Mal Rejimi Tasfiyesi (Mal Paylaşımı) Davası Nasıl Açılır?
28 Haziran 2026

Mal Rejimi Tasfiyesi (Mal Paylaşımı) Davası Nasıl Açılır?

Mal rejiminin tasfiyesi davası, mal rejimi sona erdikten sonra edinilmiş malların paylaştırılması için açılan bir alacak davasıdır; artık değere katılma alacağı (TMK m. 231, 236) ve değer artış payı (TMK m. 227) talep edilebilir. Boşanmayla birlikte veya kesinleşmeden sonra ayrı açılabilir; para alacağı doğurur, görevli mahkeme aile mahkemesidir. Bu rehberde tasfiye davasını açıklıyoruz.

📄 İlgili Örnek: Mal Paylaşımı Dava Dilekçesi Örneği‘ni inceleyebilirsiniz.

Mal paylaşımı davası mı açmak istiyorsunuz?

Tasfiye hesabınızı ve alacağınızı birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Mal rejiminin tasfiyesi davası nedir?

Mal rejiminin tasfiyesi davası, mal rejimi sona erdikten sonra eşlerin edinilmiş mallarının paylaştırılması için açılan bir alacak davasıdır. Bu davada iki temel talep ileri sürülebilir: artık değere katılma alacağı (TMK m. 231, 236) ve değer artış payı alacağı (TMK m. 227). Davanın amacı, tasfiye sonucunda diğer eşin artık değerin yarısı oranındaki parasal alacağını tespit ve tahsil etmektir. Bu dava ayni hak değil, para alacağı doğurur.

Boşanmayla birlikte mi, ayrı mı açılır?

Her ikisi de mümkündür. Mal paylaşımı, boşanma davasıyla birlikte talep edilebileceği gibi, boşanma kararı kesinleştikten sonra ayrı bir dava olarak da açılabilir. Ancak tasfiye davasının görülebilmesi için mal rejiminin sona ermiş olması gerekir; mal rejimi ise boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erer (TMK m. 225). Uygulamada mal paylaşımı çoğunlukla boşanmanın kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava ile yürütülür.

Tasfiye nasıl hesaplanır?

Tasfiye şu aşamalarla yapılır:

  • Her eşin malvarlığının kapsamı belirlenir,
  • Kişisel mallar ile edinilmiş mallar birbirinden ayrılır,
  • Her edinilmiş mala ilişkin borçlar düşülür,
  • Eklenecek değerler (TMK m. 229) ve denkleştirme (TMK m. 230) dikkate alınarak artık değer bulunur,
  • Artık değerin yarısı oranında katılma alacağı hesaplanır (TMK m. 236/1); varsa değer artış payı (TMK m. 227) ayrıca eklenir.

Para alacağı, mahkeme ve yetki

Katılma alacağı şahsi (parasal) nitelikte bir taleptir ve doğrudan ayni hak (tapu payı) doğurmaz; mahkeme kararıyla bir mülkün mülkiyeti kendiliğinden diğer eşe geçmez, hesaplama sonucunda para alacağı hükme bağlanır. Borçlu eş nakit ödeyemiyorsa TMK m. 239 uyarınca alacaklı eşe bir malda mülkiyet/pay verilmesine de karar verilebilir. Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 s. Kanun m. 4); yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri veya eşlerin son birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Değerleme tarihi ve bilirkişi

Değerleme tarihi, tasfiye (karar) tarihidir; edinilmiş malların rayiç değeri karara en yakın tarih itibarıyla belirlenir (TMK m. 235/1). Buna karşılık hangi malların tasfiyeye gireceği, mal rejiminin sona erdiği (dava açılış) tarihe göre saptanır. Edinilmiş/kişisel mal ayrımı, borç ve değer tespiti ile hesaplama teknik bilgi gerektirdiğinden, mahkeme genellikle konusunun uzmanı bilirkişilerden yardım alır; özellikle 2002 öncesi evliliklerde iki dönemli hesap yapılması bilirkişi incelemesini daha da önemli kılar. Bu nedenle sürecin bir aile hukuku avukatıyla yürütülmesi yararlıdır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Dava Ne Zaman Açılır? Bekleme Kuralı

Tasfiye davasının zamanlaması, uygulamada en sık sorulan konudur. Kural ve istisnası şöyledir:

DurumSonuç
Boşanma davasıyla birlikte açılmasıMümkündür; ancak uygulamada tasfiye, boşanmanın kesinleşmesi beklenerek karara bağlanır
Boşanma kesinleştikten sonraEn yaygın yol; dosya doğrudan tasfiyeye odaklanır
Boşanma davası reddedilirseMal rejimi sona ermediğinden tasfiye talebi de sonuçsuz kalır

Beklemek, delil toplamayı ertelemek anlamına gelmemelidir. Tasfiye davası boşanmanın kesinleşmesinden sonra açılacak olsa dahi, tapu kayıtları, banka hareketleri ve ticaret sicili bilgilerinin boşanma süreci devam ederken temin edilmesi gerekir. Hesaplar kapatıldığında, taşınmaz devredildiğinde veya şirket yapısı değiştiğinde bu kayıtlara ulaşmak zorlaşır. Ayrıca gerekiyorsa boşanma dosyasında ihtiyati tedbir talep edilmelidir.

Mal rejiminin sona erme tarihi de netleştirilmelidir: boşanma hâlinde bu tarih kural olarak davanın açıldığı gündür. Tasfiye hesabı bu tarihe göre kesilir; sonraki edinimler hesaba girmez. Bu nedenle dava tarihinin kararda açıkça gösterilmesi ve tasfiye dilekçesinde belirtilmesi gerekir.

Dilekçenin Kurulması: Mal Listesi

Tasfiye dilekçesinin omurgası, malların doğru sınıflandırılmış bir listesidir. Her kalem için gösterilmesi gerekenler:

  1. Tanım. Taşınmaz için il-ilçe-ada-parsel-bağımsız bölüm; araç için plaka; şirket için unvan ve pay oranı; hesap için banka ve IBAN.
  2. Edinim tarihi. Evlilik öncesi mi, sonrası mı; 2002 öncesi evliliklerde hangi döneme denk geldiği.
  3. Edinim kaynağı. Maaş, kredi, miras, bağış, satış bedeli — kişisel/edinilmiş ayrımının dayanağı.
  4. Sınıflandırma iddiası. Bu malın edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı sayılması gerektiği ve gerekçesi.
  5. Borç durumu. Mala ilişkin kalan kredi veya ipotek.
  6. Değer. Bilinen veya tahmini güncel değer.

Kendi mallarınızı da listeleyin. Tasfiyede alacaklar karşılıklı hesaplanır ve takas edilir. Yalnızca karşı tarafın mallarını göstermek, bilirkişi hesabının beklenenden farklı çıkmasına yol açar. Ayrıca kendi mallarınızın kişisel mal niteliğini baştan belgelemek, karşı tarafın sonradan ileri süreceği iddiaları karşılar.

Talep Türü ve Faiz

Tasfiyeden doğan talep, kural olarak bir para alacağıdır. Bu, dilekçenin kurulmasında birkaç sonuç doğurur:

KonuAçıklama
Talep biçimiKural olarak alacak talebidir; belirsiz alacak veya kısmi dava olarak açılması hâlinde ıslahla artırım gündeme gelir
HarçKonusu para ile ölçüldüğünden nispi harç ödenir
FaizBaşlangıç tarihi ve türü açıkça yazılmalıdır; yazılmazsa hükümde yer almayabilir
Ayni talepBelirli bir malın aynen verilmesi istenecekse, koşulları ayrıca gösterilmelidir

Bilirkişi talebi de kalem kalem yazılmalıdır: malların edinim tarihindeki ve tasfiye anındaki değerleri, mala ilişkin borçların tutarı, katkı oranları ve varsa şirket paylarının değeri ayrı ayrı istenmelidir. “Bilirkişi incelemesi yapılsın” biçimindeki genel bir talep, ek rapor ihtiyacı doğurur ve süreci uzatır.

Süre bakımından son bir hatırlatma: tasfiyeden doğan talepler, boşanmaya bağlı taleplere ilişkin bir yıllık süreye tabi değildir; kendi zamanaşımı rejimine göre değerlendirilir. Bu nedenle nafaka ve tazminat süresi kaçırılmış olsa dahi tasfiye talebi ayrıca değerlendirilmelidir.

Katkı payı, katılma alacağı ve değer artış payı arasındaki fark ile 2002 öncesi evliliklerde iki dönemli tasfiye için katkı payı rehberimize, mal kaçırma iddiasında eklenecek değerler ve süre hesabı için eklenecek değerler rehberimize bakabilirsiniz.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davası nedir?

Mal rejiminin tasfiyesi davası, mal rejimi sona erdikten sonra eşlerin edinilmiş mallarının paylaştırılması için açılan bir alacak davasıdır. Bu davada temel olarak iki talep ileri sürülebilir: artık değere katılma alacağı (TMK m. 231, 236) ve değer artış payı alacağı (TMK m. 227). Dava, mal rejiminin tasfiyesi sonucunda diğer eşin artık değerin yarısı oranındaki parasal alacağını tespit ve tahsil etmeyi amaçlar. Ayni hak değil, para alacağı doğurur.

Tasfiye davası boşanmayla birlikte mi, ayrı mı açılır?

Her ikisi de mümkündür. Mal paylaşımı, boşanma davasıyla birlikte talep edilebileceği gibi, boşanma kararı kesinleştikten sonra ayrı bir dava olarak da açılabilir. Ancak tasfiye davasının görülebilmesi için eşler arasındaki mal rejiminin sona ermiş olması gerekir; mal rejimi ise boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erer (TMK m. 225). Uygulamada mal paylaşımı çoğunlukla boşanmanın kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava ile yürütülür.

Tasfiye nasıl hesaplanır, aşamaları nelerdir?

Tasfiye şu aşamalarla yapılır: (1) her eşin malvarlığının kapsamı belirlenir; (2) kişisel mallar ile edinilmiş mallar birbirinden ayrılır; (3) her edinilmiş mala ilişkin borçlar düşülür; (4) eklenecek değerler (TMK m. 229) ve denkleştirme (TMK m. 230) dikkate alınarak artık değer bulunur; (5) artık değerin yarısı oranında katılma alacağı hesaplanır (TMK m. 236/1). Varsa değer artış payı da (TMK m. 227) ayrıca hesaba katılır.

Tasfiye para alacağı mı, yoksa mal (ayni hak) mı doğurur?

Kural olarak para alacağı doğurur; katılma alacağı şahsi (parasal) nitelikte bir taleptir ve doğrudan ayni hak (tapu payı) doğurmaz. Yani mahkeme kararıyla belirli bir mülkün mülkiyeti kendiliğinden diğer eşe geçmez; hesaplama sonucunda bir para alacağı hükme bağlanır. Bununla birlikte borçlu eş nakit olarak ödeme imkânına sahip değilse, TMK m. 239 uyarınca alacaklı eşe nakit yerine bir malda mülkiyet veya pay verilmesine de karar verilebilir.

Tasfiye davasında hangi mahkeme görevli ve yetkilidir?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m. 4); aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yetkili mahkeme ise kural olarak davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi (HMK m. 6) veya eşlerin son defa birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Doğru mahkemede dava açılması ve talebin usulüne uygun ileri sürülmesi, sürecin sağlıklı yürümesi bakımından önemlidir.

Malların değeri hangi tarihe göre belirlenir?

Değerleme tarihi, tasfiye tarihidir; Yargıtay uygulamasına göre bu, karar tarihine en yakın tarihtir. Yani edinilmiş malların (özellikle taşınmazların) sürüm/rayiç değeri, karara en yakın tarih itibarıyla belirlenir (TMK m. 235/1). Buna karşılık hangi malların tasfiyeye gireceği, mal rejiminin sona erdiği (boşanma davasının açıldığı) tarihe göre saptanır. Bu iki tarih arasındaki değer artışı, özellikle enflasyonist dönemlerde hesabı önemli ölçüde etkiler.

Tasfiye davasında bilirkişi incelemesi gerekir mi?

Genellikle gerekir. Edinilmiş ve kişisel malların ayrımı, borçların ve eklenecek değerlerin belirlenmesi, taşınmazların rayiç değerinin tespiti ve katılma alacağının hesaplanması teknik bilgi gerektirir. Bu nedenle mahkeme, gerek gördüğünde konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden yardım alır. Özellikle 2002 öncesi evliliklerde iki dönemli (mal ayrılığı ve edinilmiş mallara katılma) hesap yapılması gerektiğinden, bilirkişi incelemesi daha da önem kazanır.

Mal rejiminin tasfiyesi davanızda yanınızdayız

Tasfiye hesabı ve alacağınız için bir avukatla görüşün. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk