Aile Konutu Şerhinin Sonuçları ve Kaldırılması: Şerh Ne Sağlar? (TMK 194)
08 Nisan 2026

Aile Konutu Şerhinin Sonuçları ve Kaldırılması: Şerh Ne Sağlar? (TMK 194)

Aile konutu şerhi konulduktan sonra ne değişir, bu şerh tam olarak neyi engeller ve ne zaman kalkar? Aile konutu, eşlerin birlikte yaşadığı evdir ve TMK m.194 ona özel bir koruma tanır. Şerh, bu korumayı tapuda görünür kılan araçtır. Bu rehberde şerhin somut sonuçlarına ve nasıl kaldırılacağına odaklanıyoruz. (Şerhin tapuya nasıl konulacağına dair adımlar için ana rehberimize bakabilirsiniz.)

Şerh Kurucu Değil, Açıklayıcıdır

Bu, konunun en kritik ve en yanlış bilinen yönüdür.

Taşınmazın aile konutu niteliği şerh konulmasıyla kazanılmaz. Konut zaten özü itibarıyla aile konutudur; şerh yalnızca bu durumun tapu kaydında resmiyete dökülmesini sağlar.

Bunun doğrudan sonucu şudur: şerh olmasa dahi TMK m. 194 koruması devam eder.

 Şerh varsaŞerh yoksa
KorumaVardırYine vardır
Üçüncü kişinin iyiniyetiİyiniyet iddia edemezBildiği veya bilebilecek durumda olduğu ayrıca tartışılır
İspatTapu kaydı yeterlidirKonutun aile konutu olduğu ayrıca ortaya konur

Yani şerh bir ispat kolaylığıdır. Korumayı yaratmaz, korumayı tartışılmaz hâle getirir. Yine de “nasıl olsa korunuyorum” diyerek şerhi ihmal etmek yanlıştır: şerh yokken süreç, üçüncü kişinin iyiniyeti tartışmasına döner ve uzar.

TMK m. 194 Neleri Yasaklıyor?

Maddenin birinci fıkrası üç ayrı işlemi diğer eşin açık rızasına bağlar:

  • Aile konutu ile ilgili kira sözleşmesinin feshedilmesi
  • Aile konutunun devredilmesi
  • Aile konutu üzerindeki hakların sınırlanması — ipotek tesisi bu kapsamdadır

Kapsam yalnızca satış değildir. Kiracı olan eşin sözleşmeyi diğerinin rızası olmaksızın feshetmesi de geçersiz sayılır; bu kural özellikle kiralık konutta yaşayan aileleri korur.

İkinci fıkra ise dengeleyici bir yol açar: rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir. Yani rıza vermekten keyfî biçimde kaçınılması da çözümsüz bir kilit yaratmaz.

Rızasız İşlem Yapılırsa

Rızası alınmayan eşin izleyeceği yol tapu iptal ve tescil davasıdır. Bu davayla işlemin iptali ve tapu kaydının eski hâline getirilmesi istenir.

  • Şerh varsa: Üçüncü kişi iyiniyet iddia edemez; işlem TMK m. 194 karşısında geçersizdir.
  • Şerh yoksa: Koruma devam eder ancak üçüncü kişinin konutun aile konutu olduğunu bildiği ya da bilebilecek durumda olduğu tartışılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu konuda tek çizgide değildir: 24.04.2013 tarihli ve E.2012/1567, K.2013/579 sayılı kararda şerh yoksa iyiniyetli üçüncü kişinin TMK m.1023 ile korunacağı, aile konutu niteliğini ve alacaklının kötüniyetini eşin ispat etmesi gerektiği kabul edilmiştir. 28.11.2019 tarihli ve E.2019/318, K.2019/1238 sayılı kararda ise tapu kaydında şerh bulunmasa bile konutun aile konutu özelliğini taşıdığı ve taşınmazı kendi ekspertiz raporunda konut olarak belirleyen bankanın TMK m.1023 korumasından yararlanamayacağı belirtilmiştir.

Bankalar ve ipotek: Şerhli taşınmazlarda bankalar kredi sözleşmesine her iki eşin de imza atmasını talep eder. Diğer eşin rızası olmadan tesis edilen ipotek geçersiz sayılabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararlarında Şerh, İpotek ve İyiniyet

Şerhin bulunmadığı dosyalarda sonucu belirleyen, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararlarıdır. Bu kararlar iki farklı çizgi gösterir ve hangisinin somut olaya uyacağı, üçüncü kişinin ne bildiğine ve neyi bilmesi gerektiğine bağlıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: aile konutu, şerh ve üçüncü kişi
KararKonuSonuç
HGK, 24.04.2013, E.2012/1567, K.2013/579Şerhsiz konut üzerinde işlemŞerh yoksa iyiniyetli üçüncü kişi TMK m.1023 ile korunur; aile konutu niteliğini ve alacaklının kötüniyetini eş ispat etmelidir
HGK, 15.04.2015, E.2013/2056, K.2015/1201Çocukların kredisi için ipotekİşlemden haberdar olmak açık rızanın yerine geçmez
HGK, 15.05.2015, E.2013/2306, K.2015/1356Üçüncü kişinin borcu için ipotekŞerh olmasa da rızasız ipotek geçersizdir
HGK, 19.06.2015, E.2015/528, K.2015/1713Rızasız ipotekAile konutu olduğunu bilen veya bilmesi gereken alacaklı TMK m.1023’e dayanamaz
HGK, 21.10.2015, E.2015/247, K.2015/2323Rızasız ipotekŞerhin bulunmaması ve bankanın iyiniyeti sonucu değiştirmez; ipotek geçersizdir
HGK, 28.11.2019, E.2019/318, K.2019/1238Şerhsiz konutta banka ipoteğiŞerh olmasa da konut aile konutu özelliğini taşır; konutu ekspertizle tespit eden banka TMK m.1023’e dayanamaz

Tablodan çıkan pratik sonuç şudur: bankalar konutu ekspertiz raporuyla incelediği için, aile konutu niteliğini bilmediklerini ileri sürmeleri çoğu dosyada zordur. Buna karşılık konutu ekspertiz yapmadan satın alan bir alıcı bakımından 2013 tarihli kararın çizgisi, yani iyiniyetin korunması ve ispat yükünün eşte olması, gündeme gelebilir. Şerh bu tartışmayı baştan kapatır. Rızasız işleme karşı dava için aile konutu tapu iptali ve tescil dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz. Kararların tam metinleri için Yargıtay karar arama sistemine başvurulmalıdır.

Şerh Nasıl Konur?

Uygulamada en çok şaşırtan nokta budur: mahkeme kararına gerek yoktur.

  • Aile konutunun maliki olmayan eş, doğrudan taşınmazın bulunduğu yerin Tapu Müdürlüğüne başvurur.
  • Malik eşin rızası aranmaz; başvuru tek taraflı yapılabilir.
  • İşlem harç ve masraftan muaftır.
  • Uygulamada Webtapu üzerinden çevrimiçi başvuru da mümkündür ve belgeler eksiksizse şerh kısa sürede kütüğe işlenebilmektedir.

Gerekli Belgeler

  • Kimlik belgesi
  • Evlilik cüzdanı veya evliliği gösteren nüfus kayıt örneği
  • Konutun aile konutu olarak kullanıldığını gösteren belge — muhtarlıktan veya nüfus müdürlüğünden alınacak ikametgâh belgesi
  • Taşınmaza ilişkin tapu bilgileri

Tapu Müdürlüğü başvuruyu reddederse ya da konutun aile konutu vasfında tereddüt doğarsa, aile mahkemesinde aile konutu tespit davası açılır ve mahkeme kararıyla şerh işletilir.

Şerh Nasıl Kalkar?

Malik eş tek başına kaldıramaz

Bu kural, malik olmayan eşin korumasının özünü oluşturur. Konutun tapuda kimin üzerine kayıtlı olduğu, şerhin tek taraflı kaldırılmasına imkân vermez.
Şerh yalnızca şu hâllerde sona erer: her iki eşin ortak rızası, mahkeme kararı ya da evliliğin sona ermesi.
Malik eş, konutun artık aile konutu niteliği taşımadığını — ayrı ikametgâh, başka konuta taşınma gibi — kanıtlarsa şerhin kaldırılması için dava açabilir. Ancak uzun süredir fiilen ayrı yaşıyor olmak tek başına aile konutu vasfını ya da şerhi ortadan kaldırmaz.

Sona Erme Hâlleri

  • Boşanma veya evliliğin iptali kararının kesinleşmesi: Konut aile konutu vasfını yitirir ve şerh dayanaksız kalır.
  • Eşlerden birinin ölümü: Miras hukukuna ilişkin haklar ayrıca değerlendirilir.
  • Her iki eşin rızası: Tapu müdürlüğüne birlikte başvuru ile terkin.
  • Konutun aile konutu olmaktan çıkması: Ailenin başka bir konuta taşınması ve bu durumun kabulü.
  • Mahkeme kararı: Uyuşmazlık hâlinde tespit veya terkin davası.

Bu nedenle “boşandıktan sonra da şerh geçerliliğini korur” ifadesi doğru değildir: boşanma kararının kesinleşmesiyle konutun aile konutu vasfı ve buna bağlı şerh ortadan kalkar.

Kiralık Konutta Özel Koruma

Maddenin dördüncü fıkrası, konut kira ile sağlanmışsa ayrı bir imkân tanır: sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeriyle müteselsilen sorumlu olur.

Pratik değeri büyüktür: kira sözleşmesi eşinizin adına olsa dahi, kiralayana yapacağınız bildirimle sözleşmede taraf konumuna gelir ve tahliye riskine karşı korunursunuz. Karşılığında kira borcundan müteselsil sorumluluk doğar.

Tapu Mevzuatında Aile Konutu Şerhi: TMK m.1010 ve 1756 Sayılı Genelge

Aile konutu şerhinin tapu sistemi içindeki yeri TMK m.1010’da belirlenir. Bu maddeye göre çekişmeli hakların korunmasına ilişkin mahkeme kararlarına, haciz, iflas veya konkordatoya ve şerh verilmesi kanunen öngörülen işlemlere dayanan tasarruf yetkisi kısıtlamaları tapu kütüğüne şerh verilebilir. TMK m.194/3 aile konutu için bu imkânı açıkça tanıdığından şerh üçüncü bentteki hâle girer. m.1010/2’ye göre tasarruf yetkisi kısıtlamaları, şerh verilmekle taşınmaz üzerinde sonradan hak kazananlara karşı ileri sürülebilir. TMK m.1020/3 ise hiç kimsenin tapu sicilindeki kayıtları bilmediğini ileri süremeyeceğini öngörür; şerhin üçüncü kişiye karşı gücü bu iki hükümden gelir.

Uygulamanın ayrıntısı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 11.06.2014 tarihli ve 1756 (2014/4) sayılı Genelgesinde düzenlenmiştir. Genelgeye göre şerhi malik olmayan eş, malik eş veya eşler birlikte isteyebilir; talep vekil veya kanuni temsilci aracılığıyla da yapılabilir. Evlilik, medeni hâli gösteren nüfus kayıt örneğiyle; konutun aile konutu olduğu ise yerleşim yeri belgesiyle gösterilir. Tapudaki ada ve parsel bilgisi ile adres kaydı eşleşmezse belediye, muhtarlık, kadastro müdürlüğü, apartman yönetimi veya lisanslı harita kadastro bürosu gibi kurumlardan durumu kanıtlayan belge istenir. Üçüncü kişiye ait taşınmaza şerh verilmez; taşınmaz üzerinde intifa hakkı lehdarı olan kişinin eşi talep ederse şerh intifa hakkı üzerine işlenir. Talep harç ve döner sermaye ücreti alınmadan karşılanır.

Genelge terkin bakımından da yol gösterir. Ölüm hâlinde sağ kalan eşin tek yanlı talebiyle; kesinleşmiş boşanma veya evliliğin iptali ilamı ibraz edildiğinde, karar şerhin devamına ilişkin bir hüküm içermiyorsa malik eşin talebiyle; şerhin terkinine ilişkin mahkeme kararı veya mahkeme ya da icra müdürlüğü yazısıyla ve yeni bir aile konutu edinilip ona şerh verildiğinin belgelenmesi hâlinde terkin yapılabilir.

Aile konutu şerhi: tapu uygulaması
KonuKuralDayanak
Şerhin niteliğiKanunen şerhi öngörülen tasarruf kısıtlamasıTMK m.1010/1-3, m.194/3
EtkisiSonradan hak kazananlara karşı ileri sürülürTMK m.1010/2
Bilmeme savunmasıHiç kimse tapu kayıtlarını bilmediğini ileri süremezTMK m.1020/3
Kim isteyebilir?Malik olmayan eş; malik eş veya eşler birlikte deTMK m.194/3, 1756 sayılı Genelge
BelgelerMedeni hâli gösteren nüfus kaydı ve yerleşim yeri belgesi1756 sayılı Genelge
ÜcretHarç ve döner sermaye ücreti alınmaz1756 sayılı Genelge
Üçüncü kişiye ait taşınmazŞerh verilmez1756 sayılı Genelge
TerkinÖlümde sağ kalan eşin talebi; kesinleşmiş boşanma ilamı; mahkeme kararı; yeni aile konutuna şerh1756 sayılı Genelge

Şerh Kaldırıldıktan Sonra

Şerhin terkin edilmesi, geçmişteki işlemleri geçerli hâle getirmez. Şerh yürürlükteyken rızasız yapılmış bir devir, sonradan şerhin kalkmasıyla geçerlilik kazanmaz.

Buna karşılık şerh kalktıktan sonra yapılacak işlemlerde koruma zayıflar: konut artık aile konutu vasfı taşımıyorsa TMK m. 194 uygulanmaz. Boşanma sürecinde konut üzerinde hak iddianız varsa, şerhin sona ereceğini öngörerek mal rejimi tasfiyesi ve gerekiyorsa ihtiyati tedbir yollarını zamanında işletmek gerekir.

Aile Konutu Şerhi ile TMK m.199 Kısıtlaması Arasındaki Fark

Aile konutu şerhi yalnızca bir konutu korur. Eşin başka taşınmazlarının da elden çıkarılması tehlikesi varsa başvurulacak hüküm TMK m.199’dur: ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine, belirleyeceği malvarlığı değerlerinde tasarrufun ancak diğer eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir. Hâkim taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisini kaldırırsa, durumun tapu kütüğüne şerh verilmesine re’sen karar verir.

TMK m.194 şerhi ve TMK m.199 kısıtlaması
KonuTMK m.194 (aile konutu)TMK m.199 (tasarruf kısıtlaması)
KapsamYalnızca aile konutuHâkimin belirlediği taşınmaz, araç, hesap gibi değerler
KaynağıKanun; şerh açıklayıcıdırHâkim kararı
BaşvuruDoğrudan tapu müdürlüğüAile mahkemesi
ŞartKonutun fiilen aile konutu olmasıAilenin ekonomik varlığının korunması gerekliliği
Tapuya işlenmesiEşin talebiyleHâkim kararıyla re’sen

Ayrıntı için eşin tasarruf yetkisinin sınırlanması (TMK 199) yazımıza bakabilirsiniz.

Eşlerden Biri Ölürse Konut: TMK m.240 ve m.652

Ölüm hâlinde aile konutu koruması evlilikle birlikte sona erer ve şerh, Genelgeye göre sağ kalan eşin talebiyle terkin edilebilir. Ancak sağ kalan eşin konut üzerindeki özel hakları başka hükümlerle sürer. TMK m.240, edinilmiş mallara katılma rejiminde sağ kalan eşe, eşlerin birlikte yaşadıkları ve ölen eşe ait olan konut üzerinde katılma alacağına mahsuben, yetmezse bedel ekleyerek intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteme imkânı verir; ev eşyası üzerinde ise mülkiyet hakkı istenebilir. Haklı sebeplerin varlığında, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir. TMK m.652 ise miras paylaşımında, birlikte yaşanılan konut terekeye dâhilse sağ kalan eşin miras payına mahsuben konutun kendisine özgülenmesini istemesine olanak tanır. Bu talepler için aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi yazımıza bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Şerhin korumayı yarattığını sanmak: Şerh açıklayıcıdır; koruma şerh olmadan da vardır, ancak ispat zorlaşır.
  • “Nasıl olsa korunuyorum” diyerek şerhi ihmal etmek: Şerh yokken süreç üçüncü kişinin iyiniyeti tartışmasına döner.
  • Mahkemeye gitmek gerektiğini sanmak: Şerh doğrudan tapu müdürlüğünden istenir, hâkim kararı aranmaz ve işlem ücretsizdir.
  • Yalnızca satışı engellediğini düşünmek: Kira feshi ve ipotek de rızaya tabidir.
  • Ayrı yaşamanın şerhi düşürdüğünü sanmak: Fiilen ayrı yaşamak tek başına aile konutu vasfını ortadan kaldırmaz.
  • Boşanma sonrası şerhe güvenmek: Boşanmanın kesinleşmesiyle şerh dayanaksız kalır; mal rejimi yolları zamanında işletilmelidir.

Şerhin İşlevi Neden Bu Kadar Büyük? TMK m.1020 ve m.1023

Aile konutu şerhinin değerini anlamak için tapu hukukunun temel ilkesine bakmak gerekir. Türk hukuku, tapu siciline güvenerek işlem yapan kişiyi korur; şerh de tam olarak bu korumanın önünü kesen araçtır.

TMK m.1020, tapu sicilinin aleniyetini düzenler: sicil herkese açıktır ve ilgisini inanılır kılan herkes kayıtları inceleyebilir. Bu aleniyetin karşılığı ise TMK m.1023’teki güven ilkesidir: tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.

Bu ilkenin aile konutu bakımından doğurduğu risk açıktır: tapuda kayıt yalnız malik eş adına görünüyorsa, onunla işlem yapan üçüncü kişi iyiniyetli sayılabilir ve kazanımı korunabilir. Bu durumda rızası alınmayan eş, hakkını üçüncü kişiye karşı ileri süremez hâle gelir.

Şerh, bu zinciri tam da başladığı yerde kırar. Tapu kütüğünde konutun aile konutu olduğu görünüyorsa, üçüncü kişinin “bilmiyordum” savunması dayanaksız kalır ve m.1023’ün koruması devreye giremez.

KonuKuralMadde
Sicilin aleniyetiKayıtlar incelenebilirm.1020
Güven ilkesiİyiniyetli kazanım korunurm.1023
Şerh yoksa riskÜçüncü kişi iyiniyetli sayılabilir—
Şerh varsa“Bilmiyordum” savunması dayanaksız—

“Bilen veya Bilmesi Gereken” Ölçütü — TMK m.1024 ve m.3

Güven ilkesinin sınırı TMK m.1024’tedir ve şerh tartışmasının teknik merkezi burasıdır. Hükme göre bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmişse, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.

İfadedeki iki alternatif ayrı ayrı önemlidir. Bilen kişi fiilen haberdar olandır; ispatı zordur. Bilmesi gereken kişi ise, olağan bir araştırma yapsaydı öğrenebilecek durumda olandır — ve şerhin işlevi tam buradadır: tapuda görünen bir kayıt, kişinin “bilmesi gerektiğini” tartışmasız kılar.

Bu ölçütü tamamlayan hüküm TMK m.3’tür. Kanuna göre iyiniyet iddiasında bulunan kişinin, dürüst bir kimse gibi davranarak araştırma yükümlülüğünü yerine getirmiş olması aranır; bu yükümlülüğü yerine getirmeyen kişinin iyiniyet iddiası kabul edilmez.

Uygulamada bu, üçüncü kişinin taşınmazı devralırken tapu kaydını incelemiş sayılması anlamına gelir. Yargıtay kararlarında da, mahkeme kararıyla iptali gereken bir tapu kaydının varlığını bilerek devralan kişinin iyiniyetli sayılamayacağı kabul edilmektedir.

Ölçütİspat durumu
BilenFiilî bilgi; ispatı zor
Bilmesi gerekenŞerh varsa tartışmasız
Araştırma yükümlülüğüYerine getirilmemişse iyiniyet reddedilir (m.3)
SonuçKötü niyetli üçüncü kişi tescile dayanamaz

Şerh İşe Yaramazsa: TMK m.1007 ve Devletin Sorumluluğu

Şerh konulmuş olmasına rağmen tapu müdürlüğünce işlem yapılması ihtimali de kanunda karşılıksız bırakılmamıştır. Devlet, sicilin doğru tutulmasından kusursuz biçimde sorumludur.

TMK m.1007’ye göre tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Bu sorumluluk, sicilin doğru tutulmamasından kaynaklanan zararları da kapsar ve kusur aranmaksızın doğar.

Hükmün sistemdeki yeri şudur: tapu siciline güven ilkesi (m.1023), aleniyet (m.1020) ve Devletin sorumluluğu (m.1007) bir bütün oluşturur. İyiniyetli üçüncü kişi korunduğu için mülkiyetini kaybeden gerçek hak sahibi zararsız kalmaz; zararını Devletten talep edebilir.

Aile konutu bakımından bu, iki aşamalı bir savunma hattı anlamına gelir. Birinci hat, şerh sayesinde üçüncü kişinin iyiniyetinin bulunmadığını ortaya koyarak işlemin sonuçlarını bertaraf etmektir. Bu mümkün olmazsa ikinci hat, sicilin yanlış tutulmasından doğan zararın Devletten istenmesidir.

HatTalepDayanak
BirinciÜçüncü kişinin iyiniyetli olmadığının tespitim.1024, m.3
İkinciZararın Devletten tazminim.1007
Sorumluluğun niteliğiKusursuz sorumlulukm.1007

Şerhin Hukukî Niteliği ve Sınırı

Yukarıdaki tablo, şerhin neden “kurucu değil açıklayıcı” sayıldığını da açıklar. TMK m.194’ün getirdiği rıza şartı kanundan doğar ve şerh konulmasına bağlı değildir; şerh yalnız bu durumu üçüncü kişilere karşı görünür kılar.

Ancak “koruma zaten var” düşüncesiyle şerhi ihmal etmek risklidir. Şerh yoksa uyuşmazlık, üçüncü kişinin konutun aile konutu olduğunu bilip bilmediği tartışmasına döner ve bu tartışmanın ispat yükü, rızası alınmayan eşin üzerindedir. Şerh varsa bu tartışma büyük ölçüde kapanır.

İkinci sınır kapsamdadır: şerh, yalnızca fiilen aile konutu olarak kullanılan ve eşlerden birinin adına kayıtlı taşınmaz için istenebilir. Üçüncü kişiye ait taşınmaza şerh konulamaz; eşin birden fazla taşınmazı varsa tümüne şerh verilemez.

Üçüncü sınır zamansaldır: konutun aile konutu olma niteliği sona erdiğinde şerhin dayanağı da ortadan kalkar. Bu nedenle şerhin kaldırılması talebiyle karşılaşan eş, konutun hâlâ aile konutu olup olmadığını gösteren fiilî kullanıma ilişkin delilleri hazır tutmalıdır.

KonuDurum
Şerhin niteliğiAçıklayıcı; koruma kanundan doğar
Şerh yoksaİspat yükü rızası alınmayan eşte
Hangi taşınmazFiilen aile konutu; eş adına kayıtlı
Üçüncü kişiye ait taşınmazŞerh konulamaz
Nitelik sona ererseŞerhin dayanağı kalkar

Başvuru Kime Yapılır, Reddedilirse Ne Olur?

Şerh talebinin muhatabı mahkeme değildir. TMK m.194’ün üçüncü fıkrası bunu açıkça gösterir: aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.

Buradaki üç unsur başvurunun kabul edilip edilmeyeceğini belirler. Talep sahibi, kanun metninde taşınmazın maliki olmayan eştir; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 1756 (2014/4) sayılı Genelgesi ise malik eşin veya eşlerin birlikte de şerh talep edebileceğini kabul eder. Muhatap, doğrudan tapu müdürlüğüdür. Konu, fiilen aile konutu olarak kullanılan ve eşlerden birinin adına kayıtlı taşınmazdır.

Başvuruda konutun aile konutu olduğunun ortaya konması gerekir; bu genellikle nüfus kaydı ve yerleşim yeri belgesiyle sağlanır. Muhtarlıktan alınacak, konutta fiilen birlikte oturulduğuna dair belge de uygulamada istenmektedir.

Talep tapu müdürlüğünce reddedilirse yol kapanmaz. Bu durumda aile mahkemesinden şerh konulmasına karar verilmesi istenebilir; mahkeme kararı üzerine tapu müdürlüğü şerhi işler. Boşanma davası derdestse aynı talep, dava içinde tedbir niteliğinde de ileri sürülebilir.

KonuKural
Talep sahibiMalik olmayan eş; Genelgeye göre malik eş veya eşler birlikte de
MuhatapDoğrudan tapu müdürlüğü
GösterilecekKonutun fiilen aile konutu olduğu
Ret hâlindeAile mahkemesinden karar istenebilir
Dava derdestseAynı talep tedbir olarak ileri sürülebilir

Şerh talebinin değerlendirilmesi için aile konutu şerhi değerlendirme aracımıza, kirada oturan eşin korunması için aile konutu kiradaysa yazımıza bakabilirsiniz.

Mevzuat Haritası: Aile Konutu Şerhinde Uygulanan Hükümler

Aile konutu şerhi tek bir maddeden ibaret değildir; aile hukuku, eşya hukuku ve tapu uygulaması birlikte işler. Aşağıdaki tablo bu hükümleri tek yerde toplar.

Aile konutu şerhinde mevzuat haritası
HükümKonuSonucu
TMK m.3İyiniyetİyiniyet asıldır; beklenen özeni göstermeyen iyiniyet iddia edemez
TMK m.194Aile konutuKira feshi, devir ve hak sınırlaması açık rızaya bağlı; şerh; kiralık konutta taraf olma
TMK m.199Tasarruf yetkisinin sınırlanmasıHâkim kararıyla belirli değerlerde rıza şartı; re’sen tapu şerhi
TMK m.240Ölümde konutSağ kalan eşe konutta intifa veya oturma, ev eşyasında mülkiyet hakkı; haklı sebeple konutta mülkiyet
TMK m.652Miras paylaşımıBirlikte yaşanılan konutun sağ kalan eşe özgülenmesi
TMK m.1007Devletin sorumluluğuTapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumludur
TMK m.1010Tasarruf kısıtlaması şerhiŞerhle sonradan hak kazananlara karşı ileri sürülür
TMK m.1020AleniyetHiç kimse tapu kayıtlarını bilmediğini ileri süremez
TMK m.1023-1024Güven ilkesi ve sınırıİyiniyetli kazanım korunur; bilen veya bilmesi gereken korunmaz
1756 (2014/4) sayılı GenelgeTapu uygulamasıTalep sahipleri, belgeler, harçsızlık, terkin

Sıkça Sorulan Sorular

Aile konutu şerhi olmadan da korunur muyum?

Evet. Şerh kurucu değil açıklayıcı niteliktedir; taşınmazın aile konutu niteliği şerh konulmasıyla kazanılmaz ve şerh olmasa dahi TMK m. 194 koruması devam eder. Ancak bu hâlde üçüncü kişinin konutun aile konutu olduğunu bildiği veya bilebilecek durumda olduğu ayrıca tartışılır.

Şerh koydurmak için mahkemeye gitmek gerekir mi?

Gerekmez. Aile konutunun maliki olmayan eş, hâkim kararı aranmaksızın doğrudan taşınmazın bulunduğu yerin Tapu Müdürlüğüne başvurarak şerhi koydurabilir. Malik eşin rızası aranmaz ve işlem harç ile masraftan muaftır. Tapu Müdürlüğü reddederse aile mahkemesinde aile konutu tespit davası açılır.

Hangi belgeler gerekir?

Kimlik belgesi, evlilik cüzdanı veya evliliği gösteren nüfus kayıt örneği, konutun aile konutu olarak kullanıldığını gösteren muhtarlık ya da nüfus müdürlüğünden alınacak ikametgâh belgesi ve taşınmaza ilişkin tapu bilgileri gerekir.

TMK 194 sadece satışı mı engeller?

Hayır. Madde, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesinin feshedilmesini, konutun devredilmesini ve konut üzerindeki hakların sınırlanmasını diğer eşin açık rızasına bağlar. İpotek tesisi de bu kapsamdadır; kiracı olan eşin sözleşmeyi rızasız feshetmesi de geçersiz sayılır.

Rızam alınmadan satış yapılırsa ne yapabilirim?

Tapu iptal ve tescil davası açarak işlemin iptalini ve tapu kaydının eski hâline getirilmesini isteyebilirsiniz. Şerh varsa üçüncü kişi iyiniyet iddia edemez; şerh yoksa alıcının konutun aile konutu olduğunu bilip bilmediği veya bilmesi gerekip gerekmediği incelenir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 28.11.2019 tarihli ve E.2019/318, K.2019/1238 sayılı kararında şerh bulunmasa bile konutun aile konutu özelliğini taşıdığını kabul etmiş; 2013 tarihli bir kararında ise şerhsiz durumda ispat yükünü rızası alınmayan eşe yüklemiştir.

Eşim şerhi tek başına kaldırabilir mi?

Kaldıramaz. Aile konutu şerhi malik eşin tek taraflı talebiyle kaldırılamaz; yalnızca her iki eşin ortak rızası, mahkeme kararı ya da evliliğin sona ermesiyle kalkar. Malik eş konutun artık aile konutu niteliği taşımadığını kanıtlarsa şerhin kaldırılması için dava açabilir.

Ayrı yaşıyoruz, şerh düşer mi?

Düşmez. Tarafların uzun süredir fiilen ayrı yaşıyor olması tek başına aile konutu vasfını ya da şerhi ortadan kaldırmaz. Şerhin kaldırılması gereken durumlarda dava yoluna başvurulması gerekebilir.

Kira sözleşmesi eşimin adına, ne yapabilirim?

TMK m. 194’ün dördüncü fıkrası uyarınca aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir. Bu durumda bildirimde bulunan eş, diğeriyle müteselsilen sorumlu olur.

Aile konutu şerhi koydurmak ücretli mi?

Hayır. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 1756 (2014/4) sayılı Genelgesine göre aile konutu şerhi talebi harç ve döner sermaye ücreti alınmadan karşılanır. Başvuruda medeni hâli gösteren nüfus kaydı ve yerleşim yeri belgesi sunulur.

Malik olan eş de şerh koydurabilir mi?

Evet. TMK m.194/3 talep hakkını malik olmayan eşe tanır; 1756 sayılı Genelge ise malik eşin veya eşlerin birlikte de aile konutu şerhi talep edebileceğini kabul eder. Talep vekil veya kanuni temsilci aracılığıyla da yapılabilir.

Boşanma kesinleşince şerh kendiliğinden silinir mi?

Kendiliğinden silinmez, ancak dayanağı ortadan kalkar. 1756 sayılı Genelgeye göre kesinleşmiş boşanma veya evliliğin iptali ilamı ibraz edildiğinde, karar şerhin devamına ilişkin bir hüküm içermiyorsa malik eşin talebiyle şerh terkin edilebilir.

Eşim öldü, aile konutu şerhi ne olur?

Evlilik ölümle sona erdiğinden aile konutu koruması da sona erer; Genelgeye göre şerh sağ kalan eşin tek yanlı talebiyle terkin edilebilir. Sağ kalan eş ayrıca TMK m.240 uyarınca konut üzerinde intifa veya oturma hakkı (haklı sebeple mülkiyet hakkı); TMK m.652 uyarınca miras payına mahsuben konutun kendisine özgülenmesini isteyebilir.

Şerh olmadan konulan ipotek geçerli midir?

Eşin açık rızası yoksa çoğu durumda geçerli değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2015 tarihli kararlarında ve 28.11.2019 tarihli, E.2019/318, K.2019/1238 sayılı kararında şerh bulunmasa da rızasız ipotek geçersiz sayılmıştır. Ancak 2013 tarihli bir kararda şerhsiz durumda iyiniyetli üçüncü kişinin korunduğu da kabul edildiğinden, şerh koydurmak en güvenli yoldur.

Mal paylaşımında hak kaybı yaşamayın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

📄 İlgili Örnek: Aile Konutu Şerhi Talebi Dilekçesi Örneği‘ni inceleyebilirsiniz.

📘 Ana Rehber: Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi — Tüm Konular

Şerhin Sağladığı Temel Koruma

Aile konutu şerhinin en önemli sonucu şudur: konut malik olan eşin üzerine kayıtlı olsa bile, o eş diğer eşin açık rızası olmadan konutu satamaz, devredemez, ipotek ettiremez veya konutla ilgili kira sözleşmesini feshedemez (TMK m.194). Yani şerh, malik eşin tek başına tasarruf yetkisini sınırlar ve ailenin barınma hakkını korur.

Şerh Olmasa da Koruma Var mı?

Önemli bir nokta: TMK m.194’teki koruma, aslında şerh olmasa bile geçerlidir; çünkü koruma kanundan doğar. Ancak şerh konulmamışsa, konutu iyiniyetle satın alan üçüncü kişi korunabilir ve eş zor durumda kalabilir. Şerh, korumayı tapuda aleni (görünür) hale getirerek, üçüncü kişilerin iyiniyet iddiasını ortadan kaldırır. Bu yüzden şerh, korumayı güçlendiren pratik bir araçtır.

Şerhin Sonucu: Rızasız İşlem Ne Olur?

Şerhe rağmen, malik eş diğer eşin rızası olmadan konutu satarsa veya ipotek ettirirse, bu işlem diğer eş bakımından geçersiz/iptal edilebilir niteliktedir. Rızası alınmayan eş, işlemin iptalini veya şerhin korumasından yararlanmayı talep edebilir. Bu, şerhin caydırıcı ve koruyucu gücünü gösterir; tapu müdürlüğü de şerhli konutta rızasız işlemi kural olarak yapmaz.

Şerh İçin Eşin Rızası ve Başvuru

Aile konutu şerhi, malik olmayan eşin talebiyle tapuya konulabilir. Başvuruda; konutun aile konutu olarak kullanıldığını gösteren belgeler (örneğin ikametgâh, elektrik/su/doğalgaz faturaları) ve evlilik cüzdanı/nüfus kaydı sunulur. Şerh, eşlerden birinin tek taraflı talebiyle dahi konulabilir; malik eşin ayrıca rızası gerekmez.

Şerh Ne Zaman ve Nasıl Kalkar?

Aile konutu şerhi şu hâllerde kalkar: Boşanma kararının kesinleşmesiyle konut artık “aile konutu” olma niteliğini yitirir ve şerh kaldırılabilir. Ayrıca eşlerin konutu aile konutu olarak kullanmayı bırakması (taşınma) veya her iki eşin rızasıyla da şerh terkin edilebilir. Şerhin kaldırılması (terkini), tapu müdürlüğüne başvuruyla veya mahkeme kararıyla yapılır.

Şerh Kaldırıldıktan Sonra

Şerh terkin edildikten sonra, malik eş konut üzerinde serbestçe tasarruf edebilir (satış, ipotek vb.). Ancak boşanma henüz kesinleşmemişse ve konut hâlâ aile konutu olarak kullanılıyorsa, şerh kaldırılmamalıdır; aksi halde diğer eşin barınma hakkı tehlikeye girer. Bu yüzden şerhin kaldırılması, genellikle boşanmanın kesinleşmesine kadar bekletilir.

Boşanma Sürecinde Şerhin Önemi

Boşanma sürecinde aile konutu şerhi, malik olmayan eş için kritik bir güvencedir. Şerh sayesinde, dava sürerken malik eşin konutu satıp elden çıkarması engellenir. Bu yüzden, konut diğer eşin üzerine kayıtlıysa, boşanma davası açılır açılmaz (hatta öncesinde) aile konutu şerhi konulması, mal paylaşımı ve barınma hakkı açısından önemli bir koruma sağlar.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Aile konutu şerhi neyi engeller?

Malik eşin, diğer eşin açık rızası olmadan konutu satmasını, devretmesini, ipotek ettirmesini veya kira sözleşmesini feshetmesini engeller (TMK m.194). Malik eşin tek başına tasarruf yetkisini sınırlar.

Şerh olmasa da koruma var mı?

TMK m.194 koruması şerh olmasa da kanundan doğar. Şerhin yokluğu ise korumayı ortadan kaldırmaz: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2019 tarihli ve E.2019/318, K.2019/1238 sayılı kararına göre tapu kaydında şerh bulunmasa bile konut aile konutu özelliğini taşır; ancak şerhsiz durumda üçüncü kişinin iyiniyeti tartışması tamamen ortadan kalkmaz. Şerh, korumayı tapuda görünür kılarak üçüncü kişinin iyiniyet iddiasını ortadan kaldırır.

Şerhe rağmen eş konutu satarsa ne olur?

Diğer eşin rızası olmadan yapılan satış/ipotek işlemi, o eş bakımından geçersiz/iptal edilebilir niteliktedir. Rızası alınmayan eş işlemin iptalini talep edebilir; tapu da şerhli konutta rızasız işlemi yapmaz.

Aile konutu şerhi için eşin rızası gerekir mi?

Şerh, malik olmayan eşin tek taraflı talebiyle dahi konulabilir; malik eşin ayrıca rızası gerekmez. Başvuruda konutun aile konutu olduğunu gösteren belgeler (ikametgâh, fatura) ve nüfus kaydı sunulur.

Aile konutu şerhi ne zaman kalkar?

Boşanma kararının kesinleşmesiyle konut aile konutu niteliğini yitirir ve şerh kaldırılabilir. Ayrıca konutu kullanmayı bırakma (taşınma) veya her iki eşin rızasıyla da terkin edilebilir.

Boşanmada aile konutu şerhi neden önemli?

Şerh, dava sürerken malik eşin konutu satıp elden çıkarmasını engeller. Konut diğer eşin üzerine kayıtlıysa, boşanma davasıyla birlikte şerh konulması mal paylaşımı ve barınma hakkı açısından kritik koruma sağlar.

Aile konutu şerhi konulması veya kaldırılması için uzman desteği alın

Hukukçular Evi yanınızda.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

🔄 Güncelleme: Yargıtay HGK’nın şerhsiz aile konutu kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 28.11.2019 tarihli ve E.2019/318, K.2019/1238 sayılı kararında TMK m.194’teki sınırlamanın şerhten değil konutun aile konutu olma özelliğinden kaynaklandığını, bu nedenle tapu kaydında şerh bulunmasa bile taşınmazın aile konutu niteliğini taşıdığını belirtmiştir. Somut olayda taşınmazı kendi ekspertiz raporunda konut olarak belirleyen bankanın TMK m.1023’teki korumadan yararlanamayacağı kabul edilmiştir. Karar şerhin açıklayıcı niteliğini teyit eder; ancak şerhsiz durumda üçüncü kişinin konutun aile konutu olduğunu bilip bilmediği tartışmasını tamamen kapatmaz. Hukuk Genel Kurulunun diğer kararları için aşağıdaki karar tablosuna bakınız.

Aile Konutu Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi Örneği (2026)

Post by Av. Fatma Öztürk