsa tanınabilir (1973 Lahey Tanıma Sözleşmesi m.4). Karar kesinleşmemişse istem New York Sözleşmesi’ne göre işleme alınır; bu Sözleşme gerektiğinde borçlunun bulunduğu ülkede yeni bir nafaka davası açılmasını da kapsar.

Hangi belgeleri hazırlamalıyım?

Nafaka kararının onaylı sureti ve kesinleşme şerhi, yeminli tercüman tercümesi, apostil veya konsolosluk tasdiki, borçlunun yurt dışı adresi ve işyeri bilgileri, alacaklının kimlik ve banka bilgileri ile birikmiş alacağın taksit dökümü.

Her ülkeden tahsil mümkün mü?

Hayır. Mekanizmanın işleyebilmesi için borçlunun bulunduğu ülkenin de aynı sözleşmeye taraf olması gerekir. Bu nedenle ilk yapılacak iş, hedef ülkenin taraf olup olmadığını teyit etmektir.

Bu arada Türkiye’de bir şey yapabilir miyim?

Evet ve yapmalısınız. Borçlunun Türkiye’de malvarlığı bulunabilir; ilamlı icra takibi başlatarak tapu, araç, banka hesabı ve varsa kira gelirleri üzerine haciz konulmasını isteyebilirsiniz. Çoğu dosyada en hızlı sonuç veren yol budur.

Süreç ne kadar sürer?

Yurt içine göre belirgin biçimde uzundur ve karşı ülkenin usulüne tabidir. Süreci belirleyen en önemli etken başvurunun eksiksiz hazırlanmasıdır; eksik belge nedeniyle iade edilen dosya aylar kaybettirir.

Almanya’da yaşayan eski eşten nafaka hangi sözleşmeyle istenir?

Almanya, Avrupa Birliğinin 2007 Lahey Sözleşmesini Birlik adına onaylaması sonucunda bu Sözleşmeye 01.08.2014’ten beri bağlıdır; Sözleşme Türkiye bakımından 01.02.2017’de yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle kapsama giren talepler bugün kural olarak 2007 Sözleşmesine göre yürür; Sözleşme, iki devlet arasında kapsamı ölçüsünde 1956 New York Sözleşmesinin (m.49) ve 1958/1973 Lahey tanıma-tenfiz sözleşmelerinin (m.48) yerini alır.

Yurt dışında avukat masrafı ödemem gerekir mi?

2007 Lahey Sözleşmesine göre talep edilen devlet, 21 yaşından küçük kişiye karşı ana-baba-çocuk ilişkisinden doğan nafakaya ilişkin alacaklı başvurularının tamamında ücretsiz hukuki yardım sağlamak zorundadır (m.15/1). Diğer başvurularda da icra ve kanun yolları dâhil usullere etkili erişim sağlanmalıdır (m.14/1).

Karşı ülkede hangi icra yolları uygulanabilir?

İcra, talep edilen devletin iç hukukuna göre yapılır (2007 Lahey m.32). Sözleşme örnek olarak ücretten kesinti, banka hesabı haczi, sosyal güvenlik ödemelerinden kesinti, mal üzerinde rehin veya cebri satış, vergi iadesine el koyma, emekli aylığı haczi, kredi kayıt bildirimi, ehliyet gibi izinlerin askıya alınması ve arabuluculuk tedbirlerini sayar (m.34/2).

Eğitimine devam eden 21 yaşından büyük çocuk için de başvurulabilir mi?

Sözleşme kural olarak 21 yaş altına uygulanır (m.2/1). Türkiye, m.2/3 uyarınca yaptığı beyanla kapsamı eğitimi devam eden 25 yaşından küçük çocuklara genişletmiştir. Ancak bu genişletme, karşı devlet de aynı yükümlülüğü kapsayan bir beyanda bulunmuşsa o devletle ilişkide işler; aksi hâlde 1956 New York Sözleşmesi, ikili anlaşmalar veya karşı ülkenin iç hukuku yoluna bakılır.

Yabancı mahkemenin nafaka kararı Türkiye’de hangi mahkemede tenfiz edilir?

Yabancı ilamın Türkiye’de icrası tenfiz kararına bağlıdır (MÖHUK m.50/1). Aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi aile mahkemesinin görevindedir (4787 sayılı Kanun m.4/1-b). 2007 Sözleşmesi kapsamında Türkiye alternatif tanıma usulünü (m.24) seçmiştir; ayrıca nafaka anlaşmalarını tanımama çekincesi koyduğundan (m.30/8) yurt dışında yapılmış bir nafaka anlaşması bu yolla icra ettirilemez.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Nafaka talebinizi veya itirazınızı birlikte kurgulayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk