Nafaka talebini boşanma davasının içinde mi yoksa ayrı bir dava olarak mı ileri sürmek gerekir? Bu, çoğu kişinin merak ettiği bir usul sorusudur. Bu yazıda nafakanın boşanmayla birlikte veya ayrı talep edilmesinin farklarını açıklıyoruz.
Nafaka konusunda hakkınızı doğru hesaplatın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Boşanma Davasıyla Birlikte İstemek
Nafaka, en yaygın olarak boşanma davasının içinde talep edilir. Boşanma dava dilekçesinde; dava süresince tedbir nafakası, boşanma sonrası için yoksulluk nafakası (eş için) ve iştirak nafakası (çocuk için) birlikte istenebilir. Hâkim, boşanma kararıyla birlikte bu nafakalara da hükmeder. Bu yöntem, tek bir yargılamada tüm sonuçların belirlenmesini sağlar.
Boşanmadan Sonra Ayrı Dava Açmak
Nafaka, boşanma davasında istenmemişse veya o sırada şartları doğmamışsa, boşanmadan sonra ayrı bir nafaka davasıyla da talep edilebilir. Örneğin boşanma sırasında yoksulluğa düşmeyen ancak sonradan yoksulluğa düşen eş, ayrı dava açabilir. İştirak nafakası ise çocuğun yararına olduğundan, sonradan da her zaman istenebilir.
Yoksulluk Nafakasında Süre Sınırı
Boşanmadan sonra ayrı açılacak yoksulluk nafakası davası bir süreye tabidir: TMK 178 uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu bir hak düşürücü süre değil, zamanaşımıdır; hâkim re’sen dikkate almaz, karşı tarafın def’i olarak ileri sürmesi gerekir. İştirak nafakası ise bu süreye tabi değildir; çocuğun ihtiyacı sürdükçe her zaman istenebilir.
Hangi Yöntem Daha Avantajlı?
Genellikle nafakayı boşanma davasıyla birlikte istemek daha pratiktir; tek yargılamada sonuç alınır ve tedbir nafakasıyla dava boyunca güvence sağlanır. Ancak şartlar sonradan oluşmuşsa ayrı dava kaçınılmaz olur. Yoksulluk nafakasında 1 yıllık süreyi kaçırmamak kritik önemdedir.
Üç ayrı nafaka, üç ayrı zamanlama
“Nafaka” tek bir şey değildir. Boşanma sürecinde birbirinden farklı hukuki temellere dayanan üç kalem vardır ve hangisinin ne zaman isteneceği sorusu, her biri için ayrı cevaplanır.
- Tedbir nafakası (TMK 169). Yargılama süresince geçerlidir. Hâkim, boşanma veya ayrılık davası açılınca eşlerin barınması ve geçimi ile çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır. Bu nedenle ayrı bir dava konusu değildir; boşanma davasının içinde doğar.
- Yoksulluk nafakası (TMK 175). Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla bağlanır. Boşanma davasıyla birlikte istenebileceği gibi, sonradan ayrı dava ile de istenebilir — ancak süre sınırı buradadır.
- İştirak nafakası. Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğüdür. TMK 329’a göre küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir; ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için gereken hâllerde dava kayyım veya vasi tarafından da açılabilir.
Uygulamada en yaygın ve genellikle en isabetli yol, üçünü de boşanma dava dilekçesinde birlikte talep etmektir. Böylece tek yargılamada sonuç alınır ve dava süresince tedbir nafakasıyla güvence sağlanmış olur.
Ayrı dava: TMK 178’deki bir yıllık süre ve sık yapılan hata
Boşanma davasında istenmemişse, yoksulluk nafakası sonradan ayrı bir dava ile talep edilebilir. Ancak TMK 178 şunu düzenler: evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
“Zamanaşımı” ile “hak düşürücü süre” aynı şey değildir
Bu ayrım pratikte önemlidir ve birçok kaynakta karıştırılır. Madde metni açıkça “zamanaşımına uğrar” der. Zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; karşı tarafın savunmasında def’i olarak ileri sürmesi gerekir. Hak düşürücü sürede ise hâkim re’sen inceler. Buna güvenerek süre kaçırmak elbette doğru değildir; ancak süresi geçmiş bir talebin her hâlükârda reddedileceğini varsaymak da hukuken doğru değildir.
Sürenin başlangıcı: karar tarihi değil, kesinleşme tarihi
Bir yıllık süre, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten işlemeye başlar. İstinaf ve temyiz aşamaları uzarsa, süre de o kadar geç başlar. Kesinleşme şerhinin tarihini dosyadan teyit etmek gerekir.
Bu süreye tabi olmayan talepler
- Nafaka artırım davası. Zaten hükmedilmiş bir nafakanın miktarının sonradan artırılması, yeni bir nafaka hakkı doğurmaz; mevcut ilişkinin uyarlanmasıdır. Bu nedenle TMK 178’deki bir yıllık sürenin dışında kalır ve koşulları oluştukça her zaman açılabilir.
- Mal rejiminden doğan katılma alacağı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.04.2013 tarihli, 2013/8-375 E. ve 2013/520 K. sayılı kararında, katılma alacağında zamanaşımı süresinin TMK 178 uyarınca belirlenmesine imkân bulunmadığı; sürenin alacağın hukuki niteliğine göre saptanacağı ve somut olayda on yıllık sürenin uygulanacağı kabul edilmiştir.
İştirak nafakası neden farklı: kamu düzeni ve feragatin geçersizliği
Çocuk için nafaka, eşler arasındaki bir alacak-borç ilişkisi değildir. Çocuğun üstün yararına dayanır ve kamu düzenine ilişkindir. Bunun iki büyük sonucu vardır.
Birincisi: hâkim talep olmasa da hükmedebilir
İştirak nafakası, ana babanın bakım yükümlülüğünün doğal sonucu olduğundan hâkim tarafından re’sen de hükmedilebilir. Bu yönüyle yoksulluk nafakasından ayrılır; yoksulluk nafakası talebe bağlıdır.
İkincisi: protokolde feragat edilmiş olması sonucu değiştirmez
Bu, uygulamada en çok yanlış bilinen konulardan biridir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.11.2019 tarihli, 2019/117 E. ve 2019/1153 K. sayılı kararında şu sonuca varılmıştır: anlaşmalı boşanma protokolünde “hiçbir surette nafaka istenmeyeceği” kararlaştırılmış ve çocuğun giderleri için anneye toplu para bırakılmış olsa dahi, iştirak nafakası kamu düzenine ilişkin olduğundan; koşulların değişmesi, çocuğun ihtiyaçları ve üstün yararı gözetilerek sonradan iştirak nafakası istenebilir.
Aynı kararda, protokoldeki feragat ve peşin ödemenin velayet kendisine verilmeyen babayı iştirak nafakası yükümünden kurtarmayacağı, ancak miktarın tayininde dikkate alınacağı belirtilmiştir. Yani daha önce yapılan ödeme yok sayılmaz, hesaba katılır.
Süre sınırı
İştirak nafakası çocuğun hakkına dayandığından, TMK 178’deki bir yıllık süre buna uygulanmaz. Çocuğun bakım ihtiyacı sürdükçe talep edilebilir. Çocuk ergin olduğunda ise durum değişir: TMK 328’e göre ana babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar sürer; çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitimi sona erinceye kadar bakmakla yükümlüdür. Bu aşamada davayı ergin çocuğun kendisi açar; ana veya babanın onun adına talepte bulunma hakkı yoktur.
Karar verirken neye bakmalısınız?
Birlikte istemenin avantajları
- Tek yargılamada tüm sonuçlar belirlenir; ikinci bir dava masrafı ve süresi doğmaz.
- Dava süresince tedbir nafakasıyla ekonomik güvence sağlanır.
- Kusur, gelir ve ihtiyaç delilleri zaten dosyadadır; ayrı davada bunları yeniden toplamak gerekmez.
- TMK 178’deki bir yıllık süre riski hiç gündeme gelmez.
Ayrı dava hangi hâllerde kaçınılmaz olur?
- Boşanma sırasında yoksulluğa düşme koşulu henüz gerçekleşmemişse — örneğin talep eden taraf o dönemde çalışıyorsa ve sonradan işini kaybetmişse.
- Anlaşmalı boşanmada protokol nafakasız kurulmuş, sonradan koşullar değişmişse. Burada eş için yoksulluk nafakası bakımından bir yıllık süre işlerken, çocuk için iştirak nafakası bakımından yukarıda anlatılan kamu düzeni kuralı geçerlidir.
- Çocuğun ihtiyaçları veya tarafların mali durumu sonradan esaslı biçimde değişmişse; bu durumda açılacak olan artırım davasıdır ve süre sınırına tabi değildir.
Yoksulluk nafakasında güncel belirsizlik
Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihinde TMK 175. maddesinin birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresini oy çokluğuyla iptal etmiş; yasal boşluk doğmaması için iptal hükmünün yürürlüğünü, gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 9 ay ertelemiştir. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumunun kendisi değil, nafakanın süre sınırı olmaksızın istenebilmesine imkân tanıyan ibaredir.
10 Ağustos 2026 itibarıyla gerekçeli karar henüz Resmî Gazete’de yayımlanmamış, mevcut düzenleme uygulanmaya devam etmektedir. Nafaka reformu 12. Yargı Paketi’nden (7589 sayılı Kanun, RG 31.07.2026) çıkarılarak ayrı bir düzenlemeye bırakılmıştır. Dolayısıyla yoksulluk nafakası talebinizi zamanlarken, yürürlük takvimini avukatınızla birlikte izlemeniz gerekir. İştirak nafakası bu karardan etkilenmemektedir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Üç Nafaka Türü, Üç Ayrı Madde
Zamanlama sorusunun cevabı, hangi nafakanın istendiğine bağlıdır; çünkü her biri ayrı bir maddeye dayanır.
Tedbir nafakası — TMK m.169: boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.
Bu nafaka dava süresince geçerlidir. Boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer; yerini yoksulluk ya da iştirak nafakası alır.
Yoksulluk nafakası — TMK m.175: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir. Aynı madde uyarınca nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
İştirak nafakası — TMK m.182/2: velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
Bakım borcunun kaynağı — TMK m.327/1: çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.
Süresi — TMK m.328/1: ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. İkinci fıkra uyarınca çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.
Dördüncü bir tür. Boşanma davası açılmaksızın da nafaka istenebilir: TMK m.197 uyarınca, birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine parasal katkıya ilişkin önlemleri alır.
Zamanlama bakımından sonuç. Tedbir nafakası ancak dava içinde istenebilir. Yoksulluk nafakası dava içinde veya sonrasında; iştirak nafakası ise her zaman talep edilebilir.
| Tür | Dayanak | Zamanlama |
|---|---|---|
| Tedbir | m.169 | Yalnız dava içinde |
| Yoksulluk | m.175 | Dava içinde veya sonra |
| İştirak | m.182/2, m.327-328 | Her zaman |
| Ara verme | m.197 | Dava açmadan |
| Yardım | m.364 | Boşanmadan bağımsız |
| Ergin çocuk | m.328/2 | Eğitim sürdükçe |
Tedbir Nafakası: m.169’un “Re’sen” Kaydı
Maddenin en çok atlanan yönü, hâkimin talep beklemeden hareket edebilmesidir.
Re’sen alınır. Hüküm, geçici önlemlerin re’sen alınacağını öngörür. Yani tedbir nafakası için ayrı bir talep şart değildir; hâkim dosyadaki bilgilerden hareketle kendiliğinden karar verebilir.
Yine de talep edilmelidir. Uygulamada, ihtiyacı ve karşı tarafın gelir durumunu ortaya koyan bir talep ve belge sunumu olmadan hâkimin somut bir miktar belirlemesi güçtür. Bu nedenle dilekçede açıkça istenmesi yerinde olur.
Dört alan. Madde önlemleri dört başlıkta örnekler: eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakım ve korunması. “Özellikle” ifadesi gereği bu sayım sınırlayıcı değildir.
Kusur aranmaz. Tedbir nafakası, dava sonunda belirlenecek kusur durumundan bağımsızdır; geçici bir koruma önlemidir.
Başlangıç tarihi. Tedbir nafakası kural olarak dava tarihinden itibaren hükmedilir.
Sona ermesi. Boşanma hükmünün kesinleşmesiyle tedbir nafakası sona erer. Bu tarihten sonrası için yoksulluk veya iştirak nafakasına hükmedilmiş olması gerekir.
Geçiş boşluğuna dikkat. Boşanma kararında yoksulluk nafakasına hükmedilmemişse, kesinleşmeyle birlikte ödeme kesilir. Bu nedenle talep, dava içinde ileri sürülmelidir.
Değişiklik — TMK m.176/4: tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Karar biçimi | Re’sen alınır |
| Kapsam | Barınma, geçim, mallar, çocuklar |
| Sayım | Sınırlayıcı değil |
| Kusur | Aranmaz |
| Başlangıç | Dava tarihi |
| Sona erme | Kesinleşme ile |
TMK m.178: Zamanaşımı mı, Hak Düşürücü Süre mi?
Ayrı dava yolunu seçenler için belirleyici hüküm budur ve niteliği çoğu zaman yanlış anlaşılır.
TMK m.178: evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Madde açıkça “zamanaşımı” demektedir. Bu, hak düşürücü süre değildir. Aradaki fark sonuç bakımından belirleyicidir.
Birinci sonuç — re’sen gözetilmez. Hak düşürücü süreyi mahkeme kendiliğinden dikkate alır. Zamanaşımı ise def’i niteliğindedir; karşı tarafça ileri sürülmedikçe mahkeme bunu gözetemez.
İkinci sonuç — süresinde ileri sürülmelidir. Zamanaşımı savunması, cevap dilekçesinde ileri sürülmeli; en geç ön inceleme aşamasında ortaya konmalıdır.
Dayanağı — HMK m.141. Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.
Üçüncü sonuç — dava görülmeye devam eder. Süre geçmiş olsa bile karşı taraf süresinde zamanaşımı def’ini ileri sürmezse, dava esastan incelenir ve karara bağlanır.
Yine de kaçırılmamalıdır. Bu, süreye uyulmamasının risksiz olduğu anlamına gelmez; karşı tarafın def’i ileri sürmesi hâlinde talep reddedilir.
Başlangıç anı. Süre, dava tarihinden ya da karar tarihinden değil; boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren işler. Bu nedenle kesinleşme şerhinin tarihi esas alınmalıdır.
Kapsamı. Madde, boşanmanın fer’î niteliğindeki haklara ilişkindir: yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat talepleri bu kapsamdadır.
| Hak düşürücü süre | Zamanaşımı (m.178) | |
|---|---|---|
| Gözetilmesi | Re’sen | Def’i gerekir |
| İleri sürülmezse | Talep reddedilir | Dava görülür |
| Ne zaman | — | En geç ön incelemede |
| Başlangıç | Kesinleşme tarihi | |
| Kapsam | Nafaka ve tazminat (fer’îler) | |
| Dayanak | HMK m.141 — genişletme yasağı | |
Mal Rejimi Alacağı m.178 Kapsamında Değildir
Bir yıllık sürenin neyi kapsamadığı, kapsadığı kadar önemlidir. Bu nokta Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından açıklığa kavuşturulmuştur.
Kurulun gerekçesi. Hukuk Genel Kurulu, mal rejiminin boşanma nedeniyle sona ermesi hâlindeki zamanaşımı süresini salt TMK m.178’deki “evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları” ifadesine dayandırmanın kanun koyucunun amacına uygun düşmediğini belirtmiştir.
Neden? Kurula göre; kanun koyucu mal rejimleri için ayrı ve özel bir zamanaşımı süresi öngörmek isteseydi, bunu ayrıca düzenler ve salt boşanma ile sınırlı olarak değil, mal rejiminin diğer sona erme hâlleri için de öngörürdü.
Diğer sona erme hâlleri — TMK m.225. Mal rejimi yalnız boşanmayla sona ermez; eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulü ile de sona erer. Mahkemece evliliğin iptaline ya da mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde de mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
Katılma alacağının niteliği. Kararda; katılma alacağının niteliği itibarıyla eşler arasında bir alacak olduğu ve dolayısıyla boşanmanın bir fer’îsi olmadığı; “evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan bir dava” da olmadığı; kaldı ki tasfiyenin boşanmanın değil mal rejiminin sona ermesinin bir sonucu olduğu kabul edilmiştir.
Sonuç — on yıl. Katılma alacağında zamanaşımı süresi, TMK m.5 yollamasıyla TBK m.146 uyarınca on yıl olarak uygulanır. Bu madde uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tâbidir.
Pratik özet. Bir yıllık süre nafaka ve tazminat gibi fer’î talepler için; on yıllık süre ise katılma alacağı ve değer artış payı gibi mal rejimi alacakları için geçerlidir.
Bir sınır. Mal rejimi tasfiyesine ilişkin dava boşanma sürerken açılabilir; ancak boşanma kararı kesinleşmeden tasfiye davasında hüküm kurulamaz. Mahkeme bu davayı bekletici mesele yapar.
| Talep | Süre |
|---|---|
| Yoksulluk nafakası | Bir yıl (m.178) |
| Maddî / manevî tazminat | Bir yıl |
| Katılma alacağı | On yıl (TBK m.146) |
| Değer artış payı | On yıl |
| Gerekçe | Tasfiye boşanmanın fer’îsi değil |
| Sınır | Kesinleşmeden hüküm kurulamaz |
İştirak Nafakası: Süre ve Feragat Sınırı
Çocuğa ilişkin nafaka, diğerlerinden kökten farklı bir rejime tâbidir.
Neden farklı? İştirak nafakası, çocuğun hakkıdır; velâyet sahibi ebeveyn bunu çocuk adına talep eder. Konu, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir alan değildir ve kamu düzenine ilişkindir.
Birinci sonuç — süre sınırı yoktur. m.178‘deki bir yıllık süre iştirak nafakasına uygulanmaz. Bakım borcu, m.328 uyarınca çocuğun ergin olmasına kadar devam eder; talep bu süre boyunca her zaman ileri sürülebilir.
İkinci sonuç — feragat bağlamaz. Protokolde nafakadan feragat edilmiş olması, çocuk adına ileri sürülecek talebi ortadan kaldırmaz. Ebeveyn, çocuğun hakkından kendi iradesiyle vazgeçemez.
Hâkimin denetimi — TMK m.166/3. Anlaşmalı boşanmada dahi hâkimin, çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir.
Miktarın belirlenmesi — TMK m.330/1: nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Belirlemede çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.
Ödeme düzeni — m.330/2: nafaka her ay peşin olarak ödenir.
Artış kaydı — m.330/3. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
Değişiklik — TMK m.331: durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Hak sahibi | Çocuk |
| Niteliği | Kamu düzeni |
| m.178 süresi | Uygulanmaz |
| Feragat | Çocuğu bağlamaz |
| Protokol | Hâkim değiştirebilir (m.166/3) |
| Artış | m.330/3 — istem hâlinde |
Görev, Yetki ve Talebin Kurulması
Ayrı dava yolu seçildiğinde, usul kuralları yeniden devreye girer.
Görev. Nafaka davaları aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar ve kararında bu sıfatı belirtir.
Boşanmayla birlikte — TMK m.168: boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Ayrı dava açılırsa — TMK m.177: boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Bu hüküm belirleyici bir kolaylık sağlar. Nafaka alacaklısı, karşı tarafın nerede oturduğuna bakmaksızın kendi yerleşim yerinde dava açabilir. Ayrı dava yolunun en somut avantajı budur.
Çocuğa ilişkin taleplerde — TMK m.326. Kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
Yargılama usulü. Aile hukukuna ilişkin bu davalar basit yargılama usulüne tâbidir; HMK m.318 uyarınca taraflar delillerini dilekçeleriyle birlikte sunmak zorundadır.
Miktar belirlenemiyorsa — HMK m.107. Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği hâllerde davacı, belirsiz alacak davası açabilir. Karşı tarafın gelir durumu bilinmiyorsa bu yol değerlendirilebilir.
Sonradan artırma — HMK m.176. Tarafların her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir; ancak aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.
Dilekçe — HMK m.119 ve m.121. Vakıalar sıra numarası altında açık özetler hâlinde yazılmalı, her vakıa için ayrı delil gösterilmeli; gelir ve gider belgeleri asıllarıyla eklenmeli, kurum kayıtları için bulunabilmesini sağlayıcı açıklama yapılarak celbi istenmelidir.
Tahsil. Karar ilamlı icra yoluyla takip edilir. Nafaka ilâmlarında temyiz icrayı durdurmaz. Ödenmemesi hâlinde İİK m.344 uyarınca alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Görev | Aile mahkemesi |
| Birlikte istenirse | m.168 |
| Ayrı dava | m.177 — alacaklının yerleşim yeri |
| Usul | Basit yargılama; m.318 |
| Miktar belirsizse | HMK m.107 |
| Tahsil | İlamlı icra; İİK m.344 |
Sıkça Sorulan Sorular
Nafakayı boşanma davasıyla birlikte mi istemeliyim?
Genellikle evet. Birlikte istemek tek yargılamada sonuç alınmasını sağlar, dava süresince tedbir nafakasıyla güvence oluşturur ve TMK 178’deki bir yıllık süre riskini tamamen ortadan kaldırır. Deliller de zaten dosyada olduğundan ispat kolaylaşır.
Boşandıktan sonra ayrı nafaka davası açabilir miyim?
Evet. Boşanma davasında istenmemişse veya koşulları sonradan doğmuşsa yoksulluk nafakası ayrı dava ile talep edilebilir. Ancak TMK 178 uyarınca boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi işler.
TMK 178’deki bir yıl hak düşürücü süre midir?
Hayır, madde metni açıkça zamanaşımından söz eder. Zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; karşı tarafın def’i olarak ileri sürmesi gerekir. Yine de bu farka güvenerek süreyi kaçırmak ciddi risktir.
Bir yıllık süre ne zaman başlar?
Boşanma kararının verildiği tarihte değil, kesinleştiği tarihte başlar. İstinaf veya temyiz süreçleri uzarsa süre de o oranda geç işlemeye başlar. Dosyadaki kesinleşme şerhinin tarihini teyit etmek gerekir.
İştirak nafakası için süre sınırı var mı?
Hayır. İştirak nafakası çocuğun üstün yararına dayanır ve kamu düzenine ilişkindir; TMK 178’deki bir yıllık süreye tabi değildir. Çocuğun bakım ihtiyacı sürdükçe talep edilebilir.
Protokolde nafakadan feragat ettik, çocuk için yine isteyebilir miyim?
Evet. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.11.2019 tarihli 2019/117 E., 2019/1153 K. sayılı kararına göre protokolde hiçbir surette nafaka istenmeyeceği kararlaştırılmış olsa bile, iştirak nafakası kamu düzenine ilişkin olduğundan sonradan istenebilir. Daha önce yapılan peşin ödeme miktarın tayininde dikkate alınır.
Nafaka artırım davası da bir yıllık süreye tabi mi?
Hayır. Artırım davası yeni bir nafaka hakkı doğurmaz; mevcut nafakanın uyarlanmasıdır. Bu nedenle TMK 178’in kapsamı dışında kalır ve koşullar oluştukça her zaman açılabilir.
Mal paylaşımı alacağı da bir yıl içinde mi istenmeli?
Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.04.2013 tarihli 2013/8-375 E., 2013/520 K. sayılı kararına göre katılma alacağında zamanaşımı TMK 178’e göre belirlenemez; süre alacağın hukuki niteliğine göre saptanır ve anılan kararda on yıllık süre uygulanmıştır.
📚 İlgili Rehberler
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinNafaka talebinizi veya itirazınızı birlikte kurgulayalım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- İştirak Nafakası AYM Kararından Etkilendi mi? Çocuk Nafakası Kalkar mı
- İştirak Nafakası Neleri Kapsar? Eğitim, Sağlık ve Harçlık Giderleri
- Nafaka Ne Zaman Başlar, Ne Zaman Biter? (Türlere Göre)
- Ev Hanımına Ne Kadar Nafaka Bağlanır? Gelir Yoksa Hesap Nasıl Yapılır?
- Mevcut Nafakam Otomatik Kesilecek mi? AYM Kararının Ödenen Nafakalara
Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.
Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


