Eşin Boşanmadan Önce Mal Kaçırması: Eklenecek Değerler (TMK 229)
28 Haziran 2026

Eşin Boşanmadan Önce Mal Kaçırması: Eklenecek Değerler (TMK 229)

Boşanma yaklaşırken eşlerden birinin mallarını başkalarına devrederek diğerinden kaçırmaya çalışması sık görülür. Türk Medeni Kanunu bu duruma karşı önemli bir koruma getirir. Bu yazıda TMK 229 “eklenecek değerler” düzenlemesini ve mal kaçırmaya karşı haklarınızı açıklıyoruz.

Aile hukuku konusunda hukuki destek alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Eklenecek Değerler Nedir?

Eklenecek değerler, eşin malvarlığından fiilen çıkmış olmasına rağmen, mal paylaşımı hesabında sanki hâlâ malvarlığındaymış gibi kabul edilen değerlerdir (TMK 229). Bu düzenleme, mal kaçırma amacıyla yapılan devirleri etkisiz kılarak diğer eşin katılma alacağını korur.

Hangi Devirler Eklenecek Değer Sayılır?

TMK 229’a göre iki tür kazandırma/devir eklenecek değer kabul edilir:

  • Rejimin bitiminden önceki 1 yıldaki karşılıksız kazandırmalar: Eşin, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan ve olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar (bağışlar).
  • Mal kaçırma kastıyla yapılan devirler: Bir eşin, mal rejimi süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler. Bu devirlerde süre sınırı yoktur; ne zaman yapılmış olursa olsun hesaba katılır.

Üçüncü Kişiye Karşı İleri Sürülebilir mi?

Evet, ancak iki aşamalı bir yapı vardır. TMK 229/2’ye göre bu tür devirlere ilişkin mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir; malın karşılığı tasfiye sırasında mevcut olmasa dahi değeri hesaba katılır. Talebin üçüncü kişiden tahsili ise TMK 241’e tabidir: borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamadığı takdirde, alacaklı eş eksik kalan miktarla sınırlı olarak üçüncü kişilerden isteyebilir. Bu dava hakkı, haklarının zedelendiğini öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

Mal Kaçırmaya Karşı Ne Yapmalı?

Mal kaçırma şüphesi varsa, dava açılır açılmaz mahkemeden taşınmaz ve araçların siciline ihtiyati tedbir (şerh) konulmasını talep etmek kritik önemdedir. Bu, malların başka ellere geçmesini önler ve hakkınızı güvence altına alır. Ayrıca devredilen mallar için tasarrufun iptali davası da gündeme gelebilir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

İki bent, iki ayrı ispat rejimi

TMK 229’un iki bendi arasındaki fark, dosyanızın nasıl kurulacağını doğrudan belirler ve uygulamada en çok karıştırılan noktadır.

Birinci bent — kasıt aranmaz

Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar edinilmiş mallara değer olarak eklenir.

Burada mal kaçırma kastını ispatlamak gerekmez. Üç unsurun varlığı yeterlidir: son bir yıl içinde yapılmış olması, diğer eşin rızasının bulunmaması ve olağan hediye niteliğini aşması. Bu, ispat yükü bakımından belirgin bir kolaylıktır.

İkinci bent — süre yok, kasıt var

Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler de eklenecek değerdir. Burada zaman sınırı yoktur; devir ne zaman yapılmış olursa olsun hesaba katılır. Buna karşılık kastın ispatı zorunludur.

Kastı gösteren tipik göstergeler

  • Devrin, boşanma davasının açılmasına veya evlilikteki krize çok yakın bir tarihte yapılması.
  • Devralanın yakın akraba ya da eşin yakın çevresinden biri olması.
  • Bedelin piyasa değerinin çok altında gösterilmesi veya hiç ödenmemiş olması.
  • Malın devirden sonra da fiilen eş tarafından kullanılmaya devam edilmesi.
  • Devrin, eşin olağan malvarlığı yönetimiyle bağdaşmaması.

Ortak şart: karşılıksız olma

Her iki bent de karşılıksız kazandırma ya da devri hedefler. Gerçek bir bedel ödenerek yapılan satışlar bu kapsamda değildir; böyle bir durumda izlenecek yol farklıdır.

Üçüncü kişiye ulaşmak: TMK 229/2 ve TMK 241

Eklenecek değer kuralı, malı devralan üçüncü kişiyi kendiliğinden borçlu yapmaz. İki ayrı hüküm birlikte işler.

İlk adım: ihbar (TMK 229/2)

Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. Yani tasfiye davası açılırken üçüncü kişiye ihbarda bulunulmazsa, sonradan ona karşı ileri sürme imkânı zayıflar. Bu, dava dilekçesi hazırlanırken atlanmaması gereken bir usul adımıdır.

İkinci adım: üçüncü kişiye karşı dava (TMK 241)

Madde şöyledir: “Tasfiye sırasında, borçlu eşin malvarlığı veya terekesi, katılma alacağını karşılamadığı takdirde, alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir.”

Hak düşürücü süreler: Aynı maddeye göre dava hakkı, alacaklı eş veya mirasçılarının haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Bu süreler hak düşürücüdür; hâkim tarafından re’sen gözetilir ve kaçırılması hakkı tümüyle ortadan kaldırır.

Sıralama zorunludur

TMK 241 ikincil bir yoldur. Alacaklı eş önce borçlu eşe başvurmalıdır; ancak onun malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa üçüncü kişiye gidilebilir ve talep, eksik kalan miktar ile üçüncü kişinin elde ettiği menfaat ile sınırlıdır.

Usul: ayırma ve bekletici sorun

Yargıtay uygulamasında; eşle birlikte üçüncü kişiye de dava açılmışsa mahkemece üçüncü kişiye karşı açılan dava hakkında ayırma kararı verilerek ayrı esasa kaydedilmesi, bu davada eşe karşı açılan tasfiye davasının sonucunun ve alacağın eşten tahsil edilebilme durumunun bekletici sorun yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Borçlu eşin malvarlığının yetip yetmediği ancak tasfiyenin ilerleyen aşamalarında belli olacağından, üçüncü kişinin tasfiyenin başlangıcında sorumlu tutulması hatalı bulunmaktadır.

TMK 229 neyi yapar, neyi yapmaz?

Yapar: hesaba ekler

Eklenecek değer, borçlu eşin edinilmiş mallarının aktif hanesine sanki devir hiç yapılmamış gibi yazılır. Artık değer bu şekilde hesaplanır ve katılma alacağı buna göre belirlenir. Malın karşılığı tasfiye anında fiilen mevcut olmasa dahi değeri hesaba katılır.

Yapmaz: tasarrufu iptal etmez

Bu, sıkça yanlış anlaşılır. Karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığı tespit edilse dahi, TMK 229 kapsamındaki bu davada işlemin (tasarrufun) iptaline karar verilemez. Tapu üçüncü kişide kalır; değişen tek şey hesaptır.

Diğer yollar ve birlikte kullanılabilirliği

Koşulları varsa hak sahibi eş, farklı hukuki yollara da başvurabilir:

  • Muvazaa iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davası. Devir görünürde yapılmış, gerçekte kastedilmemişse gündeme gelir ve mülkiyetin geri dönmesini sağlar.
  • Tasarrufun iptali davası. İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddelerine dayanır; kendi koşulları ve süreleri vardır.
  • TMK 241’e dayalı dava. Yukarıda açıklanmıştır.

Eş bunlardan yalnızca birine başvurabileceği gibi, aynı anda birden fazla yola da başvurabilir. Hangisinin uygun olduğu, devrin gerçek mi görünürde mi olduğuna ve elde edilmek istenen sonuca göre belirlenir: mülkiyetin geri dönmesi isteniyorsa muvazaa, yalnızca hesabın düzeltilmesi yeterliyse TMK 229 yolu tercih edilir.

Pratik: ne yapmalı, neyi belgelemeli?

Dava açılır açılmaz

  • İhtiyati tedbir talep edin. Taşınmaz ve araç sicillerine tedbir şerhi konulması, malların daha ileri ellere geçmesini önler. Talebi somut kaçırma riskiyle gerekçelendirin.
  • Üçüncü kişilere ihbarda bulunun. TMK 229/2’nin aradığı koşul budur; dilekçede açıkça talep edilmelidir.
  • Kayıt celbi isteyin. Tapu ve trafik tescil kayıtlarının geriye dönük olarak, devir tarihleri ve bedelleriyle birlikte celbi; banka hesap hareketleri.

Toplanacak deliller

  • Devir tarihleri ile evlilik krizinin ve dava tarihinin karşılaştırmalı takvimi.
  • Devralanla eş arasındaki ilişkiyi gösteren nüfus kayıtları.
  • Devir bedelinin ödenip ödenmediğine ilişkin banka kayıtları; ödenmediyse bu, karşılıksızlığın en güçlü göstergesidir.
  • Devir tarihindeki emsal değer araştırması; bedelin düşük gösterildiğini ortaya koyar.
  • Malın devirden sonra kim tarafından kullanıldığına ilişkin deliller: abonelik kayıtları, sigorta poliçeleri, trafik cezaları.

Süreleri takip edin

TMK 241’deki bir yıllık ve beş yıllık süreler hak düşürücüdür. Tasfiye davası uzun sürebileceğinden, üçüncü kişiye yönelik talebin zamanaşımı takvimi ayrıca izlenmelidir; beş yıllık süre mal rejiminin sona erdiği tarihten, yani kural olarak boşanma davasının açıldığı tarihten işlemeye başlar.

Karşı taraf iseniz

Her devir mal kaçırma değildir. Gerçek bir bedel ödendiğini, devrin makul bir ihtiyaçtan doğduğunu ve zamanlamanın tesadüfi olduğunu gösteren belgeler savunmanın çekirdeğini oluşturur. Ayrıca birinci bent bakımından, kazandırmanın olağan hediye niteliğinde olduğu ya da diğer eşin rızasının bulunduğu ileri sürülebilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Eklenecek değer nedir?

TMK 229 uyarınca, eşin malvarlığından fiilen çıkmış olmasına rağmen mal paylaşımı hesabında hâlâ malvarlığındaymış gibi kabul edilen değerlerdir. Borçlu eşin edinilmiş mallarının aktif hanesine, devir hiç yapılmamış gibi yazılır.

Mal kaçırma kastını ispatlamak zorunda mıyım?

İki bende göre değişir. Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, rızanız olmadan ve olağan hediye dışında yapılan karşılıksız kazandırmalarda kasıt aranmaz. Katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirlerde ise süre sınırı yoktur ama kastın ispatı zorunludur.

Hangi olgular kastı gösterir?

Devrin dava tarihine yakınlığı, devralanın yakın akraba olması, bedelin piyasa değerinin çok altında gösterilmesi veya hiç ödenmemesi, malın devirden sonra da eş tarafından kullanılmaya devam edilmesi.

Üçüncü kişiden talep edebilir miyim?

Edebilirsiniz ancak koşulları vardır. TMK 229/2 uyarınca mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilir. TMK 241 ise borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamadığı takdirde eksik kalan miktarla sınırlı talep imkânı verir.

TMK 241’de süre var mı?

Var ve hak düşürücüdür. Dava hakkı, haklarının zedelendiğini öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

Önce kime başvurmalıyım?

Borçlu eşe. TMK 241 ikincil bir yoldur; ancak eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa üçüncü kişiye gidilebilir ve talep, eksik kalan miktar ile üçüncü kişinin elde ettiği menfaatle sınırlıdır.

Bu davayla tapu geri döner mi?

Dönmez. Karşılıksız kazandırma tespit edilse dahi TMK 229 kapsamındaki bu davada tasarrufun iptaline karar verilemez; değişen tek şey hesaptır. Mülkiyetin geri dönmesi isteniyorsa muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil davası açılmalıdır.

Hangi yolu seçmeliyim?

Elde edilmek istenen sonuca göre. Mülkiyetin geri dönmesi isteniyorsa muvazaa iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil, yalnızca hesabın düzeltilmesi yeterliyse TMK 229 ve 241 yolu uygundur. Koşulları varsa birden fazla yola aynı anda başvurulabilir.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk