Hukuk Haberi

AYM: İnfazdan Sonra İptal Edilen Hücre Cezasında Tazminat Yolu Yok — Etkili Başvuru Hakkı İhlali, Yapısal Sorun TBMM’ye Bildirildi (B. No: 2021/40650)

22 Ekim 2026
AYM: İnfazdan Sonra İptal Edilen Hücre Cezasında Tazminat Yolu Yok — Etkili Başvuru Hakkı İhlali, Yapısal Sorun TBMM’ye Bildirildi (B. No: 2021/40650)

Yürürlük durumu — 22 Ekim 2026: Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 2/4/2026 tarihli ve 2021/40650 başvuru numaralı kararı 22 Ekim 2026 tarihli ve 33408 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Genel Kurul, infaz edildikten yıllar sonra iptal edilen hücreye koyma disiplin cezası nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi için etkili bir hukuk yolu bulunmadığını tespit ederek etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi, yapısal sorunu TBMM’ye bildirdi ve başvurucuya net 40.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Bu bir bireysel başvuru kararıdır; kendiliğinden yeni bir dava yolu açmaz, yasal düzenleme yapılmasını gerektirir.

Ceza infaz kurumunda verilen bir disiplin cezası, özellikle hücreye koyma cezası, hükümlü için yalnızca birkaç günlük tecritle sınırlı kalmaz: iyi hâlin kazanılmasını geciktirir, açık kuruma ayrılma, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme hesabını etkiler. Peki bu ceza infaz edildikten sonra hukuka aykırı olduğu anlaşılıp iptal edilirse, hükümlünün yaşadığı kayıp nasıl giderilecek? Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu bu soruya bugün açık bir cevap verdi: Mevcut mevzuatta ve yargı pratiğinde bu zararı karşılayacak etkili bir yol yoktur.

Mahkeme ihlalin kaynağını yasal boşlukta gördüğü için konuyu yasama organına bildirdi. Aşağıda kararın künyesini, olayın seyrini, Mahkemenin her bir hukuk yolunu nasıl değerlendirdiğini ve benzer durumdakilerin neye dikkat etmesi gerektiğini resmî metne dayanarak özetliyoruz. Başvurucunun kimliğine yer verilmemiştir.

Kararın Künyesi

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, B. No: 2021/40650

BaşlıkBilgi
Karar verenAnayasa Mahkemesi Genel Kurulu (İkinci Bölümün sevki üzerine)
Başvuru numarası2021/40650 (başvuru tarihi 20/8/2021)
Karar tarihi2/4/2026, oybirliği
Yayım22 Ekim 2026 tarihli ve 33408 sayılı Resmî Gazete (Yargı Bölümü)
İncelenen hakAnayasa m.26 (ifade özgürlüğü) ile bağlantılı olarak m.40 (etkili başvuru hakkı)
Sonuçİhlal; yapısal sorunun TBMM’ye bildirilmesi; net 40.000 TL manevi tazminat; adli yardım talebinin kabulü
İlgili mevzuat5275 sayılı Kanun m.37, 44, 48, 52; 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.4, 6; CMK m.141-142; İYUK m.2, 13

Olay: 12 Gün Hücre, 13 Yıl Sonra Gelen İptal

Başvurucu, hükümlü olarak bulunduğu Tekirdağ’daki yüksek güvenlikli bir ceza infaz kurumunda Adalet Bakanlığına hitaben bir dilekçe yazdı. Dilekçedeki ifadeler nedeniyle kurum, 18/12/2007’de disiplin soruşturması başlattı; Disiplin Kurulu 31/12/2007’de, “eğitim ve propaganda faaliyeti” gerekçesiyle 5275 sayılı Kanun’un 44. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca 12 gün hücreye koyma cezası verdi. Başvurucunun şikâyeti İnfaz Hâkimliğince reddedildi, ceza onaylandı ve 21/7/2008–2/8/2008 tarihleri arasında infaz edildi.

Yıllar sonra aynı dilekçe nedeniyle aynı dosyadan ceza alan başka bir hükümlünün girişimiyle kanun yararına bozma yoluna gidildi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 5/3/2021’de İnfaz Hâkimliğinin ret kararını bozdu. Bunun üzerine İnfaz Hâkimliği 2/7/2021’de başvurucu hakkındaki disiplin cezasını iptal etti. Başvurucu, cezanın kaldırılmasına rağmen uğradığı hak kayıplarının giderilmediğini ileri sürerek itiraz etti; Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi 2/8/2021’de itirazı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle kesin olarak reddetti ve tazminat talebi hakkında hiçbir değerlendirme yapmadı.

Olayın kronolojisi

TarihGelişme
31/12/2007Disiplin Kurulu: 12 gün hücreye koyma (5275 m.44/3)
21/2/2008 – 21/3/2008İnfaz Hâkimliği şikâyeti reddeder; ceza onaylanır
21/7/2008 – 2/8/2008Hücre cezası infaz edilir
5/3/2021Yargıtay 1. Ceza Dairesi, kanun yararına bozma talebini kabul eder
2/7/2021İnfaz Hâkimliği disiplin cezasını iptal eder
2/8/2021Ağır Ceza Mahkemesi, zararın giderilmesine yönelik itirazı kesin olarak reddeder
2/4/2026AYM Genel Kurulu: etkili başvuru hakkı ihlal edildi

Ne Değişti? Üç Hukuk Yolu ve Anayasa Mahkemesinin Değerlendirmesi

Mahkeme şikâyetin özünü, hukuka aykırılığı yargı makamlarınca tespit edilen bir cezanın infazından doğan zararın karşılıksız kalması olarak nitelendirdi ve akla gelebilecek her yolu tek tek ele aldı:

Hukuka aykırı disiplin cezasının zararı için başvurulabilecek yollar — AYM’nin tespiti

YolDayanakAYM’nin değerlendirmesi
İnfaz hâkimliği / ağır ceza itirazı4675 s. Kanun m.4, m.6Yalnızca ret, işlemin iptali, faaliyetin durdurulması veya ertelenmesi kararı verilebilir; manevi tazminata hükmetme yetkisi açık değil. Cezayı iptal etmek tek başına zararı gidermez (§§ 61-63).
Koruma tedbiri tazminatıCMK m.141-142Suç soruşturması ve kovuşturması sırasındaki koruma tedbirlerine ilişkin, sınırlı sayıda hâl öngörür; infaz aşamasındaki disiplin cezası bu kapsamda değil (§§ 65-68).
İdari yargıda tam yargı davasıİYUK m.2, m.13Teorik olarak idari eylemlerden doğan zararlar için açık; ancak hücre cezasının infazının yargısal nitelikte sayıldığı görüşler “isabetsiz” değil ve bu konuda açılmış bir idari davaya rastlanmadı (§§ 69-72).
Yargı pratiğiYargıtay, Danıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarıHangi yargı merciinin görevli olduğu konusunda açık, kesin ve belirgin bir uygulama birliği yok (§§ 73-75).

Kararda aktarılan içtihat, sorunun boyutunu gösteriyor: Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2014’te infaz kurumunda verilen disiplin cezasının CMK m.141 kapsamında olmadığına hükmetmiş; Uyuşmazlık Mahkemesi 29/11/2021 tarihli kararında bu tür tazminat davalarına adli yargıda bakılacağını, fakat adli yargı içinde hangi merciin görevli olduğunu belirleme yetkisinin kendisinde bulunmadığını söylemiş; Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022’de benzer bir davanın idari yargının görev alanında kaldığını belirtmiş; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ise 2019’da infaz işlemlerinden doğan tazminat davalarında kıyas yoluyla ağır ceza mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Mahkeme ayrıca daha önce (B. No: 2018/26363, 22/11/2023) ağır ceza mahkemesinde açılan böyle bir davanın CMK m.141’in sınırlı sayma niteliği nedeniyle esasa girilmeden reddini yeterli gerekçe olarak gördüğünü hatırlattı.

Anayasa Mahkemesi Ne Dedi?

Mahkemeye göre hücreye koyma, 5275 sayılı Kanun’daki disiplin cezalarının en ağırıdır: hükümlü bir günden yirmi güne kadar, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere tek başına tutulur ve her türlü temastan yoksun bırakılır. Bu durum maddi ve manevi zarara yol açabilir. Ayrıca disiplin cezaları infaz rejimini doğrudan etkiler; hükümlü disiplin cezaları infaz edilmedikçe açık kuruma ayrılma, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme imkânlarından yararlanamaz, cezanın kaldırılmasından sonra iyi hâlin kazanılması için de süre şartı bulunur. Bu nedenle bir disiplin cezasının sonradan iptal edilmesi, geçmişte uğranılan mağduriyeti gidermeye tek başına yetmez (§ 56).

Genel Kurul, infaz edildikten sonra hukuka aykırı bulunarak kaldırılan hücreye koyma gibi disiplin cezaları nedeniyle mahpusların uğradığı maddi ve manevi zararın giderilmesine yönelik, makul başarı şansı sunan etkili bir hukuk yolunun ne mevzuatta açıkça belirtildiğini ne de yargı pratiğiyle belirlenebildiğini tespit etti ve bu alanda yasal düzenleme yapılmasına ihtiyaç olduğunu vurguladı (§ 76). İhlalin kaynağı, önce 4675 sayılı Kanun’un 6. maddesinde, sonra diğer kanuni düzenlemelerde mağduriyeti giderecek bir karar verilmesini düzenleyen açık bir hükmün bulunmamasıdır (§ 83).

Kararın üç sonucu:

1) Etkili başvuru hakkı (Anayasa m.40), ifade özgürlüğüyle (m.26) bağlantılı olarak ihlal edildi.

2) Yapısal sorunun çözümü için karar TBMM’ye bildirildi; Mahkeme, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dört aylık sürenin sonunda yapısal sorunun çözümüne bağlı olarak konuyu yeniden değerlendirmenin uygun olacağını belirtti (§ 85).

3) Başvurucuya net 40.000 TL manevi tazminat ödenecek; ödeme, kararın tebliğinden sonra Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılacak, gecikmede yasal faiz işleyecek.

Hukuki Çerçeve

Anayasa’nın 40. maddesi, hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkese yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkı tanır ve resmî görevlilerin haksız işlemleri sonucu uğranılan zararın kanuna göre Devletçe tazmin edileceğini öngörür. Bir yolun kâğıt üzerinde bulunması yetmez; uygulamada da başarı şansı sunması gerekir (§§ 49-50).

Disiplin cezalarının usulü 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da, bunlara karşı şikâyet ve itiraz ise m.52 yollamasıyla 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nda düzenlenir. Hücreye koyma cezasının infazı infaz hâkiminin onayıyla başlar (m.48/3). Disiplin cezalarının türleri, kaldırılma süreleri ve itiraz usulü için ceza infaz kurumunda disiplin cezaları ve itiraz rehberimize, iyi hâl değerlendirmesinin koşullu salıverilmeye etkisi için iyi hâl ve ödül sistemi yazımıza bakabilirsiniz. İnfaz sürecinin genel çerçevesi İnfaz Hukuku Rehberi 2026’da yer alır.

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat (CMK m.141) ise soruşturma ve kovuşturma evresindeki yakalama, gözaltı, tutuklama, arama ve elkoyma gibi tedbirlere ilişkindir; istem, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılır (m.142/1). Bu yolun koşulları ve süre hesabı için koruma tedbirleri tazminatı süre hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Anayasa Mahkemesinin kararı, bu yolun infaz aşamasındaki disiplin cezalarını kapsamadığını teyit ediyor.

Kimleri Etkiliyor?

  • Disiplin cezası infaz edildikten sonra iptal edilen veya kaldırılan hükümlü ve tutuklular: Hücre cezası, odaya kapatma, iletişim veya etkinlik kısıtlamaları sonradan hukuka aykırı bulunduysa, zararın giderimi için bugün açık bir yasal yol bulunmuyor.
  • Tutuklular: Mahkeme, ceza infaz kurumunda tutuklu iken verilen disiplin cezaları bakımından da farklı yorumu mümkün kılan bir mevzuat bulunmadığını belirtti (§ 67).
  • İnfaz hukukuyla ilgilenen avukatlar: Görev ve yol belirsizliği nedeniyle dava stratejisi, süreler ve bireysel başvuru takvimi birlikte planlanmalı.

Anayasa Mahkemesinin aynı Resmî Gazete’de yayımlanan bir diğer Genel Kurul kararı için polis meslek yüksekokulundan ilişik kesmede eğitim hakkı ihlali haberimize, kişi hürriyeti alanındaki son ihlal kararı için katalog dışı suçta tutuklama haberimize bakabilirsiniz.

Yürürlük ve Etkisi

Bireysel başvuru kararları bir kanun hükmünü iptal etmez ve yürürlük tarihi taşımaz. Bu karar da 4675 sayılı Kanun’da veya CMK’da kendiliğinden bir değişiklik yapmaz; infaz hâkimliklerine tazminat yetkisi vermez. Kararın asıl etkisi iki yönlüdür: Birincisi, yasama organına yapısal sorunun çözümü için çağrı niteliğindedir. İkincisi, Mahkeme dört aylık süre sonunda konuyu yapısal sorunun çözümüne bağlı olarak yeniden değerlendireceğini belirtti. Şu an için bu yönde kabul edilmiş bir kanun bulunmamaktadır.

Ne Yapmalı? Süreler ve Yol Haritası

  1. Disiplin cezasının iptalini sağlayın: Zarar talebinin ön koşulu, cezanın hukuka aykırılığının yargısal olarak tespit edilmesidir. İnfaz hâkimliğine şikâyet ve ağır ceza mahkemesine itiraz sürelerini kaçırmayın.
  2. Zararı somutlaştırın: İyi hâlden yoksun kalınan süre, açık kuruma ayrılma veya denetimli serbestlikteki gecikme, kısıtlanan görüş ve iletişim hakları gibi sonuçları kurum kayıtlarıyla belgeleyin.
  3. Talebi mutlaka bir yargı merciine götürün: Başvurucu bu kararda talebini infaz hâkimliği ve itiraz merciine sunmuş, mercilerin tazminat konusunda değerlendirme yapmaması ihlalin dayanağı olmuştur. Talebin yazılı ve açık olması önemlidir.
  4. Paralel yolları değerlendirin: Görev belirsizliği nedeniyle idari yargı yolu (İYUK m.13: eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde beş yıl içinde idareye başvuru; ret veya altmış gün cevapsızlık sonrasında dava süresi) ile ağır ceza mahkemesi yolunun riskleri birlikte tartılmalıdır. AYM bu yolların etkili olmadığını tespit ettiği için tek başına bunlara güvenmek yeterli olmayabilir.
  5. Bireysel başvuru süresini izleyin: 6216 sayılı Kanun m.47/5’e göre bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır. Bu kararda da başvuru, nihai kararın öğrenilmesinden (13/8/2021) sonraki bir hafta içinde yapılmıştır.
  6. Yasal gelişmeleri takip edin: TBMM’ye bildirim sonrası yapılacak bir düzenleme yeni süreler getirebilir. Gelişmeleri Hukuk Gündemi Son Durum sayfamızda ve infaz hukuku başvuruları sayfamızda güncelliyoruz.
Not: Anayasa Mahkemesi bu kararda tazminatı, ihlal tespitiyle giderilemeyecek manevi zarar karşılığı olarak takdir etmiştir; tutar her dosyanın koşullarına göre değişir. Bireysel başvuru kararları yalnızca somut olay hakkında hüküm kurar; benzer durumdaki her hükümlü için otomatik bir ödeme hakkı doğurmaz. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Disiplin cezası iptal edildi ama zararınız karşılanmadı mı?

İnfaz hâkimliği, ağır ceza itirazı, idari yargı ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru sürelerini birlikte planlamak gerekir; bireysel başvuru süresi otuz gündür. Dosyanızdaki kararları ve kurum kayıtlarını birlikte inceleyelim.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Sıkça Sorulan Sorular

Anayasa Mahkemesi bu kararda ne tespit etti?

İnfaz edildikten sonra hukuka aykırı bulunarak iptal edilen hücreye koyma disiplin cezası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesi için mevzuatta ve yargı pratiğinde etkili bir hukuk yolu bulunmadığını; bu nedenle Anayasa m.26 ile bağlantılı olarak m.40’taki etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini tespit etti.

İnfaz hâkimliği tazminata hükmedebilir mi?

Anayasa Mahkemesine göre 4675 sayılı Kanun m.6, infaz hâkimine yalnızca şikâyetin reddi, işlemin iptali ya da faaliyetin durdurulması veya ertelenmesi kararı verme yetkisi tanır; manevi tazminata hükmetme yetkisi mevzuattan açıkça anlaşılmamaktadır ve uygulamada da böyle kararlar verilmemektedir.

CMK 141 kapsamında tazminat davası açılabilir mi?

Mahkeme, CMK m.141’deki tazminat hâllerinin soruşturma ve kovuşturma sırasındaki koruma tedbirlerine ilişkin olduğunu ve sınırlı sayıldığını, infaz aşamasında verilen disiplin cezalarını kapsamadığını belirtti; bu yolu etkili bir yol olarak görmedi.

İdare mahkemesinde tam yargı davası açmak mümkün mü?

İYUK m.2 teorik olarak buna imkân verir. Ancak AYM, hücre cezasının infazının yargısal işlem sayıldığı görüşlerin isabetsiz olmadığını ve bu tür bir idari davaya rastlanmadığını belirterek bu yolu yeterli görmedi.

Bu karar benzer durumdaki herkese tazminat hakkı verir mi?

Hayır. Bireysel başvuru kararı yalnızca somut olay için hüküm kurar ve yeni bir dava yolu açmaz. Mahkeme yapısal sorunun çözümü için kararı TBMM’ye bildirdi ve yayımdan itibaren dört aylık sürenin sonunda konuyu yeniden değerlendirmenin uygun olacağını belirtti.

Disiplin cezam iptal edildi; şimdi ne yapmalıyım?

Zararınızı kurum kayıtlarıyla belgeleyin, talebinizi yazılı olarak bir yargı merciine sunun, idari yargı ve ceza yargısı yollarının sürelerini birlikte değerlendirin ve son karardan itibaren 30 günlük bireysel başvuru süresini kaçırmayın. Somut dosya için 0554 648 37 15 numarasından bize ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar: 22/10/2026 tarihli ve 33408 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 2/4/2026 tarihli, B. No: 2021/40650 kararı; Anayasa m.26, 40; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.37, 44, 48, 52; 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.4, 6; 5271 sayılı CMK m.141-142; 2577 sayılı İYUK m.2, 13; 6216 sayılı Kanun m.47.

← Hukuk Gündemi’ne dön