Mal rejiminin tasfiyesi davası, mal rejimi sona erdikten sonra edinilmiş malların paylaştırılması için açılan bir alacak davasıdır; artık değere katılma alacağı (TMK m. 231, 236) ve değer artış payı (TMK m. 227) talep edilebilir. Boşanmayla birlikte veya kesinleşmeden sonra ayrı açılabilir; para alacağı doğurur, görevli mahkeme aile mahkemesidir. Bu rehberde tasfiye davasını açıklıyoruz.
Mal paylaşımı davası mı açmak istiyorsunuz?
Tasfiye hesabınızı ve alacağınızı birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppMal rejiminin tasfiyesi davası nedir?
Mal rejiminin tasfiyesi davası, mal rejimi sona erdikten sonra eşlerin edinilmiş mallarının paylaştırılması için açılan bir alacak davasıdır. Bu davada iki temel talep ileri sürülebilir: artık değere katılma alacağı (TMK m. 231, 236) ve değer artış payı alacağı (TMK m. 227). Davanın amacı, tasfiye sonucunda diğer eşin artık değerin yarısı oranındaki parasal alacağını tespit ve tahsil etmektir. Bu dava ayni hak değil, para alacağı doğurur.
Boşanmayla birlikte mi, ayrı mı açılır?
Her ikisi de mümkündür. Mal paylaşımı, boşanma davasıyla birlikte talep edilebileceği gibi, boşanma kararı kesinleştikten sonra ayrı bir dava olarak da açılabilir. Ancak tasfiye davasının görülebilmesi için mal rejiminin sona ermiş olması gerekir; mal rejimi ise boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erer (TMK m. 225). Uygulamada mal paylaşımı çoğunlukla boşanmanın kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava ile yürütülür.
Tasfiye nasıl hesaplanır?
Tasfiye şu aşamalarla yapılır:
- Her eşin malvarlığının kapsamı belirlenir,
- Kişisel mallar ile edinilmiş mallar birbirinden ayrılır,
- Her edinilmiş mala ilişkin borçlar düşülür,
- Eklenecek değerler (TMK m. 229) ve denkleştirme (TMK m. 230) dikkate alınarak artık değer bulunur,
- Artık değerin yarısı oranında katılma alacağı hesaplanır (TMK m. 236/1); varsa değer artış payı (TMK m. 227) ayrıca eklenir.
Para alacağı, mahkeme ve yetki
Katılma alacağı şahsi (parasal) nitelikte bir taleptir ve doğrudan ayni hak (tapu payı) doğurmaz; mahkeme kararıyla bir mülkün mülkiyeti kendiliğinden diğer eşe geçmez, hesaplama sonucunda para alacağı hükme bağlanır. Borçlu eş nakit ödeyemiyorsa TMK m. 239 uyarınca alacaklı eşe bir malda mülkiyet/pay verilmesine de karar verilebilir. Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 s. Kanun m. 4); yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri veya eşlerin son birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Değerleme tarihi ve bilirkişi
Değerleme tarihi, tasfiye (karar) tarihidir; edinilmiş malların rayiç değeri karara en yakın tarih itibarıyla belirlenir (TMK m. 235/1). Buna karşılık hangi malların tasfiyeye gireceği, mal rejiminin sona erdiği (dava açılış) tarihe göre saptanır. Edinilmiş/kişisel mal ayrımı, borç ve değer tespiti ile hesaplama teknik bilgi gerektirdiğinden, mahkeme genellikle konusunun uzmanı bilirkişilerden yardım alır; özellikle 2002 öncesi evliliklerde iki dönemli hesap yapılması bilirkişi incelemesini daha da önemli kılar. Bu nedenle sürecin bir aile hukuku avukatıyla yürütülmesi yararlıdır.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
📘 İlgili Rehberler
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Katılma Alacağı Hesaplama Aracı (2026) — Mal Rejimi Tasfiyesi
- Boşanmada Mal Paylaşımı ve Katılma Alacağı
- Boşanmada Mal Rejimi Tasfiyesi ve Katılma Alacağı (TMK)
- Eşler Arası Katkı Payı Alacağı: TMK m.227 Değer Artış Payı
- Mal Rejimi Tasfiyesi: Evlilik Birliği İçinde Edinilen Mallar Nasıl Pay
Sıkça Sorulan Sorular
Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davası nedir?
Mal rejiminin tasfiyesi davası, mal rejimi sona erdikten sonra eşlerin edinilmiş mallarının paylaştırılması için açılan bir alacak davasıdır. Bu davada temel olarak iki talep ileri sürülebilir: artık değere katılma alacağı (TMK m. 231, 236) ve değer artış payı alacağı (TMK m. 227). Dava, mal rejiminin tasfiyesi sonucunda diğer eşin artık değerin yarısı oranındaki parasal alacağını tespit ve tahsil etmeyi amaçlar. Ayni hak değil, para alacağı doğurur.
Tasfiye davası boşanmayla birlikte mi, ayrı mı açılır?
Her ikisi de mümkündür. Mal paylaşımı, boşanma davasıyla birlikte talep edilebileceği gibi, boşanma kararı kesinleştikten sonra ayrı bir dava olarak da açılabilir. Ancak tasfiye davasının görülebilmesi için eşler arasındaki mal rejiminin sona ermiş olması gerekir; mal rejimi ise boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erer (TMK m. 225). Uygulamada mal paylaşımı çoğunlukla boşanmanın kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava ile yürütülür.
Tasfiye nasıl hesaplanır, aşamaları nelerdir?
Tasfiye şu aşamalarla yapılır: (1) her eşin malvarlığının kapsamı belirlenir; (2) kişisel mallar ile edinilmiş mallar birbirinden ayrılır; (3) her edinilmiş mala ilişkin borçlar düşülür; (4) eklenecek değerler (TMK m. 229) ve denkleştirme (TMK m. 230) dikkate alınarak artık değer bulunur; (5) artık değerin yarısı oranında katılma alacağı hesaplanır (TMK m. 236/1). Varsa değer artış payı da (TMK m. 227) ayrıca hesaba katılır.
Tasfiye para alacağı mı, yoksa mal (ayni hak) mı doğurur?
Kural olarak para alacağı doğurur; katılma alacağı şahsi (parasal) nitelikte bir taleptir ve doğrudan ayni hak (tapu payı) doğurmaz. Yani mahkeme kararıyla belirli bir mülkün mülkiyeti kendiliğinden diğer eşe geçmez; hesaplama sonucunda bir para alacağı hükme bağlanır. Bununla birlikte borçlu eş nakit olarak ödeme imkânına sahip değilse, TMK m. 239 uyarınca alacaklı eşe nakit yerine bir malda mülkiyet veya pay verilmesine de karar verilebilir.
Tasfiye davasında hangi mahkeme görevli ve yetkilidir?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m. 4); aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yetkili mahkeme ise kural olarak davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi (HMK m. 6) veya eşlerin son defa birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Doğru mahkemede dava açılması ve talebin usulüne uygun ileri sürülmesi, sürecin sağlıklı yürümesi bakımından önemlidir.
Malların değeri hangi tarihe göre belirlenir?
Değerleme tarihi, tasfiye tarihidir; Yargıtay uygulamasına göre bu, karar tarihine en yakın tarihtir. Yani edinilmiş malların (özellikle taşınmazların) sürüm/rayiç değeri, karara en yakın tarih itibarıyla belirlenir (TMK m. 235/1). Buna karşılık hangi malların tasfiyeye gireceği, mal rejiminin sona erdiği (boşanma davasının açıldığı) tarihe göre saptanır. Bu iki tarih arasındaki değer artışı, özellikle enflasyonist dönemlerde hesabı önemli ölçüde etkiler.
Tasfiye davasında bilirkişi incelemesi gerekir mi?
Genellikle gerekir. Edinilmiş ve kişisel malların ayrımı, borçların ve eklenecek değerlerin belirlenmesi, taşınmazların rayiç değerinin tespiti ve katılma alacağının hesaplanması teknik bilgi gerektirir. Bu nedenle mahkeme, gerek gördüğünde konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden yardım alır. Özellikle 2002 öncesi evliliklerde iki dönemli (mal ayrılığı ve edinilmiş mallara katılma) hesap yapılması gerektiğinden, bilirkişi incelemesi daha da önem kazanır.
Mal rejiminin tasfiyesi davanızda yanınızdayız
Tasfiye hesabı ve alacağınız için uzman bir avukatla görüşün. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.


