Mal rejimi tasfiyesinde sık karıştırılan üç kavram vardır: değer artış payı, katkı payı ve katılma alacağı. Bunlar farklı hukuki temellere dayanır ve farklı durumlarda gündeme gelir. Hangisinin isteneceğini bilmek, mal paylaşımında hak kaybını önler. Bu rehberde özellikle değer artış payı ile katkı payı arasındaki farkı ve bu kavramların ne zaman devreye girdiğini açıklıyoruz. (Mal paylaşımı davasının nasıl açılacağına dair ayrıntı için ana rehberimize bakabilirsiniz.)
Üç Kavram, Üç Farklı Temel
Mal paylaşımında en çok karıştırılan üç alacak vardır. Ayrımı doğru kurmak, davanın kabul veya reddini belirler.
| Alacak | Hangi dönem / rejim | Katkı ispatı |
|---|---|---|
| Katkı payı | 01.01.2002 öncesi — mal ayrılığı dönemi | Gerekir |
| Değer artış payı (TMK 227) | 01.01.2002 sonrası — diğer eşin malına katkı | Gerekir |
| Katılma alacağı (TMK 231, 236) | Edinilmiş mallara katılma rejimi | Gerekmez |
En kritik fark: katılma alacağı katkı istemez
Katılma alacağı yasadan kaynaklanan bir haktır. Bu hakkı talep eden eşin bir gelirinin olmasına veya malın edinilmesine somut bir katkıda bulunmasına gerek yoktur.
Buna karşılık katkı payı ve değer artış payı, adı üstünde katkıya dayanır ve katkının ispatı zorunludur.
Pratik sonucu şudur: “hiç param yoktu, katkı yapamadım” düşüncesiyle talepten vazgeçmek hatadır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde artık değerin yarısı üzerindeki hak, katkıdan bağımsız olarak doğar.
Katkı Payı: 2002 Öncesinin Ürünü
743 sayılı Türk Kanunu Medenisi döneminde yasal mal rejimi mal ayrılığı idi (TKM m. 170). O dönemde, bir eşin diğerinin edindiği mala karşılıksız katkıda bulunması hâlinde hak talep edebileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmuyordu.
Bu boşluk yargı kararlarıyla doldurulmuş; katkıda bulunan eşin evlilik sona erdiğinde “katkı payı davası” açarak alacak talep edebileceği kabul edilmiştir.
Yani katkı payı, kanun metninden değil içtihattan doğan bir alacak türüdür ve uygulama alanı 01.01.2002 öncesi döneme ilişkindir.
Değer Artış Payı: TMK m. 227
4721 sayılı Kanun bu boşluğu kapatmış ve kurumu açık bir maddeye bağlamıştır:
“Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.”
Maddede üç katkı biçimi sayılmıştır ve bunlar sınırlıdır: edinme, iyileştirme, koruma.
Nasıl Hesaplanır?
- Katkının yapıldığı tarihteki değerin, malın o tarihteki toplam değerine oranı belirlenir.
- Bu oran, malın tasfiye tarihindeki sürüm değeriyle çarpılır.
- Değer kaybı varsa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır — yani katkı yapan eş kayba ortak edilmez.
Hesapta malın sürüm değeri esas alınır (TMK m.232) ve mal rejiminin sona erdiği anda mevcut mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m.235/1). Yargıtay, tasfiyeye konu malın karara en yakın tarihteki güncel sürüm değerinin esas alınması gerektiğini vurgulamaktadır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 26.11.2025, E.2024/6615, K.2025/10316). Ayrıntı aşağıdaki değerleme bölümündedir.
Maddenin ikinci fıkrası bir de emniyet supabı içerir: böyle bir malın daha önce elden çıkarılmış olması hâlinde hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler. Malın satılmış olması alacağı ortadan kaldırmaz.
Uygulamadan İki Örnek
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eşin emekli ikramiyesiyle diğer eş adına tescilli taşınmazın bedelini ödemesini evlilik birliğinin dayanışması kapsamında değerlendirmiş, bunu bağış saymamış ve değer artış payı (katkı payı) alacağının istenebileceğini, katkı oranlarının bilirkişi aracılığıyla belirlenmesi gerektiğini kabul etmiştir (HGK, 26.03.2014, E.2013/640, K.2014/386).
- Maddedeki “iyileştirme” kavramı, malın değerini artıran esaslı onarım ve tadilatları da kapsar: diğer eşin kişisel malı olan bir konutta mutfak ve banyonun yenilenmesi, kombi, PVC ve parke gibi kalıcı iyileştirmeler bu nitelikte olabilir.
İkinci örnek önemlidir: katkı yalnızca para vermekle olmaz; esaslı tadilat da maddedeki “iyileştirme” kavramına girebilir. Her iki durumda da katkının ve malın değerine etkisinin ispatı gerekir.
Değerleme Anı ve Sürüm Değeri — TMK m.232 ve m.235
Değer artış payının ve katılma alacağının tutarını belirleyen en önemli soru, malın hangi tarihteki değerinin esas alınacağıdır. Kanun bu soruyu birlikte okunan hükümlerle cevaplar.
- Sürüm değeri (m.232). Mal rejiminin tasfiyesinde malların sürüm değerleri esas alınır.
- Tasfiye anı (m.235/1). Mal rejiminin sona erdiği anda mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır. Değer artış payı bakımından m.227/1 de alacağın malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanacağını açıkça söyler.
- Eklenecek değerler (m.235/2). Hesaba eklenecek mallar için malın devredildiği tarih esas alınır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut edinilmiş malların tasfiye anındaki sürüm değerleriyle hesaba katılacağını belirtmiş (09.10.2008, E.2008/13634, K.2008/12889); yakın tarihli bir kararında da m.235/2 ve m.232 hükümlerinin emredici olduğunu vurgulayarak malın karara en yakın tarihteki güncel sürüm değerinin esas alınmasını istemiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 26.11.2025, E.2024/6615, K.2025/10316).
Pratik sonuç: dava uzun sürdüğünde ilk bilirkişi raporundaki değer güncelliğini yitirebilir; karar aşamasına yaklaşıldığında güncel değer tespiti istenmelidir. Ayrıntı için değerleme tarihi yazımıza bakabilirsiniz.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Değer türü | Sürüm değeri | TMK m.232 |
| Mevcut edinilmiş mallar | Tasfiye anındaki değer | TMK m.235/1 |
| Eklenecek değerler | Malın devredildiği tarih | TMK m.235/2 |
| Değer artış payı | Tasfiye sırasındaki değer; kayıpta katkının başlangıçtaki değeri | TMK m.227/1 |
| Uygulama | Karara en yakın tarihteki güncel sürüm değeri | Y. 2. HD, 26.11.2025 |
Anlaşma, Ödeme ve Faiz — TMK m.227/3 ve m.239
Değer artış payı kanundan doğsa da eşlerin iradesine ve borçlunun ödeme gücüne kapalı değildir.
Yazılı anlaşma (m.227/3). Eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir veya pay oranını değiştirebilir. Anlaşmanın yazılı olması şarttır. Mal rejimi sözleşmeleri için mal rejimi seçimi yazımıza bakabilirsiniz.
Ödeme biçimi. Katılma alacağı ve değer artış payı para veya ayın olarak ödenebilir; aynen ödemede malların sürüm değeri esas alınır ve bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir (TMK m.239).
Erteleme. Alacağın hemen ödenmesi borçlu eş için ciddî güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir (TMK m.239).
Faiz ve güvence. Aksine bir anlaşma yoksa faiz tasfiyenin sona ermesinden itibaren işler; durum ve koşullar gerektiriyorsa borçludan güvence istenebilir (TMK m.239).
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Vazgeçme veya oran değişikliği | Yazılı anlaşmayla mümkün | TMK m.227/3 |
| Mal elden çıkarılmışsa | Alacak hakkaniyete göre belirlenir | TMK m.227/2 |
| Ödeme biçimi | Para veya ayın; aynen ödemede sürüm değeri | TMK m.239 |
| Ödeme güçlüğü | Uygun bir süre ertelenmesi istenebilir | TMK m.239 |
| Faiz | Aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden | TMK m.239 |
| Güvence | Durum ve koşullar gerektiriyorsa | TMK m.239 |
Katılma Alacağı: Yarı Pay
TMK m. 231 ve 236/1 uyarınca katılma alacağı, diğer eşe ait edinilmiş malların tasfiye tarihindeki toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin yarısı üzerindeki alacak hakkıdır.
Hesap: (Edinilmiş Mallar + Eklenecek Değerler + Denkleştirme) − Borçlar = Artık Değer. Katılma alacağı bu tutarın yarısıdır.
