Boşanma Sebepleri ve Hak Düşürücü Süre Hesaplama Aracı — TMK m.161-166 (2026)
20 Ağustos 2026

Boşanma Sebepleri ve Hak Düşürücü Süre Hesaplama Aracı — TMK m.161-166 (2026)

Boşanma sebeplerinin bir kısmı süreye bağlıdır, bir kısmı değil. Zinada iki ayrı hak düşürücü süre birlikte işler; terkte üç aşamalı bir takvim vardır ve ihtar erken çekilirse geçersiz olur. Fiili ayrılık süresi ise 2024’te üç yıldan bir yıla indirildi. Bu araç seçtiğiniz sebebe göre tarihleri hesaplar.

Hak düşürücü süre durmaz, kesilmez, uzatılamaz

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Boşanma Sebepleri ve Hak Düşürücü Süre Hesaplama (TMK m.161-166)


Boş bırakırsanız olay tarihi esas alınır.

Not: Hak düşürücü süre durmaz, kesilmez ve uzatılamaz; hâkim resen gözetir.

Sebeplere Göre Süreler

SebepSüre
Zina (m.161)Öğrenmeden 6 ay, her hâlde eylemden 5 yıl
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (m.162)Öğrenmeden 6 ay, her hâlde 5 yıl
Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (m.163)Süre yok
Terk (m.164)4 ay + ihtar + 2 ay = en az 6 ay
Akıl hastalığı (m.165)En az 3 yıl sürmüş olmalı
Evlilik birliğinin sarsılması (m.166/1-2)Süre yok
Anlaşmalı boşanma (m.166/3)Evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalı
Fiili ayrılık (m.166/4)Ret kararının kesinleşmesinden 1 yıl

Fiili Ayrılıkta Süre Üç Yıldan Bir Yıla İndi

Bu, son yılların en önemli değişikliklerinden biridir ve internetteki bilginin büyük kısmı hâlâ eskidir.

Anayasa Mahkemesi 22 Şubat 2024 tarihli kararıyla TMK m.166/4’teki üç yıllık bekleme kuralını iptal etti; gerekçesinde istinaf ve temyiz süreçlerinin zaten uzun olduğu, buna ek üç yıl beklemenin ölçüsüz olduğu ve özel hayata saygı hakkını ihlal ettiği belirtildi. Doğan boşluk, 14 Kasım 2024 tarihli 7532 sayılı Kanun ile dolduruldu ve süre bir yıla indirildi.

Fıkranın güncel metni: boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Sürenin başlangıcı karar tarihi değil kesinleşme tarihidir. Bu ayrım, istinaf ve temyiz aşamalarının uzunluğu düşünüldüğünde aylarca fark yaratır.

Terk ihtarı erken çekilirse geçersiz sayılır

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Terk: Üç Aşamalı Takvim

Terk sebebi tek bir tarihe değil, sırayla işleyen üç aşamaya bağlıdır:

  1. Terkin dört ay sürmesi. Ortak konutun haklı bir sebep olmaksızın terk edilmesi ve bu durumun kesintisiz devam etmesi.
  2. İhtar çekilmesi. Dördüncü ay dolduktan sonra, hâkim veya noter aracılığıyla eve dönmesi için ihtarda bulunulur. İhtar daha erken yapılamaz.
  3. İhtardan sonra iki ay beklenmesi. Bu süre içinde de dönülmezse dava hakkı doğar.

Toplam altı ay dolmadan dava açılamaz. İhtar terkten çok sonra da çekilebilir; ancak ihtardan sonra iki ay beklenmesi her hâlde şarttır. Bu nedenle geç ihtarda dava tarihi, ihtar tarihine iki ay eklenerek bulunur.

Erken ihtar süreci baştan başlatır. Terkin dördüncü ayı dolmadan çekilen ihtar geçersiz sayılır; dördüncü ay dolduktan sonra yeni bir ihtar çekilmesi gerekir. Araç, girdiğiniz ihtar tarihini bu kurala göre denetler ve erken ise uyarır.

Terkin haklı bir sebebe dayanmaması da aranır. Şiddet, hakaret veya birlikte yaşamayı çekilmez kılan davranışlar nedeniyle evi terk eden eş bakımından terk sebebi oluşmaz. Ayrıca eşini ortak konuttan uzaklaştıran ya da dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Zinada Çifte Süre Sistemi

İki süre birlikte işler ve erken dolan geçerli olur:

  • Sübjektif süre — zinayı öğrenmeden itibaren altı ay.
  • Objektif süre — zina eyleminin üzerinden beş yıl.

Beş yıl dolduktan sonra, eylemi yeni öğrenmiş olsanız bile bu sebebe dayanılamaz. Buna karşılık zina sürüyorsa her yeni eylem bakımından süreler yeniden işlemeye başlar.

Aynı çifte süre sistemi hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebinde de (m.162) geçerlidir.

Affeden eşin dava hakkı yoktur. Süre dolmamış olsa bile, olayı affeden eş bu sebebe dayanarak dava açamaz. Af açık olabileceği gibi davranışlardan da anlaşılabilir. Birlikte yaşamaya devam etmek tek başına af sayılmaz, ancak diğer olgularla birlikte değerlendirilir.

Süre Dolduysa Yol Kapanmaz

Özel sebeplerde hak düşürücü süre geçmişse, aynı olgular evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166) kapsamında yeniden ileri sürülebilir. Genel sebepte hak düşürücü süre yoktur.

Ancak iki başlık aynı biçimde işlemez. Özel sebeplerde fiilin ispatı yeterlidir ve davalı tam kusurlu sayılır; genel sebepte ise kusur karşılaştırması yapılır ve davacının kusuru davanın kaderini etkileyebilir.

ÖlçütÖzel sebep (m.161-165)Genel sebep (m.166)
Hak düşürücü süreVar (163 hariç)Yok
Kusur karşılaştırmasıYapılmazYapılır
Davalının itiraz hakkıYokVar (m.166/2)
İspat standardıYüksek — fiilin kanıtlanmasıDaha esnek

Anlaşmalı Boşanmanın Dört Koşulu

Bir yıllık evlilik süresi tek koşul değildir; dördü birlikte aranır:

  1. Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması. Süre evlenme tarihinden dava tarihine kadar hesaplanır.
  2. Eşlerin birlikte başvurması ya da birinin diğerinin açtığı davayı kabul etmesi.
  3. Hâkimin tarafları bizzat dinlemesi. Bu koşul, iradelerin serbestçe açıklanıp açıklanmadığını denetlemek içindir; vekille temsil yeterli değildir, taraflar duruşmada hazır bulunmalıdır.
  4. Hâkimin düzenlemeyi uygun bulması. Malî sonuçlar ve çocukların durumu hakkındaki protokol denetlenir.

Hâkim protokolü resen değiştiremez. Düzenlemeyi uygun bulmazsa, gerekli gördüğü değişikliğin taraflarca kabulü hâlinde boşanmaya karar verir. Taraflar değişikliği kabul etmezse anlaşmalı boşanma gerçekleşmez ve dava çekişmeli olarak sürer. Bu nedenle protokolün özellikle çocuklarla kişisel ilişki ve nafaka bakımından mahkemenin yerleşik uygulamasına uygun hazırlanması önemlidir.

Bir yıl dolmamışsa anlaşmalı boşanma mümkün değildir. Ancak taraflar çekişmeli dava açıp yargılama sırasında anlaşabilirler; bu hâlde de hâkim tarafları dinler ve düzenlemeyi denetler.

Akıl Hastalığında Süre Asgari Süredir

TMK m.165’te öngörülen üç yıl bir hak düşürücü süre değil, asgari süredir. Yani üç yıl dolmadan dava açılamaz; ancak dolduktan sonra dava açma hakkı süresiz olarak devam eder.

Süre tek başına da yeterli değildir. İki koşul daha aranır:

  • Resmî sağlık kurulu raporu ile hastalığın iyileşmesinin olanaksız olduğunun belirlenmesi. Tek hekim raporu yeterli değildir.
  • Hastalık nedeniyle ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi.

Rapor alınmadan açılan dava reddedilir. Uygulamada mahkeme, dava sırasında ilgili sağlık kuruluşundan rapor istenmesine karar verir; bu nedenle dava açılırken hastalığa ilişkin mevcut tıbbi belgelerin dosyaya sunulması süreci hızlandırır.

İyileşme ihtimali varsa bu sebebe dayanılamaz. Tedaviyle düzelebilecek bir hastalık, üç yıl sürmüş olsa bile TMK m.165 kapsamına girmez. Böyle hâllerde olgular, evlilik birliğinin sarsılması kapsamında değerlendirilebilir.

Hangi Sebebe Dayanmalı?

Aynı olay birden fazla sebebin kapsamına girebilir. Seçim, davanın ispat yükünü ve sonuçlarını doğrudan etkiler.

Özel sebep seçmenin avantajı: fiil ispatlandığında hâkimin ayrıca “evlilik yine de yürür mü?” değerlendirmesi yapmasına gerek kalmaz. Davalı tam kusurlu kabul edilir; bu da tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerini güçlendirir.

Riski: ispat standardı yüksektir. Zinada salt yazışma veya görüşme yeterli sayılmaz; otel kaydı, fotoğraf, tanık beyanı gibi somut deliller aranır. İspat edilemezse dava reddedilir.

Genel sebebin avantajı: hak düşürücü süre yoktur ve ispat standardı daha esnektir. Aynı olgular burada da ileri sürülebilir.

Riski: kusur karşılaştırması yapılır. Davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı doğar; tam kusurlu eş kendi kusuruna dayanarak boşanma elde edemez.

Uygulamada iki sebep birlikte ileri sürülür. Öncelikle özel sebebe, kabul edilmezse genel sebebe dayanılması yaygın bir yöntemdir. Böylece özel sebep ispat edilemese bile dava genel sebep üzerinden sonuçlanabilir. Bu tercih dilekçenin hazırlanış biçimine bağlıdır ve sonradan düzeltilmesi ıslah gerektirir.

Hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin değerlendirilmesi ayrı bir tartışmadır. Birlikte yaşanan konutta yapılan kayıtlar belirli sınırlar içinde kabul edilebilmekle birlikte, üçüncü kişilerin haberleşmesine yönelik müdahaleler hem delil olarak reddedilebilir hem de ayrıca suç oluşturabilir.

Aracı Kullanırken: Sebebi ve Tarihi Doğru Belirleyin

Sonucun doğruluğu girdiğiniz bilgilerin doğruluğuna bağlıdır. Aşağıdaki tablo, her bilgiyi hangi belgede bulacağınızı gösterir.

Girdi rehberi
GirdiNerede bulunurDikkat
Boşanma sebebiZina, hayata kast, terk, akıl hastalığı veya genel sebepSüreyi belirleyen ana bilgi
Öğrenme tarihiOlayı öğrendiğiniz günKısa sürenin başlangıcı
Olay tarihiFiilin gerçekleştiği günUzun sürenin başlangıcı
Af var mıSonrasında birlikte yaşama, açık beyanDava hakkını sona erdirir
Terkte ihtarİhtar çekildi mi, tarihiAyrı süre işler
Fiilî ayrılıkAyrı yaşama süresiGenel sebepte önemli

Birinci satır her şeyi belirler: özel boşanma sebeplerinde hak düşürücü süreler işler; buna karşılık evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı genel boşanma davası bakımından böyle bir süre öngörülmemiştir. Dördüncü satır ise sık atlanır — af, özel sebeplere dayalı dava hakkını tamamen sona erdirir.

Sonucu Nasıl Okumalısınız: Süre Doldu mu, Hangi Yol Açık?

Araç size bir sonuç verir; asıl mesele bu sonucun ne anlama geldiği ve sonrasında ne yapmanız gerektiğidir.

Sonuç yorumu ve sonraki adım
Çıkan sonuçNe anlama gelirAtılacak adım
Süre içindesinizÖzel sebebe dayanabilirsinizDelilleri toplayın
Kısa süre dolduÖzel sebebe dayanılamazHak düşürücü
Uzun süre dolduKesin sınırTelafi yok
Af verildiDava hakkı sona ererÖrtülü af da geçerli
Süre kaçtı ama evlilik çekilmezGenel sebebe dayanabilirsinizEn önemli çıkış
Genel sebepEvlilik birliğinin temelinden sarsılmasıSüre sınırı yok
KusurGenel sebepte kusur dengesi önemliTazminat ve nafakayı etkiler
Terk sebebiİhtar usulüne uygun muŞekil şartı
Yeni olayYeni fiil yeni süre başlatırAyrı değerlendirme

Beşinci ve altıncı satırlar bu aracın en değerli çıktısıdır: özel sebebe ilişkin süre kaçırılmış olsa dahi evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma davası açılabilir ve bu genel sebep bakımından hak düşürücü bir süre bulunmaz. Yedinci satır ise seçimin bedelini gösterir — genel sebepte kusur dengesi tazminat ve nafaka taleplerini doğrudan etkiler.

Aracın sınırı: Bu araç kanuni süreleri esas alarak bir hesap yapar; affın gerçekleşip gerçekleşmediğini ve kusur değerlendirmesini takdir edemez. Somut dosyanızdaki sonucu mahkeme belirler; araç bir ön değerlendirme sunar, hukuki görüş yerine geçmez.

Konunun tam anlatımı için: boşanma sebepleri: mutlak ve nispi ayrımı — özel ve genel sebepler ile süreler orada ayrıntılı olarak karşılaştırılmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Zinada dava açma süresi ne kadar?

Öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde zina eyleminden itibaren beş yıl. Erken dolan geçerlidir. Affeden eşin dava hakkı yoktur.

Fiili ayrılık süresi kaç yıl?

Bir yıl. Anayasa Mahkemesi üç yıllık süreyi iptal etmiş, 14 Kasım 2024 tarihli 7532 sayılı Kanun ile süre bir yıla indirilmiştir. Süre ret kararının kesinleştiği tarihten işler.

Terk ihtarını ne zaman çekebilirim?

Terkin dördüncü ayı dolduktan sonra. Daha erken çekilen ihtar geçersiz sayılır. İhtardan sonra iki ay daha beklenmesi gerekir.

Anlaşmalı boşanma için ne kadar evli kalmak gerekir?

En az bir yıl. Bu süre dolmamışsa anlaşmalı boşanma mümkün değildir; ancak çekişmeli dava açılıp yargılama sırasında anlaşılabilir.

Girdiğim bilgiler kaydediliyor mu?

Hayır. Hesaplama tamamen tarayıcınızda yapılır; bilgileriniz sunucuya gönderilmez.

Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Olayın hukuki nitelendirmesi ve tarihlerin ispatı sonucu değiştirebilir.

Sebep seçimi davanın kaderini belirler

Özel sebeple genel sebep arasındaki fark ispat ve kusurda ortaya çıkar.

Randevu Talep Edin


Post by Av. Fatma Öztürk