Yürürlük durumu — 23 Ekim 2026: Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 24/2/2026 tarihli ve 2020/9807 başvuru numaralı kararı 22 Ekim 2026 tarihli ve 33408 sayılı Resmî Gazete’de (Yargı Bölümü) yayımlandı. Genel Kurul, bağlantılı iki suçtan birinde tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine (oyçokluğu), diğerinde ihlal olmadığına (oybirliği) karar verdi ve ihlal bulunan suç yönünden yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı ilk derece mahkemesine gönderdi. Bu bir bireysel başvuru kararıdır; yürürlük tarihi taşımaz ve Mahkemenin vurguladığı üzere davanın sonucu hakkında bir tutum anlamına gelmez.
Cinsel suçlarda çocuk mağdurların sanıkla yüz yüze getirilmeden, özel ortamda ve uzman aracılığıyla dinlenmesi hem kanunun hem de yargı içtihadının benimsediği bir korumadır. Ancak çocuk mağdurun anlatımı mahkûmiyetin belirleyici delili olduğunda, savunmanın bu anlatımı hiçbir aşamada sınayamaması adil yargılanma hakkını zedeleyebilir. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, bu iki menfaat arasındaki dengenin nasıl kurulacağını “kırılgan tanık” kavramı üzerinden ayrıntılı biçimde ele aldı.
Kararın en dikkat çekici yanı, aynı olaydan doğan iki bağlantılı suçta farklı sonuca ulaşılmasıdır: Yargıtay’ın bozması üzerine ifade kaydının duruşmada izletildiği suçta ihlal bulunmadı; istinaf aşamasında kesinleştiği için bu düzeltmeden yararlanamayan suçta ise ihlal tespit edildi. Aşağıda kararın künyesini, yargılamanın seyrini, Mahkemenin uyguladığı testi ve uygulamaya etkilerini resmî metne dayanarak özetliyoruz. Mahkeme başvurucunun gizlilik talebini kabul ettiğinden kimlik bilgilerine yer verilmemiş; mağdurların korunması amacıyla olay ayrıntılarına girilmemiştir.
Kararın Künyesi
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, B. No: 2020/9807
| Başlık | Bilgi |
|---|---|
| Karar veren | Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu (Birinci Bölümün sevki üzerine) |
| Başvuru numaraları | 2020/9807 (başvuru 5/3/2020) ve birleştirilen 2023/10094 (başvuru 30/1/2023) |
| Karar tarihi | 24/2/2026 |
| Yayım | 22 Ekim 2026 tarihli ve 33408 sayılı Resmî Gazete (Yargı Bölümü) |
| İncelenen hak | Anayasa m.36: adil yargılanma hakkı kapsamında tanık sorgulama hakkı |
| Sonuç | Çocukların cinsel istismarı suçu yönünden ihlal yok (oybirliği); kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ihlal (oyçokluğu, bir üye karşıoy) |
| Giderim | Yeniden yargılama için İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2019/346, K.2019/382) gönderme; 2020/9807 yönünden 446,90 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücreti, toplam 40.446,90 TL yargılama gideri |
| İlgili mevzuat | 5271 sayılı CMK m.236; 5237 sayılı TCK m.103, 109; 63 sayılı CBK m.2, 6, 7; Adli Görüşme Odaları Yönetmeliği; 6216 sayılı Kanun m.50 |
Yargılamanın Seyri: Aynı Olay, İki Ayrı Kesinleşme
Başvurucu, çocuk mağdurlara yönelik çocukların cinsel istismarı ve bununla bağlantılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ağır ceza mahkemesinde yargılandı. Mağdurların ifadeleri soruşturma evresinde Çocuk İzlem Merkezinde alınıp sesli ve görüntülü olarak kaydedildi; mahkeme, mağdurların yaşını ve psikolojik durumlarını gözeterek onları duruşmaya getirmedi. Kayıtlar duruşmada izlenmedi, yalnızca ifade tutanakları okundu. Mahkeme her iki suçtan mahkûmiyet kararı verdi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi 12/12/2019 tarihinde duruşma açmadan istinaf başvurularını esastan reddetti. Ret kararı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden kesin, cinsel istismar suçu yönünden ise temyiz yolu açık olarak verildi. CMK m.286/2-a’ya göre ilk derece mahkemelerince verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez; bu nedenle iki suçun yolu burada ayrıldı.
Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesi 24/5/2021’de cinsel istismar suçuna ilişkin kararı bozdu: Mağdurlar olayın tek tanığıydı; duruşmaya getirilerek dinlenmeleri, bu mümkün değilse ifade kayıtlarının duruşmada taraflarla birlikte izlenmesi gerekiyordu. Bozma sonrası yargılamada mahkeme, mağdurların babasının talebi ve mağdurların durumu üzerine yeniden dinlemeden vazgeçti, ancak kayıtları başvurucu ve müdafiine duruşmada izletti ve gözlemlerini tutanağa geçirdi. Mahkûmiyet yeniden kuruldu ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2/11/2022 tarihli onamasıyla kesinleşti. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundaki mahkûmiyet ise istinafta kesinleştiğinden bu düzeltmeden hiç yararlanamadı.
Anayasa Mahkemesi Ne Dedi? Üç Aşamalı Test
Mahkeme, duruşma dışında alınan tanık beyanlarının mahkûmiyette delil olarak kullanılmasını yerleşik içtihadındaki üç aşamalı testle inceledi: (i) tanığın duruşmada hazır edilmemesinin geçerli bir nedeni var mı, (ii) sorgulanamayan tanığın ifadesi mahkûmiyetin tek veya belirleyici delili mi, (iii) öyleyse savunmanın karşılaştığı zorluklar yeterli karşı dengeleyici güvencelerle telafi edilmiş mi? Mahkeme ayrıca mağdurun da tanık kavramına girdiğini ve sanıkla yüz yüze gelmesi örselenmeye yol açabilecek kişileri kapsayan “kırılgan tanık” kavramının çocuklarla sınırlı olmadığını vurguladı.
Testin iki suç bakımından uygulanması
| Aşama | Çocukların cinsel istismarı | Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma |
|---|---|---|
| Geçerli neden | Var: mağdurların psikolojik durumu gözetilerek sanıkla yüz yüze getirilmemesi geçerli bir nedene dayanıyor | Var (aynı değerlendirme) |
| Belirleyici delil | Evet: mahkûmiyet büyük ölçüde mağdurların Çocuk İzlem Merkezindeki beyanlarına dayanıyor | Evet (aynı değerlendirme) |
| Karşı dengeleyici güvenceler | Video kaydı duruşmada izletildi; olayı ilk duyan baba duruşmada dinlendi; adli görüşmeci raporu dosyada; tutanaklar tebliğ edildi, savunma çelişkileri somutlaştırmadı | Video kaydı hiçbir aşamada izletilmedi; ilk derece ve istinaf mahkemesinin mağdurları adli görüşme odasında neden dinlemediğine dair bir değerlendirme yok |
| Sonuç | İhlal yok (oybirliği) | İhlal (oyçokluğu) |
Mahkeme, ilk kararın verildiği tarihte 24/2/2017’de yürürlüğe giren Adli Görüşme Odaları Yönetmeliği kapsamında mağdurların adli görüşme odası aracılığıyla dinlenmesinin teknik olarak mümkün olduğunu; istinaf incelemesi sürerken 7188 sayılı Kanun’la CMK m.236’ya yeni fıkraların da eklendiğini belirtti. Buna göre bölge adliye mahkemesi duruşma açarak mağdurları adli görüşme odası aracılığıyla dinleyebilecekken incelemeyi dosya üzerinden tamamlamış ve bu konuda bir değerlendirme de yapmamıştı. Mahkemeye göre güvenilirliği test edilmemiş kırılgan tanık ifadelerinin belirleyici ölçüde esas alındığı ve telafi edici güvencelerin sağlanmadığı bu durumda yargılama bir bütün olarak hakkaniyete aykırı hâle geldi.
Hukuki Çerçeve: CMK m.236 ve Adli Görüşme Odaları
CMK m.236/2’ye göre suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından zorunluluk bulunan hâller saklı kalmak üzere, soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir; dinlenme sırasında uzman bulundurulur (m.236/3). 7188 sayılı Kanun’la eklenen fıkralara göre savcı veya hâkimin sakıncalı gördüğü durumlarda çocuk veya mağdurların ifadeleri özel ortamda uzmanlar aracılığıyla alınır (m.236/4); TCK m.103/2 kapsamındaki suçların mağduru çocukların soruşturma evresindeki beyanları bunlara hizmet veren merkezlerde alınır ve kayda geçirilir, kovuşturma evresinde ise ancak zorunluluk hâlinde mahkeme veya naip hâkim tarafından yine bu merkezlerde uzmanlar aracılığıyla işlem yapılır (m.236/5). Kayıtlar kimseye verilmez (m.236/7); yazılı tutanağa dönüştürülür, tutanak sanık ve müdafiine verilir ve kayıtlar gizlilik korunarak yargı makamlarının gözetiminde izletilebilir (m.236/8).
Mahkeme, Çocuk İzlem Merkezlerinde savunmanın hazır bulunma ve uzman aracılığıyla da olsa soru sorma imkânı bulunmadığını not ederek, ifadenin videoya kaydedilip duruşmada izletilmesinin yeterli güvence olup olmadığının her olayın özel koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ceza muhakemesindeki diğer güncel bireysel başvuru kararları için katalog dışı suçta tutuklama haberimize ve aynı Resmî Gazete’de yayımlanan hücre cezası kararı haberimize bakabilirsiniz.
Kimleri Etkiliyor?
Karar öncelikle, mahkûmiyetin duruşmada dinlenmeyen mağdur veya tanık beyanlarına belirleyici ölçüde dayandığı ceza dosyalarında sanıkları ve müdafileri ilgilendirir. Özellikle bağlantılı suçlardan birinin CMK m.286/2 nedeniyle istinafta kesinleştiği, diğerinin ise Yargıtay’a gittiği dosyalarda, Yargıtay’ın bir suç için tespit ettiği usul eksikliğinin kesinleşen suçta giderilmemesi riski artık açıkça tespit edilmiş durumdadır.
Karar mağdurlar bakımından da önemlidir: Mahkeme çocuk mağdurların duruşmaya getirilmemesini geçerli bir neden saydı; yani çözüm, çocuğu sanıkla yüzleştirmek değil, adli görüşme odası gibi koruyucu araçları kullanmak ve kayıtların savunmaya duruşmada izletilmesi gibi güvenceleri sağlamaktır. İlk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri için mesaj, kırılgan tanığı neden yeniden dinlemediklerini veya kaydı neden izletmediklerini kararda tartışmalarıdır. Ceza davalarına ilişkin genel bilgiler ceza davaları sayfamızda, istinaf ve temyiz sınırları CMK m.272, 286 ve 289 rehberimizde yer alır.
Yürürlük ve Etkisi
Bireysel başvuru kararları norm denetimi kararları gibi yürürlüğe girmez; ihlal tespiti başvuruya konu dosya için sonuç doğurur. 6216 sayılı Kanun m.50 uyarınca dosya gönderilen mahkeme yeniden yargılama işlemlerini başlatıp ihlalin nedenlerini gidererek yeni bir karar verecektir. Mahkeme, ihlal kararının davanın kabulü, reddi, beraat veya mahkûmiyet yönünde bir tutum anlamına gelmediğini, delilleri değerlendirme yetkisinin yargılamayı yapacak mahkemeye ait olduğunu ve tanık sorgulama hakkının duruşmadaki beyana üstünlük tanınmasını güvence altına almadığını özellikle belirtti. Cinsel istismar suçundaki mahkûmiyet yönünden ihlal bulunmadığından o hüküm etkilenmez.
Mahkûmiyet dinlenmeyen tanığa mı dayanıyor?
Bireysel başvuru süresi kanun yollarının tüketilmesinden itibaren otuz gündür. Dosyanızda tanığın neden dinlenmediğini, beyanın belirleyici olup olmadığını ve hangi güvencelerin sağlandığını birlikte değerlendirelim.
📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsAppNe Yapmalı? Süreler ve Yol Haritası
Benzer dosyalarda dikkat edilecek noktalar
| Aşama | Yapılabilecek | Dayanak |
|---|---|---|
| İlk derece yargılaması | Kırılgan tanığın adli görüşme odası aracılığıyla dinlenmesini ve kaydın duruşmada izletilmesini talep etmek; tutanaklardaki eksik veya çelişkili noktaları somut olarak göstermek | CMK m.236/4, 5, 8 |
| İstinaf | Duruşma açılmasını ve tanığın uygun ortamda dinlenmesini istemek; hükmün temyize açık olup olmadığını kontrol etmek | CMK m.286/2 |
| Bireysel başvuru | Kanun yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine başvuru | 6216 sayılı Kanun m.47/5 |
| İhlal kararı sonrası | Kararın gönderildiği mahkemede yeniden yargılama | 6216 sayılı Kanun m.50 |
Bu karar, tanık beyanına itirazın soyut kalmaması gerektiğini de hatırlatıyor: Mahkeme, cinsel istismar suçu yönünden savunmanın beyanlarda hangi çelişkilerin bulunduğunu ve bunların neden yeniden dinlemeyi gerektirdiğini açıklamadığını ihlal bulunmamasının gerekçelerinden biri olarak gösterdi. Bireysel başvurunun genel işleyişi ve aynı gün yayımlanan diğer kararlar için polis okulu kararı haberimize, günün tüm gelişmeleri için Hukuk Gündemi Son Durum sayfamıza bakabilirsiniz. Sorularınız için 0554 648 37 15 numarasından bize ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Anayasa Mahkemesi 2020/9807 sayılı kararda ne karar verdi?
Genel Kurul, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı yönünden tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine oyçokluğuyla, çocukların cinsel istismarı suçu yönünden ihlal bulunmadığına oybirliğiyle karar verdi ve yeniden yargılama için dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi.
Çocuk mağdurların duruşmaya getirilmemesi hak ihlali mi?
Hayır. Mahkeme, mağdurların psikolojik durumu gözetilerek sanıkla yüz yüze getirilmemesini geçerli bir neden saydı. İhlal, belirleyici delil olan beyanların savunma tarafından hiçbir şekilde sınanamaması ve telafi edici güvencelerin sağlanmamasından kaynaklandı.
Aynı olayda neden bir suçta ihlal var, diğerinde yok?
Cinsel istismar suçunda Yargıtay’ın bozması üzerine ifade kayıtları duruşmada savunmaya izletildi ve başka doğrulayıcı unsurlar da vardı. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu istinafta kesinleştiği için bu düzeltme o suça yansımadı.
Karşı dengeleyici güvence ne demektir?
Sorgulanamayan tanığın beyanına dayanan mahkûmiyette savunmanın dezavantajını telafi eden önlemlerdir; örneğin ifade kaydının duruşmada izletilmesi, beyanı doğrulayan başka deliller ve savunmaya soru sorma imkânı tanınması.
Bu karar başvurucunun beraat edeceği anlamına mı geliyor?
Hayır. Mahkeme, ihlal kararının beraat veya mahkûmiyet yönünde bir tutum anlamına gelmediğini, delilleri değerlendirme yetkisinin yeniden yargılamayı yapacak mahkemeye ait olduğunu açıkça belirtti.
Bireysel başvuru süresi ne kadar?
6216 sayılı Kanun m.47/5’e göre başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır.
Kaynaklar: 22/10/2026 tarihli ve 33408 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 24/2/2026 tarihli, B. No: 2020/9807 kararı; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.236, 286; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.103, 109; 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi m.2, 6, 7; 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m.47, 50; Anayasa m.36.