Niteliği bakımından önemli bir ayrıntı vardır: bu, belirli bir mal üzerinde ortak mülkiyet değil, bir para alacağıdır. Tapuda kim görünürse görünsün mal o eşte kalır; değerinin payı para olarak ödenir.
TMK 236/2 Yalnızca Katılma Alacağında İşler
Bu, uygulamada gözden kaçan teknik bir ayrımdır. TMK m. 236/2, boşanma zina veya hayata kast nedeniyle gerçekleşmişse, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına imkân tanır. Hüküm yalnız bu iki boşanma sebebinde uygulanır.
Hüküm metni “artık değerdeki pay oranı”ndan söz ettiğinden yalnızca artık değere katılma alacağına ilişkindir; mal ayrılığı dönemindeki katkı payı alacağı ile TMK m. 227’deki değer artış payı alacağı bakımından uygulanmaz. Bu nedenle hükmün gündeme gelmesi için önce artık değere katılma alacağının varlığı belirlenmelidir. Ayrıntı için zina veya hayata kast hâlinde pay indirimi yazımıza bakabilirsiniz.
Bu nedenle mahkemenin yapması gereken iş, önce alacağın “katkı payı”, “değer artış payı” ve “artık değere katılma” alacağından hangisi veya hangileri olduğunu araştırmaktır.
Tek Evlilik, İki Dönem
2002 öncesinde evlenip sonrasında da evli kalan çiftler için kanun tek bir rejim uygulamaz. Geçiş kuralı 4722 sayılı Kanunun 10. maddesinde yer alır: TMK’nın yürürlüğünden önce evlenmiş eşler, bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde yasal mal rejimini seçmiş sayılır. Bunun sonucu şudur:
- Evlilik tarihinden 31.12.2001’e kadar: mal ayrılığı rejimi
- 01.01.2002’den mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar: edinilmiş mallara katılma rejimi
Sonuç olarak uzun evliliklerde her iki dönem için ayrı hesap yapılır: 2002 öncesi katkılar katkı payı, sonrası ise değer artış payı ve katılma alacağı çerçevesinde değerlendirilir.
Bu nedenle dava dilekçesinde malın hangi tarihte edinildiği ve katkının hangi dönemde yapıldığı açıkça gösterilmelidir.
İspat: Karineler Lehinize İşleyebilir
TMK m.222 üç kural koyar:
- Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispatla yükümlüdür.
- Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar, onların paylı mülkiyetinde sayılır.
- Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir.
Son karine katılma alacağı talep eden eşin lehinedir: malın kişisel mal olduğunu iddia eden taraf bunu ispatlamak zorundadır.
Katkı payı ve değer artış payı taleplerinde ise ispat yükü katkıyı iddia edendedir. Kullanılabilecek deliller: banka dekontları ve havale kayıtları, kredi ödemeleri, kuyumcu faturaları, tadilat sözleşmeleri ve fişleri, tanık beyanları. Değer tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılır.
Sık Yapılan Hatalar
- Katkı yapmadım diye talepten vazgeçmek: Katılma alacağı katkı ispatı gerektirmez; yasadan doğar.
- Dönemi ayırmamak: 2002 öncesi ve sonrası için ayrı hesap yapılır; dilekçede tarihler gösterilmelidir.
- Katkıyı yalnızca para sanmak: Esaslı tadilat da iyileştirme kapsamında değer artış payına konu olabilir.
- Mal satıldı diye vazgeçmek: Elden çıkarılmış malda hâkim alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler.
- Üç kavramı aynı sanmak: TMK m. 236/2 yalnızca artık değere katılma alacağında ve yalnız zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada uygulanır.
- Değer tarihini yanlış almak: Değer artış payı malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; değer kaybı varsa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.
Hesaba Giren Görünmez Kalem: Eklenecek Değerler — TMK m.229
Değer artış payı ve katılma alacağı hesaplanırken yalnız mevcut mallara bakılmaz. Kanun, tasfiyenin adil yapılabilmesi için bazı değerlerin hiç elden çıkmamış gibi hesaba katılmasını öngörmüştür; bunlar TMK m.229’daki “eklenecek değerler”dir.
Maddenin birinci fıkrası iki ayrı hâl sayar. Birincisi: eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar. İkincisi: bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler. Bu değerler, mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dâhil edilir.
İki bent arasındaki fark belirleyicidir. Birinci bent süreye bağlıdır — son bir yıl — ve kast aranmaz; ikinci bent ise süre sınırı taşımaz ama katılma alacağını azaltma kastının ortaya konmasını gerektirir. Yani bir yıldan eski devirler için kast ispatlanmalıdır.
Kanun metninden birinci bent için şu unsurlar çıkar: kazandırma karşılıksız olmalı, olağan hediyelerin dışında kalmalı, diğer eşin rızası bulunmamalı ve mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde yapılmış olmalıdır. Hükmün giriş cümlesi bu değerlerin edinilmiş mallara eklenmesini öngördüğünden, hesap edinilmiş mallar üzerinden yapılır. Ayrıntı için eklenecek değerler yazımıza bakabilirsiniz.
| m.229/1, 1. bent | m.229/1, 2. bent | |
|---|---|---|
| Konu | Karşılıksız kazandırma | Devir |
| Süre | Sona ermeden önceki bir yıl | Rejim süresince — sınır yok |
| Kast | Aranmaz | Azaltma kastı aranır |
| Rıza | Diğer eşin rızası bulunmamalı | — |
| Sonuç | Sona erme anında mevcutmuş gibi hesaba katılır | |
Üçüncü Kişiye Karşı İleri Sürme: İhbar Şartı — m.229/2
Mal üçüncü bir kişiye geçmişse, kararın o kişiyi de bağlaması gerekir. Kanun bunu mümkün kılmış ancak tek bir usul şartına bağlamıştır.
TMK m.229’un ikinci fıkrasına göre bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.
Buradaki ihbar şartı atlanırsa, lehine karar alınsa dahi bu karar üçüncü kişiye karşı ileri sürülemez. Bu nedenle malın devredildiği kişi tespit edildiğinde, davanın açıldığı aşamada ihbar işlemi yapılmalı ve ihbarın dosyaya girdiği belgelenmelidir.
Bu hüküm, mal kaçırma iddialarında talebin nasıl kurulacağını da gösterir: dava eşe karşı açılır, üçüncü kişiye ise ihbar edilir. Ayrıca devrin tespit edilebilmesi için tapu ve trafik kayıtlarının mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar geriye dönük olarak celbedilmesi gerekir.
| Adım | İşlem |
|---|---|
| Tespit | Tapu ve trafik kayıtlarının geriye dönük celbi |
| Dava | Eşe karşı açılır |
| İhbar | Devirden yararlanan üçüncü kişiye |
| İhbar yapılmazsa | Karar üçüncü kişiye karşı ileri sürülemez |
Üçüncü Kişilere Karşı Dava — TMK m.241
m.229/2’deki ihbar kuralı, kararın üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilmesini sağlar. Kanun buna ek olarak, katılma alacağı karşılanamadığında üçüncü kişiye karşı doğrudan bir dava yolu da açar.
Şart (m.241/1). Borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamaya yetmezse, alacaklı eş veya mirasçıları, hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden, eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir.
Süre (m.241/2). Dava hakkı, hakların zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıl geçmekle düşer. Bu süreler kaçırılırsa dava hakkı kaybedilir.
Kıyasen uygulanan hükümler (m.241/3). Diğer konularda mirastaki tenkis davasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.
Hüküm katılma alacağına ilişkindir; değer artış payı bakımından üçüncü kişiye yönelme yolu bu maddede düzenlenmemiştir. Dava sürerken mal kaçırılmasına karşı alınabilecek önlemler için mal kaçırmayı önleme yazımıza bakabilirsiniz.
“Olağan Hediye” Nerede Biter?
m.229/1’in birinci bendinin en tartışmalı unsuru, hangi kazandırmanın “olağan hediye” sayılacağıdır. Kanun bu kavramı tanımlamamış, sınırı uygulamaya bırakmıştır.
Kanun yalnızca “olağan hediyeler dışında” kalan karşılıksız kazandırmaların hesaba ekleneceğini söyler. Olağan hediye sayılan kazandırmalar eklenecek değer olarak hesaba katılmaz; olağan sınırı aşan karşılıksız kazandırmalar ise diğer şartlar varsa eklenir.
Kanunda tanım bulunmadığından değerlendirme somut olaya göre yapılır; kazandırmanın değeri, tarafların ekonomik durumuna oranı ve sıklığı bu tartışmanın doğal unsurlarıdır. Dolayısıyla tek başına “hediye idi” beyanı yeterli değildir; kazandırmanın tarafların yaşam standardı içinde olağan sayılıp sayılamayacağı somut olarak tartışılır.
Dilekçe bakımından sonuç şudur: karşılıksız kazandırma iddiasında bulunan taraf, kazandırmanın tutarını ve tarihini gösterdikten sonra neden olağan sayılamayacağını da ayrıca gerekçelendirmelidir — örneğin tutarın ailenin yıllık geliriyle oranı veya benzer kazandırmaların bulunmaması gibi.
| Ölçüt | Nasıl değerlendirilir |
|---|---|
| Değer | Tarafların ekonomik durumuna oranla yüksek mi? |
| Sıklık | Tekrarlanan bir uygulama mı, istisnaî mi? |
| Olağanlık | Sosyal yaşamın olağan bir parçası mı? |
| Sonuç | Olağansa hesap dışı; değilse eklenecek değer |
Hesabın Sırası: Değer Artış Payı Nereye Girer?
Üç kavramın karıştırılmasının sebeplerinden biri, tasfiyenin hangi sırayla yapıldığının bilinmemesidir. Sıra bilindiğinde her kalemin hangi aşamada devreye girdiği de netleşir.
Tasfiye, edinilmiş mallar ile kişisel malların ayrılmasıyla başlar. Ardından düzeltmeler yapılır: değer artış payı (m.227), eklenecek değerler (m.229) ve denkleştirme (m.230) hesaba katılır. TMK m.231 bu sırayı açıkça ifade eder: eklenecek değerler ve denkleştirmeden doğan alacaklar dâhil olmak üzere edinilmiş malların toplam değerinden, bu mallarla ilgili borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktar artık değeri oluşturur.
Bu işlemlerin sonucunda artık değer bulunur (m.231) ve katılma alacağı bundan hesaplanır (m.236). Görüldüğü gibi değer artış payı, katılma alacağının rakibi değil, ondan önce gelen bir düzeltme kalemidir; ikisi aynı dosyada birlikte istenebilir.
Bu nedenle dilekçede talepler ayrı ayrı ve kademeli kurulmalıdır: önce değer artış payı, sonra artık değere katılma alacağı. Tek bir “mal paylaşımı” talebi, hesabın hangi kalemine ilişkin olduğunu göstermediği için eksik değerlendirmeye yol açabilir.
| Aşama | İşlem | Madde |
|---|---|---|
| 1 | Edinilmiş ve kişisel malların ayrılması | m.218 vd. |
| 2 | Değer artış payı | m.227 |
| 3 | Eklenecek değerler | m.229 |
| 4 | Denkleştirme | m.230 |
| 5 | Borçların düşülmesi ve artık değer | m.231 |
| 6 | Katılma alacağı | m.236 |
Bu Talepler Nerede İleri Sürülür? TMK m.214
Değer artış payı ve katılma alacağı, boşanma dosyasının içinde değil ayrı bir tasfiye davasında hüküm altına alınır. Bu davada görev ve yetki de genel kurallara değil özel bir hükme tâbidir.
Görev bakımından tasfiye davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde dava Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesinde aile mahkemesi sıfatıyla görülür (4787 sayılı Kanun m.2/3, m.4).
Yetki ise TMK m.214’te üç senaryo için ayrı ayrı düzenlenmiştir: mal rejiminin ölümle sona ermesi durumunda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi; boşanmaya, evliliğin iptaline veya hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda bu davalarda yetkili olan mahkeme; diğer durumlarda davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi.
İkinci bent en sık uygulanan kuraldır. Hüküm “bu davalarda yetkili olan mahkeme” ifadesini kullanır; boşanma davasında yetkili mahkemeler ise TMK m.168’de gösterilmiştir: eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi. Bu yetki kuralı kesin nitelikte değildir; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de bu yetkinin kesin olmadığını ve süresinde ileri sürülmeyen itirazın dikkate alınamayacağını belirtmiştir (24.03.2009, E.2007/21436, K.2009/5435). Yetki itirazı ilk itiraz olarak cevap dilekçesinde, yetkili mahkeme de gösterilerek ileri sürülmelidir (HMK m.19/2, m.116/1-a); süresinde itiraz edilmezse davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.
| Rejim nasıl sona erdi | Yetkili mahkeme |
|---|---|
| Ölüm | Ölenin son yerleşim yeri |
| Boşanma, iptal, mal ayrılığı kararı | O davalarda yetkili olan mahkeme |
| Diğer durumlar | Davalı eşin yerleşim yeri |
| Yetkinin niteliği | Kesin değil; ilk itiraz olarak ileri sürülmeli |
| Görevli mahkeme | Aile mahkemesi; yoksa asliye hukuk |
Kişisel mal kapsamı için kişisel mallar yazımıza, mal kaçırma riskine karşı alınabilecek önlemler için tasarruf yetkisinin sınırlanması yazımıza bakabilirsiniz.
Mal paylaşımında hak kaybı yaşamayın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
📘 Ana Rehber: Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi — Tüm Konular
Üç Kavram, Üç Farklı Temel
Mal rejimi tasfiyesinde karşımıza çıkan üç temel alacak kalemi şunlardır: katılma alacağı (edinilmiş malların yarısı üzerindeki hak), değer artış payı (bir eşin diğerinin malına yaptığı katkının, malın değer artışına oranlanmış karşılığı) ve katkı payı (özellikle 2002 öncesi dönem ve mal ayrılığı için söz konusu olan katkının karşılığı). Bu üçü birbirinin yerine geçmez.
Değer Artış Payı Nedir? (TMK 227)
Değer artış payı, bir eşin, diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız katkıda bulunması hâlinde gündeme gelir (TMK m.227). Önemli özelliği: katkı, malın değerindeki artışa oranlanır. Yani mal değer kazanmışsa, katkıda bulunan eş bu artıştan payına düşeni alır. Mal değer kaybetmişse, katkının başlangıçtaki değerini isteyebilir (TMK m.227/1).
Katkı Payı Nedir?
Katkı payı (katkı payı alacağı), daha çok 2002 öncesi mal ayrılığı dönemine veya mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu durumlara ilişkindir. Bu dönemde edinilmiş mallara katılma rejimi yoktu; eşin diğer eşin malvarlığının edinilmesine yaptığı parasal/emek katkısı, katkı payı alacağı olarak istenebilir. Katkı payında, katılma rejimindeki gibi otomatik yarı yarıya paylaşım değil, ispatlanan katkı oranı esas alınır.
Temel Fark: Hangi Rejim, Hangi Dönem?
İki kavram arasındaki ayrım, uygulanan mal rejimine ve döneme bağlıdır:
Değer artış payı, edinilmiş mallara katılma rejimi (2002 sonrası varsayılan rejim) içinde, bir eşin diğerinin malına katkısı için TMK m.227 kapsamında istenir. Katkı payı ise genellikle 2002 öncesi veya mal ayrılığı rejiminde, edinilmiş mallara katılmanın bulunmadığı durumlarda, ispatlanan katkı için istenir. Yani hangi tarihte evlenildiği ve hangi rejimin geçerli olduğu, hangi talebin ileri sürüleceğini belirler.
Katılma Alacağıyla İlişkisi
Katılma alacağı, edinilmiş mallara katılma rejiminde her eşin, diğerinin edindiği malların (artık değerin) yarısı üzerindeki yasal hakkıdır. Değer artış payı, katılma alacağından ayrı ve ona ek olarak istenebilir. Yani bir eş, hem diğerinin malına yaptığı katkı için değer artış payını, hem de genel katılma alacağını talep edebilir. Bu kalemler birbirini dışlamaz; somut duruma göre birlikte gündeme gelebilir.
İspat: Katkının Belgelenmesi
Hem değer artış payında hem katkı payında en kritik konu ispattır. Katkının (para transferi, kredi ödemesi, malın iyileştirilmesine yapılan harcama gibi) belgelerle ortaya konması gerekir. Banka dekontları, havale kayıtları, fatura ve tanık beyanları kullanılır. İspat edilemeyen katkı, talep edilemez. Bu yüzden evlilik boyunca yapılan önemli katkıların belgelenmesi büyük önem taşır.
Hangisini Talep Etmeliyim?
Doğru talebi belirlemek için; evlilik tarihinizi (2002 öncesi/sonrası), geçerli mal rejimini ve katkının niteliğini değerlendirmek gerekir. Çoğu güncel evlilikte edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olduğundan, diğer eşin malına yapılan katkı için değer artış payı (TMK m.227) gündeme gelir. Karmaşık durumlarda, hangi kalemlerin birlikte isteneceği uzman değerlendirmesi gerektirir.
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Değer Artış Payı ve Katkı Payı: Mevzuat Haritası
Aşağıdaki tablo, bu yazıda anılan hükümleri tasfiye sırasına göre tek yerde toplar.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| 2002 öncesi yasal rejim | Mal ayrılığı | 743 s. TKM m.170 |
| Geçiş | Başka rejim seçmeyen eş yasal rejime tâbi | 4722 s.K. m.10 |
| Değer artış payı | Edinme, iyileştirme, koruma; katkı oranında | TMK m.227/1 |
| Elden çıkarılmış mal | Hakkaniyete göre belirlenir | TMK m.227/2 |
| Yazılı anlaşma | Vazgeçme veya oran değişikliği | TMK m.227/3 |
| İspat ve karineler | Paylı mülkiyet ve edinilmiş mal karinesi | TMK m.222 |
| Eklenecek değerler | Son bir yıl; azaltma kastı; ihbar | TMK m.229 |
| Artık değer | Edinilmiş mallar, eklenecek değerler ve denkleştirme eksi borçlar | TMK m.231 |
| Değerleme | Sürüm değeri; tasfiye anı | TMK m.232, m.235 |
| Katılma alacağı | Artık değerin yarısı | TMK m.236/1 |
| Pay indirimi | Yalnız zina veya hayata kast | TMK m.236/2 |
| Ödeme | Para veya ayın; erteleme; faiz | TMK m.239 |
| Üçüncü kişiler | Bir yıl ve her hâlde beş yıl | TMK m.241 |
| Yetki | Ölüm, boşanma ve diğer hâller; kesin değil | TMK m.214, m.168; HMK m.19 |
Yaklaşık hesap için değer artış payı aracımızı ve katılma alacağı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Arsaya yapılan evde değer artış payı: Evlilik öncesi arsaya evlilikte ev yapıldığında oran hesabı ve değer kaybı kuralı için Evlilikten Önceki Arsaya Evlilikte Ev Yapıldı: Değer Artış Payı mı, Katılma Alacağı mı? yazımıza bakın.
Sıkça Sorulan Sorular
Değer artış payı ile katkı payı arasındaki fark nedir?
Katkı payı, 743 sayılı Kanun döneminde yasal rejim olan mal ayrılığı için yargı kararlarıyla geliştirilmiş bir alacak türüdür ve 01.01.2002 öncesi döneme ilişkindir. Değer artış payı ise 4721 sayılı Kanun’un 227. maddesiyle açık düzenlemeye kavuşmuş olup 01.01.2002 sonrası dönemde uygulanır.
Katılma alacağı için katkı yapmış olmam gerekir mi?
Gerekmez. Katılma alacağı yasadan kaynaklanan bir haktır; bu hakkı talep eden eşin bir gelirinin olmasına veya malın edinilmesine somut katkıda bulunmasına gerek yoktur. Buna karşılık katkı payı ve değer artış payı katkının ispatını gerektirir.
Değer artış payı nasıl hesaplanır?
Katkının yapıldığı tarihteki değerin, malın o tarihteki toplam değerine oranı belirlenir ve bu oran malın tasfiye tarihindeki sürüm değeriyle çarpılır. Bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır. Hesapta malın karara en yakın tarihteki sürüm değeri esas alınır (TMK m.227/1, m.232, m.235/1).
Katkı sadece para vermek midir?
Hayır. TMK m. 227 edinme, iyileştirme ve koruma biçimindeki katkıları kapsar. Malın değerini artıran esaslı onarım ve tadilatlar, örneğin mutfak ve banyo yenileme, kombi, PVC ve parke gibi kalıcı iyileştirmeler de “iyileştirme” kapsamında değerlendirilebilir; katkının ve değer etkisinin ispatı gerekir.
Katkıda bulunduğum mal satıldıysa hakkım düşer mi?
Düşmez. TMK m. 227’nin ikinci fıkrası uyarınca malın daha önce elden çıkarılmış olması hâlinde hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler.
Katılma alacağı nasıl hesaplanır?
Edinilmiş mallara eklenecek değerler ve denkleştirme miktarları eklenip borçlar düşüldükten sonra kalan tutar artık değeri verir; katılma alacağı bu tutarın yarısıdır (TMK m.231, m.236/1). Bu, belirli bir mal üzerinde ortak mülkiyet değil bir para alacağıdır.
2002’den önce evlendik, hangi kurallar uygulanır?
4722 sayılı Kanun m.10’daki geçiş kuralı uyarınca tek evlilik iki döneme ayrılır: evlilik tarihinden 31.12.2001’e kadar mal ayrılığı, 01.01.2002’den mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Her iki dönem için ayrı hesap yapılır; dilekçede malın edinim tarihi ve katkının dönemi gösterilmelidir.
İspat yükü kimdedir?
TMK m.222 uyarınca belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispatla yükümlüdür; ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır. Ayrıca bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Katkı payı ve değer artış payında ise ispat yükü katkıyı iddia edendedir.
Değer artış payı nedir?
Bir eşin, diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması hâlinde, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında doğan alacaktır; değer kaybında katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m.227/1).
Katkı payı ne zaman istenir?
01.01.2002 öncesi mal ayrılığı döneminde (743 sayılı TKM m.170) diğer eşin malına yapılan katkılar için istenir. Kanunda açık hükmü bulunmayan bu alacak türü yargı kararlarıyla geliştirilmiştir; 2002 sonrası katkılar için TMK m.227 uygulanır (4722 sayılı Kanun m.10).
Değer artış payı ile katılma alacağı farkı nedir?
Katılma alacağı artık değerin yarısı üzerindeki yasal haktır ve katkı ispatı gerektirmez (TMK m.236/1). Değer artış payı ise belirli bir mala yapılan katkıya dayanır ve katkının ispatını gerektirir (TMK m.227). Değer artış payı tasfiyede artık değerden önce hesaplanan bir düzeltme kalemidir; ikisi aynı davada birlikte istenebilir.
Katkıyı nasıl ispatlarım?
Banka dekontları, havale kayıtları, kredi ödeme belgeleri, kuyumcu faturaları, tadilat sözleşmeleri ve tanık beyanlarıyla. Katkıyı iddia eden ispat yükü altındadır; değer tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılır. Malın kime ait olduğu ispat edilemezse paylı mülkiyet karinesi uygulanır (TMK m.222).
Zina veya hayata kast hâlinde mal paylaşımındaki pay azaltılır mı?
Boşanma zina veya hayata kast nedeniyle gerçekleşmişse hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m.236/2). Hüküm yalnız artık değere katılma alacağına ilişkindir; değer artış payı ve katkı payı bakımından uygulanmaz.
Değer artış payından önceden vazgeçilebilir mi?
Evet. Eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir veya pay oranını değiştirebilir (TMK m.227/3). Anlaşmanın yazılı olması şarttır.
Değer artış payını ödeyemeyen eş süre isteyebilir mi?
Evet. Alacağın hemen ödenmesi borçlu eş için ciddî güçlükler doğuracaksa ödemelerin uygun bir süre ertelenmesi istenebilir; aksine anlaşma yoksa faiz tasfiyenin sona ermesinden itibaren işler ve gerekirse güvence istenebilir (TMK m.239).
Mal hangi tarihteki değeriyle hesaplanır?
Malların sürüm değeri esas alınır (TMK m.232); mevcut edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle, eklenecek değerler ise devredildikleri tarihteki değerleriyle hesaba katılır (TMK m.235). Yargıtay karara en yakın tarihteki güncel sürüm değerini esas almaktadır (Yargıtay 2. HD, 26.11.2025, E.2024/6615, K.2025/10316).
Mal üçüncü kişiye devredildiyse ne yapılabilir?
Karşılıksız kazandırma veya azaltma kastıyla yapılan devirlerde dava üçüncü kişiye ihbar edilirse karar ona karşı da ileri sürülebilir (TMK m.229/2). Katılma alacağı karşılanamazsa üçüncü kişiye karşı, öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıl içinde dava açılabilir (TMK m.241).
Mal paylaşımı davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Boşanma hâlinde boşanma davasında yetkili olan mahkeme, yani eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydır birlikte oturulan yer mahkemesi yetkilidir (TMK m.214, m.168). Bu yetki kesin değildir; itiraz cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak yapılmalıdır (HMK m.19/2).
Değer artış payı veya katkı payı alacağınız için uzman desteği alın
Hukukçular Evi yanınızda.
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- ↪ Mal Rejimi Tasfiyesi (Mal Paylaşımı) Davası Nasıl Açılır?
- ↪ Artık Değere Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır? (TMK 231)
- ↪ Katkı Payı Alacağı ile Katılma Alacağı Arasındaki Fark
- ↪ 2002 Öncesi Evlenenlerde Mal Paylaşımı Nasıl Olur?
- Değer Artış Payı Alacağı Nedir? Eşin Malına Katkıda Bulunan Ne Talep E
- Eşler Arası Katkı Payı Alacağı: TMK m.227 Değer Artış Payı
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı Kaç Yıldır? (10 Yıl Kuralı)
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


