İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk 2026: Son Tutanakta Alacak Kalemleri ve AYM’nin Durmuş Çelik Kararı (7036 m.3)
02 Ocak 2026

İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk 2026: Son Tutanakta Alacak Kalemleri ve AYM’nin Durmuş Çelik Kararı (7036 m.3)

Güncelleme — 22 Ekim 2026: Anayasa Mahkemesinin Durmuş Çelik kararı

Kısa cevap: Arabuluculuk son tutanağında alacak kalemlerinin tek tek yazılmamış olması, bu alacaklar arabuluculukta gerçekten görüşülmüşse, tek başına davanın usulden reddine gerekçe yapılamaz. Anayasa Mahkemesi, 20 Ekim 2026 tarihli ve 33406 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Durmuş Çelik (B. No: 2023/33449, 18/5/2026) kararında, son tutanakta yalnızca “işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan” ibaresi bulunduğu gerekçesiyle kıdem tazminatı ve fazla çalışma davasını usulden reddeden bölge adliye mahkemesi kararını mahkemeye erişim hakkının ihlali (Anayasa m.36) saymış ve yeniden yargılamaya hükmetmiştir. Kararın ayrıntıları 10. bölümde, davası bu gerekçeyle reddedilenlerin izleyeceği yol 11. bölümde.

İş hukukundan doğan pek çok davada mahkemeye gitmeden önce zorunlu bir aşama vardır: arabuluculuk. Bu adımı atlamak, açılan davanın esasa girilmeden reddedilmesine yol açar.

Bu yazı konuyu madde numaralarıyla ele alır: dava şartının kapsamı ve iş kazası istisnası (7036 m.3), başvuru ve yetkili büro, üç haftalık süre, işe iadedeki özel takvim, başvurulmadan dava açılmasının sonucu, ilk toplantıya katılmamanın yaptırımı, zamanaşımı ve ücret rejimi, alacak kalemlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve son tutanaktaki eksikliğin sonuçlarını sınırlayan 2024-2026 tarihli Anayasa Mahkemesi kararları.

1) Dava Şartı Olarak Arabuluculuk (7036 m.3)

Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Unsurİçeriği
DayanakKanun, bireysel veya toplu iş sözleşmesi
Konuİşçi veya işveren alacağı ve tazminatı; işe iade
KimYalnızca işçi değil, işveren de
NiteliğiDava şartı

Üçüncü satır sıkça gözden kaçar: dava şartı tek yönlü değildir. İşverenin işçiye karşı açacağı alacak ve tazminat davalarında da arabuluculuk zorunludur.

Düzenleme 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren uygulanmaktadır ve dava şartı olarak arabuluculuk hukukumuza ilk kez bu Kanunla girmiştir.

Kapsamdaki tipik talepler

TalepDurum
Kıdem tazminatıKapsamda
İhbar tazminatı
Fazla çalışma ücreti
Yıllık izin ücreti
Ulusal bayram ve genel tatil ücreti
Ücret alacağı
İşe iade

2) Kapsam Dışı: İş Kazası ve Meslek Hastalığı

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

DavaArabuluculuk
İş kazasından doğan maddi tazminatZorunlu değil
İş kazasından doğan manevi tazminat
Meslek hastalığından doğan tazminatlar
Bunlarla ilgili tespit ve itiraz davaları
Rücu davaları

Bu istisna, hem işçi hem işveren bakımından önem taşır: iş kazası dosyalarında arabuluculuk aşaması beklenmeden doğrudan dava açılabilir.

Buna karşılık aynı dosyada iş kazası tazminatı dışında işçilik alacakları da talep ediliyorsa, o kalemler bakımından arabuluculuk şartı ayrıca aranır.

Karma dosyalarda

TalepArabuluculuk
İş kazası tazminatıGerekmez
Kıdem ve ihbar tazminatıGerekir
Fazla çalışma ücretiGerekir

Bu nedenle karma taleplerde, arabuluculuğa tabi kalemlerin başvuruya dâhil edilmesi ve tutanakta gösterilmesi gerekir.

3) Başvuru ve Yetkili Büro

UnsurKural
NereyeArabuluculuk bürosuna
YetkiKarşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer arabuluculuk bürosu
GörevlendirmeBüro tarafından arabulucu görevlendirilir

İkinci satır önemlidir: yetkisiz büroya yapılan başvuru, karşı tarafın itirazı hâlinde sorun doğurabilir.

Süreler

UnsurSüre
SonuçlandırmaGörevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta
UzatmaZorunlu hâllerde en fazla bir hafta
AzamiDört hafta

Bu süreler, arabuluculuğun yargılamayı uzatan bir aşamaya dönüşmesini önlemek için öngörülmüştür.

4) İşe İadede Özel Takvim

İşe iade talebinde süreler daha kısadır ve hak düşürücü niteliktedir.

AşamaSüreBaşlangıç
Arabulucuya başvuruBir ayFesih bildiriminin tebliği tarihi
Dava açmaİki haftaSon tutanağın düzenlendiği tarih

İki süre birbirini izler ve her ikisi de kaçırıldığında hak kaybına yol açar.

Anlaşma hâlinde belirlenecekler

KonuAçıklama
İşe başlatma tarihiAnlaşma metninde gösterilir
Boşta geçen süreye ilişkin ücret ve haklarMiktarı belirlenir
İşe başlatmama tazminatıBaşlatılmama hâlinde ödenecek tutar

Üçüncü satır atlanmamalıdır: anlaşma metninde işe başlatmama hâlinde ödenecek tazminatın belirlenmemiş olması, anlaşmanın sağlanamamış sayılmasına yol açar ve son tutanak buna göre düzenlenir.

Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde

İşe iade arabuluculuğunda asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı hâlinde anlaşmanın gerçekleşebilmesi için işverenlerin görüşmelere birlikte katılmalarını ve iradelerinin birbirine uygun olmasını arayan 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin on beşinci fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 3/6/2025 tarihli ve E.2024/157, K.2025/121 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (Resmî Gazete 17/10/2025, sayı 33050).

İptal kararından sonra, alt işveren uygulamasının bulunduğu dosyalarda başvurunun her iki işvereni de kapsayacak biçimde yapılıp yapılmayacağı somut dosyaya göre değerlendirilmelidir.

5) Başvurmadan Dava Açılırsa

DurumSonuç
Arabulucuya hiç başvurulmamışHerhangi bir işlem yapılmaksızın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret
Son tutanak dilekçeye eklenmemişBir haftalık kesin süre verilir

Birinci satırdaki sonuç ağırdır: dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın reddedilir.

Son tutanak eksikliğinde usul

Aşamaİşlem
1Davacıya ihtarlı davetiye gönderilir
2Son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulması istenir
3İhtarın gereği yerine getirilmezse usulden ret

Davacı, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.

İki hâl arasındaki fark belirleyicidir: başvuru hiç yapılmamışsa düzeltme imkânı yoktur; tutanak eksikse bir haftalık kesin süre tanınır.

Daveti cevapsız bırakmak gider yükü doğuruyor

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

6) İlk Toplantıya Katılmamanın Yaptırımı

Kanun, arabuluculuğu şeklî bir aşamaya indirgemeyi önlemek için ağır bir gider yaptırımı öngörmüştür.

DurumSonuç
Bir taraf geçerli mazeret göstermeksizin katılmadıKatılmayan taraf son tutanakta belirtilir; davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir
Her iki taraf da katılmadıTarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır

Birinci satır, davayı kazansa dahi tarafı gider yükü altında bırakır. Bu, arabuluculuk davetinin cevapsız bırakılmamasını gerektiren en güçlü sebeptir.

Bu nedenle önem taşıyanlar

HususNeden
Davet usulüDavetin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı
Davetin ulaşmasıTebliğ veya bildirimin gerçekleşmesi
Mazeretin geçerliliğiKatılmamanın haklı sebebe dayanıp dayanmadığı
Son tutanaktaki tespitKatılmayan tarafın tutanakta nasıl gösterildiği

Dördüncü satır özellikle önemlidir: son tutanaktaki tespit, gider yaptırımının dayanağını oluşturur ve hatalıysa buna itiraz edilmelidir.

7) Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre

Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

UnsurEtki
ZamanaşımıDurur
Hak düşürücü süreİşlemez
BaşlangıçBüroya başvuru tarihi
BitişSon tutanağın düzenlendiği tarih

Bu hüküm, arabuluculuk süresinin hak kaybına yol açmasını önler. Zamanaşımı kesilmez, durur; süreç bittiğinde kaldığı yerden işlemeye devam eder.

Bu nedenle zamanaşımına az kalmış alacaklarda, arabuluculuk sürecinin ne kadar sürdüğü ve kalan sürenin ne olduğu hesaplanmalıdır.

8) Arabuluculuk Ücreti

DurumÜcret
Anlaşma sağlandıTaraflarca karşılanır
Taraflara ulaşılamadıİki saatlik ücret tutarı Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir
Taraflar katılmadığı için görüşme yapılamadı
İki saatten az süren görüşmede anlaşılamadı

Bu düzenleme, anlaşma sağlanamayan dosyalarda tarafların ücret yükü altında kalmasını önler.

İki saati aşan görüşmelerde ise, anlaşma sağlanamasa dahi aşan kısım bakımından ücret taraflarca karşılanır.

Tutanakta eksik kalem usulden ret sebebi

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

9) Kalemlerin Ayrı Ayrı Gösterilmesi

Uygulamadaki en sık hata budur ve Yargıtay uygulamasında dava şartı yokluğu sonucunu doğurabilir. Anayasa Mahkemesi ise bu sonuca, talebin arabuluculukta gerçekten görüşüldüğü dosyalar bakımından anayasal bir sınır çizmiştir (10. bölüm).

YanlışDoğru
“Tüm işçilik haklarım”Kıdem tazminatı
“Her türlü alacağım”İhbar tazminatı
“İşçilik alacakları”Fazla çalışma ücreti
—Yıllık izin ücreti
—Genel tatil ücreti

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 30/6/2022 tarihli, E.2022/6390 ve K.2022/8656 sayılı kararı ile benzer kararlarında, arabuluculuk tutanağında anlaşmaya varılan veya varılamayan alacak kalemlerinin açıkça gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Aynı Daire, 14/5/2024 tarihli, E.2024/4484 ve K.2024/8260 sayılı kararında, başvuru formunda dava konusu alacaklar işaretlenmiş olmasına rağmen son tutanakta yalnızca işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan alacaklardan söz edilmesini yeterli görmemiş ve dava şartının yerine getirilmediği sonucuna ulaşmıştır.

Arabuluculuk sürecinde hiç yer almayan bir talebin sonradan dava konusu yapılması, o talep bakımından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret riski doğurur. Anayasa Mahkemesinin kararları bu kuralı değiştirmez; yalnızca görüşülmüş bir talebin tutanağa genel ifadeyle geçmesi hâlini ilgilendirir.

Pratik sonuç

  • Başvuru formunda her kalemi ayrı ayrı yazın,
  • Son tutanakta hangi kalemlerde anlaşıldığını ve hangilerinde anlaşılamadığını kontrol edin,
  • Eksik kalem varsa tutanağa geçirtin,
  • Dava dilekçesindeki talepleri tutanakla karşılaştırın.

Dördüncü madde dava öncesi son kontroldür: tutanakta yer almayan bir kalemin dilekçede talep edilmesi, Yargıtay uygulamasında o kalem bakımından usulden ret riski doğurur. Kalem arabuluculukta gerçekten görüşülmüş ancak tutanağa genel ifadeyle geçmişse Anayasa Mahkemesinin 2024-2026 kararları bu riski sınırlar; yine de en güvenli yol kalemlerin tutanakta tek tek yazılmasıdır.

10) Anayasa Mahkemesi: Tutanaktaki Eksiklik Tek Başına Ret Sebebi Değildir (2024-2026)

Anayasa Mahkemesi iş davalarında arabuluculuğun dava şartı olarak aranmasına karşı değildir. Mahkeme, 11/7/2018 tarihli, E.2017/178 ve K.2018/82 sayılı norm denetimi kararında arabulucuya başvuru zorunluluğunun tek başına hak arama hürriyetini sınırlamadığını kabul etmiştir. Bireysel başvuru kararlarında denetlediği şey, bu şartın somut dosyada uygulanış biçimidir.

Kararlardaki ortak ilke şudur: Talep arabuluculukta gerçekten görüşülmüşse, başvuru formundaki veya son tutanaktaki biçimsel bir eksikliğe dayanarak davayı esasa girmeden reddetmek, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz biçimde sınırlar.

Durmuş Çelik kararı (B. No: 2023/33449, 18/5/2026)

Karar, Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümünce oybirliğiyle verilmiş ve 20 Ekim 2026 tarihli, 33406 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Uyuşmazlık, askerlik nedeniyle iş sözleşmesi sona eren bir işçinin kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti talebinden doğmuştur (askerlik nedeniyle ayrılmada kıdem hakkı için askere giden işçinin kıdem tazminatı incelememize bakabilirsiniz).

Durmuş Çelik dosyasının seyri
Tarih / aşamaNe oldu?
10/8/2018 — Arabuluculuk başvurusuİş sözleşmesi askerlik nedeniyle sona eren işçi, kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti için Afyonkarahisar Arabuluculuk Bürosuna başvurdu.
3/9/2018 — Son tutanakUyuşmazlık konusu genel olarak “işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan” talep şeklinde gösterildi. Aynı tarihli anlaşmama belgesine, işverenin telefonla işçiye borcu olmadığını, aksine işçiyle ilgili bir senedi bulunduğunu ve tazminat ödemeyeceğini bildiren beyanı kaydedildi.
28/9/2018 — DavaAfyonkarahisar İş Mahkemesinde dava açıldı.
İlk derece kararıMahkeme davayı kabul etti; net 5.917,11 TL kıdem tazminatı ile net 2.308,05 TL fazla çalışma alacağına faiziyle hükmetti.
İstinaf kararıKonya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi esasa girmeden davayı usulden reddetti: Son tutanakta anlaşılamayan alacak kalemleri ayrı ayrı gösterilmemişti, başvuru formunda da benzer genel ifade vardı.
19/4/2023 — Bireysel başvuruKesin kararı 21/3/2023’te öğrenen işçi, 30 günlük süre içinde Anayasa Mahkemesine başvurdu.
18/5/2026 — AYM kararıMahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına oybirliğiyle karar verildi; karar 20/10/2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

Mahkemenin gerekçesi

  • Müzakerenin gerçek kapsamı esastır. Mahkeme, son tutanakla birlikte anlaşmama belgesindeki işveren beyanını ve tarafların açıklamalarını değerlendirmiştir. İşçinin kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretini görüşmeye taşıma iradesi bulunduğu, işverenin de buna itiraz etmediği anlaşıldığından, bu alacakların arabuluculuğa konu edilmediği söylenemez.
  • Genel ifade kendiliğinden belirsizlik değildir. Bölge adliye mahkemesinin “işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan” ibaresini yetersiz sayması, arabuluculuk kurumunun getiriliş amacıyla bağdaşmaz bulunmuştur.
  • Arabulucunun açıklama yükümlülüğü. Kararın 19. paragrafında, son tutanağın esas olarak tarafların beyanlarına göre oluşturulacağı, ancak arabulucunun tutanağın içeriği ve düzenlenme şekli konusunda tarafları bilgilendirmesi gerektiği vurgulanmıştır. İşçinin hangi kalemlerin tutanakta gösterilmesi gerektiği konusunda bilgilendirildiğine dair bir tespit yokken, eksikliğin bütün sonucunu işçiye yüklemek aşırı külfet sayılmıştır.
  • Sonuç: aşırı şekilcilik. Bölge adliye mahkemesinin yorumu katı ve aşırı şekilci, işçiye yüklenen külfet ise zorunlu arabuluculuğun meşru amacıyla orantısız bulunmuştur.
Durmuş Çelik kararının hüküm fıkrası
KonuKarar
Mahkemeye erişim hakkı (Anayasa m.36)İhlal edildi (oybirliği)
GiderimYeniden yargılama; karar örneği Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesine iletilmek üzere Afyonkarahisar İş Mahkemesine gönderildi
Maddi ve manevi tazminatReddedildi; yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı kabul edildi
Yargılama gideri1.480,40 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücreti, toplam 41.480,40 TL başvurucuya ödenecek
Makul sürede yargılanma şikâyetiKabul edilemez; Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmemiş

Aynı çizgideki diğer kararlar

Durmuş Çelik kararı tek başına değildir; Anayasa Mahkemesi 2024’ten bu yana arabuluculuk dava şartının aşırı şekilci uygulanmasına karşı tutarlı bir içtihat geliştirmektedir.

Anayasa Mahkemesinin dava şartı arabuluculuğa ilişkin bireysel başvuru kararları (2024-2026)
KararEksiklikAnayasa Mahkemesinin değerlendirmesi
Ferhat Küçük
B. No: 2020/19910, 24/10/2024
RG 7/3/2025, sayı 32834
İşe iade talebi başvuru formunda gösterilmemiş; formda yalnızca işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan talep ifadesi var.Son tutanakta işe iade konusunda anlaşılamadığı yazılı; talep fiilen görüşülmüş. Formdaki genel ifadeyi somutlaştırma yükünün tamamen işçiye bırakılması aşırı bulundu: ihlal.
Coşkun Arıcan ve Diğerleri
B. No: 2022/52228, 18/2/2026
Arabuluculuk önce aynı gruptaki başka bir şirkete karşı yapılmış; gerçek işverenle arabuluculuk dava açıldıktan sonra tamamlanıp taraf değişikliğine gidilmiş.Kabul edilebilir yanılgı, şirketler arasındaki bağ ve sonradan tamamlanan arabuluculuk gözetilmeden verilen usulden ret aşırı katı ve şekilci bulundu: ihlal.
Ulaş Özel
B. No: 2022/82055, 3/3/2026
RG 21/9/2026, sayı 33377
Başvuru formunda işe iade seçeneği işaretlenmemiş.Son tutanakta işe iade ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti talepleri yer alıyor; işe iadenin görüşüldüğü açık: ihlal. Mahkeme, ihlal kararının davanın kabulü anlamına gelmediğini de belirtti.
Durmuş Çelik
B. No: 2023/33449, 18/5/2026
RG 20/10/2026, sayı 33406
Hem başvuru formunda hem son tutanakta yalnızca genel ifade var.Anlaşmama belgesindeki işveren beyanı ve diğer süreç belgeleri, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücretinin görüşüldüğünü gösteriyor: ihlal.

Durmuş Çelik kararını öncekilerden ayıran nokta şudur: Önceki dosyalarda başvuru formundaki eksikliği son tutanak tamamlıyordu. Bu dosyada ise son tutanağın kendisi de genel ifadeliydi; Mahkeme müzakerenin kapsamını tutanak dışındaki süreç belgelerinden ve tarafların beyanlarından belirlemiştir.

Yargıtay uygulamasıyla ilişkisi

Yargıtay, dava şartının yerine getirildiğinin denetlenebilmesi için anlaşılan veya anlaşılamayan alacak kalemlerinin son tutanakta ayrı ayrı gösterilmesini aramaktadır (9. bölümdeki kararlar). Anayasa Mahkemesi bu yaklaşımı ortadan kaldırmamıştır; kalemlerin açıkça yazılması hâlâ gereklidir. Mahkemenin denetlediği şey, talebin gerçekten görüşüldüğü anlaşılan bir olayda, yalnızca biçimsel eksikliğe dayanılarak davanın esasına girilmemesidir.

Kanun düzeyindeki ayrım da önemlidir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.17/2’ye göre arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaştıkları, anlaşamadıkları veya faaliyetin nasıl sonuçlandığı bir tutanakla belgelendirilir. m.17/3’e göre tutanağa, faaliyetin sonucu dışında hangi hususların yazılacağına taraflar karar verir ve arabulucu, “bu tutanak ve sonuçları konusunda taraflara gerekli açıklamaları yapar.” Kalemlerin tek tek gösterilmesi gerekliliği kanun metninde açıkça yazılı değildir; büyük ölçüde Yargıtay’ın dava şartına ilişkin yorumuyla şekillenmiştir. Aynı tutanak mantığı ticari uyuşmazlıklarda da geçerlidir (ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk ve son tutanak).

Kararın sınırları

  • Karar, genel ifadeyle düzenlenmiş her tutanağın dava şartını karşılayacağı anlamına gelmez. Sonuç, somut dosyada alacakların görüşüldüğünü gösteren başka belge ve beyanların bulunmasına dayanmaktadır.
  • Arabuluculukta hiç gündeme gelmemiş bir talep bakımından dava şartı eksikliği devam eder.
  • İhlal kararı davanın kazanıldığı anlamına gelmez; alacakların esası, yeniden yargılamayı yapan mahkemece incelenir. Ulaş Özel kararında bu açıkça belirtilmiştir.
  • Anayasa Mahkemesi arabulucunun görevini ihlal ettiğini tespit etmemiştir; yalnızca bölge adliye mahkemesinin, işçinin bilgilendirildiğine dair bir tespiti bulunmadığına dikkat çekmiştir. Arabulucunun hukuki veya disiplin sorumluluğu, somut davranış, zarar ve illiyet bağı üzerinden ayrıca değerlendirilir.
  • Müzakerenin kapsamı yazılı belgelerden anlaşılamıyorsa, arabuluculuk görüşmelerinin gizliliğine ilişkin hükümler (6325 m.4 ve m.5) gözetilerek hangi bilgilerin kullanılabileceği ayrıca tartışılır.

Davanız tutanak gerekçesiyle usulden reddedildiyse süre işliyor

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

11) Davanız Tutanak Gerekçesiyle Usulden Reddedildiyse Ne Yapılır?

Dava şartı yokluğundan verilen ret kararı alacakların esasına ilişkin değildir; ancak süreler kısadır ve her aşamada farklı bir yol vardır. Aşağıdaki tablo, Durmuş Çelik ve önceki kararlar ışığında izlenecek sırayı gösterir.

Arabuluculuk tutanağı gerekçesiyle usulden ret sonrası yol haritası
DurumNe yapılır?DayanakSüre
İlk derece mahkemesi usulden reddettiİstinaf. Dilekçede talebin arabuluculukta görüşüldüğünü gösteren belgeler (başvuru formu, anlaşmama belgesi, son tutanak, karşı tarafın beyanları) ve Anayasa Mahkemesi kararları gösterilir.HMK m.341, 345Kararın tebliğinden itibaren iki hafta
Bölge adliye mahkemesi usulden reddettiKararın temyize açık olup olmadığı belirlenir; açıksa temyiz.HMK m.361, 362Tebliğden itibaren iki hafta
Karar kesinleştiAnayasa Mahkemesine bireysel başvuru (mahkemeye erişim hakkı, Anayasa m.36). Kanun yollarının önce tüketilmesi gerekir.6216 sayılı Kanun m.45/2, 47/5Başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu yoksa ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün
Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verdiDosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir; mahkeme mümkünse dosya üzerinden karar verir.6216 sayılı Kanun m.50/2—
Alacak davası (kıdem, ihbar, fazla çalışma vb.)Kanun yoluna ek seçenek olarak, zamanaşımı dolmamışsa kalemler tek tek yazılarak yeniden arabulucuya başvurmak ve yeni dava açmak değerlendirilebilir; ancak önceki dava kesinleşmeden aynı talepte açılacak dava derdestlik itirazıyla karşılaşabilir.7036 m.3; HMK m.114/1-ıZamanaşımı süresi içinde
İşe iade davasıFesihten itibaren bir aylık hak düşürücü süre geçmiş olacağından yeniden başvuru çoğu zaman sonuç vermez; kanun yolları ve bireysel başvuru öne çıkar.4857 m.20—

Durmuş Çelik dosyasında işçi kesin kararı 21/3/2023’te öğrenmiş ve bireysel başvurusunu 19/4/2023’te, yani 30 günlük süre içinde yapmıştır. Karar sekiz yıla yakın süren bir yargılamanın ardından gelmiştir; bu nedenle kanun yolu aşamasında Anayasa Mahkemesi içtihadını dilekçeye taşımak, bireysel başvuruya kalmadan sonuç alınmasını sağlayabilir.

Alacak davalarında hangi yolun seçileceği, kalan zamanaşımı süresine göre belirlenir. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar geçen sürede zamanaşımı durur; ancak yeni bir başvuru ve dava için ne kadar süre kaldığı ayrıca hesaplanmalıdır (iş hukukunda zamanaşımı süreleri). Yeni dava açılacaksa dilekçe her kalemi ayrı ayrı göstermelidir (kıdem-ihbar ve işçilik alacakları dava dilekçesi örneği). İşe iade dosyalarında takvim çok daha dardır (işe iade davası ve zorunlu arabuluculuk).

Bundan sonraki dosyalar için önleyici adımlar

  • Başvuru formunda her kalemi ayrı yazdırın ve formun bir örneğini saklayın.
  • Tutarları önceden hesaplayın. Kıdem, ihbar ve izin için kıdem ve ihbar hesaplama aracı, fazla çalışma ve tatil alacakları için fazla mesai hesaplama aracı kullanılabilir.
  • Son tutanak genel ifadeyle hazırlanmışsa, imzadan önce anlaşılamayan kalemlerin tek tek yazılmasını isteyin ve arabulucudan tutanağın içeriği ile sonuçları hakkında açıklama talep edin (6325 m.17/3).
  • Karşı tarafın beyanlarını kayda geçirin. Durmuş Çelik dosyasında belirleyici olan, işverenin anlaşmama belgesine geçen beyanıydı.
  • Dava dilekçesinde talep edilen her kalemin arabuluculukta görüşüldüğünü gösteren belgeyi ekleyin; gerekirse arabuluculuk dosyasının getirtilmesini isteyin.
  • Anlaşma tutanağını imzalamadan önce hangi kalemlerin kapsandığını okuyun; anlaşılan hususlarda sonradan dava açılamaz (arabuluculukta düşük bir rakama anlaştım, dava açabilir miyim?).

12) Anlaşma Tutanağı ve İbra Riski

Kuralİçeriği
KesinlikÜzerinde anlaşmaya varılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz
KapsamUyuşmazlık, anlaşma sağlanan konular bakımından sona erer

Bu nedenle anlaşma metni, sıradan bir görüşme tutanağı olarak görülmemelidir.

Geniş ibra ifadelerine dikkat

Metinde kullanılan geniş kapsamlı bir feragat veya ibra ifadesi, tarafın yalnızca görüşmede tartışıldığını düşündüğü kalemlerin ötesine geçerek, hiç konuşulmamış alacakları da kapsar biçimde yorumlanabilir.

Riskli ifadeSonucu
“Hiçbir alacağım kalmamıştır”Görüşülmemiş kalemleri de kapsayabilir
“Birbirimizi ibra ederiz”
“Tüm haklarımdan feragat ederim”

Bu nedenle anlaşma metninde, ibranın hangi kalemlerle sınırlı olduğunun açıkça yazılması yerinde olur.

13) Görüşmeye Hazırlık

Arabuluculuk, dava öncesi bir formalite değil; sonucu bağlayıcı olabilen bir müzakere aşamasıdır.

Hazırlıkİçeriği
Alacak hesabıHer kalemin tutarının önceden çıkarılması
Belge dosyasıBordro, puantaj, izin kayıtları, banka hareketleri
Fesih belgeleriFesih bildirimi, tebliğ tarihi, savunma yazıları
Hizmet süresiGiriş ve çıkış tarihleri, sigorta kayıtları
ÜcretGiydirilmiş brüt ücretin hesabı
Alt sınırKabul edilebilecek en düşük tutarın önceden belirlenmesi

Beşinci satır uygulamada en çok tartışılan kalemdir: kıdem tazminatı hesabında giydirilmiş ücret esas alınır ve yol, yemek, ikramiye gibi düzenli ödemeler bu hesaba dâhil olur.

Altıncı satır ise müzakere disiplinidir: görüşme sırasında baskı altında verilen kararların telafisi güçtür, çünkü anlaşılan hususlarda dava açılamaz.

Görüşme sırasında

KonuDikkat edilecek
Kalem kalem müzakereToplam tutar yerine kalemlerin ayrı ele alınması
Ödeme takvimiTarih ve taksitlerin metne yazılması
Gecikme hâliÖdenmemesi hâlinde ne olacağı
Feragat kapsamıHangi kalemleri kapsadığı
Anlaşılamayan kalemlerTutanakta açıkça gösterilmesi

Beşinci satır dava hakkını korur: anlaşılamayan kalemlerin tutanakta gösterilmesi, o kalemler bakımından dava şartının yerine getirildiğini ortaya koyar.

Üçüncü satır ise anlaşma belgesinin icra edilebilirliğiyle ilgilidir: ödeme yapılmazsa izlenecek yolun metinde gösterilmesi, sonraki süreci kolaylaştırır.

14) Kısmi Anlaşma

Uygulamada sıkça karşılaşılan bir hâl, bazı kalemlerde anlaşılıp bazılarında anlaşılamamasıdır.

KalemSonuç
Anlaşılan kalemlerBu hususlarda dava açılamaz
Anlaşılamayan kalemlerDava yolu açık
Tutanakta gösterilmeyen kalemlerDava şartı yokluğu riski

Üçüncü satır, yazının en kritik uyarısının tekrarıdır: bir kalem ne anlaşılan ne anlaşılamayan olarak tutanakta görünmüyorsa, o kalem bakımından arabuluculuğa hiç gidilmemiş sayılabilir.

Tutanak kontrol listesi

  • Başvuruda yazdığınız tüm kalemler tutanakta var mı?
  • Her kalem için anlaşıldı veya anlaşılamadı ibaresi düşülmüş mü?
  • Anlaşılan kalemlerde tutar ve ödeme tarihi yazılı mı?
  • Feragat veya ibra ifadesi var mı, kapsamı ne?
  • Toplantılara kimin katıldığı doğru gösterilmiş mi?
  • Tarih doğru mu?

İkinci madde en sık atlanan kontroldür ve imzadan sonra düzeltilmesi güçtür.

Altıncı madde ise dava süresini belirler: işe iadede iki haftalık süre son tutanağın tarihinden işlediğinden, tarihin doğruluğu doğrudan hak kaybı riski doğurur.

İmzadan önce

AdımYapılacak
1Metni baştan sona okuyun
2Anlamadığınız ifadeleri sorun
3Eksik kalem varsa ekletin
4İbra kapsamını sınırlandırın
5Bir örneğini alın

Beşinci adım sonraki tüm aşamaların dayanağıdır: tutanağın aslı veya onaylı örneği, dava dilekçesine eklenmesi zorunlu bir belgedir.

Bu belge olmadan açılan dava, bir haftalık kesin süre sürecine girer ve giderilmezse usulden reddedilir.

15) Anlaşma Belgesinin Hukuki Gücü

Arabuluculuk sonunda düzenlenen belge, taraflar arasında yalnızca bir mutabakat metni değildir.

UnsurSonucu
Dava yasağıAnlaşılan hususlarda dava açılamaz
Uyuşmazlığın sona ermesiAnlaşma sağlanan konular bakımından
İcra edilebilirlikŞartları sağlandığında ilam niteliğinde belge olarak işlem görebilir

Üçüncü satır alacaklı taraf bakımından önemlidir: anlaşma metnindeki ödeme yükümlülüğü yerine getirilmezse, ayrıca dava açmak yerine icra takibi yolu gündeme gelebilir.

Bu nedenle anlaşma metninde tutar, vade ve taraf bilgilerinin tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılması gerekir.

Ödeme yapılmazsa

DurumYapılabilecek
Vade geldi, ödenmediAnlaşma belgesine dayalı takip
Taksit aksadıMetindeki muacceliyet kaydına göre
Tutar belirsizBelirsizlik takibi güçleştirir

Üçüncü satır, görüşme sırasında yapılan en maliyetli hatadır: “uygun bir tutarda ödenecektir” gibi belirsiz ifadeler, belgenin icra kabiliyetini zayıflatır.

İkinci satır ise taksitli anlaşmalarda mutlaka düzenlenmelidir: bir taksitin ödenmemesi hâlinde kalanın tamamının muaccel olacağı kaydı, alacaklıyı korur.

İşveren bakımından

KonuDikkat edilecek
Kapsamın netliğiHangi kalemlerin kapandığı
SGK ve vergi boyutuÖdemelerin niteliğine göre yükümlülükler
Belge düzeniÖdeme ve bordro kayıtlarının uyumu
İbra kapsamıSonradan yeni talep gelmemesi için

İkinci satır sıkça atlanır: arabuluculukta kararlaştırılan ödemelerin niteliği, sosyal güvenlik ve vergi yükümlülükleri bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Dördüncü satır ise işverenin asıl beklentisidir: anlaşmanın uyuşmazlığı gerçekten sona erdirmesi, ibra kapsamının açık ve kapsamlı yazılmasına bağlıdır.

İki tarafın çıkarı ortak noktada

İşçi bakımından risk, ibranın fazla geniş yazılmasıdır; işveren bakımından risk ise fazla dar yazılmasıdır.

Bu nedenle her iki taraf için de ortak zorunluluk aynıdır: anlaşmanın kapsamı kalem kalem ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

Kalem listesi hem başvuruda, hem görüşmede, hem son tutanakta aynı olmalıdır. Bu üç belge arasındaki uyumsuzluk, sonraki aşamada tartışmanın kaynağını oluşturur.

16) Süre Haritası

Konuda birbirine benzeyen ancak farklı işleyen birkaç süre vardır. Bunların bir arada görülmesi, takvimin doğru kurulmasını sağlar.

SüreNeye ilişkinBaşlangıcı
Üç haftaArabulucunun süreci sonuçlandırmasıGörevlendirme tarihi
Bir haftaZorunlu hâlde uzatmaÜç haftanın sonu
Bir ayİşe iadede arabulucuya başvuruFesih bildiriminin tebliği
İki haftaİşe iade davası açmaSon tutanak tarihi
Bir haftaSon tutanağın mahkemeye sunulmasıİhtarlı davetiyenin tebliği

Üçüncü ve dördüncü satırlar birbirini izler ve ikisi de hak düşürücü niteliktedir; biri kaçırıldığında işe iade talebi tümden düşer.

Beşinci satır ise bir kesin süredir: verilen bir hafta içinde tutanak sunulmazsa dava usulden reddedilir.

Alacak davalarında

KonuKural
Dava açma süresiÖzel bir süre öngörülmemiştir; zamanaşımı süreleri geçerlidir
Arabuluculuk süresiZamanaşımı durur
Sürecin bitişiZamanaşımı kaldığı yerden işler

Birinci satır, işe iade ile alacak davaları arasındaki temel farktır: alacak davalarında iki haftalık bir süre bulunmaz, ancak zamanaşımı gözetilmelidir.

İşçilik alacaklarındaki zamanaşımı sürelerinin ayrıntısı için işçilik alacaklarında zamanaşımı incelememize bakabilirsiniz.

Takvime işlenecek tarihler

  • Fesih bildiriminin tebliğ tarihi,
  • Arabuluculuk başvuru tarihi,
  • Arabulucunun görevlendirilme tarihi,
  • İlk toplantı tarihi,
  • Son tutanak tarihi,
  • Dava açma son günü.

İkinci ve beşinci maddeler arasındaki süre, zamanaşımının durduğu dönemi gösterir ve kalan sürenin hesabında doğrudan kullanılır.

Özet

SoruCevap
Zorunlu mu?İşçilik alacağı, tazminat ve işe iade davalarında evet
İstisna?İş kazası ve meslek hastalığı tazminatları
Süre?Üç hafta; zorunlu hâlde bir hafta uzatma
Başvurmazsam?Usulden ret; dilekçe tebliğe çıkarılmaz
Toplantıya katılmazsam?Kazansanız dahi karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısı
En kritik ayrıntı?Kalemlerin ayrı ayrı gösterilmesi

Son satır bu yazının özetidir: arabuluculuk sürecinde en çok hak kaybı, sürelerden değil tutanağın içeriğinden doğmaktadır.

17) Sık Yapılan Sekiz Hata

  • Kalemleri genel ifadeyle yazmak. Her alacak ayrı ayrı gösterilmelidir; Anayasa Mahkemesinin koruması ancak talebin görüşüldüğü belgelerle gösterilebildiğinde işe yarar.
  • Tutanağı okumadan imzalamak. Geniş ibra ifadeleri risk doğurur.
  • Daveti cevapsız bırakmak. Karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısından sorumluluk doğar.
  • İş kazası dosyasında beklemek. Bu davalarda arabuluculuk zorunlu değildir.
  • Karma dosyada ayrım yapmamak. İşçilik alacakları için şart ayrıca aranır.
  • İşe iadede bir ayı kaçırmak. Süre fesih bildiriminin tebliğinden işler.
  • İki haftalık dava süresini atlamak. Son tutanaktan itibaren işler.
  • Son tutanağı dilekçeye eklememek. Bir haftalık kesin süre riski doğar.

18) Kontrol Listesi

  • Talebinizin kapsamda olup olmadığını belirleyin.
  • Yetkili büroyu tespit edin.
  • Tüm kalemleri başvuru formuna yazın.
  • Alt işveren varsa başvurunun hangi işverenlere yöneltileceğini değerlendirin.
  • Toplantılara katılın veya mazereti belgeleyin.
  • Son tutanağı kalem kalem kontrol edin.
  • Dava sürelerini tutanak tarihinden hesaplayın.
  • Tutanağın aslını veya onaylı örneğini dilekçeye ekleyin.
  • Başvuru formu ve anlaşmama belgesinin örneklerini saklayın; tutanak genel ifadeliyse talebin görüşüldüğünü bunlarla gösterirsiniz.
  • Usulden ret kararı aldıysanız iki haftalık kanun yolu süresini ve kesinleşmeden sonraki 30 günlük bireysel başvuru süresini takvime işleyin.

İş hukukunun diğer başlıkları için İş Hukuku Rehberimize, işçilik alacaklarında zamanaşımı, kıdem ve ihbar tazminatı hesaplama, iş güvencesi ve işe iade şartları, iş kazası tazminat dilekçesi, konkordatoda işçi alacakları ve rekabet yasağı incelemelerimize; arabuluculuğun başka bir alandaki uygulaması için malpraktiste arabuluculuk ve tutanak tuzağı incelememize bakabilirsiniz.

Arabuluculuk dosyanız için değerlendirme alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu Yazının Dayandığı Mevzuat

Yazıda anlatılan kuralların dayandığı kanun ve yönetmelik hükümleri, yürürlükteki metinleriyle karşılaştırılarak aşağıda bir arada gösterilmiştir.

Yazının dayandığı hükümler (Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki metinler)
HükümKonusuBu yazıdaki karşılığı
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3Dava şartı olarak arabuluculukKıdem, ihbar, fazla çalışma gibi işçilik alacakları ve işe iade için önce arabulucuya başvurmak şarttır; iş kazası ve meslek hastalığı tazminat davaları bu şartın dışındadır.
4857 sayılı İş Kanunu m.20Fesih bildirimine itiraz ve usulüİşe iade isteyen işçi fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalı, anlaşma olmazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açmalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu m.21Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçlarıİşe iadede arabulucu önünde anlaşılırsa işe başlatma tarihi, boşta geçen süreye ait ücret ve haklar ile işe başlatmama tazminatının parasal miktarı anlaşma metninde belirlenmek zorundadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.17Arabuluculuğun sona ermesiSon tutanak, hangi konularda anlaşılıp hangilerinde anlaşılamadığını belgeleyen kayıttır; tutanağa sonuç dışında hangi hususların yazılacağına taraflar karar verir. Arabulucu, tutanak ve sonuçları konusunda taraflara gerekli açıklamaları yapar; Anayasa Mahkemesi Durmuş Çelik kararında bu yükümlülüğe vurgu yapmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18Tarafların anlaşmasıAnlaşılan kalemler için sonradan dava açılamaz; taraflar, avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi kural olarak şerh aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.115Dava şartlarının incelenmesiArabuluculuk dava şartı olduğundan mahkeme bu eksikliği kendiliğinden inceler; arabulucuya hiç başvurulmadan açılan iş davası esasa girilmeden usulden reddedilir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.25Dava şartı olarak arabuluculukta arabuluculuk faaliyetiKısmi anlaşmada hangi kalemlerde anlaşılıp hangilerinde anlaşılamadığı son tutanakta açıkça yazılır; yazıdaki kalem kalem tutanak kontrolü önerisi bu kuralla örtüşür.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.36Hak arama hürriyeti (mahkemeye erişim hakkı)Anayasa Mahkemesi, arabuluculuk tutanağındaki biçimsel eksikliğe dayanan usulden ret kararlarını bu madde kapsamında ölçülülük yönünden denetler; Ferhat Küçük, Coşkun Arıcan, Ulaş Özel ve Durmuş Çelik kararlarında ihlal bulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.345 ve m.361İstinaf ve temyiz süreleriTutanak gerekçesiyle verilen usulden ret kararına karşı istinaf ve temyiz süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m.45, m.47 ve m.50Bireysel başvuru, başvuru süresi ve ihlal kararının sonuçlarıKanun yolları tüketildikten sonra 30 gün içinde bireysel başvuru yapılabilir; ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa dosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir.

Sıkça Sorulan Sorular

İş davalarında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3 üncü maddesi uyarınca kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Ne zamandan beri uygulanıyor?

1 Ocak 2018 tarihinden itibaren. Dava şartı olarak arabuluculuk hukukumuza ilk kez bu Kanunla girmiştir.

Sadece işçi mi başvurmak zorunda?

Hayır. Madde “işçi veya işveren alacağı ve tazminatı” der; işverenin işçiye karşı açacağı alacak ve tazminat davalarında da arabuluculuk zorunludur.

Hangi talepler kapsamda?

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret alacağı ve işe iade gibi talepler.

Hangi davalar kapsam dışı?

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında dava şartı hükmü uygulanmaz.

İş kazası dosyasında doğrudan dava açabilir miyim?

Evet. Bu davalarda arabuluculuk aşaması beklenmeden doğrudan dava açılabilir.

Aynı dosyada hem iş kazası hem işçilik alacağı varsa?

İş kazası tazminatı bakımından arabuluculuk gerekmez; ancak kıdem, ihbar ve fazla çalışma gibi işçilik alacakları bakımından şart ayrıca aranır. Bu kalemlerin başvuruya dâhil edilmesi ve tutanakta gösterilmesi gerekir.

Nereye başvurulur?

Arabuluculuk bürosuna. Yetkili büro, karşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer arabuluculuk bürosudur.

Süreç ne kadar sürer?

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren başvuruyu üç hafta içinde sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir.

İşe iadede süreler nedir?

İş sözleşmesi feshedilen çalışan, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade isteğiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Anlaşılamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.

İşe iadede anlaşılırsa neler belirlenir?

İşe başlatma tarihi, boşta geçen süreye ilişkin ücret ve haklar ile işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarı anlaşma metninde gösterilir.

Alt işveren varsa ne olur?

Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı hâlinde işe iade arabuluculuğunda işverenlerin görüşmelere birlikte katılmalarını ve iradelerinin birbirine uygun olmasını arayan 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin on beşinci fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 3/6/2025 tarihli ve E.2024/157, K.2025/121 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

Arabulucuya başvurmadan dava açarsam ne olur?

Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.

Dilekçe karşı tarafa tebliğ edilir mi?

Hayır. Bu hâlde dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın ret kararı verilir.

Son tutanağı dilekçeye eklemeyi unuttum, ne olur?

Davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmezse dava usulden reddedilir.

Tutanağın aslı mı gerekir?

Davacı, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.

İlk toplantıya katılmazsam ne olur?

Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir ve davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.

Her iki taraf da katılmazsa?

Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

Bu yaptırım nedeniyle neye dikkat etmeliyim?

Davet usulüne, davetin ulaşıp ulaşmadığına, ileri sürülen mazeretin geçerliliğine ve son tutanakta yapılan tespite. Arabuluculuk davetinin cevapsız bırakılması, uyuşmazlığın esasından bağımsız olarak yargılama giderleri yönünden olumsuz sonuç doğurabilir.

Arabuluculuk zamanaşımını etkiler mi?

Evet. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

Zamanaşımı kesiliyor mu duruyor mu?

Duruyor. Süreç bittiğinde kaldığı yerden işlemeye devam eder. Bu nedenle zamanaşımına az kalmış alacaklarda kalan sürenin hesaplanması gerekir.

Arabuluculuk ücretini kim öder?

Anlaşma sağlanırsa taraflarca karşılanır. Taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda anlaşılamaması hâllerinde iki saatlik ücret tutarı Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.

İki saati aşan görüşmelerde ne olur?

Anlaşma sağlanamasa dahi aşan kısım bakımından ücret taraflarca karşılanır.

Başvuruda “tüm işçilik haklarım” yazabilir miyim?

Yazmamak gerekir. Kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve diğer taleplerin ayrı ayrı gösterilmesi daha güvenli bir yaklaşımdır.

Bunun dayanağı nedir?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 30 Haziran 2022 tarihli, E.2022/6390 ve K.2022/8656 sayılı kararı ile benzer kararlarında, arabuluculuk tutanağında anlaşmaya varılan veya varılamayan alacak kalemlerinin açıkça gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Aynı Daire 14/5/2024 tarihli, E.2024/4484 ve K.2024/8260 sayılı kararında da genel ifadeli son tutanağı yeterli görmemiştir. Anayasa Mahkemesi ise talebin gerçekten görüşüldüğü anlaşılan olaylarda bu yaklaşıma dayanan usulden reddi ölçüsüz bulmaktadır.

Tutanakta yer almayan bir kalemi dava edebilir miyim?

Arabuluculuk sürecinde hiç yer almayan bir talep bakımından dava şartı yerine getirilmiş sayılmaz ve usulden ret riski vardır. Talep arabuluculukta gerçekten görüşülmüş ancak tutanağa yalnızca genel ifadeyle geçmişse durum farklıdır: Anayasa Mahkemesi böyle bir olayda, yalnızca tutanaktaki eksikliğe dayanılarak davanın reddini mahkemeye erişim hakkının ihlali saymıştır (Durmuş Çelik, B. No: 2023/33449).

Son tutanakta alacak kalemleri tek tek yazılmadı, davam reddedilir mi?

Yargıtay uygulamasında bu durum usulden ret riski taşır. Ancak Anayasa Mahkemesi, 20 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Durmuş Çelik kararında, kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretinin arabuluculukta görüşüldüğü anlaşılan bir dosyada, yalnızca son tutanaktaki “işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan” ifadesine dayanılarak davanın usulden reddedilmesini mahkemeye erişim hakkının ihlali saymıştır.

AYM’nin Durmuş Çelik kararı nedir?

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümünün 18/5/2026 tarihli, 2023/33449 başvuru numaralı kararıdır. Mahkeme oybirliğiyle Anayasa’nın 36. maddesindeki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar vermiş, başvurucuya 41.480,40 TL yargılama gideri ödenmesine hükmetmiş, tazminat talebini reddetmiştir. Karar 20/10/2026 tarihli, 33406 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Başvuru formunda işe iade işaretlenmediyse dava reddedilir mi?

Tek başına reddedilmemelidir. Anayasa Mahkemesi Ferhat Küçük (B. No: 2020/19910, 24/10/2024) ve Ulaş Özel (B. No: 2022/82055, 3/3/2026) kararlarında, işe iade talebinin son tutanakta görüşüldüğü anlaşılan dosyalarda yalnızca başvuru formundaki eksikliğe dayanan usulden reddi mahkemeye erişim hakkının ihlali saymıştır.

Arabuluculuğu yanlış şirkete karşı yaptım, dava reddedilir mi?

Kural olarak arabuluculuğun gerçek işverene karşı yapılması gerekir. Anayasa Mahkemesi Coşkun Arıcan ve Diğerleri (B. No: 2022/52228, 18/2/2026) kararında, yanlış şirketle başlayan sürecin ardından gerçek işverenle de arabuluculuk yapılıp taraf değişikliğine gidilen bir dosyada, bu özellikler gözetilmeden verilen usulden reddi aşırı şekilci bulmuştur. Sonuç somut olayın özelliklerine bağlıdır.

Davam bu gerekçeyle reddedildi, ne yapabilirim?

Önce kanun yollarına başvurulur: İlk derece kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf, bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyize açıksa iki hafta içinde temyiz (HMK m.345 ve m.361). Karar kesinleşirse, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren 30 gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir (6216 sayılı Kanun m.47/5).

AYM ihlal kararı verirse davayı kazanmış olur muyum?

Hayır. İhlal kararı üzerine dosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir (6216 sayılı Kanun m.50/2); alacakların esası bu yargılamada incelenir. Anayasa Mahkemesi Ulaş Özel kararında ihlal tespitinin davanın kabulü anlamına gelmediğini açıkça belirtmiştir.

Tutanağı eksik yazan arabulucu sorumlu olur mu?

Kendiliğinden olmaz. Arabulucu, tutanak ve sonuçları konusunda taraflara gerekli açıklamaları yapmakla yükümlüdür (6325 m.17/3). Sorumluluk için somut yükümlülük ihlalinin, zararın ve illiyet bağının ayrıca ortaya konması gerekir; Anayasa Mahkemesi Durmuş Çelik kararında arabulucunun görevini ihlal ettiğine dair bir tespit yapmamıştır.

Anlaşma sağlanırsa dava açabilir miyim?

Hayır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda üzerinde anlaşmaya varılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz; uyuşmazlık anlaşma sağlanan konular bakımından sona erer.

Anlaşma metnindeki ibra ifadesine dikkat etmeli miyim?

Evet. Metinde kullanılan geniş kapsamlı bir feragat veya ibra ifadesi, tarafın yalnızca görüşmede tartışıldığını düşündüğü kalemlerin ötesine geçerek hiç konuşulmamış alacakları da kapsar biçimde yorumlanabilir.

Nasıl korunabilirim?

Anlaşma metninde ibranın hangi kalemlerle sınırlı olduğunun açıkça yazılması yerinde olur. Anlaşma metni sıradan bir görüşme tutanağı olarak görülmemelidir.

Dava öncesi son kontrolüm ne olmalı?

Dava dilekçesindeki talepleri son tutanakla karşılaştırmak. Tutanakta yer almayan bir kalemin dilekçede talep edilmesi Yargıtay uygulamasında o kalem bakımından usulden ret riski doğurur; kalem görüşülmüş ama tutanağa geçmemişse bunu gösteren belgeler dilekçeye eklenmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat sık güncellenmektedir; somut olayda işlem tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınmalıdır.


Post by Av. Fatma Öztürk