Boşanma Sonrası Evden Çıkmak Zorunda mıyım? (Dava Süresi ve Sonrası)
08 Ağustos 2026

Boşanma Sonrası Evden Çıkmak Zorunda mıyım? (Dava Süresi ve Sonrası)

Bu sorunun tek bir cevabı yok; çünkü hukuki durum dava sürerken ve boşanma kesinleştikten sonra tamamen farklı işler. Dava süresince konut mahkeme kararıyla size tahsis edilebilir. Buna karşılık boşanma kesinleştiğinde aile konutu koruması sona erer ve mesele tapu ile mal rejimi zeminine oturur. Bu sayfada iki dönemi ayrı ayrı ele alıyoruz.

Net Cevap: Dava sürerken kural olarak hayır: boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim eşlerin barınmasına ilişkin geçici önlemleri alır ve konutu eşlerden birine tahsis edebilir (TMK m.169). Şiddet varsa 6284 sayılı Kanun m.5/1-(b) uyarınca diğer eş konuttan uzaklaştırılıp konut size tahsis edilebilir; bunun için delil aranmaz (m.8/3). Boşanma kesinleşince ise hem tahsis hem aile konutu koruması (TMK m.194) sona erer; ev eşinizin adınaysa kalma hakkınız kural olarak biter ve malik eş elatmanın önlenmesi ile ecrimisil isteyebilir (TMK m.683, m.995). Ev ortak adınızaysa ortaklığın giderilmesi yoluna gidilir (TMK m.698-699). Kirada eş, kiraya verene bildirimle sözleşmenin tarafı olur (TMK m.194/4, TBK m.349). Yasal mal rejiminde asıl korumanız konutta kalmak değil, katılma alacağınızdır.

Ayrımı baştan kurun

Dava süresince: TMK m. 169 uyarınca hâkim barınmaya ilişkin tedbir alır; konut eşlerden birine tahsis edilebilir. Bu geçicidir.
Boşanma kesinleştikten sonra: TMK m. 194 koruması ve aile konutu şerhi kendiliğinden düşer. Kalma hakkı artık mülkiyet ve mal rejimi üzerinden değerlendirilir.

Ev Kimin Adına? Beş Durum, Beş Sonuç

Boşanmadan sonra evde kalıp kalamayacağınızı belirleyen şey, dava sürerken alınan geçici önlemler değil, konutun hukuki durumudur. Aynı soru, tapunun kimin adına olduğuna veya konutun kira olup olmadığına göre tamamen farklı cevaplanır.

Konutun hukuki durumuna göre dava süresince ve sonrasında durum
Konutun durumuDava sürerkenBoşanma kesinleştikten sonraDayanak
Tapu sizin adınızaHâkim konutu diğer eşe de tahsis edebilir; tahsis mülkiyeti değiştirmez.Konutta kalmaya devam edersiniz; konut edinilmiş malsa diğer eşin katılma alacağı gündeme gelir.TMK m.169, m.236
Tapu eşinizin adınaKonut size tahsis edilebilir; aile konutu şerhi konulabilir ve eşiniz rızanız olmadan satamaz.Kalma hakkınız kural olarak sona erer; malik eş elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteyebilir. Sizin katılma alacağınız ve varsa değer artış payınız saklıdır.TMK m.169, m.194, m.683, m.995, m.227
Tapu ikinizin adına (paylı)Kullanım geçici önlemle düzenlenir.Her paydaş ortaklığın giderilmesini isteyebilir; dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.TMK m.698-699; 6325 sayılı Kanun
Konut kiraKiracı olmayan eş bildirimle sözleşmenin tarafı olabilir; kiracı eş rıza olmadan sözleşmeyi feshedemez.Aile konutu niteliği sona erer; sözleşmeye taraf olan eş kira ilişkisini sürdürebilir.TMK m.194/1, 194/4; TBK m.349
Konut üçüncü kişiye (ör. kayınpedere) aitGeçici önlem eşler arasındaki kullanımı düzenler; malikin haklarını ortadan kaldırmaz.Konut karşılıksız kullanılıyorsa ilişki çoğu zaman kullanım ödüncü niteliğindedir ve malik geri isteyebilir; yapılan katkılar ayrıca talep edilir.TBK m.379 vd.; kayınpeder adına ev

Tablonun ikinci satırı uygulamada en sık karşılaşılan durumdur ve en çok hazırlıksız yakalanılan durum da budur: dava sürerken konutta oturmaya devam eden eş, kesinleşme anında bir anda hukuki dayanaktan yoksun kalır. Bu nedenle dava sürerken hem katılma alacağını hem de kesinleşmeden sonraki barınma ihtiyacını birlikte planlamak gerekir.

Dava Süresince: TMK m. 169 Tedbiri

Boşanma veya ayrılık davası açıldığında, davaya bakan hâkim TMK m. 169 uyarınca eşlerin barınması, geçimini sağlayacak maddi desteğin belirlenmesi, mallarının yönetimi ve çocukların ihtiyaçları konusunda gerekli önlemleri alır. Kanunun saydığı önlemlerin başında barınma gelir.

Bu tedbirin üç özelliği vardır:

  • Re’sen alınabilir: Hâkim gerekli görürse talep olmasa dahi bu önlemleri kendiliğinden alabilir. Buna karşılık sürecin hızlanması ve hâkimin durumdan haberdar olması için konut tahsisinin dilekçede açıkça talep edilmesi önerilir.
  • Geçicidir: Alınan önlemler davanın devamı süresince hüküm ifade eder; boşanma kesinleştiğinde sona erer.
  • Cinsiyete bağlı değildir: Konutun mutlaka kadına veya erkeğe tahsis edilmesi gibi bir kural yoktur; her somut olay ayrıca değerlendirilir. Uygulamada çocuğun fiilen kimin yanında kaldığı belirleyici olmaktadır.

Tahsis kararı, konutun kime tahsis edildiğinden bağımsız olarak giderleri ortadan kaldırmaz. Hâkim, konut kendisine tahsis edilen eşin kira ödemesine ya da diğer eşin katkıda bulunmasına karar verebilir.

Boşanma Davası Açmadan da İstenebilir

Konut tahsisi yalnızca boşanma davasına özgü değildir. Üç ayrı yol vardır:

  • Ayrılık davası ile birlikte talep edilebilir.
  • TMK m. 197 kapsamında ayrı yaşama hakkı çerçevesinde; hâkim konut ve ev eşyasından yararlanmayı düzenler.
  • 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı ile; şiddet uygulayanın konuttan uzaklaştırılması ve konutun korunan kişiye tahsisi istenebilir. En hızlı yoldur ve delil aranmaz.

6284 sayılı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.19/3 uyarınca uzaklaştırma tedbiri, şiddet uygulayanın uzaklaştırıldığı konutun kira, elektrik, su, telefon, doğalgaz ve benzeri giderlerini karşılamaya devam etmesine engel teşkil etmez. Hâkim ayrıca şiddet uygulayanın koruma kararı süresince aile konutunun kira sözleşmesini feshetmemesine karar verebilir (m.19/4).

6284 ile Konuttan Uzaklaştırma: Süre, Giderler ve İhlal

Şiddet veya şiddet tehlikesi bulunan durumlarda konut sorunu boşanma davasını beklemeden çözülebilir. Hâkim, şiddet uygulayanın müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılmasına ve müşterek konutun korunan kişiye tahsisine karar verebilir (6284 m.5/1-(b)). Aşağıdaki tablo, bu kararın süresini ve sonuçlarını mevzuattaki dayanaklarıyla gösterir.

6284 sayılı Kanunla konut tahsisi
KonuKuralDayanak
Uzaklaştırma ve tahsisŞiddet uygulayanın müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılması ve konutun korunan kişiye tahsisi.6284 m.5/1-(b)
DelilTedbir kararı verilmesi için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz.6284 m.8/3
SüreTedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir; gerektiğinde uzatılabilir.Uygulama Yönetmeliği m.30/2
GiderlerUzaklaştırma, şiddet uygulayanın uzaklaştırıldığı konutun kira, elektrik, su, telefon, doğalgaz ve benzeri giderlerini karşılamaya devam etmesine engel teşkil etmez.Uygulama Yönetmeliği m.19/3
Kira sözleşmesiHâkim, şiddet uygulayanın koruma kararı süresince aile konutunun kira sözleşmesini feshetmemesine karar verebilir.Uygulama Yönetmeliği m.19/4
İhlalTedbire aykırılıkta üç günden on güne kadar, tekrarında on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi; toplam süre altı ayı geçemez.6284 m.13

6284 tahsisi de geçicidir ve mülkiyeti değiştirmez. Koruma kararının süresi dolduğunda veya boşanma kesinleştiğinde konutun akıbeti yine mülkiyet ve mal rejimi kurallarına göre belirlenir. Süre hesabı için 6284 tedbir süreleri hesaplama aracımızı, ihlal için tedbir kararının ihlali rehberimizi kullanabilirsiniz.

Evden Ayrılırsam Terk Sayılır mıyım? TMK m.164 ve m.197

Evden çıkıp çıkmama sorusunun bir de diğer yüzü vardır: konutu kendiliğinden terk eden eşin durumu. Kanun bu konuda iki hükmü birlikte uygular.

TMK m.197/1 uyarınca eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Haklı sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya ve konut ile ev eşyasından yararlanmaya ilişkin önlemleri alır (m.197/2); ergin olmayan çocuklar varsa ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkilere dair önlemler de alınır (m.197/4). Yani haklı bir sebeple evden ayrılmak kendi başına kusur değildir.

Terk sebebiyle boşanma ise dar şartlara bağlıdır. TMK m.164 uyarınca eşlerden biri evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmediği takdirde, ayrılık en az altı ay sürmüş, bu durum devam ediyor ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmışsa terk edilen eş boşanma davası açabilir. İhtar istemi için ayrılığın dördüncü ayının bitmesi gerekir; ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Evden ayrılma: hangi durumda ne sonuç doğar?
DurumHukuki sonuçDayanak
Şiddet veya ciddi tehlike nedeniyle ayrılmaHaklı sebep vardır; ayrı yaşama hakkı doğar, ayrıca koruma kararı istenebilir.TMK m.197/1; 6284 m.5
Boşanma davası açıldıktan sonra ayrılmaDava süresince ayrı yaşama hakkı kanundan doğar; barınma geçici önlemle düzenlenir.TMK m.169
Haklı sebep olmadan uzun süre dönmemeAltı ay, ihtar ve iki aylık bekleme şartlarıyla terk sebebiyle boşanma gündeme gelir.TMK m.164/1
Eşin evden çıkarılması veya eve alınmamasıÇıkaran veya dönüşü engelleyen eş terk etmiş sayılır.TMK m.164/2; eşim beni evden attı

Pratik sonuç şudur: evden ayrılmak zorunda kalırsanız ayrılma sebebinizi belgeleyin, gerekiyorsa koruma kararı veya TMK m.197 önlemi isteyin ve boşanma davası açılacaksa geçici önlem talebini dava dilekçesine yazın. Aksi hâlde ayrılış, karşı tarafça terk olarak ileri sürülebilir.

Konut tahsisi talebinizi doğru zamanda kurgulayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Boşanma Kesinleştikten Sonra: Koruma Sona Erer

Bu, sayfanın en kritik başlığıdır ve pek çok kişi burada hazırlıksız yakalanır.

Boşanma kararının kesinleşmesiyle:

  • TMK m. 194’ün aile konutuna sağladığı koruma sona erer,
  • Tapudaki aile konutu şerhi kendiliğinden düşer,
  • TMK m. 169 kapsamında verilen tahsis tedbiri de sona erer.

Bundan sonra konutta kalıp kalamayacağınız artık aile hukuku korumasına değil, mülkiyet ve mal rejimi ilişkisine bağlıdır. Konut sizin adınıza kayıtlıysa sorun yoktur. Eşinizin adınaysa, kalma hakkınız kural olarak sona erer ve tahliye talebiyle karşılaşabilirsiniz.

Yasal Mal Rejiminde Bir Boşluk Var

Burada dikkat edilmesi gereken teknik bir nokta bulunur. Kanun, boşanma sonrasında aile konutunun akıbetini her mal rejimi için düzenlemiş değildir:

  • TMK m. 254, evliliğin iptal veya boşanma kararıyla sona ermesi hâlinde konut ve ev eşyasına ilişkin düzenlemeyi içerir; eşler anlaşabilir, anlaşamazlarsa hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve varsa çocukların menfaatlerini gözeterek kalma ve kullanma süresini belirler. Ancak bu hüküm paylaşmalı mal ayrılığı rejimine ilişkindir.
  • TMK m. 240 ise sağ kalan eşe, katılma alacağına mahsuben konut üzerinde mülkiyet veya intifa hakkı tanınmasını isteme imkânı verir; ancak bu hüküm ölüm hâline özgüdür.

Türkiye’de yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir ve bu rejimde boşanma sonrası aile konutunun akıbetine dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. Doktrinde bu bir eksiklik olarak tartışılmaktadır. Pratikte sonuç şudur: yasal rejime tabi bir evlilikte, boşanmadan sonra konutta kalma hakkı otomatik olarak doğmaz; korunmanız gereken katılma alacağınızdır.

Kesinleşmeden Sonra Evde Kalmaya Devam Edilirse: Tahliye ve Ecrimisil

Boşanma kararı konutun boşaltılmasına ilişkin bir hüküm içermez. Konutun maliki olan eş, kesinleşmeden sonra evden çıkmayan eski eşine karşı ayrı bir dava açmak zorundadır. Bu davanın dayanağı mülkiyet hakkıdır: malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir (TMK m.683/2). Haksız kullanım süresi için ayrıca ecrimisil, yani haksız işgal tazminatı istenebilir; bu talebin kanuni dayanağı iyiniyetli olmayan zilyedin sorumluluğudur (TMK m.995).

Konut her iki eşin paylı mülkiyetindeyse durum farklıdır. Paydaşlardan her biri, paydaşlığın sürdürülmesi zorunluluğu bulunmadıkça paylaşma isteminde bulunabilir (TMK m.698); paylaşma aynen bölme veya satış yoluyla yapılır (TMK m.699). Ortaklığın giderilmesi davasından önce arabulucuya başvurulması, 1 Eylül 2023’ten bu yana dava şartıdır (6325 sayılı Kanun, 7445 sayılı Kanunla yapılan değişiklik). Paydaşlardan biri konutu tek başına kullanıyorsa, diğer paydaşın kullanımını engellediği dönemler için ecrimisil talebi de gündeme gelebilir.

Kesinleşme sonrası yollar
DurumBaşvurulacak yolDayanak ve not
Ev eski eşin adına, siz oturuyorsunuzMalik eş elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açabilir.TMK m.683/2, m.995
Ev sizin adınıza, eski eş çıkmıyorElatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açabilirsiniz; önceki tahsis kararı kesinleşmeyle sona ermiştir.TMK m.683/2, m.995
Ev ikinizin adınaÖnce arabuluculuk, anlaşma olmazsa ortaklığın giderilmesi davası.TMK m.698-699; 6325 sayılı Kanun
Konut edinilmiş malKonutun değerinden pay, mal rejiminin tasfiyesi davasıyla istenir; bu, konutta kalma hakkı vermez.TMK m.236; katılma alacağı
Eşin evine katkınız varDeğer artış payı alacağı ayrıca ileri sürülür.TMK m.227; değer artış payı

Asıl Koruma: Katılma Alacağı

Konutta kalamayacak olsanız bile, konut evlilik içinde edinilmiş bir malsa katılma alacağı yoluyla değerinden pay alma hakkınız vardır. Bu nedenle strateji “evde kalmak” değil, “alacağı güvence altına almak” üzerine kurulmalıdır.

  • Aile konutu şerhini boşanma kesinleşmeden koydurun. Şerh, dava sürerken konutun satılmasını önler. Kesinleşmeyle düşse de, o tarihe kadar malın elden çıkmasını engellemiş olur.
  • Tapuya tedbir talep edin. Mal kaçırma riski varsa mahkemeden tapu kaydına devir ve temlik yasağı yönünde tedbir istenmelidir.
  • Mal rejimi davasını ihmal etmeyin. Boşanma davası ile mal rejimi tasfiyesi ayrı davalardır; boşanma kesinleşince tasfiye talebinizi zamanında ileri sürmelisiniz.
  • Kısmi dava kurgusunu doğru yapın. 7589 sayılı Kanun ile HMK m. 107 kaldırıldığından yeni davalar kısmi dava olarak açılır ve talep, HMK m. 109/4 uyarınca bir defaya mahsus artırılabilir. Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması bu nedenle kritiktir.

Katılma alacağınızı güvence altına alalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Kira ise Durum Farklı

Aile konutu kira ile sağlanmışsa iki önemli imkân vardır:

  • Sözleşmeye taraf olma: TMK m. 194 uyarınca sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur. Bu bildirim yapılmışsa, eşinizin sözleşmeyi tek başına feshederek sizi tahliye ettirmesi mümkün olmaz.
  • Fesih için rıza veya karar şartı: Aile konutunun kiracısı olan eşin sözleşmeyi feshedebilmesi için diğer eşin rızası ya da mahkeme kararı gerekir.

Bu nedenle kirada oturuyorsanız ve sözleşme eşinizin adınaysa, yapılacak ilk iş kiralayana yazılı bildirimde bulunmaktır. Bu tek adım, boşanma sonrası barınma sorununun büyük bölümünü çözebilir.

Aynı güvence Türk Borçlar Kanunu’nda da yer alır. Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez (TBK m.349/1). Rızanın alınması mümkün olmazsa veya eş haklı sebep olmaksızın rızasını vermekten kaçınırsa kiracı, hâkimden bu konuda karar vermesini isteyebilir (m.349/2). Kiracı olmayan eş kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı sıfatını kazanmışsa, kiraya veren fesih bildirimini ve fesih ihtarına bağlı ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır (m.349/3). Bu nedenle bildirimi yapmış eş, kendisine ayrıca bildirim yapılmadan başlatılan bir tahliye sürecine karşı itiraz imkânına sahiptir. Ayrıntı için kiracı olmayan eşin sözleşmeye taraf olması rehberimize bakabilirsiniz.

Çocuk Varsa Ağırlık Değişir

Konut tahsisi kararında çocuğun menfaati belirleyici unsurlardan biridir. Çocuğun okulunun yakınlığı, alışkın olduğu çevre ve düzeninin korunması, konutun fiilen çocuğun yanında kalan ebeveyne tahsisi yönünde ağırlık oluşturur.

Ancak bu, kalıcı bir mülkiyet hakkı doğurmaz. Boşanma kesinleştikten sonra çocuğun varlığı tek başına konutta kalma hakkı vermez; çocuğun barınma ihtiyacı esas olarak iştirak nafakası yoluyla karşılanır. Bu nedenle nafaka miktarı belirlenirken kira gideri kalemi ayrıca ileri sürülmelidir.

Nafakanın bu işlevi kanunda da karşılık bulur. Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m.182/3) ve nafakanın miktarı çocuğun ihtiyaçlarına, ana ve babanın hayat koşullarına ve ödeme güçlerine göre belirlenir (TMK m.330/1). Dolayısıyla kesinleşmeden sonra konuttan çıkmak zorunda kalan ve çocukla birlikte yeni bir ev kiralayan ebeveyn, kira giderini iştirak nafakasının belirlenmesinde somut bir ihtiyaç kalemi olarak ileri sürebilir; koşullar sonradan değişirse nafakanın artırılması da istenebilir. Hesaplama için iştirak nafakası hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Dava sürerken konut eşinizin adınaysa, satış riskine karşı en hızlı güvence aile konutu şerhidir. Aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir (TMK m.194/3). Şerh, rızanız olmadan yapılacak devir ve sınırlamalara karşı üçüncü kişilerin iyiniyet savunmasını zayıflatır; ancak boşanmanın kesinleşmesiyle konutun aile konutu niteliği sona ereceğinden, kalıcı güvence için katılma alacağının tasfiye davasında ileri sürülmesi gerekir.

Kötüye kullanma da denetlenir: konut kendisine tahsis edilen eşin konutu fiilen kullanmadığı ve tahsisi yalnızca diğer eşi zarara uğratmak için istediği anlaşılırsa, tahsisin diğer eşe geçirilmesi talep edilebilir.

Evden Çıkarken Ne Alınabilir? Kişisel Eşya ve Ev Eşyası

Evden çıkma sorusu çoğu zaman eşyaların akıbetiyle birlikte gelir. Yalnız kişisel kullanıma yarayan eşya kişisel maldır ve paylaşıma girmez (TMK m.220/1). Mal rejiminin tasfiyesinde her eş, diğer eşin elinde bulunan kendi mallarını geri alır (TMK m.226). Ev eşyasından yararlanma ise dava sürerken geçici önlemle (TMK m.169), ayrı yaşamada TMK m.197/2 uyarınca düzenlenir.

  • Kişisel eşya: Giysi, kişisel belgeler, meslek araç gereci gibi eşyalar evden ayrılırken alınabilir; engellenirse geçici önlem talebiyle birlikte teslimleri istenmelidir.
  • Ziynet eşyası: Düğünde takılan ziynetlerin kime ait olduğu ayrı bir değerlendirmeye tabidir; evden ayrılırken yanınızda olmayan ziynet için alacak davası gündeme gelir. Ayrıntı: düğün takıları kime kalır.
  • Ortak ev eşyası: Evlilik içinde edinilen eşya edinilmiş maldır; kendiliğinden bölüşülmez, tasfiyede değerlendirilir.
  • Belgeleme: Evden ayrılırken alınan ve bırakılan eşyanın fotoğraf ve tutanakla belgelenmesi, sonradan doğacak uyuşmazlıkta ispatı kolaylaştırır.

Uygulamadaki adımlar için boşanma sürecinde evden eşya alma rehberimize bakabilirsiniz.

Konut Tahsisi Talebi Nasıl Yazılır?

TMK m.169 önlemini hâkim kendiliğinden alabilir; ancak somut ve gerekçeli bir talep, kararın hızını ve kapsamını doğrudan etkiler. Aşağıdaki metin, dava dilekçesine eklenebilecek bir talep örneğidir; kalıp değildir ve her dosyanın koşullarına göre uyarlanmalıdır.

Örnek geçici önlem talebi

TMK m.169 uyarınca dava süresince;

1- Tarafların son olarak birlikte oturdukları müşterek konutun, ortak çocuğun okul ve yaşam düzeninin korunması amacıyla müvekkile ve ortak çocuğa tahsisine,

2- Konutta bulunan ev eşyasından müvekkilin ve ortak çocuğun yararlanmasına,

3- Davalının müşterek konutla ilgili kira ve aidat giderlerine tedbir nafakası kapsamında katılmasına,

4- Konutun davalı adına kayıtlı olması nedeniyle TMK m.194/3 uyarınca tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesine karar verilmesini talep ederiz.

Talepte konutun neden size tahsis edilmesi gerektiği somut gerekçelerle açıklanmalıdır: çocuğun fiilen kimin yanında kaldığı, okul ve çevre düzeni, tarafların gelir durumu ve varsa şiddet ya da tehdit olayları. Dilekçe hazırlığı için aile konutu şerhi talep dilekçesi örneğimizden yararlanabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Tahsis kararını kalıcı sanmak: TMK m. 169 tedbiri geçicidir; boşanma kesinleştiğinde sona erer. Bu tarihe hazırlıksız girmek en yaygın hatadır.
  • Şerhin boşanmayla düştüğünü bilmemek: Aile konutu şerhi kesinleşmeyle kendiliğinden kalkar; korumanın süresiz olduğu sanılır.
  • Kirada bildirim yapmamak: Sözleşmeye taraf olma bildirimi yapılmazsa eşiniz fesih girişiminde bulunabilir.
  • Konutta kalmaya odaklanıp katılma alacağını ihmal etmek: Yasal rejimde asıl koruma alacaktır; tasfiye davası zamanında açılmalıdır.
  • Tapuya tedbir istememek: Mal kaçırma riski varsa devir ve temlik yasağı talep edilmelidir.
  • Nafakada kira giderini belirtmemek: Çocuğun barınma ihtiyacı iştirak nafakası içinde değerlendirilir; kira kalemi açıkça ileri sürülmelidir.
  • Uzaklaştırma sonrası giderleri düzenlememek: Uzaklaştırma, şiddet uygulayanın konutun kira ve fatura giderlerini karşılamaya devam etmesine engel değildir (Yönetmelik m.19/3); giderlerin kimde kalacağı tedbir nafakası talebiyle açıkça düzenlenmelidir.
  • Terk iddiasına hazırlıksız kalmak: Haklı sebeple evden ayrılan eş, ayrılış sebebini belgelemeli ve gerekirse TMK m.197 veya 6284 önlemi istemelidir; aksi hâlde ayrılış TMK m.164 kapsamında terk olarak ileri sürülebilir.
  • Kesinleşmeden sonra kendiliğinden tahliye beklemek: Boşanma kararı tahliye hükmü içermez; malik eş elatmanın önlenmesi davası açmak zorundadır (TMK m.683/2).

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davası sürerken evden çıkmak zorunda mıyım?

Hayır. TMK m. 169 uyarınca davaya bakan hâkim, eşlerin barınmasına ilişkin gerekli önlemleri alır ve konut eşlerden birine tahsis edilebilir. Hâkim bu önlemi talep olmasa dahi alabilir; ancak tahsisin dilekçede açıkça talep edilmesi süreci hızlandırır.

Konut mutlaka kadına mı tahsis edilir?

Hayır, böyle bir kural yoktur. Her somut olay ayrıca değerlendirilir. Uygulamada çocuğun fiilen kimin yanında kaldığı ve tarafların ekonomik durumu belirleyici olmaktadır.

Boşanma kesinleştikten sonra ne olur?

TMK m. 194’ün aile konutuna sağladığı koruma sona erer, tapudaki aile konutu şerhi kendiliğinden düşer ve TMK m. 169 kapsamındaki tahsis tedbiri de son bulur. Bundan sonra kalma hakkı mülkiyet ve mal rejimi ilişkisine bağlıdır.

Ev eşimin adına, boşandıktan sonra kalabilir miyim?

Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde boşanma sonrası aile konutunun akıbetine dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. TMK m. 254 paylaşmalı mal ayrılığına, TMK m. 240 ise ölüm hâline özgüdür. Bu nedenle kalma hakkı otomatik doğmaz; korunması gereken katılma alacağınızdır.

Kirada oturuyoruz ve sözleşme eşimin adına, ne yapmalıyım?

TMK m. 194 uyarınca sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir. Bu bildirim yapılmışsa eşiniz sözleşmeyi tek başına feshederek sizi tahliye ettiremez. Ayrıca aile konutunun kiracısı olan eşin fesih yapabilmesi için diğer eşin rızası veya mahkeme kararı gerekir.

Boşanma davası açmadan konut tahsisi isteyebilir miyim?

Evet. Ayrılık davası ile birlikte, TMK m. 197 kapsamında ayrı yaşama hakkı çerçevesinde veya 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı talebiyle konut tahsisi istenebilir. 6284 yolu en hızlıdır ve delil aranmaz.

Uzaklaştırılan eş kira ve faturaları ödemeye devam eder mi?

6284 sayılı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.19/3 uyarınca uzaklaştırma tedbiri, şiddet uygulayanın uzaklaştırıldığı konutun kira, elektrik, su, telefon, doğalgaz ve benzeri giderlerini karşılamaya devam etmesine engel teşkil etmez. Hâkim ayrıca koruma kararı süresince aile konutunun kira sözleşmesinin feshedilmemesine karar verebilir (m.19/4). Giderlerin kim tarafından karşılanacağı tedbir nafakasıyla da düzenlenebilir.

Çocuğum var, bu bana konutta kalma hakkı verir mi?

Dava süresince konut tahsisinde çocuğun menfaati ağırlık oluşturur. Ancak boşanma kesinleştikten sonra çocuğun varlığı tek başına kalma hakkı vermez; çocuğun barınma ihtiyacı esas olarak iştirak nafakası yoluyla karşılanır. Bu nedenle nafaka belirlenirken kira gideri ayrıca ileri sürülmelidir.

Evden ayrılırsam terk etmiş sayılır mıyım?

Haklı bir sebeple ayrılmak terk değildir; ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eş ayrı yaşama hakkına sahiptir (TMK m.197/1). Terk sebebiyle boşanma ise altı aylık ayrılık, hâkim veya noter ihtarı ve ihtardan sonra iki aylık bekleme şartlarına bağlıdır (TMK m.164). Eşini evden çıkaran veya dönüşünü engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Boşandık ama eski eşim evden çıkmıyor, ne yapabilirim?

Boşanma kararı tahliye hükmü içermez. Konut sizin adınızaysa elatmanın önlenmesi davası açabilir (TMK m.683/2), haksız kullanım süresi için ecrimisil isteyebilirsiniz (TMK m.995). TMK m.169 kapsamındaki tahsis kararı boşanmanın kesinleşmesiyle sona ermiştir.

Ev ikimizin adına, boşandıktan sonra ne olur?

Paydaşlardan her biri paylaşma isteminde bulunabilir (TMK m.698); paylaşma aynen bölme veya satış yoluyla yapılır (TMK m.699). Ortaklığın giderilmesi davasından önce arabulucuya başvurmak 1 Eylül 2023’ten bu yana dava şartıdır (6325 sayılı Kanun).

Kiraya veren tahliye için bana da bildirim yapmak zorunda mı?

Kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı olduysanız evet. TBK m.349/3 uyarınca kiraya veren, fesih bildirimini ve fesih ihtarına bağlı ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır.

6284 uzaklaştırma kararı ne kadar sürer?

Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir ve gerektiğinde uzatılabilir (Uygulama Yönetmeliği m.30/2). Karara aykırılıkta üç günden on güne, tekrarında on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanır; toplam süre altı ayı geçemez (6284 m.13).

Evden çıkarken eşyalarımı alabilir miyim?

Yalnız kişisel kullanıma yarayan eşya kişisel maldır (TMK m.220/1) ve alınabilir; mal rejiminin tasfiyesinde her eş diğerinin elindeki kendi mallarını geri alır (TMK m.226). Ortak ev eşyası kendiliğinden bölüşülmez; dava sürerken kullanımı geçici önlemle düzenlenir (TMK m.169).

Ev kayınpederimin adına, çıkmak zorunda mıyım?

Konutun maliki üçüncü kişiyse, eşler arasındaki geçici önlem malikin haklarını ortadan kaldırmaz. Konut karşılıksız kullanılıyorsa ilişki çoğu zaman kullanım ödüncü niteliğindedir ve malik konutu geri isteyebilir (TBK m.379 vd.). Konuta yaptığınız katkılar ayrıca talep edilebilir.

Konut tahsisi, aile konutu şerhi, tahliye veya ecrimisil konusunda dosyanıza özel değerlendirme için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi ve Aile Hukuku Örnek Dilekçeler sayfalarına bakabilirsiniz.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk