6284 Tedbir Süreleri Hesaplama Aracı — Koruyucu ve Önleyici Tedbirler (2026)
20 Ağustos 2026

6284 Tedbir Süreleri Hesaplama Aracı — Koruyucu ve Önleyici Tedbirler (2026)

Acil durumdaysanız 155 (Polis) veya 156 (Jandarma) numaralarını arayın. Aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet konusunda ücretsiz destek için ALO 183 Sosyal Destek Hattı yedi gün yirmi dört saat hizmet vermektedir.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamındaki tedbirler süreye bağlıdır ve bu sürelerin takibi korumanın sürekliliği bakımından belirleyicidir. Kanun dört ayrı süre kurar: tedbir kararı m. 8/2 uyarınca ilk defasında en çok altı ay için verilir; m. 9/1 uyarınca karara iki hafta içinde itiraz edilir ve itiraz mercii m. 9/3 uyarınca bir hafta içinde karar verir; kolluk amirince alınan tedbirler onaylanmazsa m. 5/2 uyarınca yirmi dört saatte, m. 3/2 uyarınca ise kırk sekiz saatte kendiliğinden kalkar; tedbire aykırılık m. 13 uyarınca zorlama hapsi doğurur. Bu araç dosyanızdaki tarihleri hesaplar.

Tedbir süresi dolmadan uzatma talep edilmesi daha güvenlidir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

6284 Tedbir Süreleri Hesaplama (Koruyucu ve Önleyici Tedbirler)


İlk kararda en çok altı ay.

İtiraz süresini hesaplamak için.

Tedbire aykırılık (zorlama hapsi)

0 girerseniz bu bölüm hesaplanmaz.

Not: Tedbir kararı için delil veya belge aranmaz; başvuru harca tabi değildir.

Mevzuat Haritası

6284 sayılı Kanun’daki temel hükümler
MaddeDüzenlediği konu
m. 3Mülki amir tarafından verilecek koruyucu tedbirler; kolluk kararında 48 saat onay süresi
m. 4Hâkim tarafından verilecek koruyucu tedbirler (dört bent)
m. 5Hâkim tarafından verilecek önleyici tedbirler; kolluk kararında 24 saat onay süresi; velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki yetkisi
m. 8Kararın verilmesi: altı ay, delil aranmaması, tefhim-tebliğ, zorlama hapsi ihtarı, gizlilik
m. 9İtiraz: iki hafta, inceleme mercii, bir hafta ve kararın kesinliği
m. 10Kararların Bakanlık il ve ilçe müdürlüklerine bildirilmesi ve yerine getirilmesi
m. 12Teknik araç ve yöntemlerle takip ve bunun sınırı
m. 13Zorlama hapsi: 3-10 gün, tekrarda 15-30 gün, tavan altı ay
m. 14Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM)
Uygulama Yönetmeliği m. 33-34, 37-38İtiraz usulü, teknik takip ve ihlalin tespitine ilişkin ayrıntılar

Tedbir Kararı Nasıl Alınır? (m. 8/1)

Kim başvurabilir? m. 8/1 uyarınca tedbir kararı; ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilir. Yani başvuru yalnızca korunan kişiye bırakılmamıştır.

Nereye başvurulur? Aynı fıkra, tedbir kararlarının “en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden” talep edilebileceğini öngörür. Uygulamada en hızlı yol en yakın kolluk birimine başvurmaktır.

Delil aranmaz — ama hangi tedbirde? m. 8/3 bu konuda iki ayrı cümle kurar ve ikisi aynı şey değildir:

• “Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz.”
• “Önleyici tedbir kararı, geciktirilmeksizin verilir. Bu kararın verilmesi, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokabilecek şekilde geciktirilemez.”

Delil aranmaması kuralı metinde koruyucu tedbirler için yazılmıştır; önleyici tedbirlerde ise vurgu ivedilik üzerinedir. Uygulamada her iki hâlde de beyan esas alınmakta ve karar geciktirilmemektedir; ancak itiraz aşamasında bu ayrım tartışmaya konu olabilir.

Harç ve avukat. Başvuru harca tabi değildir ve avukatla temsil zorunlu değildir. Somut deliller — mesaj kayıtları, fotoğraflar, sağlık raporu, tanık bilgileri — bulunması hâlinde bunlar ek güvence sağlar; ancak yokluğu başvuruya engel değildir.

Tedbir kararı boşanma davasından bağımsızdır. Boşanma davası açılmamış olsa dahi talep edilebilir. Dava açılmışsa 6284 tedbirleri ile Türk Medeni Kanunu’ndaki geçici önlemler birlikte değerlendirilir.

Hangi Tedbirler Alınabilir? (m. 3, 4 ve 5)

Kanun tedbirleri karar merciine ve koruyucu/önleyici ayrımına göre üç maddede düzenler.

Merci, madde ve tedbir türleri
MaddeMerci ve türTedbirler
m. 3Mülki amir — koruyucu(a) Barınma yeri sağlanması, (b) geçici maddi yardım, (c) psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık, (ç) hayati tehlike hâlinde geçici koruma altına alınma, (d) çocukları varsa kreş imkânı (çalışma yaşamına katılımı destekleme hâlinde dört ay, çalışıyorsa iki ay; asgari ücretin yarısını geçmemek üzere)
m. 4Hâkim — koruyucu(a) İşyerinin değiştirilmesi, (b) evli ise ayrı yerleşim yeri belirlenmesi, (c) TMK m. 194 uyarınca aile konutu şerhi, (ç) 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili bilgi ile belgelerin değiştirilmesi
m. 5Hâkim — önleyici(a) Şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürme içeren söz ve davranışlarda bulunmama, (b) müşterek konuttan derhâl uzaklaştırma ve konutun korunan kişiye tahsisi, (c) korunan kişilere, konutlarına, okullarına ve işyerlerine yaklaşmama, (ç) çocuklarla kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması veya kaldırılması, (d) yakınlarına, tanıklarına ve çocuklarına yaklaşmama, (e) eşyalara zarar vermeme, (f) iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmeme, (g) silahları kolluğa teslim, (ğ) silahlı kamu görevlisi ise silahını kuruma teslim, (h) alkol veya uyuşturucu kullanmama ve bağımlılık hâlinde tedavi, (ı) sağlık kuruluşuna başvurma ve tedavi

Liste sınırlı sayıda değildir. Maddelerin giriş cümlesi “aşağıdaki tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere” karar verilebileceğini söyler. Bu nedenle hâkimin takdir yetkisi maddede sayılanlarla sınırlı değildir.

Velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki (m. 5/3). Madde, bu Kanunda belirtilen tedbirlerle birlikte hâkimin, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’ndaki koruyucu ve destekleyici tedbirler ile 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkili olduğunu düzenler. Şiddet uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlıyorsa, tedbir kararıyla birlikte nafakaya hükmedilmesinin dayanağı budur.

Kolluk Amiri Kararında İki Ayrı Onay Rejimi

Bu, yazının en çok karıştırılan başlığıdır: kolluk amirinin aldığı tedbirin onay mercii ve süresi, tedbirin hangi maddeye dayandığına göre değişir.

Kolluk amiri kararlarında onay zinciri
DayanakKolluğun alabileceği tedbirlerOnay merciiSüre
m. 3/2m. 3/1’in (a) barınma yeri ve (ç) hayati tehlike hâlinde geçici koruma bentleriMülkî amirKırk sekiz saat içinde onaylanmazsa kendiliğinden kalkar
m. 5/2m. 5/1’in (a), (b), (c) ve (d) bentleri: söz ve davranışta bulunmama, konuttan uzaklaştırma, yaklaşmama, yakınlara yaklaşmamaHâkimYirmi dört saat içinde onaylanmazsa kendiliğinden kalkar

Ortak kural: Her iki fıkrada da kolluk amiri evrakı, “en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde” onay merciine sunar.

Bu nedenle hafta sonu veya resmî tatile denk gelen kararlarda ilk iş günü hesabı önem taşır. Araç, karar tarihini izleyen ilk iş gününü ve onay için son anı ayrıca gösterir.

Pratik sonuç: Uzaklaştırma gibi önleyici bir tedbir kolluk amirince alınmışsa hâkim onayı 24 saat içinde gelmelidir; barınma yeri gibi koruyucu bir tedbir söz konusuysa mülkî amir onayı için süre 48 saattir. Onay gelmezse tedbir kendiliğinden kalkar; ayrıca bir kaldırma kararına gerek yoktur.

Tedbir Süresi ve Uzatma (m. 8/2)

Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilir. Bu, korumanın altı ayla sınırlı olduğu anlamına gelmez.

Maddenin devamı şudur: şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde; resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, kaldırılmasına ya da aynen devam etmesine karar verilebilir.

Fıkranın üç ayrı imkânı olduğuna dikkat edilmelidir: süre veya şekil değişikliği, kaldırma ve aynen devam. Yani uzatma talebi yalnızca “süreyi uzatma” ile sınırlı değildir; tedbirin kapsamının genişletilmesi veya daraltılması da aynı fıkraya dayanır.

Süre dolmadan uzatma talep edin. Tedbirin sona ermesiyle koruma kendiliğinden devam etmez. Tehlike sürüyorsa, süre dolmadan önce uzatma istenmesi, boşluk oluşmasını engeller. Araç size kalan gün sayısını gösterir.

Tebliğ, İhtar ve Gizlilik (m. 8/4-7)

Maddenin son fıkraları, uygulamada sık atlanan ama sonuç doğuran kurallar içerir.

Kime tebliğ edilir (m. 8/4)? Tedbir kararı korunan kişiye ve şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilir. Buna karşılık tedbir talebinin reddine ilişkin karar sadece korunan kişiye tebliğ edilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk birimince verilen tedbir kararı, şiddet uygulayana bir tutanakla derhâl tebliğ edilir.

Zorlama hapsi ihtarı (m. 8/5). Tedbir kararının tefhim ve tebliğ işlemlerinde, karara aykırılık hâlinde şiddet uygulayan hakkında zorlama hapsinin uygulanacağı ihtarı yapılır. Bu ihtarın yapılmış olması, sonraki zorlama hapsi kararının dayanaklarındandır.

Gizlilik (m. 8/6). Gerekli bulunması hâlinde, tedbir kararı ile birlikte talep üzerine veya resen, korunan kişi ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri veya kimliğini ortaya çıkarabilecek bilgileri ve adresleri ile korumanın etkinliği bakımından önem taşıyan diğer bilgileri tüm resmî kayıtlarda gizli tutulur; tebligatlara ilişkin ayrı bir adres tespit edilir. Bu bilgileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, ifşa eden veya açıklayan kişi hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır.

Kişisel eşya (m. 8/7). Talep hâlinde ilgililere kişisel eşya ve belgelerinin kolluk marifetiyle teslimi sağlanır. Evden ayrılmak zorunda kalan korunan kişi bakımından pratik değeri yüksek bir hükümdür.

İtiraz tedbirin uygulanmasını durdurmaz

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İtiraz: İki Hafta, Ama İcra Durmaz (m. 9)

Süre ve merci (m. 9/1). Bu Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir.

İnceleyen mahkeme (m. 9/2). Kanun, kararı veren hâkimin kendi kararını denetlemesini engelleyen ayrıntılı bir sıra kurar: dosya, o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesi varsa numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye; tek daire varsa asliye hukuk mahkemesine; aile mahkemesi hâkimi ile asliye hukuk hâkimi aynı kişi ise en yakın asliye hukuk mahkemesine gecikmeksizin gönderilir.

Karar süresi ve kesinlik (m. 9/3). İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

İtiraz icrayı durdurmaz. Kanun itiraza durdurucu etki tanımamıştır; itiraz süresince tedbir yürürlükte kalmaya devam eder. Bu, tedbirin koruma amacının doğal sonucudur.

Yönetmelikteki ayrıntı. Uygulama Yönetmeliği’nin 33. maddesi mülki amir kararlarına, 34. maddesi ise hâkim kararları ile zorlama hapsi kararlarına itirazı düzenler. Yönetmelik m. 33/3 uyarınca itiraz hakkında kural olarak duruşma yapılmaksızın karar verilir; hâkim gerekli görürse ilgilileri dinleyebilir.

İtiraz dilekçesinde olayların tarih sırasıyla anlatılması, mesaj ve görüntü kayıtlarının, tanık bilgilerinin ve varsa önceki dönemde herhangi bir şikâyet bulunmadığına ilişkin hususların sunulması önem taşır.

Tedbire Aykırılık: Zorlama Hapsi (m. 13)

Maddenin birinci fıkrası şudur: hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, kararın gereklerine aykırı hareket ederse, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla zorlama hapsine tabi tutulur.

m. 13’teki zorlama hapsi süreleri
DurumSüreFıkra
İlk ihlalÜç günden on güne kadarm. 13/1
Her tekrarındaOn beş günden otuz güne kadarm. 13/2
Toplam tavanAltı ayı geçemezm. 13/2
İnfazCumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir; kararlar Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine bildirilirm. 13/3

“Fiili bir suç oluştursa bile” ibaresi kritiktir. Tedbire aykırılık aynı zamanda tehdit, hakaret veya yaralama gibi bir suç oluşturuyorsa, ceza soruşturması ayrıca yürür; zorlama hapsi bunun yerine geçmez. İki yaptırım birbirinin alternatifi değil, birlikte uygulanabilir niteliktedir.

İhlal nasıl tespit edilir? Uygulama Yönetmeliği m. 38 uyarınca ihlalin kolluk tarafından tespit edilmesi hâlinde tutulan tutanak Cumhuriyet başsavcılığına iletilir; başsavcılık tutanağı ivedilikle aile mahkemesine gönderir. İhlal aile mahkemesince tespit edilmişse, başka bir işleme gerek kalmaksızın resen zorlama hapsine karar verilir.

Her ihlal ayrı bir başvuru konusudur. Tedbir kararı birden fazla kez ihlal edilmişse her ihlal için ayrı bildirimde bulunulması gerekir. İhlal anında kolluğa başvurmak, toplu bildirime göre delil güvenliği bakımından daha etkilidir.

Zorlama hapsi ceza niteliğinde değildir; disiplin hapsidir ve amacı tedbire uymayı sağlamaktır. Ceza mahkûmiyeti olarak adli sicile işlenmez. Buna karşılık kişi özgürlüğünü fiilen kısıtladığından ağır bir yaptırımdır ve Uygulama Yönetmeliği m. 34 uyarınca zorlama hapsi kararlarına da iki hafta içinde itiraz edilebilir.

Teknik Takip: m. 12 ve Sınırı

Elektronik izlemenin dayanağı m. 12’dir ve madde iki cümleden oluşur; ikincisi birincisi kadar önemlidir.

Yetki (m. 12/1, birinci cümle). Bu Kanun hükümlerine göre verilen tedbir kararlarının uygulanmasında hâkim kararı ile teknik araç ve yöntemler kullanılabilir.

Sınır (m. 12/1, ikinci cümle). “Ancak, bu suretle, kişilerin ses ve görüntüleri dinlenemez, izlenemez ve kayda alınamaz.” Yani teknik takip bir konum ve mesafe uygulamasıdır; iletişimin dinlenmesine veya görüntü kaydına dayanak oluşturmaz. Uygulama Yönetmeliği m. 37 de aynı sınırı tekrarlar.

Korunan kişiye belirlenen mesafeden fazla yaklaşıldığında sistem uyarı verir ve kolluk bilgilendirilir. Teknik araç ve yöntemlerle takibe ilişkin usul ve esaslar m. 12/2 uyarınca yönetmelikle düzenlenir.

Tedbir Kararı ile Boşanma Davası İlişkisi

İki süreç birbirinden bağımsızdır ancak birbirini etkiler. 6284 tedbiri, boşanma davası açılmasa dahi alınabilir; boşanma davası açıldığında ise tedbir kendiliğinden sona ermez.

Boşanma yargılamasında hâkim, Türk Medeni Kanunu uyarınca eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemler alır. Bu önlemler 6284 tedbirlerinin yerine geçmez; ikisi birlikte uygulanabilir. Nitekim 6284 m. 5/3, hâkimin bu Kanundaki tedbirlerle birlikte TMK hükümlerine göre karar vermeye yetkili olduğunu söyler.

6284 tedbiri ile boşanmada geçici önlemin karşılaştırması
Ölçüt6284 tedbiriBoşanmada geçici önlem
Dava şartıAranmazAçılmış dava gerekir
DelilKoruyucu tedbirde aranmaz (m. 8/3)Dosya kapsamına göre
SüreEn çok altı ay, uzatılabilir (m. 8/2)Yargılama boyunca
İtirazİki hafta; mercii bir haftada karar verir, karar kesindir (m. 9)Genel usul hükümleri
İhlal yaptırımıZorlama hapsi (m. 13)Genel icra yolları
HarçAlınmazHarca tabi

Tedbir kararı boşanma davasında delil değeri taşır. Şiddet mağduru lehine verilmiş bir 6284 kararı, kusur değerlendirmesinde önemli bir olgudur. Buna karşılık tedbir kararının varlığı tek başına kusuru ispatlamaz; boşanma davasında olayların ayrıca ortaya konması gerekir. İki dosya arasındaki bu bağ, hem talep eden hem hakkında karar verilen bakımından sonuç doğurur.

Haksız Tedbir İddiası

m. 8/3 koruyucu tedbirde delil aranmayacağını, önleyici tedbirin ise geciktirilmeksizin verileceğini düzenlediğinden, hakkında tedbir kararı verilen kişi çoğu zaman kendisini savunma imkânı bulmadan karara muhatap olur. Bu, korumanın ivediliğinden kaynaklanan bilinçli bir kanuni tercihtir.

Buna karşılık kanun bir denetim yolu da öngörür: m. 9‘daki iki haftalık itiraz süresi ve farklı bir mahkemece yapılan inceleme. İtirazda kararın ölçülülüğü, kapsamı ve süresi bakımından somut olayın koşulları değerlendirilir; Uygulama Yönetmeliği m. 33/2 uyarınca hâkim, tedbirin kaldırılmasına, uygun görülecek başka bir tedbirle değiştirilmesine veya aynen devamına karar verebilir. Yani tedbirin tümüyle kaldırılması yerine kapsamının daraltılması da mümkündür.

Tedbir kararının asılsız beyanla alındığı iddiası ayrı bir hukuki süreçtir. Böyle bir iddia, tedbirin kaldırılmasını kendiliğinden sağlamaz; ispatı hâlinde tazminat ve gerekiyorsa ceza sorumluluğu gündeme gelebilir. Ancak yerleşik uygulamada 6284 kapsamında beyanın esas alınması ilkesi korunmaktadır.

İtiraz süresi hak düşürücüdür. İki hafta geçtikten sonra karara itiraz edilemez. Ancak tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi ayrı bir taleptir ve m. 8/2 uyarınca koşullar değiştiğinde her zaman ileri sürülebilir. İki yolu karıştırmamak gerekir: itiraz kararın hukuka uygunluğunu, kaldırma talebi ise koşulların hâlen devam edip etmediğini tartışır.

Kararın İnfazı ve ŞÖNİM (m. 10 ve 14)

Tedbir kararının verilmesi tek başına yeterli değildir; kanun kararın kime bildirileceğini ve kim tarafından yerine getirileceğini de düzenler.

Bildirim zinciri (m. 10). Bu Kanun hükümlerine göre alınan tedbir kararları, Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlükleri ile verilen kararın niteliğine göre Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa bildirilir. Bu bildirim, tedbirin kâğıt üzerinde kalmamasını sağlayan mekanizmadır: kolluk kaydına işlenmemiş bir uzaklaştırma kararı, ihlal anında hızla uygulanamaz.

Bu nedenle tedbir kararı alındıktan sonra kararın ilgili kolluk birimine ulaşıp ulaşmadığının teyit edilmesi pratikte önem taşır. Aynı şekilde m. 13/3 uyarınca zorlama hapsi kararları da Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine bildirilir.

ŞÖNİM (m. 14). Kanun, şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin olarak uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin kurulmasını öngörür. Maddeye göre bu merkezlerde gerekli uzman personel görev yapar, tercihen kadın personel istihdam edilir ve merkezler çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esasına göre yürütür.

ŞÖNİM, tedbir sürecinin idari ayağıdır: barınma, rehberlik ve danışmanlık gibi m. 3 kapsamındaki koruyucu tedbirlerin fiilen sağlandığı ve tedbirin uygulanmasının izlendiği birimdir. Tedbir kararının uzatılması veya şeklinin değiştirilmesi talebinde, ŞÖNİM kayıtları önemli bir dayanak oluşturur.

Sıkça Sorulan Sorular

Tedbir kararı için delil sunmam gerekir mi?

m. 8/3 uyarınca koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararı ise aynı fıkra uyarınca geciktirilmeksizin verilir. Somut deliller ek güvence sağlar ancak zorunlu değildir.

Kim tedbir talebinde bulunabilir?

m. 8/1 uyarınca ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine karar verilir. Başvuru en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkimine, mülkî amire ya da kolluk birimine yapılabilir.

Tedbir kararı en fazla ne kadar sürer?

m. 8/2 uyarınca ilk defasında en çok altı ay için verilir. Tehlike devam ediyorsa resen veya talep üzerine tedbirlerin süresinin ya da şeklinin değiştirilmesine, kaldırılmasına veya aynen devam etmesine karar verilebilir; koruma altı ayla sınırlı değildir.

Kolluk amirinin verdiği tedbir ne kadar sürede onaylanmalı?

Dayanağa göre değişir. m. 5/2 kapsamındaki önleyici tedbirlerde onay mercii hâkimdir ve yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar. m. 3/2 kapsamındaki koruyucu tedbirlerde onay mercii mülkî amirdir ve süre kırk sekiz saattir. Her iki hâlde de kolluk amiri evrakı takip eden ilk işgünü içinde sunar.

Karara nasıl itiraz edilir?

m. 9/1 uyarınca tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilir. m. 9/3 uyarınca itiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve bu karar kesindir. İtiraz tedbirin uygulanmasını durdurmaz.

İtirazı hangi mahkeme inceler?

m. 9/2 uyarınca dosya; aynı yerde birden fazla aile mahkemesi dairesi varsa numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, tek daire varsa asliye hukuk mahkemesine, hâkim aynı kişiyse en yakın asliye hukuk mahkemesine gönderilir.

Tedbire uyulmazsa ne olur?

m. 13 uyarınca ilk ihlalde üç günden on güne, her tekrarında on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanır. Toplam süre altı ayı geçemez. Fiil ayrıca suç oluştursa bile bu yaptırım uygulanır ve kararlar Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir.

Zorlama hapsi adli sicile işler mi?

Zorlama hapsi ceza niteliğinde olmayan bir disiplin hapsidir; amacı tedbire uymayı sağlamaktır ve ceza mahkûmiyeti olarak adli sicile işlenmez. Buna karşılık özgürlüğü fiilen kısıtladığından ağır bir yaptırımdır.

Zorlama hapsi kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. Uygulama Yönetmeliği m. 34 uyarınca hâkim tarafından verilen koruyucu veya önleyici tedbir kararları ile tedbire aykırılık dolayısıyla verilen zorlama hapsi kararlarına karşı tefhim veya tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir.

Elektronik izleme her dosyada uygulanır mı?

Hayır. m. 12/1 uyarınca teknik araç ve yöntemler hâkim kararı ile kullanılabilir. Aynı fıkra bir sınır da koyar: bu suretle kişilerin ses ve görüntüleri dinlenemez, izlenemez ve kayda alınamaz.

Kimlik ve adres bilgilerim gizlenebilir mi?

Evet. m. 8/6 uyarınca gerekli bulunması hâlinde, talep üzerine veya resen, korunan kişi ve diğer aile bireylerinin kimlik ve adres bilgileri tüm resmî kayıtlarda gizli tutulur ve tebligat için ayrı bir adres tespit edilir. Bu bilgileri ifşa eden kişi hakkında TCK hükümleri uygulanır.

Talebim reddedilirse karar karşı tarafa tebliğ edilir mi?

Hayır. m. 8/4 uyarınca tedbir kararı korunan kişiye ve şiddet uygulayana tebliğ edilirken, tedbir talebinin reddine ilişkin karar sadece korunan kişiye tebliğ edilir.

Evde kalan eşyalarımı nasıl alabilirim?

m. 8/7 uyarınca talep hâlinde ilgililere kişisel eşya ve belgelerinin kolluk marifetiyle teslimi sağlanır.

Tedbirle birlikte nafakaya hükmedilebilir mi?

Evet. m. 5/3 uyarınca hâkim, bu Kanundaki tedbirlerle birlikte 5395 sayılı Kanun’daki koruyucu ve destekleyici tedbirler ile 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkilidir.

Kanunda sayılmayan bir tedbir istenebilir mi?

Evet. m. 3, 4 ve 5’in giriş cümleleri “birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere” karar verilebileceğini öngördüğünden, tedbirler sınırlı sayıda değildir.

Girdiğim bilgiler kaydediliyor mu?

Hayır. Hesaplama tamamen tarayıcınızda yapılır; bilgileriniz sunucuya gönderilmez.

Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Tedbirin türü, süresi ve kapsamı somut olayın özelliklerine göre mercice belirlenir.

Atıf yapılan başlıca mevzuat: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 3, 4, 5, 8, 9, 10, 12, 13 ve 14; 6284 sayılı Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği m. 33, 34, 37 ve 38; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 194; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu; 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu. Mevzuat değişebileceğinden, işlem tarihinde yürürlükteki metnin teyidi gerekir.

Süre takibi korumanın sürekliliğidir

Tedbir sona ermeden uzatma talebinde bulunulması gerekir.

Randevu Talep Edin



Post by Av. Fatma Öztürk