Aile Konutu Şerhinin Sonuçları ve Kaldırılması: Şerh Ne Sağlar? (TMK 194)
08 Nisan 2026

Aile Konutu Şerhinin Sonuçları ve Kaldırılması: Şerh Ne Sağlar? (TMK 194)

Aile konutu şerhi konulduktan sonra ne değişir, bu şerh tam olarak neyi engeller ve ne zaman kalkar? Aile konutu, eşlerin birlikte yaşadığı evdir ve TMK m.194 ona özel bir koruma tanır. Şerh, bu korumayı tapuda görünür kılan araçtır. Bu rehberde şerhin somut sonuçlarına ve nasıl kaldırılacağına odaklanıyoruz. (Şerhin tapuya nasıl konulacağına dair adımlar için ana rehberimize bakabilirsiniz.)

Şerh Kurucu Değil, Açıklayıcıdır

Bu, konunun en kritik ve en yanlış bilinen yönüdür.

Taşınmazın aile konutu niteliği şerh konulmasıyla kazanılmaz. Konut zaten özü itibarıyla aile konutudur; şerh yalnızca bu durumun tapu kaydında resmiyete dökülmesini sağlar.

Bunun doğrudan sonucu şudur: şerh olmasa dahi TMK m. 194 koruması devam eder.

 Şerh varsaŞerh yoksa
KorumaVardırYine vardır
Üçüncü kişinin iyiniyetiİyiniyet iddia edemezBildiği veya bilebilecek durumda olduğu ayrıca tartışılır
İspatTapu kaydı yeterlidirKonutun aile konutu olduğu ayrıca ortaya konur

Yani şerh bir ispat kolaylığıdır. Korumayı yaratmaz, korumayı tartışılmaz hâle getirir. Yine de “nasıl olsa korunuyorum” diyerek şerhi ihmal etmek yanlıştır: şerh yokken süreç, üçüncü kişinin iyiniyeti tartışmasına döner ve uzar.

TMK m. 194 Neleri Yasaklıyor?

Maddenin birinci fıkrası üç ayrı işlemi diğer eşin açık rızasına bağlar:

  • Aile konutu ile ilgili kira sözleşmesinin feshedilmesi
  • Aile konutunun devredilmesi
  • Aile konutu üzerindeki hakların sınırlanması — ipotek tesisi bu kapsamdadır

Kapsam yalnızca satış değildir. Kiracı olan eşin sözleşmeyi diğerinin rızası olmaksızın feshetmesi de geçersiz sayılır; bu kural özellikle kiralık konutta yaşayan aileleri korur.

İkinci fıkra ise dengeleyici bir yol açar: rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir. Yani rıza vermekten keyfî biçimde kaçınılması da çözümsüz bir kilit yaratmaz.

Rızasız İşlem Yapılırsa

Rızası alınmayan eşin izleyeceği yol tapu iptal ve tescil davasıdır. Bu davayla işlemin iptali ve tapu kaydının eski hâline getirilmesi istenir.

  • Şerh varsa: Üçüncü kişi iyiniyet iddia edemez; işlem TMK m. 194 karşısında geçersizdir.
  • Şerh yoksa: Koruma devam eder ancak üçüncü kişinin konutun aile konutu olduğunu bildiği ya da bilebilecek durumda olduğu tartışılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.10.2022 tarihli, E. 2019/765, K. 2022/1369 sayılı kararına göre şerh bulunmasa dahi alıcının iyiniyetli olup olmadığı incelenir ve iyiniyetini ispat külfeti alıcıdadır.

Bankalar ve ipotek: Şerhli taşınmazlarda bankalar kredi sözleşmesine her iki eşin de imza atmasını talep eder. Diğer eşin rızası olmadan tesis edilen ipotek geçersiz sayılabilir.

Şerh Nasıl Konur?

Uygulamada en çok şaşırtan nokta budur: mahkeme kararına gerek yoktur.

  • Aile konutunun maliki olmayan eş, doğrudan taşınmazın bulunduğu yerin Tapu Müdürlüğüne başvurur.
  • Malik eşin rızası aranmaz; başvuru tek taraflı yapılabilir.
  • İşlem harç ve masraftan muaftır.
  • Uygulamada Webtapu üzerinden çevrimiçi başvuru da mümkündür ve belgeler eksiksizse şerh kısa sürede kütüğe işlenebilmektedir.

Gerekli Belgeler

  • Kimlik belgesi
  • Evlilik cüzdanı veya evliliği gösteren nüfus kayıt örneği
  • Konutun aile konutu olarak kullanıldığını gösteren belge — muhtarlıktan veya nüfus müdürlüğünden alınacak ikametgâh belgesi
  • Taşınmaza ilişkin tapu bilgileri

Tapu Müdürlüğü başvuruyu reddederse ya da konutun aile konutu vasfında tereddüt doğarsa, aile mahkemesinde aile konutu tespit davası açılır ve mahkeme kararıyla şerh işletilir.

Şerh Nasıl Kalkar?

Malik eş tek başına kaldıramaz

Bu kural, malik olmayan eşin korumasının özünü oluşturur. Konutun tapuda kimin üzerine kayıtlı olduğu, şerhin tek taraflı kaldırılmasına imkân vermez.
Şerh yalnızca şu hâllerde sona erer: her iki eşin ortak rızası, mahkeme kararı ya da evliliğin sona ermesi.
Malik eş, konutun artık aile konutu niteliği taşımadığını — ayrı ikametgâh, başka konuta taşınma gibi — kanıtlarsa şerhin kaldırılması için dava açabilir. Ancak uzun süredir fiilen ayrı yaşıyor olmak tek başına aile konutu vasfını ya da şerhi ortadan kaldırmaz.

Sona Erme Hâlleri

  • Boşanma veya evliliğin iptali kararının kesinleşmesi: Konut aile konutu vasfını yitirir ve şerh dayanaksız kalır.
  • Eşlerden birinin ölümü: Miras hukukuna ilişkin haklar ayrıca değerlendirilir.
  • Her iki eşin rızası: Tapu müdürlüğüne birlikte başvuru ile terkin.
  • Konutun aile konutu olmaktan çıkması: Ailenin başka bir konuta taşınması ve bu durumun kabulü.
  • Mahkeme kararı: Uyuşmazlık hâlinde tespit veya terkin davası.

Bu nedenle “boşandıktan sonra da şerh geçerliliğini korur” ifadesi doğru değildir: boşanma kararının kesinleşmesiyle konutun aile konutu vasfı ve buna bağlı şerh ortadan kalkar.

Kiralık Konutta Özel Koruma

Maddenin dördüncü fıkrası, konut kira ile sağlanmışsa ayrı bir imkân tanır: sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeriyle müteselsilen sorumlu olur.

Pratik değeri büyüktür: kira sözleşmesi eşinizin adına olsa dahi, kiralayana yapacağınız bildirimle sözleşmede taraf konumuna gelir ve tahliye riskine karşı korunursunuz. Karşılığında kira borcundan müteselsil sorumluluk doğar.

Şerh Kaldırıldıktan Sonra

Şerhin terkin edilmesi, geçmişteki işlemleri geçerli hâle getirmez. Şerh yürürlükteyken rızasız yapılmış bir devir, sonradan şerhin kalkmasıyla geçerlilik kazanmaz.

Buna karşılık şerh kalktıktan sonra yapılacak işlemlerde koruma zayıflar: konut artık aile konutu vasfı taşımıyorsa TMK m. 194 uygulanmaz. Boşanma sürecinde konut üzerinde hak iddianız varsa, şerhin sona ereceğini öngörerek mal rejimi tasfiyesi ve gerekiyorsa ihtiyati tedbir yollarını zamanında işletmek gerekir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Şerhin korumayı yarattığını sanmak: Şerh açıklayıcıdır; koruma şerh olmadan da vardır, ancak ispat zorlaşır.
  • “Nasıl olsa korunuyorum” diyerek şerhi ihmal etmek: Şerh yokken süreç üçüncü kişinin iyiniyeti tartışmasına döner.
  • Mahkemeye gitmek gerektiğini sanmak: Şerh doğrudan tapu müdürlüğünden istenir, hâkim kararı aranmaz ve işlem ücretsizdir.
  • Yalnızca satışı engellediğini düşünmek: Kira feshi ve ipotek de rızaya tabidir.
  • Ayrı yaşamanın şerhi düşürdüğünü sanmak: Fiilen ayrı yaşamak tek başına aile konutu vasfını ortadan kaldırmaz.
  • Boşanma sonrası şerhe güvenmek: Boşanmanın kesinleşmesiyle şerh dayanaksız kalır; mal rejimi yolları zamanında işletilmelidir.

Şerhin İşlevi Neden Bu Kadar Büyük? TMK m.1020 ve m.1023

Aile konutu şerhinin değerini anlamak için tapu hukukunun temel ilkesine bakmak gerekir. Türk hukuku, tapu siciline güvenerek işlem yapan kişiyi korur; şerh de tam olarak bu korumanın önünü kesen araçtır.

TMK m.1020, tapu sicilinin aleniyetini düzenler: sicil herkese açıktır ve ilgisini inanılır kılan herkes kayıtları inceleyebilir. Bu aleniyetin karşılığı ise TMK m.1023’teki güven ilkesidir: tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.

Bu ilkenin aile konutu bakımından doğurduğu risk açıktır: tapuda kayıt yalnız malik eş adına görünüyorsa, onunla işlem yapan üçüncü kişi iyiniyetli sayılabilir ve kazanımı korunabilir. Bu durumda rızası alınmayan eş, hakkını üçüncü kişiye karşı ileri süremez hâle gelir.

Şerh, bu zinciri tam da başladığı yerde kırar. Tapu kütüğünde konutun aile konutu olduğu görünüyorsa, üçüncü kişinin “bilmiyordum” savunması dayanaksız kalır ve m.1023’ün koruması devreye giremez.

KonuKuralMadde
Sicilin aleniyetiKayıtlar incelenebilirm.1020
Güven ilkesiİyiniyetli kazanım korunurm.1023
Şerh yoksa riskÜçüncü kişi iyiniyetli sayılabilir
Şerh varsa“Bilmiyordum” savunması dayanaksız

“Bilen veya Bilmesi Gereken” Ölçütü — TMK m.1024 ve m.3

Güven ilkesinin sınırı TMK m.1024’tedir ve şerh tartışmasının teknik merkezi burasıdır. Hükme göre bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmişse, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.

İfadedeki iki alternatif ayrı ayrı önemlidir. Bilen kişi fiilen haberdar olandır; ispatı zordur. Bilmesi gereken kişi ise, olağan bir araştırma yapsaydı öğrenebilecek durumda olandır — ve şerhin işlevi tam buradadır: tapuda görünen bir kayıt, kişinin “bilmesi gerektiğini” tartışmasız kılar.

Bu ölçütü tamamlayan hüküm TMK m.3’tür. Kanuna göre iyiniyet iddiasında bulunan kişinin, dürüst bir kimse gibi davranarak araştırma yükümlülüğünü yerine getirmiş olması aranır; bu yükümlülüğü yerine getirmeyen kişinin iyiniyet iddiası kabul edilmez.

Uygulamada bu, üçüncü kişinin taşınmazı devralırken tapu kaydını incelemiş sayılması anlamına gelir. Yargıtay kararlarında da, mahkeme kararıyla iptali gereken bir tapu kaydının varlığını bilerek devralan kişinin iyiniyetli sayılamayacağı kabul edilmektedir.

Ölçütİspat durumu
BilenFiilî bilgi; ispatı zor
Bilmesi gerekenŞerh varsa tartışmasız
Araştırma yükümlülüğüYerine getirilmemişse iyiniyet reddedilir (m.3)
SonuçKötü niyetli üçüncü kişi tescile dayanamaz

Şerh İşe Yaramazsa: TMK m.1007 ve Devletin Sorumluluğu

Şerh konulmuş olmasına rağmen tapu müdürlüğünce işlem yapılması ihtimali de kanunda karşılıksız bırakılmamıştır. Devlet, sicilin doğru tutulmasından kusursuz biçimde sorumludur.

TMK m.1007’ye göre tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Bu sorumluluk, sicilin doğru tutulmamasından kaynaklanan zararları da kapsar ve kusur aranmaksızın doğar.

Hükmün sistemdeki yeri şudur: tapu siciline güven ilkesi (m.1023), aleniyet (m.1020) ve Devletin sorumluluğu (m.1007) bir bütün oluşturur. İyiniyetli üçüncü kişi korunduğu için mülkiyetini kaybeden gerçek hak sahibi zararsız kalmaz; zararını Devletten talep edebilir.

Aile konutu bakımından bu, iki aşamalı bir savunma hattı anlamına gelir. Birinci hat, şerh sayesinde üçüncü kişinin iyiniyetinin bulunmadığını ortaya koyarak işlemin sonuçlarını bertaraf etmektir. Bu mümkün olmazsa ikinci hat, sicilin yanlış tutulmasından doğan zararın Devletten istenmesidir.

HatTalepDayanak
BirinciÜçüncü kişinin iyiniyetli olmadığının tespitim.1024, m.3
İkinciZararın Devletten tazminim.1007
Sorumluluğun niteliğiKusursuz sorumlulukm.1007

Şerhin Hukukî Niteliği ve Sınırı

Yukarıdaki tablo, şerhin neden “kurucu değil açıklayıcı” sayıldığını da açıklar. TMK m.194’ün getirdiği rıza şartı kanundan doğar ve şerh konulmasına bağlı değildir; şerh yalnız bu durumu üçüncü kişilere karşı görünür kılar.

Ancak “koruma zaten var” düşüncesiyle şerhi ihmal etmek risklidir. Şerh yoksa uyuşmazlık, üçüncü kişinin konutun aile konutu olduğunu bilip bilmediği tartışmasına döner ve bu tartışmanın ispat yükü, rızası alınmayan eşin üzerindedir. Şerh varsa bu tartışma büyük ölçüde kapanır.

İkinci sınır kapsamdadır: şerh, yalnızca fiilen aile konutu olarak kullanılan ve eşlerden birinin adına kayıtlı taşınmaz için istenebilir. Üçüncü kişiye ait taşınmaza şerh konulamaz; eşin birden fazla taşınmazı varsa tümüne şerh verilemez.

Üçüncü sınır zamansaldır: konutun aile konutu olma niteliği sona erdiğinde şerhin dayanağı da ortadan kalkar. Bu nedenle şerhin kaldırılması talebiyle karşılaşan eş, konutun hâlâ aile konutu olup olmadığını gösteren fiilî kullanıma ilişkin delilleri hazır tutmalıdır.

KonuDurum
Şerhin niteliğiAçıklayıcı; koruma kanundan doğar
Şerh yoksaİspat yükü rızası alınmayan eşte
Hangi taşınmazFiilen aile konutu; eş adına kayıtlı
Üçüncü kişiye ait taşınmazŞerh konulamaz
Nitelik sona ererseŞerhin dayanağı kalkar

Başvuru Kime Yapılır, Reddedilirse Ne Olur?

Şerh talebinin muhatabı mahkeme değildir. TMK m.194’ün üçüncü fıkrası bunu açıkça gösterir: aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.

Buradaki üç unsur başvurunun kabul edilip edilmeyeceğini belirler. Talep sahibi, taşınmazın maliki olmayan eştir; malik eşin kendi taşınmazına şerh koydurması söz konusu değildir. Muhatap, doğrudan tapu müdürlüğüdür. Konu, fiilen aile konutu olarak kullanılan ve eşlerden birinin adına kayıtlı taşınmazdır.

Başvuruda konutun aile konutu olduğunun ortaya konması gerekir; bu genellikle nüfus kaydı ve yerleşim yeri belgesiyle sağlanır. Muhtarlıktan alınacak, konutta fiilen birlikte oturulduğuna dair belge de uygulamada istenmektedir.

Talep tapu müdürlüğünce reddedilirse yol kapanmaz. Bu durumda aile mahkemesinden şerh konulmasına karar verilmesi istenebilir; mahkeme kararı üzerine tapu müdürlüğü şerhi işler. Boşanma davası derdestse aynı talep, dava içinde tedbir niteliğinde de ileri sürülebilir.

KonuKural
Talep sahibiMalik olmayan
MuhatapDoğrudan tapu müdürlüğü
GösterilecekKonutun fiilen aile konutu olduğu
Ret hâlindeAile mahkemesinden karar istenebilir
Dava derdestseAynı talep tedbir olarak ileri sürülebilir

Şerh talebinin değerlendirilmesi için aile konutu şerhi değerlendirme aracımıza, kirada oturan eşin korunması için aile konutu kiradaysa yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Aile konutu şerhi olmadan da korunur muyum?

Evet. Şerh kurucu değil açıklayıcı niteliktedir; taşınmazın aile konutu niteliği şerh konulmasıyla kazanılmaz ve şerh olmasa dahi TMK m. 194 koruması devam eder. Ancak bu hâlde üçüncü kişinin konutun aile konutu olduğunu bildiği veya bilebilecek durumda olduğu ayrıca tartışılır.

Şerh koydurmak için mahkemeye gitmek gerekir mi?

Gerekmez. Aile konutunun maliki olmayan eş, hâkim kararı aranmaksızın doğrudan taşınmazın bulunduğu yerin Tapu Müdürlüğüne başvurarak şerhi koydurabilir. Malik eşin rızası aranmaz ve işlem harç ile masraftan muaftır. Tapu Müdürlüğü reddederse aile mahkemesinde aile konutu tespit davası açılır.

Hangi belgeler gerekir?

Kimlik belgesi, evlilik cüzdanı veya evliliği gösteren nüfus kayıt örneği, konutun aile konutu olarak kullanıldığını gösteren muhtarlık ya da nüfus müdürlüğünden alınacak ikametgâh belgesi ve taşınmaza ilişkin tapu bilgileri gerekir.

TMK 194 sadece satışı mı engeller?

Hayır. Madde, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesinin feshedilmesini, konutun devredilmesini ve konut üzerindeki hakların sınırlanmasını diğer eşin açık rızasına bağlar. İpotek tesisi de bu kapsamdadır; kiracı olan eşin sözleşmeyi rızasız feshetmesi de geçersiz sayılır.

Rızam alınmadan satış yapılırsa ne yapabilirim?

Tapu iptal ve tescil davası açarak işlemin iptalini ve tapu kaydının eski hâline getirilmesini isteyebilirsiniz. Şerh varsa üçüncü kişi iyiniyet iddia edemez; şerh yoksa Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.10.2022 tarihli, E. 2019/765, K. 2022/1369 sayılı kararı uyarınca alıcının iyiniyeti incelenir ve ispat külfeti alıcıdadır.

Eşim şerhi tek başına kaldırabilir mi?

Kaldıramaz. Aile konutu şerhi malik eşin tek taraflı talebiyle kaldırılamaz; yalnızca her iki eşin ortak rızası, mahkeme kararı ya da evliliğin sona ermesiyle kalkar. Malik eş konutun artık aile konutu niteliği taşımadığını kanıtlarsa şerhin kaldırılması için dava açabilir.

Ayrı yaşıyoruz, şerh düşer mi?

Düşmez. Tarafların uzun süredir fiilen ayrı yaşıyor olması tek başına aile konutu vasfını ya da şerhi ortadan kaldırmaz. Şerhin kaldırılması gereken durumlarda dava yoluna başvurulması gerekebilir.

Kira sözleşmesi eşimin adına, ne yapabilirim?

TMK m. 194’ün dördüncü fıkrası uyarınca aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir. Bu durumda bildirimde bulunan eş, diğeriyle müteselsilen sorumlu olur.

Mal paylaşımında hak kaybı yaşamayın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

📄 İlgili Örnek: Aile Konutu Şerhi Talebi Dilekçesi Örneği‘ni inceleyebilirsiniz.

📘 Ana Rehber: Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi — Tüm Konular

Şerhin Sağladığı Temel Koruma

Aile konutu şerhinin en önemli sonucu şudur: konut malik olan eşin üzerine kayıtlı olsa bile, o eş diğer eşin açık rızası olmadan konutu satamaz, devredemez, ipotek ettiremez veya konutla ilgili kira sözleşmesini feshedemez (TMK m.194). Yani şerh, malik eşin tek başına tasarruf yetkisini sınırlar ve ailenin barınma hakkını korur.

Şerh Olmasa da Koruma Var mı?

Önemli bir nokta: TMK m.194’teki koruma, aslında şerh olmasa bile geçerlidir; çünkü koruma kanundan doğar. Ancak şerh konulmamışsa, konutu iyiniyetle satın alan üçüncü kişi korunabilir ve eş zor durumda kalabilir. Şerh, korumayı tapuda aleni (görünür) hale getirerek, üçüncü kişilerin iyiniyet iddiasını ortadan kaldırır. Bu yüzden şerh, korumayı güçlendiren pratik bir araçtır.

Şerhin Sonucu: Rızasız İşlem Ne Olur?

Şerhe rağmen, malik eş diğer eşin rızası olmadan konutu satarsa veya ipotek ettirirse, bu işlem diğer eş bakımından geçersiz/iptal edilebilir niteliktedir. Rızası alınmayan eş, işlemin iptalini veya şerhin korumasından yararlanmayı talep edebilir. Bu, şerhin caydırıcı ve koruyucu gücünü gösterir; tapu müdürlüğü de şerhli konutta rızasız işlemi kural olarak yapmaz.

Şerh İçin Eşin Rızası ve Başvuru

Aile konutu şerhi, malik olmayan eşin talebiyle tapuya konulabilir. Başvuruda; konutun aile konutu olarak kullanıldığını gösteren belgeler (örneğin ikametgâh, elektrik/su/doğalgaz faturaları) ve evlilik cüzdanı/nüfus kaydı sunulur. Şerh, eşlerden birinin tek taraflı talebiyle dahi konulabilir; malik eşin ayrıca rızası gerekmez.

Şerh Ne Zaman ve Nasıl Kalkar?

Aile konutu şerhi şu hâllerde kalkar: Boşanma kararının kesinleşmesiyle konut artık “aile konutu” olma niteliğini yitirir ve şerh kaldırılabilir. Ayrıca eşlerin konutu aile konutu olarak kullanmayı bırakması (taşınma) veya her iki eşin rızasıyla da şerh terkin edilebilir. Şerhin kaldırılması (terkini), tapu müdürlüğüne başvuruyla veya mahkeme kararıyla yapılır.

Şerh Kaldırıldıktan Sonra

Şerh terkin edildikten sonra, malik eş konut üzerinde serbestçe tasarruf edebilir (satış, ipotek vb.). Ancak boşanma henüz kesinleşmemişse ve konut hâlâ aile konutu olarak kullanılıyorsa, şerh kaldırılmamalıdır; aksi halde diğer eşin barınma hakkı tehlikeye girer. Bu yüzden şerhin kaldırılması, genellikle boşanmanın kesinleşmesine kadar bekletilir.

Boşanma Sürecinde Şerhin Önemi

Boşanma sürecinde aile konutu şerhi, malik olmayan eş için kritik bir güvencedir. Şerh sayesinde, dava sürerken malik eşin konutu satıp elden çıkarması engellenir. Bu yüzden, konut diğer eşin üzerine kayıtlıysa, boşanma davası açılır açılmaz (hatta öncesinde) aile konutu şerhi konulması, mal paylaşımı ve barınma hakkı açısından önemli bir koruma sağlar.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Aile konutu şerhi neyi engeller?

Malik eşin, diğer eşin açık rızası olmadan konutu satmasını, devretmesini, ipotek ettirmesini veya kira sözleşmesini feshetmesini engeller (TMK m.194). Malik eşin tek başına tasarruf yetkisini sınırlar.

Şerh olmasa da koruma var mı?

TMK m.194 koruması şerh olmasa da kanundan doğar. Şerhin yokluğu ise korumayı ortadan kaldırmaz: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.10.2022 tarihli kararı uyarınca şerh bulunmasa bile taşınmaz aile konutu niteliğini taşır ve üçüncü kişinin iyiniyetinin önemi yoktur. Şerh, korumayı tapuda görünür kılarak üçüncü kişinin iyiniyet iddiasını ortadan kaldırır.

Şerhe rağmen eş konutu satarsa ne olur?

Diğer eşin rızası olmadan yapılan satış/ipotek işlemi, o eş bakımından geçersiz/iptal edilebilir niteliktedir. Rızası alınmayan eş işlemin iptalini talep edebilir; tapu da şerhli konutta rızasız işlemi yapmaz.

Aile konutu şerhi için eşin rızası gerekir mi?

Şerh, malik olmayan eşin tek taraflı talebiyle dahi konulabilir; malik eşin ayrıca rızası gerekmez. Başvuruda konutun aile konutu olduğunu gösteren belgeler (ikametgâh, fatura) ve nüfus kaydı sunulur.

Aile konutu şerhi ne zaman kalkar?

Boşanma kararının kesinleşmesiyle konut aile konutu niteliğini yitirir ve şerh kaldırılabilir. Ayrıca konutu kullanmayı bırakma (taşınma) veya her iki eşin rızasıyla da terkin edilebilir.

Boşanmada aile konutu şerhi neden önemli?

Şerh, dava sürerken malik eşin konutu satıp elden çıkarmasını engeller. Konut diğer eşin üzerine kayıtlıysa, boşanma davasıyla birlikte şerh konulması mal paylaşımı ve barınma hakkı açısından kritik koruma sağlar.

Aile konutu şerhi konulması veya kaldırılması için uzman desteği alın

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

🔄 Güncelleme: Yargıtay HGK 25.10.2022 kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.10.2022 tarihli, E. 2019/765, K. 2022/1369 sayılı kararı bu konudaki tartışmayı sonlandırmıştır. Karara göre TMK m. 194’teki sınırlandırma şerh konulduğu için değil konutun aile konutu olma özelliği nedeniyle getirildiğinden, tapu kaydında şerh bulunmasa bile taşınmaz aile konutu niteliğini taşır. Bu nedenle işlem tarafı üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmamasının önemi bulunmamaktadır ve madde metnindeki «açık rıza» koşulunun varlığını ispat külfeti davalı tarafa yüklenmiştir. Şerh kurucu değil açıklayıcı niteliktedir.

Aile Konutu Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi Örneği (2026)

Post by Av. Fatma Öztürk