Evlilik sözleşmesi, halk arasında bilinen adıyla “mal rejimi sözleşmesi”, eşlerin evlilik süresince ve sona ermesinde mal varlıklarının nasıl yönetileceğini ve paylaştırılacağını düzenleyen resmi bir sözleşmedir. Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümlerinde ayrıntılı biçimde düzenlenen bu sözleşme, evlenmeden önce veya evlilik süresince yapılabilir ve tarafların yasal mal rejimi dışında bir düzenleme benimsemelerine imkân tanır. Bu yazıda evlilik sözleşmesinin hukuki niteliği, seçenekli mal rejimleri, düzenlenme şekli, geçerlilik şartları, sözleşme yapmanın avantajları ve dezavantajları ile pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
10 Saniyede Hukuk · Aile ve Boşanma Hukuku
Mal rejimi sözleşmesi nedir, nasıl yapılır?
Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.
1) Kanuni Dayanak — TMK m.203-205
Evlilik sözleşmesi (mal rejimi sözleşmesi), TMK m.203 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TMK m.203 hükmü uyarınca “mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar, seçtikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde belirleyebilirler.” Bu düzenleme, tarafların iradelerine sınırlı biçimde mal rejimi seçme imkânı tanır; ancak bu seçim kanunda öngörülen rejim türleri arasından yapılmalıdır.
Türk hukukunda yasal mal rejimi “edinilmiş mallara katılma rejimi”dir (TMK m.202). Yani eşler bir sözleşme yapmadılarsa otomatik olarak bu rejim uygulanır. Ancak eşler istedikleri takdirde evlilik sözleşmesi yaparak farklı bir rejim seçebilir. Bu seçim, tarafların özel koşullarına, ekonomik durumlarına ve gelecekle ilgili öngörülerine göre yapılır. Örneğin farklı ekonomik güce sahip eşler, geçmiş servetleri korumak isteyen aileler, ikinci evliliğini yapan kişiler evlilik sözleşmesi ile özel düzenleme yapmayı tercih edebilir.
2) Seçenekli Mal Rejimleri
TMK’da düzenlenmiş dört mal rejimi vardır: (i) edinilmiş mallara katılma rejimi (yasal rejim), (ii) mal ayrılığı rejimi, (iii) paylaşmalı mal ayrılığı rejimi, (iv) mal ortaklığı rejimi. Bu dört rejim arasından eşler istediklerini seçebilir. Yasal rejim (edinilmiş mallara katılma) sözleşme yapılmadığı takdirde otomatik uygulanır; diğer üç rejim ise ancak mal rejimi sözleşmesi ile seçilebilir.
Mal ayrılığı rejiminde (TMK m.242-243) her eş kendi mal varlığının tam sahibidir; evlilik boyunca ve boşanmada paylaşım söz konusu değildir. Her eş kendi malını yönetir, tasarruf eder ve mirasa dahil eder. Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde (TMK m.244-255) her eş kural olarak kendi mal varlığının sahibidir ancak aile konutu ve aile kullanımına özel bazı eşyalar boşanmada paylaşıma tabi tutulur. Mal ortaklığı rejiminde (TMK m.256-281) eşlerin mal varlığı ortak bir kütlede toplanır ve boşanmada belirli oranlarda paylaşılır; bu rejim uygulamada nadir tercih edilir. Her rejimin kendine has avantaj ve dezavantajları vardır; tarafların hangisini seçeceği somut koşullarına bağlıdır.
3) Sözleşmenin Şekli ve Geçerlilik Şartları
Evlilik sözleşmesinin geçerli olabilmesi için belirli şekil şartlarına uyulmalıdır. TMK m.205 hükmü uyarınca “mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Ancak, taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler.” Bu düzenleme iki farklı seçenek sunar: noter işlemi veya evlenme başvurusundaki yazılı bildirim.
Noterde düzenleme veya onaylama; sözleşmenin bir noter huzurunda hazırlanması veya notere onaylatılmasıdır. Bu şekilde yapılan sözleşme resmi belge niteliği taşır ve güvenilirdir. Evlenme başvurusu sırasında bildirim ise nüfus müdürlüğüne evlenme başvurusu yaparken hangi mal rejiminin seçildiğinin yazılı olarak beyanıdır. Bu ikinci seçenek daha basit ve maliyetsizdir ancak sadece evlenmeden önce kullanılabilir. Evlendikten sonra mal rejimi değişikliği yapılmak isteniyorsa noter işlemi zorunludur. Her iki durumda da sözleşme özgür iradeyle yapılmalı; hile, cebir veya baskı altında yapılan sözleşme geçersizdir. Ayrıca sözleşmenin taraflarının ergin (18 yaş) ve ayırt etme gücüne sahip olması gerekir. Kısıtlılar için yasal temsilcinin izni ile birlikte sözleşme yapılabilir.
4) Evlilik Sözleşmesinin İçeriği
Evlilik sözleşmesi, kanunda öngörülen sınırlar içinde tarafların özgür iradesi ile hazırlanır. Sözleşmede yer alması gereken temel unsurlar şunlardır: (i) tarafların kimlik bilgileri, (ii) seçilen mal rejimi (edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı), (iii) her rejime özgü ek düzenlemeler, (iv) sözleşmenin yürürlük tarihi, (v) tarafların imzaları ve noter mühürü (noter işlemi için).
Ek düzenlemeler bakımından; taraflar mal rejiminin genel çerçevesi içinde bazı özel kurallar belirleyebilir. Örneğin edinilmiş mallara katılma rejiminde belirli malların rejim dışında bırakılması (kişisel mal olarak nitelendirilmesi), belirli borçların paylaşım hesabında dikkate alınmaması, belirli sürelerde ek değerlemeler yapılması gibi düzenlemeler mümkündür. Ancak bu düzenlemeler kanunun emredici hükümlerine aykırı olamaz; taraflar kanunun tanıdığı sınırlar içinde hareket edebilirler. Nafaka, boşanmada tazminat, velayet gibi konular ise mal rejimi sözleşmesinin kapsamı dışındadır; bu konular ayrı düzenlemelere tabidir.
5) Evlilik Sözleşmesinin Avantajları
Evlilik sözleşmesi yapmanın çeşitli avantajları vardır. Öncelikle taraflar mal varlıklarının geleceğine ilişkin belirsizliği azaltır. Yasal rejim (edinilmiş mallara katılma) altında evlilik süresince edinilen tüm mallar paylaşıma tabidir; bu durum bazı taraflar için istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Örneğin yüksek gelirli bir eş, evlilik süresince kendi kazandığı mal varlığının yarısını diğer eşe vermek zorunda kalabilir. Sözleşme ile bu durum önlenebilir.
Diğer avantajlar arasında; (i) evlilik öncesi mal varlığının açıkça belirlenmesi ve korunması, (ii) aile içi mal varlığı düzenlemelerinin daha net yapılması, (iii) ikinci evlilikler için önceki evliliğe ait mal varlığının korunması, (iv) iş dünyasında bulunanlar için işletme sermayesinin korunması, (v) miras planlamasının daha etkili yapılması yer alır. Ayrıca sözleşme yapmak, evlilik ilişkisinde şeffaflığı da artırır; taraflar mali beklentileri konusunda açıkça anlaşır ve gelecek uyuşmazlıkları önler. Uluslararası evliliklerde de sözleşme özellikle önemlidir; farklı ülkelerin mal rejimi hukukları arasındaki farklar sözleşme ile netleştirilebilir. MÖHUK m.15 hükmü ile mal rejimi seçme hakkı tanınmış olup uluslararası boyutlu evliliklerde bu seçim büyük önem taşır.
6) Evlilik Sözleşmesinin Dezavantajları ve Riskleri
Evlilik sözleşmesi her zaman avantajlı değildir; bazı dezavantaj ve riskler taşır. Öncelikle sözleşme, evlilik ilişkisinde ekonomik güç dengesizliği yaratabilir. Özellikle mal ayrılığı rejiminde ekonomik olarak zayıf durumdaki eş, boşanma durumunda mal varlığı payı alamaz ve maddi zorluk yaşayabilir. Bu durum, özellikle geleneksel Türk aile yapısında kadınlar için önemli bir risk oluşturabilir çünkü kadınlar sıklıkla evlilik süresince kariyerlerini erteleyerek aile ve çocuklara odaklanır ve ekonomik olarak eşe bağımlı hâle gelebilir.
Diğer riskler ve dezavantajlar arasında; (i) sözleşme yapmanın maliyeti (noter ücretleri), (ii) sözleşmenin gelecekteki değişen koşullara uyum sağlamama riski, (iii) tarafların dengesiz güce sahip olması durumunda birinin diğerini zorlayarak sözleşme imzalatma riski, (iv) sözleşmenin evlilik ilişkisinde şüphe veya güvensizlik yaratma potansiyeli, (v) uygulamada sözleşme koşullarının kanıtlanmasında yaşanabilecek zorluklar yer alır. Bu nedenle sözleşme yapmadan önce her iki tarafın da uzman hukuk danışmanlığı alması, koşulların dengeli olması, uzun vadeli değerlendirmelerin yapılması önemlidir. Ayrıca eşlerden birinin sözleşme yapmayı zorlaması, sözleşmenin geçersizliği iddiasına yol açabilir; özgür irade unsuru kritik önemdedir.
7) Sözleşmenin Değiştirilmesi ve Feshi
Evlilik sözleşmesi, taraflar arasında sözleşme özgürlüğü çerçevesinde değiştirilebilir veya feshedilebilir. Değişiklik veya fesih için de aynı şekil şartları uygulanır; noterde düzenleme veya onaylama gereklidir. Tek taraflı değişiklik veya fesih mümkün değildir; her iki tarafın da rıza göstermesi zorunludur. Bu düzenleme, sözleşmenin bir tarafın keyfî iradesi ile ortadan kaldırılmasını önler.
Değişiklik veya fesih için belirli sebepler olabilir. Ekonomik koşulların değişmesi (bir eşin işini kaybetmesi veya büyük bir servet edinmesi), aile durumunun değişmesi (çocuk sahibi olma, yakın akraba ölümü), yaşlılık ve emeklilik gibi durumlar sözleşmenin gözden geçirilmesini gerektirebilir. Ayrıca bir mal rejiminden diğerine geçiş de mümkündür; örneğin edinilmiş mallara katılma rejiminden mal ayrılığına veya tersi bir geçiş yapılabilir. Rejim değişikliği geçmiş dönem için geçerli değildir; yani değişikliğe kadar olan dönem için önceki rejim, değişiklikten sonra ise yeni rejim uygulanır. Sözleşmenin tamamen ortadan kaldırılması durumunda eşler yasal rejime (edinilmiş mallara katılma) döner. Sözleşmenin geçersizliği iddiası da mümkündür; hile, cebir, ayırt etme gücünün bulunmaması gibi sebepler mahkeme kararı ile sözleşmenin iptaline yol açabilir. Bu tür karmaşık düzenlemeler için uzman aile hukuku avukatı desteği alınması son derece önemlidir.
İlgili Rehberler
- Değer Artış Payı Alacağı Nedir? Eşin Malına Katkıda Bulunan Ne Talep Ede
- Mal Rejimi Tasfiyesi: Evlilik Birliği İçinde Edinilen Mallar Nasıl Payla
- Aile Konutu Şerhinin Sonuçları ve Kaldırılması: Şerh Ne Sağlar? (TMK 194
- Aile Konutu Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 194
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Zaman, Ehliyet ve Şekil: TMK m.203-205
Sözleşmenin geçerliliği üç maddeye bağlıdır ve her biri ayrı bir şart getirir.
Zaman ve sınır — TMK m.203: mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar, istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler.
İkinci cümle belirleyicidir. Eşler, kanunda düzenlenmeyen bir mal rejimi türü oluşturup benimseyemezler. Seçim yalnız kanunda sayılan rejimler arasından yapılabilir; bu, sınırlı sayı ilkesinin bir görünümüdür.
Ehliyet — TMK m.204: mal rejimi sözleşmesi, ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir. Küçükler ve kısıtlılar bakımından yasal temsilcilerinin rızası aranır.
Şekil — TMK m.205: mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Ancak, taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirebilirler. Mal rejimi sözleşmesinin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur.
İki ayrı noter usulü. Sözleşme, noterce re’sen düzenleme şeklinde yapılabileceği gibi, eşlerin hazırladıkları yazılı sözleşmede imzalarının noterlikçe onaylanması şeklinde de yapılabilir. Her iki hâlde de noter imzası ve mührüyle şekil şartı karşılanır.
Başka makam onaylayamaz. Noter dışında başka bir makam, mal rejimi sözleşmesini onaylayamaz veya tescil edemez. Bununla birlikte Türk konsolosluklarının noter yetkisi bulunduğundan, bu sözleşmelerin konsolosluklarda da yapılabileceği kabul edilmektedir — yurt dışında yaşayanlar için önemli bir imkândır.
Şahsa sıkı sıkıya bağlı hak. Maddenin son cümlesi, sözleşmenin bizzat eşler tarafından yapılması gerektiğini gösterir. Vekil aracılığıyla yapılması bu nedenle tartışmalıdır.
Evlendirme memuruna bildirim. İkinci cümledeki yol, noter işlemi olmaksızın imzalı yazılı beyanla tercih edilen rejimin resmî nikâh kayıtlarına işlenmesini sağlar. Ancak bu yol yalnız evlenme başvurusu sırasında kullanılabilir; evlendikten sonra değişiklik için mutlaka noter gerekir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Zaman | Evlenmeden önce veya sonra (m.203) |
| Sınır | Yalnız kanunda yazılı rejimler |
| Ehliyet | Ayırt etme gücü (m.204) |
| Şekil | Noterde düzenleme veya onaylama |
| İstisna | Evlenme başvurusu sırasında yazılı bildirim |
| Yurt dışında | Konsoloslukta yapılabilir |
Olağanüstü Mal Rejimi: TMK m.206
Eşlerden biri sözleşmeye yanaşmıyorsa süreç tıkanmaz. Kanun, tek taraflı bir yol öngörmüştür.
TMK m.206: haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir.
Tek taraflı istem yeterlidir. Bu yolda karşı eşin rızası aranmaz; hâkim kararı, sözleşmenin yerine geçer. Bu nedenle “eşim imzalamıyor” durumunda başvurulacak asıl mekanizma budur.
Sebepler sınırlı değildir. Kanundaki sebepler örnekleme yoluyla sayılmıştır. Bu nedenle somut olayın özelliğine göre çoğaltılabilir.
Haklı sebep örnekleri. Uygulamada şunlar haklı sebep sayılmaktadır: diğer eşin borca batık olması ya da ortaklıktaki payının haczedilmesi; eşin, istemde bulunanın veya birliğin menfaatlerini tehlikeye düşürmüş olması; birliğin malları üzerinde bir tasarruf işlemi için gereken rızayı haklı sebep olmadan esirgemesi; eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya birlik malları hakkında bilgi vermekten kaçınması; ve eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması.
Bilgi vermekten kaçınma önemlidir. Bu sebep, TMK m.216‘daki bilgi verme yükümlülüğüyle bağlantılıdır: eşler, birbirlerine malvarlıkları, borçları ve gelirleri hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün sürekli ihlâli, rejim değişikliği için dayanak oluşturur.
Görev ve yetki. Talep aile mahkemesine yöneltilir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar ve kararında bu sıfatı belirtir.
Kararın etkisi. Mal ayrılığına geçiş kararı verildiğinde mevcut rejim sona erer ve tasfiye gerekir. Bu nedenle talep, tasfiyeye ilişkin sonuçlar da gözetilerek kurulmalıdır.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Dayanak | TMK m.206 |
| Karşı eşin rızası | Aranmaz |
| Sebepler | Örnekleme; çoğaltılabilir |
| Örnek — 1 | Borca batıklık; haciz |
| Örnek — 2 | Menfaatlerin tehlikeye düşürülmesi |
| Örnek — 3 | Bilgi vermekten kaçınma |
Rejim Değişikliği Tasfiyeyi Gerektirir
Sözleşmeyle ya da mahkeme kararıyla rejim değiştirildiğinde, önceki rejim kendiliğinden silinmez. Bu, en sık gözden kaçan sonuçtur.
Mal rejiminin sona ermesi — TMK m.225. Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine ya da mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde ise rejim dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
Doğrudan sonuç. Yeni bir rejim kabul edildiğinde önceki rejimin tasfiyesi gündeme gelir. Örneğin edinilmiş mallara katılma rejiminden mal ayrılığına geçilirse, geçiş anına kadar oluşmuş katılma alacağı hesaplanır.
Bu nedenle sözleşmeye tasfiye kaydı konulmalıdır. Sözleşmede, önceki döneme ilişkin karşılıklı hak ve alacakların ne olacağı açıkça düzenlenmezse, ileride ayrı bir uyuşmazlık doğar.
Geriye yürüme kural değildir. Yeni rejim, kural olarak kabul edildiği andan itibaren sonuç doğurur. “Evlendiğimizden beri mal ayrılığı varmış gibi sayılsın” biçimindeki bir kayıt, üçüncü kişiler bakımından da sorun yaratabilir.
Alacaklıların korunması. Mal rejiminin değiştirilmesi, o tarihe kadar doğmuş borçlardan sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Eşlerin üçüncü kişilere karşı sorumluluğu, rejim değişikliğinden bağımsız olarak devam eder.
Envanter imkânı. Eşler, malların hangi gruba girdiğine ilişkin tartışmayı baştan önlemek için noterde envanter düzenletebilirler. Envanter, hangi malın kime ait olduğunu ve hangi gruba girdiğini belgelendirir; ispat bakımından önemli bir kolaylık sağlar.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Sona erme | Başka rejimin kabulüyle (m.225) |
| Mal ayrılığına geçişte | Dava tarihinden geçerli |
| Sonuç | Önceki rejimin tasfiyesi |
| Sözleşmede | Tasfiye kaydı açıkça yazılmalı |
| Geriye yürüme | Kural değildir |
| Kolaylık | Noterde envanter |
Sözleşmenin Sınırları: Neler Yazılamaz?
Sözleşme özgürlüğü mal rejimi alanında da sınırsız değildir. Bu sınırlar iki kaynaktan doğar.
Birinci sınır — kesin hükümsüzlük. Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.
Kısmî hükümsüzlük tehlikesi. Aynı madde uyarınca, sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması diğerlerinin geçerliliğini etkilemez; ancak bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur. Bu nedenle sözleşmeye bölünebilirlik kaydı konulması yerinde olur.
İkinci sınır — kişilik hakları. TMK m.23 uyarınca kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez. Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlâka aykırı olarak sınırlayamaz.
Bu nedenle sözleşmeye yazılamayacaklar. Boşanma hâlinde nafaka hakkından önceden feragat, velâyetin kime ait olacağına ilişkin bağlayıcı düzenleme, çocuk nafakasından vazgeçme ve kişinin çalışma, yerleşme ya da yeniden evlenme özgürlüğünü sınırlayan kayıtlar bu sınırla karşılaşır.
Sebebi. Boşanmanın malî sonuçları boşanma anında ve hâkim denetiminde belirlenir; iştirak nafakası ise çocuğun hakkıdır ve ana babanın anlaşmasıyla ortadan kaldırılamaz.
Sözleşmeyle düzenlenebilecekler. Buna karşılık kanun bazı konularda açıkça sözleşme serbestisi tanır. Örneğin TMK m.240, sağ kalan eşin konut ve ev eşyası üzerindeki haklarını düzenlerken “mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır” demektedir.
Artık değere katılma oranı. Kanun, artık değere katılma oranının sözleşmeyle başka türlü kararlaştırılmasına da imkân tanır; ancak bu serbestlik, altsoyun saklı paylarını koruyacak sınırlar içinde kullanılır.
| Kayıt | Durumu |
|---|---|
| Nafakadan önceden feragat | Yazılamaz |
| Velâyetin belirlenmesi | Bağlayıcı değil |
| Çocuk nafakası | Feragat edilemez |
| Özgürlüğü sınırlayan kayıt | TMK m.23 — geçersiz |
| Konut ve ev eşyası | m.240 — düzenlenebilir |
| Kısmî hükümsüzlük | TBK m.27 — bölünebilirlik kaydı |
Yabancılık Unsuru Varsa: MÖHUK m.15
Eşlerden biri yabancıysa ya da malvarlığı yurt dışındaysa, uygulanacak hukuk ayrı bir hükümle belirlenir.
Hukuk seçimi imkânı. MÖHUK m.15 uyarınca eşler, mal rejimine uygulanacak hukuk bakımından evlenme anındaki mutad mesken veya millî hukuklarından birini açık olarak seçebilirler.
Bu, önemli bir imkândır. Sözleşmeye konulacak bir hukuk seçimi kaydı ile taraflar, ileride doğacak uyuşmazlıkta hangi ülkenin hukukunun uygulanacağını baştan belirleyebilir.
Seçim yoksa — kademeli bağlama. Açık bir hukuk seçiminin yokluğu hâlinde mal rejimine sırasıyla şunlar uygulanır: eşlerin evlenme anındaki müşterek millî hukuku; bunun bulunmaması hâlinde evlenme anındaki müşterek mutad mesken hukuku; bunun da bulunmaması hâlinde Türk hukuku.
Sonradan seçim. Eşlerin mal rejimine uygulanacak hukuku sonradan seçmeleri de mümkündür; bu hâlde seçilen hukuk evlenme tarihinden itibaren uygulanır ve üçüncü kişilerin hakları saklı kalır.
Kamu düzeni sınırı. Yetkili yabancı hukukun uygulanması Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğu takdirde, o hüküm uygulanmaz ve gerekli görülen hâllerde Türk hukuku uygulanır.
Taşınmazlar bakımından. Türkiye’de bulunan taşınmazlara ilişkin işlemler ve tapu siciline yapılacak tescil bakımından Türk hukuku ve tapu mevzuatı uygulanır; bu nedenle yabancı hukuk seçilmiş olsa dahi tescil işlemleri Türk usulüne tâbidir.
Görev ve yetki. Mal rejiminden kaynaklanan davalar aile mahkemesinde görülür. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, MÖHUK m.40 uyarınca iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirlenir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Hukuk seçimi | Mutad mesken veya millî hukuk |
| Seçim yoksa — 1 | Müşterek millî hukuk |
| Seçim yoksa — 2 | Müşterek mutad mesken |
| Seçim yoksa — 3 | Türk hukuku |
| Sınır | Kamu düzeni |
| Taşınmazlarda | Tescil Türk usulüne tâbi |
Sıkça Sorulan Sorular
Evlilik sözleşmesi (mal rejimi sözleşmesi) nedir?
TMK m.203 uyarınca eşlerin evlilik süresince ve sona ermesinde mal varlıklarının nasıl yönetileceğini ve paylaşılacağını düzenleyen resmi sözleşmedir. Evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar kanunda öngörülen mal rejimleri arasından seçim yapabilir.
Hangi mal rejimleri seçilebilir?
TMK’da dört mal rejimi vardır: edinilmiş mallara katılma (yasal rejim), mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı. Yasal rejim sözleşme yapılmadığı takdirde otomatik uygulanır; diğer üç rejim ise ancak sözleşme ile seçilebilir.
Sözleşme nasıl yapılır?
TMK m.205 uyarınca mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Alternatif olarak evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejiminin seçildiği yazılı olarak nüfus müdürlüğüne bildirilebilir. Evlendikten sonra değişiklik için noter işlemi zorunludur.
Mal ayrılığı rejimi ne demektir?
TMK m.242-243 uyarınca her eşin kendi mal varlığının tam sahibi olduğu rejimdir. Evlilik boyunca ve boşanmada paylaşım söz konusu değildir. Her eş kendi malını yönetir, tasarruf eder ve mirasa dahil eder. Ekonomik olarak zayıf eş için risk oluşturabilir.
Sözleşme sonradan değiştirilebilir mi?
Evet. Tarafların rızası ile değiştirilebilir veya feshedilebilir. Değişiklik ve fesih için noterde düzenleme veya onaylama gereklidir. Tek taraflı değişiklik mümkün değildir; her iki tarafın da rıza göstermesi zorunludur.
Evlilik sözleşmesi yapmak zorunlu mu?
Hayır. Sözleşme yapılmadığı takdirde yasal rejim (edinilmiş mallara katılma) otomatik uygulanır. Sözleşme, tarafların yasal rejim dışında farklı düzenleme benimsemek istemeleri durumunda yapılır. Zorunlu değil, ihtiyari bir kurumdur.
Sözleşme iptal edilebilir mi?
Evet. Sözleşmenin geçersizliği iddiası mahkeme kararı ile sözleşmenin iptaline yol açabilir. Hile, cebir, tehdit, ayırt etme gücünün bulunmaması gibi sebepler iptal gerekçesi olabilir. Özgür irade unsuru kritik önemdedir; baskı altında yapılan sözleşme geçersizdir.
⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın
Ankara’da Uzman Avukat — Av. Fatma Öztürk
📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun — mevzuat.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
Bu yazı; dava türleri, süreç adımları, nafaka, velayet, mal paylaşımı ve sık sorulan soruları tek sayfada toplayan rehberimizin bir parçasıdır. Rehberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz →


