“Eski Eşim Durumunu Düzeltti” – Nafakanın Kaldırılması veya Azaltılması
25 Temmuz 2026

“Eski Eşim Durumunu Düzeltti” – Nafakanın Kaldırılması veya Azaltılması

Yoksulluk nafakası süresiz olsa da değişmezdir denemez: alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümünde kendiliğinden, fiilen evli gibi yaşama/yoksulluğun kalkması/haysiyetsiz hayat hallerinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK 176/3). Asgari ücretle çalışmak tek başına yoksulluğu kaldırmaz (kaldırma değil azaltma gündeme gelir). İştirak nafakası ayrı kurallara tabidir; görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Bu rehberde nafakanın kaldırılması şartlarını yalın bir dille açıklıyoruz.

Nafakanın kaldırılması ya da azaltılmasını mı düşünüyorsunuz?

Koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğini birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

“Eski eşim durumunu düzeltti” — nafaka kaldırılabilir mi?

Boşanma sonucu yoksulluğa düşen eş lehine hükmedilen yoksulluk nafakası (TMK 175) süresiz olabilir; ancak bu, nafakanın hiç değişmeyeceği anlamına gelmez. Türk Medeni Kanunu, koşullar değiştiğinde nafakanın kaldırılacağı veya azaltılacağı hâlleri ayrıntılı düzenlemiştir. Temel hüküm TMK 176/3’tür ve kaldırma sebeplerini ikiye ayırır: kendiliğinden (dava açmadan) sona eren hâller ile mahkeme kararı gereken hâller.

Kanun metni ne diyor? (TMK 176/3)

Madde aynen şöyledir: “İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.” Görüldüğü gibi kanun, iki grup sebebi açıkça ayırmaktadır.

Kendiliğinden sona eren hâller: Evlenme ve ölüm

İki durumda nafaka, dava açmaya gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer. Birincisi, nafaka alacaklısının yeniden resmi nikâhla evlenmesidir; nafaka evlilik tarihinde kendiliğinden biter. Bu durumda mahkemeden karar almaya gerek yoktur; icra dairesine sunulacak nüfus kayıt örneği ile takip durdurulur. Hatta evlilik tarihinden sonra ödenmiş nafakalar, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir. İkincisi ise taraflardan birinin ölümüdür; ölüm tarihinde nafaka sona erer.

Uygulamada güvence açısından, kendiliğinden sona erme hâllerinde dahi mahkemeden bir tespit kararı veya ihtiyati tedbir talep edilmesi tavsiye edilir.

Mahkeme kararı gereken hâller

Üç durumda ise nafaka kendiliğinden bitmez; mutlaka nafakanın kaldırılması davası açılması gerekir. Bunlar nafaka alacaklısının (1) evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi başkasıyla yaşaması, (2) yoksulluğunun ortadan kalkması ve (3) haysiyetsiz hayat sürmesidir. Bu sebeplerden birine veya terditli (kademeli) olarak birkaçına birlikte dayanılabilir. Önemli olan, mahkeme kararı kesinleşene kadar nafakanın ödenmeye devam etmesidir.

Fiilen evliymiş gibi yaşama

Bu sebep, nafakanın sırf kesilmemesi için resmi nikâh yapılmaksızın birlikte yaşanmasının önüne geçmeyi amaçlar. Fiilen evli gibi yaşama; aynı evde yaşama, imam nikâhıyla birliktelik, ortak harcama yapma, sosyal çevrede çift olarak tanınma ve geçimin fiilen birlikte yaşanan kişi tarafından sağlanması gibi olgularla ortaya konur. Yargıtay, bu ilişkinin süreklilik ve yoğunluk göstermesini arar; kısa süreli ve geçici birliktelikler tek başına yeterli sayılmaz. İlişkinin gizli değil, çevrece bilinen ve gözlemlenebilir nitelikte olması beklenir.

İspat her türlü delille yapılabilir: komşu, akraba ve iş arkadaşı tanıklıkları, muhtarlık/ikametgâh kayıtları ve mahkemece zabıta marifetiyle yaptırılan ekonomik-sosyal durum araştırması önemli delillerdir. Nitekim Yargıtay, davalının başka biriyle yaşadığı ve geçimini o kişinin sağladığı, çocuğunun nüfusta o kişi tarafından tanındığının tespit edildiği bir olayda, “evlilik dışı birlikte yaşama” olgusunun gerçekleştiğini ve davanın kabulü gerektiğini belirtmiştir.

Yoksulluğun ortadan kalkması: Asgari ücret tek başına yetmez

Nafaka alacaklısının iş bulması, gelir elde etmeye başlaması yoksulluğun kalkması sebebine girebilir. Ancak burada Yargıtay’ın yerleşik bir ölçütü vardır: asgari ücret düzeyinde, üstelik geçici/güvencesiz bir gelir, kişiyi yoksulluktan kurtarmaya yetmez. “Yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, eğitim gibi zorunlu harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayan” kişi yoksul sayılır. Düşük tutarlı yetim/dul aylığı da çoğu kez yoksulluğu gidermez.

Bu nedenle, asgari ücretle işe giren bir alacaklıya karşı doğrudan kaldırma davası açmak risklidir; daha sağlam zemin, nafakanın azaltılması talebidir. Uygulamada davanın “yoksulluk nafakasının kaldırılması, mahkeme aksi kanaatte ise azaltılması” şeklinde terditli açılmasında yarar vardır. Nitekim mahkemeler, koşulları oluşmadığında nafakayı tümden kaldırmak yerine hakkaniyete göre makul oranda azaltma yoluna gidebilmektedir (TMK 176/4).

Haysiyetsiz hayat, iştirak nafakası ve görevli mahkeme

Haysiyetsiz hayat sürme, toplumun ahlak ve değer yargılarına aykırı davranışların kişinin yaşam biçimi hâline gelmesidir. Tek bir olay yeterli değildir; eylemin süreklilik arz etmesi ve bir yaşam tarzına dönüşmesi gerekir. İspatlanırsa nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır.

Son olarak iki ayrımı vurgulamak gerekir. Birincisi, TMK 176/3’teki kaldırma sebepleri yalnızca yoksulluk nafakası içindir; iştirak (çocuk) nafakası ayrı kurallara tabidir ve çocuğun ölmesi, 18 yaşını tamamlaması veya evlenmesi/ergin kılınması hâlinde kural olarak kendiliğinden sona erer (çocuk eğitimine devam ediyorsa kendi adına “yardım nafakası” isteyebilir). İkincisi, her iki nafaka türünde de görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Özellikle “fiilen evli gibi yaşama” ve “haysiyetsiz hayat” olgularının ispatı teknik olduğundan, sürecin bir aile hukuku avukatıyla yürütülmesi hak kaybını önler.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Tek bakışta: iki farklı mekanizma

TMK m.176/3 iki ayrı mekanizma kurar: bazı hâller nafakayı kendiliğinden bitirir, bazıları dava gerektirir.

Tablo 1 — Kanun metni ne diyor? (TMK 176/3)
MekanizmaHâllerDayanak
KENDİLİĞİNDEN sona ererNafaka alacaklısının YENİDEN EVLENMESİ · taraflardan birinin ÖLÜMÜTMK m.176/3
Dava gerekir mi?HAYIR — bu hâllerde nafaka kendiliğinden kalkarTMK m.176/3
MAHKEME KARARIYLA kaldırılırAlacaklının EVLENME OLMAKSIZIN FİİLEN EVLİYMİŞ GİBİ YAŞAMASI · YOKSULLUĞUNUN ORTADAN KALKMASI · HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRMESİTMK m.176/3
Dava gerekir mi?EVET — nafaka yükümlüsünün dava açıp durumu İSPATLAMASI gerekirTMK m.176/3
Artırma / azaltmaTarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilirTMK m.176/4
Ödeme biçimiYoksulluk nafakası irat biçiminde veya TOPTAN ödenmesine karar verilebilirTMK m.176/1
AYM 2026 KARARIAYM, 4 Haziran 2026‘da TMK m.175’teki “SÜRESİZ OLARAK” ibaresini 12’ye karşı 3 oyla İPTAL ETTİ; yürürlük DOKUZ AY ERTELENDİAYM 04.06.2026 · Anayasa m.153
ŞU AN NE OLUYOR?TMK m.175 MEVCUT HÂLİYLE YÜRÜRLÜKTEDİR; mahkemeler hâlâ SÜRESİZ hükmeder ve süreli nafaka kararı VEREMEZAYM
Mevcut nafakalarKENDİLİĞİNDEN SONA ERMEZ; kaldırılması için ayrıca dava gerekirTMK m.176
Tek taraflı kesmeyinNafakayı kendiliğinden kesmek icra takibi ve TAZYİK HAPSİ riski doğururİİK m.344
Tablo 2 — Fiilen evliymiş gibi yaşama
KonuKuralNot
TanımAlacaklının resmî bir evlilik bağı kurmaksızın, üçüncü bir kişiyle KARI-KOCA İLİŞKİSİ İÇİNDE SÜREKLİ OLARAK BİRLİKTE YAŞAMASIYargıtay yerleşik
SÜREKLİLİK ŞARTIGeçici veya arızi birliktelik yeterli sayılmaz; SÜREKLİ ve DÜZENLİ bir yaşam aranırYargıtay
MERNİS adres kaydıİki kişinin aynı adreste kayıtlı olup olmadığıMahkemeden celp
Abonelik kayıtlarıElektrik, su, doğalgaz, internet — abonenin adı ve tarihiCelp
TanıkKomşular, apartman yöneticisi, kapıcıSürekliliğin en doğrudan ispatı
Apartman kayıtlarıAidat listeleri, karar defteriKimin oturduğu
Sosyal medyaOrtak paylaşımlar, birlikte katılınan etkinliklerDestekleyici
İSPAT YÜKÜNafaka yükümlüsünde (davacı)genel ilkeler
Hukuka aykırı delilÖzel hayatın gizliliğini ihlal eden yollarla elde edilen deliller KULLANILAMAZHMK m.189/2
Kaldırma geriye etkili mi?Kural olarak ileriye etkilidir; ancak sona erme sebebinin gerçekleştiği tarih mahkemece belirlenebilirTMK m.176 · uygulama
Tablo 3 — Yoksulluğun ortadan kalkması: asgari ücret tek başına yetmez
KonuKuralNot
ÖlçütAlacaklının DÜZENLİ, SÜREKLİ ve kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde gelire kavuşmasıYargıtay
ÖrneklerSigortalı bir işe girme · mülkiyet edinme · düzenli kira geliri · emekli aylığı bağlanmasıuygulama
ASGARİ ÜCRET TEK BAŞINA YETMEZUygulamada, asgari ücret düzeyinde bir gelirin TEK BAŞINA yoksulluğu ortadan kaldırdığı KABUL EDİLMEMEKTEDİRYargıtay uygulaması
Neden?“Yoksulluk” ölçütü; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım ve eğitim gibi zorunlu giderleri karşılayabilme kapasitesine göre değerlendirilirYargıtay HGK 07.10.1998, E.1998/656, K.1998/688
Bütüncül değerlendirmeGelirin miktarı, sürekliliği ve giderlerle oranı birlikte gözetilirTMK m.4
Azaltma seçeneğiYoksulluk tamamen kalkmamış ama gelir artmışsa, kaldırma yerine AZALTMA gündeme gelirTMK m.176/4
Terditli talepTalebi kademeli kurun: öncelikle kaldırma, kabul edilmezse azaltmaHMK
Haysiyetsiz hayatGenel ahlak kuralları ve toplumsal değerlerle açıkça bağdaşmayan bir yaşam şeklinin SÜREKLİLİK ARZ EDECEK BİÇİMDE benimsenmesiYargıtay
İştirak nafakası AYRIDIRBu sebepler YOKSULLUK nafakasına ilişkindir; iştirak nafakası ÇOCUĞUN hakkıdır ve annenin durumu değişse dahi kendiliğinden kalkmazTMK m.327 · m.329
İştirakte değişiklikDurumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya kaldırırTMK m.331
Tablo 4 — Haysiyetsiz hayat, iştirak nafakası ve görevli mahkeme
KimAdımDayanak
Yükümlü 1Sona erme sebebini belgeleyin: adres kaydı, abonelik, SGK, tapu, tanık listesiİspat yükü sizde
Yükümlü 2Nafakanın kaldırılması (terditli: azaltılması) davası açınTMK m.176/3-4
Yükümlü 3Dava sonuçlanana kadar ÖDEMEYE DEVAM EDİNİİK m.344 — tazyik hapsi riski
Yükümlü 4Celp taleplerinizi kurum kurum yazın: MERNİS, SGK, tapu, vergi, abonelikHMK
Yükümlü 5Ödemeleri banka üzerinden ve açıklama yazarak yapınİspat
Alacaklı 1Nafaka kesilirse ilamlı icra takibi başlatınİİK m.24 vd.
Alacaklı 2Devam etmezse icra ceza mahkemesine şikâyettazyik hapsiİİK m.344
Alacaklı 3Kaldırma davası açılırsa yoksulluğunuzun sürdüğünü belgeleyin: gelir yokluğu, kira, sağlık ve eğitim gideriTMK m.175
Alacaklı 4Koşullar değiştiyse artırım davası açınTMK m.176/4
GÖREVLİ MAHKEMEAİLE MAHKEMESİ4787 s.K.
Her iki tarafAYM kararı sonrası süreç hareketlidir; dava açmadan önce güncel durumu teyit ettirinAYM 04.06.2026

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Karar Hangi Tarihten İtibaren Geçerli? Gecikmenin Bedeli

Kaldırma veya azaltma davasında en çok gözden kaçan konu, kararın ne zamandan itibaren sonuç doğuracağıdır. Bu soru, davanın açılma zamanını doğrudan belirleyen bir mali sonuç taşır.

Yerleşik uygulamaya göre nafakaya ilişkin değişiklik kararları ileriye etkilidir ve geriye yürütülemez. Bu nedenle nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin kararlar dava tarihinden itibaren geçerli olur. Yargıtay, dava tarihinden önceki nafaka borçlarının azaltılamayacağını ve artırım kararının geriye dönük işletilemeyeceğini istikrarlı biçimde kabul etmektedir.

Bunun pratik sonucu serttir: eski eşin durumu bir yıl önce düzelmiş olsa bile, dava bugün açıldığında geçmiş bir yılın nafakası silinmez. O döneme ait borç aynen doğmuş sayılır, ödenmemişse birikmiş alacak olarak icra takibine konu edilir ve faiz yükü işlemeye devam eder.

Aynı kural nafaka yükümlüsü bakımından da geçerlidir: gelirdeki düşüş süreklilik gösteriyorsa zaman kaybetmeden azaltma davası açılmalıdır. Beklemek, ödenemeyen nafakanın birikerek icra ve faiz yüküne dönüşmesi anlamına gelir.

KonuKural
Kararın etkisiİleriye etkilidir
BaşlangıçDava tarihi
Dava öncesi dönemBorç doğmuş sayılır; silinmez
Gecikmenin sonucuBirikmiş alacak ve faiz yükü

Dava Sürerken Ödeme Durur mu? İİK m.36/4

“Kaldırma davası açtım, artık ödemem” düşüncesi en pahalı yanılgılardan biridir. Nafaka bakımından kanun, olağan icra kurallarından ayrılan özel bir rejim öngörmüştür.

Nafaka kararları kesinleşme şartı olmaksızın icra edilebilir. Bunun sebebi, nafakanın alacaklının veya çocuğun hayatî ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olmasıdır. Dahası, nafaka verilmesine ilişkin bir hükmün temyiz edilmesi ilamın icrasını durdurmaz; Yargıtay, teminat karşılığında dahi nafaka ilamının icrasının durdurulmasına karar veremez (İİK m.36/4). Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 12.01.2015 tarihli kararında bu ilke açıkça ifade edilmiştir (E. 2014/3017, K. 2015/114).

Aynı esas istinaf aşamasında da geçerlidir: istinaf başvurusu nafaka kararının icrasını kendiliğinden durdurmaz ve bölge adliye mahkemesi kesinleşmeden önce icranın geri bırakılması yönünde karar veremez. Kanun ayrıca nafaka hükümlerinde İİK m.36’daki süre verilemeyeceğini öngörmüştür.

Pratik sonuç şudur: kaldırma veya azaltma davası derdest olsa bile mevcut nafaka ödenmeye devam edilmelidir. Aksi hâlde birikmiş nafaka için icra takibi ve İİK m.344 kapsamında tazyik hapsi riski doğar; dava sonunda nafaka kaldırılsa dahi bu, dava tarihinden önceki ve dava süresince doğmuş borcu ortadan kaldırmaz.

SoruCevap
Temyiz icrayı durdurur mu?Hayır
Teminatla durdurulabilir mi?Hayır (İİK m.36/4)
İstinaf icrayı durdurur mu?Hayır; geri bırakma kararı verilemez
Kaldırma davası derdestkenNafaka ödenmeye devam edilmelidir
Ödenmezseİcra takibi ve tazyik hapsi riski

Kesinleşme Şartı: İki Ayrı Rejim

Nafaka ilamlarının kesinleşmeden icraya konulup konulamayacağı, nafakanın nerede hükmedildiğine göre değişir. Bu ayrım uygulamada sıkça karıştırılır.

Genel kural olarak aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar kesinleşmeden takibe konulamaz. Ancak nafakaya ilişkin ilamların takibe konulabilmesi için kesinleşmeleri gerekmez. Bu istisna, bağımsız açılan nafaka davalarında ve tedbir nafakasında doğrudan işler; artırım, azaltma ve kaldırma davalarında verilen kararlar için de geçerlidir.

Buna karşılık boşanma davasıyla birlikte talep edilmiş ve boşanmaya bağlı olarak hükmedilmiş yoksulluk ve iştirak nafakası farklı bir rejime tâbidir: bu nafakalara ilişkin karar, boşanma hükmü kesinleşmeden ilamlı icra takibine konu edilemez (Y8HD, 24.05.2012, E. 2012/4605, K. 2012/4736).

Bir başka incelik de ara kararlara ilişkindir: mahkemelerce yargılama sırasında tesis edilen ara kararlar İİK m.38 anlamında ilam niteliğinde belge sayılmadığından, bunlara dayanarak ilamlı icra takibi başlatılamaz; bu hâlde ilamsız icra yoluna gidilir ve bu takipler bakımından tehiri icra uygulanamaz.

Nafakanın kaynağıKesinleşme şartı
Bağımsız nafaka davasıAranmaz
Artırım / azaltma / kaldırma kararıAranmaz
Tedbir nafakasıAranmaz
Boşanmaya bağlı yoksulluk ve iştirak nafakasıBoşanma hükmü kesinleşmeli
Ara kararİlamlı icra yok; ilamsız takip

Çocuk Nafakası Ayrı Maddeye Tâbidir: TMK m.331

Yoksulluk nafakasının kaldırılması TMK m.176’nın üçüncü fıkrasına dayanır. İştirak nafakası ise bu maddenin kapsamında değildir; onun kendi hükmü vardır ve ölçütü farklıdır.

TMK m.331’e göre durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Görüldüğü gibi burada “fiilen evliymiş gibi yaşama” veya “haysiyetsiz hayat sürme” gibi özel sebepler aranmaz; ölçüt yalnızca durumun değişmesidir.

Değerlendirme ise TMK m.330’daki ölçütlere göre yapılır: çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri ile çocuğun kendi gelirleri. Yani eski eşin ekonomik durumunun düzelmesi iştirak nafakasını kendiliğinden kaldırmaz; bu, ancak çocuğun ihtiyaçları ve tarafların katkı oranları bakımından yeniden hesaplanmayı gerektirir.

Bu nedenle “eski eşim durumunu düzeltti” gerekçesiyle açılan bir davada iki talep birbirinden ayrılmalıdır: yoksulluk nafakası için m.176/3 sebepleri, iştirak nafakası için m.331 ve m.330 ölçütleri ayrı ayrı gösterilmelidir. Tek gerekçeyle her iki nafakanın birden kaldırılmasını istemek, çocuk nafakası bakımından sonuç vermez.

 Yoksulluk nafakasıİştirak nafakası
DayanakTMK m.176/3TMK m.331
ÖlçütMaddede sayılan özel sebeplerDurumun değişmesi
HesaplamaYoksulluk ve kusur değerlendirmesiTMK m.330 ölçütleri
TalepDilekçede ayrı ayrı gösterilmelidir

Miktarın yeniden belirlenmesi yolunun ayrıntısı için TMK m.176 artırım ve azaltım davası rehberimize, ödeme güçlüğü hâlinde izlenecek adımlar için nafakayı ödeyemiyorum yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Eski eşim durumunu düzeltti, nafakayı kaldırabilir miyim?

Yoksulluk nafakası süresiz olsa da sonsuza kadar değişmez değildir. TMK 176/3’e göre, nafaka alacaklısının yoksulluğunun ortadan kalkması nafakanın kaldırılması sebebidir; ancak bu kendiliğinden olmaz, dava açmanız gerekir. Önemli bir nokta: Yargıtay’a göre yalnızca asgari ücretle işe girmek tek başına yoksulluğu ortadan kaldırmaz. Bu durumda kaldırma yerine nafakanın azaltılması talep edilebilir; uygulamada davayı ‘kaldırılması, mahkeme aksi kanaatte ise azaltılması’ şeklinde açmakta yarar vardır.

Nafaka hangi durumlarda kendiliğinden (dava açmadan) sona erer?

TMK 176/3 iki hâlde nafakanın kendiliğinden sona ereceğini düzenler: nafaka alacaklısının yeniden (resmi) evlenmesi ve taraflardan birinin ölümü. Bu hallerde mahkeme kararına gerek yoktur; örneğin alacaklı yeniden evlenmişse, icra dairesine sunulacak nüfus kayıt örneği ile nafaka takibi durdurulur. Hatta evlilik tarihinden sonra ödenmiş nafakalar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir.

Hangi durumlarda nafakanın kaldırılması için dava açmak gerekir?

Üç hâlde nafaka kendiliğinden bitmez, mutlaka dava açılması gerekir (TMK 176/3): nafaka alacaklısının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi başkasıyla yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ve haysiyetsiz hayat sürmesi. Bu sebeplerden birine veya birkaçına birlikte dayanılabilir. Mahkeme kararı kesinleşene kadar nafaka ödenmeye devam eder.

‘Fiilen evliymiş gibi yaşama’ nasıl ispatlanır?

Fiilen evli gibi yaşama; aynı evde yaşama, imam nikâhıyla birlikte olma, ortak harcama yapma, sosyal çevrede çift olarak tanınma ve geçimin fiilen birlikte yaşanan kişi tarafından sağlanması gibi olgularla ortaya konur. İlişkinin gizli değil, çevrece bilinen ve gözlemlenebilir nitelikte olması aranır; komşu, akraba ve iş arkadaşı tanıklıkları, adres/ikametgâh kayıtları ve mahkemece yaptırılan zabıta araştırması önemli delillerdir. Kanunda kesin bir süre yoktur; Yargıtay ilişkinin süreklilik ve yoğunluk göstermesini arar, kısa/geçici birliktelikler yeterli sayılmaz.

Sadece asgari ücretle çalışmaya başlaması nafakayı kaldırır mı?

Hayır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, asgari ücret düzeyinde, üstelik geçici/güvencesiz bir gelir elde etmek kişiyi yoksulluktan kurtarmaz; bu nedenle tek başına nafakanın kaldırılmasını gerektirmez. Aynı şekilde düşük tutarlı yetim/dul aylığı da çoğu kez yoksulluğu gidermez. Bu tür durumlarda mahkeme, nafakayı tümden kaldırmak yerine hakkaniyete göre azaltma yoluna gidebilir.

Haysiyetsiz hayat sürme nafakanın kaldırılması için yeterli mi?

Haysiyetsiz hayat, toplumun ahlak ve değer yargılarına aykırı davranışların kişinin yaşam biçimi hâline gelmesidir. Tek bir olay (bir kez kumar oynamak veya bir kez suç işlemek) yeterli değildir; eylemin süreklilik arz etmesi ve bir yaşam tarzına dönüşmesi gerekir. Bu olgu da dava yoluyla, her türlü delille ispatlanır; ispatlanırsa nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır.

Nafaka kaldırma davası iştirak (çocuk) nafakasını da kapsar mı?

TMK 176/3’teki kaldırma sebepleri (yeniden evlenme, fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun kalkması, haysiyetsiz hayat) yalnızca yoksulluk nafakası için geçerlidir. İştirak (çocuk) nafakası ayrı kurallara tabidir: çocuğun ölmesi, 18 yaşını tamamlaması veya evlenmesi/ergin kılınması hâlinde kural olarak kendiliğinden sona erer. Çocuk 18 yaşından sonra eğitimine devam ediyorsa, kendi adına ‘yardım nafakası’ talep edebilir. Her iki nafaka türünde de görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.

Nafakanın kaldırılması süreciniz için yanınızdayız

Koşullar ve deliller için uzman bir aile hukuku avukatıyla görüşün. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk