Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında, aile hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuğun sisteme entegre edilmesi hedefler arasında yer almaktadır. Bu, boşanma ve nafaka süreçlerinde önemli bir değişiklik anlamına gelebilir. Bu rehberde aile arabuluculuğunun mevcut durumunu ve reform planlarını açıklıyoruz.
Mevcut Durumda Aile Arabuluculuğu
Şu an Türk hukukunda boşanma davaları doğrudan arabuluculuğa tabi değildir; çünkü boşanma, velayet gibi konular tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği (kamu düzenini ilgilendiren) hususlardır. Ancak aile içi uyuşmazlıkların bir kısmında ihtiyari (gönüllü) arabuluculuk yolu açıktır. Tarafların anlaşabildiği mali konular bu kapsamda değerlendirilebilir.
Reformda Ne Hedefleniyor?
Adalet Bakanlığı’nın 2025-2029 dönemini kapsayan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi ve bakanlık açıklamalarında, aile hukukunda uygulamadan doğan sorunların giderilmesine yönelik tedbirler alınacağı ve aile arabuluculuğunun sisteme entegre edilmesinin hedeflendiği belirtilmiştir. Aile mahkemelerinin kuruluşundan yargılama usulüne, çocukların menfaatlerini gözeten boşanma ve nafaka usullerine kadar geniş bir alanda reform planlanmaktadır.
Zorunlu Arabuluculuk Tartışması
Nafaka uyuşmazlıklarında mahkeme öncesi arabuluculuk sisteminin daha aktif kullanılması gündemdedir. Bazı değerlendirmelerde, özellikle nafaka gibi mali uyuşmazlıklarda dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğun getirilebileceği tartışılmaktadır. Bu, yargının iş yükünü azaltmayı ve uyuşmazlıkların daha hızlı çözülmesini amaçlamaktadır.
Önemli Uyarı: Strateji Belgesi Kanun Değildir
Yargı Reformu Stratejisi doğrudan bir kanun değişikliği değildir; ileride yapılabilecek mevzuat çalışmalarına yön veren bir politika ve planlama belgesidir. Bu nedenle aile arabuluculuğunun zorunlu hale gelmesi, ancak buna ilişkin bir kanun çıkarılmasıyla mümkün olacaktır. Güncel durumda boşanma davaları için zorunlu arabuluculuk bulunmamaktadır.
Mevcut Durum: Zorunlu Değil
Net cevapla başlayalım: boşanma uyuşmazlıklarında arabuluculuk, kural olarak zorunlu bir dava şartı değildir. Yani boşanma davası açmadan önce arabulucuya başvurmuş olma zorunluluğu bulunmamaktadır.
Bu, bazı hukuk alanlarından farklıdır. İş hukuku uyuşmazlıklarında (7036 s.K. m.3), ticari davalarda (TTK m.5/A), tüketici uyuşmazlıklarında (6502 s.K. m.73/A) ve kira, taşınmazların paylaşımı, kat mülkiyeti ile komşu hukukundan doğan uyuşmazlıklarda (6325 s.K. m.18/B) arabulucuya başvuru dava şartı olarak düzenlenmiştir; bu alanlarda arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmesi zorunludur (6325 s.K. m.18/A). Aile hukuku bu listede yer almamaktadır.
Uygulamada zaman zaman aksi yönde bilgiler dolaşmaktadır. 2026 yılının ilk aylarında aile uyuşmazlıklarında arabuluculuğun 12. Yargı Paketi kapsamında getirileceği kamuoyuna yansımış; ancak 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanunun kamuya açık özetlerinde aile uyuşmazlıklarına ilişkin dava şartı arabuluculuk düzenlemesi yer almamaktadır. Bu nedenle yürürlükteki tablo, boşanma davası bakımından arabuluculuğun ihtiyari olduğu yönündedir; dava açmadan önce yeni bir kanun değişikliği olup olmadığının teyit edilmesi yerinde olur.
Neden Zorunlu Değil? Kamu Düzeni Sınırı
Cevap, arabuluculuğun kendi mantığında saklıdır. Arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklar için tasarlanmış bir yöntemdir. Boşanmanın kendisi ise bu kapsamda değildir.
Boşanmaya karar verme yetkisi hâkime aittir; taraflar “anlaştık, boşandık” diyerek evliliği sona erdiremez. Anlaşmalı boşanmada dahi hâkim protokolü inceler, tarafları bizzat dinler ve uygun bulmazsa değişiklik ister. Bu, kamu düzeninden kaynaklanan bir denetimdir.
Kanuni Çerçeve: 6325 Sayılı Kanun ve Türk Medeni Kanunu
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır; aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir (6325 s.K. m.1/2). Aile hukukunda “serbestçe tasarruf” ölçütünün sınırını ise Türk Medeni Kanunu çizer: hâkim boşanma davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz, tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz ve boşanma veya ayrılığın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz (TMK m.184).
Aile uyuşmazlıklarında arabuluculuğa ilişkin hükümler
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kapsam | Tarafların serbestçe tasarruf edebileceği özel hukuk uyuşmazlıkları | 6325 s.K. m.1/2 |
| Aile içi şiddet | Şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir | 6325 s.K. m.1/2 |
| Boşanma yargılaması | Vicdani kanaat; ikrar hâkimi bağlamaz; deliller serbestçe takdir edilir | TMK m.184/1-4 |
| Fer’i sonuçlara ilişkin anlaşma | Hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz | TMK m.184/5 |
| Anlaşmalı boşanma | Hâkim tarafları bizzat dinler; mali sonuçlar ve çocuklara ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır | TMK m.166/3 |
| İcra edilebilirlik şerhi | Aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı yapılır | 6325 s.K. m.18/3 |
| İlam niteliği | Taraflar, avukatları ve arabulucunun imzaladığı anlaşma belgesi (şerhin zorunlu olduğu hâller hariç) | 6325 s.K. m.18/4 |
| Dava şartı arabuluculuk | Aile uyuşmazlıkları için öngörülmemiştir | 6325 s.K. m.18/A, m.18/B |
Hangi Konular Arabuluculuğa Elverişli Değil?
Kamu düzenini ilgilendirdiği için arabuluculukta kesin biçimde çözümlenmesi uygun görülmeyen başlıklar:
- Boşanmanın kendisi ve evliliğin geçerli olup olmadığına ilişkin uyuşmazlıklar
- Velayet — çocuğun üstün yararıyla doğrudan bağlantılıdır
- Çocukların soybağına ilişkin uyuşmazlıklar
- Dava süresince alınacak tedbirler: tedbir nafakası, aile konutunun kullanımı
- İddet süresinin beklenmesine ilişkin uyuşmazlıklar
- Kadının, eski kocasının soyadını kullanmaya devam etmesi talebi gibi hâkim kararına bağlı hususlar
Buna karşılık nafakanın türü ve miktarı, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin uzlaşma gibi başlıklarda arabuluculuk pratik bir zemin oluşturabilir. Ayrım tek cümleyle şudur: tarafların kendi iradeleriyle düzenleyebileceği konular elverişli, hâkim denetimi gerektiren konular değil.
Reform Tartışması: Ne Konuşuluyor?
Aile arabuluculuğunun dava şartı hâline getirilip getirilmeyeceği, hukuk çevrelerinde aktif olarak tartışılan bir konudur ve henüz sonuçlanmamıştır.
Tartışmanın çıkış noktası pratiktir: çekişmeli boşanma davaları çoğu zaman uzun sürer ve taraflar için hem psikolojik hem ekonomik yük doğurur. Arabuluculuk mekanizmasının bu alana uyarlanmasıyla hedeflenen, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklarda daha hızlı ve öngörülebilir bir çözüm sağlamaktır.
Zorunlu aile arabuluculuğu tartışması
| Destekleyen görüş | Karşı görüş |
|---|---|
| Yargı yükünü azaltır, süreç kısalır | Şiddet dosyalarında mağduru faille aynı masaya oturtma riski doğurur |
| Taraflar arasındaki çatışmayı yumuşatır | Güç dengesizliği bulunan dosyalarda zayıf taraf baskı altında kalabilir |
| Çocuklar üzerindeki yıpratıcı etkiyi azaltır | Çocuğun üstün yararı hâkim denetimi gerektirir |
| Malî yükü hafifletir | Zorunlu adım, korunması gereken tarafa ek bir engel oluşturabilir |
Tartışmanın merkezindeki endişe: şiddet dosyaları
Zorunlu aile arabuluculuğuna yöneltilen en güçlü itiraz, kadına yönelik şiddet vakalarının ve uzaklaştırma kararı bulunan dosyaların durumudur.
Güç dengesizliği bulunan dosyalarda arabuluculuk süreci amaç dışı sonuçlar doğurabilir: korunması gereken taraf, müzakere masasında kendi aleyhine bir anlaşmaya yönelebilir. Bu nedenle Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olmadığını açıkça hükme bağlamıştır (6325 s.K. m.1/2).
Dosyanızda şiddet iddiası, ekonomik dengesizlik veya çocukla ilgili ciddi bir tartışma varsa, arabuluculuk masasına oturmadan önce bu husus mutlaka değerlendirilmelidir.
Zorunlu Olsaydı Ne Değişirdi?
Karşılaştırma yapabilmek için dava şartı olan arabuluculuğun nasıl işlediğine bakmak yararlıdır. Dava şartı niteliğindeki arabuluculukta:
- Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.
- Arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmesi gerekir.
- Tutanak eklenmemişse mahkeme davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulmasını, aksi hâlde davanın usulden reddedileceğini ihtar eder; arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir (6325 s.K. m.18/A).
Böyle bir düzenleme aile hukukuna getirilirse, ihtilafın hangi kısmının zorunlu kapsamda olacağı belirleyici olur: boşanmanın kendisi kamu düzeni gereği kapsam dışında kalacağından, zorunluluk büyük olasılıkla yalnızca fer’i taleplerle sınırlı olurdu.
Hangi Alanlarda Arabuluculuk Dava Şartıdır?
Dava şartı arabuluculuk, Kanunla tek tek sayılan alanlarda uygulanır. Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olunmasının dava şartı olarak öngörüldüğü uyuşmazlıklarda, arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur (6325 s.K. m.18/A). Aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar bu listede yer almadığından, boşanma davası ile nafaka, velayet ve mal rejimi tasfiyesi talepleri bakımından arabulucuya başvurulmamış olması davanın usulden reddine yol açmaz.
Dava şartı arabuluculuğun uygulandığı başlıca alanlar
| Alan | Kapsam | Dayanak |
|---|---|---|
| İş uyuşmazlıkları | Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talepleri | 7036 s.K. m.3 |
| Ticari davalar | Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri | TTK m.5/A |
| Tüketici uyuşmazlıkları | Tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar (Kanundaki istisnalar saklı) | 6502 s.K. m.73/A |
| Kira, paylaşım, kat mülkiyeti ve komşuluk | Kira ilişkileri, taşınmazların paylaşımı, kat mülkiyeti ve komşu hukukundan doğan uyuşmazlıklar | 6325 s.K. m.18/B |
| Aile hukuku | Dava şartı arabuluculuk öngörülmemiştir; ihtiyari arabuluculuk mümkündür | 6325 s.K. m.1/2 |
İş hukukundaki dava şartı arabuluculuğun işleyişi için İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk rehberimize bakabilirsiniz.
Şimdi Ne Yapmalı? İhtiyari Arabuluculuk
Zorunlu olmaması, yararsız olduğu anlamına gelmez. Uygun dosyalarda ihtiyari arabuluculuk, özellikle anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması ve müzakere zemininin doğru kurulması bakımından değerlidir.
Arabuluculuğa başvurulabilecek tipik başlıklar: nafaka türü ve miktarı, mal rejimi tasfiyesine ilişkin ilkeler, ev eşyalarının paylaşımı, ortak borç ve kredilerin durumu.
Nafaka ve Mal Rejimi: Neyin Konuşulabileceği Kime Aittir?
Arabuluculuğa elverişlilik, talebin kime ait olduğuna göre belirlenir. Yoksulluk nafakası boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin kendi hakkıdır (TMK m.175); maddi ve manevi tazminat da eşin kendi zararına ilişkindir (TMK m.174). Bu talepler eşlerin kendi menfaatlerine ilişkin olduğundan müzakereye elverişlidir; ancak boşanmanın fer’i sonucu olarak yapılan anlaşmanın geçerliliği hâkim onayına bağlıdır (TMK m.184/5). Mal rejiminin tasfiyesinde katılma alacağı ve değer artış payı gibi alacaklar da eşlerin tasarruf edebileceği malvarlığı haklarıdır.
İştirak nafakası ise çocuğun bakım ve eğitim giderlerine ilişkindir; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocukla kişisel ilişkisi düzenlenirken çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur ve bu eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m.182/2). Çocuğun hakkı olan bu konularda ebeveynler arasında varılan uzlaşma, hâkimin çocuğun menfaatini gözeterek değiştirme yetkisini ortadan kaldırmaz (TMK m.166/3). Konuya ilişkin ayrıntılar için Yoksulluk Nafakası ve Süresiz Nafaka Tartışması ve İştirak Nafakası Hesaplama Aracı sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Aile uyuşmazlığında taleplerin arabuluculuğa elverişliliği
| Talep | Kime ait | Arabuluculuk | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Boşanma kararı | Hâkimin kararına bağlı statü | Elverişli değil | TMK m.166, m.184 |
| Velayet ve kişisel ilişki | Çocuğun üstün yararı | Uzlaşma hâkimi bağlamaz | TMK m.182, m.166/3 |
| İştirak nafakası | Çocuğun bakım hakkı | Uzlaşma hâkim denetimine tabi | TMK m.182/2 |
| Yoksulluk nafakası | Eşin kendi hakkı | Müzakereye elverişli; hâkim onayı gerekir | TMK m.175, m.184/5 |
| Maddi ve manevi tazminat | Eşin kendi hakkı | Müzakereye elverişli; hâkim onayı gerekir | TMK m.174, m.184/5 |
| Mal rejiminin tasfiyesi | Eşlerin malvarlığı hakkı | Elverişli | TMK m.202 vd. |
| Aile içi şiddet iddiası | — | Elverişli değil | 6325 s.K. m.1/2 |
Arabuluculuk ile Anlaşmalı Boşanma Protokolünün İlişkisi
Arabuluculuk en verimli sonucu, anlaşmalı boşanmaya giden yolda protokolün hazırlanmasında verir. Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır; ancak boşanma kararı verilebilmesi için hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır (TMK m.166/3). Arabulucu eşliğinde yürütülen müzakere, bu düzenlemenin içeriğini oluşturur; boşanma kararını ise yalnızca hâkim verebilir.
Hâkimin çocukların menfaatini gözeterek protokolde değişiklik yapabilmesi, iştirak nafakası ve kişisel ilişki gibi çocuğa ilişkin konularda arabuluculukta varılan uzlaşmanın bağlayıcı olmadığını gösterir. Buna karşılık yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat ile mal rejiminin tasfiyesi gibi eşlerin kendi menfaatlerine ilişkin konularda arabuluculuk, hâkimin onayına sunulacak metnin olgunlaştırılmasında etkili bir araçtır. Protokol için Anlaşmalı Boşanma Dava Dilekçesi Örneği sayfamıza bakabilirsiniz.
Gizlilik ve Arabuluculukta Yapılan Beyanların Kullanılamaması
Aile uyuşmazlıklarında tarafların arabuluculuğa en çok çekinceyle yaklaştığı konu, masada söylenenlerin sonradan boşanma davasında aleyhlerine kullanılıp kullanılamayacağıdır. Aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, taraflar ve arabuluculuk faaliyetine katılan diğer kişiler bu faaliyet çerçevesinde sunulan veya başka bir yolla elde edilen bilgi ve belgeler ile diğer kayıtları gizli tutmakla yükümlüdür (6325 s.K. m.4). Taraflardan birinin arabuluculuğa davet edilmesi veya arabuluculuk faaliyetine katılma isteği, tarafların uyuşmazlığın çözümüne yönelik görüş ve teklifleri, arabuluculuk faaliyeti sırasında taraflarca ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü ve yalnızca arabuluculuk faaliyeti için hazırlanan belgeler, bir davada delil olarak ileri sürülemez ve bunlar hakkında tanıklık yapılamaz (6325 s.K. m.5).
Bu güvence, özellikle kusur tartışmasının yoğun olduğu boşanma dosyalarında mali konuların arabuluculuk masasında serbestçe konuşulabilmesini sağlar. Buna karşılık arabuluculuk dışında zaten var olan bir belge veya delil, arabuluculuk sırasında sunulmuş olması nedeniyle davada kullanılamaz hâle gelmez; gizlilik yalnızca arabuluculuk faaliyeti için yapılan beyan ve hazırlanan belgeleri korur.
Tutanağın Hukuki Gücü
Bu, en sık yanlış anlaşılan noktadır. Arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesi mahkeme kararı değildir. Taraflar anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden, dava görülürken başvurulmuşsa davanın görüldüğü mahkemeden isteyebilir; bu şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır (6325 s.K. m.18/2). Şerh verilmesi çekişmesiz yargı işidir; ancak arabuluculuğa elverişli olan aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı olarak yapılır ve inceleme, anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığıyla sınırlıdır (6325 s.K. m.18/3). Kanunlarda şerh alınmasının zorunlu kılındığı hâller dışında taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi şerh aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır (6325 s.K. m.18/4).
Aile hukukunda bunun ötesinde bir sınır daha vardır: boşanma veya ayrılığın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz (TMK m.184/5). Anlaşmalı boşanmada da hâkim, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulmalı ve gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir (TMK m.166/3). Bu nedenle arabuluculukta varılan uzlaşmanın boşanma davasında sonuç doğurması için protokole dönüştürülmesi ve hâkim onayından geçmesi gerekir. Özellikle çocukla ilgili düzenlemelerde hâkim denetimi kritik bir güvenlik mekanizmasıdır.
Dava açıldıktan sonra da arabuluculuk yolu kapanmaz. Hâkim ön inceleme aşamasında tarafları sulh olmaya veya arabulucuya başvurmaya teşvik eder (HMK m.140/2). Boşanma davası sürerken mal rejiminin tasfiyesi veya nafaka gibi konularda arabuluculukla varılan anlaşma, davanın görüldüğü mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınarak ilam niteliği kazanabilir (6325 s.K. m.18/2).
İhtiyari arabuluculukta süreç tamamen tarafların iradesine dayanır. Taraflar, Adalet Bakanlığınca tutulan arabulucular siciline kayıtlı kişiler arasından arabulucuyu birlikte belirler; aile uyuşmazlıklarında bu alanda uzmanlaşmış bir arabulucunun seçilmesi, çocuğa ilişkin hassasiyetlerin ve güç dengesizliği riskinin gözetilmesi bakımından yararlıdır. Taraflar sürece bizzat veya avukatlarıyla katılabilir ve her aşamada arabuluculuktan vazgeçebilir; arabulucu karar vermez, yalnızca tarafların çözüm üretmesine yardım eder. Arabuluculuk ücreti ihtiyari arabuluculukta taraflarca karşılanır ve Adalet Bakanlığının yayımladığı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi esas alınır. Taraflar anlaşamazsa bu durum son tutanağa bağlanır ve boşanma davası ile fer’i talepler genel hükümlere göre mahkemede görülür.
Sık Yapılan Hatalar
- Dava şartı ile ihtiyari başvuruyu karıştırmak: Boşanmada arabuluculuk kural olarak dava şartı değildir; başvurmamış olmak davanızı reddettirmez.
- Arabuluculuk tutanağını mahkeme kararı sanmak: Tutanağın icra kabiliyeti için icra edilebilirlik şerhi gerekebilir.
- Velayet ve şiddet dosyalarında arabuluculuğu çözüm sanmak: Bu başlıklar elverişli değildir ve korunması gereken taraf için güvenlik riski doğurabilir.
- Hazırlıksız masaya oturmak: Mal rejimi, nafaka, eşyalar, borçlar ve ortak krediler gibi başlıkları içeren bir müzakere listesi çıkarılmadan yürütülen görüşmeler dağılır.
- Ödeme planını belirsiz bırakmak: Vade, temerrüt ve yaptırım maddeleri net yazılmadığında uzlaşma metni yeni bir uyuşmazlık doğurur.
- Haklılık tartışmasına kilitlenmek: Bu yöntem haklıyı tespit etmekten çok makul ortak paydada anlaşmayı hedefler.
Arabuluculuk masasına oturmadan önce müzakere edilecek başlıkların, hâkim onayı gerektiren konuların ve varsa şiddet iddiasının hukuki sonuçlarının ayrı ayrı belirlenmesi, hem sürecin hem de sonradan hazırlanacak protokolün sağlıklı ilerlemesini sağlar. Dosyanızın arabuluculuğa elverişli olup olmadığını, özellikle şiddet iddiası veya çocuğa ilişkin uyuşmazlık bulunan hâllerde hangi yolun izleneceğini değerlendirmek için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Aile arabuluculuğu zorunlu mu?
Boşanma uyuşmazlıklarında arabuluculuk kural olarak zorunlu bir dava şartı değildir; dava açmadan önce arabulucuya başvurmuş olma zorunluluğu bulunmamaktadır. Dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk iş hukuku uyuşmazlıkları ile ticari nitelikteki para alacağı ve tazminat davaları gibi alanlarda uygulanmaktadır.
Neden boşanmada zorunlu tutulmuyor?
Arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklar için tasarlanmıştır. Boşanmaya karar verme yetkisi hâkime aittir; anlaşmalı boşanmada dahi hâkim protokolü inceler, tarafları bizzat dinler ve uygun bulmazsa değişiklik ister. Bu, kamu düzeninden kaynaklanan bir denetimdir.
Hangi konular arabuluculuğa elverişli değil?
Boşanmanın kendisi, evliliğin geçerliliği, velayet, çocukların soybağı, tedbir nafakası ve aile konutunun kullanımı gibi dava süresince alınacak tedbirler ile iddet süresine ilişkin uyuşmazlıklar elverişli değildir. Bu başlıklar hâkim denetimi gerektirir.
Hangi konularda arabuluculuk mümkün?
Tarafların serbestçe tasarruf edebileceği konularda mümkündür: nafakanın türü ve miktarı, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin uzlaşma, ev eşyalarının paylaşımı ile ortak borç ve kredilerin durumu gibi başlıklar arabuluculukta ele alınabilir.
Zorunlu hâle getirilmesi tartışılıyor mu?
Evet, hukuk çevrelerinde aktif olarak tartışılan ve henüz sonuçlanmamış bir konudur. Destekleyen görüş yargı yükünün azalacağını ve sürecin kısalacağını savunurken; karşı görüş şiddet vakalarında ve güç dengesizliği bulunan dosyalarda korunması gereken taraf açısından risk doğuracağını ileri sürmektedir.
Şiddet varsa arabuluculuğa gidilebilir mi?
Şiddet iddiası bulunan dosyalar arabuluculuğa elverişli değildir. Güç dengesizliği bulunan dosyalarda süreç amaç dışı sonuçlar doğurabilir; korunması gereken taraf müzakere masasında kendi aleyhine bir anlaşmaya yönelebilir. Bu husus masaya oturmadan önce mutlaka değerlendirilmelidir.
Arabuluculuk tutanağı mahkeme kararı gibi midir?
Hayır. Tutanağın hukuki gücü içeriğine ve icra edilebilirlik şerhi alınıp alınmadığına göre değişir; şerh, belgenin icra takibine konu olabilmesi için mahkemece verilen onaydır. Ayrıca anlaşılan hususların boşanma davasında sonuç doğurması için protokole dönüştürülüp hâkim onayından geçmesi gerekir.
Arabuluculuğa başvurmazsam davam reddedilir mi?
Hayır. Boşanma davaları bakımından arabuluculuk dava şartı olarak düzenlenmediğinden, başvurmamış olmanız davanızın usulden reddine yol açmaz. Dava şartı olan alanlarda ise arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.
Arabuluculukta söylediklerim boşanma davasında delil olur mu?
Kural olarak hayır. Arabuluculuk faaliyeti sırasında ileri sürülen öneriler, bir vakıa veya iddianın kabulü ve yalnızca arabuluculuk için hazırlanan belgeler bir davada delil olarak ileri sürülemez ve bunlar hakkında tanıklık yapılamaz (6325 s.K. m.5). Arabulucu ve taraflar da aksi kararlaştırılmadıkça gizlilik yükümlülüğü altındadır (6325 s.K. m.4).
Aile içi şiddet varsa arabuluculuk yapılabilir mi?
Hayır. 6325 sayılı Kanun aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olmadığını açıkça düzenler (6325 s.K. m.1/2). Bu durumda koruma tedbirleri için 6284 sayılı Kanun kapsamında başvuru yapılmalıdır.
Çocuğun velayeti ve iştirak nafakası arabuluculukta kararlaştırılabilir mi?
Ebeveynler bu konularda uzlaşma metni hazırlayabilir; ancak bu uzlaşma hâkimi bağlamaz. Boşanmanın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m.184/5) ve hâkim çocukların menfaatini gözeterek anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir (TMK m.166/3). Kişisel ilişki ve bakım giderleri düzenlenirken çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur (TMK m.182/2).
12. Yargı Paketi ile aile arabuluculuğu zorunlu hâle geldi mi?
Kamuya açık bilgilere göre hayır. 31 Temmuz 2026’da yayımlanan 7589 sayılı Kanunun özetlerinde aile uyuşmazlıklarına ilişkin dava şartı arabuluculuk düzenlemesi yer almamaktadır. Dava şartı arabuluculuk iş, ticari, tüketici, kira, taşınmaz paylaşımı, kat mülkiyeti ve komşuluk uyuşmazlıklarında uygulanmaktadır.
İlgili Rehberler
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanma davası için arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır. Şu an boşanma ve velayet gibi konular zorunlu arabuluculuğa tabi değildir; bunlar tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği hususlardır.
Aile uyuşmazlığında arabuluculuk hiç kullanılamaz mı?
Aile içi uyuşmazlıkların tarafların anlaşabildiği mali boyutlarında ihtiyari (gönüllü) arabuluculuk yolu değerlendirilebilir.
Nafakada zorunlu arabuluculuk gelecek mi?
Bu, reform tartışmalarında gündemdedir ancak henüz yasalaşmamıştır. Yargı Reformu Stratejisi bir kanun değil, planlama belgesidir.
Reform belgesi neyi hedefliyor?
Aile arabuluculuğunun sisteme entegre edilmesi, aile mahkemelerinin işleyişinin iyileştirilmesi ve çocuk menfaatini gözeten usullerin geliştirilmesi hedeflenmektedir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, işlem yapmadan önce bir avukata danışmanız ve güncel mevzuat ile uzman hukuki görüşü esas almanız önerilir.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — mevzuat.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


