Nafaka Artırım ve Azaltım Davası — TMK m.176 Rehberi
10 Temmuz 2026

Nafaka Artırım ve Azaltım Davası — TMK m.176 Rehberi

Boşanma sonrası hükmedilen yoksulluk veya iştirak nafakasının miktarı; tarafların ekonomik ya da kişisel durumundaki değişiklikler nedeniyle Türk Medeni Kanunu (TMK) m.176 uyarınca artırılabilir veya azaltılabilir. Uzun süre önce belirlenen aylık ödeme; enflasyon, çocuğun büyümesi, borçlunun iş kaybı gibi olgularla birlikte hakkaniyetten uzaklaşabilir. Kanun koyucu bu durum için özel bir uyarlama davası öngörmüştür: nafaka artırım azaltım davası. Aşağıda hem alacaklı hem borçlu perspektifinden dava koşulları, görevli mahkeme, dilekçede talep formülasyonu, ÜFE/TÜFE artış hükmü ve icra takibi ile tazyik hapsi konularını inceliyoruz.

Kısa cevap

Yoksulluk nafakası, tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde artırılır veya azaltılır (TMK m.176/4); iştirak nafakasında hâkim, durumun değişmesi hâlinde nafakayı istem üzerine yeniden belirler veya kaldırır (TMK m.331). Yargıtay, olağanüstü bir değişiklik olmasa bile nafakanın bağlandığı tarihten bu yana geçen süredeki ÜFE oranında artırım yapılmasını kabul eder (YHGK 16.03.2016, E.2014/3-783, K.2016/309). Artırılan nafaka dava tarihinden itibaren işler (YİBK 28.11.1956, E.15, K.15). Dava aile mahkemesinde açılır; dilekçede ileriye dönük yıllık artış da istenmelidir (TMK m.176/5, m.330/3).

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Anayasa Mahkemesi’nin TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı (E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 4 Haziran 2026) 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı: ne değişti ve geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

Nafaka Türleri ve TMK m.176’nın Kapsamı

Türk aile hukukunda nafaka tek tip değildir. Uyarlama davası açmadan önce ödenen veya alınan nafakanın hangi kategoriye girdiği belirlenmelidir. Zira şartlar, süreler ve kaldırma sebepleri her tür için farklıdır.

  • Tedbir nafakası (TMK m.169): Boşanma davası sürerken hâkim tarafından geçici olarak hükmedilir; boşanma kararı kesinleşince sona erer.
  • Yoksulluk nafakası (TMK m.175): Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçim için diğer eşten talep ettiği nafakadır. TMK m.175 bu nafakanın süresiz olarak istenebileceğini öngörüyordu; Anayasa Mahkemesi “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiş, iptal 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir. Alacaklının yeniden evlenmesiyle kendiliğinden sona erer; yoksulluğun ortadan kalkması gibi hâllerde mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176/3).
  • İştirak nafakası (TMK m.182): Velayet kendisine bırakılmayan eşin, çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine mali gücü oranında katılmasıdır. Kural olarak çocuk 18 yaşını dolduruncaya kadar sürer.
  • Yardım nafakası (TMK m.328, m.364 vd.): Altsoy, üstsoy ve kardeşler arasında yoksulluğa düşenlere yönelik bağımsız bir dava türüdür. 18 yaşını dolduran ancak öğrenimi devam eden çocuk, TMK m.328/2 uyarınca eğitim bitene kadar bu nafakayı talep edebilir.

TMK m.176/3 ve m.176/4, irat biçiminde ödenmesine karar verilen yoksulluk nafakası ve maddi tazminatın; alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden, alacaklının fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kalkacağını; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde artırılıp azaltılabileceğini düzenler. İştirak nafakasında ise dayanak TMK m.331’dir: durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Uyarlama davasının hukuki dayanağı bu hükümlerdir.

Mevzuat Haritası: Artırım, Azaltım ve Kaldırmada Dayanak Hükümler

Uyarlama davasında hangi maddeye dayanılacağı nafakanın türüne göre değişir. Yoksulluk nafakasında TMK m.176, iştirak nafakasında TMK m.331, ergin çocuğun eğitim giderlerinde TMK m.328/2 esas alınır. Aşağıdaki tablo bu hükümleri bir arada gösterir.

Nafaka uyarlama davalarında dayanak hükümler
HükümNe düzenler?
TMK m.169Boşanma davası süresince hâkim, eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakımı için gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır (tedbir nafakası).
TMK m.175Yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla nafaka isteyebilir; “süresiz olarak” ibaresinin iptali 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir.
TMK m.176/1Yoksulluk nafakasına toptan veya irat biçiminde hükmedilebilir.
TMK m.176/3İrat, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar; fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
TMK m.176/4Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir.
TMK m.176/5Hâkim, istem hâlinde nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini belirleyebilir.
TMK m.182Velayeti kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma payı belirlenir.
TMK m.328Ana ve babanın bakım borcu çocuk ergin oluncaya kadar sürer; ergin çocuğun eğitimi devam ediyorsa, durum ve koşullara göre beklenebilecekse eğitimi sona erinceye kadar devam eder.
TMK m.330Nafaka çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenir, her ay peşin ödenir; istem üzerine gelecek yıllar için belirlenebilir.
TMK m.331Durumların değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafakayı yeniden belirler veya kaldırır.
TMK m.364Yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşlere nafaka yükümlülüğü.
TMK m.177; HMK m.6, m.19Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; bu yetki kesin değildir ve davalının yerleşim yeri mahkemesinin genel yetkisini (HMK m.6) ortadan kaldırmaz. Yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür (HMK m.19).
Harçlar Kanunu m.28/aNispi harca tabi davalarda karar ve ilam harcının dörtte biri peşin alınır.
İİK m.344Nafaka ilamının gereklerine uymayan borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılır.

Nafaka Artırım Davasının Şartları — Değişikliğin Önemi, Zamanı ve Kalıcılığı

Yerleşik Yargıtay uygulamasında nafaka artırım davasında üç kümülatif koşul aranır. Bu koşullar sağlanmadan açılan dava reddedilebilir.

  • Değişikliğin önemli olması: Sıradan fiyat dalgalanması yeterli değildir; enflasyonun kümülatif etkisi, çocuğun yaş atlaması ile artan eğitim/sağlık gideri, borçlunun gelirinde ciddi artış gibi somut ve kayda değer bir farklılaşma bulunmalıdır.
  • Karar tarihinden sonra ortaya çıkması: Değişikliğin nafakanın belirlendiği önceki karar veya protokol tarihinden sonra doğması gerekir. Boşanma sırasında bilinen bir gider daha sonra artırım gerekçesi yapılamaz.
  • Değişikliğin kalıcı olması: Geçici bir prim, tek seferlik bir maliyet ya da kısa süreli bir hastalık yeterli sayılmaz. Yargıtay uygulaması genellikle son karar/artırım kararı üzerinden en az bir yıl geçmesini beklemektedir; ancak bu süre kanuni değil, içtihadi bir ölçüttür.

Önemli istisna: enflasyon kaynaklı artırım. Yukarıdaki koşullar özellikle ÜFE oranının üzerinde bir artış istendiğinde önem taşır. Yargıtay, tarafların malî durumunda olağanüstü bir değişiklik bulunmasa bile nafakanın bağlandığı tarihten bu yana geçen süredeki ÜFE oranında artırılması gerektiğini kabul etmektedir (YHGK 16.03.2016, E.2014/3-783, K.2016/309; 2. HD 28.06.2021, E.2021/4645, K.2021/5308).

Alacaklı; çocuğun kreşten ilkokula geçmesi, üniversiteye başlaması, kronik hastalık teşhisi, kira artışı, borçlunun terfi alması gibi olguları maaş bordrosu, fatura, tıbbi rapor ve SGK kayıtlarıyla ispatlamalıdır. Bu davayı isterseniz anlaşmalı boşanma protokolündeki nafaka hükmü ile birlikte değerlendirmek gerekir; protokolde belirlenmiş sabit nafaka da uyarlama konusu yapılabilir.

Yargıtay’ın Artırım ve Azaltımda Uyguladığı Ölçütler

Kanun yalnızca “malî durumun değişmesi” ve “hakkaniyet” kavramlarını kullanır; bu kavramların içeriği Yargıtay kararlarıyla belirlenmiştir. Aşağıdaki kararlar uygulamanın temel ilkelerini göstermektedir.

Nafaka uyarlama davalarında öne çıkan kararlar
Kararİlke
YİBK 28.11.1956, E.15, K.15Nafaka ve nafaka artırımı davası kanundan doğan bir alacağın tespiti niteliğindedir; artırım davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder.
YHGK 16.03.2016, E.2014/3-783, K.2016/309Tarafların malî durumunda olağanüstü değişiklik yoksa nafaka ÜFE oranında artırılarak önceki denge korunur; boşanma kararındaki yıllık artış hükmü kesinleşmişse ona göre uygulanır.
2. HD 28.06.2021, E.2021/4645, K.2021/5308Bağlanmasından bu yana bir yılı aşkın süre geçen ve olağanüstü değişiklik ispatlanmayan yoksulluk nafakası ÜFE oranında artırılmalıdır; talebin tümden reddi bozma sebebidir.
YHGK 17.04.2013, E.2012/1344, K.2013/517Artırımda çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ve ana-babanın malî gücü birlikte değerlendirilir.
YHGK 30.09.2015, E.2013/1557, K.2015/2021İştirak nafakası çocuğun ihtiyaçları, ana-babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri ile hakkaniyete (TMK m.4) göre belirlenir; gelir-giderle orantısız nafakaya hükmedilemez.
YHGK E.2017/2-2444, K.2019/51Yalnızca iştirak nafakasının artırılması veya azaltılmasına yönelik bağımsız davada ayrı harç alınır; yargılama giderleri kabul-ret oranına göre belirlenir.
2. HD 30.11.2017, E.2016/23885, K.2017/13637Bağımsız nafaka davası değer ölçüsüne göre nispi harca tabidir; peşin harç tamamlanmadan esasa girilemez (Harçlar Kanunu m.28/a).

Bu kararlardan çıkan iki pratik sonuç vardır: birincisi, enflasyon nedeniyle eriyen nafaka için olağanüstü bir değişikliğin ispatı şart değildir; ÜFE oranında artırım kendiliğinden haklı görülür. İkincisi, ÜFE oranının üzerinde bir artış isteniyorsa ihtiyaçlarda veya gelirde olağanüstü bir değişikliğin somut olarak ispatı gerekir.

Hesap Örneği: ÜFE Artırımı ve Olağanüstü Değişiklik

Aşağıdaki örnek, artırım davasında talep edilecek tutarın nasıl kurulabileceğini göstermek içindir. Oranlar varsayımsaldır; gerçek hesapta TÜİK’in ilgili dönem verisi kullanılmalıdır.

Aylık 5.000 TL iştirak nafakası için artırım talebi (varsayımsal oranlar)
AşamaHesapSonuç
Nafakanın bağlandığı tarihAylık 5.000 TL5.000 TL
İki yılda varsayımsal birikimli ÜFE artışı %805.000 × 1,809.000 TL (olağanüstü değişiklik aranmaz)
Çocuğun üniversiteye başlaması ve yurt gideriBelgelenen ek aylık gider: 3.000 TLTalep edilebilecek toplam: 12.000 TL
Yükümlünün ödeme gücüGelir belgeleri ve SED raporuMahkeme ödeme gücünü aşan kısmı kabul etmeyebilir

Örnekte ilk artış kalemi Yargıtay’ın ÜFE ölçütüne, ikinci kalem ise olağanüstü değişikliğe dayanır. Mahkeme, yükümlünün ödeme gücünü ve hakkaniyeti (TMK m.4) gözeterek sonucu belirler. Kendi rakamlarınızla hesap için nafaka artırım hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Nafaka Azaltım Davası — Borçlunun Ekonomik Durumundaki Bozulma

TMK m.176 yalnızca alacaklıya değil, borçluya da uyarlama hakkı tanır. Borçlu; ödeme gücünün mahkeme karar tarihine göre belirgin biçimde zayıfladığını ispat ederse azaltım kararı alabilir. Uygulamada azaltım gerekçesi olarak kabul edilen durumların başlıcaları şunlardır:

  • İş akdinin sona ermesi, uzun süreli işsizlik ya da işyeri kapanışı.
  • Emeklilik nedeniyle gelirin belirgin biçimde azalması.
  • Ciddi ve kalıcı hastalık, iş göremezlik raporu, sürekli tedavi ihtiyacı.
  • Yeni evlilikten doğan çocuğun bakım yükümlülüğü (mutlak değil, hakkaniyet ölçütüyle).
  • Alacaklının düzenli gelir elde etmeye başlaması ya da servet edinmesi.

Azaltım davasında ispat yükü davacı borçludadır. Vergi levhası, gelir tablosu, hastane epikrizi, işten çıkış tebligatı ve banka hareketleri delil olarak sunulmalıdır. Salt “geçinemiyorum” beyanı yeterli olmaz; borçlunun yaşam standardında değişiklik olmadığı tespit edilirse dava reddedilir.

Nafakanın Kaldırılması — Yeniden Evlenme, Yoksulluktan Çıkma ve Çocuğun Yaşı

Bazı hâllerde miktarı ayarlamak değil, nafakayı tamamen sona erdirmek gerekir. TMK m.176/3 ve m.182 bu konuda birbirinden farklı kurallar öngörür.

  • Yoksulluk nafakası alacaklısının yeniden evlenmesi: Kanun hükmü gereği kendiliğinden sona erer (TMK m.176/3); ayrıca kaldırma davası açmaya gerek yoktur. Devam eden bir icra takibi varsa evlenmeyi gösteren nüfus kaydıyla icra dairesine başvurulmalı, gerekirse icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilmelidir.
  • Alacaklının fiilen evli gibi yaşaması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi: Kaldırma davası ile talep edilebilir; tanık ve belge ile ispatlanır.
  • Yoksulluktan kurtulma: Alacaklı düzenli iş, miras, mülk edindiğinde borçlu kaldırma davası açabilir.
  • Çocuk 18 yaşını dolduruyor: İştirak nafakası kural olarak biter. Öğrenim devam ediyorsa çocuğun bizzat açacağı TMK m.328/2 yardım nafakası davasıyla kalan öğrenim süresince (üniversite dönemi dâhil) devam edebilir.

Miras yoluyla varlık edinme senaryolarında ayrıca mirastan feragat sözleşmesi gibi bağlantılı düzenlemeler nafakanın kaldırılması iddiasında delil değeri taşıyabilir.

Artırım, Azaltım ve Kaldırma: Karşılaştırmalı Tablo

Nafaka uyarlama davalarının karşılaştırması
DavaKim açar?DayanakTipik sebepler
ArtırımNafaka alacaklısı (iştirakte çocuğun velisi)TMK m.176/4, m.331Enflasyon, çocuğun büyümesi ve eğitim giderleri, yükümlünün gelir artışı
AzaltımNafaka yükümlüsüTMK m.176/4, m.331Gelirin kendi kusuru olmadan düşmesi, emeklilik, hastalık, yeni bakım yükümlülükleri
Kaldırma (yoksulluk)Nafaka yükümlüsüTMK m.176/3Fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması, haysiyetsiz hayat
Kendiliğinden sona ermeDava gerekmezTMK m.176/3Alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü
Kaldırma (iştirak)Nafaka yükümlüsüTMK m.331Velayetin yükümlüye geçmesi gibi durum değişiklikleri. Çocuk ergin olunca iştirak nafakası ayrıca karar gerekmeden kendiliğinden sona erer (2. HD 17.02.2016, E.2016/447, K.2016/2843)

Azaltım veya kaldırma davası sürerken mevcut nafaka ödenmeye devam etmelidir; ödemenin kendiliğinden durdurulması icra takibi ve İİK m.344 kapsamında tazyik hapsi riski doğurur. Gelirini kasten düşüren yükümlünün azaltım talebi için nafaka yükümlüsünün kasıtlı işsizliği yazımıza bakabilirsiniz.

Değişiklik Sebepleri ve İspat Belgeleri

Uyarlama davasının sonucu büyük ölçüde değişikliğin belgelenmesine bağlıdır. Hâkim delilleri serbestçe değerlendirse de, değişikliğin karar tarihinden sonra ortaya çıktığını ve sürekli olduğunu gösteren resmî belgeler sonucu doğrudan etkiler.

Uyarlama davasında sebep ve belge eşleştirmesi
SebepKim ileri sürer?İspat belgesi
Enflasyon nedeniyle erimeAlacaklıNafakanın bağlandığı tarih ve TÜİK endeks verileri
Çocuğun eğitim giderlerinin artmasıAlacaklıOkul kayıt belgesi, servis, kurs ve yurt faturaları
Çocuğun sağlık giderleriAlacaklıSağlık raporu, tedavi ve ilaç faturaları
Yükümlünün gelirinin artmasıAlacaklıSGK hizmet dökümü, maaş bordrosu, vergi kayıtları
Yükümlünün işini kaybetmesiYükümlüSGK çıkış kaydı, işten ayrılma belgesi, İŞKUR kaydı
EmeklilikYükümlüEmeklilik ve aylık bağlama belgeleri
Hastalık veya iş göremezlikYükümlüSağlık kurulu raporu, epikriz
Alacaklının düzenli gelir elde etmesiYükümlüAlacaklının SGK kaydı, tapu ve araç kayıtlarının getirtilmesi

Yükümlünün gelirini kendi isteğiyle düşürdüğü durumlarda mahkeme, gerçek kazanma gücünü dikkate alabilir. Bu konu için eşim işten ayrılıp gelirim yok diyor yazımıza bakabilirsiniz.

İştirak Nafakasında Özel Durumlar

Çocuk için ödenen iştirak nafakasının uyarlanmasında yoksulluk nafakasından farklı kurallar uygulanır; dayanak TMK m.331’dir ve ölçüt çocuğun ihtiyaçları ile ana-babanın ödeme gücüdür (TMK m.330/1).

  • Çocuğun kendi geliri. Nafaka miktarı belirlenirken çocuğun gelirleri de göz önünde tutulur (TMK m.330/1). Çocuğun düzenli bir gelir elde etmeye başlaması azaltma sebebi olabilir.
  • Velayetin değişmesi. Velayet diğer ebeveyne geçerse nafaka yükümlülüğünün yönü de değişir; velayeti kaybeden ebeveyn bu kez katkı payı ödemekle yükümlü hâle gelebilir. Bu nedenle nafaka talebinin velayet değişikliği davasıyla birlikte ileri sürülmesi zaman kaybını önler.
  • Çocuğun ergin olması. Ana ve babanın bakım borcu kural olarak çocuğun erginliğiyle sona erer; eğitimi devam eden ergin çocuk için bakım yükümlülüğü eğitimi sona erinceye kadar sürer (TMK m.328). Bu talep, ergin çocuğun kendisi tarafından ileri sürülür.
  • Birden fazla çocuk. Her çocuk için ayrı nafaka belirlenir; çocuklardan birinin ergin olması diğerlerinin nafakasını kendiliğinden değiştirmez.

İştirak nafakasının kapsamı için iştirak nafakası neleri kapsar, ergin çocuğun nafakası için 18 yaşını dolduran çocuğa nafaka yazılarımıza bakabilirsiniz.

Anlaşmalı Boşanma Protokolüyle Belirlenen Nafakanın Uyarlanması

Anlaşmalı boşanmada nafaka, tarafların protokolü ve hâkimin onayıyla belirlenir (TMK m.166/3, m.184/5). Protokolle belirlenmiş olması, nafakayı değiştirilemez kılmaz: koşullar değiştiğinde yoksulluk nafakası TMK m.176/4, iştirak nafakası TMK m.331 uyarınca artırılabilir veya azaltılabilir.

Protokolde yıllık artış oranı yazılmışsa bu oran kendiliğinden uygulanır; ancak çocuğun ihtiyaçlarında veya tarafların malî durumunda olağanüstü bir değişiklik olduğunda ayrıca artırım davası açılabilir. Protokolde artış oranı yoksa, enflasyon kaynaklı artırım için de dava açmak gerekir. Protokol hükümlerinin değiştirilmesi için anlaşmalı boşanma protokolü sonradan değiştirilebilir mi yazımıza bakabilirsiniz.

Görevli Mahkeme ve Dilekçede Talep Formülasyonu — ÜFE/TÜFE Şartı

Nafaka artırım azaltım davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesi‘dir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür. Yetki bakımından boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177); kanun gerekçesine göre bu kural artırım ve azaltma davalarını da kapsar. Bu yetki kesin değildir ve davalının yerleşim yeri mahkemesinin genel yetkisini (HMK m.6) ortadan kaldırmaz; mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir (2. HD 14.12.2006, E.2006/9429, K.2006/17659). Yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir (HMK m.19).

Dilekçede en sık yapılan hata, sadece belirli bir tutar talep edip yıllık artış hükmünü unutmaktır. Kritik bir kural: ÜFE/TÜFE artışı otomatik değildir. Kararda “her yıl … oranında artırılacaktır” hükmü yoksa, alacaklının enflasyon karşısında erimesi kaçınılmaz olur ve yeni bir artırım davası gerekir. Bu nedenle talep sonucuna aşağıdaki gibi bir formül eklenmelidir:

  • “Hükmedilecek aylık nafakanın her yıl bir önceki yılın Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yİ-ÜFE (yurt içi üretici fiyat endeksi) yıllık artış oranı kadar kendiliğinden artırılmasına” karar verilmesi.
  • Alternatif olarak TÜFE de talep edilebilir; hâkim ileriye dönük artışa istem üzerine karar verir (TMK m.176/5, m.330/3) ve hangi endeksin uygulanacağı karardaki ifadeye bağlıdır.
  • Nafaka davaları değer ölçüsüne göre nispi harca tabidir; karar ve ilam harcının dörtte biri peşin alınır (Harçlar Kanunu m.28/a).

Anlaşmalı boşanmada protokole yıllık artış oranı yazılmışsa, alacaklı bu oran yeterli gelmediğinde ayrıca artırım davası açabilir; protokoldeki oran alt sınırı gösterir, mahkemeyi bağlamaz.

Davanın Açılması: Adım Adım Usul

  1. Görevli ve yetkili mahkeme. Dava aile mahkemesinde, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde açılır. Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177); bu yetki kesin olmadığından dava davalının yerleşim yerinde de açılabilir (HMK m.6) ve yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir (HMK m.19).
  2. Harç. Nafaka davaları değer ölçüsüne göre nispi harca tabidir ve karar ve ilam harcının dörtte biri peşin alınır (Harçlar Kanunu m.28/a). Ödeme gücü olmayanlar adli yardım talep edebilir.
  3. Talep sonucu. İstenen yeni tutar, artışın dava tarihinden itibaren uygulanması ve ileriye dönük yıllık artış (TMK m.176/5, m.330/3) ayrı bentler hâlinde yazılmalıdır.
  4. Deliller. Maaş bordrosu, SGK hizmet dökümü, banka kayıtları, okul ve sağlık giderlerine ilişkin belgeler, kira sözleşmesi; gerektiğinde tarafların sosyal ve ekonomik durumunun araştırılması istenir.
  5. Karar ve kanun yolu. Kesinlik sınırını aşan kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m.341); karar icra edilebilir hâle geldiğinde ilamlı takip yapılabilir.

Sosyal ve ekonomik durum araştırmasının nasıl yapıldığı için sosyal ve ekonomik durum araştırması yazımıza, dilekçe için nafaka artırım dilekçesi örneği ve nafaka azaltma dilekçesi örneği sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Yeni Nafaka Düzenlemesi ve Uyarlama Davaları

Anayasa Mahkemesi TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiş (04.06.2026, E.2025/156, K.2026/131), iptal 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir. Bu gelişme, TMK m.176’daki uyarlama yollarını ortadan kaldırmaz: değişen koşullara dayalı artırım, azaltım ve kaldırma davaları bugün de açılabilir.

16.10.2026 tarihli haberlere yansıyan 13. Yargı Paketi taslağında, yoksulluk nafakasına süre konulması, yürürlük tarihinde görülmekte olan davalara yeni kuralların uygulanması ve kesinleşmiş nafakalar için ayrı bir geçiş formülü öngörülmektedir; teklif bu tarih itibarıyla henüz TBMM’ye sunulmamıştır. Taslak kanunlaşırsa, o tarihte görülmekte olan uyarlama davalarının da yeni kurallardan etkilenmesi mümkündür. Ayrıntılar için yeni nafaka düzenlemesi mevcut kararları etkiler mi rehberimize bakabilirsiniz.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

İcra Takibi, İİK m.344 Tazyik Hapsi ve Haricen Tahsil

Artırım/azaltım kararı ilam niteliğindedir; ilamın verilmesiyle ilamlı icra takibine konulabilir. Ödenmeyen nafaka için başvurulacak yol icra takibidir. Nafaka alacakları imtiyazlı alacaklar arasındadır ve şikayet süresi bakımından özel kurallara tâbidir.

  • İlamlı icra: Nafaka kararı üzerinden icra emri gönderilir; yedi gün içinde ödeme yapılmalıdır.
  • İİK m.344 tazyik hapsi: Nafaka borcunu ödemeyen borçlu hakkında şikayet üzerine üç aya kadar tazyik hapsi verilir. Borç ödendiğinde hapis kararı kalkar. Ayrıntılar için zorlama hapsi ve mal beyanı yazımıza bakınız.
  • Şikayet süresi: İşleyecek nafakanın vadesinden itibaren üç ay içinde icra ceza mahkemesine şikayet edilmelidir.
  • Haricen tahsil bildirimi: Alacaklı, dosyayı işletirken borçludan doğrudan tahsilat yaptıysa bunu icra dairesine bildirmek zorundadır. Konunun teknik ayrıntıları için haricen tahsil ne demek yazısı incelenebilir.

Tazyik hapsi kararı borçlunun sabıka kaydına işlemez; ancak borcu ödemeye zorlamak için etkili bir mekanizmadır. Uygulamada birikmiş nafaka borcuna ilişkin şikayette bulunulması, borçluyu masaya oturtmak açısından önemli bir baskı unsuru oluşturur.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Harcama tarzı ve azaltma: Velayet sahibinin nafakayı nasıl harcadığının azaltma davasındaki yeri ve doğru yol için Çocuk Nafakası Çocuğa Harcanmıyor: Hesap Sorulabilir mi? yazımıza bakın.

Borçlu yeniden evlendiyse: Yeni evlilik ve yeni çocuğun TMK 176/4 ve 331 kapsamında nasıl değerlendirildiği ve dilekçe örnekleri için Yeniden Evlendim, Çocuğum Oldu: Nafaka Azaltılır mı? yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka artırım davası açabilmek için ne kadar süre beklemek gerekir?

Kanun belirli bir bekleme süresi öngörmez. Ancak Yargıtay uygulamasında son karardan veya son artırımdan itibaren yaklaşık bir yıl geçmesi ve bu sürede değişikliğin somut biçimde ortaya çıkması aranır. Ani ve olağanüstü ekonomik değişikliklerde bir yıldan önce de dava açılabilir.

Enflasyon oranında otomatik artış oluyor mu?

Hayır. Nafaka kararı “her yıl ÜFE oranında artırılacaktır” gibi bir hüküm içermiyorsa nafaka enflasyonla kendiliğinden artmaz. Enflasyon karşısında miktar erirse yeni bir artırım davası açılmalıdır. Bu nedenle ilk davada yıllık artış oranının da talep edilmesi önerilir.

İşimi kaybettim, nafakayı azaltabilir miyim?

Evet, işsizliğin geçici olmadığını ve mali durumun ciddi ölçüde bozulduğunu ispat ederseniz TMK m.176 uyarınca azaltım veya kaldırma davası açabilirsiniz. SGK çıkış kaydı, İŞKUR başvurusu, banka hareketleri ve sağlık raporları temel delillerdir. Sadece geçici gelir düşüşü yeterli görülmez.

Çocuğum 18 yaşını doldurdu, iştirak nafakası devam eder mi?

İştirak nafakası kural olarak 18 yaşta sona erer. Ancak çocuğun öğrenimi devam ediyorsa çocuk kendi adına TMK m.328/2 kapsamında yardım (eğitim) nafakası davası açabilir. Bu dava, öğrenimin makul süre içinde tamamlanması beklentisiyle örneğin üniversite bitene kadar devam edebilir; başvuran çocuk kendisidir, veli değil.

Nafakayı ödemeyen eski eşe karşı ne yapılabilir?

Öncelikle ilamlı icra takibi başlatılır. Ödeme olmazsa İİK m.344 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi için icra ceza mahkemesine şikayette bulunulur. Şikayet, vadesi gelen aya ilişkin üç ay içinde yapılmalıdır. Borç ödendiğinde tazyik hapsi kalkar; ödenmedikçe her ay için ayrı ayrı şikayet mümkündür.

Artırım davasında ÜFE oranından fazlasını isteyebilir miyim?

Evet, ancak ÜFE oranının üzerindeki kısım için ihtiyaçlarda veya yükümlünün gelirinde olağanüstü bir değişikliğin somut olarak ispatı gerekir. Olağanüstü değişiklik yoksa Yargıtay ÜFE oranında artırımı yeterli görür (YHGK 16.03.2016, E.2014/3-783, K.2016/309). Mahkeme her durumda yükümlünün ödeme gücünü ve hakkaniyeti gözetir.

Azaltma davası açtım; dava sürerken eski nafakayı ödemeye devam etmeli miyim?

Evet. Azaltma veya kaldırma kararı verilinceye kadar mevcut nafaka kararı geçerlidir. Ödemenin kendiliğinden durdurulması ilamlı icra takibine ve İİK m.344 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsine yol açabilir.

Nafaka artırım davası hangi mahkemede açılır?

Dava aile mahkemesinde, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde açılır. Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177); bu yetki kesin olmadığından dava davalının yerleşim yerinde de açılabilir (HMK m.6). Yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir (HMK m.19).

Nafaka artırım davasında harç alınır mı?

Evet. Nafaka davaları değer ölçüsüne göre nispi harca tabidir; karar ve ilam harcının dörtte biri peşin alınır (Harçlar Kanunu m.28/a). Yalnızca iştirak nafakasının artırılması veya azaltılmasına yönelik bağımsız davada ayrı harç alınır ve yargılama giderleri kabul-ret oranına göre belirlenir (YHGK E.2017/2-2444, K.2019/51). Ödeme gücü olmayanlar adli yardım isteyebilir.

Çocuğun okula başlaması artırım için yeterli bir sebep mi?

Çocuğun yaşının ilerlemesi ve eğitim giderlerinin artması, Yargıtay’ın artırımda dikkate aldığı ölçütler arasındadır (YHGK 17.04.2013, E.2012/1344, K.2013/517). Okul, servis, kırtasiye ve kurs giderleri belgelenerek talep edilmelidir; artış miktarı yükümlünün ödeme gücüne göre belirlenir.

Kararda yıllık artış yoksa her yıl dava açmam mı gerekir?

Kararda ileriye dönük artış hükmü bulunmuyorsa nafaka sabit kalır ve artış ancak yeni bir davayla istenebilir. Bu nedenle artırım davasında ayrıca gelecek yıllar için endeksli artış talep edilmelidir (TMK m.176/5, m.330/3); hâkim bu talebe istem üzerine karar verebilir.

Yeniden evlenip çocuk sahibi oldum; nafakayı azaltabilir miyim?

Yeni evlilikten doğan bakım yükümlülükleri, ödeme gücünü etkilediği ölçüde azaltma talebinde dikkate alınabilir; ancak bu tek başına mutlak bir azaltma sebebi değildir. Mahkeme, tarafların malî durumunu ve hakkaniyeti birlikte değerlendirir (TMK m.176/4, m.331).

Eski eşim çalışmaya başladı; yoksulluk nafakası kaldırılır mı?

Alacaklının düzenli ve yeterli gelir elde etmesiyle yoksulluğu ortadan kalkmışsa nafaka mahkeme kararıyla kaldırılabilir (TMK m.176/3). Gelir yoksulluğu tamamen gidermiyorsa mahkeme kaldırma yerine azaltmaya karar verebilir (TMK m.176/4). Kaldırma veya azaltma için dava açılması gerekir.

Emekli olunca nafaka kendiliğinden azalır mı?

Hayır. Emeklilik nafakayı kendiliğinden değiştirmez. Gelirin belirgin biçimde azaldığı belgelenerek azaltma davası açılmalıdır; karar verilinceye kadar mevcut nafaka ödenmeye devam eder.

Velayet değişirse nafaka ne olur?

Velayet diğer ebeveyne geçtiğinde çocuğun bakım giderlerine katılma yükümlülüğü de yeniden belirlenir. Velayeti alan ebeveyn, velayet değişikliği davasıyla birlikte veya ayrıca diğer ebeveyn aleyhine iştirak nafakası talep edebilir; önceki yükümlü ise mevcut nafakanın kaldırılmasını isteyebilir (TMK m.331).

Nafaka artırım ve azaltım davası, TMK m.176’nın öngördüğü uyarlama mekanizmasının kalbidir. Miktarın hakkaniyetle bağdaşmadığı her durumda hem alacaklı hem borçlu için hukuki koruma sağlar. Ancak davanın başarısı; değişikliğin önemli, kalıcı ve karar sonrası olduğunu ispatlayan somut delillere, ÜFE/TÜFE artış hükmü içeren doğru bir talep formülasyonuna ve icra aşamasında etkin bir takibe bağlıdır. Süreçte hak kaybı yaşamamak için aile hukuku alanında deneyimli bir avukata başvurmak yerinde olacaktır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk