Boşanma Sonrası Evden Çıkmak Zorunda mıyım? (Dava Süresi ve Sonrası)
08 Ağustos 2026

Boşanma Sonrası Evden Çıkmak Zorunda mıyım? (Dava Süresi ve Sonrası)

Bu sorunun tek bir cevabı yok; çünkü hukuki durum dava sürerken ve boşanma kesinleştikten sonra tamamen farklı işler. Dava süresince konut mahkeme kararıyla size tahsis edilebilir. Buna karşılık boşanma kesinleştiğinde aile konutu koruması sona erer ve mesele tapu ile mal rejimi zeminine oturur. Bu sayfada iki dönemi ayrı ayrı ele alıyoruz.

Ayrımı baştan kurun

Dava süresince: TMK m. 169 uyarınca hâkim barınmaya ilişkin tedbir alır; konut eşlerden birine tahsis edilebilir. Bu geçicidir.
Boşanma kesinleştikten sonra: TMK m. 194 koruması ve aile konutu şerhi kendiliğinden düşer. Kalma hakkı artık mülkiyet ve mal rejimi üzerinden değerlendirilir.

Dava Süresince: TMK m. 169 Tedbiri

Boşanma veya ayrılık davası açıldığında, davaya bakan hâkim TMK m. 169 uyarınca eşlerin barınması, geçimini sağlayacak maddi desteğin belirlenmesi, mallarının yönetimi ve çocukların ihtiyaçları konusunda gerekli önlemleri alır. Kanunun saydığı önlemlerin başında barınma gelir.

Bu tedbirin üç özelliği vardır:

  • Re’sen alınabilir: Hâkim gerekli görürse talep olmasa dahi bu önlemleri kendiliğinden alabilir. Buna karşılık sürecin hızlanması ve hâkimin durumdan haberdar olması için konut tahsisinin dilekçede açıkça talep edilmesi önerilir.
  • Geçicidir: Alınan önlemler davanın devamı süresince hüküm ifade eder; boşanma kesinleştiğinde sona erer.
  • Cinsiyete bağlı değildir: Konutun mutlaka kadına veya erkeğe tahsis edilmesi gibi bir kural yoktur; her somut olay ayrıca değerlendirilir. Uygulamada çocuğun fiilen kimin yanında kaldığı belirleyici olmaktadır.

Tahsis kararı, konutun kime tahsis edildiğinden bağımsız olarak giderleri ortadan kaldırmaz. Hâkim, konut kendisine tahsis edilen eşin kira ödemesine ya da diğer eşin katkıda bulunmasına karar verebilir.

Boşanma Davası Açmadan da İstenebilir

Konut tahsisi yalnızca boşanma davasına özgü değildir. Üç ayrı yol vardır:

  • Ayrılık davası ile birlikte talep edilebilir.
  • TMK m. 197 kapsamında ayrı yaşama hakkı çerçevesinde; hâkim konut ve ev eşyasından yararlanmayı düzenler.
  • 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı ile; şiddet uygulayanın konuttan uzaklaştırılması ve konutun korunan kişiye tahsisi istenebilir. En hızlı yoldur ve delil aranmaz.

6284 kapsamında uzaklaştırılan eşin kira, elektrik, su ve doğalgaz gibi giderleri ödemeye devam etmesi öngörülmüştür. Hâkim ayrıca kira sözleşmesinin feshedilmemesine karar verebilir.

Konut tahsisi talebinizi doğru zamanda kurgulayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Boşanma Kesinleştikten Sonra: Koruma Sona Erer

Bu, sayfanın en kritik başlığıdır ve pek çok kişi burada hazırlıksız yakalanır.

Boşanma kararının kesinleşmesiyle:

  • TMK m. 194’ün aile konutuna sağladığı koruma sona erer,
  • Tapudaki aile konutu şerhi kendiliğinden düşer,
  • TMK m. 169 kapsamında verilen tahsis tedbiri de sona erer.

Bundan sonra konutta kalıp kalamayacağınız artık aile hukuku korumasına değil, mülkiyet ve mal rejimi ilişkisine bağlıdır. Konut sizin adınıza kayıtlıysa sorun yoktur. Eşinizin adınaysa, kalma hakkınız kural olarak sona erer ve tahliye talebiyle karşılaşabilirsiniz.

Yasal Mal Rejiminde Bir Boşluk Var

Burada dikkat edilmesi gereken teknik bir nokta bulunur. Kanun, boşanma sonrasında aile konutunun akıbetini her mal rejimi için düzenlemiş değildir:

  • TMK m. 254, evliliğin iptal veya boşanma kararıyla sona ermesi hâlinde konut ve ev eşyasına ilişkin düzenlemeyi içerir; eşler anlaşabilir, anlaşamazlarsa hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve varsa çocukların menfaatlerini gözeterek kalma ve kullanma süresini belirler. Ancak bu hüküm paylaşmalı mal ayrılığı rejimine ilişkindir.
  • TMK m. 240 ise sağ kalan eşe, katılma alacağına mahsuben konut üzerinde mülkiyet veya intifa hakkı tanınmasını isteme imkânı verir; ancak bu hüküm ölüm hâline özgüdür.

Türkiye’de yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir ve bu rejimde boşanma sonrası aile konutunun akıbetine dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. Doktrinde bu bir eksiklik olarak tartışılmaktadır. Pratikte sonuç şudur: yasal rejime tabi bir evlilikte, boşanmadan sonra konutta kalma hakkı otomatik olarak doğmaz; korunmanız gereken katılma alacağınızdır.

Asıl Koruma: Katılma Alacağı

Konutta kalamayacak olsanız bile, konut evlilik içinde edinilmiş bir malsa katılma alacağı yoluyla değerinden pay alma hakkınız vardır. Bu nedenle strateji “evde kalmak” değil, “alacağı güvence altına almak” üzerine kurulmalıdır.

  • Aile konutu şerhini boşanma kesinleşmeden koydurun. Şerh, dava sürerken konutun satılmasını önler. Kesinleşmeyle düşse de, o tarihe kadar malın elden çıkmasını engellemiş olur.
  • Tapuya tedbir talep edin. Mal kaçırma riski varsa mahkemeden tapu kaydına devir ve temlik yasağı yönünde tedbir istenmelidir.
  • Mal rejimi davasını ihmal etmeyin. Boşanma davası ile mal rejimi tasfiyesi ayrı davalardır; boşanma kesinleşince tasfiye talebinizi zamanında ileri sürmelisiniz.
  • Kısmi dava kurgusunu doğru yapın. 7589 sayılı Kanun ile HMK m. 107 kaldırıldığından yeni davalar kısmi dava olarak açılır ve talep, HMK m. 109/4 uyarınca bir defaya mahsus artırılabilir. Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması bu nedenle kritiktir.

Katılma alacağınızı güvence altına alalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Kira ise Durum Farklı

Aile konutu kira ile sağlanmışsa iki önemli imkân vardır:

  • Sözleşmeye taraf olma: TMK m. 194 uyarınca sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur. Bu bildirim yapılmışsa, eşinizin sözleşmeyi tek başına feshederek sizi tahliye ettirmesi mümkün olmaz.
  • Fesih için rıza veya karar şartı: Aile konutunun kiracısı olan eşin sözleşmeyi feshedebilmesi için diğer eşin rızası ya da mahkeme kararı gerekir.

Bu nedenle kirada oturuyorsanız ve sözleşme eşinizin adınaysa, yapılacak ilk iş kiralayana yazılı bildirimde bulunmaktır. Bu tek adım, boşanma sonrası barınma sorununun büyük bölümünü çözebilir.

Çocuk Varsa Ağırlık Değişir

Konut tahsisi kararında çocuğun menfaati belirleyici unsurlardan biridir. Çocuğun okulunun yakınlığı, alışkın olduğu çevre ve düzeninin korunması, konutun fiilen çocuğun yanında kalan ebeveyne tahsisi yönünde ağırlık oluşturur.

Ancak bu, kalıcı bir mülkiyet hakkı doğurmaz. Boşanma kesinleştikten sonra çocuğun varlığı tek başına konutta kalma hakkı vermez; çocuğun barınma ihtiyacı esas olarak iştirak nafakası yoluyla karşılanır. Bu nedenle nafaka miktarı belirlenirken kira gideri kalemi ayrıca ileri sürülmelidir.

Kötüye kullanma da denetlenir: konut kendisine tahsis edilen eşin konutu fiilen kullanmadığı ve tahsisi yalnızca diğer eşi zarara uğratmak için istediği anlaşılırsa, tahsisin diğer eşe geçirilmesi talep edilebilir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Tahsis kararını kalıcı sanmak: TMK m. 169 tedbiri geçicidir; boşanma kesinleştiğinde sona erer. Bu tarihe hazırlıksız girmek en yaygın hatadır.
  • Şerhin boşanmayla düştüğünü bilmemek: Aile konutu şerhi kesinleşmeyle kendiliğinden kalkar; korumanın süresiz olduğu sanılır.
  • Kirada bildirim yapmamak: Sözleşmeye taraf olma bildirimi yapılmazsa eşiniz fesih girişiminde bulunabilir.
  • Konutta kalmaya odaklanıp katılma alacağını ihmal etmek: Yasal rejimde asıl koruma alacaktır; tasfiye davası zamanında açılmalıdır.
  • Tapuya tedbir istememek: Mal kaçırma riski varsa devir ve temlik yasağı talep edilmelidir.
  • Nafakada kira giderini belirtmemek: Çocuğun barınma ihtiyacı iştirak nafakası içinde değerlendirilir; kira kalemi açıkça ileri sürülmelidir.
  • Uzaklaştırma sonrası giderleri kesmek: 6284 kapsamında uzaklaştırılan eş kira ve fatura giderlerini ödemeye devam etmekle yükümlüdür.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davası sürerken evden çıkmak zorunda mıyım?

Hayır. TMK m. 169 uyarınca davaya bakan hâkim, eşlerin barınmasına ilişkin gerekli önlemleri alır ve konut eşlerden birine tahsis edilebilir. Hâkim bu önlemi talep olmasa dahi alabilir; ancak tahsisin dilekçede açıkça talep edilmesi süreci hızlandırır.

Konut mutlaka kadına mı tahsis edilir?

Hayır, böyle bir kural yoktur. Her somut olay ayrıca değerlendirilir. Uygulamada çocuğun fiilen kimin yanında kaldığı ve tarafların ekonomik durumu belirleyici olmaktadır.

Boşanma kesinleştikten sonra ne olur?

TMK m. 194’ün aile konutuna sağladığı koruma sona erer, tapudaki aile konutu şerhi kendiliğinden düşer ve TMK m. 169 kapsamındaki tahsis tedbiri de son bulur. Bundan sonra kalma hakkı mülkiyet ve mal rejimi ilişkisine bağlıdır.

Ev eşimin adına, boşandıktan sonra kalabilir miyim?

Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde boşanma sonrası aile konutunun akıbetine dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. TMK m. 254 paylaşmalı mal ayrılığına, TMK m. 240 ise ölüm hâline özgüdür. Bu nedenle kalma hakkı otomatik doğmaz; korunması gereken katılma alacağınızdır.

Kirada oturuyoruz ve sözleşme eşimin adına, ne yapmalıyım?

TMK m. 194 uyarınca sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir. Bu bildirim yapılmışsa eşiniz sözleşmeyi tek başına feshederek sizi tahliye ettiremez. Ayrıca aile konutunun kiracısı olan eşin fesih yapabilmesi için diğer eşin rızası veya mahkeme kararı gerekir.

Boşanma davası açmadan konut tahsisi isteyebilir miyim?

Evet. Ayrılık davası ile birlikte, TMK m. 197 kapsamında ayrı yaşama hakkı çerçevesinde veya 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı talebiyle konut tahsisi istenebilir. 6284 yolu en hızlıdır ve delil aranmaz.

Uzaklaştırılan eş kira ve faturaları ödemeye devam eder mi?

Evet. 6284 uygulamasında uzaklaştırılan eşin kira, elektrik, su ve doğalgaz gibi giderleri ödemeye devam etmesi öngörülmüştür. Hâkim ayrıca kira sözleşmesinin feshedilmemesine de karar verebilir.

Çocuğum var, bu bana konutta kalma hakkı verir mi?

Dava süresince konut tahsisinde çocuğun menfaati ağırlık oluşturur. Ancak boşanma kesinleştikten sonra çocuğun varlığı tek başına kalma hakkı vermez; çocuğun barınma ihtiyacı esas olarak iştirak nafakası yoluyla karşılanır. Bu nedenle nafaka belirlenirken kira gideri ayrıca ileri sürülmelidir.

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi ve Aile Hukuku Örnek Dilekçeler sayfalarına bakabilirsiniz.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk