Boşanma yaklaşırken eşlerden birinin mallarını başkalarına devrederek diğerinden kaçırmaya çalışması sık görülür. Türk Medeni Kanunu bu duruma karşı önemli bir koruma getirir. Bu yazıda TMK 229 “eklenecek değerler” düzenlemesini ve mal kaçırmaya karşı haklarınızı açıklıyoruz.
Aile hukuku konusunda hukuki destek alın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Eklenecek Değerler Nedir?
Eklenecek değerler, eşin malvarlığından fiilen çıkmış olmasına rağmen, mal paylaşımı hesabında sanki hâlâ malvarlığındaymış gibi kabul edilen değerlerdir (TMK 229). Bu düzenleme, mal kaçırma amacıyla yapılan devirleri etkisiz kılarak diğer eşin katılma alacağını korur.
Hangi Devirler Eklenecek Değer Sayılır?
TMK 229’a göre iki tür kazandırma/devir eklenecek değer kabul edilir:
- Rejimin bitiminden önceki 1 yıldaki karşılıksız kazandırmalar: Eşin, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan ve olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar (bağışlar).
- Mal kaçırma kastıyla yapılan devirler: Bir eşin, mal rejimi süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler. Bu devirlerde süre sınırı yoktur; ne zaman yapılmış olursa olsun hesaba katılır.
Üçüncü Kişiye Karşı İleri Sürülebilir mi?
Evet, ancak iki aşamalı bir yapı vardır. TMK 229/2’ye göre bu tür devirlere ilişkin mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir; malın karşılığı tasfiye sırasında mevcut olmasa dahi değeri hesaba katılır. Talebin üçüncü kişiden tahsili ise TMK 241’e tabidir: borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamadığı takdirde, alacaklı eş eksik kalan miktarla sınırlı olarak üçüncü kişilerden isteyebilir. Bu dava hakkı, haklarının zedelendiğini öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Mal Kaçırmaya Karşı Ne Yapmalı?
Mal kaçırma şüphesi varsa, dava açılır açılmaz mahkemeden taşınmaz ve araçların siciline ihtiyati tedbir (şerh) konulmasını talep etmek kritik önemdedir. Bu, malların başka ellere geçmesini önler ve hakkınızı güvence altına alır. Ayrıca devredilen mallar için tasarrufun iptali davası da gündeme gelebilir.
İki bent, iki ayrı ispat rejimi
TMK 229’un iki bendi arasındaki fark, dosyanızın nasıl kurulacağını doğrudan belirler ve uygulamada en çok karıştırılan noktadır.
Birinci bent — kasıt aranmaz
Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar edinilmiş mallara değer olarak eklenir.
Burada mal kaçırma kastını ispatlamak gerekmez. Üç unsurun varlığı yeterlidir: son bir yıl içinde yapılmış olması, diğer eşin rızasının bulunmaması ve olağan hediye niteliğini aşması. Bu, ispat yükü bakımından belirgin bir kolaylıktır.
İkinci bent — süre yok, kasıt var
Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler de eklenecek değerdir. Burada zaman sınırı yoktur; devir ne zaman yapılmış olursa olsun hesaba katılır. Buna karşılık kastın ispatı zorunludur.
Kastı gösteren tipik göstergeler
- Devrin, boşanma davasının açılmasına veya evlilikteki krize çok yakın bir tarihte yapılması.
- Devralanın yakın akraba ya da eşin yakın çevresinden biri olması.
- Bedelin piyasa değerinin çok altında gösterilmesi veya hiç ödenmemiş olması.
- Malın devirden sonra da fiilen eş tarafından kullanılmaya devam edilmesi.
- Devrin, eşin olağan malvarlığı yönetimiyle bağdaşmaması.
Ortak şart: karşılıksız olma
Her iki bent de karşılıksız kazandırma ya da devri hedefler. Gerçek bir bedel ödenerek yapılan satışlar bu kapsamda değildir; böyle bir durumda izlenecek yol farklıdır.
Üçüncü kişiye ulaşmak: TMK 229/2 ve TMK 241
Eklenecek değer kuralı, malı devralan üçüncü kişiyi kendiliğinden borçlu yapmaz. İki ayrı hüküm birlikte işler.
İlk adım: ihbar (TMK 229/2)
Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. Yani tasfiye davası açılırken üçüncü kişiye ihbarda bulunulmazsa, sonradan ona karşı ileri sürme imkânı zayıflar. Bu, dava dilekçesi hazırlanırken atlanmaması gereken bir usul adımıdır.
İkinci adım: üçüncü kişiye karşı dava (TMK 241)
Madde şöyledir: “Tasfiye sırasında, borçlu eşin malvarlığı veya terekesi, katılma alacağını karşılamadığı takdirde, alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir.”
Hak düşürücü süreler: Aynı maddeye göre dava hakkı, alacaklı eş veya mirasçılarının haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Bu süreler hak düşürücüdür; hâkim tarafından re’sen gözetilir ve kaçırılması hakkı tümüyle ortadan kaldırır.
Sıralama zorunludur
TMK 241 ikincil bir yoldur. Alacaklı eş önce borçlu eşe başvurmalıdır; ancak onun malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa üçüncü kişiye gidilebilir ve talep, eksik kalan miktar ile üçüncü kişinin elde ettiği menfaat ile sınırlıdır.
Usul: ayırma ve bekletici sorun
Yargıtay uygulamasında; eşle birlikte üçüncü kişiye de dava açılmışsa mahkemece üçüncü kişiye karşı açılan dava hakkında ayırma kararı verilerek ayrı esasa kaydedilmesi, bu davada eşe karşı açılan tasfiye davasının sonucunun ve alacağın eşten tahsil edilebilme durumunun bekletici sorun yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Borçlu eşin malvarlığının yetip yetmediği ancak tasfiyenin ilerleyen aşamalarında belli olacağından, üçüncü kişinin tasfiyenin başlangıcında sorumlu tutulması hatalı bulunmaktadır.
TMK 229 neyi yapar, neyi yapmaz?
Yapar: hesaba ekler
Eklenecek değer, borçlu eşin edinilmiş mallarının aktif hanesine sanki devir hiç yapılmamış gibi yazılır. Artık değer bu şekilde hesaplanır ve katılma alacağı buna göre belirlenir. Malın karşılığı tasfiye anında fiilen mevcut olmasa dahi değeri hesaba katılır.
Yapmaz: tasarrufu iptal etmez
Bu, sıkça yanlış anlaşılır. Karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığı tespit edilse dahi, TMK 229 kapsamındaki bu davada işlemin (tasarrufun) iptaline karar verilemez. Tapu üçüncü kişide kalır; değişen tek şey hesaptır.
Diğer yollar ve birlikte kullanılabilirliği
Koşulları varsa hak sahibi eş, farklı hukuki yollara da başvurabilir:
- Muvazaa iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davası. Devir görünürde yapılmış, gerçekte kastedilmemişse gündeme gelir ve mülkiyetin geri dönmesini sağlar.
- Tasarrufun iptali davası. İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddelerine dayanır; kendi koşulları ve süreleri vardır.
- TMK 241’e dayalı dava. Yukarıda açıklanmıştır.
Eş bunlardan yalnızca birine başvurabileceği gibi, aynı anda birden fazla yola da başvurabilir. Hangisinin uygun olduğu, devrin gerçek mi görünürde mi olduğuna ve elde edilmek istenen sonuca göre belirlenir: mülkiyetin geri dönmesi isteniyorsa muvazaa, yalnızca hesabın düzeltilmesi yeterliyse TMK 229 yolu tercih edilir.
Pratik: ne yapmalı, neyi belgelemeli?
Dava açılır açılmaz
- İhtiyati tedbir talep edin. Taşınmaz ve araç sicillerine tedbir şerhi konulması, malların daha ileri ellere geçmesini önler. Talebi somut kaçırma riskiyle gerekçelendirin.
- Üçüncü kişilere ihbarda bulunun. TMK 229/2’nin aradığı koşul budur; dilekçede açıkça talep edilmelidir.
- Kayıt celbi isteyin. Tapu ve trafik tescil kayıtlarının geriye dönük olarak, devir tarihleri ve bedelleriyle birlikte celbi; banka hesap hareketleri.
Toplanacak deliller
- Devir tarihleri ile evlilik krizinin ve dava tarihinin karşılaştırmalı takvimi.
- Devralanla eş arasındaki ilişkiyi gösteren nüfus kayıtları.
- Devir bedelinin ödenip ödenmediğine ilişkin banka kayıtları; ödenmediyse bu, karşılıksızlığın en güçlü göstergesidir.
- Devir tarihindeki emsal değer araştırması; bedelin düşük gösterildiğini ortaya koyar.
- Malın devirden sonra kim tarafından kullanıldığına ilişkin deliller: abonelik kayıtları, sigorta poliçeleri, trafik cezaları.
Süreleri takip edin
TMK 241’deki bir yıllık ve beş yıllık süreler hak düşürücüdür. Tasfiye davası uzun sürebileceğinden, üçüncü kişiye yönelik talebin zamanaşımı takvimi ayrıca izlenmelidir; beş yıllık süre mal rejiminin sona erdiği tarihten, yani kural olarak boşanma davasının açıldığı tarihten işlemeye başlar.
Karşı taraf iseniz
Her devir mal kaçırma değildir. Gerçek bir bedel ödendiğini, devrin makul bir ihtiyaçtan doğduğunu ve zamanlamanın tesadüfi olduğunu gösteren belgeler savunmanın çekirdeğini oluşturur. Ayrıca birinci bent bakımından, kazandırmanın olağan hediye niteliğinde olduğu ya da diğer eşin rızasının bulunduğu ileri sürülebilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
TMK m.229’un İki Bendi: İki Ayrı Rejim
Madde tek bir kural gibi görünse de, içinde birbirinden tamamen farklı iki bent barındırır. Hangi bende dayanıldığı, ispat yükünü doğrudan belirler.
Maddenin birinci fıkrası: aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:
Birinci bent: eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar.
İkinci bent: bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.
Belirleyici fark — süre. Birinci bentte mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde yapılan devirler söz konusudur. İkinci bentte ise böyle bir süre sınırlaması bulunmamaktadır. Bu devirlerin mal rejiminin devamı süresince yapılmış olması şartıyla, hangi tarihte yapıldıklarının önemi yoktur.
İkinci belirleyici fark — kast. Birinci bentte kast aranmaz; devrin karşılıksız olması, rızanın bulunmaması ve bir yıllık süre içinde yapılmış olması yeterlidir. İkinci bentte ise katılma alacağını azaltmak kastı aranır ve bu kastın ispatı davacıya düşer.
Üçüncü fark — karşılık. Birinci bent yalnız karşılıksız kazandırmaları kapsar. İkinci bent ise “devirler” demektedir; bu nedenle bedel gösterilerek yapılmış olsa dahi, kast varsa devir bu kapsama girebilir.
Maddenin amacı. Gerekçede, tasfiyenin adil biçimde gerçekleştirilebilmesi için bu tür değerlerin edinilmiş mallara eklenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Sonuç. Bu değerler, mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dâhil edilir.
| Birinci bent | İkinci bent | |
|---|---|---|
| Süre | Sona ermeden önceki bir yıl | Süre sınırı yok |
| Kast | Aranmaz | Aranır |
| İşlem türü | Karşılıksız kazandırma | Devir (bedelli olabilir) |
| Rıza | Bulunmamalı | Kast ölçütü içinde değerlendirilir |
| İstisna | Olağan hediyeler hariç | — |
| Sonuç | Sona erme anında mevcutmuş gibi hesaba katılır | |
Birinci Bendin Yedi Unsuru
Birinci bende dayanılabilmesi için yedi özelliğin birlikte bulunması gerekir. Dilekçede her biri ayrı ayrı gösterilmelidir.
Bir — karşılıksız kazandırma. Eş tarafından bir karşılıksız kazandırma yapılmış olmalıdır. Bağış ve benzeri işlemler bu niteliktedir.
İki — edinilmiş mal grubundan olmalı. Karşılıksız kazandırma, eşin edinilmiş mal grubundan yapılmış olmalıdır. Kişisel mallardan yapılan kazandırmalar bu kapsama girmez.
Üç — olağan hediyelerin dışında kalmalı. Kanun “olağan hediyeler dışında” demektedir. Doğum günü, bayram ya da benzeri vesilelerle yapılan mutat hediyeler bu kapsamda değildir.
Dört — sağlararası işlem olmalı. Ölüme bağlı tasarruflar bu hüküm kapsamında değerlendirilmez.
Beş — üçüncü kişi lehine yapılmalı. Kazandırma, evlilik dışındaki bir kişiye yönelmelidir.
Altı — diğer eşin rızası bulunmamalı. Rıza varsa bu bent uygulanmaz.
Yedi — bir yıllık süre içinde yapılmalı. İşlem, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde gerçekleşmiş olmalıdır.
Rıza nasıl anlaşılır? Rıza açık olabileceği gibi somut olgulardan da çıkarılabilir. Örneğin eşlerden biri, diğer eşin de yardımıyla bir yakınının düğününde pahalı bir takı satın almışsa; kazandırma eşin malî gücünü aşsa dahi edinilmesinde diğer eşin de katkısı bulunduğundan rızanın varlığı anlaşılır.
Rızanın sonucu ağırdır. Eşin karşılıksız kazandırmaya rıza göstermesi, bu kazandırma nedeniyle TMK m.229/2 ve m.241’e göre üçüncü kişilerden talepte bulunmasını engeller.
Mal rejiminin sona erme anı — TMK m.225. Bir yıllık sürenin geriye doğru hesaplanacağı an budur: mal rejimi, boşanmada dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
| Unsur | İçeriği |
|---|---|
| 1 | Karşılıksız kazandırma |
| 2 | Edinilmiş mal grubundan |
| 3 | Olağan hediye olmamalı |
| 4-5 | Sağlararası ve üçüncü kişi lehine |
| 6 | Diğer eşin rızası bulunmamalı |
| 7 | Sona ermeden önceki bir yıl içinde |
| Başlangıç anı | m.225 — dava tarihi |
İhbar Şartı: TMK m.229/2
Maddenin ikinci fıkrası, kararın üçüncü kişiye karşı kullanılabilmesini tek bir usulî şarta bağlamıştır.
TMK m.229/2: bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.
Şart nettir: ihbar. Karar, üçüncü kişiye karşı ancak dava ona ihbar edilmişse ileri sürülebilir. İhbar yapılmamışsa, mal rejimi davasında verilen karar o kişiyi bağlamaz.
Bu nedenle dilekçede ihbar talebi yer almalıdır. Devirden yararlanan kişinin kimliği ve adresi ile hangi işlemden yararlandığı açıkça gösterilerek ihbar istenmelidir.
İhbar davalı yapmaz. Üçüncü kişi, ihbar üzerine davaya taraf hâline gelmez; kendisine karşı hüküm kurulmaz. İhbarın işlevi, ileride açılacak davada kararın ona karşı da ileri sürülebilmesini sağlamaktır.
Değerlendirme anı — TMK m.235. Eklenecek değerler bakımından hesaplama, kanunda öngörülen değerlendirme anı kurallarına göre yapılır. Tasfiyede mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır.
Sonuç — TMK m.236/1: her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Eklenecek değerler, bu artık değerin hesabına dâhil edilerek katılma alacağını artırır.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Şart | Davanın ihbar edilmiş olması |
| İhbar yoksa | Karar üçüncü kişiyi bağlamaz |
| Dilekçede | Kimlik, adres ve hangi işlem |
| Üçüncü kişinin konumu | Taraf olmaz |
| Hesaba etkisi | Artık değeri artırır |
| Paylaşım | m.236 — artık değerin yarısı |
Üçüncü Kişiye Dava: TMK m.241 ve İkincillik
İhbar edilmiş olsa dahi, üçüncü kişiden doğrudan talepte bulunulamaz. Kanun bunu ikincil bir yola bağlamıştır.
TMK m.241: tasfiye sırasında, borçlu eşin malvarlığı veya terekesi, katılma alacağını karşılamadığı takdirde, alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir.
İki sınır içerir. Birincisi — ön şart: borçlu eşin malvarlığının ya da terekesinin katılma alacağını karşılamadığının anlaşılmış olması gerekir. İkincisi — miktar sınırı: talep, ancak eksik kalan miktarla sınırlı olarak ileri sürülebilir.
Sıralama bu nedenle önemlidir. Önce borçlu eşe karşı katılma alacağı davası açılır ve tasfiye yapılır. Tasfiye sırasında borçlu eşin malvarlığının yetmediği anlaşılırsa, sonradan üçüncü kişi aleyhine eksik kalan miktarla sınırlı olarak alacak davası açılabilir.
Doğrudan üçüncü kişiye gidilemez. Bu nedenle “eşim evi kardeşine devretti, doğrudan kardeşe dava açayım” yaklaşımı bu hüküm bakımından erken kalır.
Tapu geri dönmez. m.229 ve m.241, bir alacak mekanizmasıdır; devredilen taşınmazın mülkiyetini geri getirmez. Talep, para alacağına yöneliktir.
Alternatif yollar ayrıdır. Devir muvazaalı ise muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil; devir aile konutuna ilişkinse TMK m.194 kapsamında tapu iptali ve tescil yolları ayrıca değerlendirilir. Bu yollarda sonuç aynîdir; yani mülkiyet geri döner.
Hangi yol seçilmeli? Amaç taşınmazın kendisini geri almaksa muvazaa veya m.194; amaç alacağın tahsili ise m.229 ve m.241 yolu uygundur. İki yol terditli olarak da kurgulanabilir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Ön şart | Borçlu eşin malvarlığı yetmemeli |
| Miktar | Eksik kalan ile sınırlı |
| Sıra | Önce eşe, sonra üçüncü kişiye |
| Sonucu | Para alacağı; tapu dönmez |
| Aynî sonuç isteniyorsa | Muvazaa veya m.194 |
| Kurgu | Terditli talep mümkün |
Sınır, Önleyici Tedbir, Görev ve Yetki
Maddenin kapsamı dışında kalan hâller ve dava öncesinde alınabilecek önlemler de bilinmelidir.
Önemli bir sınır. Yargı uygulamasında, boşanma dava tarihinden sonra üçüncü kişiye yapılan satışın TMK m.229 kapsamında eklenecek değer sayılamayacağı kabul edilmektedir. Sebebi, mal rejiminin TMK m.225 uyarınca dava tarihinden geçerli olmak üzere sona ermiş olmasıdır; her iki bent de rejimin devamı süresindeki işlemleri kapsar.
O hâlde dava sonrası devirler ne olur? Bu devirler bakımından muvazaa, tasarrufun iptali ya da aile konutu hükümleri gibi başka yollar değerlendirilir. Bu nedenle devrin tarihi dosyanın ilk kontrol edilecek unsurudur.
Önleyici tedbir — TMK m.199. Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir. Hâkim, eşlerden birinin taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisini kaldırırsa, re’sen durumun tapu kütüğüne şerhedilmesine karar verir.
Bu tedbir, m.229’dan önce gelir. m.229 sonradan devreye giren bir telafi mekanizmasıdır; m.199 ise devri önceden engeller. Risk görüldüğünde ilk başvurulacak yol budur.
İhtiyatî tedbir — HMK m.389. Yargılama sürerken, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da ciddî bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâlinde ihtiyatî tedbir istenebilir; tapu kaydına devir yasağı şerhi konulması talep edilmelidir.
Dilekçe — HMK m.119 ve m.121. Vakıalar açık özetler hâlinde ve tarih sırasıyla yazılmalı; her vakıa için ayrı delil gösterilmelidir. Tapu kayıtları, banka hareketleri ve şirket kayıtları başka kurumlarda olduğundan, bulunmayı sağlayıcı açıklama ile celbi istenmelidir.
Görev. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalar aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar ve kararında bu sıfatı belirtir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Dava sonrası devir | m.229 kapsamında sayılmaz |
| Sebebi | m.225 — rejim dava tarihinde sona erer |
| Alternatif | Muvazaa, tasarrufun iptali, m.194 |
| Önleyici | m.199 — tapuya re’sen şerh |
| Yargılama sırasında | HMK m.389 — devir yasağı |
| Görevli mahkeme | Aile mahkemesi |
Sıkça Sorulan Sorular
Eklenecek değer nedir?
TMK 229 uyarınca, eşin malvarlığından fiilen çıkmış olmasına rağmen mal paylaşımı hesabında hâlâ malvarlığındaymış gibi kabul edilen değerlerdir. Borçlu eşin edinilmiş mallarının aktif hanesine, devir hiç yapılmamış gibi yazılır.
Mal kaçırma kastını ispatlamak zorunda mıyım?
İki bende göre değişir. Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, rızanız olmadan ve olağan hediye dışında yapılan karşılıksız kazandırmalarda kasıt aranmaz. Katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirlerde ise süre sınırı yoktur ama kastın ispatı zorunludur.
Hangi olgular kastı gösterir?
Devrin dava tarihine yakınlığı, devralanın yakın akraba olması, bedelin piyasa değerinin çok altında gösterilmesi veya hiç ödenmemesi, malın devirden sonra da eş tarafından kullanılmaya devam edilmesi.
Üçüncü kişiden talep edebilir miyim?
Edebilirsiniz ancak koşulları vardır. TMK 229/2 uyarınca mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilir. TMK 241 ise borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamadığı takdirde eksik kalan miktarla sınırlı talep imkânı verir.
TMK 241’de süre var mı?
Var ve hak düşürücüdür. Dava hakkı, haklarının zedelendiğini öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Önce kime başvurmalıyım?
Borçlu eşe. TMK 241 ikincil bir yoldur; ancak eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa üçüncü kişiye gidilebilir ve talep, eksik kalan miktar ile üçüncü kişinin elde ettiği menfaatle sınırlıdır.
Bu davayla tapu geri döner mi?
Dönmez. Karşılıksız kazandırma tespit edilse dahi TMK 229 kapsamındaki bu davada tasarrufun iptaline karar verilemez; değişen tek şey hesaptır. Mülkiyetin geri dönmesi isteniyorsa muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil davası açılmalıdır.
Hangi yolu seçmeliyim?
Elde edilmek istenen sonuca göre. Mülkiyetin geri dönmesi isteniyorsa muvazaa iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil, yalnızca hesabın düzeltilmesi yeterliyse TMK 229 ve 241 yolu uygundur. Koşulları varsa birden fazla yola aynı anda başvurulabilir.
📚 İlgili Rehberler
- Edinilmiş Mallara Katılmada Artık Değer ve Denkleştirme (TMK 229-236)Hesap
- Boşanmada Banka Hesabındaki Para ve Birikimler Nasıl Paylaşılır?
- Mal Rejimi Tasfiyesinde Değerleme Tarihi Neden Önemlidir? (TMK 235)
- Mal Paylaşımı (Katılma Alacağı) Dava Dilekçesi ÖrneğiÖrnek dilekçe
- Katılma Alacağı Hesaplama Aracı — Mal Rejimi TasfiyesiHesaplama aracı
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinDurumunuzu gizlilik içinde değerlendirelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Eşinden Mal Kaçıran Tarafa Karşı Ne Yapılabilir? (TMK 229)
- Boşanma Davası Sırasında Eşin Mal Kaçırmasını Önleme Yolları
- Mal Paylaşımı Davası Boşanmadan Önce Açılır mı? (TMK 225)
- Eşin Tasarruf Yetkisinin Sınırlanması (TMK 199): Mal Kaçırmaya Karşı K
- Eşler Arası Katkı Payı Alacağı: TMK m.227 Değer Artış Payı
Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.
Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


