İş Hukukunda Zamanaşımı Süreleri: İşçilik Alacaklarında 5 ve 10 Yıl
27 Mart 2026

İş Hukukunda Zamanaşımı Süreleri: İşçilik Alacaklarında 5 ve 10 Yıl

İşçilik alacaklarında zamanaşımı, alacağın dava yoluyla istenebilme imkânının ortadan kalkmasıdır. Alacak hakkı tümden yok olmaz; ancak karşı taraf zamanaşımı def’inde bulunursa mahkeme tahsile karar veremez.

Bu yazı konuyu madde numaralarıyla ele alır: 4857 Ek Madde 3 ile beş yıla indirilen kalemler, Geçici Madde 8’deki geçiş hesabı, on yıllık süreye tabi kalanlar, sürelerin ne zaman başladığı, arabuluculuğun zamanaşımına etkisi ve def’inin usulü.

1) 25 Ekim 2017: Süreler Değişti

UnsurBilgi
Değişikliği getiren7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu
Kanun tarihi12/10/2017
Yürürlük25/10/2017
Eklenen hükümler4857 sayılı Kanuna Ek Madde 3 (7036 m.15) ve Geçici Madde 8 (7036 m.16)

Bu tarihten önce kıdem tazminatı gibi kalemler genel zamanaşımına, yani on yıla tabiydi. Değişiklikle bu süre beş yıla indirilmiştir.

2) Beş Yıla Tabi Kalemler (4857 Ek m.3)

Ek Madde 3: İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun, yıllık izin ücreti ve aşağıda belirtilen tazminatların zamanaşımı süresi beş yıldır.

a) Kıdem tazminatı
b) İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat
c) Kötüniyet tazminatı
d) İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat

KalemYaygın adı
Yıllık izin ücretiKullanılmayan izin ücreti
Bent aKıdem tazminatı
Bent bİhbar tazminatı
Bent cKötüniyet tazminatı
Bent dAyrımcılık tazminatı

Hükmün başındaki “hangi kanuna tabi olursa olsun” ifadesi kapsamı genişletir: iş sözleşmesinden kaynaklanmak şartıyla, işçinin hangi kanuna tabi olduğu fark etmez.

Bu, 4857 sayılı Kanun dışındaki iş ilişkilerinde de aynı sürenin uygulanması sonucunu doğurur.

Kötüniyet tazminatına ilişkin bir sınır

KonuKural
DoğuşuFesih hakkının kötüye kullanılması suretiyle sözleşmenin sona erdirilmesi
TutarıBildirim süresinin üç katı
Kapsam dışıİş güvencesi kapsamındaki işçiler bu tazminata hak kazanamaz

Üçüncü satır, 4857 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrasının açık hükmüdür: iş güvencesi kapsamındaki işçiler bakımından kötüniyet tazminatı gündeme gelmez.

Feshiniz 2017 öncesiyse hesabı birlikte yapalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

3) Geçiş Hesabı (4857 Geçici m.8)

Bu madde üç cümleden oluşur ve her cümle ayrı bir kural getirir.

Birinci cümle: Ek 3 üncü madde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra sona eren iş sözleşmelerinden kaynaklanan yıllık izin ücreti ve tazminatlar hakkında uygulanır.

İkinci cümle: Bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri, değişiklikten önceki hükümlere tabi olmaya devam eder.

Üçüncü cümle: Ancak, zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmı, ek 3 üncü maddede öngörülen süreden uzun ise, ek 3 üncü maddede öngörülen sürenin geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş olur.

Fesih tarihiUygulanacak süre
25/10/2017 ve sonrasıBeş yıl (Ek m.3)
25/10/2017 öncesiKural olarak eski hükümler, ancak üçüncü cümledeki sınırla

Üçüncü cümlenin pratik sonucu

Bu cümle, eski süreye tabi alacaklar için bir üst sınır getirir. İşleyiş şöyledir:

Adımİşlem
1Eski hükme göre zamanaşımının kalan kısmı hesaplanır
2Bu kalan kısım beş yıldan uzun mu diye bakılır
3Uzunsa, 25/10/2017’den itibaren beş yıl geçmesiyle zamanaşımı dolmuş sayılır
4Kısaysa, eski süre kendi takvimiyle işlemeye devam eder

Sayısal örnek

VeriDeğer
Fesih tarihi1/1/2015
Eski süreOn yıl → 1/1/2025
25/10/2017 itibarıyla kalanYaklaşık yedi yıl iki ay
Kalan, beş yıldan uzun mu?Evet
SonuçZamanaşımı 25/10/2022‘de dolmuş sayılır

Yani üçüncü cümle, eski on yıllık süreleri fiilen 25/10/2022 tarihinde sona erdirmiştir. Bu tarihten sonra açılan davalarda, eski süreye dayanma imkânı kural olarak kalmamıştır.

Bu, geçmiş dönem alacakları bakımından uygulamanın en çok gözden kaçırdığı hesaptır.

4) On Yıllık Süreye Tabi Olanlar

Ek Madde 3, sayılan kalemlerle sınırlıdır. Bu listeye girmeyen bazı talepler genel zamanaşımına tabi kalır.

TalepSüreSebebi
İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatOn yılEk m.3 listesinde yer almaz; genel zamanaşımı
Sözleşmeden doğan ve özel hüküm bulunmayan diğer alacaklarOn yılGenel zamanaşımı

Birinci satır pratikte en önemlisidir: iş kazası tazminatı, Ek Madde 3’te sayılan tazminatlar arasında yer almadığından beş yıllık süreye tabi değildir.

Ayrıca fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa, ceza zamanaşımının daha uzun olması hâlinde o sürenin uygulanması gündeme gelebilir.

5) Beş Yıla Tabi Ücret Alacakları

Ek Madde 3’te sayılmamakla birlikte ücret niteliğindeki alacaklar da beş yıllık süreye tabidir; bunun dayanağı Türk Borçlar Kanunundaki dönemsel edim kuralıdır.

AlacakSüre
ÜcretBeş yıl
Fazla çalışma ücretiBeş yıl
Hafta tatili ücretiBeş yıl
Ulusal bayram ve genel tatil ücretiBeş yıl
İkramiye ve primBeş yıl

Bu kalemlerde önemli bir fark vardır: zamanaşımı fesihte değil, her alacak muaccel oldukça ayrı ayrı işlemeye başlar.

Sonucu şudur: dava tarihinden geriye doğru beş yıllık dilim talep edilebilir; daha eski dönemler zamanaşımına uğrar.

6) Sürelerin Başlangıcı

Zamanaşımı, her kalem için ayrı ayrı işler ve başlangıçları farklıdır.

KalemBaşlangıç
Kıdem tazminatıFesih tarihi
İhbar tazminatıFesih tarihi
Kötüniyet tazminatıFesih tarihi
Ayrımcılık tazminatıFesih tarihi
Yıllık izin ücretiFesih tarihi
Ücret ve fazla çalışmaHer alacağın muaccel olduğu tarih

Beşinci satır özel bir kuraldır: yıllık izin ücreti alacağı fesihle muaccel olur ve süre iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten işlemeye başlar.

Bunun sonucu isteklinin lehinedir: zamanaşımı her yılın izni için ayrı ayrı değil, fesih tarihinde tek bir anda başladığından, çalışma süresinin tamamına ait kullanılmayan izin ücreti talep edilebilir.

Bu konunun ayrıntısı için yıllık izin ücretinde muacceliyet ve zamanaşımı incelememize bakabilirsiniz.

Süre dolmak üzereyse vakit kaybetmeyin

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

7) Arabuluculuğun Zamanaşımına Etkisi

İşçilik alacaklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Bu sürecin zamanaşımına etkisi ayrıca düzenlenmiştir.

KonuKural
Dava şartıKanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması
İstisnaİş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları
Süreye etkisiArabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz

Üçüncü satır önemli bir güvencedir: arabuluculukta geçen süre, zamanaşımını fiilen tüketmez. Bu nedenle sürenin sonuna yaklaşılmış olsa dahi arabuluculuk başvurusu yapılabilir.

Buna karşılık ikinci satır dikkat gerektirir: iş kazası ve meslek hastalığı davaları bu dava şartının dışındadır; bu davalarda doğrudan dava açılır.

8) Zamanaşımını Kesen ve Durduran Hâller

Zamanaşımı kesintisiz işlemez; belirli olaylar süreyi keser veya durdurur. İkisi farklı sonuç doğurur.

KavramEtkisi
KesilmeSüre baştan işlemeye başlar
DurmaSüre işlemez; engel kalkınca kaldığı yerden devam eder

Kesen hâller

HâlAçıklama
Borçlunun borcu ikrar etmesiFaiz ödemesi, kısmî ödeme, teminat verilmesi gibi
Dava açılmasıAlacaklının mahkemeye başvurması
İcra takibiTakip talebinde bulunulması
İflas masasına başvuruAlacağın bildirilmesi

Birinci satır uygulamada sıkça karşılaşılır: işverenin alacağın bir kısmını ödemesi, kalan kısım bakımından zamanaşımını keser ve süre yeniden başlar.

Bu nedenle kısmî ödeme yapan işveren tarafı, süre bakımından beklenenden uzun bir dönem sorumlu kalabilir.

Durduran bir özel hâl

DurumKural
Ev hizmetlerinde çalışanlarHizmet ilişkisi süresince işverenlerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemez
Diğer işçilerBöyle bir durma hâli öngörülmemiştir

İkinci satır önemli bir sonuç doğurur: iş sözleşmesi devam ederken de ücret alacakları bakımından zamanaşımı işlemeye devam eder.

Bu, çalışmaya devam eden işçilerin geriye dönük ücret ve fazla çalışma taleplerinde beş yıllık dilimle sınırlı kalması sonucunu doğurur.

9) Kısmî Dava ve Islah

Alacağın tamamı baştan talep edilmediğinde, sonradan artırılan kısım bakımından zamanaşımı ayrıca tartışılır.

YolZamanaşımı bakımından
Kısmî dava (31/7/2026 sonrası)Talep, bir defaya mahsus artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden kesilmiş sayılır
Belirsiz alacak davasıYürürlükten kaldırılmıştır; yalnızca 31/7/2026’dan önce açılmış derdest davalarda uygulanır
IslahArtırılan kısım için karşı taraf ayrıca zamanaşımı def’inde bulunabilir

Önemli değişiklik: Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 7589 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır (Resmî Gazete: 31/7/2026, sayı 33326). Yerine, aynı Kanunun 20 nci maddesiyle HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkra ile güçlendirilmiş kısmî dava getirilmiştir.

Yeni hükme göre alacağın bir kısmı dava edildiğinde talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden kesilmiş sayılır.

Geçiş hükmü uyarınca, kaldırılma tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında HMK m.107 uygulanmaya devam eder.

Artırım hakkının tek kullanımlık olması en kritik noktadır: bir kez kullanıldıktan sonra talep yeniden artırılamaz. Ayrıntı için belirsiz alacak davasının kaldırılması ve HMK m.109/4 incelememize bakabilirsiniz.

Hangi dava türü seçilmeli?

DurumDeğerlendirme
Alacak miktarı belirlenebiliyorTam eda davası
Miktar belirlenemiyor veya belirlenmesi karşı taraftaki bilgiye bağlıKısmî dava ve HMK m.109/4 kapsamında talep artırımı
Süre dolmak üzereZamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden kesilir

Üçüncü satır, yeni düzenlemenin getirdiği en önemli korumadır: eski dönemde ıslahla artırılan kısım için ayrı bir zamanaşımı tartışması doğarken, artık artırılan kısım bakımından da süre dava tarihinde kesilmiş sayılır.

Bununla birlikte kanun faiz konusunda sessizdir; bu nedenle faizin tamamı için dava tarihinden itibaren talep edilmesi yerinde olur.

10) Zamanaşımı Def’inin Usulü

Zamanaşımı, mahkemece kendiliğinden dikkate alınmaz.

Kuralİçeriği
Re’sen dikkate alınmazZamanaşımı ileri sürülmedikçe, hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz
Önceden feragatZamanaşımından önceden feragat edilemez
İleri sürme zamanıKural olarak cevap dilekçesinde
Sonradan ileri sürmeSavunmanın genişletilmesi yasağına tabidir

Birinci satırın sonucu şudur: zamanaşımına uğramış bir alacak dava edilse ve karşı taraf def’ide bulunmasa, mahkeme alacağa hükmedebilir.

Dördüncü satır ise işveren tarafı için kritiktir: def’i süresinde ileri sürülmezse, sonradan ileri sürülmesi karşı tarafın açık muvafakatine bağlı hâle gelir.

11) Süre Özet Tablosu

Aşağıdaki tablo, yazıda ele alınan bütün kalemleri tek bakışta gösterir.

AlacakSüreBaşlangıçDayanak
Kıdem tazminatı5 yılFesihEk m.3/a
İhbar tazminatı5 yılFesihEk m.3/b
Kötüniyet tazminatı5 yılFesihEk m.3/c
Ayrımcılık tazminatı5 yılFesihEk m.3/d
Yıllık izin ücreti5 yılFesihEk m.3
Ücret5 yılMuacceliyetDönemsel edim
Fazla çalışma5 yılMuacceliyetDönemsel edim
Hafta tatili ücreti5 yılMuacceliyetDönemsel edim
Ulusal bayram ve genel tatil ücreti5 yılMuacceliyetDönemsel edim
İş kazası tazminatı10 yılOlay veya zararın öğrenilmesiGenel zamanaşımı

Tabloda iki farklı başlangıç vardır: fesih ve muacceliyet. Bu ayrım, aynı davada farklı kalemlerin farklı dönemleri kapsaması sonucunu doğurur.

Bunun somut sonucu

On yıl çalışıp iş sözleşmesi sona eren bir işçi bakımından tablo şöyle işler:

KalemKapsanan dönem
Kıdem tazminatıÇalışmanın tamamı
Yıllık izin ücretiÇalışmanın tamamı
Fazla çalışmaDava tarihinden geriye beş yıl
Hafta tatili ve genel tatilDava tarihinden geriye beş yıl

İlk iki satır ile son iki satır arasındaki fark çarpıcıdır: kıdem ve izin alacağı on yılın tamamını kapsarken, fazla çalışma yalnızca son beş yılı kapsar.

Bu nedenle uzun süreli çalışmalarda dava açmakta gecikilmesi, ücret kalemlerinde doğrudan kayıp doğurur; her geçen ay, talep edilebilecek dönemin başından bir ay eksilir.

İşveren tarafı bakımından

KonuYapılacak
Def’iCevap dilekçesinde açıkça ileri sürülmeli
Kalem bazındaHer kalem için ayrı ayrı belirtilmeli
Islah hâlindeArtırılan kısım için yeniden ileri sürülmeli
Kısmî ödemeZamanaşımını kesebileceği gözetilmeli

İkinci satır sıkça atlanır: genel bir zamanaşımı beyanı yerine, hangi kalemler bakımından hangi sürenin dolduğunun ayrı ayrı gösterilmesi daha etkilidir.

Dördüncü satır ise ödeme kararlarında dikkate alınması gereken bir husustur: iyi niyetle yapılan kısmî bir ödeme, zamanaşımını kesip süreyi yeniden başlatabilir.

12) Hak Düşürücü Sürelerle Karışmasın

İş hukukunda zamanaşımının yanında bir de hak düşürücü süreler vardır. İkisi sıkça karıştırılır ancak sonuçları temelden farklıdır.

ÖlçütZamanaşımıHak düşürücü süre
EtkisiAlacak eksik borç hâline gelirHak tümden sona erer
Re’sen dikkate alınmaAlınmaz; def’i gerekirAlınır
Kesilme ve durmaMümkündürKural olarak söz konusu olmaz
FeragatÖnceden feragat edilemezNiteliği gereği söz konusu olmaz

İkinci satır en kritik farktır: hak düşürücü süre dolmuşsa, karşı taraf hiçbir şey söylemese dahi mahkeme bunu kendiliğinden gözetir.

İş hukukundaki başlıca hak düşürücü süreler

KonuSüreBaşlangıç
İşe iade talebiyle arabulucuya başvuruBir ayFesih bildiriminin tebliği
Anlaşma sağlanamazsa davaİki haftaSon tutanağın düzenlendiği tarih
Haklı nedenle derhâl fesih hakkının kullanılmasıAltı iş günüFiilin öğrenilmesi
Aynı hakkın mutlak sınırıBir yılFiilin gerçekleşmesi

İlk iki satır, işe iade sürecinin iki aşamalı yapısını gösterir: önce arabuluculuk, anlaşma sağlanamazsa dava. Her iki süre de hak düşürücü niteliktedir.

Üçüncü ve dördüncü satırlar ise fesih hakkına ilişkindir: ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarda fesih hakkı, fiilin öğrenilmesinden itibaren altı iş günü ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır.

Neden bu ayrım önemli?

DurumSonuç
İşe iade için bir aylık süre kaçırıldıİşe iade talebi tümden düşer
Kıdem tazminatı için beş yıl geçtiKarşı taraf def’ide bulunursa tahsil edilemez
İşveren altı iş gününü geçirdiHaklı nedenle fesih hakkı düşer

İkinci satır, zamanaşımının “yumuşak” yapısını gösterir: def’i ileri sürülmezse alacak yine de hükme bağlanabilir.

Birinci ve üçüncü satırlar ise geri dönüşü olmayan sonuçlardır. Bu nedenle fesih sonrası ilk yapılacak iş, hangi taleplerin hak düşürücü süreye tabi olduğunun belirlenmesidir.

Fesih sonrası ilk hafta

  • Fesih bildiriminin tebliğ tarihini kayıt altına alın.
  • İşe iade düşünüyorsanız bir aylık süreyi hemen takvime işleyin.
  • Fesih gerekçesini ve bildirimdeki ifadeleri saklayın.
  • Bordro ve puantaj kayıtlarını temin edin.
  • Alacak kalemlerini listeleyip her biri için süreyi belirleyin.

İkinci madde özellikle önemlidir: işe iade süreci diğer alacaklardan bağımsız ve çok daha kısa bir takvimde işler.

Bu nedenle “önce alacakları hesaplayalım, sonra bakarız” yaklaşımı, işe iade hakkının kaybına yol açabilir.

13) Faiz ve Zamanaşımı İlişkisi

Zamanaşımı yalnızca asıl alacağı değil, ona bağlı faizi de etkiler.

Kuralİçeriği
Asıl alacak zamanaşımına uğrarsaOna bağlı faiz alacağı da zamanaşımına uğrar
Faiz alacağının kendi süresiAnapara faizleri dönemsel edim sayıldığından beş yıl

Birinci satır bağlılık kuralıdır: asıl alacak talep edilemez hâle geldiğinde, ona bağlı ferî haklar da aynı akıbete uğrar.

Kalem bazında faiz türü

AlacakFaizBaşlangıç
Kıdem tazminatıMevduata uygulanan en yüksek faizFesih tarihi
İhbar tazminatıYasal faizTemerrüt
Ücret alacaklarıMevduata uygulanan en yüksek faizMuacceliyet veya temerrüt
Yıllık izin ücretiYasal faizFesih tarihi

Birinci ve üçüncü satırlar, iş hukukuna özgü bir korumadır: kıdem tazminatı ve ücret alacaklarında yasal faiz değil, mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanır.

Dördüncü satır ise muacceliyet kuralının doğal sonucudur: yıllık izin ücreti fesihle muaccel olduğundan, faiz de bu tarihten işler; daha önceki yıllar için geriye dönük faiz istenemez.

Temerrüt nasıl oluşur?

YolEtkisi
İhtarnameBelirtilen sürenin sonunda temerrüt
Arabuluculuk başvurusuTemerrüt bakımından değerlendirilebilir
Dava veya icra takibiTemerrüt doğurur
Kanunen belirli tarihAyrıca ihtara gerek kalmaz

Dördüncü satır kıdem tazminatı bakımından geçerlidir: bu alacakta faiz, ayrıca temerrüde düşürmeye gerek olmaksızın fesih tarihinden işler.

Diğer kalemlerde ise faiz başlangıcının belgelenmesi gerekir; bu nedenle dava öncesi gönderilen ihtarnamenin tarihi önem taşır.

Talep edilirken

  • Her kalem için faiz türünü ayrı ayrı belirtin.
  • Faiz başlangıç tarihini kalem bazında gösterin.
  • İhtarname varsa tarihini ve tebliğini belgeleyin.
  • Arabuluculuk tutanağını saklayın.
  • Talep artırımında artırılan kısmın faizini ayrıca talep edin.

Son madde sıkça atlanır: artırılan tutar bakımından faiz talebinin de ayrıca ileri sürülmesi gerekir. Zamanaşımı artırılan kısım bakımından dava tarihinden kesilse dahi, kanunda faize ilişkin açık bir hüküm bulunmadığından bu talebin dilekçede yer alması önem taşır.

Faiz talebinin dilekçede açıkça ve kalem bazında yer alması, hükmün infazı aşamasında da tereddüt doğmasını önler.

14) Sık Yapılan Sekiz Hata

  • Tüm alacaklara tek süre uygulamak. Süreler kaleme göre değişir.
  • Eski davalarda on yıl varsaymak. Geçici m.8’in üçüncü cümlesi bu süreleri sınırlar.
  • İş kazası tazminatını beş yıl sanmak. Bu talep Ek m.3 listesinde yer almaz.
  • Ücret alacaklarında fesihten saymak. Bu kalemlerde süre muacceliyetten işler.
  • Yıllık izin ücretini yıl yıl bölmek. Süre fesihte tek bir anda başlar.
  • Arabuluculuk süresini kaybolmuş saymak. Bu süre hesaba katılmaz.
  • İş kazasında arabulucuya gitmek zorunda sanmak. Bu davalar dava şartının dışındadır.
  • Def’iyi süresinde ileri sürmemek. Sonradan ileri sürme muvafakate bağlıdır.

15) Kontrol Listesi

  • Fesih tarihini kesin olarak belirleyin.
  • Her alacak kalemini ayrı ayrı listeleyin.
  • Kaleme göre süreyi tespit edin.
  • Fesih 25/10/2017 öncesi ise geçiş hesabını yapın.
  • Ücret kalemlerinde geriye dönük beş yıllık dilimi hesaplayın.
  • Arabuluculuk başvurusunu zamanında yapın.
  • Başvuru ve tutanak tarihlerini saklayın.
  • Dava açma süresini takvime işleyin.

İş hukukunun diğer başlıkları için İş Hukuku Rehberimize, izin alacağı için yıllık izin ücretinde zamanaşımı, hesap için kıdem, ihbar ve yıllık izin hesaplama aracı, bildirim süreleri için ihbar tazminatı ve süreli fesih (4857 m.17), iş kazası için iş kazası ve meslek hastalığı bildirimi ile iş kazası tazminat dilekçesi örneği, mirasçılar bakımından ölen işçinin işçilik alacakları incelemelerimize bakabilirsiniz.

İşçilik alacaklarınız için değerlendirme alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Sıkça Sorulan Sorular

İşçilik alacaklarında zamanaşımı ne demek?

Alacağın dava yoluyla istenebilme imkânının ortadan kalkmasıdır. Alacak hakkı tümden yok olmaz; ancak karşı taraf zamanaşımı def’inde bulunursa mahkeme tahsile karar veremez.

Süreler ne zaman değişti?

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile. Kanun 12/10/2017 tarihli olup 25/10/2017’de yürürlüğe girmiştir; 4857 sayılı Kanuna Ek Madde 3 ve Geçici Madde 8 eklenmiştir.

Hangi kalemler beş yıla tabi?

Ek Madde 3 uyarınca yıllık izin ücreti ile kıdem tazminatı, bildirim şartına uyulmaksızın fesihten kaynaklanan tazminat (ihbar), kötüniyet tazminatı ve eşit davranma ilkesine uyulmaksızın fesihten kaynaklanan tazminat.

Bu hüküm sadece 4857’ye tabi işçiler için mi?

Hayır. Madde “iş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun” der; iş sözleşmesinden kaynaklanmak şartıyla işçinin hangi kanuna tabi olduğu fark etmez.

Kıdem tazminatı eskiden kaç yıldı?

25/10/2017’den önce genel zamanaşımına, yani on yıla tabiydi. Değişiklikle beş yıla indirilmiştir.

Kötüniyet tazminatı nedir?

Fesih hakkının kötüye kullanılması suretiyle iş sözleşmesinin sona erdirilmesi hâlinde ödenen ve bildirim süresinin üç katı tutarında olan tazminattır.

Herkes kötüniyet tazminatı isteyebilir mi?

Hayır. 4857 m.17/6 uyarınca iş güvencesi kapsamında olan işçiler yönünden kötüniyet tazminatına hak kazanılması mümkün değildir.

Feshim 2017’den önceyse hangi süre uygulanır?

Geçici Madde 8 uyarınca kural olarak değişiklikten önceki hükümler uygulanmaya devam eder; ancak maddenin üçüncü cümlesindeki sınır saklıdır.

Bu üçüncü cümle ne diyor?

Zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmı, Ek 3 üncü maddede öngörülen süreden uzun ise, Ek 3 üncü maddede öngörülen sürenin geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş olur.

Bunun pratik anlamı nedir?

Eski on yıllık süreye tabi alacaklar için fiilî bir üst sınır getirir: kalan kısım beş yıldan uzunsa, 25/10/2017’den itibaren beş yıl geçmesiyle zamanaşımı dolmuş sayılır.

Bir örnek verebilir misiniz?

Fesih 1/1/2015 ise eski süre 1/1/2025’te dolacaktı. 25/10/2017 itibarıyla kalan süre yaklaşık yedi yıl iki ay olup beş yıldan uzun olduğundan, zamanaşımı 25/10/2022’de dolmuş sayılır.

Yani eski süreler ne zaman bitti?

Bu hesaba göre eski on yıllık süreler fiilen 25/10/2022 tarihinde sona ermiştir. Bu tarihten sonra açılan davalarda eski süreye dayanma imkânı kural olarak kalmamıştır.

İş kazası tazminatı da beş yıl mı?

Hayır. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat Ek Madde 3 listesinde yer almadığından genel zamanaşımına, yani on yıla tabidir.

Ceza zamanaşımı devreye girer mi?

Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza zamanaşımı daha uzunsa, o sürenin uygulanması gündeme gelebilir.

Fazla mesai alacağında süre nedir?

Beş yıl. Ücret niteliğindeki alacaklar dönemsel edim sayıldığından beş yıllık süreye tabidir.

Hangi kalemler ücret niteliğindedir?

Ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ikramiye ve prim gibi kalemler.

Ücret alacaklarında süre ne zaman başlar?

Fesihte değil, her alacağın muaccel olduğu tarihte. Bu nedenle dava tarihinden geriye doğru beş yıllık dilim talep edilebilir; daha eski dönemler zamanaşımına uğrar.

Kıdem tazminatında süre ne zaman başlar?

Fesih tarihinde. İhbar, kötüniyet ve ayrımcılık tazminatlarında da başlangıç fesih tarihidir.

Yıllık izin ücretinde süre ne zaman başlar?

Alacak fesihle muaccel olduğundan, süre iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten işlemeye başlar.

Eski yılların izni de istenebilir mi?

Evet. Zamanaşımı her yılın izni için ayrı ayrı değil, fesih tarihinde tek bir anda başladığından çalışma süresinin tamamına ait kullanılmayan izin ücreti talep edilebilir.

Dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Evet. Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

İstisnası var mı?

Evet. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında bu dava şartı uygulanmaz.

Arabuluculukta geçen süre zamanaşımından düşer mi?

Hayır. Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.

Süre dolmak üzereyken arabulucuya gidebilir miyim?

Evet. Arabuluculukta geçen süre hesaba katılmadığından, sürenin sonuna yaklaşılmış olsa dahi başvuru yapılabilir.

Mahkeme zamanaşımını kendiliğinden dikkate alır mı?

Hayır. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz. Def’i ileri sürülmezse mahkeme alacağa hükmedebilir.

Zamanaşımından önceden vazgeçilebilir mi?

Hayır. Zamanaşımından önceden feragat edilemez.

Def’i ne zaman ileri sürülmeli?

Kural olarak cevap dilekçesinde. Sonradan ileri sürülmesi savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olup karşı tarafın açık muvafakatine bağlı hâle gelir.

Her alacak için ayrı mı hesaplanır?

Evet. Zamanaşımı her alacak kalemi için ayrı ayrı işler ve başlangıç tarihleri farklıdır. Bu nedenle kalemler tek tek listelenip her biri için ayrı hesap yapılmalıdır.

Hangi tarihleri saklamalıyım?

Fesih tarihi, arabuluculuk başvuru ve son tutanak tarihleri ile ücret bordroları. Süreler bu tarihlere bağlı olduğundan kayıtlar belirleyicidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Kamu ihale mevzuatı ve Kamu İhale Genel Tebliği sık güncellenmektedir; somut ihalede ilan, ihale dokümanı ve işlem tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınmalıdır.


Post by Av. Fatma Öztürk