Nafaka Döviz veya Altın Olarak Belirlenebilir mi? Enflasyona Karşı Nafaka Koruması
23 Temmuz 2026

Nafaka Döviz veya Altın Olarak Belirlenebilir mi? Enflasyona Karşı Nafaka Koruması

Çekişmeli davalarda hâkim nafakayı Türk Lirası olarak takdir eder; döviz veya altına hükmedilmesi beklenmemelidir. Buna karşılık anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar, nafakanın dövize endeksli ya da altın olarak ödenmesini serbestçe kararlaştırabilir ve bu hüküm karara geçince bağlayıcı olur; enflasyon koruması için pratik alternatif, TÜFE artış şartıdır.

Nafakanız her yıl enflasyona mı eriyor?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla, TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu süre boyunca TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı (2026): ne değişti ve 9 aylık geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

Sorunun Kaynağı: TL Nafaka, Enflasyon Karşısında Eriyor

Bugün bağlanan nafaka, birkaç yıl sonra market fişinin yarısını karşılamayabiliyor; nafaka alacaklıları da doğal olarak soruyor: “Nafaka dolar ya da çeyrek altın olarak bağlansa olmaz mı?” Sorunun cevabı, davanın türüne göre ikiye ayrılır: hâkimin takdiriyle bağlanan nafakada kapı dar; tarafların anlaşmasıyla kurulan nafakada kapı geniştir. Bu yazı; iki kapıyı, icra pratiğini ve dövizsiz de işleyen koruma araçlarını tek haritada topluyor.

Çekişmeli Davada Kural: Nafaka TL Takdir Edilir

Yerleşik uygulamada hâkim; tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakasını Türk Lirası olarak belirler. Bunun mantığı yalnızca para hukukundaki TL esası değil, nafakanın yapısıdır: nafaka her an değişebilir bir alacaktır — koşullar değiştikçe artırım ve azaltım davasına açıktır; hâkim, denetleyemeyeceği bir kur riskini aylık yükümlülüğe bağlamak istemez. Bu yüzden çekişmeli dosyada “aylık 200 dolar nafaka” talebi, gerçekçi bir beklenti değildir; talep TL kurulmalı, döviz argümanı yerine aşağıda anlatılan artış şartı ve güçlü SED delilleriyle rakamın kendisi yükseltilmelidir. Yurt dışında yaşayan taraflar için de sonuç değişmez: yabancı ülkede oturmak, Türk mahkemesinden döviz nafaka hükmü almanın gerekçesi olarak yeterli görülmez; oradaki yaşam maliyeti, TL rakamın takdirinde veri olarak kullanılır.

Anlaşmalı Protokolde Kapı Açık: Döviz ve Altın Kararlaştırılabilir

Tablo, anlaşmalı boşanmada tersine döner: protokol bir sözleşmedir ve taraflar nafakanın miktarını, para birimini ve ödeme biçimini serbestçe kurgulayabilir. Uygulamada geçerli kabul edilen modeller: aylık nafakanın belirli bir döviz tutarının ödeme günündeki TL karşılığı olarak ödenmesi (dövize endeksli model), nafakanın ayda şu kadar gram altın / çeyrek altın karşılığı TL olarak ödenmesi ve yıllık artışın kur-altın-TÜFE’den yükseğine bağlanması gibi karma formüller. Hâkim, protokolü uygun bulup karara geçirdiğinde bu hükümler ilam gücü kazanır. Kaleme alma tekniği kritiktir: “aylık 300 dolar” gibi çıplak ifade yerine; “her ayın 1’inde, 300 ABD Doları’nın fiilî ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı TL” gibi hesap yöntemini içeren açık formül yazılmalıdır — icra dairesinin tereddütsüz hesaplayabildiği hüküm, tahsili hızlandıran hükümdür.

İcra Aşaması: Kur Hangi Günden Hesaplanır?

Dövize bağlı nafaka ödenmediğinde takip TL üzerinden yürür ve borçlar hukukunun yabancı para kuralı devreye girer: alacaklı; alacağını vade günündeki kurdan ya da fiilî ödeme günündeki kurdan TL olarak isteme seçeneğine sahiptir — kur yükselen ortamda fiilî ödeme günü seçimi alacaklıyı korur ve takip talebinde bu tercih açıkça yazılmalıdır. Altın karşılığı kurgulanan nafakada da mantık aynıdır: hükümdeki hesap formülü (hangi altın türü, hangi günün fiyatı) takibin matematiğini belirler. Nafakanın ödenmemesinin klasik yaptırımı olan tazyik hapsi mekanizması, döviz-altın endeksli nafakalarda da işler; yeter ki hükümdeki tutar hesaplanabilir olsun.

Dövizsiz Koruma Seti: Çekişmeli Dosyanın Gerçek Silahları

Çekişmeli davada enflasyon koruması üç araçla kurulur. (1) Otomatik artış şartı: Hükme, nafakanın her yıl TÜFE oranında (talep hâlinde ÜFE/TÜFE ortalaması) artırılacağının yazılmasını istemek — mahkemelerin yaygın kabul ettiği, her yıl dava açma yükünü kaldıran standart korumadır. (2) Uyarlama-artırım davası: Artış şartı yoksa ya da yetersiz kaldıysa; değişen koşullar ve ihtiyaç artışıyla nafaka artırım davası her zaman açılabilir, hatta geleceğe dönük kademeli artış da talep edilebilir. (3) Toptan ödeme: Koşullar uygunsa nafakanın tek seferde toptan ödenmesi, kur-enflasyon tartışmasını kökten bitirir; sermaye bugünden alınır. Alacaklının strateji sırası bu üçlüde kurulmalı; döviz talebi ise ancak protokol masasında gündeme getirilmelidir.

Pratik Karar Tablosu

Özetle yol haritası: Anlaşma ihtimali varsa — protokole dövize endeksli veya altın karşılığı nafaka ile açık hesap formülünü yaz; yıllık asgari artışı da ekle. Dava çekişmeliyse — TL nafakayı güçlü SED delilleriyle yüksek bağlat, TÜFE artış şartını mutlaka talep et, eriyince artırım davasını gecikmeden aç. Ödeme aşamasında — dövizli hükümde fiilî ödeme günü kurunu seç, dekont düzenini formüle uygun kur. Borçlu tarafsan — döviz taahhüdünün gelirinle uyumunu imzadan önce test et; kur şoku, taahhüdü tazyik hapsi riskine çevirebilir ve gelirin TL ise dövizli nafaka üstlenmek finansal olarak kumar niteliğindedir.

Sorunun Kaynağı: Sabit Nafakanın Erimesi

Boşanma kararlarıyla hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakaları genellikle belirli bir tutar üzerinden sabitlenir ve yıllar boyunca ya aynı kalır ya da sınırlı oranlarda artırılır.

Yüksek enflasyon dönemlerinde bu, nafakayı zamanla işlevsiz hâle getirir. Özellikle çocuklar lehine bağlanan iştirak nafakasında eğitim ve sağlık giderlerindeki artış, velayet sahibi eş açısından ağır bir yük doğurur.

Bu nedenle döviz veya altın cinsinden nafaka fikri gündeme gelmektedir.

Döviz Cinsinden Nafaka Mümkün mü?

Uygulamada nafakaya kural olarak Türk lirası üzerinden hükmedilir. Buna karşılık döviz cinsinden belirlenmiş nafakalar da mevcuttur ve yargı önüne gelmiştir.

Döviz Nafakanın Ödeme Rejimi: “Aynen Ödeme” Kaydı — TBK m.99

Protokolde döviz veya altın kararlaştırıldığında asıl soru “yazılabilir mi” değil, nasıl ödeneceğidir. Bunu belirleyen hüküm Türk Borçlar Kanunu’nun 99. maddesidir ve protokolün tek bir cümlesi sonucu tamamen değiştirir.

Maddenin birinci fıkrası kuralı koyar: konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. İkinci fıkra ise istisnayı ve şartını gösterir: Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.

Buradan iki ayrı borç tipi doğar. Protokolde “aynen ödenecektir” veya bu anlama gelen bir ifade varsa ortaya gerçek yabancı para borcu çıkar: borçlu ancak o para birimiyle ödeyerek borcundan kurtulabilir. Böyle bir kayıt yoksa borç gerçek olmayan yabancı para borcu sayılır ve borçlu lehine bir seçimlik yetki doğar; borçlu dilerse dövizi aynen öder, dilerse ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk lirası öder ve alacaklı bunu reddedemez.

ProtokoldeBorcun niteliğiBorçlu ne yapabilir
“Aynen ödenecektir” kaydı varGerçek yabancı para borcuYalnız o para birimiyle öder
Böyle bir kayıt yokGerçek olmayan yabancı para borcuDövizi aynen veya ödeme günü rayiciyle TL öder
Rayicin belirlenmesiÖdeme günü geçerli resmî kur esas alınır

Yani protokolde döviz yazmak tek başına yeterli değildir; korumayı asıl sağlayan, aynen ödeme kaydının açıkça konulmasıdır.

Ödenmezse Seçim Hakkı Alacaklıya Geçer — TBK m.99/3

Nafaka zamanında ödenmediğinde denklem tersine döner. TBK m.99’un üçüncü fıkrasına göre Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.

Yargıtay bu hükmü şöyle özetlemektedir: borcun aslı yabancı para alacağı ise alacaklının, borcun fiilî ödeme günündeki TL karşılığı, döviz veya doğrudan TL olarak talepte bulunma konusunda seçimlik hakkı bulunmaktadır (Y3HD, 12.02.2024, E. 2023/1440, K. 2024/574).

Bu seçimlik hakkın iki özelliği icra takibini doğrudan etkiler. Birincisi, hak yenilik doğurucu niteliktedir: kullanılmakla edim belirlenmiş olur ve hak sona erer. İkincisi, bu nedenle sonradan ıslah yoluyla değiştirilemez. Dolayısıyla takip talebinde veya dava dilekçesinde hangi rayiç gününün esas alındığı açıkça yazılmalıdır; hesaplama ve ispat bu seçime bağlanır.

Kur artışının sürdüğü dönemlerde alacaklı bakımından en yüksek karşılığı genellikle fiilî ödeme günü rayici verir; ancak seçim bir kez yapılacağı için tercihin baştan hesaplanması gerekir.

AşamaSeçim kimdeSeçenekler
Vadesinde ödemeBorçluAynen veya ödeme günü rayiciyle TL
Vadede ödenmemesiAlacaklıAynen, vade günü veya fiilî ödeme günü rayici
Aynen ödeme kaydı varsaTL talep/ifa yolu kapalıdır
Hakkın niteliğiYenilik doğurucu; kullanılınca sona erer, ıslahla değişmez

Yurt dışındaki borçludan tahsil senaryosu için yurt dışından nafaka tahsili yazımıza bakabilirsiniz.

Artış Klozunun Kanuni Dayanağı: TMK m.176 Son Fıkra

Çekişmeli davada döviz kapısı kapalı olduğuna göre, enflasyona karşı asıl koruma otomatik artış klozudur. Bu klozun keyfî bir uygulama değil, kanunda dayanağı olan bir talep olduğunu bilmek, dilekçenin kabul şansını artırır.

TMK m.176’nın son fıkrasına göre hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

Hükmün üç unsuru dilekçeyi biçimlendirir. Birincisi “istem hâlinde” ifadesidir: hâkim bunu re’sen yapmaz, açıkça talep edilmelidir. İkincisi kapsamdır: kloz yalnız nafakayı değil, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminatı da kapsar. Üçüncüsü ölçüttür: artış, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre belirlenir; bu nedenle talep edilen endeks ve oranın somut verilerle desteklenmesi gerekir.

UnsurSonucu
“İstem hâlinde”Talep edilmezse hükme bağlanmaz
KapsamNafaka ve irat biçimindeki maddî tazminat
ZamanGelecek yıllar için miktar belirlenebilir
ÖlçütTarafların sosyal ve ekonomik durumları
Sonradan değişiklikKoşullar değişirse artırım/azaltım yolu açık kalır

Kloz konulmuş olması, koşulların sonradan değişmesi hâlinde ayrıca artırım veya azaltım istenmesine engel değildir; iki yol birbirini dışlamaz. Bunun işleyişi için TMK m.176 artırım ve azaltım davası rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka döviz olarak belirlenebilir mi?

Uygulamada nafakaya kural olarak Türk lirası üzerinden hükmedilir; buna karşılık döviz cinsinden belirlenmiş nafakalar da mevcuttur. Ancak döviz kalıcı bir koruma sağlamaz: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12 Şubat 2025 tarihli kararında, on sekiz yıl önce döviz cinsinden belirlenen yoksulluk nafakasının uyarlanması gerektiğine hükmedilmiştir.

Altın üzerinden nafaka istenebilir mi?

Uygulamada oldukça sınırlı karşılık bulur. Nafakanın düzenli, ölçülebilir ve icra edilebilir olması gerektiğinden, değeri günlük dalgalanan bir madene bağlanması hem tahsilatı hem infazı zorlaştırır. Tercih edilen yöntem nafakayı Türk lirası olarak belirleyip artış mekanizmasıyla korumaktır.

Enflasyona karşı en etkili koruma nedir?

Kararda yer alan otomatik artış klozudur. Bu, mahkeme kararında yazılı olan ve her yıl belirli bir ayda icra dairesine veya bankaya bildirilerek uygulanan periyodik artıştır; klozu bulunan kararda her yıl yeniden dava açmak gerekmez.

Artış hangi endekse göre yapılır?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre on iki aylık ortalama ÜFE oranı temel ölçüt olarak esas alınır; TÜFE ikincil gösterge olarak dikkate alınabilir. Nihai artış hâkimin hakkaniyete dayalı takdiriyle belirlenir. Bazı kaynaklarda TÜFE esas alınmakla birlikte, talebin ÜFE esas alınarak kurulması güvenli yoldur.

Sadece enflasyonu gerekçe göstermek yeterli mi?

Hukuken yeterlidir: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, nafaka alacaklısının ek delil sunmak zorunda kalmaksızın yalnızca enflasyon verilerini gerekçe göstererek artırım talebinde bulunabileceğini kabul etmektedir. Ancak pratikte endeksin üzerinde bir artış için somut gider belgeleri sunulması gerekir.

Artırım davası ne zaman hüküm doğurur?

Dava açıldığı tarih itibarıyla hüküm ifade eder. Bu husus 28.11.1956 tarihli, 15 E., 15 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile belirtilmiştir; geçmiş dönem için artış istenemeyeceğinden davayı geciktirmek doğrudan kayıptır.

Artırım davası için bekleme süresi var mı?

Kanunda bir bekleme süresi öngörülmemiştir. Ancak uygulamada önceki kararın üzerinden çok kısa süre geçmişse ve koşullarda esaslı değişiklik ortaya konamıyorsa talep reddedilebilir; kararda zaten yıllık artış klozu varsa erken açılan dava sonuç vermez.

Anlaşmalı boşanma protokolündeki nafaka artırılabilir mi?

Artırılabilir. Protokolde nafaka miktarının belirlenmiş olması ilerleyen dönemde artırım talebine engel oluşturmaz; koşullar değiştiğinde uyarlama istenebilir. Protokole artış klozu koydurmak ise sonradan dava açma zorunluluğunu ortadan kaldırır.

Döviz de kalıcı bir kalkan değil

Bu, konunun en çok yanlış anlaşılan yönüdür.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12 Şubat 2025 tarihli kararında, on sekiz yıl önce döviz cinsinden belirlenen yoksulluk nafakasının uyarlanması gerektiğine hükmedilmiştir. Bu karar Türk aile hukukunda emsal niteliği taşımaktadır.

Buradan çıkan sonuç iki yönlüdür: döviz cinsinden nafaka belirlenmesi tümüyle imkânsız değildir; ancak döviz de kendiliğinden ve süresiz bir koruma sağlamaz. Kur ile gerçek ihtiyaç arasındaki ilişki zamanla bozulduğunda uyarlama gündeme gelir.

Yani “dövize bağlayalım, bir daha uğraşmayalım” beklentisi karşılık bulmaz.

Altın Cinsinden Nafaka

Altın üzerinden nafaka talepleri uygulamada oldukça sınırlı karşılık bulur. Nafakanın düzenli, ölçülebilir ve icra edilebilir olması gerekir; değeri günlük dalgalanan bir madene bağlanması, hem tahsilatı hem infazı zorlaştırır.

Bu nedenle pratikte tercih edilen yöntem, nafakayı Türk lirası olarak belirleyip artış mekanizmasıyla korumaktır.

Asıl Koruma: Otomatik Artış Klozu

Enflasyona karşı en işlevsel araç, kararda yer alan otomatik artış hükmüdür. Bu, mahkeme kararında yazılı olan ve her yıl belirli bir ayda icra dairesine veya bankaya bildirilerek uygulanan periyodik artıştır.

Avantajı büyüktür: klozu bulunan kararda her yıl yeniden dava açmak gerekmez; artış kendiliğinden işler.

  • Boşanma dilekçesinde veya anlaşmalı boşanma protokolünde artış klozu mutlaka talep edilmelidir.
  • Klozda endeks — ÜFE veya TÜFE —, uygulanacak ay ve hesap yöntemi açıkça yazılmalıdır.
  • Belirsiz ifadeler infaz aşamasında tartışma doğurur.

Hangi Endeks? ÜFE mi TÜFE mi

Uygulamada iki endeks de kullanılmakla birlikte içtihat ağırlığı ÜFE yönündedir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre nafaka artırımında on iki aylık ortalama ÜFE oranı temel ölçüt olarak esas alınır; TÜFE ikincil bir gösterge olarak dikkate alınabilir. Nihai artış miktarı ise hâkimin hakkaniyete dayalı takdir yetkisiyle belirlenir.

Dairenin 17.10.2016 tarihli, E. 2016/11305, K. 2016/11631 sayılı kararı bu çizgidedir: nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile yükümlünün gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalıdır.

Bazı kaynaklarda TÜFE’nin esas alındığı belirtilmektedir; ancak yerleşik içtihada uygun hareket edilmemesi kararların bozulmasını gerektirdiğinden, talebin ÜFE esas alınarak kurulması ve TÜFE’nin destekleyici gösterge olarak sunulması güvenli yoldur.

Kloz Yoksa: Artırım Davası

Kararda otomatik artış öngörülmemişse tek yol artırım davası açmaktır.

  • Dayanak: TMK m. 176/4 — tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. İştirak nafakası için ek dayanak TMK m. 331’dir.
  • Hüküm zamanı: Nafakanın artırılması kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsilini oluşturduğundan dava, açıldığı tarih itibarıyla hüküm ifade eder. Bu husus 28.11.1956 tarihli, 15 E., 15 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile belirtilmiştir.
  • Geçmiş dönem istenemez: Bu nedenle davayı geciktirmek doğrudan kayıptır.

Bekleme Süresi Var mı?

Kanunda artırım davası için bir bekleme süresi öngörülmemiştir. Buna karşılık uygulamada, önceki kararın üzerinden çok kısa süre geçmişse ve koşullarda esaslı bir değişiklik ortaya konamıyorsa talep reddedilebilmektedir. Özellikle kararda zaten yıllık artış klozu varsa, erken açılan dava sonuç vermez.

Sadece Enflasyon Yeterli mi?

Bu noktada iki doğru bir aradadır ve ikisini de bilmek gerekir.

  • Hukuken: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, nafaka alacaklısının ek delil sunmak zorunda kalmaksızın yalnızca enflasyon verilerini gerekçe göstererek artırım talebinde bulunabileceğini kabul etmektedir. Yüksek enflasyon dönemlerinde mahkemenin ÜFE oranını temel alarak artırıma hükmetmesi gerektiği yerleşik tutumdur.
  • Pratikte: Yalnızca endeks artışını öne sürmek çoğu zaman daha yüksek bir artış sağlamaz. Somut gider belgeleri ikna ediciliği artırır ve endeksin üzerinde artış talebine zemin hazırlar.

Yani enflasyon verisi asgari koruma sağlar; daha fazlası için belge gerekir.

Talebi Güçlendiren Belgeler

  • Kira sözleşmesi ve artış yazıları
  • Okul, kurs ve servis ücretleri
  • Sağlık giderleri ve ilaç raporları
  • Fatura ve market harcama kayıtları
  • Karşı tarafın gelirindeki artış — SGK, vergi ve tapu kayıtlarıyla ortaya konmalıdır

Son madde önemlidir: nafaka verenin geliri belirgin biçimde artmışsa, bu durum davanın lehe sonuçlanma ihtimalini yükseltir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Engel Değil

Protokolde nafaka miktarının belirlenmiş olması, ilerleyen dönemde artırım talebine engel oluşturmaz. Koşullar değiştiğinde uyarlama istenebilir.

Bu nedenle protokol imzalarken artış klozu koydurmak, sonradan dava açma zorunluluğunu ortadan kaldırır ve zaman kazandırır.

Sık Yapılan Hatalar

  • Dövizi kalıcı çözüm sanmak: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, döviz cinsinden belirlenmiş bir nafakanın dahi uyarlanması gerektiğine hükmetmiştir.
  • Artış klozu istememek: Kararda kloz yoksa her artış için ayrı dava gerekir.
  • Klozu belirsiz yazmak: Endeks, uygulanacak ay ve hesap yöntemi açıkça gösterilmelidir.
  • Davayı geciktirmek: Artırım dava tarihinden hüküm doğurur; geçmiş dönem istenemez.
  • Yalnızca endekse dayanmak: Enflasyon verisi asgari korumayı sağlar; endeksin üzerinde artış için somut gider belgeleri gerekir.
  • Karşı tarafın gelirini araştırmamak: Yükümlünün gelirindeki artış talebi güçlendirir.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Hâkim nafakayı dolar olarak bağlayabilir mi?

Çekişmeli davada yerleşik uygulama nafakanın TL takdiridir; döviz hükmü beklenmemeli, koruma TÜFE artış şartı ve güçlü ekonomik delillerle sağlanmalıdır.

Anlaşmalı boşanmada altın nafaka kararlaştırılabilir mi?

Evet; protokole aylık gram-çeyrek altın karşılığı veya dövize endeksli nafaka yazılabilir, hâkim uygun bulup karara geçirince ilam gücü kazanır.

Dövize endeksli nafaka nasıl icra edilir?

Takip TL yürür; alacaklı vade günü veya fiilî ödeme günü kurundan hesaplama seçeneğine sahiptir, kur yükselirken fiilî ödeme günü tercih edilmelidir.

Nafakam enflasyona eridi, ne yapabilirim?

Hükümde artış şartı yoksa nafaka artırım davası açabilirsiniz; yeni hükümde her yıl TÜFE oranında otomatik artış şartını da talep edin.

Dövizli nafaka taahhüdü borçlu için riskli mi?

Geliri TL olan borçlu için ciddi kur riski taşır; ödenmeyen nafaka tazyik hapsine kadar gider, taahhüt imzadan önce gelirle test edilmelidir.

Protokol tasarımı, artış şartları ve nafaka uyarlama davaları için
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk