Mevzuat güncellemesi: TMK m.166/4’teki bekleme süresi, Anayasa Mahkemesi iptalinin ardından 14.11.2024 tarihli 7532 sayılı Kanun ile üç yıldan bir yıla indirilmiştir. Bu sayfa güncel düzenlemeye göre revize edilmiştir; internetteki birçok kaynak hâlâ eski üç yıllık süreyi vermektedir.
Anlaşmalı boşanma protokolü, eşlerin boşanmanın tüm sonuçları (velayet ve kişisel ilişki, nafaka, tazminat, mal paylaşımı, yargılama gideri) üzerinde anlaştıklarını gösteren ve Türk Medeni Kanunu madde 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmanın olmazsa olmaz şartı olan yazılı belgedir. Protokol mahkemeye sunulur ve hâkimin onayına bağlıdır. Bu rehberde protokolde nelerin yer alması gerektiğini açıklıyoruz.
Anlaşmalı boşanma protokolünüzü mü hazırlıyorsunuz?
Protokolünüzü eksiksiz ve hak kaybı olmadan birlikte düzenleyelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim
Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla, TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu süre boyunca TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı (2026): ne değişti ve 9 aylık geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.
Anlaşmalı boşanma protokolü nedir?
Protokol, eşlerin boşanma ve boşanmanın sonuçları üzerinde tam bir uzlaşmaya vardığını gösteren yazılı bir belgedir. Türk Medeni Kanunu madde 166/3’e göre anlaşmalı boşanmanın zorunlu unsurudur; protokol olmadan anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Mahkemeye sunulan protokolü hâkim, tarafların ve çocukların menfaati bakımından inceler; uygun bulursa onaylar, gerekli görürse değişiklik ister. Onaylanan protokol, boşanma kararının ayrılmaz bir parçası hâline gelir.
Protokolde bulunması gereken hususlar
İyi hazırlanmış bir protokol, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkları önler. Protokolde şu konular açıkça düzenlenmelidir:
- Boşanma iradesi: Tarafların boşanma konusunda anlaştığının açık beyanı.
- Velayet ve kişisel ilişki: Çocuğun velayetinin kime verileceği ve diğer ebeveynle görüşme takvimi.
- Nafaka: Yoksulluk nafakası ve çocuk için iştirak nafakası (miktar ve ödeme biçimi).
- Maddi ve manevi tazminat: Talep edilip edilmeyeceği, edilecekse tutarı.
- Mal paylaşımı: Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin düzenleme.
- Yargılama gideri ve vekâlet ücreti: Bu giderlerin kime ait olacağı.
Velayet, kişisel ilişki ve nafaka
Protokolde müşterek çocuğun velayetinin hangi ebeveyne verileceği belirtilir; velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişki, görüşme günleri, tatiller ve bayramları kapsayan somut bir takvimle düzenlenir. Ayrıca çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine katkı olarak iştirak nafakası kararlaştırılır. Önemli bir nokta: yoksulluk nafakasından feragat geçerliyken, çocuğun hakkı olan iştirak nafakasından çocuk adına kesin feragat mümkün değildir; şartlar değişirse iştirak nafakası veya artırımı sonradan istenebilir.
Tazminat ve mal paylaşımı
Protokolde maddi ve manevi tazminatın talep edilip edilmeyeceği, edilecekse tutarı açıkça yazılmalıdır. Mal paylaşımı (mal rejiminin tasfiyesi) bakımından, protokolde düzenleme yapılmışsa ayrıca dava açmaya gerek kalmaz; düzenleme yapılmamışsa taraflar sonradan ayrı (ve nispi harca tabi) bir mal paylaşımı davası açmak zorunda kalabilir. Bu nedenle malvarlığı bulunan eşlerin, mal paylaşımını protokolde net biçimde düzenlemesi yararlıdır.
Hâkim onayı ve sonradan değişiklik
Hâkim, protokolü tarafların ve özellikle çocukların menfaatine aykırı bulursa olduğu gibi onaylamaz; eksik veya dengesiz gördüğü düzenlemelerin düzeltilmesini ister. Taraflar değişikliği kabul ederse boşanmaya karar verilir; aksi hâlde dava çekişmeli boşanmaya dönüşebilir. Karar kesinleştikten sonra protokoldeki tazminat ve mal paylaşımı düzenlemeleri bağlayıcı olur ve kural olarak değiştirilemez; buna karşılık nafaka ve velayet, koşulların önemli ölçüde değişmesi hâlinde açılacak yeni bir dava ile değiştirilebilir. Protokolün doğru ve eksiksiz hazırlanması için bir aile hukuku avukatından destek almak önemlidir.
📘 İlgili Rehberler
Anlaşmalı Boşanmanın Hukuki Temeli: TMK m.166/3
Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin 1. fıkrası, evlilik birliğinin ortak yaşamı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmış olması hâlinde eşlerden birinin boşanma davası açabileceğini düzenler. Aynı maddenin 3. fıkrası ise evlilik birliğinin sarsılmasının varsayıldığı özel bir görünüm oluşturur: en az bir yıldır evli olan eşler birlikte başvurmuş veya bir eşin açtığı davayı diğeri kabul etmişse, hakim tarafları bizzat dinleyip iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirdiğinde ve düzenlemeyi taraflar ile çocukların menfaatine uygun bulduğunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılır; boşanma kararı verilir.
Bu fıkra, çekişmeli boşanmada tarafların ispat etmek zorunda kaldığı kusur tartışmasını ortadan kaldırır. Tarafların anlaşması, evlilik birliğinin fiilen yürümediğinin en güçlü ikrarı olarak kabul edilir. Öte yandan TMK m.166/4’te düzenlenen fiili ayrılık nedeniyle boşanma ile karıştırılmamalıdır. 166/4, ret kararının kesinleşmesinden itibaren en az bir yıllık (7532 s.K ile 14.11.2024’te üç yıldan indirilmiştir) fiili ayrılığın ardından, önceki bir boşanma davasının reddedilmiş olması şartına bağlıdır ve tarafların anlaşmasını aramaz; hakim mevcut fiili durumdan hareketle boşanmaya karar verir.
Anlaşmalı Boşanmanın Şartları Nelerdir?
TMK m.166/3’ün lafzından ve Yargıtay uygulamasından çıkan dört temel şart birlikte (kümülatif olarak) aranır. Bir tanesinin dahi eksik olması, hakimin çekişmeli boşanma değerlendirmesine geçmesi veya davayı reddetmesi sonucunu doğurur.
- En az bir yıl evli olma: Resmî nikâh tarihinden dava tarihine kadar en az 365 gün geçmiş olmalıdır. Bir günün eksikliği bile dilekçenin reddine yol açar; bu şart taraf iradesi ile aşılamaz.
- Birlikte başvuru veya kabul: Eşler ya boşanma dilekçesini birlikte imzalayarak mahkemeye başvurur ya da bir eş açtığı davayı diğerine tebliğ ettikten sonra diğer eş anlaşmalı boşanmaya rıza gösterir. İkinci ihtimalde dava, kabulle birlikte anlaşmalıya dönüşür.
- Hakim önünde bizzat beyan: Duruşmaya her iki eşin de bizzat katılması ve iradelerini serbestçe açıklaması zorunludur. Yalnızca vekaletle temsil bu aşamada geçerli değildir; hakim, tarafların baskı, korku ya da yanılgı altında olup olmadığını yüz yüze denetler.
- Mali sonuçlar ve velayet konularında anlaşma: Nafaka, tazminat, mal rejimi tasfiyesi ile varsa müşterek çocukların velayeti, kişisel ilişki ve iştirak nafakası hakkında yazılı protokolde uzlaşma sağlanmış olmalıdır.
Bu şartların yerine getirilmesi hâlinde dahi hakim, protokolü yalnızca “tarafların üzerinde anlaştığı” gerekçesiyle onaylamak zorunda değildir. Kanun, düzenlemenin taraflar ve çocuklar açısından uygun bulunmasını arar; aksi hâlde hakim, tarafların onayına bağlı olarak değişiklik yapabilir ya da davayı çekişmeliye çevirebilir.
Yargılama Usulü, Arabuluculuk ve Görevli Mahkeme
Anlaşmalı boşanma davası, davalının yerleşim yeri veya eşlerin son altı ay birlikte oturdukları yer aile mahkemesinde açılır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Dilekçeye protokol, güncel nüfus kayıt örneği ve varsa mal rejimi sözleşmesi eklenir. Anlaşmalı boşanma davaları uygulamada tek celsede sonuçlanır: hakim tarafları bizzat dinler, iradenin serbestliğini denetler, protokolü uygun bulursa boşanma kararını verir.
Boşanma davaları için arabuluculuk zorunlu değildir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu; arabuluculuğu belirli ticari, işçi–işveren ve tüketici uyuşmazlıkları için dava şartı olarak öngörmüş, aile hukuku uyuşmazlıklarını bu kapsamın dışında tutmuştur. Taraflar dilerlerse ihtiyari (gönüllü) arabulucudan yararlanabilir; ancak arabuluculuk, dava açma önünde bir ön koşul değildir. Bu husus, dilekçeyi doğrudan mahkemeye verirken göz önünde bulundurulmalıdır; hatalı bilgilendirme nedeniyle davanın açılması geciktirilmemelidir.
Boşanma davasında adli tatil dönemi de dikkate alınır. Ancak boşanma ile birlikte talep edilen tedbir nafakası veya çocuğa ilişkin geçici koruma tedbirleri, adli tatilde de görülebilecek işlerdendir. Anlaşmalı boşanmaya konu velayet ve nafaka düzenlemesi, dava sürecinde tedbir kararı olarak da uygulanabilir.
Hakimin Protokole Müdahalesi ve Çocuğun Üstün Yararı
TMK m.166/3’ün son cümlesi, hakime protokol üzerinde denetim ve takdir yetkisi tanır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatini göz önünde bulundurarak protokolde re’sen değişiklik önerebilir. Ancak öneri, tarafların her ikisi tarafından kabul edilmedikçe hakim boşanmaya karar veremez; kabul edilmezse dava çekişmeli boşanma olarak görülmeye devam eder.
Bu takdir yetkisi özellikle şu noktalarda ön plana çıkar:
- Velayet ve iştirak nafakası: Çocuğun üstün yararı emredici bir ilkedir. Protokolde çocuğa hiç iştirak nafakası öngörülmemişse veya velayet, çocuğun eğitim ve bakım koşullarına açıkça aykırı biçimde belirlenmişse hakim bu düzenlemeyi kabul etmez.
- Kişisel ilişki: Çocuk ile diğer ebeveyn arasındaki ilişkinin fiilen sürdürülemeyeceği kadar dar tutulmuş görüş günleri, çocuğun psikososyal gelişimi açısından uygun bulunmayabilir; hakim genişletme yönünde öneri sunar.
- Ekonomik açıdan güçsüz eşin korunması: Yoksulluk nafakası ve tazminattan sürekli feragat, hakim tarafından ayrıca sorgulanabilir. Nitekim iradenin sakatlanmış olabileceği şüphesi doğduğunda hakim davayı çekişmeliye çevirir.
- Şiddet, baskı veya korku: Duruşmada eşlerden birinin özgür iradesinin baskı altında olduğu izlenimi doğarsa hakim protokolü onaylamaktan kaçınır; gerekli görürse 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri de alabilir.
Uygulamada hakim, önerilen değişiklikleri duruşma tutanağına geçirir ve tarafların onayını tutanakta imza altına aldıktan sonra karar verir. Bu, protokolün “kanun karşısında sabit bir metin değil, hakim denetiminden geçebilen bir öneri” niteliğini gösterir. Protokolü hazırlarken hakimin denetim eşiklerini önceden dikkate almak, davanın tek celsede sonuçlanmasını kolaylaştırır.
Karar Sonrası: İstinaf, Nüfusa Tescil ve Uygulama
Anlaşmalı boşanma kararı verildikten sonra tarafların gerekçeli kararı beklemesi gerekir. Gerekçeli karar tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulmazsa hüküm hâlini alır. Uygulamada taraflar duruşmada istinaftan feragat ettiklerini beyan ederler; bu durumda karar aynı gün hüküm hâline gelir ve süre kaybı yaşanmaz.
Hüküm hâline gelen karar, mahkeme yazı işleri tarafından 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca on gün içinde ilgili nüfus müdürlüğüne bildirilir. Nüfus müdürlüğü kaydı işledikten sonra taraflar güncel nüfus kayıt örneği alarak medeni durumlarının “bekar” olarak güncellendiğini teyit edebilir. Kadın için TMK m.132’de öngörülen iddet müddeti (300 gün) uygulamada hâlâ geçerlidir; ancak kadın hamile olmadığını sağlık raporuyla ispat ederek veya eski eşiyle yeniden evleneceğini beyan ederek bu süreyi mahkeme kararıyla kaldırabilir.
Nafaka, tazminat ve mal rejimine ilişkin taahhütler, hüküm hâline gelmiş boşanma kararı ile birlikte icra edilebilir olur. Ödenmeyen nafaka için ilamlı icra takibi başlatılabilir; nafaka hükmüne aykırılık, İcra ve İflas Kanunu m.344 uyarınca tazyik hapsi yaptırımına tabidir. Mal rejimi tasfiyesine ilişkin taşınmaz taahhütleri protokolde yer alsa dahi mülkiyetin geçmesi için tapu sicilinde resmi işlem yapılması gerekir.
Boşanma kararının hüküm hâline gelmesi, tarafların diğer hukuki süreçlerini de tetikleyebilir: veraset ilişkileri, sigorta lehdarları, banka hesabı yetkileri, kira sözleşmesi tarafları gibi ilişkiler yeniden düzenlenmelidir. Aile içi düzenleme boşluklarını önlemek için taraflara vesayet, miras ve mal rejimi başlıklarında da öngörülü hareket etmesi önerilir. Konuya ilişkin ek okumalar için: Kısıtlama Sebepleri ve Vesayet Kararı (TMK m.405–407), Mirastan Feragat Sözleşmesi (TMK m.528–530) ve Resmi Nikâh ile Dini Nikâh İlişkisi (TMK ve TCK m.230) başlıklı yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
Sık Sorulan Sorular
1. Anlaşmalı boşanma için 1 yıllık evlilik şartı istisnasız mıdır?
Evet. TMK m.166/3, en az bir yıl sürmüş evlilikler için düzenlenmiştir. Bir yıldan kısa süreli evliliklerde anlaşmalı boşanma davası açılamaz; taraflar çekişmeli boşanma yoluna başvurmak zorundadır. Şart taraf iradesiyle aşılamaz; hakim resen inceler.
2. Anlaşmalı boşanma duruşmasına yalnızca vekil ile katılınabilir mi?
Hayır. TMK m.166/3, hakimin tarafları bizzat dinleyip iradelerinin özgürce açıklandığına kanaat getirmesini arar. Her iki eşin de duruşmada hazır bulunması zorunludur; yalnızca vekaletle temsil davanın anlaşmalı olarak sonuçlanmasını engeller.
3. Anlaşmalı boşanmada arabuluculuğa gitmek zorunlu mudur?
Hayır. 6325, 7036 ve 6100 sayılı Kanun düzenlemeleri, aile hukuku uyuşmazlıklarını zorunlu arabuluculuk kapsamına almamıştır. Boşanma davası doğrudan aile mahkemesine açılır. Taraflar isterlerse gönüllü olarak arabulucudan yararlanabilir.
4. Protokolde belirlenen nafaka veya velayet ileride değiştirilebilir mi?
Evet. Şartların değişmesi hâlinde iştirak ve yoksulluk nafakası TMK m.176, velayet ise TMK m.183 uyarınca yeniden mahkemeye götürülebilir. Çocuğun üstün yararı gerektirdiğinde velayet değişikliği davası açılabilir; nafaka için artırım, indirim veya kaldırma her zaman mümkündür.
5. Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer?
Şartlar tam olduğunda ve mahkemenin iş yoğunluğu elverdiğinde dava genellikle tek celsede sonuçlanır. Duruşmada istinaftan feragat edilmesi hâlinde karar aynı gün hüküm hâline gelir; ardından on gün içinde nüfusa bildirim yapılır ve medeni hâl güncellenir.
Anlaşmalı boşanma, doğru hazırlanmış bir protokolle çekişmeli sürece kıyasla hem zaman hem de duygusal yük açısından ciddi bir kolaylık sağlar. Ancak protokol; velayet, kişisel ilişki, nafaka, tazminat ve mal rejimi kalemlerinin her birini karşılayacak biçimde tasarlanmalı ve hakim denetimine hazırlıklı olmalıdır. Kişisel durumunuza uygun protokol hazırlığı ve duruşma yönetimi için bir aile hukuku avukatına danışmanız, sürecin öngörülebilir biçimde ilerlemesini sağlar.
{“@context”:”https://schema.org”,”@type”:”FAQPage”,”mainEntity”:[ {“@type”:”Question”,”name”:”Anlaşmalı boşanma için 1 yıllık evlilik şartı istisnasız mıdır?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Evet. TMK m.166/3 en az bir yıl sürmüş evlilikler için düzenlenmiştir. Bir yıldan kısa evliliklerde anlaşmalı boşanma davası açılamaz; taraflar çekişmeli boşanma yoluna başvurmak zorundadır. Şart taraf iradesiyle aşılamaz; hakim resen inceler.”}}, {“@type”:”Question”,”name”:”Anlaşmalı boşanma duruşmasına yalnızca vekil ile katılınabilir mi?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Hayır. TMK m.166/3 hakimin tarafları bizzat dinleyip iradelerinin özgürce açıklandığına kanaat getirmesini arar. Her iki eşin duruşmada hazır bulunması zorunludur; yalnızca vekaletle temsil davanın anlaşmalı olarak sonuçlanmasını engeller.”}}, {“@type”:”Question”,”name”:”Anlaşmalı boşanmada arabuluculuğa gitmek zorunlu mudur?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Hayır. 6325, 7036 ve 6100 sayılı Kanun düzenlemeleri aile hukuku uyuşmazlıklarını zorunlu arabuluculuk kapsamına almamıştır. Boşanma davası doğrudan aile mahkemesine açılır; taraflar dilerlerse ihtiyari arabulucudan yararlanabilir.”}}, {“@type”:”Question”,”name”:”Protokolde belirlenen nafaka veya velayet ileride değiştirilebilir mi?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Evet. Şartların değişmesi hâlinde iştirak ve yoksulluk nafakası TMK m.176, velayet ise TMK m.183 uyarınca yeniden mahkemeye götürülebilir. Çocuğun üstün yararı gerektirdiğinde velayet değişikliği davası açılabilir; nafaka için artırım, indirim veya kaldırma her zaman mümkündür.”}}, {“@type”:”Question”,”name”:”Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Şartlar tam olduğunda ve mahkemenin iş yoğunluğu elverdiğinde dava genellikle tek celsede sonuçlanır. Duruşmada istinaftan feragat edilmesi hâlinde karar aynı gün hüküm hâline gelir; ardından on gün içinde nüfusa bildirim yapılır.”}} ]}İlgili Rehberler
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma protokolü nedir?
Anlaşmalı boşanma protokolü, eşlerin boşanmanın tüm sonuçları üzerinde anlaştıklarını gösteren yazılı belgedir. Türk Medeni Kanunu madde 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmanın olmazsa olmaz şartıdır. Protokol, mahkemeye sunulur ve hâkimin onayına bağlıdır; hâkim, protokolü tarafların ve çocukların menfaati bakımından inceler, gerekirse değişiklik ister. Onaylanan protokol, boşanma kararının ayrılmaz bir parçası hâline gelir.
Anlaşmalı boşanma protokolünde neler yer almalıdır?
Protokolde şu hususların açıkça düzenlenmesi gerekir: tarafların boşanma iradesi; varsa çocukların velayeti ve velayet kendisine verilmeyen ebeveynle kişisel ilişki (görüşme) takvimi; nafaka (yoksulluk nafakası ve çocuk için iştirak nafakası); maddi ve manevi tazminat; mal paylaşımı (mal rejiminin tasfiyesi); ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin kime ait olacağı. Belirsiz bırakılan konular, dava hızlı bitse bile sonradan uyuşmazlığa yol açar.
Protokolde velayet ve kişisel ilişki nasıl düzenlenir?
Protokolde, müşterek çocuğun velayetinin hangi ebeveyne verileceği belirtilir; velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişki (görüşme günleri, tatiller, bayramlar) somut bir takvimle düzenlenir. Ayrıca çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine katkı olarak iştirak nafakası kararlaştırılır. Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek bu düzenlemeleri inceler ve gerekirse değişiklik isteyebilir.
Nafakadan feragat protokolde geçerli midir?
Yoksulluk nafakası, tarafın kendi hakkı olduğundan protokolde bundan feragat edilmesi geçerlidir. Buna karşılık çocuk için ödenen iştirak nafakası çocuğun hakkıdır; anne veya baba bu haktan çocuk adına kesin olarak feragat edemez ve şartlar değişirse sonradan iştirak nafakası ya da artırımı talep edilebilir. Bu nedenle protokoldeki nafaka düzenlemelerinin niteliği önemlidir ve dikkatle kaleme alınmalıdır.
Mal paylaşımı protokolde düzenlenmek zorunda mı?
Zorunlu değildir ancak düzenlenmesi önerilir. Mal paylaşımı (mal rejiminin tasfiyesi) protokolde açıkça düzenlenmişse, ayrıca bir mal paylaşımı davası açmaya gerek kalmaz. Protokolde mal paylaşımına yer verilmezse, taraflar boşanmadan sonra ayrıca (ve nispi harca tabi) bir mal rejimi tasfiyesi davası açmak zorunda kalabilir. Bu nedenle malvarlığı bulunan eşlerin, mal paylaşımını da protokolde net biçimde düzenlemesi yararlıdır.
Hâkim protokolü onaylamazsa ne olur?
Hâkim, protokolü tarafların ve özellikle çocukların menfaatine aykırı bulursa olduğu gibi onaylamaz; eksik veya dengesiz gördüğü düzenlemelerin düzeltilmesini ister. Taraflar bu değişiklikleri kabul ederse boşanmaya karar verilir. Taraflar değişikliğe yanaşmazsa veya uzlaşma bozulursa, dava çekişmeli boşanmaya dönüşebilir. Bu nedenle protokolün baştan hâkimin onaylayabileceği biçimde, dengeli ve çocuğun yararına hazırlanması önemlidir.
Anlaşmalı boşanma protokolü sonradan değiştirilebilir mi?
Protokoldeki tazminat ve mal paylaşımı düzenlemeleri, karar kesinleştiğinde bağlayıcı olur ve kural olarak sonradan değiştirilemez. Buna karşılık nafaka ve velayet gibi düzenlemeler, koşulların önemli ölçüde değişmesi hâlinde (örneğin tarafların ekonomik durumunun veya çocuğun ihtiyaçlarının değişmesi) açılacak yeni bir dava ile değiştirilebilir. Yani protokol her zaman taş gibi sabit değildir; ancak değişiklik ancak dava yoluyla ve şartları varsa mümkündür.
Anlaşmalı boşanma protokolünüz için yanınızdayız
Protokol hazırlığı ve onay süreci için uzman bir avukatla görüşün. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun — mevzuat.gov.tr
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


