Aile Arabuluculuğu Zorunlu Hale Gelecek mi? Yargı Reformu Değerlendirmesi
27 Haziran 2026

Aile Arabuluculuğu Zorunlu Hale Gelecek mi? Yargı Reformu Değerlendirmesi

Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında, aile hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuğun sisteme entegre edilmesi hedefler arasında yer almaktadır. Bu, boşanma ve nafaka süreçlerinde önemli bir değişiklik anlamına gelebilir. Bu rehberde aile arabuluculuğunun mevcut durumunu ve reform planlarını açıklıyoruz.

Mevcut Durumda Aile Arabuluculuğu

Şu an Türk hukukunda boşanma davaları doğrudan arabuluculuğa tabi değildir; çünkü boşanma, velayet gibi konular tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği (kamu düzenini ilgilendiren) hususlardır. Ancak aile içi uyuşmazlıkların bir kısmında ihtiyari (gönüllü) arabuluculuk yolu açıktır. Tarafların anlaşabildiği mali konular bu kapsamda değerlendirilebilir.

Reformda Ne Hedefleniyor?

Adalet Bakanlığı’nın açıklamalarında, aile hukukunda uygulamadan doğan sorunların giderilmesine yönelik tedbirler alınacağı, aile arabuluculuğunun sisteme entegre edilmesinin hedeflendiği belirtilmiştir. Aile mahkemelerinin kuruluşundan yargılama usulüne, çocukların menfaatlerini gözeten boşanma ve nafaka usullerine kadar geniş bir alanda reform planlanmaktadır.

Zorunlu Arabuluculuk Tartışması

Nafaka uyuşmazlıklarında mahkeme öncesi arabuluculuk sisteminin daha aktif kullanılması gündemdedir. Bazı değerlendirmelerde, özellikle nafaka gibi mali uyuşmazlıklarda dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğun getirilebileceği tartışılmaktadır. Bu, yargının iş yükünü azaltmayı ve uyuşmazlıkların daha hızlı çözülmesini amaçlamaktadır.

Önemli Uyarı: Strateji Belgesi Kanun Değildir

Yargı Reformu Stratejisi doğrudan bir kanun değişikliği değildir; ileride yapılabilecek mevzuat çalışmalarına yön veren bir politika ve planlama belgesidir. Bu nedenle aile arabuluculuğunun zorunlu hale gelmesi, ancak buna ilişkin bir kanun çıkarılmasıyla mümkün olacaktır. Güncel durumda boşanma davaları için zorunlu arabuluculuk bulunmamaktadır.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Mevcut Durum: Zorunlu Değil

Net cevapla başlayalım: boşanma uyuşmazlıklarında arabuluculuk, kural olarak zorunlu bir dava şartı değildir. Yani boşanma davası açmadan önce arabulucuya başvurmuş olma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Bu, bazı hukuk alanlarından farklıdır. İş hukuku uyuşmazlıklarında ve ticari nitelikteki para alacağı ile tazminat davalarında arabulucuya başvuru dava şartı olarak düzenlenmiştir; bu alanlarda arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Aile hukuku bu listede yer almamaktadır.

Uygulamada zaman zaman aksi yönde bilgiler dolaşmaktadır. Dava açmadan önce güncel durumu teyit etmek yerinde olur; ancak yürürlükteki tablo, boşanma davası bakımından arabuluculuğun ihtiyari olduğu yönündedir.

Neden Zorunlu Değil? Kamu Düzeni Sınırı

Cevap, arabuluculuğun kendi mantığında saklıdır. Arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklar için tasarlanmış bir yöntemdir. Boşanmanın kendisi ise bu kapsamda değildir.

Boşanmaya karar verme yetkisi hâkime aittir; taraflar “anlaştık, boşandık” diyerek evliliği sona erdiremez. Anlaşmalı boşanmada dahi hâkim protokolü inceler, tarafları bizzat dinler ve uygun bulmazsa değişiklik ister. Bu, kamu düzeninden kaynaklanan bir denetimdir.

Hangi Konular Arabuluculuğa Elverişli Değil?

Kamu düzenini ilgilendirdiği için arabuluculukta kesin biçimde çözümlenmesi uygun görülmeyen başlıklar:

  • Boşanmanın kendisi ve evliliğin geçerli olup olmadığına ilişkin uyuşmazlıklar
  • Velayet — çocuğun üstün yararıyla doğrudan bağlantılıdır
  • Çocukların soybağına ilişkin uyuşmazlıklar
  • Dava süresince alınacak tedbirler: tedbir nafakası, aile konutunun kullanımı
  • İddet süresinin beklenmesine ilişkin uyuşmazlıklar
  • Kadının, eski kocasının soyadını kullanmaya devam etmesi talebi gibi hâkim kararına bağlı hususlar

Buna karşılık nafakanın türü ve miktarı, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin uzlaşma gibi başlıklarda arabuluculuk pratik bir zemin oluşturabilir. Ayrım tek cümleyle şudur: tarafların kendi iradeleriyle düzenleyebileceği konular elverişli, hâkim denetimi gerektiren konular değil.

Reform Tartışması: Ne Konuşuluyor?

Aile arabuluculuğunun dava şartı hâline getirilip getirilmeyeceği, hukuk çevrelerinde aktif olarak tartışılan bir konudur ve henüz sonuçlanmamıştır.

Tartışmanın çıkış noktası pratiktir: çekişmeli boşanma davaları çoğu zaman uzun sürer ve taraflar için hem psikolojik hem ekonomik yük doğurur. Arabuluculuk mekanizmasının bu alana uyarlanmasıyla hedeflenen, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklarda daha hızlı ve öngörülebilir bir çözüm sağlamaktır.

Destekleyen görüşKarşı görüş
Yargı yükünü azaltır, süreç kısalırŞiddet dosyalarında mağduru faille aynı masaya oturtma riski doğurur
Taraflar arasındaki çatışmayı yumuşatırGüç dengesizliği bulunan dosyalarda zayıf taraf baskı altında kalabilir
Çocuklar üzerindeki yıpratıcı etkiyi azaltırÇocuğun üstün yararı hâkim denetimi gerektirir
Malî yükü hafifletirZorunlu adım, korunması gereken tarafa ek bir engel oluşturabilir

Tartışmanın merkezindeki endişe: şiddet dosyaları

Zorunlu aile arabuluculuğuna yöneltilen en güçlü itiraz, kadına yönelik şiddet vakalarının ve uzaklaştırma kararı bulunan dosyaların durumudur.
Güç dengesizliği bulunan dosyalarda arabuluculuk süreci amaç dışı sonuçlar doğurabilir: korunması gereken taraf, müzakere masasında kendi aleyhine bir anlaşmaya yönelebilir. Bu nedenle şiddet iddiası bulunan dosyaların arabuluculuğa elverişli olmadığı, yürürlükteki durumda da kabul edilmektedir.
Dosyanızda şiddet iddiası, ekonomik dengesizlik veya çocukla ilgili ciddi bir tartışma varsa, arabuluculuk masasına oturmadan önce bu husus mutlaka değerlendirilmelidir.

Zorunlu Olsaydı Ne Değişirdi?

Karşılaştırma yapabilmek için dava şartı olan arabuluculuğun nasıl işlediğine bakmak yararlıdır. Dava şartı niteliğindeki arabuluculukta:

  • Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.
  • Arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmesi gerekir.
  • Tutanak eklenmeden açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Böyle bir düzenleme aile hukukuna getirilirse, ihtilafın hangi kısmının zorunlu kapsamda olacağı belirleyici olur: boşanmanın kendisi kamu düzeni gereği kapsam dışında kalacağından, zorunluluk büyük olasılıkla yalnızca fer’i taleplerle sınırlı olurdu.

Şimdi Ne Yapmalı? İhtiyari Arabuluculuk

Zorunlu olmaması, yararsız olduğu anlamına gelmez. Uygun dosyalarda ihtiyari arabuluculuk, özellikle anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması ve müzakere zemininin doğru kurulması bakımından değerlidir.

Arabuluculuğa başvurulabilecek tipik başlıklar: nafaka türü ve miktarı, mal rejimi tasfiyesine ilişkin ilkeler, ev eşyalarının paylaşımı, ortak borç ve kredilerin durumu.

Tutanağın Hukuki Gücü

Bu, en sık yanlış anlaşılan noktadır. Arabuluculuk tutanağı mahkeme kararı değildir. Metnin hukuki gücü içeriğine ve icra edilebilirlik şerhi alınıp alınmadığına göre değişir; şerh, belgenin icra takibine konu olabilmesi için mahkemece verilen onaydır.

Ayrıca anlaşılan hususların boşanma davasında sonuç doğurması için protokole dönüştürülmesi ve hâkim onayından geçmesi gerekir. Özellikle çocukla ilgili düzenlemelerde hâkim denetimi kritik bir güvenlik mekanizmasıdır.

Sık Yapılan Hatalar

  • Dava şartı ile ihtiyari başvuruyu karıştırmak: Boşanmada arabuluculuk kural olarak dava şartı değildir; başvurmamış olmak davanızı reddettirmez.
  • Arabuluculuk tutanağını mahkeme kararı sanmak: Tutanağın icra kabiliyeti için icra edilebilirlik şerhi gerekebilir.
  • Velayet ve şiddet dosyalarında arabuluculuğu çözüm sanmak: Bu başlıklar elverişli değildir ve korunması gereken taraf için güvenlik riski doğurabilir.
  • Hazırlıksız masaya oturmak: Mal rejimi, nafaka, eşyalar, borçlar ve ortak krediler gibi başlıkları içeren bir müzakere listesi çıkarılmadan yürütülen görüşmeler dağılır.
  • Ödeme planını belirsiz bırakmak: Vade, temerrüt ve yaptırım maddeleri net yazılmadığında uzlaşma metni yeni bir uyuşmazlık doğurur.
  • Haklılık tartışmasına kilitlenmek: Bu yöntem haklıyı tespit etmekten çok makul ortak paydada anlaşmayı hedefler.

Sıkça Sorulan Sorular

Aile arabuluculuğu zorunlu mu?

Boşanma uyuşmazlıklarında arabuluculuk kural olarak zorunlu bir dava şartı değildir; dava açmadan önce arabulucuya başvurmuş olma zorunluluğu bulunmamaktadır. Dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk iş hukuku uyuşmazlıkları ile ticari nitelikteki para alacağı ve tazminat davaları gibi alanlarda uygulanmaktadır.

Neden boşanmada zorunlu tutulmuyor?

Arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklar için tasarlanmıştır. Boşanmaya karar verme yetkisi hâkime aittir; anlaşmalı boşanmada dahi hâkim protokolü inceler, tarafları bizzat dinler ve uygun bulmazsa değişiklik ister. Bu, kamu düzeninden kaynaklanan bir denetimdir.

Hangi konular arabuluculuğa elverişli değil?

Boşanmanın kendisi, evliliğin geçerliliği, velayet, çocukların soybağı, tedbir nafakası ve aile konutunun kullanımı gibi dava süresince alınacak tedbirler ile iddet süresine ilişkin uyuşmazlıklar elverişli değildir. Bu başlıklar hâkim denetimi gerektirir.

Hangi konularda arabuluculuk mümkün?

Tarafların serbestçe tasarruf edebileceği konularda mümkündür: nafakanın türü ve miktarı, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin uzlaşma, ev eşyalarının paylaşımı ile ortak borç ve kredilerin durumu gibi başlıklar arabuluculukta ele alınabilir.

Zorunlu hâle getirilmesi tartışılıyor mu?

Evet, hukuk çevrelerinde aktif olarak tartışılan ve henüz sonuçlanmamış bir konudur. Destekleyen görüş yargı yükünün azalacağını ve sürecin kısalacağını savunurken; karşı görüş şiddet vakalarında ve güç dengesizliği bulunan dosyalarda korunması gereken taraf açısından risk doğuracağını ileri sürmektedir.

Şiddet varsa arabuluculuğa gidilebilir mi?

Şiddet iddiası bulunan dosyalar arabuluculuğa elverişli değildir. Güç dengesizliği bulunan dosyalarda süreç amaç dışı sonuçlar doğurabilir; korunması gereken taraf müzakere masasında kendi aleyhine bir anlaşmaya yönelebilir. Bu husus masaya oturmadan önce mutlaka değerlendirilmelidir.

Arabuluculuk tutanağı mahkeme kararı gibi midir?

Hayır. Tutanağın hukuki gücü içeriğine ve icra edilebilirlik şerhi alınıp alınmadığına göre değişir; şerh, belgenin icra takibine konu olabilmesi için mahkemece verilen onaydır. Ayrıca anlaşılan hususların boşanma davasında sonuç doğurması için protokole dönüştürülüp hâkim onayından geçmesi gerekir.

Arabuluculuğa başvurmazsam davam reddedilir mi?

Hayır. Boşanma davaları bakımından arabuluculuk dava şartı olarak düzenlenmediğinden, başvurmamış olmanız davanızın usulden reddine yol açmaz. Dava şartı olan alanlarda ise arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davası için arabuluculuk zorunlu mu?

Hayır. Şu an boşanma ve velayet gibi konular zorunlu arabuluculuğa tabi değildir; bunlar tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği hususlardır.

Aile uyuşmazlığında arabuluculuk hiç kullanılamaz mı?

Aile içi uyuşmazlıkların tarafların anlaşabildiği mali boyutlarında ihtiyari (gönüllü) arabuluculuk yolu değerlendirilebilir.

Nafakada zorunlu arabuluculuk gelecek mi?

Bu, reform tartışmalarında gündemdedir ancak henüz yasalaşmamıştır. Yargı Reformu Stratejisi bir kanun değil, planlama belgesidir.

Reform belgesi neyi hedefliyor?

Aile arabuluculuğunun sisteme entegre edilmesi, aile mahkemelerinin işleyişinin iyileştirilmesi ve çocuk menfaatini gözeten usullerin geliştirilmesi hedeflenmektedir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, işlem yapmadan önce bir avukata danışmanız ve güncel mevzuat ile uzman hukuki görüşü esas almanız önerilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk