Evlilik Sözleşmesi (Mal Rejimi Sözleşmesi) Nedir, Nasıl Yapılır? (TMK 203-216)
09 Haziran 2026

Evlilik Sözleşmesi (Mal Rejimi Sözleşmesi) Nedir, Nasıl Yapılır? (TMK 203-216)

Evlilik sözleşmesi, halk arasında bilinen adıyla “mal rejimi sözleşmesi”, eşlerin evlilik süresince ve sona ermesinde mal varlıklarının nasıl yönetileceğini ve paylaştırılacağını düzenleyen resmi bir sözleşmedir. Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümlerinde ayrıntılı biçimde düzenlenen bu sözleşme, evlenmeden önce veya evlilik süresince yapılabilir ve tarafların yasal mal rejimi dışında bir düzenleme benimsemelerine imkân tanır. Bu yazıda evlilik sözleşmesinin hukuki niteliği, seçenekli mal rejimleri, düzenlenme şekli, geçerlilik şartları, sözleşme yapmanın avantajları ve dezavantajları ile pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

10 Saniyede Hukuk · Aile ve Boşanma Hukuku

Mal rejimi sözleşmesi nedir, nasıl yapılır?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

1) Kanuni Dayanak — TMK m.203-205

Evlilik sözleşmesi (mal rejimi sözleşmesi), TMK m.203 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TMK m.203 hükmü uyarınca “Mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar, istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler.” Bu düzenleme, tarafların iradelerine sınırlı biçimde mal rejimi seçme imkânı tanır; seçim yalnız kanunda öngörülen rejim türleri arasından yapılabilir ve seçilen rejimin kuralları ancak kanunun izin verdiği noktalarda sözleşmeyle değiştirilebilir.

Türk hukukunda yasal mal rejimi “edinilmiş mallara katılma rejimi”dir (TMK m.202). Yani eşler bir sözleşme yapmadılarsa otomatik olarak bu rejim uygulanır. Ancak eşler istedikleri takdirde evlilik sözleşmesi yaparak farklı bir rejim seçebilir. Bu seçim, tarafların özel koşullarına, ekonomik durumlarına ve gelecekle ilgili öngörülerine göre yapılır. Örneğin farklı ekonomik güce sahip eşler, geçmiş servetleri korumak isteyen aileler, ikinci evliliğini yapan kişiler evlilik sözleşmesi ile özel düzenleme yapmayı tercih edebilir.

2) Seçenekli Mal Rejimleri

TMK’da düzenlenmiş dört mal rejimi vardır: (i) edinilmiş mallara katılma rejimi (yasal rejim), (ii) mal ayrılığı rejimi, (iii) paylaşmalı mal ayrılığı rejimi, (iv) mal ortaklığı rejimi. Bu dört rejim arasından eşler istediklerini seçebilir. Yasal rejim (edinilmiş mallara katılma) sözleşme yapılmadığı takdirde otomatik uygulanır; diğer üç rejim ise ancak mal rejimi sözleşmesi ile seçilebilir.

Mal ayrılığı rejiminde (TMK m.242-243) her eş, yasal sınırlar içinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur (m.242); rejim sona erdiğinde katılma alacağı doğmaz. Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde (TMK m.244-255) de her eş kendi malvarlığı üzerindeki bu hakları korur (m.244); ancak rejim kurulduktan sonra edinilen ve ailenin ortak kullanımına özgülenen mallar ile aile ekonomisinin geleceğini güvenceye almaya yönelik yatırımlar, rejim sona erdiğinde eşit olarak paylaşılır (m.250/1). Manevi tazminat alacakları ile miras yoluyla veya karşılıksız kazandırmayla edinilen mallar bu paylaşmanın dışında kalır (m.250/2). Mal ortaklığı rejimi (TMK m.256-281) ise ortaklık malları ile eşlerin kişisel mallarını kapsar (m.256); boşanma veya evliliğin iptalinde her eş, edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel malı sayılacak olanları ortaklık mallarından geri alır ve kalan ortaklık malları yarı yarıya paylaşılır (m.277/1-2). Bu rejim uygulamada nadir tercih edilir. Her rejimin kendine has avantaj ve dezavantajları vardır; tarafların hangisini seçeceği somut koşullarına bağlıdır.

Dört Rejimin Kanuni Karşılaştırması

Rejimler arasındaki fark, evlilik sürerken değil, rejim sona erdiğinde belirginleşir. Mal rejimi eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer; mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine ya da mal ayrılığına geçilmesine karar verilirse rejim dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225; paylaşmalı mal ayrılığı için aynı kural m.247). Aşağıdaki tablo, sözleşmeyle seçilebilecek rejimlerin kanundaki karşılıklarını özetler.

Dört mal rejiminin TMK’daki karşılığı

RejimDayanakEvlilik süresinceRejim sona erdiğinde
Edinilmiş mallara katılma (yasal rejim)TMK m.202/1, 218-241Sözleşme yapılmadıkça kendiliğinden uygulanır; her eş kendi mallarını yönetirHer eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir (m.236/1); oran sözleşmeyle değiştirilebilir (m.237-238)
Mal ayrılığıTMK m.242-243Her eş, yasal sınırlar içinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur (m.242)Katılma alacağı doğmaz; ispat, borçlardan sorumluluk ve paylı mülkün özgülenmesinde paylaşmalı mal ayrılığı hükümleri uygulanır (m.243)
Paylaşmalı mal ayrılığıTMK m.244-255Her eş kendi malvarlığını yönetir (m.244); kime ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır (m.245/2)Aileye özgülenen mallar ve aile ekonomisine yönelik yatırımlar eşit paylaşılır (m.250/1); diğer eşin malına katkı için hakkaniyete uygun bedel istenebilir (m.249)
Mal ortaklığıTMK m.256-281Rejim ortaklık malları ile kişisel malları kapsar (m.256); genel mal ortaklığı (m.257), edinilmiş mallarda ortaklık (m.258) ve diğer ortaklıklar (m.259) seçilebilirBoşanmada kişisel mal sayılacaklar geri alınır, kalan ortaklık malları yarı yarıya paylaşılır (m.277/1-2); farklı oran ancak sözleşmede açıkça öngörülürse geçerlidir (m.277/3)

3) Sözleşmenin Şekli ve Geçerlilik Şartları

Evlilik sözleşmesinin geçerli olabilmesi için belirli şekil şartlarına uyulmalıdır. TMK m.205 hükmü uyarınca “mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Ancak, taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler.” Bu düzenleme iki farklı seçenek sunar: noter işlemi veya evlenme başvurusundaki yazılı bildirim.

Noterde düzenleme veya onaylama; sözleşmenin bir noter huzurunda hazırlanması veya notere onaylatılmasıdır. Bu şekilde yapılan sözleşme resmi belge niteliği taşır ve güvenilirdir. Evlenme başvurusu sırasında bildirim ise evlenecek kişilerin, içlerinden birinin oturduğu yerdeki evlendirme memurluğuna yaptıkları evlenme başvurusu sırasında (TMK m.134) hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirmesidir (TMK m.205/1). Bu ikinci seçenek daha basittir ancak yalnızca evlenme başvurusu sırasında kullanılabilir. Evlendikten sonra mal rejimi değişikliği yapılmak isteniyorsa noter işlemi zorunludur. Her iki yolda da sözleşmenin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur (TMK m.205/2). Her iki durumda da sözleşme özgür iradeyle yapılmalıdır; aldatma, yanılma veya korkutma altında sözleşme yapan eş, bunu öğrendiği ya da korkutmanın etkisi kalktığı andan itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmelidir (TBK m.39/1). Ayrıca tarafların ayırt etme gücüne sahip olması gerekir (TMK m.204/1); ergin olma şartı aranmaz, ancak küçükler ile kısıtlılar yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadır (TMK m.204/2).

4) Evlilik Sözleşmesinin İçeriği

Evlilik sözleşmesi, kanunda öngörülen sınırlar içinde tarafların özgür iradesi ile hazırlanır. Sözleşmede yer alması gereken temel unsurlar şunlardır: (i) tarafların kimlik bilgileri, (ii) seçilen mal rejimi (edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı), (iii) her rejime özgü ek düzenlemeler, (iv) sözleşmenin yürürlük tarihi, (v) tarafların imzaları ve noter mühürü (noter işlemi için).

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15 💬 WhatsApp

Ek düzenlemeler bakımından; taraflar ancak kanunun açıkça izin verdiği noktalarda özel kurallar belirleyebilir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde eşler, bir mesleğin icrası veya bir işletmenin işletilmesi için ayrılan ve edinilmiş mal niteliğindeki malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını (TMK m.221/1) ve kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını (TMK m.221/2) mal rejimi sözleşmesiyle kararlaştırabilir. Artık değere katılmada da sözleşmeyle başka bir esas kabul edilebilir (TMK m.237/1). Kanunda dayanağı bulunmayan kayıtlar, örneğin belirli borçların hesaba hiç katılmaması ya da rejime yabancı değerleme kuralları, TMK m.203’teki “kanunda yazılı sınırlar” ölçütü karşısında geçersizlik riski taşır. Nafaka, boşanmada tazminat, velayet gibi konular ise mal rejimi sözleşmesinin kapsamı dışındadır; bu konular ayrı düzenlemelere tabidir.

Kanunun Sözleşmeye Bıraktığı Noktalar

Mal rejimi sözleşmesi, bir rejim seçmekten ibaret değildir. Kanun, seçilen rejimin bazı kurallarının sözleşmeyle değiştirilmesine açıkça izin verir ve bu izinlerin her birinin kendi sınırı vardır. Özellikle katılma oranına ilişkin kayıtlarda iki şart birlikte aranır: kayıt, ortak olmayan çocukların ve onların altsoylarının saklı paylarını zedelememeli (TMK m.237/2) ve boşanmada uygulanacaksa sözleşmede bu durum açıkça öngörülmelidir (TMK m.238). Edinilmiş mal ile kişisel mal ayrımının ayrıntıları için kişisel mallar rehberimize, katılma alacağının hesabı için artık değere katılma alacağı yazımıza bakabilirsiniz.

Mal rejimi sözleşmesine yazılabilecek kayıtlar

KonuSözleşmeyle ne yapılabilirSınırDayanak
Meslek ve işletme değerleriEdinilmiş mal niteliğindeki değerlerin kişisel mal sayılmasıYalnız bir mesleğin icrası veya bir işletmenin işletilmesi için ayrılan değerlerTMK m.221/1
Kişisel malların gelirleriGelirlerin edinilmiş mallara dahil olmamasıMal rejimi sözleşmesiyle, yani TMK m.205’teki şekildeTMK m.221/2
Artık değere katılmaYasal yarı oranından farklı bir esas kabul edilmesiOrtak olmayan çocukların ve altsoylarının saklı payları zedelenemezTMK m.237/1-2
Boşanmada farklı katılmaFarklı esasın boşanma, iptal ve mahkemece mal ayrılığında da uygulanmasıSözleşmede bunun açıkça öngörülmüş olması gerekirTMK m.238
Sağ kalan eşin konutuKonut ve ev eşyasına ilişkin başka bir düzenlemeKanunun intifa, oturma ve mülkiyet istemine ilişkin kuralı saklıdırTMK m.240/1
Mal ortaklığında paylaşmaYarı yarıya kuralından ayrılmaSözleşmede açıkça öngörülmüş olmalıTMK m.277/3

5) Evlilik Sözleşmesinin Avantajları

Evlilik sözleşmesi yapmanın çeşitli avantajları vardır. Öncelikle taraflar mal varlıklarının geleceğine ilişkin belirsizliği azaltır. Yasal rejimde (edinilmiş mallara katılma) evlilik süresince karşılığı verilerek edinilen mallar, kişisel mallar dışında kalmak üzere tasfiyede hesaba katılır; bu durum bazı taraflar için istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Örneğin yüksek gelirli bir eşin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde diğer eş hak sahibi olur (TMK m.236/1). Bu, malların yarısının aynen devri değil, değer üzerinden hesaplanan bir alacaktır. Sözleşmeyle mal ayrılığı seçilerek ya da katılma oranı değiştirilerek (TMK m.237-238) bu sonuç farklı düzenlenebilir.

Diğer avantajlar arasında; (i) evlilik öncesi mal varlığının açıkça belirlenmesi ve korunması, (ii) aile içi mal varlığı düzenlemelerinin daha net yapılması, (iii) ikinci evlilikler için önceki evliliğe ait mal varlığının korunması, (iv) iş dünyasında bulunanlar için işletme sermayesinin korunması, (v) miras planlamasının daha etkili yapılması yer alır. Ayrıca sözleşme yapmak, evlilik ilişkisinde şeffaflığı da artırır; taraflar mali beklentileri konusunda açıkça anlaşır ve gelecek uyuşmazlıkları önler. Uluslararası evliliklerde de sözleşme özellikle önemlidir; farklı ülkelerin mal rejimi hukukları arasındaki farklar sözleşme ile netleştirilebilir. MÖHUK m.15/1, eşlere mal rejimlerine uygulanacak hukuku, yani evlenme anındaki mutad meskenlerinin veya millî hukuklarından birinin hukukunu açıkça seçme imkânı tanır; uluslararası boyutlu evliliklerde bu seçim büyük önem taşır.

6) Evlilik Sözleşmesinin Dezavantajları ve Riskleri

Evlilik sözleşmesi her zaman avantajlı değildir; bazı dezavantaj ve riskler taşır. Öncelikle sözleşme, evlilik ilişkisinde ekonomik güç dengesizliği yaratabilir. Özellikle mal ayrılığı rejiminde ekonomik olarak zayıf durumdaki eş, boşanma durumunda mal varlığı payı alamaz ve maddi zorluk yaşayabilir. Bu durum, özellikle geleneksel Türk aile yapısında kadınlar için önemli bir risk oluşturabilir çünkü kadınlar sıklıkla evlilik süresince kariyerlerini erteleyerek aile ve çocuklara odaklanır ve ekonomik olarak eşe bağımlı hâle gelebilir.

Diğer riskler ve dezavantajlar arasında; (i) sözleşme yapmanın maliyeti (noter ücretleri), (ii) sözleşmenin gelecekteki değişen koşullara uyum sağlamama riski, (iii) tarafların dengesiz güce sahip olması durumunda birinin diğerini zorlayarak sözleşme imzalatma riski, (iv) sözleşmenin evlilik ilişkisinde şüphe veya güvensizlik yaratma potansiyeli, (v) uygulamada sözleşme koşullarının kanıtlanmasında yaşanabilecek zorluklar yer alır. Bu nedenle sözleşme yapmadan önce her iki tarafın da uzman hukuk danışmanlığı alması, koşulların dengeli olması, uzun vadeli değerlendirmelerin yapılması önemlidir. Ayrıca eşlerden birinin sözleşme yapmayı zorlaması, sözleşmenin geçersizliği iddiasına yol açabilir; özgür irade unsuru kritik önemdedir.

7) Sözleşmenin Değiştirilmesi ve Feshi

Evlilik sözleşmesi, taraflar arasında sözleşme özgürlüğü çerçevesinde değiştirilebilir veya feshedilebilir. Değişiklik veya fesih için de aynı şekil şartları uygulanır; noterde düzenleme veya onaylama gereklidir. Sözleşmeyle değişiklik veya fesih için her iki tarafın da rızası zorunludur; eşlerden biri sözleşmeyi tek başına değiştiremez. Tek taraflı yol yalnızca hâkim kararıyla mal ayrılığına geçiştir: haklı bir sebep varsa eşlerden birinin istemi yeterlidir (TMK m.206). Bu sistem, sözleşmenin bir tarafın keyfî iradesiyle ortadan kaldırılmasını önlerken, haklı sebebin bulunduğu hâllerde eşi mevcut rejime mahkûm da bırakmaz.

Değişiklik veya fesih için belirli sebepler olabilir. Ekonomik koşulların değişmesi (bir eşin işini kaybetmesi veya büyük bir servet edinmesi), aile durumunun değişmesi (çocuk sahibi olma, yakın akraba ölümü), yaşlılık ve emeklilik gibi durumlar sözleşmenin gözden geçirilmesini gerektirebilir. Ayrıca bir mal rejiminden diğerine geçiş de mümkündür; örneğin edinilmiş mallara katılma rejiminden mal ayrılığına veya tersi bir geçiş yapılabilir. Eşler her zaman yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki veya başka bir mal rejimini kabul edebilir (TMK m.208/1). Rejim değişikliği kural olarak geçmiş dönem için geçerli değildir; yani değişikliğe kadar olan dönem için önceki rejim, değişiklikten sonra ise yeni rejim uygulanır (aşağıda anılan Yargıtay kararı). Mal rejimi sözleşmesiyle başka bir rejim kabul edilmedikçe eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olduğundan (TMK m.202/1), sözleşme yeni bir rejim seçilmeksizin ortadan kaldırılırsa yasal rejim uygulanır. Sözleşmenin geçersizliği iddiası da mümkündür; hile, cebir, ayırt etme gücünün bulunmaması gibi sebepler mahkeme kararı ile sözleşmenin iptaline yol açabilir. Bu tür karmaşık düzenlemeler için uzman aile hukuku avukatı desteği alınması son derece önemlidir.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Zaman, Ehliyet ve Şekil: TMK m.203-205

Sözleşmenin geçerliliği üç maddeye bağlıdır ve her biri ayrı bir şart getirir.

Zaman ve sınır — TMK m.203: mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar, istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler.

İkinci cümle belirleyicidir. Eşler, kanunda düzenlenmeyen bir mal rejimi türü oluşturup benimseyemezler. Seçim yalnız kanunda sayılan rejimler arasından yapılabilir; bu, sınırlı sayı ilkesinin bir görünümüdür.

Ehliyet — TMK m.204: mal rejimi sözleşmesi, ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir. Küçükler ve kısıtlılar bakımından yasal temsilcilerinin rızası aranır.

Şekil — TMK m.205: mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Ancak, taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirebilirler. Mal rejimi sözleşmesinin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur.

İki ayrı noter usulü. Sözleşme, noterce re’sen düzenleme şeklinde yapılabileceği gibi, eşlerin hazırladıkları yazılı sözleşmede imzalarının noterlikçe onaylanması şeklinde de yapılabilir. Her iki hâlde de noter imzası ve mührüyle şekil şartı karşılanır.

Başka makam onaylayamaz. Noter dışında başka bir makam, mal rejimi sözleşmesini onaylayamaz veya tescil edemez. Bununla birlikte Türk konsolosluklarının noter yetkisi bulunduğundan, bu sözleşmelerin konsolosluklarda da yapılabileceği kabul edilmektedir — yurt dışında yaşayanlar için önemli bir imkândır.

Şahsa sıkı sıkıya bağlı hak. Maddenin son cümlesi, sözleşmenin bizzat eşler tarafından yapılması gerektiğini gösterir. Vekil aracılığıyla yapılması bu nedenle tartışmalıdır.

Evlendirme memuruna bildirim. İkinci cümledeki yol, noter işlemi olmaksızın imzalı yazılı beyanla tercih edilen rejimin resmî nikâh kayıtlarına işlenmesini sağlar. Ancak bu yol yalnız evlenme başvurusu sırasında kullanılabilir; evlendikten sonra değişiklik için mutlaka noter gerekir.

KonuKural
ZamanEvlenmeden önce veya sonra (m.203)
SınırYalnız kanunda yazılı rejimler
EhliyetAyırt etme gücü (m.204)
ŞekilNoterde düzenleme veya onaylama
İstisnaEvlenme başvurusu sırasında yazılı bildirim
Yurt dışındaKonsoloslukta yapılabilir

Olağanüstü Mal Rejimi: TMK m.206

Eşlerden biri sözleşmeye yanaşmıyorsa süreç tıkanmaz. Kanun, tek taraflı bir yol öngörmüştür.

TMK m.206: haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir.

Tek taraflı istem yeterlidir. Bu yolda karşı eşin rızası aranmaz; hâkim kararı, sözleşmenin yerine geçer. Bu nedenle “eşim imzalamıyor” durumunda başvurulacak asıl mekanizma budur.

Sebepler sınırlı değildir. Kanundaki sebepler örnekleme yoluyla sayılmıştır. Bu nedenle somut olayın özelliğine göre çoğaltılabilir.

Kanunda sayılan hâller (m.206/2). Kanun, özellikle şu hâllerde haklı sebep bulunduğunu kabul eder: (1) diğer eşin malvarlığının borca batık olması veya ortaklıktaki payının haczedilmesi; (2) diğer eşin, istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmesi; (3) diğer eşin, ortaklığın malları üzerinde bir tasarruf işlemi için gereken rızayı haklı sebep olmadan esirgemesi; (4) diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması; (5) diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması. Eşlerden biri sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksunsa, onun yasal temsilcisi de bu sebebe dayanarak mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir (m.206/3).

Bilgi vermekten kaçınma önemlidir. m.206/2’nin 4. bendi, eşin malvarlığı, geliri ve borçları hakkında bilgi vermekten kaçınmasını doğrudan haklı sebep olarak sayar. Bu nedenle eşinden bu konularda bilgi isteyip yanıt alamayan eşin, talebini ve yanıtsız kaldığını belgelemesi (örneğin noter ihtarnamesiyle) davada ispatı kolaylaştırır. Eşlerden her biri ayrıca diğerinden, mallarının envanterinin resmî senetle yapılmasını her zaman isteyebilir (TMK m.216/1).

Görev ve yetki. Talep aile mahkemesine yöneltilir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar ve kararında bu sıfatı belirtir. Yetkili mahkeme, eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m.207).

Kararın etkisi. Mal ayrılığına geçilmesine karar verildiğinde mevcut rejim dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2) ve tasfiye gerekir; kanunda aksine hüküm bulunmadıkça önceki rejimin tasfiyesi o rejime ilişkin hükümlere göre yapılır (TMK m.212). Bu nedenle talep, tasfiyeye ilişkin sonuçlar da gözetilerek kurulmalıdır.

KonuKural
DayanakTMK m.206
Karşı eşin rızasıAranmaz
SebeplerÖrnekleme; çoğaltılabilir
Örnek — 1Borca batıklık; haciz
Örnek — 2Menfaatlerin tehlikeye düşürülmesi
Örnek — 3Bilgi vermekten kaçınma
Yasal temsilciAyırt etme gücünden sürekli yoksunlukta istem hakkı (m.206/3)
Yetkili mahkemeEşlerden birinin yerleşim yeri (m.207)

Mal Ayrılığından Dönüş, İflas ve Haciz: TMK m.208-211

Mahkeme kararıyla geçilen mal ayrılığı kalıcı olmak zorunda değildir. TMK m.208/1’e göre eşler her zaman yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki veya başka bir mal rejimini kabul edebilir. Anlaşma sağlanamıyorsa m.208/2 devreye girer: mal ayrılığına geçişi gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine eski mal rejimine dönülmesine karar verebilir. Dönüş kendiliğinden gerçekleşmez; ya yeni bir sözleşme ya da mahkeme kararı gerekir. Noter ve mahkeme yolunun ayrıntıları için evlilik sırasında mal rejimi değişikliği rehberimize bakabilirsiniz.

Mal ortaklığını seçen eşler için kanun iki ayrı geçiş hâli daha öngörür. Eşlerden birinin iflasına karar verilirse mal ortaklığı kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür (TMK m.209). Mal ortaklığına tabi eşlerden birine karşı takip yapan alacaklı, haczin uygulanmasında zarara uğrarsa hâkimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir; istem her iki eşe yöneltilir ve yetkili mahkeme borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m.210). Alacaklı tatmin edildikten sonra hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine mal ortaklığının yeniden kurulmasına karar verebilir; eşler dilerlerse ortaklığa dönmek yerine mal rejimi sözleşmesiyle katılma rejimini de kabul edebilir (TMK m.211). Alacaklının istemine dayanan bu yol m.210’da mal ortaklığı için düzenlenmiştir; edinilmiş mallara katılma rejimindeki eşler bakımından olağanüstü rejimin kapısı, m.206’daki eş veya yasal temsilci istemidir.

Olağanüstü mal ayrılığı ve dönüş yolları

HâlKim ister / nasıl olurSonuçDayanak
Eşin istemiEşlerden biri; haklı sebep gerekirMal ayrılığı; rejim dava tarihinden geçerli olarak sona ererTMK m.206, 225/2
Yasal temsilcinin istemiSürekli ayırt etme gücünden yoksun eşin temsilcisiMal ayrılığıTMK m.206/3
İflasMal ortaklığında eşlerden birinin iflasına karar verilmesiOrtaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşürTMK m.209
HacizHaczin uygulanmasında zarara uğrayan alacaklı; istem her iki eşe yöneltilirMal ayrılığı kararı; yetkili mahkeme borçlunun yerleşim yeriTMK m.210
Alacaklı tatmin edilinceEşlerden birinin istemiMal ortaklığının yeniden kurulması veya sözleşmeyle katılma rejimiTMK m.211
Sözleşmeyle dönüşEşler birlikte, noterdeÖnceki veya başka bir rejimin kabulüTMK m.208/1
Hâkim kararıyla dönüşEşlerden biri; geçiş sebebi ortadan kalkmış olmalıEski mal rejimine dönülmesiTMK m.208/2

Rejim Değişikliği Tasfiyeyi Gerektirir

Sözleşmeyle ya da mahkeme kararıyla rejim değiştirildiğinde, önceki rejim kendiliğinden silinmez. Bu, en sık gözden kaçan sonuçtur.

Mal rejiminin sona ermesi — TMK m.225. Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine ya da mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde ise rejim dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.

Doğrudan sonuç. Yeni bir rejim kabul edildiğinde önceki rejimin tasfiyesi gündeme gelir. Örneğin edinilmiş mallara katılma rejiminden mal ayrılığına geçilirse, geçiş anına kadar oluşmuş katılma alacağı hesaplanır.

Bu nedenle sözleşmeye tasfiye kaydı konulmalıdır. Sözleşmede, önceki döneme ilişkin karşılıklı hak ve alacakların ne olacağı açıkça düzenlenmezse, ileride ayrı bir uyuşmazlık doğar.

Geriye yürüme yoktur. Yeni rejim kabul edildiği andan itibaren sonuç doğurur; Yargıtay, evlilik içinde yapılan sözleşmenin geçmişe etkili maddelerini geçersiz, sözleşme tarihinden itibaren mal ayrılığına geçişi ise geçerli saymıştır (Y2HD 03.10.2024, E.2023/7024, K.2024/6794). Kararda, eşlerin TMK m.203’teki sınırlar nedeniyle, 4722 sayılı Kanun’un 10. maddesindeki istisnalar dışında geçmişe etkili mal rejimi sözleşmesi düzenleyemeyecekleri vurgulanmıştır. “Evlendiğimizden beri mal ayrılığı varmış gibi sayılsın” biçimindeki bir kayıt, üçüncü kişiler bakımından da sorun yaratabilir.

Alacaklıların korunması — TMK m.213. Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, alacaklıların alacaklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz (m.213/1). Kendisine böyle mallar geçmiş olan eş, borçlardan kişisel olarak sorumludur; ancak bu malların borcu ödemeye yetmediğini ispat ederse sorumluluğu o ölçüde sona erer (m.213/2). Bu nedenle mal rejimi değişikliği, alacaklılardan mal kaçırmanın aracı olarak kullanılamaz.

Envanter imkânı — TMK m.216. Eşlerden her biri, diğerinden her zaman mallarının envanterinin resmî senetle yapılmasını isteyebilir (m.216/1). Envanter, malların getirilmesinden başlayarak bir yıl içinde yapılmışsa, aksi ispatlanmadıkça doğru kabul edilir (m.216/2). Hangi malın kime ait olduğunu ve hangi gruba girdiğini belgelendiren bu kayıt, özellikle evlilik öncesi malların kişisel mal niteliğinin ispatında önemli bir kolaylık sağlar.

KonuKural
Sona ermeBaşka rejimin kabulüyle (m.225)
Mal ayrılığına geçişteDava tarihinden geçerli
SonuçÖnceki rejimin tasfiyesi
SözleşmedeTasfiye kaydı açıkça yazılmalı
Geriye yürümeYoktur; geçmişe etkili kayıt geçersizdir
EnvanterResmî senetle; bir yıl içinde yapılırsa doğruluk karinesi (m.216)
AlacaklılarMalları sorumluluk dışında bırakılamaz (m.213)

Sözleşmenin Sınırları: Neler Yazılamaz?

Sözleşme özgürlüğü mal rejimi alanında da sınırsız değildir. Bu sınırlar iki kaynaktan doğar.

Birinci sınır — kesin hükümsüzlük. Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.

Kısmî hükümsüzlük tehlikesi. Aynı madde uyarınca, sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması diğerlerinin geçerliliğini etkilemez; ancak bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur. Bu nedenle sözleşmeye bölünebilirlik kaydı konulması yerinde olur.

İkinci sınır — kişilik hakları. TMK m.23 uyarınca kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez. Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlâka aykırı olarak sınırlayamaz.

Bu nedenle sözleşmeye yazılamayacaklar. Boşanma hâlinde nafaka hakkından önceden feragat, velâyetin kime ait olacağına ilişkin bağlayıcı düzenleme, çocuk nafakasından vazgeçme ve kişinin çalışma, yerleşme ya da yeniden evlenme özgürlüğünü sınırlayan kayıtlar bu sınırla karşılaşır.

Sebebi. Boşanmanın malî sonuçları boşanma anında ve hâkim denetiminde belirlenir; iştirak nafakası ise çocuğun hakkıdır ve ana babanın anlaşmasıyla ortadan kaldırılamaz.

Sözleşmeyle düzenlenebilecekler. Buna karşılık kanun bazı konularda açıkça sözleşme serbestisi tanır. Örneğin TMK m.240, sağ kalan eşin konut ve ev eşyası üzerindeki haklarını düzenlerken “mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır” demektedir.

Artık değere katılma oranı. Kanun, artık değere katılma oranının mal rejimi sözleşmesiyle başka türlü kararlaştırılmasına da imkân tanır (TMK m.237/1); ancak bu anlaşmalar eşlerin ortak olmayan çocuklarının ve onların altsoylarının saklı paylarını zedeleyemez (TMK m.237/2) ve boşanmada uygulanabilmeleri için sözleşmede açıkça öngörülmüş olmaları gerekir (TMK m.238).

KayıtDurumu
Nafakadan önceden feragatYazılamaz
Velâyetin belirlenmesiBağlayıcı değil
Çocuk nafakasıFeragat edilemez
Özgürlüğü sınırlayan kayıtTMK m.23 — geçersiz
Konut ve ev eşyasım.240 — düzenlenebilir
Kısmî hükümsüzlükTBK m.27 — bölünebilirlik kaydı

Yabancılık Unsuru Varsa: MÖHUK m.15

Eşlerden biri yabancıysa ya da malvarlığı yurt dışındaysa, uygulanacak hukuk ayrı bir hükümle belirlenir.

Hukuk seçimi imkânı. MÖHUK m.15 uyarınca eşler, mal rejimine uygulanacak hukuk bakımından evlenme anındaki mutad mesken veya millî hukuklarından birini açık olarak seçebilirler.

Bu, önemli bir imkândır. Sözleşmeye konulacak bir hukuk seçimi kaydı ile taraflar, ileride doğacak uyuşmazlıkta hangi ülkenin hukukunun uygulanacağını baştan belirleyebilir.

Seçim yoksa — kademeli bağlama. Açık bir hukuk seçiminin yokluğu hâlinde mal rejimine sırasıyla şunlar uygulanır: eşlerin evlenme anındaki müşterek millî hukuku; bunun bulunmaması hâlinde evlenme anındaki müşterek mutad mesken hukuku; bunun da bulunmaması hâlinde Türk hukuku.

Evlilik sırasında yeni müşterek hukuk — m.15/3. Evlenmeden sonra yeni bir müşterek hukuka sahip olan eşler, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak üzere bu yeni hukuka tabi olabilirler. Örneğin evlendikten sonra aynı ülkenin vatandaşlığını kazanan eşler bu imkândan yararlanabilir; ancak bu değişiklik, o tarihe kadar eşlerle işlem yapmış alacaklıların haklarını etkilemez.

Kamu düzeni sınırı — MÖHUK m.5. Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmü Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğu takdirde, o hüküm uygulanmaz ve gerekli görülen hâllerde Türk hukuku uygulanır.

Taşınmazlar bakımından — m.15/2. Malların tasfiyesinde taşınmazlar için bulundukları ülke hukuku uygulanır. Bu nedenle eşler başka bir ülke hukukunu seçmiş olsalar bile, Türkiye’deki bir taşınmazın tasfiyesi Türk hukukuna, yurt dışındaki bir taşınmazın tasfiyesi ise bulunduğu ülkenin hukukuna tâbidir. Türkiye’deki taşınmazlarda tapu siciline yapılacak tescil de Türk tapu mevzuatına göre yürütülür.

Görev ve yetki. Mal rejiminden kaynaklanan davalar aile mahkemesinde görülür. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, MÖHUK m.40 uyarınca iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirlenir.

KonuKural
Hukuk seçimiMutad mesken veya millî hukuk
Seçim yoksa — 1Müşterek millî hukuk
Seçim yoksa — 2Müşterek mutad mesken
Seçim yoksa — 3Türk hukuku
SınırKamu düzeni (m.5)
Taşınmazların tasfiyesiBulundukları ülke hukuku (m.15/2)
Yeni müşterek hukukÜçüncü kişilerin hakları saklı; yeni hukuka tabi olunabilir (m.15/3)

Prenup’a neler yazılabilir? Nafaka, velayet, cezai şart ve mehir kayıtlarının Türk hukukundaki değeri ile yabancı prenup’ların durumu için Evlilik Öncesi Sözleşme (Prenup) Türkiye’de Geçerli mi? yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Evlilik sözleşmesi (mal rejimi sözleşmesi) nedir?

TMK m.203 uyarınca eşlerin evlilik süresince ve sona ermesinde mal varlıklarının nasıl yönetileceğini ve paylaşılacağını düzenleyen resmi sözleşmedir. Evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar kanunda öngörülen mal rejimleri arasından seçim yapabilir.

Hangi mal rejimleri seçilebilir?

TMK’da dört mal rejimi vardır: edinilmiş mallara katılma (yasal rejim), mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı. Yasal rejim sözleşme yapılmadığı takdirde otomatik uygulanır; diğer üç rejim ise ancak sözleşme ile seçilebilir.

Sözleşme nasıl yapılır?

TMK m.205 uyarınca mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Alternatif olarak evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejiminin seçildiği yazılı olarak evlendirme memurluğuna bildirilebilir (TMK m.134, m.205/1). Evlendikten sonra değişiklik için noter işlemi zorunludur. Değişikliğin yolları ve geçiş dönemindeki tasfiye için evlilik sırasında mal rejimi değişikliği rehberimize bakabilirsiniz.

Mal ayrılığı rejimi ne demektir?

TMK m.242-243 uyarınca her eşin kendi mal varlığının tam sahibi olduğu rejimdir. Evlilik boyunca ve boşanmada paylaşım söz konusu değildir. Her eş kendi malını yönetir, tasarruf eder ve mirasa dahil eder. Ekonomik olarak zayıf eş için risk oluşturabilir.

Sözleşme sonradan değiştirilebilir mi?

Evet. Tarafların rızası ile değiştirilebilir veya feshedilebilir. Değişiklik ve fesih için noterde düzenleme veya onaylama gereklidir. Sözleşmeyle değişiklik için her iki tarafın rızası zorunludur; tek taraflı yol, haklı sebep varsa hâkimden mal ayrılığına karar verilmesini istemektir (TMK m.206).

Evlilik sözleşmesi yapmak zorunlu mu?

Hayır. Sözleşme yapılmadığı takdirde yasal rejim (edinilmiş mallara katılma) otomatik uygulanır. Sözleşme, tarafların yasal rejim dışında farklı düzenleme benimsemek istemeleri durumunda yapılır. Zorunlu değil, ihtiyari bir kurumdur.

Sözleşme iptal edilebilir mi?

Evet. Sözleşmenin geçersizliği iddiası mahkeme kararı ile sözleşmenin iptaline yol açabilir. Hile, cebir, tehdit, ayırt etme gücünün bulunmaması gibi sebepler iptal gerekçesi olabilir. Ancak aldatma, yanılma veya korkutma iddiası süreye bağlıdır: öğrenme ya da korkutmanın etkisinin kalkmasından itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olunmadığı bildirilmezse sözleşme onanmış sayılır (TBK m.39/1).

Evlilik sözleşmesiyle nafakadan veya velayetten önceden vazgeçilebilir mi?

Hayır. Mal rejimi sözleşmesinin konusu eşlerin malvarlığıdır (TMK m.203). Kimse hak ve fiil ehliyetinden kısmen de olsa vazgeçemez ve özgürlüklerini hukuka ya da ahlaka aykırı biçimde sınırlayamaz (TMK m.23); kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı kayıtlar kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.27). Nafaka ve velayet boşanma sırasında hâkim denetiminde belirlenir; iştirak nafakası çocuğun hakkıdır.

Eşim mal rejimi sözleşmesi yapmaya yanaşmıyorsa ne yapabilirim?

Haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine mal ayrılığına karar verebilir (TMK m.206/1); karşı eşin rızası aranmaz. Borca batıklık, menfaatlerin tehlikeye düşürülmesi, tasarruf için gereken rızanın haklı sebep olmadan esirgenmesi, bilgi vermekten kaçınma ve sürekli ayırt etme gücü yoksunluğu kanunda haklı sebep olarak sayılmıştır (m.206/2). Dava eşlerden birinin yerleşim yerindeki aile mahkemesinde açılır (m.207) ve rejim dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (m.225/2).

Mahkeme kararıyla geçilen mal ayrılığından eski rejime dönülebilir mi?

Evet. Eşler her zaman yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki veya başka bir mal rejimini kabul edebilir (TMK m.208/1). Anlaşma sağlanamazsa, mal ayrılığına geçişi gerektiren sebep ortadan kalktığında hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine eski mal rejimine dönülmesine karar verebilir (m.208/2). Dönüş kendiliğinden gerçekleşmez.

Mal rejimini değiştirmek eşin borçlarından kurtulmayı sağlar mı?

Hayır. Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, alacaklıların alacaklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz (TMK m.213/1). Bu mallar kendisine geçen eş borçlardan kişisel olarak sorumludur; malların borcu ödemeye yetmediğini ispat ederse sorumluluğu o ölçüde sona erer (m.213/2).

Yabancı biriyle evlilikte mal rejimine hangi ülkenin hukuku uygulanır?

Eşler, evlenme anındaki mutad meskenlerinin veya millî hukuklarından birinin hukukunu açıkça seçebilir (MÖHUK m.15/1). Seçim yoksa sırasıyla evlenme anındaki müşterek millî hukuk, müşterek mutad mesken hukuku ve son olarak Türk hukuku uygulanır. Malların tasfiyesinde taşınmazlar için ise her durumda taşınmazın bulunduğu ülkenin hukuku uygulanır (m.15/2).

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın

Hukukçular Evi — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

📚 Boşanma ve Aile Hukuku Rehberi
Bu yazı; dava türleri, süreç adımları, nafaka, velayet, mal paylaşımı ve sık sorulan soruları tek sayfada toplayan rehberimizin bir parçasıdır. Rehberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz →
Post by Av. Fatma Öztürk