Düğün Takıları (Ziynet) Kime Kalır? Yargıtay’ın 2024 Kuralı, İspat ve Ziynet Davası
02 Haziran 2026

Düğün Takıları (Ziynet) Kime Kalır? Yargıtay’ın 2024 Kuralı, İspat ve Ziynet Davası

Düğün takıları, boşanma davalarında en çok tartışma çıkaran konuların başında gelir. Uzun yıllar “düğünde takılan her şey kadınındır” kuralı uygulandı ve çoğu kişi bugün de böyle bilir. Oysa Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 04.04.2024 tarihli kararıyla bu kuralı terk etti: takıların kime ait olduğuna artık önce tarafların anlaşmasına, sonra yerel örf ve âdete, bunlar da yoksa takının kime takıldığına bakılarak karar veriliyor.

Bu yazı, düğün takıları konusundaki ana rehberimizdir. Yeni kuralı, ziynetin kanundaki yerini (TMK m.220-227), ispat yükünü ve senetle ispat istisnasını (HMK m.190, 200-203), takıların bozdurulması hâlini, görevli mahkemeyi, süreleri ve dilekçe kurallarını madde numaralarıyla anlatır; her alt konu için ayrıntılı rehberlerimize de yönlendirir.

Kısa cevap: Düğün takıları, eşler arasında bir anlaşma veya yörede bu konuda bir örf ve âdet yoksa kime takıldıysa onundur. Bilezik, set ve kolye gibi kadına özgü takılar damada takılmış olsa bile kadına; erkek saati gibi erkeğe özgü takılar kadına takılmış olsa bile erkeğe aittir. Damada takılan çeyrek altın ve para kural olarak erkeğindir. Ziynet kişisel mal olduğundan (TMK m.220) mal paylaşımına girmez; iadesi boşanma davasıyla birlikte veya ayrı bir ziynet alacağı davasıyla aile mahkemesinde istenir.

Eski Kural: “Düğün Takıları Kadınındır”

Yargıtay on yıllar boyunca, aksine bir anlaşma veya örf ve âdet kuralı bulunmadıkça düğünde takılan tüm ziynet eşyalarının ve paraların, kime takılırsa takılsın kadına bağışlanmış sayılacağını kabul etti. Bu yaklaşımın temelinde, ziynetin kadının ekonomik geleceği için bir güvence olduğu düşüncesi vardı. Erkeğe takılan çeyrek altınlar ve nakit paralar da bu kapsamda kadının kişisel malı sayılıyordu.

Bu nedenle 2024 öncesine ait pek çok yazı, dilekçe örneği ve forum cevabı hâlâ eski kuralı anlatır. Bugün bu kurala dayanılarak kurulan bir talep, özellikle damada takılan değerler bakımından reddedilme riski taşır.

Dönüm Noktası: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.04.2024 tarihli, E. 2023/5704, K. 2024/2402 sayılı kararıyla düğün takılarına ilişkin yerleşik içtihadını değiştirmiştir. Daire, değişen toplumsal koşulları ve ekonomik ilişkilerin dinamik yapısını gerekçe göstererek “düğünde verilen her şey kadına aittir” kabulünden ayrılmıştır. Karar, boşanma dosyalarında ziynet taleplerinin nasıl kurulacağını doğrudan etkiler.

2024 öncesi ve sonrası: düğün takıları kime ait?
Takı2024 öncesi uygulama2024 kararından sonra
Temel kuralKime takılırsa takılsın kadına bağışlanmış sayılırdıAnlaşma veya örf yoksa kime takıldıysa onundur
Erkeğe takılan çeyrek, yarım, tam altınKadınınErkeğin
Erkeğe takılan paraKadınınErkeğin
Erkeğe takılan bilezik, kolye (kadına özgü)KadınınKadının (karşı cinse özgü takı)
Kadına takılan erkek saatiKadınınErkeğin (karşı cinse özgü takı)
Kadına takılan altın ve paraKadınınKadının

Kural sonraki kararlarda da uygulanmaktadır. Temmuz 2026’da basına yansıyan bir Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararında, damada takılan altı çeyrek altının erkeğe ait olduğu ve bunlar için kadın lehine hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

Kararın en önemli pratik sonucu, ispatın konusunun değişmesidir. Eski sistemde deliller çoğunlukla takının varlığını göstermeye yönelirdi; bugün ayrıca takının kime takıldığını ve cinsiyete özgü olup olmadığını göstermek gerekir.

Yeni Kural: Takılar Kime Ait? Sıralı Ölçütler

2024 kararından sonra düğün takılarının kime ait olduğu sırayla belirlenir: anlaşma varsa ona, anlaşma yoksa yerel örf ve âdete bakılır; ikisi de yoksa kime takıldığı ölçütü uygulanır. Karşı cinse özgü takılar bu son ölçütün istisnasıdır.

Düğün takılarının aidiyetinde sıralı ölçütler
SıraÖlçütSonuç
1Tarafların anlaşmasıEşler arasında ziynetlerin paylaşımına ilişkin bir anlaşma varsa ona göre karar verilir
2Yerel örf ve âdetAnlaşma yoksa, varlığı ispatlanan yöresel gelenek uygulanır
3Kime takıldığıİkisi de yoksa kadına ve erkeğe takılan, ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak takıldığı eşin kişisel malıdır
3’ün istisnasıKarşı cinse özgü takıKadına özgü takı erkeğe takılmış olsa bile kadına, erkeğe özgü takı kadına takılmış olsa bile erkeğe verilmiş sayılır

Anlaşma ve yerel örf-âdet

Taraflar arasında ziynetlere ilişkin bir anlaşma varsa ona göre hareket edilir. Anlaşma yoksa o yörenin düğün takılarına ilişkin yerel örf ve âdeti araştırılır. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her taraf hakkını dayandırdığı olgunun varlığını ispatla yükümlü olduğundan (TMK m.6), anlaşma veya örf iddiası onu ileri süren tarafın yüküdür. Örneğin erkeğe takılan paraların geline ait sayıldığı yönünde yerleşik bir yöresel âdet ileri sürülüyorsa, bu tanık beyanları ve gerektiğinde uzman görüşüyle ortaya konmalıdır.

Kime takıldığı: her iki cinse uygun değerler

Değişikliğin en belirleyici yönü budur. Çeyrek altın, yarım altın, tam altın, Cumhuriyet altını ve nakit para gibi her iki cinsin de kullanabileceği ya da yatırım aracı niteliğindeki değerler cinsiyete özgü kabul edilmez. Bunlar kime takıldıysa veya verildiyse onun kişisel malı sayılır; damadın yakasına iğnelenen çeyrek altın, anlaşma veya örf aksini göstermedikçe damadındır.

İstisna: karşı cinse özgü takılar

Bir takı açıkça bir cinse özgüyse, kime takıldığına bakılmaksızın o cinse verilmiş sayılır. Burma bilezik, gerdanlık, kolye, küpe ve kadın yüzüğü erkeğe takılmış olsa bile kadının; erkek saati ve kol düğmesi kadına takılmış olsa bile erkeğin kişisel malıdır. Bu nedenle kadın taraf, kendisine takılanların yanında damada takılmış kadına özgü takıları da ayrıca talep etmelidir.

Sandık ve torba usulü

Takıların tek tek iğnelenmek yerine bir sandığa veya torbaya atıldığı düğünlerde “kime takıldığı” sorusunun cevabı belirsizleşir. Kadına özgü takılar bakımından sonuç değişmez; cinse özgülük ölçütü takının nereye konduğundan bağımsız işler. Çeyrek altın ve para gibi değerler bakımından ise kimin adına atıldığı düğün kaydı ve tanıklarla gösterilmelidir; gösterilemezse eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen malların paylı mülkiyette sayılacağına ilişkin TMK m.222/2 gündeme gelebilir.

Ziynetin Hukukî Niteliği: TMK m.220, m.221 ve m.222

Takıların kime ait olduğu tartışması, önce bir mal grubu ayrımına oturtulmalıdır; çünkü sonuç bu ayrımdan çıkar.

Kişisel mallar — TMK m.220. Kanun gereğince kişisel mal sayılanlar şunlardır: eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya; mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri; manevî tazminat alacakları ve kişisel mallar yerine geçen değerler.

Ziynet iki bende birden girebilir: takılar hem kişisel kullanıma yarayan eşya hem de düğünde bağışlandığı için karşılıksız kazanma yoluyla elde edilmiş değer niteliği taşır. Her iki ihtimalde de sonuç aynıdır: kişisel mal. Kişisel mal olduğu için ziynet artık değere dâhil edilmez ve yarı yarıya paylaşıma konu olmaz; ziynet talebi, mal rejiminin tasfiyesinden ayrı bir taleptir.

İspat — TMK m.222/1: belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Paylı mülkiyet karinesi — m.222/2: eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Genel karine — m.222/3: bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Takının kişisel mal olduğunu ileri süren taraf, hem varlığını hem de kendisine ait olduğunu ortaya koymalıdır; aksi hâlde m.222/2 veya m.222/3 devreye girer ve sonuç değişir.

Düğün altını ile yatırım altını ayrımı

Kişisel mal kuralı, düğünde takılan ziynet için geçerlidir; evlilik içinde alınan her altın için değil. Eşlerden birinin evlilik süresince çalışma geliriyle yatırım amacıyla aldığı gram veya külçe altın, kişisel kullanıma yarayan bir eşya olmadığından TMK m.220/1 kapsamına girmez; TMK m.219 uyarınca edinilmiş mal niteliği taşır ve aksi ispat edilmedikçe edinilmiş mal sayılır (m.222/3). Bu altın, mal rejiminin tasfiyesinde katılma alacağı hesabına girer. Buna karşılık yatırım altını bir eşin kişisel malıyla, örneğin bozdurulan düğün takılarının bedeliyle alınmışsa, kişisel malların yerine geçen değerler de kişisel mal sayıldığından (TMK m.220/4) kişisel mal niteliğini korur. Aynı ilke, düğünde takılan paraların bir banka hesabına yatırılması hâlinde de uygulanır; bu nedenle takıların bozdurulması veya hesaba yatırılması, dekont ve banka kayıtlarıyla belgelenmelidir.

Sözleşmeyle düzenleme — TMK m.221. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle bazı malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kararlaştırabilir. Evlilik öncesinde yapılacak bir düzenleme, ziynet tartışmasını baştan çözebilir; ayrıntılar için mal rejimi sözleşmesi yazımıza bakılabilir.

Ziynetin kanundaki yeri
KonuKural
NiteliğiKişisel mal (TMK m.220)
Hangi bentKişisel kullanım ve/veya karşılıksız kazanma
PaylaşımArtık değere girmez
İspat yüküİddia edende (m.222/1)
İspat edilemezsePaylı mülkiyet (m.222/2) veya edinilmiş mal karinesi (m.222/3)
ÖnlemTMK m.221 — sözleşmeyle belirleme

Takılar Kimde? Himaye Karinesi ve İspat Yükü

Ziynet davasında iki ayrı soru vardır: takı kime aittir ve şu anda kimdedir? İlk soru yukarıdaki ölçütlerle cevaplanır. İkinci soruda HMK m.190 uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraftadır.

Yargıtay’ın yerleşik görüşüne göre ziynet eşyası kolayca taşınabilir ve saklanabilir nitelikte olduğundan, evi terk eden eşin bunları yanında götürdüğü kabul edilir. Olağan olan, kadına özgü ziynetin kadın eşin himayesinde bulunmasıdır; ziynetin kendisinde olmadığını, erkeğin aldığını, bozdurduğunu veya kasaya koyduğunu iddia eden kadın eş bunu ispatla yükümlüdür. Bu ispat yapıldığında yük yer değiştirir: erkek, takıları iade ettiğini ya da iade edilmemek üzere kendisine verildiğini ispatlamalıdır. Altınların kaçırıldığı iddiasında ispatın ayrıntıları için ziynetlerin kaçırıldığı iddiası incelememize bakılabilir.

Ziynet davasında ispat yükünün dağılımı
Aşamaİspat yüküNe ispatlanır
AidiyetTalep eden eşTakının kendisine takıldığı ya da kendi cinsine özgü olduğu; damada takılan değerler isteniyorsa anlaşma veya örf (TMK m.6, m.222/1)
Varlık ve el değiştirmeKadınZiynetlerin varlığı, miktarı ve erkeğin eline geçtiği
İade veya şartsız vermeErkekTakıları iade ettiği ya da geri istenmemek üzere kendisine verildiği

Delil bakımından şunlar belirleyicidir:

  • Düğün video kayıtları: Uygulamada en güçlü delildir; hangi takının kime takıldığını gösterir ve bilirkişi tarafından saniye saniye incelenebilir.
  • Fotoğraflar: Takma anını ve takının niteliğini gösterir.
  • Kuyumcu faturaları: Takının cinsini, ayarını ve gramını belgeler.
  • Tanık beyanları: Takı merasimine şahit olanların ifadeleri; yerel örf ve âdet iddiasında da belirleyicidir.
  • Mesaj kayıtları, kiralık kasa belgeleri ve bozdurma dekontları: Takıların akıbetini ve kimin elinde olduğunu gösterir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Senetle İspat Kuralı ve Tanık: HMK m.200, m.202 ve m.203

Ziynet davalarının kaderini belirleyen hükümlerden biri, eşler arasındaki işlemlere özgü bir istisnadır.

Genel kural — HMK m.200. Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin, kanunda belirlenen miktarı aşması hâlinde senetle ispat olunması gerekir; bu işlemlere ilişkin uyuşmazlıklarda senet dışındaki delillere dayanılamaz. Düğünde takılan altınlar için senet düzenlenmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğundan Kanun bu güçlüğü ayrı bir maddeyle çözmüştür.

İstisnalar — HMK m.203/1. Madde, tanık dinlenebilecek hâlleri sayar. Ziynet davası bakımından iki bent önemlidir: (a) altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler; (b) işin niteliğine ve tarafların durumlarına göre senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukukî işlemler. Eşler arasındaki işlemler senetle ispat zorunluluğunun istisnası olduğundan ziynet davasında tanık dinlenebilir. Buna karşılık, (a) bendindeki yakınlar arasındaki hukukî ilişki senede bağlanmışsa artık senede karşı senetle ispat kuralı geçerli olur.

Delil başlangıcı — HMK m.202. Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde dahi delil başlangıcı varsa tanık dinlenebilir. Karşı tarafça verilmiş veya gönderilmiş, işlemi muhtemel gösteren belgeler bu niteliktedir: mesaj, e-posta, imzasız yazı, dekont ve benzerleri somut olaya göre delil başlangıcı kabul edilebilir. Konunun ayrıntısı için senetle ispat ve tanık yazımıza bakılabilir.

Ziynet davasında senetle ispat
KonuKural
Genel kuralHMK m.200 — senetle ispat
Ziynette dayanakHMK m.203/1-a — eşler arası işlemler
DestekleyiciHMK m.203/1-b — teamül gereği senetsiz işlemler
SonuçTanık dinlenebilir
SınırSenede bağlanmışsa senede karşı senet
Delil başlangıcıMesaj, dekont, imzasız yazı (HMK m.202)

Geri Alma Hakkı ve Talebin Kurulması: TMK m.226, HMK m.111 ve m.109

Ziynetin kişisel mal olması, onu geri isteme hakkını da beraberinde getirir. TMK m.226/1: her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır. Ziynet diğer eşte bulunuyorsa aynen iadesi istenebilir; talep, mal rejiminin tasfiyesinden bağımsızdır. m.226/2: tasfiye sırasında paylı mülkiyete konu bir mal varsa, eşlerden biri daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmek ve diğerinin payını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir. m.226/3: eşler karşılıklı borçları ile ilgili düzenleme yapabilir.

Talep nasıl kurulur? Dilekçede talep terditli yazılmalıdır: öncelikle aynen iade, bu mümkün değilse bedelin tahsili. Terditli talebin dayanağı HMK m.111’dir: davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini aralarında aslilik-ferilik ilişkisi kurarak aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir; mahkeme, aslî talebin esastan reddine karar vermedikçe fer’î talebi inceleyemez. Yalnız aynen iade istenmiş ve takıların mevcut olmadığı anlaşılmışsa, bedel talebi ileri sürülmediği için dava sonuçsuz kalabilir. Bedel talebinde ziynetler cins, gram ve ayar olarak gösterilmeli; bedelin hangi tarihteki değere göre istendiği dilekçede açıkça yazılmalıdır. Davanın açılışı için düğün takıları iadesi davası nasıl açılır rehberimize, örnek metin için ziynet alacağı davası dilekçesi örneğimize bakılabilir.

Takıların sayısı tam bilinmiyorsa — HMK m.109. Daha önce bu durumda başvurulan belirsiz alacak davası (HMK m.107), 7589 sayılı Kanunla 31.07.2026’dan itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. Artık alacağın bir kısmı kısmi dava olarak istenir ve HMK m.109’a eklenen yeni fıkra uyarınca talep, bir defaya mahsus ve tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Kaldırılmadan önce açılmış belirsiz alacak davalarında HMK m.107 uygulanmaya devam eder. Ayrıntılar belirsiz alacak davası kaldırıldı mı yazımızdadır.

Geri alma ve talep
KonuKural
Temel hakTMK m.226/1 — geri alma
BağımsızlıkTasfiyeden ayrı talep
Paylı mülkiyetteÜstün yarar + payı ödeme (m.226/2)
TalepTerditli: aynen iade, olmazsa bedel (HMK m.111)
Miktar tam bilinmiyorsaKısmi dava ve bir defalık artırım (HMK m.109); HMK m.107 31.07.2026’da kaldırıldı

Takılar Bozdurulduysa: “Evin İhtiyacı İçin Harcandı” Savunması ve TMK m.227

Sık karşılaşılan savunma şudur: “Takılar evin ihtiyaçları için rızasıyla bozduruldu.” Bu savunma tek başına yeterli değildir. Ziynetlerin evlilik birliğinin ihtiyaçları için bozdurulmuş olması, kadının bunları geri istememek üzere verdiğini kanıtlamaz; erkek eş, takıların iade edilmemek üzere kendisine verildiğini ispatlayamazsa bedelinden sorumlu olur. Ortak harcamalara ilişkin rıza iddiası yazılı belge veya mesaj kaydı gibi somut delillerle desteklenmelidir. Bu savunmanın ayrıntılı incelemesi bozdurulup eve harcandı savunması yazımızdadır.

Takılar bozdurularak diğer eşe ait bir evin peşinatına veya bir araca harcanmışsa ikinci bir yol da gündeme gelir: değer artış payı — TMK m.227/1. Eşlerden biri diğerine ait olan malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur. Bu alacak malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır. Takı bozdurularak alınan taşınmaz değer kazanmışsa alacak güncel değer üzerinden hesaplanır. Hangi yolun daha elverişli olduğu, malın bugünkü değerine ve ispat durumuna göre somut olayda değerlendirilir.

Mal elden çıkarılmışsa — m.227/2: hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler. Vazgeçme — m.227/3: eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir veya pay oranını değiştirebilir. Kaçırma ihtimaline karşı — TMK m.229: eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler edinilmiş mallara değer olarak eklenir; ayrıntılar eklenecek değerler ve tasarruf yetkisinin sınırlanması yazılarımızdadır. Değerlendirme anı — TMK m.235: tasfiyede malların tasfiye anındaki değerleri esas alınır.

Bozdurulan takılarda yol haritası
DurumDayanak
Takı mevcutTMK m.226 — geri alma
Bozdurulup harcanmışBedel talebi; erkek iade şartsız verildiğini ispatlamalı
Diğer eşin malına dönüşmüşTMK m.227 — değer artış payı
HesapTasfiye anındaki değer (m.235)
Değer kaybındaKatkının başlangıç değeri
Elden çıkarılmışsaHakkaniyete göre (m.227/2)

Görev, Yetki, Süre ve Dilekçe

Görev. Ziynet alacağı davaları aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Görev kamu düzenindendir ve re’sen gözetilir. Yetki. Boşanma davasıyla birlikte ileri sürülüyorsa TMK m.168 uygulanır: eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi. Ayrı açılacaksa HMK m.6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Ne zaman açılabilir? Ziynet talebi boşanma davasıyla birlikte, boşanma sürerken ayrı bir dava olarak ya da boşanma kesinleştikten sonra ileri sürülebilir. Anlaşmalı boşanmada ziynetlerin aynen ya da bedel olarak iadesi, icra aşamasında tereddüt doğurmayacak biçimde protokole yazılabilir; bu, ileride ayrı bir dava açma ihtiyacını ortadan kaldırır.

Süre. Ziynetin aynen iadesi istemi mülkiyet hakkına dayandığından uygulamada zamanaşımına tabi görülmez; bedel istemi ise on yıllık genel zamanaşımı süresine (TBK m.146) tabi tutulur. Boşanmadan doğan dava hakları için öngörülen TMK m.178’deki bir yıllık süre, ziynet istemine uygulanmaz. Yine de deliller zamanla kaybolabileceğinden talep gecikmeden ileri sürülmelidir.

Dilekçe — HMK m.119. Vakıalar sıra numarası altında açık özetler hâlinde yazılmalı; her vakıanın hangi delille ispat edileceği ayrı ayrı gösterilmelidir. Takılar cinsi, adedi, gramajı ve ayarı belirtilerek tek tek sayılmalıdır. Belgeler — HMK m.121: elde bulunan belgeler dilekçeye eklenir; başka yerlerden getirtilecek kayıtlar için bulunabilmesini sağlayıcı açıklama yapılır. Tanık listesi — HMK m.240: tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve tanıkların adı, soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi sunar; listede gösterilmemiş olan kimseler dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez.

Usul özeti
KonuKural
GörevAile mahkemesi; re’sen gözetilir
YetkiTMK m.168 veya HMK m.6
ZamanlamaBoşanmayla birlikte, ayrı veya kesinleşmeden sonra
SüreAynen iade: zamanaşımı yok; bedel: 10 yıl (TBK m.146)
DilekçedeCins, adet, gramaj ve ayar
TanıkListede olmayan dinlenemez; ikinci liste verilemez

Taraflar İçin Pratik Sonuçlar ve Sık Yapılan Hatalar

  • Kadın taraf: Kendisine takılanların yanı sıra, erkeğe takılmış olsa dahi kadına özgü takıların iadesini istemelidir. Erkeğe takılan paraların kadına ait olduğu yönünde yerel bir âdet varsa tanık ve uzman görüşüyle desteklenmelidir.
  • Erkek taraf: Kendisine takılan, cinsiyete özgü olmayan değerler kişisel malıdır; bunları düğün kaydıyla ortaya koymak yararına olur.
  • Her iki taraf: Düğün videosunun ve fotoğrafların saklanması dava aşamasında belirleyicidir; takıların cinsi, gramı ve adedi not edilmelidir.
  • Eski kurala göre talep kurmak: “Düğünde takılan her şey kadınındır” yaklaşımı 2024 kararıyla terk edilmiştir.
  • Cinsiyete özgülük ölçütünü atlamak: Erkeğe takılmış bilezik veya kolye yine kadınındır; bu talep ayrıca ileri sürülmelidir.
  • Takının varlığını ispatla yetinmek: Altınların kadın eşte olmadığının da ispatı gerekir.
  • Bozdurmayı feragat sanmak: Evlilik ihtiyaçları için bozdurulmuş olması geri istememe iradesini göstermez.
  • Ziyneti mal paylaşımına dâhil etmek: Ziynet kişisel maldır; talep ayrı bir temele dayanır.
  • Yalnız aynen iade istemek: Takılar mevcut değilse dava sonuçsuz kalabilir; talep terditli kurulmalıdır.
  • Kaldırılan belirsiz alacak davasına başvurmak: HMK m.107 31.07.2026’da yürürlükten kalkmıştır; miktar tam bilinmiyorsa kısmi dava ve HMK m.109’daki artırım yolu kullanılır.

Durumunuza Göre Ziynet ve Düğün Takısı Rehberlerimiz

Bu ana rehber genel kuralları anlatır; aşağıdaki rehberlerimiz her alt konuyu ayrıntılı ele alır.

Altın ve ziynetle ilgili diğer konular için — çalınan altının kuyumcudan geri alınması (çalıntı altın kuyumcudan geri alınır mı), altın borcu, kuyumcu uyuşmazlıkları ve MASAK blokesi — Altın ve Kuyum Hukuku Rehberi’ne bakılabilir.

Düğünde takılan çeyrek altının sahte çıkması hâlinde hediye edenin sorumluluğu (TBK m.294) ve izlenecek yol için sahte çeyrek altın operasyonu rehberimize bakılabilir.

Eşin, diğer eşe ait düğün takılarını izinsiz alıp bozdurmasının ceza hukuku bakımından sonucu, yani ayrılık kararı yoksa cezaya hükmolunmaması (TCK 167) ve altınların geri alınma yolu eşim düğün altınlarımı bozdurdu, suç mu rehberimizde anlatılmıştır.

Ziynet eşyalarının düğün sırasında çalınması hâlinde suç duyurusu, kamera kayıtlarının korunması ve salona karşı tazminat yolu düğünde takılan altınlar çalındı rehberimizde anlatılmıştır.

🧭 Bu yazı Altın ve Kuyum Hukuku Rehberi’nin parçasıdır

Düğün takıları ve ziynet, mirasta altın, altın borcu ve tüketici uyuşmazlıkları, dolandırıcılık ve MASAK blokesi rehberlerinin tamamı, eşik ve süre tablosuyla: Altın ve Kuyum Hukuku Rehberi

Takılar dışındaki haklarınız: Nafaka, tazminat, mal paylaşımı ve konut hakları için Boşanmada Kadının Hakları 2026 rehberimize göz atın.

Kısa süren evlilikte takılar: Birkaç aylık evlilikte ziynet, çeyiz, tazminat ve nafaka haklarını Birkaç Aylık Evlilikten Sonra Boşanma yazısında bir arada anlattık.

Mehirle farkı: Senette vaat edilen altınların düğün takılarından ayrı olarak nasıl isteneceği ve teslim savunmasının yazılı delille ispatı için Mehir Alacağı Dava Dilekçesi Örneği yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Düğün takıları kime kalır, kural değişti mi?

Değişti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 04.04.2024 tarihli, E. 2023/5704, K. 2024/2402 sayılı kararıyla yerleşik içtihadını değiştirmiştir. Artık sırasıyla tarafların anlaşmasına, yerel örf ve âdete, bunlar yoksa takının kime takıldığına bakılır; karşı cinse özgü takılar o cinse verilmiş sayılır.

Erkeğe takılan çeyrek altın kimin olur?

Anlaşma veya yerel örf aksini göstermedikçe erkeğin olur. Çeyrek, yarım, tam altın ve nakit para gibi değerler cinsiyete özgü kabul edilmediğinden kime takıldıysa onun kişisel malı sayılır. 2024 öncesinde bunlar da kadının kabul ediliyordu.

Erkeğe takılan bilezik veya kolye kimin?

Kadının. Bir takı açıkça bir cinse özgüyse kime takıldığına bakılmaz. Burma bilezik, gerdanlık, kolye, küpe ve kadın yüzüğü erkeğe takılmış olsa bile kadının; erkek saati ve kol düğmesi kadına takılmış olsa bile erkeğin kişisel malıdır.

Damada takılan çeyrek altınları isteyebilir miyim?

Ancak taraflar arasında bu yönde bir anlaşma bulunduğunu ya da yörenizde damada takılanların geline ait sayıldığına ilişkin bir örf ve âdet olduğunu ispatlarsanız (TMK m.6). Temmuz 2026’da basına yansıyan bir Yargıtay kararında, damada takılan altı çeyrek altının erkeğe ait olduğu belirtilmiştir.

Takılar sandığa atıldıysa ne olur?

Kadına özgü takılar bakımından sonuç değişmez; cinse özgülük ölçütü takının nereye konduğundan bağımsız işler. Çeyrek altın ve para gibi değerler bakımından kimin adına atıldığı düğün kaydı ve tanıklarla gösterilmelidir; gösterilemezse TMK m.222/2’deki paylı mülkiyet karinesi gündeme gelebilir.

Ziyneti nasıl ispatlarım?

En güçlü delil düğün video kayıtlarıdır; hangi takının kime takıldığını gösterir. Fotoğraflar, kuyumcu faturaları, tanık beyanları, mesaj kayıtları ve bozdurma dekontları da kullanılır. Eşler arasındaki işlemler senetle ispat kuralının istisnası olduğundan tanık dinlenebilir (HMK m.203/1-a).

Takıların bende olmadığını ispat etmem gerekir mi?

Evet. Yargıtay’ın yerleşik görüşüne göre ziynet kolayca taşınabilir ve saklanabilir olduğundan evi terk eden eşin bunları yanında götürdüğü kabul edilir. Ziynetin kendisinde olmadığını, erkeğin aldığını veya bozdurduğunu iddia eden kadın eş bunu ispatla yükümlüdür.

Takılar evin ihtiyacı için bozduruldu, geri isteyebilir miyim?

İsteyebilirsiniz. Ziynetlerin evlilik birliğinin ihtiyaçları için bozdurulmuş olması, geri istenmemek üzere verildiğini kanıtlamaz. Erkek eş, takıların iade edilmemek üzere kendisine verildiğini ispatlayamazsa bedelinden sorumlu olur.

Ziynet mal paylaşımına dâhil olur mu?

Kural olarak hayır. Ziynet eşyası kişisel kullanıma yarayan ve karşılıksız kazanılan bir değer olduğundan kişisel maldır (TMK m.220) ve mal rejiminin tasfiyesine dâhil edilmez; talep ayrı bir hukuki temele dayanır.

Ziynet davası hangi mahkemede açılır?

Aile mahkemesinde açılır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Boşanmayla birlikte ileri sürülüyorsa TMK m.168, ayrı açılıyorsa HMK m.6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Ziynet davasında zamanaşımı var mı?

Ziynetin aynen iadesi istemi mülkiyet hakkına dayandığından uygulamada zamanaşımına tabi görülmez; bedel istemi on yıllık genel zamanaşımına (TBK m.146) tabi tutulur. TMK m.178’deki bir yıllık süre ziynet istemine uygulanmaz.

Boşanmadan sonra ziynet davası açabilir miyim?

Evet. Ziynet talebi boşanma davasıyla birlikte, boşanma sürerken ayrı bir dava olarak ya da boşanma kesinleştikten sonra ileri sürülebilir.

Anlaşmalı boşanmada takılar nasıl düzenlenir?

Ziynetlerin aynen ya da bedel olarak iadesi, icra aşamasında tereddüt doğurmayacak biçimde anlaşmalı boşanma protokolüne yazılabilir. Bu, ileride ayrı bir ziynet davası açma ihtiyacını ortadan kaldırır.

Takıların sayısını tam bilmiyorsam ne yapmalıyım?

Belirsiz alacak davası (HMK m.107) 31.07.2026’da yürürlükten kaldırıldığından artık kısmi dava açılır ve HMK m.109’a eklenen fıkra uyarınca talep bir defaya mahsus, tahkikatın sonuna kadar artırılabilir; artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Yargıtay içtihatları değişebildiğinden, somut dosyada karar tarihinde geçerli içtihat ve dosyadaki deliller esas alınmalıdır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk