Boşanmada mal paylaşımı, eşlerin yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimine göre yapılır. Bu rejimde kural olarak evlilik birliği içinde karşılığı verilerek edinilen mallar (edinilmiş mallar) tasfiye edilir ve her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkına sahip olur (TMK m. 236). Evlilik öncesi mallar ile miras ve bağış yoluyla edinilen kişisel mallar ise paylaşımın dışındadır (TMK m. 220). Bu rehberde mal paylaşımını, katılma alacağı ile değer artış payını hesaplama yöntemiyle birlikte açıklıyoruz.
Mal paylaşımında hakkınızı mı arıyorsunuz?
Katılma alacağı ve değer artış payı hesabınızı, delil planınızla birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi, aile hukuku alanında uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBoşanmada mallar nasıl paylaşılır?
Türk hukukunda 1 Ocak 2002’den itibaren yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m. 202). Bu tarihten önce evlenen ve süresi içinde başka bir rejim seçmeyen eşler bakımından da 1 Ocak 2002 itibarıyla bu rejim kendiliğinden uygulanır; öncesindeki dönem için ise mal ayrılığı rejimi geçerlidir. Boşanmayla birlikte mal rejimi sona erer ve mallar tasfiye edilir. Tasfiyede kural olarak evlilik birliği içinde edinilen mallar paylaşıma konu olur; her eş, diğerinin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağına sahiptir. Önemle belirtmek gerekir ki mal paylaşımı, doğrudan malın mülkiyetini devretmez; kural olarak parasal bir alacak hakkı doğurur.
Edinilmiş mal nedir?
Edinilmiş mal, her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir (TMK m. 219). Başlıca edinilmiş mallar şunlardır: eşin çalışmasının karşılığı olan edinimler (maaş, ücret, ikramiye, kâr payı, serbest meslek geliri); sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarının yaptığı ödemeler (emekli maaşı, işsizlik ödeneği, kıdem tazminatı gibi); çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar; kişisel malların gelirleri (örneğin kişisel bir taşınmazın kira geliri) ve edinilmiş malların yerine geçen değerler. Kanuni bir karine olarak, aksi ispat edilmedikçe eşlerin sahip olduğu bütün mallar edinilmiş mal sayılır (TMK m. 222). Dolayısıyla bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş, bunu ispatla yükümlüdür.
Kişisel mal nedir?
Kişisel mallar, tasfiyede paylaşım dışında tutulan mallardır (TMK m. 220). Bunlar; yalnızca bir eşin kişisel kullanımına yarayan eşyalar (giyim, kişisel bakım gibi), mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait olan mallar, evlilik içinde miras yoluyla veya karşılıksız kazanma (bağış, vasiyet) yoluyla edinilen mallar, manevi tazminat alacakları ve kişisel malların yerine geçen değerlerdir. Ancak dikkat edilmelidir: kişisel malların gelirleri, aksine bir sözleşme yoksa edinilmiş mal sayılır (TMK m. 221). Örneğin miras yoluyla kalan bir dairenin kendisi kişisel mal iken, o daireden elde edilen kira geliri edinilmiş mal olarak paylaşıma dahildir.
Katılma alacağı nedir ve nasıl hesaplanır?
Katılma alacağı, bir eşin, diğer eşin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde sahip olduğu kanundan doğan parasal alacaktır (TMK m. 236/1). Bu hakkın doğması için alacaklı eşin çalışmış olması, gelirinin bulunması veya mala katkıda bulunmuş olması gerekmez; hak, doğrudan kanundan kaynaklanır. Hesaplamada önce her eşin edinilmiş mallarının toplam değeri bulunur; buna eklenecek değerler (TMK m. 229) ve denkleştirmeden (TMK m. 230) elde edilen miktarlar da katılır. Bu toplamdan o mallara ilişkin borçlar düşülür ve kalan tutar “artık değer” olarak adlandırılır (TMK m. 231). Artık değer sıfırdan az çıkarsa sıfır kabul edilir. Her eş, diğerinin artık değerinin yarısına hak kazanır; karşılıklı alacaklar takas edilir.
Basit bir örnekle: bir eşin edinilmiş mallarının tasfiye anındaki net (borçlar düşülmüş) değeri 800.000 TL, diğerininki 200.000 TL ise, aradaki artık değer farkı üzerinden hesap yapılır ve daha fazla artık değere sahip eş, diğerine bu farkın yarısı kadar katılma alacağı öder.
Değer artış payı nedir?
Değer artış payı, katılma alacağından farklı ve ayrı bir taleptir. Eşlerden biri, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında o malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur (TMK m. 227). Uygulamada kadının ailesinden aldığı parayla eşin adına alınan taşınmaz ya da bir eşin kişisel malıyla diğerinin malına yaptığı iyileştirme tipik örneklerdir. Katkının esaslı olması ve para ya da parayla ölçülebilen bir değerle yapılmış olması gerekir. Değer artış payı da malın tasfiye tarihindeki sürüm değeri üzerinden hesaplanır; değer kaybı hâlinde ise katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m. 227/1).
Malların değeri hangi tarihe göre belirlenir?
Katılma alacağı ve değer artış payı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK m. 235). Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi, kural olarak karar tarihidir. Bu husus, özellikle taşınmazlarda büyük önem taşır: mal rejiminin sona erdiği tarihten karar tarihine kadar geçen sürede taşınmazın değerindeki artış, hesaba doğrudan yansır. Bu nedenle mal paylaşımı davalarında değer tespiti için çoğu zaman uzman bilirkişi incelemesi yaptırılır.
Katılma alacağı ayni bir hak mıdır?
Hayır. Katılma alacağı, alacaklı eşe malın mülkiyetini doğrudan kazandıran ayni bir hak değil; diğer eşe karşı ileri sürülebilen şahsi (parasal) bir alacak hakkıdır. Bu nedenle mahkeme kararı, kural olarak malın devrini değil, belirli bir para alacağını hükme bağlar. Katılma alacağı ve değer artış payı kural olarak para olarak ödenir; ancak durum ve koşullar haklı gösteriyorsa ayni ödemeye de karar verilebilir (TMK m. 239). Hükmedilen alacak, ilamlı icra takibine konu edilebilir.
Mal paylaşımı davası ne zaman ve nerede açılır?
Mal paylaşımı (mal rejiminin tasfiyesi), boşanma davasının bir parçası değildir. Talep boşanma davasında dile getirilse bile bu talep ayrılır ve kural olarak boşanmanın kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava olarak görülür. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava belirli bir süre içinde açılmalıdır; hak kaybı yaşanmaması için bu sürenin kaçırılmaması ve dava tarihinin doğru belirlenmesi önemlidir.
Zina veya hayata kast hâlinde katılma alacağı ne olur?
Kural olarak katılma alacağı, eşlerin kusuruna bakılmaksızın doğar. Ancak boşanmanın zina veya hayata kast sebebine dayanması hâlinde hâkim, kusurlu eşin katılma alacağının (artık değerdeki pay oranının) hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya tümüyle kaldırılmasına karar verebilir (TMK m. 236/2). Bu takdir yetkisi yalnızca zina ve hayata kast sebepleriyle sınırlıdır; diğer boşanma sebeplerinde veya mal ayrılığı gibi başka rejimlerde uygulanmaz.
Aile konutu, krediyle alınan mallar ve şirket hisseleri
Aile konutu bakımından TMK m. 194 kapsamında özel koruma hükümleri uygulanır; eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadan aile konutuyla ilgili bazı işlemleri tek başına yapamaz. Krediyle alınan bir taşınmaz veya araçta, mal rejiminin geçerli olduğu dönemde yapılan geri ödemeler tasfiyede dikkate alınır; rejim sona erdikten sonraki taksitler ise o malın borcu kabul edilerek hesaplama buna göre yapılır. Şirket hisseleri veya ticari işletmeler kural olarak sahibinin kişisel malı sayılsa da, bunlardan elde edilen kâr payı, temettü ve gelirler edinilmiş mal olarak katılma alacağı kapsamında değerlendirilir.
Mal paylaşımında ispat nasıl yapılır?
Belirli bir malın bir eşe ait olduğunu iddia eden taraf, iddiasını ispatla yükümlüdür; hangi eşe ait olduğu ispatlanamayan mallar eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır (TMK m. 222). Katkının veya malın niteliğinin ispatı; banka dekontları, havale ve EFT kayıtları, senetler, tapu kayıtları, kredi ödeme tabloları ile tanık beyanlarıyla sağlanabilir. Değer tespiti ve katkı oranının belirlenmesi için mahkeme çoğunlukla kuyumcu, gayrimenkul veya mali müşavir gibi uzman bilirkişilere başvurur. Bu nedenle delil planının baştan doğru kurulması, davanın sonucunu doğrudan etkiler.
Temsil sürecinde ne yapıyoruz?
Hukukçular Evi olarak; mal rejiminin tasfiyesi, katılma alacağı ve değer artış payı davalarında, malvarlığının tespitinden değerleme ve bilirkişi sürecine kadar tüm aşamalarda çözüm odaklı hukuki destek sunuyoruz. Edinilmiş ve kişisel malların doğru ayrılması, katkının ispatı ve dava tarihinin belirlenmesi; alacağın kapsamını doğrudan etkiler. Sürecin karmaşık hesaplamalar içermesi nedeniyle, dosyanın baştan uzman bir yaklaşımla kurgulanması büyük önem taşır.
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📘 İlgili Rehberler
- Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Değer Artış Payı
- Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Eşlerin Borçları
- Ziynet (Altın) Eşyalarının İadesi Davası
- 2002 Öncesi Evlenenlerde Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
- Mal Rejimi Tasfiyesi: Evlilik Birliği İçinde Edinilen Mallar Nasıl Paylaşılır?
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanmada mallar nasıl paylaşılır?
Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, kural olarak evlilik birliği içinde edinilen mallar tasfiye edilir. Her eş, diğerinin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağına sahiptir (TMK m. 236). Paylaşım doğrudan mülkiyet devri değil, parasal bir alacak doğurur.
Hangi mallar paylaşımın dışındadır?
Kişisel mallar paylaşım dışıdır (TMK m. 220): yalnızca kişisel kullanıma yarayan eşyalar, mal rejimi başlamadan önce sahip olunan mallar, miras veya bağış yoluyla edinilen mallar ve manevi tazminat alacakları. Ancak kişisel malların gelirleri, aksine sözleşme yoksa edinilmiş mal sayılır (TMK m. 221).
Katılma alacağı için çalışmak veya katkıda bulunmak şart mı?
Hayır. Katılma alacağı kanundan doğan bir haktır; talep eden eşin çalışmış olması, gelirinin bulunması veya mala katkıda bulunmuş olması gerekmez (TMK m. 236). Ev içindeki emek de dâhil, hiçbir maddi katkı ispatı aranmadan artık değerin yarısı talep edilebilir.
Değer artış payı ile katılma alacağı aynı şey mi?
Hayır, ikisi ayrı taleptir. Katılma alacağı, diğer eşin artık değerinin yarısıdır (TMK m. 236). Değer artış payı ise bir eşin diğerine ait malın edinilmesine veya iyileştirilmesine karşılıksız katkısı hâlinde, katkı oranında doğan alacaktır (TMK m. 227).
Malların değeri hangi tarihe göre hesaplanır?
Malların değeri, tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değeri üzerinden hesaplanır (TMK m. 235). Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi kural olarak karar tarihidir. Bu nedenle özellikle taşınmazlarda, dava süresince oluşan değer artışı hesaba yansır.
Ev veya araba eşimin üzerine kayıtlı; hak talep edebilir miyim?
Söz konusu mal evlilik içinde karşılığı verilerek edinilmişse edinilmiş mal sayılır ve artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı talep edebilirsiniz. Ancak bu, malın mülkiyetini doğrudan kazandıran ayni bir hak değil; parasal bir alacak hakkıdır (TMK m. 239).
Mal paylaşımı boşanma davasıyla birlikte mi görülür?
Kural olarak hayır. Mal rejiminin tasfiyesi ayrı bir davadır ve genellikle boşanmanın kesinleşmesinden sonra sonuçlandırılır. Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Dava belirli bir süre içinde açılmalı; hak kaybı yaşanmaması için süre kaçırılmamalıdır.
Bu yazı; dava türleri, süreç adımları, nafaka, velayet, mal paylaşımı ve sık sorulan soruları tek sayfada toplayan rehberimizin bir parçasıdır. Rehberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz →


